Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
AK Parti’den 81 ilde Ramazan seferberliği: "Gönül sofralarında iftar buluşmaları düzenlenecek"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:18:17
AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ve yerel teşkilat mensupları, ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ sloganıyla başlatılan Ramazan programları çerçevesinde 81 ilde şehit yakınları, gaziler, engelliler, yetimler ve ihtiyaç sahipleriyle gönül sofralarında bir araya gelecek. AK Parti’nin Ramazan ayı program ve organizasyonları, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş tarafından Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunuldu. Yapılan sunumun ardından Ramazan ayı programları onaylanarak, hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. ’Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ sloganıyla yürütülecek Ramazan programlarının öncelikli başlıkları arasında, 6 Şubat depremlerinin ardından yeni yuvalarına kavuşan vatandaşlara yönelik ’Yeni Evim, İlk İftarım’ uygulaması yer alıyor. Bu kapsamda deprem sonrası konutları tamamlanarak teslim edilen ailelerle ilk iftar sofraları kurularak, Ramazan bereketi ve dayanışma aynı sofrada paylaşılacak. Ramazan ayı süresince AK Parti MYK ve MKYK üyeleri, bakanlar, milletvekilleri ve yerel teşkilat mensuplarının katılımıyla 81 ilde çeşitli ziyaret ve programlar gerçekleştirilecek. Gönül sofraları kapsamında şehit yakınları, gaziler, engelliler, yetim çocuklar ve ihtiyaç sahipleriyle iftar buluşmaları düzenlenecek. Yetim çocuklara yönelik özel iftar programlarının yanı sıra, evlilik kredisi desteğinden yararlanan genç çiftler evlerinde ziyaret edilerek iftar sofralarında bir araya gelinecek. İl ve ilçe teşkilat binaları ile ev ve iş yerleri Ramazan süslemeleriyle donatılarak, şehirlerde Ramazan atmosferi oluşturulacak. Ramazan ayı boyunca camilerde ve teşkilat mekânlarında mukabele programları yapılacak; teravih sonrası çay sohbetleriyle mahallelerde samimi buluşmalar gerçekleştirilecek. Üniversitelerde kampüs iftarları, gençlik çadırları ve öğrenci programlarıyla gençlere yönelik çalışmalar sürdürülecek. Programlar kapsamında Gazze’de yaşanan insani drama dikkat çekilecek. Ayrıca depremde hayatını kaybeden vatandaşların kabirlerinin bulunduğu deprem şehitlikleri ziyaret edilerek, şehitler dualarla yâd edilecek.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 02:19
Siyasilerden yeni atanan Bakanlara tebrikler
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kabine üyeleri ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi tebrik etti. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte, Adalet Bakanlığına Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Mustafa Çiftçi atandı. Atamaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, "Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi ve Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek’i tebrik ediyor, milletimize hizmet yolunda üstlendikleri bu onurlu görevlerde üstün başarılar diliyorum. Bayrağı devreden değerli yol arkadaşlarımız Sayın Ali Yerlikaya ve Sayın Yılmaz Tunç’a hizmetleri için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kabine üyeleri de yeni atanan Bakanları tebrik etti. Bakanlar sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşım ile "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın takdirleriyle atanan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i ve İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’yi tebrik ediyor, yeni görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlerini devreden bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya da ülkemize yaptıkları kıymetli hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullanarak yeni Bakanları tebrik etti. Yeni Bakan atamaları sonrasında İletişim Başkanı Burhanettin Duran sosyal medya hesabından paylaşım yaparak, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Adalet Bakanlığı görevine atanan Sayın Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine atanan Sayın Mustafa Çiftçi’yi gönülden tebrik ediyor, değerli Bakanlarımıza başarılar diliyorum. Bugüne kadar büyük bir özveriyle önemli çalışmalara imza atan Bakanlarımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve Sayın Ali Yerlikaya’ya ülkemiz için yaptıkları kıymetli hizmetler için teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda her alanda olduğu gibi adalet, toplumsal huzur ve güvenlik alanlarında da yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 00:53
Erzincan’da 4.1 büyüklüğünde deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan’ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 00:52
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve İçişleri Bakanı görevden affını istedi
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile görevden affını isteyen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine ise Mustafa Çiftçi atandı.
