Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Bak’tan Mardin 1969 Spor ve Muğlaspor için tebrik mesajı
10 Mayıs 2026 Pazar - 23:04:47
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Nesine 2. Lig’den Trendyol 1. Lig’e yükselen Mardin 1969 Spor ve Muğlaspor’u yayımladığı mesajla tebrik etti. Bakan Bak, tebrik mesajında "Nesine 2. Lig Kırmızı Grup play-off finalinde rakibini yenerek Trendyol 1. Lig’e yükselen Mardin 1969 Spor ile Beyaz Grup play-off finalini kazanarak Trendyol 1. Lig’e yükselen Muğlaspor’u kutluyorum. Her iki kulübümüze Trendyol 1. Lig’de başarılar diliyorum" ifadelerine yer verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:57
Dışişleri Bakanlığı’ndan Pakistan’daki terör saldırısına kınama
Dışişleri Bakanlığı, 9 Mayıs’ta Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde meydana gelen terör saldırısını kınadı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Pakistan’ın Hayber Pahtunhva eyaletinde 9 Mayıs’ta bir polis karakoluna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısını en güçlü biçimde kınıyoruz. Bu menfur saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyor, yakınlarına ve Pakistan halkına başsağlığı dileklerimizi sunuyoruz. Türkiye terörün her türü ve tezahürüne karşı mücadelesinde Pakistan’la dayanışma içinde olmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 22:13
Dışişleri Bakanı Fidan, Mısırlı mevkidaşı ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 20:58
BBP Genel Başkanı Destici: "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bayram ikramiyelerine ilişkin, "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" dedi. BBP Ankara Olağan İl Kongresi, Altınpark Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Anneler Günü olduğunu hatırlatarak, "Anneler sevginin, merhametin, fedakarlığın ve sabrın yeryüzündeki en güzel temsilcileridir. Bir insanın karakteri, bir milletin vicdanı ve bir toplumun geleceği önce annelerimizin yüreğinde şekillenmektedir. Çünkü anne yalnızca evladını büyüten değil, aynı zamanda milletin ruhunun da en büyük öğretmenidir. Vatan uğruna evladını toprağa veren ama buna rağmen metanetini koruyan şehit anneleri, milletimizin en büyük şeref ve onur kaynaklarından birisidir. Onların fedakarlığı bu milletin hafızasında daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere sevginin ve fedakarlığın timsali olan tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle, en kalbi duygularımla tebrik ediyorum" dedi. "İnsanımız ölmesin diye saldırgan, sahipsiz köpekleri uyutacağız" Sokaklarda başıboş dolaşan köpeklere yönelik gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirten Destici, "Filistin’de, Gazze’de, Doğu Türkistan’da yüz binlerce, milyonlarca insan öldürüldü. Anaların yüreği yandı ve hala yanmaya devam ediyor. Köpekler çocukları parçalıyor, yine anaların yüreği yanıyor. Gencecik kızlarımız kaçırılıp, tecavüze uğrayıp öldürülüyor, yine anaların yüreği yanıyor. Her yerde, her alanda maalesef annelerimiz ağlamaya, gözyaşı dökmeye devam ediyor. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak diyoruz ki artık annelerimiz ağlamasın. Sokaklarda başıboş dolaşan köpekleri toplayıp belediyelerin, valiliklerin ya da devlet kurumlarının varsa imkanları elbette barınaklara alalım. Ama bu imkan yoksa çocuklarımız, kadınlarımız, insanımız ölmesin diye gerektiğinde elbette saldırgan sahipsiz köpekleri de uyutacağız" şeklinde konuştu. "3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir" Evlenen her çifte devlet kurumlarınca en az 500 bin lira hibe verilmesi gerektiğini belirten Destici, "Aile yapımıza, ordumuza, öğretmenimize de sahip çıkacağız. Velhasıl bu milletin şerefli her bir evladına sahip çıkacağız. Evliliği daha da teşvik edeceğiz. Evlenecek gençlerimize daha çok destek vereceğiz. Çocuk başına yardımı daha da arttıracağız. 3 çocuğu olan anneye düzenli olarak maaş bağlanması gerekir. Evlenen gençlerimize ÖTV’siz, KDV’siz bir araç alma hakkı verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığımız kura ile evlenen gençlere 500 bin lira çeyiz yardımı yapıyor. Bütün kurumlarımız bu konuda teşvik edilmeli. Evlenen her çifte en az 500 bin lira hibe, kurumlarımız ve devletimiz tarafından verilmelidir" diye konuştu. "Emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" Gıda sektöründeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirten Destici, "Emeklerimizin ikramiyeleri Ramazan Bayramı’nda arttırılmadı, 4 bin lirada kaldı. Ama Kurban Bayramı’nda durduğu yerde sayamaz. Çünkü enflasyon var, hayat pahalılığı var. Özellikle gıda enflasyonu var. Bütün dünyada gıda enflasyonu yıllık yüzde 2, bizde yüzde 32, tam 16 katı. Komşularımızın hepsinde gıda, sebze, meyve, süt hepsi bizden çok ucuz. Dolayısıyla bu işin artık düzenlenmesi lazım. Fahiş fiyatla satış yapanların ellerinin kırılması, dükkanlarının kapatılması lazım. Onun için biz diyoruz ki emeklimize Kurban Bayramı’nda 10 bin lira ikramiye verelim de en azından küçük başta olsa bir kurban alsınlar" ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2026 Salı - 15:59
Türk güreşinin önemli ismi Ahmet Ayık’a anlamlı ödül
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Ankara’da düzenlenen basın toplantısında, Türk güreşinin önemli ismi Ahmet Ayık’a onur ödülü takdim edildi. Ankara’da, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Anma ve Onurlandırma Komisyonu tarafından düzenlenen basın toplantısında, Türk güreşinin yaşayan önemli isimlerinden ve olimpiyat şampiyonu Ahmet Ayık’a onur ödülü takdim edildi. Ödülünü aldıktan sonra konuşan milli güreşçi Ahmet Ayık, kendisi gibi olimpiyatlarda madalya kazanan sporcuların onurlandırılmasının onu verici olduğunu ifade etti. "Olimpiyat şampiyonlarını hatırlayarak, benim gibi diğer arkadaşları da ödüllendirmeleri onur vericidir" Olimpiyat şampiyonlarının unutulmamasının büyük önem taşıdığını vurgulayan milli güreşçi Ayık, "Sporun bana göre her dalı, her branşı önemli ama bunların en üstünde olan olimpiyat çok daha önemli. Bu yüzden olimpiyat şampiyonlarını hatırlayarak, benim gibi diğer arkadaşları da ödüllendirmeleri ve olimpiyat şampiyonu olmuş insanlar için çok önemli, onur vericidir" dedi. Basın toplantısında konuşan Anma ve Onurlandırma Komisyonu Genel Başkanı Necdet Ayaz ise söz konusu ödülün, milli güreşçi Ayık gibi Türk sporuna ve olimpiyat ruhunun gelişimine katkı sağlayan isimleri onurlandırmak amacıyla verildiğini belirtti.
24 Şubat 2026 Salı - 15:56
Bakan Gürlek: "Güçlü toplum güçlü Türkiye’nin temelidir"
Niğde, Aksaray ve Nevşehir Dernekler Federasyonlarını ağırlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güçlü aile, güçlü toplum demektir; güçlü toplum ise güçlü Türkiye’nin temelidir" ifadelerinde bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Niğde, Aksaray ve Nevşehir Dernekler Federasyonlarını ağırladı. Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede Bakan Gürlek, sivil toplum kuruluşlarının (STK) milletin vicdanını, dayanışma ruhunu ve ortak aklını temsil eden yapılar olduğunu belirtti. "Bölgemizin geleceğine dair ortak bir sorumluluğu paylaşıyoruz. Kültürel değerlerimizi yaşatmak, örf ve adetlerimizi korumak, sorumluluk bilincini diri tutmak şehirlerimizin kimliğini daha da güçlü kılacaktır. Güçlü aile, güçlü toplum demektir; güçlü toplum ise güçlü Türkiye’nin temelidir" diye konuştu. Nevşehir, Aksaray ve Niğde’nin hem tarımsal üretim hem de turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bakan Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti: "Ben o bölgede yaşadım. Tarım o bölgenin olmazsa olmazı ama son zamanlarda Niğde’de de Aksaray’da da görüyorum gerçekten turizm de çok ileriye gidiyor. Bu konuda da güzel çalışmalar var. Kapadokya’mızın dünya çapındaki marka değerini, Niğde’mizin tarımsal üretim gücünü, Aksaray’ımızın sanayi ve lojistik imkanlarını doğru planda ve güçlü iş birliğiyle bölgemizi inşallah hep beraber sizlerin de katkılarıyla daha ileriye taşıyacağız. Nevşehirli, Niğdeli, Aksaraylı hemşerilerime kapım her daim açık. Bakanlık olarak biz de bölgenizde çeşitli inşallah hizmetler yapacağız. Zaten inşallah ilerleyen süreçte de şehirlerimizi ziyaret edeceğiz. Federasyonlarımıza bağlı derneklerimizin yürüteceği çalışmada yanınızda olduğumu belirtmek istiyorum." Bakan Gürlek, federasyon başkanına ve yönetim kurulu üyelerine çalışmalarında başarılar diledi.
24 Şubat 2026 Salı - 15:48
Kurultay davası ile İBB davasının birleştirilmesine ret: Yargılama 1 Nisan’da Ankara’da sürecek
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na dönük ceza davasının, İBB davası ile birleştirilmesine İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi muvafakat vermedi. Dava 1 Nisan’da Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edecek. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla aralarında Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 kişinin, "Seçim Kanunu’na muhalefet" suçundan yargılandığı davada dün ara karar verilmişti. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi, söz konusu davanın, fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle İstanbul’da 9 Mart’ta görülecek İBB davası ile birleştirilmesini, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sordu. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı davasının, İstanbul’daki İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla birleştirilmesi talebine İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunmadığı ve suç vasıflarının farklı olduğu gerekçesiyle onay vermedi. Davaya, 1 Nisan’da Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edilecek.
24 Şubat 2026 Salı - 15:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken ’bunlar başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken ’bunlar başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık."
24 Şubat 2026 Salı - 15:34
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez."
24 Şubat 2026 Salı - 15:34
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara’da süren CHP’nin kurultayına ilişkin ceza davasının İBB davası ile birleştirilmesine muvafakat vermedi, dava Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 1 Nisan’da görülmeye devam edecek.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara’da süren CHP’nin kurultayına ilişkin ceza davasının İBB davası ile birleştirilmesine muvafakat vermedi, dava Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 1 Nisan’da görülmeye devam edecek.
24 Şubat 2026 Salı - 15:19
DEM Parti grup toplantısı
DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "Şimdi sıra devletin de bu eşiğe uygun demokratik bir dönüşümün adımlarını ilan etmesindedir. Nasıl ki Kürt tarafı silahların devreden çıkması ve demokratik siyasetin esas alınması yönünde tarihi bir irade ortaya koyduysa, devlet de buna karşılık çözümü güvenlikçi yöntemlerle değil, hukukta, siyasette, demokratik düzenlemede aradığını açıkça ortaya koymalıdır" dedi. Oruç, partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, Milli Parklar ilke ilgili kanun teklifine değinerek, "Yandaşlarımıza dağılmamız ve rant için geleceklerimizi yok ediyoruz. Bundan derhal vazgeçmelisiniz. Hava, su, toprak, doğa, deniz sizlerin kar edeceği ticari mal değildir. Bu sebeple bizler DEM Parti olarak iktidarın rant tercihleri uğruna, milyonların yoksulluk içinde bırakılmasına, ormanlarımızın ve kıyalarımızın talan edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Parlamentoda da alanlarda da meydanlarda da bunun savunmasını sonuna kadar hep beraber yapacağız" şeklinde konuştu. Genç olmanın hayatı sürekli erteleme ile eş değer bir hale geldiğini kaydeden Oruç, "Ev kuramaz çünkü barınamaz. İş kuramaz çünkü güvencesi yok. Kendisi olamaz çünkü denetleniyor ya da hedef gösteriliyor. Siyaset yapamaz çünkü her türlü şiddet ve baskıya maruz kalıyor. Gençlerin kabul etmediği bu tabloyu biz de parti olarak kökten reddediyoruz. Bakın OECD verilerine göre bugün ülkede her 4 gençten biri ne eğitimde ne de istihdamda. Gençlerin yüzde 70’inden fazlası geleceğini bu topraklarda değil, yurt dışında görüyor. Ocak ayında bir araştırma şirketinin yaptığı saha analizinde gençlerin yüzde 79.2’si ülkedeki ekonomi yönetimine asla güvenmiyor. Daha acı bir gerçek şu ki genç kadınların neredeyse yarısı ne okulda ne de işte. 2025’in son çeyreğinde her 5 genç kadından birinin işsiz olduğu tespit edilmiş. Özellikle genç kadınların hayatına dijital kelepçe vurulmak isteniyor" diye konuştu. Oruç şöyle konuştu: "Türkiye tarihin en kritik, en kırılgan ama gerçekçi bir çözüm çizgisinde de ilerlenirse, umut dolu günler vadeden bir dönemden geçiyoruz. Önümüzde duran günler sıradan günler değil. Yüzyıllık bir düğümün çözülüp çözülmeyeceğine karar vereceğimiz günler. Bu çerçevede İmralı heyetimizin 18 Şubat’ta yaptığı açıklamadaki Öcalan’ın ifadesi çok önemli bir siyasi beyan niteliğindedir. Bu beyanda Sayın Öcalan’a ait bir cümlenin altını özellikle çizmek istiyorum. Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada nasıl yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz. Evet, birlikte nasıl yaşayacağız? Bu soru Türkiye’nin temel sorusudur. Bu soru ve cevabı bulmak yeni dönemin pusulasını bulmak demektir. Biz artık zora dayalı yaşamın sonucu olan ölümü değil, rızaya dayalı olan özgür ve demokratik bir yaşam sürmek istiyoruz. Bu soru artık ülkenin ödevidir. Dolayısıyla bu soruya yanık düşünmek, öneri üretmek, katkı vermek 86 milyon yurttaşın ortak sorumluluğudur. Evet değerli arkadaşlar bakın, dönem şiddetin devreden çıktığı, sözün ve siyasetin konuştuğu bir demokratik bütünleşme dönemi olmalıdır. Toplumsal uzlaşıyı esas alan meclis zeminindeki yasal güvenceler hayata geçirilmelidir. Mesele artık aynı evin içinde kuralları nasıl koyacağımızdır. Bunun müzakeresini yürütmenin zamanı geldi de geçti" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna dair Oruç, "Açık söylemeliyim ki komisyon raporunun eksiklikleri, yetersizlikleri var. Toplumsal gerçeklerle uyumlu olmayan yönleri var. Raporda kullanılan dil eski ezberlere dayanıyor. Oysa bu raporun dili çözüm dili olmalıydı. Yeni, yepyeni bir dil olmalıydı. Kürt sorunu terör parantezine sıkıştırılarak ancak kendinizi kandırırsınız. Kürt meselesini sadece bir güvenlik sorunu, bir terör sorunu gibi parantezler içinde sıkıştırmaya kalkmanız kabul edilebilir bir şey değildir. Toplumsal, siyasal, tarihi yangını görmezden gelmek demektir bu. Kürt korkusuna dayalı, hakikatten uzak bir siyaset mantığından artık çıkmanın zamanı geldi de geçti. Biz bu süreçte barış ve demokratik toplum süreci olarak nitelediğimiz bu süreçte muhalefet şerhimizi ortaya koyduk ve bu raporla ilgili değerlendirmelerimiz bu raporda yer aldı. Fakat komisyon raporunda yer alan kimi yasal düzenlemeler ve demokratikleşme çerçevesi de elbette önemlidir. Türkiye’nin sorunlarına derman olmaya adaydır ama gereklilikleri yerine getirilirse tabii. Raporda yer alan yasal ve demokratik öneriler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur. Öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi halkların en büyük temsiliyetinin olduğu bir yerse bizler bu rapor ortaya çıkmışken bu rapordan hareketle meclis elini acilen taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda tek bir yasal değişikliğe gerek olmayan önerilerin hayata geçmesi için beklemeye gerek yok. Bakın raporda yer alan Ahin ve AYM kararları uygulansın vurgusu için yargı erkinin beklemesini gerektiren hiçbir şey yok. AİHM ve AYM kararlarını hayata geçirmek için bir yasal düzenlemeye gerek yok, beklemeye gerek yok. Bu bekleme son derece keyfi bir beklemedir. Mesela Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala, Can Atalay neden hala içeride? Kayyımlar neden hala belediye başkanlarının koltuklarında oturuyor? İmamoğlu ve diğerleri neden hala tutuklu yargılanıyor? Ayrıca Kurtulmuş’un ve diğer iktidar temsilcilerinin işaret ettiği bayram sonrasını beklemenin bir manası yoktur.Gelin bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım. İnfaz kanununu, çerçeve kanun, demokratikleşme kanununu bu ay çıkaralım. Bayramda 86 milyona müjdeler ve mutlulukları armağan edelim.Biz Dem Parti olarak buradayız. Demokrasi, eşitlik, özgürlük perspektifimize güveniyoruz. Dem Parti’nin önü açılmalıdır ve buradan iktidara çağrımızdır. Meclis bu konuda üzerine düşen görev ve sorumlulukları yapmalı. Dem Parti’nin bu konudaki önerilerine açık olunmalı. Dem Parti’nin önü açılmalıdır. Tarihi ve köklü sorunların çözümü için kapıları ardına kadar aralayabiliriz. Biz buna hazırız. Hukukun ve adaletin bu ülkeye her şeyden çok güçlü bir nefes vereceğine dair inancımız sonsuzdur" dedi. 27 Şubat tarihini Kürt meselesinde demokratik siyasetin kapısını aralayan tarihi bir eşit olarak niteleyen Oruç, "Şimdi sıra devletin de bu eşiğe uygun demokratik bir dönüşümün adımlarını ilan etmesindedir. Nasıl ki Kürt tarafı silahların devreden çıkması ve demokratik siyasetin esas alınması yönünde tarihi bir irade ortaya koyduysa, devlet de buna karşılık çözümü güvenlikçi yöntemlerle değil, hukukta, siyasette, demokratik düzenlemede aradığını açıkça ortaya koymalıdır. Peki bu süreçte ne yapmalı? Can alıcı sorulardan biri budur. Kalıcı bir barış için sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı. Kürde barış Türkiye genelineyse demokrasi yaklaşımı hızlıca hayata geçirilmeli. Muhaliflere dönük soruşturmalar derhal son bulmalı. Kayyum düzeni bitmeli. Halkın iradesine ve seçilmişlere kesintisiz saygı esas alınmalıdır. Kürtlerle ilişki terör ve güvenlik parantezinden çıkarılmalı. Eşit yurttaşlık ve demokratik ortaklık zeminine oturmalı. Devlet vatandaş bağı inkarla değil kabul, adalet ve onurlu barış temelinde kurulmalıdır" diye konuştu. Grup toplantısından sonra Oruç gazetecilerin sorularını cevapladı. Oruç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Öcalan’ın statüsü tartışılmalı’ sözlerine, "Bugün Sayın Bahçeli’nin İmralı ve Sayın Öcalan için özel statü vurgusu son derece önemli bir vurgudur. Bizler bunu defaatle ifade ettik, kürsüde de ifade ettik. Sayın Öcalan, 27 Şubat barış ve demokratik toplum çağrısı ile tarihi bir çağrıyı gerçekleştirmiş, bunun akabinde de çok ciddi somut adımlar atılmıştır Kürt cenahı tarafından, Ancak şu ana kadar Meclis komisyonu oluşturulması ve rapor yayınlanmasının ötesine henüz geçilebilmiş değil. Bu anlamıyla bu surecin daha sağlıklı ilerleyebilmesi için bu süreçteki baş aktör ve baş müzakereci olan Sayın Öcalan’ın bulunduğu şartların düzenlenmesi, özgür yaşayabileceği, özgür çalışabileceği şartların ortaya çıkması gerekiyor"ifadelerini kullandı. Oruç, beklentilerine ilişkin soruya, "Sayın Öcalan’ın özgür yaşayabileceği, özgür çalışabileceği şartların bir yasal çerçeve oluşturularak hukuki güvence altına alınması gerekiyor. Çünkü bundan sonraki surecin daha sağlıklı ilerleyebilmesinin yolu gerçekten hukuksal düzenlemelere ve sorunun adını tam koyup onunla ilgili somut çözüm üretmekle mümkün" şeklinde konuştu. Bahçeli’nin ‘Ahmetler göreve’ sözüne karşılık kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, "Bugün 27 Şubat’a iki gün kaldı. Bir yıla yakın süre geçti ama henüz bu iktidar tarafından atılmış önemli bir adım yok, somut bir adım yok. Hatta bir güvensizlik gelişti. Bugün bazı adımların atılması için hatta yasal bir hukuki surecin başlamasına da gerek yok. Kayyumlar meselesinde yasal bir düzenlemeye gerek yok. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının uygulanması için yasal bir sürece gerek yok. Halk bu adımların atılmasını istiyor, bir güven ortamının sağlanmasını istiyor. Kayyum meselesi bizim talebimiz değil, halk iradesine ipotek konulduğu için bu konuda ısrarlıyız. Yoksa birilerinin belediye başkanı olması değil, iradenin ipotek altına alınmasından dolayı halkta müthiş bir güvensizlik gelişti. Bunun ortadan kaldırılması gerekiyor. Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş gibi arkadaşlarımız için AİHM’nin verdiği kararlara uygun adımların atılmasını bekliyoruz" diye konuştu.
24 Şubat 2026 Salı - 14:54
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısına ilişkin açıklama
Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının ardından yapılan açıklamada, 10 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna duyurulan Eylem Planında yer alan 26 maddede şubat ayı itibarıyla yüzde 50 ve üzerinde tamamlanma oranına erişildiği kaydedildi. YOİKK toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk toplantısında, 10 Temmuz 2025 tarihinde kamuoyuna duyurulan YOİKK Eylem Planına ilişkin gelişmeler ele alındı. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın 39 eylem maddesinden oluşan Eylem Planında yer alan 26 maddede şubat ayı itibarıyla yüzde 50 ve üzerinde tamamlanma oranına erişildiğini ifade ettiği belirtildi. Açıklamada, Eylem Planı kapsamında tamamlanan veya önemli mesafe kaydedilen eylemlerden bazılarına da yer verildi. Bu çerçevede, açıklamada, Şirketlerin insan kaynaklarıyla ilgili süreç ve operasyonlarında dijital uygulamaların kullanılmasına ilişkin hukuki güvence sağlanması amacıyla 27 Temmuz 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7555 sayılı Kanunla, İş Kanununun 109’uncu maddesinde değişiklik yapılmış, iş ilişkisinde yapılacak bildirimlerin yalnızca yazılı olarak veya kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi üzerinden yapılması zorunlu hale getirildiği belirtildi. Sektörün talebi doğrultusunda 7 Ağustos 2025 tarihli düzenleme ile KOBİ tanımının güncellendiği vurgulanan açıklamada, KOBİ olmak için gerekli kriterlerden biri olan net satış hasılatı veya mali bilanço limiti, 500 milyon liradan 1 milyar liraya yükseltildiği aktarıldı. Açıklamada, 5G mobil elektronik haberleşme altyapılarının kurulması, işletilmesi ve hizmetlerin sunulmasına ilişkin yetkilendirme ihalesinin 16 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirildiği kaydedilerek, 2 Ocak 2026 tarihinde işletmecilerin hak ve yükümlülüklerini belirleyen yetki belgelerinin verildiği ifadelerine yer verildi. Açıklamada, özellikle ticari olarak yaygınlaşmanın zor olduğu bölgeler öncelikli olmak üzere fiber altyapının artırılması amacıyla sabit ve mobil işletmecilere illave yükümlülüklerinin getirildiği vurgulanarak, şu ifadeler kullanıldı: "Sanayinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması amacıyla, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kararları ile lira cinsinden kredi büyüme sınırına ilişkin istisna kapsamı genişletilmiştir. Yenilenebilir enerji yatırımlarında izin süreçlerinin iyileştirilmesi kapsamında 3 Kasım 2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi Düzenlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı internet sitesinde yayımlanmıştır. 25 Kasım 2025 tarihinde Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, rüzgâr ve güneş enerjisi dışındaki tüm enerji kaynaklarına dayalı lisanssız üretim tesisleri kapasite tahsislerinden muaf tutulmuştur. Üretim ve tüketim tesisinin aynı yerde olduğu lisanssız yenilenebilir enerji projelerine başvurularda öncelik tanınmıştır. İhracat finansmanının güçlendirilmesi kapsamında Hazine Destekli Kefalet Sistemi aracılığıyla ihracat finansmanının güçlendirilmesine yönelik olarak 2025 yılında ihracatçılara sağlanan kredi imkânı 58,6 milyar liraya yükseltilmiş, Küresel Tedarik Zinciri Desteğine ilişkin Genelgede düzenleme yapılmış, Referans Ticari Faiz Oranları (CIRR) desteğinin kapsamı genişletilmiştir. Sanayi tesislerinin çevresel performansının güçlendirilmesi, kaynak verimliliğinin artırılması, temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ayrıca yeşil finansman imkanlarına erişim imkanının kolaylaştırılması amacıyla Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgelendirme Sistemi Aralık 2025 itibarıyla devreye alınmıştır. Yargıda bilirkişilik sisteminin güçlendirilmesi amacıyla Bilirkişilik Siciline Kabule İlişkin Usul ve Esaslar 2025 Yılı Bilirkişilik Başvuru İlanı ile birlikte 23 Aralık 2025 tarihinde yayımlanmıştır. Türk vergi mevzuatı karbon içerikli vergiler bakımından gözden geçirilmesi kapsamındaki teknik düzeydeki çalışmalar tamamlanmıştır. Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda değişiklik taslağına ilişkin uluslararası norm ve standartları gözeten teknik düzeydeki çalışmalar nihai hale getirilmiştir. Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin hazırlanması amacıyla teknik düzeydeki mevzuat çalışmaları tamamlanmış, ulusal ve uluslararası karbon kredilerinin kayıt altına alınması ve izlenmesi amacıyla geliştirilecek yerli ve millî bir kayıt sistemi yazılımına yönelik çalışmalara başlanmıştır. Ulusal Sanayi Alanları Master Planı doğrultusunda sanayi alanlarının genişletilmesi çalışmaları kapsamında 13 ilde toplamda 59 bin 19 hektar büyüklüğünde 16 sanayi alanı tespit edilmiş ve bu alanlar Yatırım Alanı olarak ilan edilmiştir. 2025 yılında Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında, Kalkınma Ajanslarının koordinasyonunda 81 il için her biri dört alandan oluşan toplam 324 öncelikli yatırım konusu belirlenmiş olup 398 başvurunun değerlendirme süreci sürdürülmektedir. 2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Destek Programı çağrısı ise, 20 Şubat 2026 tarihinde açılmış, başvuru tarihleri 2 Mart-15 Mayıs 2026 olarak belirlenmiştir." Açıklamada, YOİKK’in kamu ve özel sektör arasında verimli bir istişare platformu olduğu kaydedilerek, iş dünyası öncelikleri dikkate alınarak katılımcısı bir şekilde oluşturulan ve yatırım süreçlerini iyileştirici, cari açığı azaltıcı ikiz dönüşümü hızlandırıcı, mesleki eğitim ve istihdam ilişkisini güçlendirici, mal ve hizmet ihracatını kolaylaştırıcı hususlara odaklanan Eylem planı kapsamında çalışmalara kararlılıkla devam edileceği vurgulandı.
24 Şubat 2026 Salı - 14:54
52 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi
İletişim Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde, psikolojik harekat faaliyetleri yürüttüğü, terör örgütü propagandası yaptığı ve sistematik dezenformasyon ürettiği tespit edilen 52 sosyal medya hesabına daha erişim engeli getirildi. Edinilen bilgilere göre, Başkanlık koordinasyonunda ilgili kurumlarla birlikte sürdürülen teknik ve hukuki incelemeler sonucunda, söz konusu hesapların kamuoyunu manipüle etmeye yönelik organize faaliyet içinde olduğu belirlendi. Özellikle sosyal medya platformları üzerinden yürütülen algı operasyonlarıyla kamu düzenini bozmayı, güvenlik güçlerini hedef göstermeyi ve toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmeyi amaçlayan içeriklerin paylaşıldığı ifade edildi. Yetkililer, dijital mecralarda yürütülen psikolojik harekât faaliyetlerine karşı mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurgularken, milli güvenliği ve kamu düzenini tehdit eden hiçbir faaliyete müsamaha gösterilmeyeceğinin altını çizdi. Son erişim engelleriyle birlikte, dezenformasyon ve terör propagandası yaptığı değerlendirilen hesaplara yönelik hukuki sürecin de eş zamanlı olarak devam ettiği öğrenildi.
24 Şubat 2026 Salı - 14:39
Şeyma Gökçe’nin 14. kattan düşerek ölmesine ilişkin davada sanık Uyucu, beraat etti
Ankara’da sevgilisi Hüseyin Uyucu ile yaşadığı evin 14. katından düşerek hayatını kaybeden Şeyma Gökçe’nin ölümüne ilişkin görülen davada sanık Uyucu, suçlamalardan beraat etti. Ankara 2. Batı Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Hüseyin Uyucu, maktul Şeyma Gökçe’nin ailesi ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı yargılamanın başladığını ve bu celse tanık dinleneceğini belirtti. Duruşmada dinlenen tanık M.A., olay günü evden yükselen sesleri duyduğunu belirterek, "Olay hafta sonuydu. Hatırladığım kadarıyla kavga başladı. Vefat eden kişi sert şekilde bağırarak konuşuyordu. Yaklaşık 15-20 dakika sürdü, sonra bir sessizlik oldu. Erkek olan kişi ‘Yapma, kendine zarar vereceksin’ gibi bir şey söylüyordu" dedi. Söz alan tutuklu sanık Hüseyin Uyucu ise savunmasında, "Başından beri verdiğim ifadeler geçerlidir. Diyeceğim başka bir şey yoktur" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine konuşan maktul Şeyma Gökçe’nin babası Mithat Gökçe, kızının intihar etmediğini savunarak, "Adaletle birlikte evladımın kanı yerde kalmayacaktır. Evladım intihar etmedi. Olay yerinde hiçbir parmak izi çıkmadı. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu. Anne Gülnur Çağlar’da kızının daha önce intihar girişiminde bulunduğunda kendisine not yazdığını belirterek, "En son benimle mesajlaşmıştı. Benim kızım intihar etmedi, cinayete kurban gitti. Ben adalete güveniyorum" dedi. Ağabey Göktürk Gökçe ise, sanık ve avukatı hakkında ayrıca bir iddiada bulunmak istemediğini ifade ederek, "Ablam o camdan o şekilde düşemez. Parmak izi olmadan çıkamaz. Polis memurları dahi o camdan tutunmak zorunda kaldı. Ablam tüm kıyafetlerini toplamıştı, evden ayrılmayı düşünüyordu demek ki" şeklinde konuştu. "Savcı beraat talep etti" Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı; maktul Şeyma Gökçe’nin düştüğü pencerenin çerçevesinde sanık Hüseyin Uyucu’nun parmak izine rastlandığını, maktul Gökçe’ye ait herhangi bir parmak izinin ise tespit edilemediğini belirtti. Sanık Hüseyin Uyucu’nun maktul ile uyuşturucu madde kullandığını ve telefon kayıtları incelemesinde ikili arasındaki gönül ilişkisi dışında bir yapı bulunmadığını kaydeden savcı, tüm dosya kapsamında sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair somut bir delil bulunmaması sebebiyle sanığın beraatini talep etti. Mahkeme dosyada karar verileceğini bildirirken son sözler için sanık Uyucu’ya söz verdi. Uyucu "Bir insanın katil olması bu kadar kolay olmamalı. Ben 1 senedir içerdeyim. Kızları öldü, evet canları gitti ben duygumu belli ediyorum. Ama onlar ’kızımızı sen öldürdün’ dedi. Ben masumum herkese söyledim. Yüce adalete güveniyorum" diye konuştu. "Suçlamalardan beraat etti" Beyanlar sonrasında kararını açıklayan mahkeme, sanığın suçunun sabit görülmediğine hükmederek, beraatine karar verdi.
24 Şubat 2026 Salı - 14:23
TBMM AK Parti Grubu’nda "Ramazan" süslemesi
TBMM AK Parti Grubu’nun bulunduğu koridor "Ramazan ayı" nedeniyle ay yıldız motifli ışıklarla süslendi. TBMM AK Parti Grubu, Ramazan ayının gelişi nedeniyle bulunduğu koridoru ay yıldız motifli ışıklarla süsledi. Grubun girişine "Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan" yazılı pano yerleştirildi. AK Parti Grubu Başkanı Abdullah Güler, Grup Başkanvekilleri Abdulhamit Gül, Leyla Şahin Usta ve Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu koridorun süslenmesine yardım etti.
24 Şubat 2026 Salı - 14:08
Bakan Gürlek, MHP lideri Bahçeli’yi ziyaret etti
Adalet Bakanı Akın gürlek, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında ziyaret etti. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi TBMM’deki makamında ziyaret ettik. Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’ye nazik kabulleri için şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder