ASAYİŞ - 24 Şubat 2026 Salı 14:39

Şeyma Gökçe’nin 14. kattan düşerek ölmesine ilişkin davada sanık Uyucu, beraat etti

A
A
A
Şeyma Gökçe’nin 14. kattan düşerek ölmesine ilişkin davada sanık Uyucu, beraat etti

Ankara’da sevgilisi Hüseyin Uyucu ile yaşadığı evin 14. katından düşerek hayatını kaybeden Şeyma Gökçe’nin ölümüne ilişkin görülen davada sanık Uyucu, suçlamalardan beraat etti.


Ankara 2. Batı Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Hüseyin Uyucu, maktul Şeyma Gökçe’nin ailesi ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı yargılamanın başladığını ve bu celse tanık dinleneceğini belirtti.


Duruşmada dinlenen tanık M.A., olay günü evden yükselen sesleri duyduğunu belirterek, "Olay hafta sonuydu. Hatırladığım kadarıyla kavga başladı. Vefat eden kişi sert şekilde bağırarak konuşuyordu. Yaklaşık 15-20 dakika sürdü, sonra bir sessizlik oldu. Erkek olan kişi ‘Yapma, kendine zarar vereceksin’ gibi bir şey söylüyordu" dedi.


Söz alan tutuklu sanık Hüseyin Uyucu ise savunmasında, "Başından beri verdiğim ifadeler geçerlidir. Diyeceğim başka bir şey yoktur" ifadelerini kullandı.


Mahkeme başkanının söz vermesi üzerine konuşan maktul Şeyma Gökçe’nin babası Mithat Gökçe, kızının intihar etmediğini savunarak, "Adaletle birlikte evladımın kanı yerde kalmayacaktır. Evladım intihar etmedi. Olay yerinde hiçbir parmak izi çıkmadı. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.


Anne Gülnur Çağlar’da kızının daha önce intihar girişiminde bulunduğunda kendisine not yazdığını belirterek, "En son benimle mesajlaşmıştı. Benim kızım intihar etmedi, cinayete kurban gitti. Ben adalete güveniyorum" dedi.


Ağabey Göktürk Gökçe ise, sanık ve avukatı hakkında ayrıca bir iddiada bulunmak istemediğini ifade ederek, "Ablam o camdan o şekilde düşemez. Parmak izi olmadan çıkamaz. Polis memurları dahi o camdan tutunmak zorunda kaldı. Ablam tüm kıyafetlerini toplamıştı, evden ayrılmayı düşünüyordu demek ki" şeklinde konuştu.



"Savcı beraat talep etti"


Beyanların ardından Cumhuriyet savcısı mütalaasını açıkladı; maktul Şeyma Gökçe’nin düştüğü pencerenin çerçevesinde sanık Hüseyin Uyucu’nun parmak izine rastlandığını, maktul Gökçe’ye ait herhangi bir parmak izinin ise tespit edilemediğini belirtti. Sanık Hüseyin Uyucu’nun maktul ile uyuşturucu madde kullandığını ve telefon kayıtları incelemesinde ikili arasındaki gönül ilişkisi dışında bir yapı bulunmadığını kaydeden savcı, tüm dosya kapsamında sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair somut bir delil bulunmaması sebebiyle sanığın beraatini talep etti.


Mahkeme dosyada karar verileceğini bildirirken son sözler için sanık Uyucu’ya söz verdi. Uyucu "Bir insanın katil olması bu kadar kolay olmamalı. Ben 1 senedir içerdeyim. Kızları öldü, evet canları gitti ben duygumu belli ediyorum. Ama onlar ’kızımızı sen öldürdün’ dedi. Ben masumum herkese söyledim. Yüce adalete güveniyorum" diye konuştu.


