POLİTİKA - 07 Nisan 2026 Salı 14:57

DEM Parti Grup Toplantısı

A
A
A
DEM Parti Grup Toplantısı

DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Türkiye’de siyasi iklimin normalleşmesi için gelin bir araya gelelim. Oyu, sandığı, makamı mevkiyi, popülizmi, rantı ve polemiği bırakıp, 86 milyonun geleceğini düşünerek siyasal iklimi normalleştirelim diyoruz" dedi.


DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya Romanların gününü kutlayarak başladı. Bakırhan, "Romanların günü de varmış. Bir Roman atasözü aynen şöyledir; ‘Ayakta gömün beni. Bütün hayatım dizlerimin üstünde geçti’ der. Bu söz Roman olmanın tarihsel yüküne maruz kılınan eşsizliği, haksızlığı ve direnci tek başına anlatıyor. DEM Parti olarak açık söylüyoruz. Bu ülkenin başta Romanlar olmak üzere hiçbir vatandaşının ikinci sınıf vatandaş olmasını istemiyoruz. Roman halkına yönelik barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarında süren eşsizliklerin de bir an önce ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Roman yurttaşlarımızın eşit, onurlu ve güvenceli yaşam hakkını birlikte savunduk, birlikte savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Bakırhan, dünyanın sadece enerji kaynakları için kavga etmediğini söyleyerek, "Eskiden petrol, doğal gaz için kavga ediyorlardı. Evet bu da var ama asıl büyük kavga o enerjinin ve ticaretin geçtiği yer üzerinde veriliyor. Güç savaşları artık boğazlarda, limanlarda, koridorlarda, geçitlerde yaşanıyor. Kapitalizm tarihi boyunca üretim ve tüketim krizleriyle milyonların hayatına karabasan gibi çöktü. Bir bela oldu insanlığa. Şimdi de dolaşım kriziyle dünya planını tehdit ediyor. Enerjinin nereden geçeceğinin kendisi bir savaş ve kriz gerekçesine dönüşmüş durumdadır. Önümüzdeki günlerde de Malakka Boğazı başta olmak üzere kimi boğazları, geçitleri tekrar konuşmak durumunda kalacağımız görülüyor" şeklinde konuştu.


Abdullah Öcalan’ın İran savaşı başlangıcında üç önemli çizgiden bahsettiğini belirten Bakırhan, "Birinci çizgi ABD-İsrail çizgisidir. Bu savaşta hükmeden akıldır. İkinci çizgi İngiltere’nin başını çektiği çizgidir. Bu da dengeyle oyalayan statükocu bir akıldır. Üçüncü çizgi de demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. Yani uğruna bedeller ödediğimiz mücadele çizgidir. Bu demokratik bir toplum isteyen bir akıldır. Şimdi başta İran olmak üzere birçok yerde aslında bu üç çizgi karşı karşıyadır. Birbiriyle mücadele ediyor. Biz tüm Orta Doğu’da olduğu gibi İran’da da demokrasi ve ortak yaşamı savunuyoruz. Sadece Kürtlerin hakkını değil, Azerilerin, Meluçların, Lurların, Türkmenlerin, en çok da ’Cihan Azad’ı diyen İranlı kadınların hakkını, hukukunu savunuyoruz. Biz İran’a ve Orta Doğu’ya sadece petrol, doğal gaz, dolar olarak bakmıyoruz. Burası medeniyetin mayalandığı, halkların ve inançların yüz yıllarca yan yana yaşadığı bir coğrafyadır. Kürtlerin de 2 bin yılın üzerinde geçmiş tarihleri var bu coğrafyada" dedi.


Türkiye’nin eski kodlarla, eski korkularla değil, barış ve demokrasi eksenli akılcıl bir siyasetle bölgeye yaklaşması gerektiğini belirten Bakırhan, "Ankara’nın dış müdahaleye karşı tutumunu anlamlı buluyoruz. Ankara, Kürtlerin, kadınların, farklı hakların ve inançların tanınması için de İran yönetimine bir çağrıda bulunabilir. Bu Türkiye’nin pozisyonunu güçlendirir. Böyle bir yaklaşım Kürtlerin de, İran’da ezilen halklar ve inançların da Ankara’yla olan bağını güçlendirir" diye konuştu.


Bakırhan, şöyle devam etti:


"Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyor. Yanlış mı yapıyoruz? Türkiye’de sorunumuz varsa Ankara’yla çözmek istiyoruz. Irak’taki Kürtler sorununu Irak devletiyle çözmek istiyor. Kiminle çözecekler? Suriye’de bir sorun varsa bir muhatabı Kürtler ise, diğer muhatabı Suriye yönetimidir. İran’da da Kürtler sorunlarını İran devletiyle çözmek istiyorlar. Ama bu başkentler de Kürtlerin bu duruşuna saygı göstermeliler, statüko ve çözümsüzlükten vazgeçmeliler artık. Tahran, Bağdat’ın hakkını tanırsa İran güçlü olur. Şam, Kobani’yi kabul ederse Suriye güçlenir. Bağdat, Süleymaniye’nin hakkını korursa Irak güçlenir. Ankara, Diyarbakır’ın hukukunu tanırsa güçlenir. Büyür demokrasi. Böyle bir perspektifle hem bölge ülkeleri hem de Kürtler kazanır. İşte kazan-kazan politikası budur."


Bakırhan, Türkiye’nin yüzyıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşadığını kaydederek, "Bizim barış ve demokratik toplum süreci dediğimiz süreç. Bu önemli süreçte önce-sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını cesaretlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış eş zamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır. Bakın bizden önce Sayın Bahçeli aynen bu kürsüden şunları söyledi: ‘Artık adımlarla ilgili oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok’ dedi. Evet biz de katılıyoruz. Artık atılacak adımlarla ilgili ne oyalanmaya ne oyalamaya gerek var. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı aynı şeyleri söyledi. Peki kime söylüyorlar bunu? Oyalanan kim, oyalayan kim? Hangi adres kim? Kim adım atacak? Dolayısıyla artık bu süreci yürütenler, karar vericiler, bir an önce ellerini çabuk tutarak bu meselenin çözümü konusunda atılması gereken adımları ivedilikle atmalıdırlar. Bunun için hiçbir yasal hazırlığa gerek kalmadan AİHM kararları uygulanabilir. Halkın iradesine çökmüş kayyumlar kaldırılabilir, yerine halkın iradesi getirilebilir. Barış hukukun sözle değil, sözün hukukla bağladığı anda başlar. Adımlar birlikte atılırsa güven oluşur. Güven oluşursa yol açılır, demokrasi gelir, hepimiz nefes alırız. O yüzden gece gündüz yollardayız. Barış için ter döküyoruz, mücadele ediyoruz. Çünkü bu memleket bizim, bu memlekete hep birlikte sahip çıkacağız. Demokratikleştireceğiz, özgürleştireceğiz" diye konuştu.


Bakırhan, etik yasası getirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Siyasi etik yasası, siyaset ile akçeli işler arasındaki bağları kesmelidir. Siyaset bürokraside yükselme basamağı olmaktan çıkarılmalıdır. Seçilmişlerin siyaset yapmak içindeki tüm imtiyazları kaldırılmalıdır. Haydi hodri meydan. DEM Parti buna var. Sizin huzurunuzda söz veriyoruz. Buyurun, kim çalıyorsa yakasına yapışalım. Buyurun, kim halkın vergisinden aşırıyorsa peşini bırakmayalım ve hesap soralım. Haydi. Var mısınız? Evet büyük bir sessizlik var. Çünkü eninde sonunda bu konuda çubuk kendilerine doğru eğilecek. Bunu çok iyi biliyorlar. Değerli arkadaşlar bakın toplumda ve anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine dönük operasyonlar yolsuzlukla mücadele olarak görülmüyor. Hukuk yoluyla siyasi tasfiye olarak herkes bunu kabul ediyor. Bunu biz demiyoruz. Bakın İçişleri Bakanı bunu itiraf ediyor. İçişleri Bakanı diyor ki; 31 Mart 2024’ten beri bin 48 belediyede soruşturma açılmış. Bakın bin 48 belediyede. Bunların 472’si AK Partili belediye, 217’si Cumhuriyet Halk Partili belediye, 78’i muhalefet belediye, 16’sı DEM Partili belediye diyor. Ya biz de soruyoruz. Soruşturma açılan her iki belediyeden biri AK Partili belediyeyse niye kayyum DEM Parti belediyelere, niye görevden uzaklaştırma Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine uygulanıyor da AK Partili belediyelere uygulanmıyor" ifadelerini kullandı.


İktidar ve muhalefet partilerine seslenen Bakırhan, "Türkiye’de siyasi ikliminin normalleşmesi için gelin bir araya gelelim. Oyu, sandığı, makamı mevkiyi, popülizmi, rantı ve polemiği bırakıp, 86 milyonun geleceğini düşünerek siyasal iklimi normalleştirelim diyoruz. Buyurun bu teklifimizi de grup toplantımız aracılığıyla siyasi partilere iletelim. Biz siyasi iklimin normalleşmesi için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı, hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AJet Ankara-Bükreş uçuşları başladı Romanya ile Türkiye arasındaki ulaşım ve ticari ilişkiler açısından stratejik bir adım olan AJet Ankara-Bükreş direkt uçuşları resmen başladı. AJet Havayolları, Ankara-Bükreş arası direkt seferlere nisan ayı itibariyle başladı. Ankara Esenboğa Havalimanından geçtiğimiz günlerde kalkan Boeing 737-8 MAX tipi AJet uçağı, Bükreş Havalimanı’na indi. AJet Havayolları, Ankara-Bükreş hattında pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri olmak üzere haftada 3 gün karşılıklı sefer düzenleyecek. AJet’in Ankara’dan Romanya seferlerine başlaması, iş dünyasında da olumlu karşılandı. Romanya Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası (RTTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Atalay İç Anadolu bölgesinin ihracat potansiyeline dikkat çekerek, "Aksaray, Konya, Eskişehir, Kırıkkale, Kırşehir, Çankırı gibi İç Anadolu illerimizde faaliyet gösteren firmalarımızın Romanya’ya ulaşımı konusunu yıllardır önemsedik. Daha önce Ankara’dan Bükreş’e direkt uçuşların başlatılmasını sağlamış, ancak yolcu yetersizliği gibi teknik nedenlerle bu seferler kaldırılmıştı. Bu sürecin ardından girişimlerimizden vazgeçmedik; Türk ve Rumen makamları nezdinde temaslarımızı kararlılıkla sürdürdük" ifadelerini kullandı. Seferlerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere büyük katkı sağlayacağını söyleyen Atalay, "Ankara-Bükreş arasındaki doğrudan uçuşlar; ticaretten turizme, yatırımdan diplomatik temaslara kadar pek çok alanda yeni kapılar aralayacaktır" açıklamalarında bulundu. Yeni uçuş hattının özellikle İç Anadolu’daki iş dünyası için büyük bir operasyon kolaylığı sağlayacağını belirten Atalay, geçmişte yaşanan zorluklara değindi. Bugüne kadar bölge illerinden Romanya’ya ulaşım için aktarmalı uçuşların tercih edilmek zorunda kalındığını, bu durumun hem zaman kaybına hem de ek maliyetlere yol açarak iş dünyasını zorladığını dile getirdi. Süreci katkı sunanlara teşekkür eden Atalay, "Bölge illerinden vatandaşlarımız, kurum ve kuruluş temsilcilerinden yoğun şekilde tebrik ve teşekkür mesajları aldık. Bu başarıda emeği geçen başta AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Kürşad Zorlu ve AJet Genel Müdürü Sayın Kerem Sarp olmak üzere tüm yetkililere şükranlarımı sunuyorum. Bu hat, başkentimiz Ankara için hayırlı olsun" dedi.
Muğla Tarihi surlarda kapsamlı temizlik çalışması Bodrum Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, Turizm Haftası etkinlikleri öncesinde Antik Halikarnassos Surları’nda kapsamlı bir bahar temizliği gerçekleştiriyor. 15-22 Nisan Turizm Haftası kapsamında Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi iş birliğinde düzenlenecek etkinlikler öncesinde, Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı başkanlığında bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantının ardından Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Hasan Özsert, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Hande Savaş, Bodrum İlçe Turizm Danışma Bürosu Müdürü Özcan Canbaz, Akademia Vakfı Başkanı Özay Kartal ve Bodrum Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Benian Bilgi’nin katılımıyla yapılan incelemeler sonrasında Antik Halikarnassos Surları’nda kapsamlı bir temizlik çalışması başlatıldı. 2020 yılında Bodrum Belediyesi ile Akademia Vakfı iş birliğinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’nin gözetiminde başlayan kurtarma kazıları sonrasında turizme kazandırılan 1. kısım Antik Halikarnassos surlarında her yıl olduğu gibi bu yıl da kapsamlı bir temizlik çalışması yürütülüyor. Bodrum Kaymakamlığı ve Bodrum Belediyesi iş birliğinde düzenlenecek etkinlikler öncesinde gerçekleştirilen çalışmalarda yürüyüş yollarında, surlar üzerinde ve yürüyüş yolları çevresinde ot biçimi ile ağaç ve çalılarda budama işlemleri gerçekleştiriliyor. Surların Bardakçı kısmında başlayan çalışmaların Myndos Kapısı’nda sona ermesi planlanıyor.