Yerel Haberler
Ankara
Ticaret Bakanlığı: "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, tavizsiz devam edecektir" 07 Nisan 2026 Salı - 20:46:46 Ticaret Bakanlığı tarafından, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında, CİMER üzerinden iletilen şikayetler doğrultusunda İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, Sultanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik denetimler gerçekleştirildi; meyve ve sebze ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde; salkım domates, domates, portakal, çarliston biber, kapya biber, salçalık biber, dolmalık biber, sivri biber, köy biberi, çalı fasulyesi, maydanoz, dereotu, beyaz turp ve zencefil ürünlerinde yapılan alış ve satış fiyatları karşılaştırıldığında, ilgili ürünlerde fahiş fiyat artışı uygulandığına yönelik güçlü bulgulara ulaşıldığı tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda adı geçen işletmede satışa sunulan çok sayıda üründe fahiş fiyat artışı yapıldığı kanaatine varılmış olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildiğini açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.
07 Nisan 2026 Salı - 20:36 Başkan Bozbey ilk iş olarak yardımcısını sattı Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile tutuklanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, emniyete verdiği ifadesinde 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğini söyledi. Rüşvet ve yolsuzluk suçlaması ile çıkarıldığı mahkemece tutuklanan eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in emniyette verdiği ifade şok etkisi oluşturdu. Bozbey ifadesinde belediyede tek imza ile alınan ruhsat ve dosyalarla ilgisinin olmadığını söyledi. Bozbey, 2019 yerel seçimleri öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e tek imza yetkisi verdiğinin altını çizdi. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan Başkan Bozbey, mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem tarafından tek olarak imzalanması hususunda bir bilgisi ve talimatının olmadığını ifade etti. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını belirterek, Gür’ün Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu vurguladı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 31 Mart’ta gözaltına alınan Bozbey çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Dönemin Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in ilçede yapılan inşaat projelerinde rüşvet karşılığı usulsüz emsal artışı yaparak kendilerine maddi menfaat sağladıkları tespit edilmişti. Nilüfer Belediye Başkanı Bozbey ve yardımcısı Turgay Erdem’in emniyetteki ifadeleri çelişki oluşturdu. Eski Başkan Bozbey, 2019 yerel seçim öncesi tek imza yetkisini Erdem’e verdiğini ifade etti. Mimari ya da diğer projelerin ruhsatları ile ilgili teknik elemanlar yerine bizzat başkan yardımcısı Turgay Erdem’in tek olarak imzalaması hususunda bilgisi ya da talimatının olmadığını kaydetti. Nilüfer Belediyesi’nde Başkan Bozbey’in yardımcısı olarak görev yapan Turgay Erdem, tek imza ile alınan iskan ve yapı ruhsatlarında bir usulsüzlük varsa, ‘Gözümden kaçmıştır. Mesuliyetini üstlenirim’ savunmasını yaptı. Nilüfer Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Turgay Erdem de yapılan rüşvet ve yolsuzluk işlerinde aracılık yapan Hüseyin Gür’ü tanımadığını ifade etti. Gür’ün eski Başkan Mustafa Bozbey’in yakını olduğunu belirtti. Erdem, Hüseyin Gür ile herhangi bir samimiyetinin olmadığını sözlerine ekledi.
07 Nisan 2026 Salı - 20:24 Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi Ticaret Bakanlığı tarafından, Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından konu gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucu; kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden şekilde incelendi. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde; kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199 lira 99 kuruştan sunulduğu, yeşil sivri biber ürününün ise Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün vatandaşa 249 lira 99 kuruştan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden zirai don uyarısı
07 Nisan 2026 Salı - 15:05 Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden zirai don uyarısı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Abdullah Macit, çarşamba günü akşam saatlerinden itibaren soğuk havayla birlikte gelmesi beklenen zirai don hadisesine karşı vatandaşları uyardı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Abdullah Macit, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Macit, Yağışlı havaların ülke genelinde etkisini sürdürmeye devam edeceğini belirtti. "Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinde kuvvetli kar yağışları bekliyoruz" Yağışların özellikle Salı, çarşamba, perşembe, cuma günü yurt genelinde aralıklarla yağmur ve sağanak, güney kesimlerde gök gürültülü sağanak şeklinde görülmesini beklediklerini ifade eden Macit, "Bu yağışların özellikle Doğu Anadolu’nun yükseklerinde de kar şeklinde görüleceğini tahmin ediyoruz. Salı günü için Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun doğusu Doğu Karadeniz, zamanla da Doğu Anadolu’nun kuzeyinde, Perşembe, Cuma’da Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yağışların yer yer kuvvetli olacağını bekliyoruz. Özellikle kuzeydoğu kesimlerde de yer yer kuvvetli kar yağışları göreceğiz. Vatandaşlarımızın dikkatli olmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Zirai don hadisesine karşı vatandaşlarımızı dikkatli olmaya davet ediyoruz" Çarşamba günü akşam saatlerinden itibaren soğuk havayla birlikte yurdun kuzey kesimlerinde zirai don hadisesi beklediklerini ifade eden Macit, "Marmara’nın doğusunda, Karadeniz’in iç kesimlerinde, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusunda zirai don bekliyoruz. Vatandaşlarımızın özellikle hafta sonu dahil olmak üzere bu konuda dikkatli olmaları gerekiyor" dedi. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında olduğunu fakat hafta başına kadar azalarak mevsim normallerinin altına kadar inmesini beklediklerini ifade eden Macit, İç Anadolu’nun doğusunda çarşamba günü beklenen kuzeyli yönlerden kuvvetli rüzgara karşıda vatandaşları uyardı. "Üç Büyükşehir’de yer yer sağanak yağışlar bekleniyor" Üç Büyükşehir için beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin konuşan Macit, sözlerine şu şekilde devam etti: "İstanbul’da çarşamba günü yağış beklemiyoruz ama Perşembe, Cuma günü sağanak yağış var. İstanbul’da hava sıcaklığı 10-12 derece civarında olacak. Ankara’da da yağışların devam etmesini bekliyoruz. Ankara’da Cuma günü yer yer karla karışık yağmur, yükseklerinde hafif kar yağışı görülebilir. Hava sıcaklığına bakacak olursak gece sıcaklıkları sıfır dereceye kadar düşecek. Gündüz sıcaklığı iyi 9-10 derece civarında. İzmir’de de sağanak ve gök gürültülü yağışın Cuma’ya kadar devam edeceğini bekliyoruz. Hava sıcaklığı 16-17 derece civarında olacak."
DEM Parti Grup Toplantısı
07 Nisan 2026 Salı - 14:57 DEM Parti Grup Toplantısı DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Türkiye’de siyasi iklimin normalleşmesi için gelin bir araya gelelim. Oyu, sandığı, makamı mevkiyi, popülizmi, rantı ve polemiği bırakıp, 86 milyonun geleceğini düşünerek siyasal iklimi normalleştirelim diyoruz" dedi. DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya Romanların gününü kutlayarak başladı. Bakırhan, "Romanların günü de varmış. Bir Roman atasözü aynen şöyledir; ‘Ayakta gömün beni. Bütün hayatım dizlerimin üstünde geçti’ der. Bu söz Roman olmanın tarihsel yüküne maruz kılınan eşsizliği, haksızlığı ve direnci tek başına anlatıyor. DEM Parti olarak açık söylüyoruz. Bu ülkenin başta Romanlar olmak üzere hiçbir