"Suçlamalardan beraat etti"


Beyanlar sonrasında kararını açıklayan mahkeme, sanığın suçunun sabit görülmediğine hükmederek, beraatine karar verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmandan Ramazan uyarısı: İftarda yapılan bu hata vücudu şoka sokuyor Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Özellikle iftar saatinde yapılan ani ve kontrolsüz yemek tüketiminin metabolik dengeyi bozduğunu belirten Turan, "Uzun süreli açlık sonrası hızlı yemek yemek kan şekerini aniden yükseltir. Bu durum vücutta adeta şok etkisi oluşturur" dedi. Ramazan ayında uzun süren açlık sonrası doğru ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor. Uzmanlar, özellikle iftar ve sahurda yapılan hataların sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşları bilinçli beslenme konusunda uyarıyor. Tuzla Devlet Hastanesi’nde görev yapan Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, iftarda aniden ve hızlı yemek yemenin özellikle kan şekerinde dalgalanmalar ve şişkinlik gibi problemlere yol açacağını ifade ederek, iftarı ara vererek 2 aşamada yapmanın önemine dikkat çekti. "İftar metabolizma açısından günün en hassas öğünü" Ramazan’da en kritik öğünün sahur olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Feyzanur Turan, sahurun atlanmasının gün içinde vücudu pek çok noktada zorlayabileceğini dile getirdi. Sahur ve iftar için ideal beslenme modellerini aktaran Turan, şu şekilde konuştu: "Günlük hayatta genellikle az ve sık beslenme modelini öneriyoruz. Ancak Ramazan’da bu süre daha kısıtlı olduğu için almamız gereken enerjiyi bu zaman dilimine göre paylaştırmamız gerekiyor. Bu noktada sahur, kesinlikle günün atlanmaması gereken tek öğünü. Sahuru atlamak gün içinde kan şekeri dalgalanmalarına, uyku haline ve kas kayıplarına sebep olabilir. Sahurda protein, lif ve değerli yağlar açısından zengin bir kahvaltı yapmak güzel bir tercih olacaktır. İftar ise metabolizma açısından günün en hassas öğünü çünkü uzun süreli açlık sonrasında ani ve hızlı yemek yeme kan şekerinin yükselmesine; sindirim problemlerine, şişkinliklere ve bunlardan kaynaklı nefes problemlerine sebebiyet verebilir." İftarı 2 aşamada yapmak ve vücudu dinlendirmek sindirim sistemi açısından çok önemli" İftarın iki aşamada yapılmasının sindirim problemlerinin de önüne geçebileceğini belirten Turan, "İftarı 2 aşamada yapmak önemli. Bir miktar su, zeytin ve hurmayla orucu açtıktan sonra çorba ve salatayla devam etmek iyi bir seçenek. Ardından 5-10 dakikalık bir ara vererek vücudumuzu dinlendirmek de sindirim sistemimize yardımcı olacaktır. İftar süresi boyunca sıvı alımına da özen gösterilmeli fakat iftara sıvı yüklemesiyle başlamamak gerekiyor; bu şişkinliğe neden olabilir. Bunun yerine sıvıyı doğru bir şekilde ve saatlere yayarak almak metabolik denge için şart" dedi. Son olarak kronik rahatsızlığı olan bireylerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışması gerektiğini hatırlatan Turan, bazı rahatsızlıklar veya bazı ilaçların uzun süreli açlığa uygun olmayabileceğinin altını çizdi.
Samsun Samsun’da içme suyuna sıkı denetim: 3 bin 328 numune temiz çıktı Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, 2025 yılında il genelinde içme ve kullanma sularına yönelik 3 bin 328 numune alındığını belirterek, yapılan analizler sonucunda Samsun’un içme suyunda herhangi bir kimyasal, mikrobiyolojik ya da fiziksel soruna rastlanmadığını açıkladı. Samsun İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, içme ve kullanma suyu şebekelerinden numune alma işlemlerinin "İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Çevre Sağlığı birimi tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ile koordineli şekilde yürütüldüğünü söyledi. Alınan numunelerin laboratuvarlarda mikrobiyolojik, kimyasal ve fiziksel yönden analiz edildiğini ifade eden Uras, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. 798 kaynak düzenli olarak izleniyor İl genelinde 749’u yeraltı, 49’u yüzeysel olmak üzere toplam 798 su kaynağı bulunduğunu kaydeden Uras, ayrıca 24 arıtma tesisi, 496 şebeke, bin 738 su deposu ve bin 87 izleme noktasının düzenli olarak kontrol edildiğini belirtti. 2025 yılı içerisinde bu kapsamda toplam 3 bin 328 numunenin alınarak Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda incelendiğini dile getiren Uras, özellikle son dönemde meydana gelen aşırı yağışların ardından müdürlüğe iletilen şikâyetler üzerine numune sayılarının ve izleme noktalarının artırıldığını, takip sürecinin sıklaştırıldığını ifade etti. "İçme sularımız temiz" Yıl boyunca yürütülen analiz sonuçlarına değinen Uras, "Analiz sürecine tabi olan içme suyu değerlendirme sonuçlarımız temizdir. Samsun’un içme sularında kimyasal, mikrobiyolojik ya da fiziksel herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Vatandaşlarımız içme sularını gönül rahatlığıyla tüketebilirler" dedi. Muhtemel uygunsuzluk durumlarında ilgili kurumlara ivedilikle bilgi verildiğini belirten Uzm. Dr. Uras, kirlilik araştırmasının yapıldığını, su numuneleri uygun hale gelene kadar izleme sürecinin sürdürüldüğünü ve elde edilen verilerin Sağlık Bakanlığı İçme-Kullanma Suyu Bilgi Sistemi’ne aktarıldığını sözlerine ekledi.
Malatya Başkan Er: "Malatya’yı sporla, kültürle, sanatla ve eğitimle büyütmeye devam edeceğiz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya’mız küllerinden yeniden ayağa kalkarken dirençli, büyük, yaşanabilir, insanların rahat edeceği çok merkezli bir şehir inşa ediyoruz. Malatya’yı sporla, kültürle, sanatla ve eğitimle büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Battalgazi Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrencilerle bir araya gelen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Ramazan ayı kapsamında belediye ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından öğrenciler için düzenlenen yarışma ve müzik programına katıldı. ’Uyan Sunam Uyan’ türküsüne eşlik eden Başkan Er, öğrenciler arasında düzenlenen Kahoot ödüllü bilgi yarışmasında birinci olan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Yazılım Mühendisliği ikinci sınıf öğrencisi Memik Kızık’a ödülünü takdim etti. Başkan Er ayrıca dereceye giren diğer öğrencilere de içerisinde kişisel bakım ürünlerinin olduğu destek çantası hediye etti. Üniversite öğrencileriyle sohbet eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, belediye olarak mübarek Ramazan ayını sadece takvimde yaşanan bir zaman dilimi olarak değil, şehrin ruhunu güçlendiren, birlik ve beraberliği pekiştiren bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti. Kültür ve sanat programları, ilahiler, söyleşiler ve alanında önemli isimlerin katıldığı etkinliklerle dolu bir takvim hazırladıklarına dikkat çeken Başkan Er, Malatyalıları düzenlenen programları takip etmeye ve birlikte bu atmosferi yaşamaya davet etti. "Gençlerimizin fikirlerini önemsiyor, birlikte istişare ederek yol alıyoruz" Belediye olarak gençlere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını ve projeleri bir bir hayata geçirdiklerini de kaydeden Başkan Er, "Gençler bizim geleceğimizdir. Sadece sözde değil, icraatta da buna inanıyoruz. Bu nedenle gençlerimize yönelik projelerimizi her geçen gün artırıyoruz. Aktif bir Genç Meclisimiz var. Genç Meclisimizin aldığı kararları, adeta Belediye Meclisimizin kararları gibi değerlendiriyor ve hayata geçiriyoruz. Gençlerimizin fikirlerini önemsiyor, birlikte istişare ederek yol alıyoruz" dedi. "Genç kartla belediyemizin birçok hizmetinden indirimli faydalanabilirsiniz" ‘Genç Kart’ uygulamasının Büyükşehir Belediyesi’nin tesisleri başta olmak üzere giyimden sinemaya kadar her alanda gençlere önemli avantajlar sağladığını anlatan Başkan Sami Er, "Genç Kart sahibi kardeşlerimiz belediyemizin birçok hizmetinden indirimli şekilde faydalanabiliyor. Bunun yanında özel sektörle yaptığımız anlaşmalar sayesinde gıdadan giyime, sinemadan farklı sosyal alanlara kadar birçok noktada indirim imkânı sağlıyoruz" şeklinde konuştu. "Çok kapsamlı kütüphane ve spor yatırımlarımız var" Malatya’ya gençlere yönelik yürütülen projeler kapsamında eğitim ve sporda ciddi yatırımlar yaptıklarını, bundan sonrada yatırımların devam edeceğini aktaran Başkan Er, "Malatya’mıza bölgenin en büyük kütüphanelerinden birini kazandırıyoruz. 815 kişilik, son derece modern, 7/24 açık olacak bu kütüphane inşallah çok kısa süre içinde tamamlanacak. İçerisinde ücretsiz çay, çorba ikramları, sıcak içecekler, belirli oranlarda ücretsiz çıktı ve fotokopi imkânı olacak. Girişler kart sistemiyle olacak, düzeni bozan davranışlara müsamaha gösterilmeyecek. Gençlerimiz huzurlu, güvenli ve verimli bir ortamda ders çalışabilecek. Bununla birlikte şehrimizin birçok mahallesinde gençlik merkezleri ve spor merkezleri oluşturuyoruz. Her birinin içinde kütüphaneler yer alacak. Çocuk kütüphanemiz, genç sanat merkezimiz, yeni açılacak kütüphanelerimizle Malatya’yı adeta bir "kütüphaneler şehri" haline getirmeyi hedefliyoruz. Spor yatırımlarımız ise çok kapsamlı. Yaklaşık 2.5 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Beş büyük spor kompleksi, yarı olimpik yüzme havuzları, fitness salonları ve çok amaçlı spor alanları inşa ediyoruz. Bunun yanında yaklaşık 40 tane butik spor sahası; kapalı ve açık halı sahalar, basketbol ve voleybol sahaları yapıyoruz. Ayrıca, 1.5 milyar liralık bir yatırımımız daha olacak" ifadelerini kullandı. "350 dönüm alanda spor köyü inşa edeceğiz" İnönü Üniversitesi’nin karşısında 350 dönüm alanda ‘Spor Köyü’ yapacaklarını kaydeden Başkan Sami Er, "İnönü Üniversitemizin karşısında hayata geçireceğimiz ‘Spor Köyü’ projesi ise bölgenin cazibe merkezi olacak. Mevcut stadyumu daha yaşanabilir ve çok amaçlı bir yapıya dönüştürüyoruz. Üniversiteyle birlikte 350 dönümlük alanda kapsamlı bir spor köyü oluşturacağız. Ayrıca, İnönü Üniversitesi ile iş birliği içinde yeni spor salonları ve tesisler kazandırıyoruz. Amacımız; okullar arası, mahalleler arası, kulüpler arası ve ulusal ölçekte müsabakaların Malatya’da yapılmasını sağlamak. Maratonlar, bisiklet organizasyonları ve birçok sportif etkinlikle gençlerimizi sporla buluşturacağız" diye konuştu. "Gençlere dokunan faaliyetler yapacağız" "Genç Mekân" projesiyle iki kitap kafeyi gençlerin hizmetine sunacaklarını belirten Başkan Er, "Kitap kafe ve müze kafe konseptiyle hem ders çalışılabilecek hem de keyifle vakit geçirilebilecek alanlar oluşturuyoruz. Özellikle mevcut müzelerimizi daha işlevsel hale getirerek gençlerimizin yaşam alanlarına dönüştürmeyi hedefliyoruz. Biz gençlerimize güveniyoruz. Gençlere dokunan faaliyetler yapacağız çünkü gençlerimizi önemsiyoruz. Sınavlarda ciddi hazırlık kurslarımız var. Evde imkânı olmayan kardeşlerimize internet temin ediyoruz. Ücretsiz İnternete erişimi yaygınlaştıracağız. Bilim Merkezi için protokol imzaladık. Beylerderesi’nde bulunan 100 dönümlük alanımız üzerinde Bilim Merkezini inşa edeceğiz. Aynı alan üzerinde 1500 kişilik kongre ve kültür merkezi de yapacağız. İçerisinde muhtelif 300 ila 500 kişilik 2-3 salon daha olacak. İnderesi’nde macera parkını aktif hale getirdik. Kernek’te büyük bir park yapıyoruz" dedi. "Malatya’da çok büyük işler yapılıyor" Malatya’yı sporla, kültürle, sanatla ve eğitimle büyütmeye devam edeceklerini dile getiren Başkan Er, "Güçlü bir şehir, ancak güçlü ve donanımlı gençlerle mümkündür. Malatya’mız büyüyor. Malatya’mız küllerinden yeniden ayağa kalkarken, dirençli, büyük, yaşanabilir, insanların rahat edeceği çok merkezli bir şehir inşa ediyoruz. Malatya’da çok büyük işler yapılıyor" ifadelerini kullandı. Başkan Sami Er, daha sonra öğrencilere aşure ikram etti. Öğrencilerle birlikte aşure yiyip, sohbet etti. Öğrencilerin yurt binalarının bulunduğu alana halı saha isteklerini kırmayan Başkan Er, yeni dönem projeleri içerisine öğrencilerin taleplerini ekleyeceklerinin sözünü de verdi.
Tunceli Tunceli’de miniklere sıfır atık dersi Tunceli’de anaokulu öğrencileri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nü ziyaret ederek sıfır atık ve geri dönüşüm konusunda uygulamalı eğitim aldı. Tunceli’de çevre bilincinin küçük yaşlarda kazandırılması amacıyla düzenlenen etkinlik, hem öğretici hem de renkli görüntülere sahne oldu. Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından ağırlanan Tunceli Zübeyde Hanım Ana Okulu öğrencileri, sıfır atık ve geri dönüşüm konusunda bilgilendirildi. Minikler, atıkların ayrıştırılmasını yerinde görerek öğrendi; etkinlik boyunca hem eğlendi hem de çevreye dair önemli bilgiler edindi. "Çocuklarımızı bu sürece ortak etmek temel hedefimiz" Çocukları geri dönüşüm ve sıfır atık konularında bilgilendirip, çevreyi koruma sürecine ortak etmeyi hedeflediklerini belirten Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Melih Melik Kara, "Müdürlük olarak Tunceli Zübeyde Hanım Ana Okulu öğrencilerimizi misafir ettik. Temel hedefimiz sıfır atık ve geri dönüşüm konusunda öğrencilerimizi bilinçlendirmek. Çocuklarımıza basit ve anlaşılabilir bir eğitim verdik. Dolayısıyla alacakları eğitimin kendileri için, aileleri için ve ülkemiz için önemli noktalara taşınacağına eminiz. Geri dönüşüm ve sıfır atık konusunda çocuklarımızı bu sürece ortak etmek temel hedefimiz" şeklinde konuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Çevre Şube Müdürü Eylem Akarsu Akyol, "Bugünkü misafirlerimiz çok kıymetli. Çünkü biz il müdürlüğü olarak geri dönüşüm ve sıfır atık konularında küçük yaştaki çocuklara farkındalık kazandırmak istiyorduk. Bugünkü etkinliğimiz de güzel oldu. Çocuklara sıfır atık ve geri dönüşümle ilgili bilgiler verdik, sunum yaptık. Çöpleri ayrı ayrı atmalarını sağladık. Güzel bir etkinlik oldu" ifadelerini kullandı. "Yerinde görmemiz çocuklar için daha kalıcı oldu" Okul öncesi öğretmeni Dilan Han ise "Biz böyle çalışmaları okullarımızda da yapıyoruz, geri dönüşüm kutularımız var. Bizde genellikle kağıt, karton gibi geri dönüşüm malzemeleri çıkıyor, onları ayırıyoruz. Ama burada yerinde görmemiz çocuklar için daha kalıcı oldu. Bugün anne babalarına da öğretecekler" dedi.