POLİTİKA - 10 Şubat 2026 Salı 14:43

Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"

A
A
A
Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"

AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi.



AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti.



Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi.



"Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar"


Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi.



Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu.



"Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır"


Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu.



Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu.



"Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"


Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı:


"Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."



Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’’Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var’’ Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, Türkiye’nin bakliyat üretiminde 2,5-3 milyon tonluk potansiyele sahip olduğunu belirterek, üretimin iç tüketim ve ihracat açısından önemine dikkat çekti. Reis markasının yarım asırlık yolculuğu, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında Gastronometro’da düzenlenen basın buluşmasında paylaşıldı. Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, yerli üretim, bakliyat potansiyeli ve ihracat hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Reis yaptığı açıklamada, Türk çiftçisinin ürettiği ürünlerin hem iç pazarda hem de uluslararası arenada değer kazanmasını hedeflediklerini belirterek, bugün gelinen noktanın yalnızca ticari bir başarı değil, Türkiye’nin dünyada temsil edilen güçlü bir markası olma yolculuğu olduğunu vurguladı. Dünya tarım ürünleri ihracatında ilk 10’da yer alan Amerika, Hollanda, Almanya, Fransa, Avustralya, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelere Türkiye’de yetişen ürünleri dünya fiyatlarının üzerinde satabildiklerine dikkat çeken Reis, bunun Türkiye ve Türk çiftçisi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Reis, bu başarının Türkiye topraklarının bereketini ve yerli üretimin değerini dünya pazarlarına göstermesi bakımından anlamlı olduğunu vurguladı. ‘‘Kalite ve erişilebilir fiyat, bizim temel ilkemiz oldu’’ Farklılaşmayı ve markalaşmayı bir arada gerçekleştirme hedefiyle yola çıktıklarını vurgulayan Reis, ‘‘Bugün bu noktaya gelmemizin temel nedeni, halk sağlığını önceleyerek en kaliteli ürünü en iyi şartlarda ve uygun fiyatla Türk tüketicisiyle buluşturmuş olmamızdandır. Kalite ve erişilebilir fiyat, bizim temel ilkemiz oldu’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye, tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6-7 milyar dolarlık fazla veriyor, bu rakamı daha da artırabiliriz’’ Reis, bakliyatın dünyada taşıdığı stratejik öneme ilişkin de açıklamalarda bulundu. Reis, ‘‘Bugün dünyada bakliyata yönelim artıyor. Son 20-30 yıla baktığımızda hem ekim alanlarının hem de kişi başı tüketimin arttığını görüyoruz. Türkiye ise her şeyden önce bir bakliyat ülkesi. Pek çok ürünün ’gen merkezi’ olarak kabul edilebilecek bir konumdayız. İklim şartlarımız, topraklarımızın bereketi ve tohum çeşitliliğimizle bu artan küresel talebi karşılayabilecek büyük bir potansiyele sahibiz. Türkiye, tarım ürünleri dış ticaretinde son yıllarda 6-7 milyar dolarlık fazla veriyor ve biz bu rakamı daha da artırabiliriz’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var’’ Türkiye’de bakliyat üretimine ilişkin bilgi veren Reis, ‘‘Türkiye’de 1990 yılında yaklaşık 2 milyon 12 bin ton bakliyat üretimi gerçekleşmişti. 2024-2025 sezonunda iklim koşulları nedeniyle bir miktar düşüş olsa da 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın planlı üretim modeliyle atıl durumdaki arazilerin yeniden bitkisel üretime kazandırılması mümkün. Türkiye’nin 2,5-3 milyon tonluk bakliyat üretim potansiyeli var. Bu konu hem iç tüketimin karşılanmasında hem de ihracat açısından oldukça önemli’’ dedi. Mehmet Reis, Reis Gıda’nın Türkiye’nin tarım alanındaki potansiyeline sağladığı katkılara da değindi. Reis, kuruldukları günden bu yana sosyal sorumluluk projelerinin içinde yer aldıklarını, iklim değişikliği, israf ve sürdürülebilirlik gibi konulara odaklandıklarını ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın "Sofrana Sahip Çık" projesinde yer alan ilk firma olduklarını söyledi. Türk tarımına katkı sağlamak amacıyla 2020 yılında Reis Bakliyat Köyleri projesini hayata geçirdiklerini belirten Reis, Trakya Araştırma Enstitüsünden temin edilen yerli tohumlarla Samsun’un Bafra ilçesinde yaklaşık 480 dönüm arazide pirinç ekimi yaptıklarını söyledi. Reis, aynı yıl Bolu’nun Çamyayla Köyü’nde kadın kooperatifleriyle iş birliği içinde bakliyat üretimine de başlandığını ifade etti. Reis, projelerini 2022, 2023 ve 2025 yıllarında da sürdürdüklerini belirterek, son olarak Niğde’nin Çarıklı Köyü’nde ata tohumlarıyla üretim yaptıklarını aktardı. Bu çalışmalarla yerli ve yerel tohumların korunarak nesilden nesile aktarılmasının hedeflendiğini kaydetti. ‘‘22 bin metrekarelik bir alanda kapasite artışına gideceğiz’’ Türkiye’de üretimin artmasından yana olduklarını ve bu hedefe doğru sürekli çalıştıklarını vurgulayan Reis, ‘‘Gelecek dönemde, inşaatına başladığımız yaklaşık 22 bin metrekarelik bir alanda kapasite artışına gideceğiz. Bu yatırım, mevcut fabrikamıza çok yakın bir noktada, İstanbul Esenyurt’ta olacak. Bunun yanında Türkiye’nin farklı bölgelerinde de faaliyetlerimiz var. Elbette ihracatımızı artırmak ve kapasitemizi büyütmek hedeflerimiz arasında. Ancak bizim için en önemli konu, Türkiye topraklarında üretim yapan çiftçimiz. Onların daha fazla kazanmasını ve daha fazla üretim yapmalarını istiyoruz. Bu nedenle onları desteklemek bizim için bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Halihazırda yaklaşık 26 ülkeye ürün gönderiyoruz. Ancak bu ülkelere satış yapabilmek ve daha üst pazarlara çıkabilmek için öncelikle iç tüketimi karşılayacak düzeyde üretim yapılması gerektiğine inanıyoruz’’ şeklinde konuştu.
İstanbul Küçükçekmece’de polis memuru ve eşini sokakta darp ettiler: O anlar kamerada İstanbul Küçükçekmece’de sokakta yürüyen polis memuru ve eşine otomobil çarptı. Polis memurunun duruma tepki göstermesi üzerine otomobil içerisinde bulunan şahıslar arasında yaşanan sözlü tartışma kavgaya dönüştü. Polis memuru ve eşinin darp edildiği anlar kameraya yansırken, olayla ilgili 13 şüpheliden 3’ü gözaltına alındı. Olay, 6 Şubat 2026 tarihinde saat 23.00 sıralarında Küçükçekmece İstasyon Mahallesi İstasyon Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, istirahatli polis memuru T.Y., ile eşi E.Y., ile birlikte yürüdüğü esnada otomobil eşi E.Y.’e çarptı. Bunun üzerine polis memuru ile otomobil sürücüsü arasında sözlü tartışma başladı. Taraflar arasında yaşanan tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü. Otomobilde bulunan kişiler iddiaya göre arkadaşlarını da olay yerine çağırdı. Bir süre sonra kalabalıklaşan grup polis memuru T.Y. ile eşi E.Y.,’yi darbederek olay yerinden uzaklaştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri olay yerindeki çalışmalarının ardından T.Y., ile eşi E.Y.’nin ifadelerini almak üzere polis merkezine götürdü. Polis memuru T.Y., emniyetteki ilk ifadesinde şahısların kendisini ve eşini darp ettikleri ve daha sonra eşinin cep telefonunu gasp ettiklerini söylediği öğrenildi. Polis memuru ve eşinin darbedildiği anlar kamerada Sokak üzerinde yaşanan olayda polis memuru ve eşinin kalabalık bir grup tarafından darbedildiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde kalabalık grubun polis memurunu darbettiği ve eşine tokat attığı görülüyor. Olay sonrası çalışma başlatan Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, olaya karıştığı belirlenen 13 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Şahıslardan 3’ü gözaltına aldı. Gözaltına alınan 3 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.