vatandaşının ikinci sınıf vatandaş olmasını istemiyoruz. Roman halkına yönelik barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarında süren eşsizliklerin de bir an önce ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Roman yurttaşlarımızın eşit, onurlu ve güvenceli yaşam hakkını birlikte savunduk, birlikte savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bakırhan, dünyanın sadece enerji kaynakları için kavga etmediğini söyleyerek, "Eskiden petrol, doğal gaz için kavga ediyorlardı. Evet bu da var ama asıl büyük kavga o enerjinin ve ticaretin geçtiği yer üzerinde veriliyor. Güç savaşları artık boğazlarda, limanlarda, koridorlarda, geçitlerde yaşanıyor. Kapitalizm tarihi boyunca üretim ve tüketim krizleriyle milyonların hayatına karabasan gibi çöktü. Bir bela oldu insanlığa. Şimdi de dolaşım kriziyle dünya planını tehdit ediyor. Enerjinin nereden geçeceğinin kendisi bir savaş ve kriz gerekçesine dönüşmüş durumdadır. Önümüzdeki günlerde de Malakka Boğazı başta olmak üzere kimi boğazları, geçitleri tekrar konuşmak durumunda kalacağımız görülüyor" şeklinde konuştu. Abdullah Öcalan’ın İran savaşı başlangıcında üç önemli çizgiden bahsettiğini belirten Bakırhan, "Birinci çizgi ABD-İsrail çizgisidir. Bu savaşta hükmeden akıldır. İkinci çizgi İngiltere’nin başını çektiği çizgidir. Bu da dengeyle oyalayan statükocu bir akıldır. Üçüncü çizgi de demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. Yani uğruna bedeller ödediğimiz mücadele çizgidir. Bu demokratik bir toplum isteyen bir akıldır. Şimdi başta İran olmak üzere birçok yerde aslında bu üç çizgi karşı karşıyadır. Birbiriyle mücadele ediyor. Biz tüm Orta Doğu’da olduğu gibi İran’da da demokrasi ve ortak yaşamı savunuyoruz. Sadece Kürtlerin hakkını değil, Azerilerin, Meluçların, Lurların, Türkmenlerin, en çok da ’Cihan Azad’ı diyen İranlı kadınların hakkını, hukukunu savunuyoruz. Biz İran’a ve Orta Doğu’ya sadece petrol, doğal gaz, dolar olarak bakmıyoruz. Burası medeniyetin mayalandığı, halkların ve inançların yüz yıllarca yan yana yaşadığı bir coğrafyadır. Kürtlerin de 2 bin yılın üzerinde geçmiş tarihleri var bu coğrafyada" dedi. Türkiye’nin eski kodlarla, eski korkularla değil, barış ve demokrasi eksenli akılcıl bir siyasetle bölgeye yaklaşması gerektiğini belirten Bakırhan, "Ankara’nın dış müdahaleye karşı tutumunu anlamlı buluyoruz. Ankara, Kürtlerin, kadınların, farklı hakların ve inançların tanınması için de İran yönetimine bir çağrıda bulunabilir. Bu Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirir. Böyle bir yaklaşım Kürtlerin de, İran’da ezilen halklar ve inançların da Ankara’yla olan bağını güçlendirir" diye konuştu. Bakırhan, şöyle devam etti: "Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyor. Yanlış mı yapıyoruz? Türkiye’de sorunumuz varsa Ankara’yla çözmek istiyoruz. Irak’taki Kürtler sorununu Irak devletiyle çözmek istiyor. Kiminle çözecekler? Suriye’de bir sorun varsa bir muhatabı Kürtler ise, diğer muhatabı Suriye yönetimidir. İran’da da Kürtler sorunlarını İran devletiyle çözmek istiyorlar. Ama bu başkentler de Kürtlerin bu duruşuna saygı göstermeliler, statüko ve çözümsüzlükten vazgeçmeliler artık. Tahran, Bağdat’ın hakkını tanırsa İran güçlü olur. Şam, Kobani’yi kabul ederse Suriye güçlenir. Bağdat, Süleymaniye’nin hakkını korursa Irak güçlenir. Ankara, Diyarbakır’ın hukukunu tanırsa güçlenir. Büyür demokrasi. Böyle bir perspektifle hem bölge ülkeleri hem de Kürtler kazanır. İşte kazan-kazan politikası budur." Bakırhan, Türkiye’nin yüzyıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşadığını kaydederek, "Bizim barış ve demokratik toplum süreci dediğimiz süreç. Bu önemli süreçte önce-sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını cesaretlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış eş zamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır. Bakın bizden önce Sayın Bahçeli aynen bu kürsüden şunları söyledi: ‘Artık adımlarla ilgili oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok’ dedi. Evet biz de katılıyoruz. Artık atılacak adımlarla ilgili ne oyalanmaya ne oyalamaya gerek var. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı aynı şeyleri söyledi. Peki kime söylüyorlar bunu? Oyalanan kim, oyalayan kim? Hangi adres kim? Kim adım atacak? Dolayısıyla artık bu süreci yürütenler, karar vericiler, bir an önce ellerini çabuk tutarak bu meselenin çözümü konusunda atılması gereken adımları ivedilikle atmalıdırlar. Bunun için hiçbir yasal hazırlığa gerek kalmadan AİHM kararları uygulanabilir. Halkın iradesine çökmüş kayyumlar kaldırılabilir, yerine halkın iradesi getirilebilir. Barış hukukun sözle değil, sözün hukukla bağladığı anda başlar. Adımlar birlikte atılırsa güven oluşur. Güven oluşursa yol açılır, demokrasi gelir, hepimiz nefes alırız. O yüzden gece gündüz yollardayız. Barış için ter döküyoruz, mücadele ediyoruz. Çünkü bu memleket bizim, bu memlekete hep birlikte sahip çıkacağız. Demokratikleştireceğiz, özgürleştireceğiz" diye konuştu. Bakırhan, etik yasası getirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Siyasi etik yasası, siyaset ile akçeli işler arasındaki bağları kesmelidir. Siyaset bürokraside yükselme basamağı olmaktan çıkarılmalıdır. Seçilmişlerin siyaset yapmak içindeki tüm imtiyazları kaldırılmalıdır. Haydi hodri meydan. DEM Parti buna var. Sizin huzurunuzda söz veriyoruz. Buyurun, kim çalıyorsa yakasına yapışalım. Buyurun, kim halkın vergisinden aşırıyorsa peşini bırakmayalım ve hesap soralım. Haydi. Var mısınız? Evet büyük bir sessizlik var. Çünkü eninde sonunda bu konuda çubuk kendilerine doğru eğilecek. Bunu çok iyi biliyorlar. Değerli arkadaşlar bakın toplumda ve anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine dönük operasyonlar yolsuzlukla mücadele olarak görülmüyor. Hukuk yoluyla siyasi tasfiye olarak herkes bunu kabul ediyor. Bunu biz demiyoruz. Bakın İçişleri Bakanı bunu itiraf ediyor. İçişleri Bakanı diyor ki; 31 Mart 2024’ten beri bin 48 belediyede soruşturma açılmış. Bakın bin 48 belediyede. Bunların 472’si AK Partili belediye, 217’si Cumhuriyet Halk Partili belediye, 78’i muhalefet belediye, 16’sı DEM Partili belediye diyor. Ya biz de soruyoruz. Soruşturma açılan her iki belediyeden biri AK Partili belediyeyse niye kayyum DEM Parti belediyelere, niye görevden uzaklaştırma Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine uygulanıyor da AK Partili belediyelere uygulanmıyor" ifadelerini kullandı. İktidar ve muhalefet partilerine seslenen Bakırhan, "Türkiye’de siyasi ikliminin normalleşmesi için gelin bir araya gelelim. Oyu, sandığı, makamı mevkiyi, popülizmi, rantı ve polemiği bırakıp, 86 milyonun geleceğini düşünerek siyasal iklimi normalleştirelim diyoruz. Buyurun bu teklifimizi de grup toplantımız aracılığıyla siyasi partilere iletelim. Biz siyasi iklimin normalleşmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı, hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum" dedi.
İsrail Konsolosluğu önünde polislerle çatışmaya giren 3 teröristin kimlikleri belli oldu
07 Nisan 2026 Salı - 14:26 İsrail Konsolosluğu önünde polislerle çatışmaya giren 3 teröristin kimlikleri belli oldu İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da İsrail Konsolosluğu önünde polislere silahlı saldırı gerçekleştiren ve 1’i ölü, 2’si yaralı olarak ele geçirilen 3 teröristin kimliklerini açıkladı. İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İstanbul’da İsrail Konsolosluğu önünde polislerle çatışmaya giren teröristlerin Kocaeli İzmit’ten araç kiralayarak İstanbul’a geldiklerinin tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, "İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görevli çevik kuvvet polislerimize yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2’si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere hafif şekilde yaralanmış olup; hayati tehlikeleri bulunmamaktadır. Yapılan inceleme sonucunda saldırıyı gerçekleştiren teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş, İzmit’ten araç kiralayarak İstanbul’a geldikleri belirlenmiştir. Ölü olarak ele geçirilen Yunus E.S.’nin dini istismar eden terör örgütüyle irtibatı olduğu, yaralı olarak ele geçirilen Onur Ç. ve Enes Ç. isimli diğer iki teröristin kardeş olduğu ve Onur Ç.’nin uyuşturucu kaydı bulunduğu bilgisine ulaşılmıştır. Etkisiz hale getirilen 3 terörist arasında yoğun dijital haberleşme tespit edilmiş olup, yaralı teröristlerin sorgusu devam etmektedir" denildi.