10 Şubat 2026 Salı - 14:00
Ankara’da esnafa silahlı saldırı: 2 yaralı
Ankara’nın Altındağ ilçesi Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta çıkan silahlı kavgada, esnaf ve oğlu yaralandı. Olay, Ulus semtinde yer alan Çantacılar Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, el arabasıyla sokakta yürüyen M.T. (15) ile otopark çalışanları arasında tartışma yaşandı. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Olay yerine gelen ve bölgede esnaf olan M.T.’nin babası Ö.T. ise oğlunun darp edildiğini görerek otopark görevlilerine saldırdı. Otopark görevlileri ve Ö.T. arasındaki kavga büyüyerek silahlı saldırıya dönüştü. Olayda otopark çalışanı bir kişi, M.T. ve Ö.T.’yi bacaklarından vurdu. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Silahlı saldırı sonucu yaralanan M.T ve Ö.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz?" Yaşanılan olayın, Çantacılar Sokak’taki esnafa mal olmaması gerektiğini ifade eden Ankara Umum Ayakkabıcılar ve Çantacılar Esnaf Odası Başkanı ve aynı zamanda olayın yaşandığı sokakta esnaf olan Hüseyin Uzun, "Olay sonrasında hemen geldim ve müdahale ettim. 2 tane yaralımız var. 15 yaşındaki bir çocuğa otoparkçılardan birisi saldırıyor. Sonra babası geliyor. Çıkan tartışma sonucu hem babasına hem oğluna sıkıyorlar. Çocuğa ne diye saldırıyorsunuz? Buranın tamamı esnaf. Sokağımızın kötü bir şekilde anılmasını istemiyoruz. Esnafımız ve sokağımız dünyada tek. Buradaki esnafa yazık. Biz bunları yapanların gerekli cezayı almasını ve bir daha cezaevinden çıkmamasını istiyoruz" diye konuştu. "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz" Olayın basit bir nedenden başladığını ve gereksiz büyüdüğünü belirten Uzun, "Bu güzide sokağın zarar görmesini istemiyoruz. Olay çok basit bir tartışmayla çıktı. Çocuk, el arabasıyla giderken dokunmuş. ’Niye dokundun’ diyorlar. Çocuk da ’fark etmedim’ diyor. Ondan sonra çocuğu pataklamaya başlıyorlar. Haliyle babası geliyor. Sonrasında otopark çalışanı çekiyor silahını, ikisinin de ayaklarına sıkıyor. Biz çok üzgünüz. Ben duygusal bir insanım, esnafımı gerçekten çok seviyorum. Burada böyle bir olayın olmasından dolayı çok üzgünüm" şeklinde konuştu. Saldırganlar gözaltında Olayla ilgili polis ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar neticesinde, olayın Ö.T. ve M.T. ile aynı bölgede otopark olarak faaliyet gösteren iş yerinin çalışanları G.T. ve R.Ç. isimli şahıslar arasında otopark meselesinden çıkan tartışma sonucu olduğu öğrenildi. Şüpheli şahısların, polisler tarafından yakalanarak gözaltına alındığı, gerekli adli işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi.
10 Şubat 2026 Salı - 13:10
Kahramanmaraş’ı Gaziantep üzerinden Doğu Akdeniz limanlarına bağlayacak hattın proje çalışmaları hızla devam ediyor
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Nurdağ-Kahramanmaraş Hızlı Tren Hattı’na ilişkin yaptığı açıklamada, "Toplam 49 kilometre uzunluğunda planladığımız hatla hem yolcu hem yük taşımacılığında önemli bir kapasite artışı sağlayacağız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gaziantep’in Nurdağı ilçesinden başlayarak Kahramanmaraş’a uzanacak hızlı tren hattına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Nurdağ-Kahramanmaraş Hızlı Tren Hattı’nın, yapımı planlanan 235 kilometrelik Malatya-Narlı-Nurdağı Hızlı Tren Projesi’ne bağlanacağını dile getirdi. Uraloğlu, "Toplam 49 kilometre uzunluğunda planladığımız Nurdağ-Kahramanmaraş hızlı tren bağlantısının proje çalışmalarına devam ediyoruz. Proje çalışmalarını tamamladıktan sonra yatırım programına alarak yapım çalışmalarını başlatmayı hedefliyoruz. Hat ile hem yolcu hem yük taşımacılığında önemli bir kapasite artışı sağlayacağız" açıklamasında bulundu. "Türkiye’nin lojistik ağında daha güçlü bir konuma yükseltmeyi amaçlıyoruz" Söz konusu bağlantının, yapımı süren Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı ile entegre olacağını ifade eden Uraloğlu, "Hattı hem yolcu hem de yük taşımacılığına uygun şekilde inşa edeceğiz, saatte 200 kilometre işletme hızına uygun, çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak tasarladığımız hatla Kahramanmaraş’ın üretim potansiyelini daha geniş pazarlara ulaştırmayı ve şehri, Türkiye’nin lojistik ağında daha güçlü bir konuma yükseltmeyi amaçlıyoruz. Nurdağı üzerinden Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep Hızlı Tren Hattı bağlantısıyla Kahramanmaraş’ı, Doğu Akdeniz limanlarına ve ana ticaret koridorlarına entegre etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Ekonomiye ve istihdama katkı Kahramanmaraş Organize Sanayi Bölgelerinde üretilen tekstil, iplik, gıda ve yapı malzemeleri başta olmak üzere birçok ürünün hem Mersin hem de İskenderun limanlarına demiryolu ile taşınmasının hedeflendiğini belirten Uraloğlu, bu sayede lojistik maliyetlerin düşeceğini ve bölge sanayicisinin rekabet gücünün artacağını kaydetti. Bakan Uraloğlu, hattın bölgesel üretim ve ihracat kapasitesini de doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Bölgede üretilen demir ile krom cevherlerinin demiryolu ile İskenderun Limanı’na ulaştırılarak uluslararası pazarlara taşınacağını belirten Uraloğlu, Kahramanmaraş’ın Doğu Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu arasında yük toplama, aktarma ve dağıtım merkezlerinden biri haline geleceğini dile getirdi. Uraloğlu, "Demiryolu altyapısını güçlendirerek sanayi, tarım ve lojistik sektörlerine güç katacağız. Uzun vadede istihdama ve bölgesel kalkınmaya güçlü katkı sağlayacak bir projeyi hayata geçireceğiz. Demiryolunun güçlenmesiyle karayolu üzerindeki ağır taşıt trafiği de azalacak. Bu sayede şehir içi ve bölgesel ulaşım üzerindeki yük hafilerken Kahramanmaraş’ın güçlenen lojistik altyapısı yeni sanayi yatırımlarını ve depo-lojistik tesislerini de şehre çekecek" değerlendirmesinde bulundu.
10 Şubat 2026 Salı - 13:07
Uzmanından açıklama: "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor"
Bayındır Söğütözü Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" dedi. Migren, yalnızca bir baş ağrısı değil; günlük yaşamı, iş verimini ve sosyal hayatı doğrudan etkileyen yaygın bir nörolojik rahatsızlık olarak öne çıkıyor. Saatlerce, hatta günlerce sürebilen ataklarla kendini gösteren migren; bulantı, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebiliyor. Toplumda sanılandan çok daha yaygın görülen bu hastalıkta, doğru tanı, tetikleyicilerin fark edilmesi ve güncel tedavi yaklaşımları migrenin kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor. Dünya nüfusunun yüzde 15’i migren hastası Migrenin tüm dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini etkilediğini belirten Uzm. Dr. Serdar Eren, "Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinde, erkeklerin ise yüzde 8’inde migren görülüyor. Çocukluk çağında başlayabilse de çoğunlukla ergenlik döneminde ortaya çıkıyor ve hastaların yüzde 80’inden fazlasında 30 yaşından önce başlıyor" diye konuştu. Kadınlarda menopoz sonrası hormon düzeylerinin azalmasıyla migren ataklarının sıklığının genellikle azaldığını ifade eden Eren, çocukluk çağında araç tutması, baş dönmesi ve tekrarlayan karın ağrısı yaşayan bireylerin ilerleyen yaşlarda migren açısından risk taşıdığına dikkati çekti. Migrenin belirtileri saatlerce, günlerce sürebiliyor Migren ataklarının genellikle 4 ila 72 saat sürdüğünü aktaran Eren, en sık görülen belirtilere ilişkin, "Çoğunlukla tek taraflı baş ağrısı, zonklayıcı, orta veya yüksek şiddette ağrı, fiziksel aktiviteyle artan ağrı, bulantı ve kusma, ışık, ses ve kokuya karşı aşırı hassasiyet" açıklamasında bulundu. Bazı besinler ve yaşam alışkanlıkları migreni tetikliyor Migren ataklarını tetikleyen faktörlerin kişiden kişiye değişebildiğine de değinen Eren, en sık karşılaşılan tetikleyiciler arasında şunların yer aldığını söyledi: "Eski peynirler (kaşar, gravyer vb.), sakatatlar ve katkı maddeli et ürünleri, deniz ürünleri (kalamar, karides, midye), konserve gıdalar, turunçgiller, yağlı, baharatlı yiyecekler ve hazır soslar, kafeinli içecekler, uyku düzensizliği, stres, aşırı fiziksel aktivite ve uzun süreli açlık." Migren tanısı nasıl konuluyor Migren tanısının detaylı bir değerlendirme ile konduğunu vurgulayan Eren, "Öncelikle hastanın şikayetleri dinlenir ve tanı kriterlerine uygunluğu değerlendirilir. Nörolojik muayene yapılır. Ağrıya neden olabilecek başka bir hastalığı dışlamak için gerektiğinde MR, MR anjiyo, BT ve BT anjiyo gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur" dedi. Migren tedavisi kişiye özel planlanıyor Atak tedavisine ilişkin konuşan Eren, "Basit ve kombine ağrı kesiciler, migrene özgü ağrı kesiciler, bulantı ilaçları kullanılır" ifadelerini kullandı. Ayrıca botoks uygulamasının 1 hafta içinde etki göstermeye başladığını ve 4-6 ay sürebildiğini belirten Eren, sinir blokajı (nöral terapi), akupunktur gibi yöntemlerin de bazı hastalarda fayda sağladığını söyledi. Migren tedavisinde yeni dönem Son yıllarda migren tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Eren, "Migren aşısı olarak bilinen ve beyindeki ağrı reseptörlerini bloke eden tedaviler ayda bir kez cilt altına uygulanıyor. Bunun yanı sıra, migren ağrı reseptörlerine özel geliştirilmiş tablet formundaki yeni ilaçlar hem atak tedavisinde hem de önleyici tedavide kullanılabiliyor" şeklinde konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 13:00
Bakan Şimşek: "Sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabından 2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleştiğini duyurdu. Şimşek, teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında ise yüzde 25,6 arttığını açıkladı. Aynı zamanda Şimşek, Türkiye’nin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceklerini vurguladı. "Sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti" Bakan Şimşek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Katma değerli üretimi ve potansiyel büyümeyi güçlendiren, enerjide dışa bağımlılığı azaltan politikalarımızın sonuçlarını almaya devam ediyoruz. 2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı. Katma değeri, yatırımı ve verimliliği önceliklendiren politikalarımızla ülkemizin küresel değer zincirlerindeki konumunu daha da güçlendirmeye devam edeceğiz."
10 Şubat 2026 Salı - 12:46
Bakan Şimşek: "2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı."
Bakan Şimşek: "2025 yılında sanayi üretiminde yıllık yüzde 2,6 artış gerçekleşti. Üretimimiz yüksek teknolojili ürünlerde yüzde 11,4, sermaye mallarında yüzde 8,5, ham petrol ve doğal gaz çıkarımında yüzde 25,6 arttı."
10 Şubat 2026 Salı - 12:35
Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay: "AB Konseyi Türkiye’yi özerk bir ‘üçüncü kutup’ olarak görüyor"
Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, AB Konseyinin son raporunda Türkiye’nin küresel ve bölgesel düzeyde artan rolüne dikkat çekildiğini belirterek, Ankara’nın "özerk üçüncü kutup" olarak konumlandırıldığını ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum sürecini destekleyen Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında uygulanan Türkiye’de Sonuç Odaklı İzleme için Teknik Destek-Faz IV (ROM Türkiye) Projesi Açılış Konferansı Ankara’da bir otelde düzenlendi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay yaptığı konuşmada, AB Konseyinin yaklaşık 22 saat önce yayımlanan raporunda, küresel düzeyde belirsizliklerin arttığına dikkat çekildiğini belirterek, "Raporda açıkça, ‘Belirsizlik diyorsunuz ama bugün geldiğimiz noktada süreçlerin nereye evrileceğini kimsenin tam olarak öngöremediği bir dönemdeyiz. Yeni kurallar ve yeni kaidelerle oynanan bir süreçten bahsediyoruz’ deniliyor" ifadelerini kullandı. Raporda Türkiye’ye ayrılan bölüme özellikle dikkat çeken Bozay, AB Konseyinin 9. sayfasında yer alan değerlendirmelere işaret ederek şunları aktardı: "Dünya genelinde orta ve bölgesel güçler, nüfuslarını ve etki alanlarını geliştirmek için coğrafya, ekonomik ağırlık ve diplomatik esneklikten yararlanmaktadır. Türkiye, 2025 yılında Ukrayna ve Rusya arasında tahıl sevkiyatını kolaylaştırarak Kiev’e tedarik sağlarken Moskova ile kanalları koruyarak ve Gazze konusunda kendisini kilit bir muhatap olarak konumlandırarak profilini yükseltti. Aynı zamanda Suriye üzerindeki etkisini güçlendirdi. 2026’da NATO zirvesine ev sahipliği yapmak Türkiye’ye Batı, Rusya, Orta Asya ve daha geniş Müslüman dünyası arasında köprü kuran özerk bir üçüncü kutup olarak imajını güçlendirmek için olağan üstü bir platform sağlayacaktır.’ Dışarıda Avrupa Birliği Konseyinin bizi algılaması, hazırlanan rapor bu." Avrupa Birliği Konseyinin Türkiye algısının bu çerçevede şekillendiğini vurgulayan Bozay, "Bu rapor, dışarıdan Avrupa Birliği Konseyinin bizi nasıl algıladığını net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. Bu algının tesadüfi olmadığını belirten Bozay, "Bu tablo, kolektif olarak devletimizin ve milletimizin yürüttüğü çalışmaların bir sonucudur. Üzerinde durduğumuz alanlar, bugün küresel oyunun ana alanları haline gelmiştir" diye konuştu. Küresel sistemde yaşanan dönüşüme de değinen Bozay, şu ifadeleri kullandı: "Artık sadece oyunun kuralları değişmiyor, oyunun kitabı değişiyor. Bu değişim sürecinde bizim de projelerimizle birlikte neler yapacağımıza bakmamız gerekiyor. Çok şükür, bu kapasiteyi de taşıyoruz." Komşu ve bölge ülkeler ile yakın iş birliğinin geliştirilmesine yönelik adımlar atıldığına dikkati çeken Bozay, "Yarın Yunanistan Başbakanı gelecek Sayın Cumhurbaşkanımızın davetlisi olarak. Ertesi gün de Sırbistan Cumhurbaşkanı geliyor. Biliyorsunuz Ürdün Kralı buradaydı. Sayın Cumhurbaşkanımız Suudi Arabistan’a gitti. Suudi Arabistan neler konuşuldu? Bağlantısallık üzerinden Avrupa Birliği’ne yönelik çalışmalarda nasıl ulaşımları sağlarız? Tarım konusunda nasıl ilerleyebiliriz. Öbür taraftan yine bizim en son yaptığımız çalışmalarda Sayın Kos ile bir araya geldiğimizde bütün Avrupa Birliği’nin sizin bu baktığınız beş pencereden bakıp nasıl yol alırız onları çalıştık" ifadelerini kullandı. Bozay, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinin somut ve kurumsal araçlarla uzun yıllardır sürdürüldüğünü belirterek, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) bu iş birliğinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de 2002-2020 döneminde IPA kapsamında toplam 9,2 milyar avro tutarında destek sağlandığını aktaran Bozay, bu kaynakla yaklaşık 900 projenin hayata geçirildiğini ifade etti. Önceki dönemde elde edilen kazanımların yeni döneme sağlam bir zemin oluşturduğunu vurgulayan Bozay, 2021-2027 yıllarını kapsayan yeni IPA döneminde de ortak hedefler doğrultusunda Türkiye-AB iş birliğinin istikrarlı ve yapıcı bir şekilde devam ettiğini kaydetti. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Başkanı Maria Luisa Wyganowski, Türkiye ve Avrupa Birliği’nden ilgili kurum ve paydaşlar katıldı.
10 Şubat 2026 Salı - 11:53
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Zeynep Güneş’e yapılan düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir"
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in giyim tarzını hedef alan paylaşımına ilişkin, "Milletimizden aldığı yetkiyle ülkesine hizmet eden bir kadını, sırf kıyafet tercihi üzerinden tahkir etmek, düpedüz kadına yönelik zihinsel şiddettir" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in giyim tarzını hedef alan paylaşımına ilişkin partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu. Burada konuşan Ercan, Korkmaz’ın kullandığı ifadelerin kadınların onuruna ve Güneş’i oylarıyla o makama getiren millet iradesine yönelmiş açık bir saygısızlık olarak nitelendirdi. Kadınları hedef alan, baskıyı, aşağılamayı ve ötekileştirmeyi siyasi üslup haline getiren faşizan zihniyeti en ağır biçimde lanetlediklerini dile getiren Ercan, "Ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyen, 28 Şubat heveslisi bu pespaye zihniyet ve sahipleriyle, hukuk ve demokrasi zemininde kararlılıkla mücadele edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Milletimizden aldığı yetkiyle ilçesine, şehrine ve ülkesine hizmet eden bir kadını, sırf kıyafet tercihi üzerinden tahkir etmek, faşizmin en alasıdır. Bu hadsizliğin adı, düpedüz ‘kadına yönelik zihinsel şiddettir.’ Amacı da kadını susturmak, kadını görünmez kılmak, daha önce yıllarca yapıldığı gibi milletimizin bizatihi kendisini kamusal alandan dışlamaktır. Burada hedef alınan, yalnızca kadın bir belediye başkanı ve onun kıyafet tercihi değildir; millî ve manevî değerlerimizin özü ve merkezidir. Hedef alınan; bu toprakların irfanıyla yoğrulmuş, inancını, kültürünü ve kimliğini gururla taşıyan kadınların ta kendisidir" açıklamasında bulundu. "Anadolu’nun bağrında yetişen bir kadın belediye başkanına yönelik çirkin saldırılar, asla tesadüf değildir" Ercan, Millî Mücadele yıllarında da Anadolu kadınının kıyafetinin kirletilmek istendiğini, küstah ve mülevves ellerin kadınların başörtüsünü hedef alma cüretini gösterdiğini söyleyerek, "Millet düşmanları İstiklal Harbi’nde püskürtülmüş olsa da; ektikleri zehirli tohumların bazılarının zihin tarlasında bugün bile uç verdiğini görüyoruz. Anadolu’nun bağrında yetişen ve üç dönem üst üste seçilen bir kadın belediye başkanına yönelik çirkin saldırılar, asla tesadüf değildir. İşgal günlerinde bu toprakların ruhunu hedef alanlarla aynı bataklıktan beslenenler; bugün de Anadolu’ya, Anadolu’nun değerlerine ve millet iradesine bitmek bilmez bir husumet içindedir. Biz kadınlar, bu dili çok iyi tanıyoruz. AK Parti iktidarları öncesinde, kadınlar olarak, biz bunu yıllarca yaşadık. ‘Şu kıyafetle okuyamazsın’, ‘bu başörtüsüyle çalışamazsın’, ‘sen bu makama yakışmazsın’ denilerek, kapılar yüzümüze kapatıldı. Üniversite kapılarında ikna odalarıyla karşılandık. Kadınlar mesleğiyle inancı, okuluyla kıyafeti arasında bir tercih yapmaya zorlandı. Türkiye, bu karanlık dönemleri geride bırakmıştır. AK Parti ve Cumhur İttifakı var oldukça, güçlü oldukça, kimse baskı dolu o günleri bir daha geri getirmeyecektir" diye konuştu. "Yol ve dava arkadaşımız Zeynep Güneş’in yanındayız" ‘Kadın hakları’ maskesi altında siyaset yapan zihniyetin kendi ideolojik kalıplarına sığmayan kadınlara yönelik saldırganlıklarına asla müsamaha göstermeyeceklerini de ifade eden Ercan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kibirli, kirli, küstah bir dille Zeynep Güneş’e saldıranların lügatinde kadın; ancak kendi ideolojik kamplarına hizmet ederse değerlidir. Oysa bize göre kadın, toplumun ve siyasetin tam merkezindedir. Kimliğiyle, inancıyla ve tercihleriyle bu ülkenin aslî unsurudur. Yerel yönetimlerden bürokrasi kademelerine, siyasetten sivil topluma, akademiden iş dünyasına kadar her alanda varlık gösteren kadınlar, bu ülkenin istikbalidir. Kadınların kamusal alanda daha görünür, daha güçlü ve daha etkili hale gelmesi, bu ‘toksik dilin’ kökünün kazınmasıyla mümkündür. Bu noktada, Mihalgazi Belediye Başkanımızı hedef alan çirkin saldırıyı samimiyetle kınayan siyasi partilerin kıymetli temsilcilerine de AK Parti Kadın Kolları olarak teşekkür ediyoruz. Yol ve dava arkadaşımız Zeynep Güneş’in yanındayız."
10 Şubat 2026 Salı - 11:23
Ankara’da cinnet geçiren koca, eşini kızını ve annesini öldürdü, olaya tanık komşu korku dolu anları anlattı: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş"
Ankara’da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz’in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi. Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384’üncü Sokak’ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz’i arabada tabanca ile vurdu. Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz’i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti. Ayrıca Recep Cengiz’in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi. "Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış" Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz’in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz’in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler. Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.
10 Şubat 2026 Salı - 11:09
Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaşı: "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz"
Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz. Çünkü muhtarlarımız demokrasinin ilk ayağıdır, halkımızla aramızdaki en güçlü köprüdür" dedi. Gölbaşı Belediye Başkanı Odabaş, ilçede görev yapan muhtarlarla istişare toplantısında bir araya gelerek, bugüne kadar yapılan çalışmalar ve hayata geçirilmesi planlanan projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda ilçenin mevcut durumu, mahallelerin öncelikli ihtiyaçları ve çözüm bekleyen sorunlar ele alındı. "Birlikte karar veren yönetim anlayışı benimsiyoruz" Muhtarların yerel yönetimlerdeki önemine dikkat çeken Odabaşı, "Biz muhtarlarımızı her zaman çok önemsiyoruz. Çünkü muhtarlarımız demokrasinin ilk ayağıdır, halkımızla aramızdaki en güçlü köprüdür. Mahallelerin nabzını en iyi tutan, vatandaşın sorununu, beklentisini birebir bilen kişilerdir. Bizler de bu anlayışla, onları sadece dinleyen değil, birlikte karar alan ve birlikte üreten bir yönetim anlayışı benimsiyoruz" dedi. Gölbaşı’nın hızla büyüyen ve gelişen bir ilçe olduğunu ifade eden Odabaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölbaşımız her geçen gün büyüyor, gelişiyor ve Ankara’nın en gözde ilçelerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bu süreçte mahallelerimizin ihtiyaçlarını doğru tespit etmek ve kalıcı çözümler üretmek için muhtarlarımızla sürekli istişare halinde olacağız. Bir araya gelmeye, yapılacak işleri birlikte planlamaya devam edeceğiz." "Yılların sorunlarını adım adım çözüyoruz" Odabaşı, altyapısı tamamlanan mahallelerde asfalt çalışmalarının sürdüğünü belirterek, "Yılların birikmiş sorunlarını biliyoruz ve bunları adım adım çözmeye çalışıyoruz. Merkezde asfalt çalışmalarımız devam ediyor. Özellikle altyapı çalışması tamamlanmış mahallelerde planlı bir şekilde ilerliyoruz. Belediyemizin tüm imkanlarıyla muhtarlarımızın ve vatandaşlarımızın yanındayız" ifadelerini kullandı. "Başkanımıza güveniyoruz" Gölbaşı Muhtarlar Dernek Başkanı ve Çimşit Mahallesi Muhtarı Recep Demirel ise, "Belediye Başkanımızın biz muhtarlarla bir araya gelmesi, bizleri dinlemesi son derece kıymetli. Başkanımıza güveniyoruz. İnşallah sorunlarımızın kısa sürede çözüme kavuşacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
10 Şubat 2026 Salı - 10:48
Moğolistan’daki ilk çocuk kemik iliği nakli Türk ve Moğol hekim ekipleri ile birlikte gerçekleştirildi
Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın ve beraberindeki Türk sağlık heyeti, Moğolistan’ın Ulan Batur şehrinde ülke tarihinin ilk çocuk kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi. Türkiye ile Moğolistan arasında yürütülen kapsamlı sağlık iş birliği kapsamında, Moğolistan’da çocuklara yönelik ilk kemik iliği (hematopoietik kök hücre) nakli uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Yapılan bu klinik uygulama, yalnızca bir çocuğun tedavi süreci açısından değil, ülkede çocuk kemik iliği nakli alanında sürdürülebilir bir sağlık kapasitesinin oluşturulması için önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Çocuk hastalar kemik iliği nakli tedavi hizmetine kavuştu Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle, Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Altınbaş Üniversitesi, TİKA Moğolistan Program Koordinasyon Ofisi, Türkiye Cumhuriyeti Moğolistan Büyükelçiliği, Moğolistan Sağlık Bakanlığı, Ulan Batur 1 No’lu Devlet Hastanesi ve Ulusal Anne ve Çocuk Sağlığı Merkezi iş birliğiyle yürütülen çok merkezli ve uluslararası proje kapsamında; Moğolistan’da çocuk kemik iliği nakli merkezinin hazırlanması, sağlık ekibinin eğitilmesi, teknik ve tıbbi altyapının güçlendirilmesi ile klinik uygulamanın birlikte gerçekleştirilmesi süreçleri tamamlandı. "Amacımız bilgi ve deneyimin kalıcı olarak aktarılmasını sağlamaktır" Projeye katılan Moğol sağlık çalışanları, Türkiye’de aldıkları eğitim sayesinde çocuk hastalar için ülkelerinde nitelikli tedavi hizmeti sunma imkanına kavuştu. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bu çalışma, Moğolistan’da çocuk hematoloji ve onkoloji alanında kalıcı bir tedavi kapasitesi oluşturulmasına yönelik çok önemli bir adımdır. Klinik uygulamanın, eğitimli yerel sağlık ekipleriyle birlikte gerçekleştirilmesi, bu hizmetin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Amacımız yalnızca bir hastanın tedavisine katkı sağlamak değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimin kalıcı olarak aktarılmasını sağlamaktır." Uluslararası sağlık projelerinin sadece bireysel tedavilere değil, ülkelerin kendi sağlık sistemlerinde kapasite geliştirmelerine de katkı sağladığını ifade eden Prof. Dr. Fışgın, "Türkiye’nin bu alandaki bilgi birikiminin Moğolistan’daki sağlık hizmetlerine entegre edilmesi, uzun vadede çok sayıda çocuğun kendi ülkesinde tedavi edilebilmesine imkan tanıyacaktır" dedi. Proje katılımcılarından Moğolistanlı bir hekim ise, "TİKA’nın bize sunduğu bu imkan sadece bir eğitim değil; ülkemizde eksik olan bir tedavi kapasitesinin temellerini atmak anlamına geliyor. Türkiye’ye ve TİKA’ya minnettarız" ifadelerini kullandı. "Her çocuk kendi vatanında şifa bulsun" Operasyonun başarıyla tamamlandığını belirten TİKA Başkanı Abdullah Eren ise Türkiye’nin sağlık alanındaki bilgi ve birikimini dost ülkelerle paylaşmaya devam ettiklerini vurguladı. Çalışmanın yalnızca tıbbi bir operasyon olmadığını, aynı zamanda Moğolistan’daki çocuk kanseri tedavileri açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Eren, şu değerlendirmelerde bulundu: "Moğolistan’da yıllardır lösemiyle mücadele eden 15 yaşındaki Miçidmaa’nın kendi vatanında şifa bulması, tüm çocuklarımız için yeni bir umuttur. İstiyoruz ki her çocuk kendi vatanında şifa bulsun." Bu çalışmanın, teknik bir başarının ötesinde Türkiye ile Moğolistan arasındaki dostluğun ve dayanışmanın en insani tezahürlerinden biri olduğunu vurgulayan Eren, "Micidmaa’nın ülkede gerçekleştirilen ilk başarılı pediatrik kemik iliği nakli sayesinde hayata yeniden tutunması, bu iş birliğinin en somut göstergesidir" diye konuştu. TİKA destekleriyle alanında uzman hekimlerin ortak tecrübesinin yalnızca bir operasyonun başarıyla tamamlanmasını sağlamadığını belirten Eren, aynı zamanda Moğolistan’da çocuk kanser tedavilerinde sürdürülebilir bir kapasite artışına katkı sunulduğunu kaydetti. Micidmaa’nın kendi vatanında şifa bulmasının, Moğolistan’daki diğer çocuklar için de yeni bir umut kapısı araladığını ifade eden Eren, sürece katkı sunan tüm paydaşlara ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Türk ekibe Şeref Nişanı takdim edildi Nakil sonrası çocuk hasta tam remisyon ile taburcu edilirken, Moğolistan Sağlık Bakanı Jigjidsuren Chinburen tarafından Moğolistan Meclisi’nde gerçekleştirilen resmi törenle projede görev alan ekibe "Şeref Nişanı" takdim edildi. Ayrıca, Moğolistan Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile ilgili hastanelerin yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, iki ülke arasındaki sağlık alanındaki iş birliğinin önemi vurgulandı.
10 Şubat 2026 Salı - 09:39
Ankara merkezli FETÖ’nün güncel finans yapılanmasına operasyon: 8 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güncel finans yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Ankara merkezli operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 1’i tutuklandı. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ve iltisaklı kurumlara verilen emir ve talimatlar doğrultusunda yürütülen soruşturmada, şüphelilerin örgütün sözde "TSK mahrem hizmetleri" yapılanması kapsamında faaliyet yürüttükleri belirlendi. Haklarında daha önce silahlı terör örgütü üyeliğinden yargılama yapılan şüphelilerin, başka şüphelilerden elde edilen dijital materyallerin incelenmesi, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile ifade ve fotoğraf teşhislerine göre iddianame tarihlerinden sonra da örgütsel faaliyetlerine devam ettikleri ve örgütün güncel yapılanması içinde yer aldıkları tespit edildi. Şüphelilerden 2’sinin daha önce kamu görevinden ihraç edildiği öğrenildi. Bu kapsamda 10 Şubat 2026 tarihinde Ankara merkezli eş zamanlı operasyonla 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikamet ve örgütsel faaliyette bulundukları adreslerde yapılan aramalarda örgüte ait olduğu değerlendirilen; 2 milyon 500 bin TL alacak içerikli senet, 173 bin 895 TL, 31 bin 960 ABD doları, 12 bin 865 Euro, 91 gram altın, 1 tam ve 11 çeyrek altın, 23 cep telefonu, 8 SIM kart, 7 CD, 12 flash bellek, 11 dizüstü bilgisayar, 3 HDD, 2 tablet, 3 hafıza kartı ele geçirildi. Tüm şüphelilerin yakalanarak gözaltına alındığı, işlemleri tamamlanan 1 şüphelinin sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandığı bildirildi. Diğer 7 şüphelinin savcılığa sevk işlemlerinin sürdüğü, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi başta olmak üzere soruşturmanın çok yönlü devam ettiği kaydedildi.
10 Şubat 2026 Salı - 09:38
Ankara’da kan donduran seri cinayet: Annesini, kızını ve eşini öldürüp intihar etti
Ankara’da bir şahıs, bilinmeyen bir nedenden dolayı saldırdığı annesini, kızını ve boşanma aşamasındaki eşini tabancayla öldürdükten sonra intihar etti.Olay, Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, Recep Cengiz (35), bilinmeyen bir nedenden dolayı cinnet getirerek önce öz annesi Azize Cengiz (57) ile kızı Azra Cengiz’i (8) tabancayla vurarak öldürdü. Cengiz, annesi ve kızının cansız bedenlerini 35 ASA 769 plakalı hafif ticari aracının bagajına koyarak eşinin yaşadığı eve gitti. İddiaya göre kafasında kaskla kargocu kılığında, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Cengiz’in (25) ikamet ettiği eve geldi. Eşini de öldüren saldırgan ardından aynı tabanca ile intihar etti. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Vefat edenlerin cenazesi olay yerindeki çalışmaların ardından otopsi için Keçiören Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Saldırganın 2025 Aralık’ta cezaevinden izinli olarak çıktığı öğrenildi.Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder