Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Marmaris’te kaza diye kapatılan dosya yeniden açılınca cinayet çözüldü
05 Mayıs 2026 Salı - 20:44:01
Muğla’nın Marmaris ilçesinde 3 yıl önce "kaza" olarak değerlendirilip takipsizlik kararı verilen dosya yeniden açılınca, olayın cinayet olduğu ortaya çıkartıldı. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, 2 kişi de adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Muğla’nın Marmaris ilçesinde 28 Mart 2023’te yaşanan ve ilk etapta "talihsiz bir kaza" olarak kayıtlara geçen nakliyeci Abdullah Uslu’nun ölümü, yürütülen kapsamlı soruşturma sonucunda çarpıcı bir şekilde yeniden değerlendirildi. Dosyanın yeniden açılmasıyla ve yürütülen titiz soruşturmayla ortaya çıkan deliller, olayın bir kaza değil cinayet olduğunu gözler önüne serdi. "Kaza denilerek kapatılmıştı" 3 yıl önce Marmaris’te yaşanan olayda, 1974 doğumlu Abdullah Uslu’nun eşi ve komşularıyla ikametinde olduğu sırada, alkollü olduğu ve silahını beline takarken kazara kendini vurduğu iddiasıyla dosya "taksirle ölüme neden olma" kapsamında değerlendirilmiş ve takipsizlik kararı verilmişti. Ancak maktulün kızı Aylin Kızılca söz konusu takipsizlik kararına itiraz etti. Takipsizlik kararı Muğla 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından kaldırıldı ve soruşturmaya devam edildi. Yeniden başlatılan soruşturmada, tanık beyanları Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte dosyada dikkat çeken ayrıntılara ulaşıldı. Olay günü evde bulunan kişilerin ifadeleri arasında ciddi çelişkiler olduğu, bilirkişi raporuyla ifadelerin uyuşmadığı tespit edildi. Maktulün eşi S.U., komşuları H.A. ve E.A. ile iletişim kayıtlarında adı geçen Y.K. da dosyada şüpheli olarak yer aldı. "Silah raporu: ‘Kendiliğinden ateş almaz’" 18 Nisan 2023 tarihli kriminal rapor, olayın seyrini değiştiren en kritik bulgulardan biri oldu. Raporda, silahın düşme ya da çarpma sonucu kendi kendine ateş almasının mümkün olmadığı yer aldı. "Silah düştü patladı" yalanını çürüten bu tespitle "kaza" ihtimali ortadan kalktı, dosya cinayet soruşturmasına dönüştü. "Olay yeri incelemesi: Her şey anlatılanın tersini söylüyor" Olay yeri incelemesinde tüm bulguların ilk soruşturmada anlatılan hikayenin tam tersini söylediği belirlendi. Olay yerinde yapılan incelemede ikamet kapısının yan duvarında mermi izi bulunurken, şüphelilerin ölen şahsın havaya ateş ettiği beyanı çürütüldü. Yine zeminde bulunan mermi çekirdeğinin havaya ateş edildiği beyanı ile ters olduğu görüldü. Cesedin arkasında 2 boş kovan bulundu. Masa başından atılan tabancadan çıkan kovanların cesedin arka tarafındaki bulunduğu konuma gidemeyeceği tespit edildi. Tanık beyanına göre ateşlendiği varsayılırsa ikametin yan bahçe zemininde olması gereken kovanların ise cesetten yaklaşık 151 cm uzakta olması dikkat çekti. Bilirkişi raporuna göre, "masada otururken havaya ateş edildi" iddiası fiziken imkansızdı. "Adli Tıp: Yakın mesafeden ateş" Adli tıp bulgularıyla; Abdullah Uslu’nun 20-40 cm mesafeden vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Bu bulgu, kazara ateş alma iddiasını tamamen çürüttü. "Atış artıkları: Şüpheliler olayın içindeydi" Yüz svabı (atış artığı) üzerinde yapılan incelemelerinde: H.A.’nın yüz ve iki el, S.U.’nun sol el ve E.A.’nın yüz üzerinde atış artığı bulundu. Bu durum, şüphelilerin olay anında silaha çok yakın olduğunu ya da doğrudan müdahale ettiklerini ortaya koydu. Yüz svabında atış artığına rastlanabilmesi için, yüzün ateş anında tabancaya en fazla 45 cm mesafede ve tabancanın ön kısmı, üst kısmı veya kovan tahliye yönünde bulunması gerektiği kaydedildi. "Kayıp güvenlik kamerası bulundu" İlk tutanakta "çalışmıyor" denilen güvenlik kamerası sisteminin, sonradan şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulunduğu ortaya çıktı. Üstelik cihazda olay gününe ait kayıtların olduğu belirlendi. Cihazda olay gününe ait görüntü kayıtları açılamayınca cihaz incelenmek üzere Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar Daire Başkanlığı’na gönderildi. "Dinlemelerde şüpheli konuşmalara ulaşıldı" CMK 135 kapsamında yapılan dinlemelerde geçen ifadeler soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturma kapsamında taraflar arasında şüpheli telefon görüşmeleri tespit edildi. Şüpheli Y.K. ile şüpheli H.A. arasında geçen bir görüşmede, Y.K.’nin "Senin bir ifaden onu yakar, onun bir ifadesi ise seni maddi yönden yakar" şeklindeki sözlerinin tape kayıtlarına yansıdığı ortaya çıktı. Soruşturma makamları, bu görüşmenin olayın aydınlatılması açısından önemli bir veri olduğunu değerlendirdi. Görüşmede geçen ifadelerin, şüpheliler arasında olay sonrası bir yönlendirme ya da çıkar ilişkisi bulunabileceği ihtimalini gündeme getirdiği kaydedildi. "Kendiniz öldüreceksiniz adamı ya", "En azından profesyonel katil demezler" şeklindeki konuşmalar, olayın planlı olabileceğini ortaya koydu. "Şüpheli tapu hareketleri" Olaydan sonra S.U.’ya ait bazı taşınmazların, H.A.’nın kızı A.T. üzerine devredildiği tespit edildi. "Eşi konuştu, olay aydınlatıldı" Maktulün eşi 47 yaşındaki S.U.’nun savcılıkta verdiği yeni ifade, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Uslu ifadesinde "önceki beyanlarının doğru olmadığını, H.A. tarafından yönlendirildiğini, olay sırasında boğuşma yaşandığını" açıkladı. Komşusu ile eşi arasında arbede yaşanmış S.U., olay gecesi evde yemek yediklerini ve alkol aldıklarını ifade etti. Eşinin sarhoş olması nedeniyle komşusu H.A. ile birlikte içeri götürdüklerini anlatan S.U., olay gecesini şöyle anlattı: "Bu sırada yemek masasındaki silahı H.A., eşimin sarhoş halde sağa sola ateş etmesini engellemek amacıyla aldı. H.A.’nın Abdullah Uslu’nun sağ koluna, bende sol koluna girdim. Kapı girişine gelindiğinde eşim silahın H.A.’nın elinde olduğunu fark etti." S.U., Abdullah Uslu’nun silahı almaya çalıştığını ve bu sırada aralarında itiş kakış yaşandığını öne sürdü. "Eşimin yüzünden kan geldi" S.U., yaşanan itiş kakış sırasında eşi Abdullah Uslu’nun mermiyi silahın ağzına verdiğini ifade etti. "O sırada ikimiz de ‘Apo ne yapıyorsun?’ dedik. Aralarında itiş kakış olurken silah eşimin bel hizasında patladı" diyen S.U., silah patladıktan sonra yere düştüğünü belirterek, o an eşinin sol kolunda olduğunu, silaha herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını savundu. S.U., olay sonrası eşinin yüzünden kan geldiğini gördüğünü, H.A.’dan ‘ay’ diye bir ses duyduğunu, ardından H.A.’nın içeri girdiğini ifade etti. "Olay yerinde temizlik yapmadım, yapanı görmedim" S.U., olayın ardından yardım istemeye koştuğunu, Abdullah Uslu vurulduktan sonra silaha, kovanlara, çekirdeğe ya da olay yerindeki herhangi bir delile dokunmadığını belirtti. Banyo dolabında tespit edildiği belirtilen kanlı parmak izlerinin kendisine ait olmadığını ileri süren S.U., "Ben olay yerinde herhangi bir temizlik yapmadım. Onların olay yerinde temizlik yaptığını görmedim" dedi. "Kameralar bozuk dediler" İfadesinde kamera kayıt cihazına ilişkin iddialara da değinen S.U., olay günü evdeki kameraların kayıt almadığını bildiğini, çünkü yaklaşık 10 gün önce Abdullah Uslu’nun kameraların çalışmadığını fark ettiğini söyledi. Ancak kameraların olaydan bir gün önce yeniden bağlandığını kolluk ifadesi sırasında öğrendiğini belirten S.U., "Bir gün öncesinde kamera bağlandıysa olay günü kameranın açık olması lazım" dedi. "Kamera kayıtı komşuda çıktı" S.U., H.A.’nın kendisine kamera kayıt cihazının jandarmada olduğunu söylediğini, ancak daha sonra cihazın H.A.’nın elinde olduğunun ortaya çıktığını iddia etti. S.U., "Ben asla kamera kayıt cihazını H.A.’ya vermedim. Kendisi yalan söylüyor. Benim kameralardan ve kayıt cihazından haberim bile yoktu" ifadelerini kullandı. "Ağız birliği yapmışlar" Savcılık ifadesinde daha önceki kolluk beyanıyla çelişen noktalar da S.U.’ya soruldu. 28 Mart 2023 tarihli kolluk ifadesinde kasadan iki silah ve bir kutu mermi getirdiğini söylediği hatırlatılan S.U., savcılıkta "Şimdi hatırladığım kadarıyla kasadan 1 adet silah ve 1 kutu mermi getirdim" şeklinde beyanda bulundu. S.U., önceki ifadesindeki çelişkiye ilişkin olarak ise olaydan önce H.A.’nın kendisiyle konuştuğunu ve olayı belli bir şekilde anlatmasını söylediğini öne sürdü. S.U., "Ağız birliği yaptığımız için kolluk ifademde o şekilde belirttim" dedi. Ayrıca S.U., silahın yere düştüğünü görmediğini daha önce H.A.’nın söylediğini, ancak H.A.’nın olayın "silahın yere düşerek patlaması" şeklinde anlatılmasını istediğini savundu. "Komşuları ile ortak arazi almışlar" Soruşturmadaki arazi iddialarına da yanıt veren S.U., söz konusu arazinin olaydan önce Abdullah Uslu ile H.A.’nın kızı A. tarafından ortak alındığını, hissenin yüzde 50’sinin Abdullah Uslu’ya, yüzde 50’sinin ise A.’ya ait olduğunu öne sürdü. S.U., H.A.’nın arazinin kendisiyle ortak alındığını söylemesinin nedeninin Abdullah Uslu’nun çocuklarının pay almasını engellemek olduğunu iddia etti. "Uslu’nun cep telefonu satılmış" Olaydan 15 gün sonra Marmaris’ten ayrıldığını, önce Mersin Tarsus’a, ardından Ankara’ya gittiğini anlatan S.U., bunun otobüs biletleri veya telefon kayıtlarından tespit edilebileceğini söyledi. Abdullah Uslu’ya ait cep telefonunun ise kendisinde olduğunu, oğlunun telefonunun bozulması üzerine cihazı ona verdiğini, oğlunun da daha sonra telefonu Samsun’da bir telefoncuya sattığını beyan etti. "Yuvarlak masada yemek yedik" S.U., olay yeri fotoğraflarında gösterilen dikdörtgen masa üzerinde yemek yemediklerini de savundu. Yemeğin şöminenin yanındaki yuvarlak masada yenildiğini belirten Uslu, dikdörtgen masanın normalde mutfakta bulunduğunu, dışarı nasıl getirildiğini ve üzerine yemeklerin nasıl konulduğunu bilmediğini söyledi. İfadelerde masa çelişkisi belirlendi. "Avukatını suçladı" Şüpheli S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat isterken, önceki avukatının kendisini yanlış yönlendirdiğini ifade etti. Eski avukatının bu şekilde ifade vermesi gerektiğini aksi takdirde kendisinin ‘katil’ diye içeri atılacağını belirten S.U., "Bu sebeple avukatı müdafim olmaktan azlediyorum" dedi. S.U., kendisine baro tarafından yeni bir avukat tahsis edilmesini istediğini, ek beyan vermek istediğini, mevcut avukatının kendisini yönlendirdiği için doğru ifade vermediğini beyan etti. "Derin suç şüphesi var" Marmaris’teki soruşturma kapsamında alınan şüpheli ve tanık ifadeleri, telefon inceleme tutanakları, teknik raporlar, kolluk tutanakları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Şüpheliler H.A. ve S.U., hakkında kuvvetli suç şüphesinin oluştuğuna kanaat getirildi. Kararda, şüphelilerin soruşturma sürecinde verdikleri ifadelerin teknik raporlarla uyumlu olmadığı, S.U.’nun ifadelerinde değişiklikler bulunduğu ve bu nedenle inkar yönündeki savunmalara itibar edilmediği belirtildi. "İkisi tutuklu, ikisi adli kontrolde" Savcılık yeniden açılan dosyada Abdullah Uslu’nun eşi ev hanımı S.U., komşuları fırıncı E.A. ve eşi H.A. ile teknisyen yardımcısı Y.K.’yi gözaltına alarak yeniden ifadelerini aldı. Soruşturma çerçevesinde tutuklamalar geldi. 4 Mayıs 2026 itibarıyla S.U. ve H.A. tutuklandı. E.A. ve Y.K. adli kontrolle serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla işlem yapıldı. "Sonuç: Kaza değil, cinayet" Başlangıçta "alkollü kazası" olarak kapatılan dosya, delillerin yeniden değerlendirilmesiyle bambaşka bir boyuta taşındı. Uzman raporları, adli tıp bulguları, iletişim kayıtları ve itiraflar bir araya geldiğinde, Abdullah Uslu’nun ölümünün basit bir kaza olmadığı, aksine güçlü şekilde cinayet şüphesi taşıdığı ortaya çıkartıldı. Marmaris’teki aydınlatılan olay, aradan geçen üç yıla rağmen dosyanın aydınlatılması ve adaletin tecellisi ettiğinin çarpıcı bir örneği olarak kayıtlara geçti.
05 Mayıs 2026 Salı - 20:00
Bakan Fidan, Hollandalı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ile telefonda görüştü. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve Türkiye’de yapılacak olan NATO Zirvesi’nin hazırlıkları ele alındı.
05 Mayıs 2026 Salı - 19:56
Bakan Bak: "Hiçbir gencimizin emeğinin, azminin ve hayallerinin sahipsiz kalmasına izin vermeyiz"
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Aydın Kuyucak’ta belediye tarafından mağdur edilen genç sporcuya destek olarak, "Hiçbir gencimizin emeğinin, azminin ve hayallerinin sahipsiz kalmasına izin vermeyiz" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Bak, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Aydın Kuyucak’ta belediye tarafından mağdur edilen genç sporcumuz Poyraz, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüz bünyesinde görevlendirdiğimiz karate antrenörümüz eşliğinde çalışmalarını kesintisiz sürdürecektir. Hiçbir gencimizin emeğinin, azminin ve hayallerinin sahipsiz kalmasına izin vermeyiz. Ülkemizin her köşesindeki sporcularımızı en güçlü imkânlarla desteklemeye, onların yolunu açmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
05 Mayıs 2026 Salı - 19:54
Yıldırımhan balistik füzesine ilişkin animasyon görüntüleri yayınlandı
Yıldırımhan balistik füzesine ilişkin animasyon görüntüleri yayınlandı
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:13
Bakan Şimşek: "(Petrol fiyatları) Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz."
Bakan Şimşek: "(Petrol fiyatları) Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz."
08 Mart 2026 Pazar - 22:50
Bakan Uraloğlu: "THY 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından Ortadoğu’daki bazı ülkelere getirilen 9 Mart’a kadar uçuş yasağının artırıldığını açıkladı. Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Bakan Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçağın, Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini ve Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın da Irak’ta bulunduğunu açıkladı. Bakan Uraloğlu, hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerin koordineli şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
08 Mart 2026 Pazar - 22:24
BBP Genel Başkanı Destici: "Hukuk toplumu korumuyorsa, o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Hukuk eğer bir toplumu korumuyorsa bir süre sonra o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir" dedi. Büyük Birlik Partisi Ankara İl Başkanlığı tarafından iftar programı düzenlendi. İftar programında konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Yıllardır herkesin önünde duran ama görmezden gelinen gerçeği, açık, kısa ve net bir şekilde dile getiriyoruz. Şayet bir suça engel olamıyorsanız yapmanı gereken ilk iş o suça yönelik cezaları gözden geçirmek olmalıdır. Adli tedbirleri ve cezaları bir an önce artırmalıyız. Ne kadar artıracağız, kadına saldıran, zarar veren, taciz eden, yaralayan, öldüren karşılaşacağı akıbeti hatırlayıp vazgeçecek duruma gelene kadar artıracağız. 3 yaşında, 5 yaşında çocukları kaçırıp tecavüz eden cinsi sapıkları ipte sallandırana kadar artıracağız. Hukuk eğer bir toplumu korumuyorsa bir süre sonra o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir" diye konuştu. "Maalesef suçla mücadele konusunda hala cezalarımız yetersiz" Suçla mücadele konusunda cezaların yetersiz olduğunu ifade eden Destici, "Sadece bizim gündeme taşıdığımız, idam ve tahliyesiz müebbet hapis cezası boş bir hamaset değil, bu gerçeklerin arasında duran bir mecburiyettir. Milletimize karşı, tarihe karşı açık ve dürüst olmak zorundayız. Maalesef suçla mücadele konusunda hala cezalarımız yetersiz. İnsanlarımızı, toplumu, toplumsal barışı, huzurumuzu, umutlarımızı geleceğimizi hedef alan suçlarla ilgili hukuk sistemimizi revize etmek, cezalarımızı artırmak mecburiyetindeyiz. Hepimiz için utanç vesilesi olması gereken kadınları ve çocukları hedef alan cinayetler, çeteler ve terör suçları için idam ve tahliyesiz müebbet cezaları muhakkak ama muhakkak hukuk sistemimize girmelidir" şeklinde konuştu. "Kadın anne olma sebebiyle ilk öğretmendir" Kadınların ilk öğretmen olduğunu vurgulayan Destici, "Kadın anne olma sebebiyle ilk öğretmendir. Çocuğa eğitimli olmayı, iyi insan olmayı, iyi bir Müslüman olmayı, vatansever olmaya, sorumlu olmaya, ahlaklı olmaya önce yönelten ilk önce yönelten kadındır, annedir. Kadınların cahil bırakıldığı bir toplumun ilerlemesi, eğitimli, vatansever, sorumlu, fedakar, ahlaklı olması asla mümkün olmaz. Bir toplumun inanç, ahlak, huzur ve gelişmişlik düzeyleri bu nedenle o toplumda kadına verilen önemle ve değerle doğrudan ilişkilidir" ifadelerini kullandı.
08 Mart 2026 Pazar - 20:23
Adalet Bakanı Gürlek’ten "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatında görev yapan kadın hakim, cumhuriyet savcısı, personel ile kadın avukatların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Bakan Gürlek, yargı teşkilatına gönderdiği mesajında, "Çalışkanlığınız, azminiz ve sorumluluk bilincinizle adalet hizmetinin en güçlü temsilcilerindensiniz" derken, kadın avukatlara attığı mesajında da, "Kadın avukatlarımızın mesleğini icra ederken ortaya koydukları azim ve adalet duygusu, toplumda hukuka olan güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır" vurgusunu yaptı. Adalet Bakanlığında görevli 81 bin 928 kadın yargı mensubu ve personele gönderilen mesajda Adalet Bakanı Akın Gürlek, özveriyle görev yapan kadınların adalet teşkilatının güçlenmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, "Adalet teşkilatımızda görev yapan siz kıymetli kadın mensuplarımız; çalışkanlığınız, azminiz ve sorumluluk bilincinizle adalet hizmetinin en güçlü temsilcilerindensiniz. Sizlerin katkısıyla adalet teşkilatımız her geçen gün daha da güçlenmektedir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, adaletin tesisi için büyük bir özveriyle görev yapan kadın hakimlerimize, savcılarımıza ve tüm kadın personelimize emekleri için teşekkür ediyorum. Adalet teşkilatımızda görev yapan tüm kadın mensuplarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadesini kullandı. Bakan Gürlek eş zamanlı olarak 100 bin 376 avukata gönderdiği mesajında da şu ifadelere yer verdi: "Adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan kadın avukatlarımız; bilgi, emek ve kararlılıklarıyla savunmanın gücünü temsil etmekte, hukuk devletinin güçlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Kadın avukatlarımızın mesleğini icra ederken ortaya koydukları azim ve adalet duygusu, toplumda hukuka olan güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Savunmanın onurlu temsilcileri olan tüm kadın avukatlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Siz değerli avukatlarımıza çalışmalarınızda başarılar diliyorum."
08 Mart 2026 Pazar - 18:14
Katar’da mahsur kalan sporcular Türkiye’ye dönmek üzere uğurlandı
Katar’a futbol turnuvasına katılmak için gittikten sonra mahsur kalan Küçükada Spor Kulübü kafilesi, Türkiye’ye dönmek üzere Katar Büyükelçisi Mustafa Göksu tarafından uğurlandı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası bölgede yaşanan gelişmeler nedeniyle Katar’ın başkenti Doha’da mahsur kalan 31 kişilik Kuşadası Küçükada Spor Kulübü kafilesi, Türkiye’ye dönmek üzere yola çıktı. 10-12 yaş aralığındaki 21 sporcu, 8 teknik heyet üyesi ve bir sporcunun 2 aile üyesinden oluşan kafile, bugün saat 15.00’te Katar’dan hareket ederek Riyad üzerinden Türkiye’ye dönmek üzere Katar Büyükelçisi Mustafa Göksu tarafından uğurlandı.
08 Mart 2026 Pazar - 18:13
Vatandaşlar kadın kamu görevlilerine CİMER üzerinden teşekkür etti
Kamu hizmet sunumunda kadın kamu görevlilerinin kattığı hassasiyet, CİMER teşekkür başvurularına yansıdı. Vatandaşlar CİMER üzerinden kadın kamu görevlilerine teşekkür etti. CİMER’e 2025 yılında kamu hizmetinden duyulan memnuniyet dolayısıyla gönderilen on binlerce teşekkür başvurusu arasında kadın kamu görevlilerine teşekkür başvuruları öne çıktı. İlettikleri binlerce başvuru yoluyla vatandaşlar, kadın kamu görevlilerinin görev ifasıyla kalmayıp insan odaklı yaklaşımlarıyla kamu hizmetlerinde güven duygusunun güçlendirdiğini vurguladılar. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), kamu hizmetinin ifasında ihtiyaçlar ve sorunlu alanların tespitinde olduğu kadar kamu hizmetinden duyulan memnuniyet ve kamu görevlilerine teşekkür mesajlarının iletilmesinde de tek adres oldu. 2025 yılı boyunca CİMER’e Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 92 bin teşekkür başvurusu iletildi. Bu başvuruların kayda değer bir bölümünü kadın kamu görevlilerine yönelik teşekkür başvuruları oluşturdu. CİMER’e, kamu hizmetinde büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle görev yapan kadın kamu görevlilerine iletilmek üzere yapılan teşekkür başvurularında vatandaşlar; doktorlardan hemşirelere, öğretmenlerden okul yöneticilerine, sosyal hizmet çalışanlarından güvenlik personeline kadar birçok alanda görev yapan kadın kamu görevlilerinin özverili ve çözüm odaklı çalışmalarını takdir ettiklerini ifade etti. Başvurularda, kadın kamu görevlilerinin görevin başarıyla ifası ötesinde insan odaklı yaklaşımlarıyla kamu hizmetinde güven duygusunu güçlendirdiği vurgulandı. "Kadınların emeği toplumun gücüdür" 2025 yılında CİMER’e gelen teşekkür başvurularında özellikle sağlık ve eğitim alanında görev yapan kadın kamu çalışanlarına teşekkür mesajları yoğunlaştı. Vatandaşlar, kadınların çalışma hayatındaki katkılarını, "Hayatın her alanında sabır, emek ve sevgiyle çalışan kadınlarımız sayesinde toplum daha güçlü ve daha umut dolu bir geleceğe ilerliyor" sözleriyle överken, kamu hizmetlerinin pek çok alanında görev yapan kadın kamu görevlilerinin özverili çalışmalarının kamu hizmetlerinin kalitesini artırdığı mesajları iletildi. CİMER’e gönderilen mesajlarda; kadın kamu görevlileri görev bilinci, sabırlı, güler yüzlü ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla öne çıkarken vatandaşlar, "devletin sahadaki şefkatli yüzü" olarak gördükleri kadın çalışanlara duydukları minnettarlığı dile getirdiler. Kamu hizmetinde empati ve duyarlılık Teşekkür başvurularında kadın kamu görevlilerinin vatandaşlarla kurduğu empatik iletişim ve çözüm odaklı yaklaşım sıkça vurgulandı. Bir asker, kadın Jandarma Komutanına yönelik yaptığı teşekkür başvurusunda, "Komutanım konuyla kendi çocuğu gibi ilgilendi. Bizi dinledi, konuyu yakından takip etti. Böyle insanların olması gerçekten güven veriyor" derken, bir başka vatandaş, yaşlı annesinin işlemlerinin kolaylaştırılması için gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ettiği nüfus hizmetlerinde görev yapan kadın personeli vatandaş odaklı yaklaşımı üzerinden övdü. Şefkat ve güven veriyor Özellikle sağlık alanında görev yapan kadın çalışanlara hastalara karşı sergiledikleri ilgi, şefkat ve profesyonel yaklaşımın dolayısıyla teşekkür edilirken, bu durumun güçlü bir güven duygusu oluşturduğu ifade edildi. Antalya’da bir vatandaş, doğum sürecinde kendisiyle ilgilenen doktor ve ebeler için "Sağlık çalışanlarının titiz ve güven veren yaklaşımı sayesinde süreci huzurla tamamladım. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" derken, acil serviste görev yapan bir kadın doktora yönelik kaleme alınan bir diğer teşekkür başvurusunda ise, "Yoğun çalışma temposuna rağmen doktorun profesyonel yaklaşımı ve nazik tutumu kendimi güvende hissetmemi sağladı" ifadeleri kullanıldı. Eğitim alanında iletilen başvurularda da öğretmenler ve okul yöneticilerinin öğrencilerle kurduğu güçlü iletişim ve özverili çalışmalarına yönelik teşekkür mesajları dikkat çekti. Velilerden, öğrencilerin okula severek gitmesini sağlayan öğretmenlerin sabrı, ilgisi ve rehberliğinin çocukların gelişiminde büyük rol oynadığı, çocuklara anne şefkatiyle yaklaşan öğretmenlerin fark oluşturduğu ifadeleriyle teşekkür başvuruları yapıldı.
08 Mart 2026 Pazar - 16:21
TBMM’de bu hafta, Milli Savunma Bakanı Güler ve Dışişleri Bakanı Fidan milletvekillerini bilgilendirecek
TBMM Genel Kurulunda bu hafta Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, çatışmaların yayılması, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Türkiye’nin tutumu konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. TBMM Genel Kurulunda, Milli Savunma Bakanı Güler ile Dışişleri Bakanı Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, çatışmaların yayılması, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Türkiye’nin tutumu konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. Bakanların yapacağı sunumlarda 30’ar dakika, siyasi parti grupları tarafından yapılacak konuşmalarda ise 20’şer dakika süre verilecek. Grubu bulunmayan 2 milletvekili de 5’er dakika konuşacak. Genel kurulda, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri devam edecek. İlk 21 maddesi kabul edilen teklife göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü yerlerde görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilecek, döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye miktarını 5 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Milli Parklar Kanunu kapsamında korunan alanlardaki koruma hizmeti ile suçların takibi orman muhafaza memurları yanında av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri tarafından da sağlanabilecek. Genel kurulda ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti Arasında Kolluk İş Birliği Mutabakat Muhtırasının Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşülecek. Komisyonların gündemleri Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ele alınacak. Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon ve Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, gündemlerindeki konuları görüşecek. Salı ve çarşamba günleri Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda milletvekillerine hitap edecek.
08 Mart 2026 Pazar - 16:19
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan anlamlı 8 Mart mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Muhterem eşim ve sevgili kızlarımla birlikte bir anne, eş, kardeş, yoldaş ve evlat olarak hayatımıza anlam katan, değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum" dedi.
08 Mart 2026 Pazar - 16:12
Kadın mühendisler Türkiye’nin savunma teknolojilerine katkı sağlıyor
Savunma ve havacılık sanayisinde görev yapan kadın mühendisler ve yöneticiler geliştirdikleri projeler ve yürüttükleri çalışmalarla Türkiye’nin savunma teknoloji rotasına katkı sunuyor. Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, kadınların sektörde giderek daha güçlü şekilde yer aldığını belirterek genç kadınlara teknoloji ve mühendislik alanlarına yönelmeleri çağrısında bulundu. Hayatın birçok alanında olduğu gibi savunma ve havacılık sanayisinde de kadınların rolü her geçen gün daha görünür hale geliyor. Yüksek teknoloji, strateji ve mühendislik gerektiren bu alanda görev yapan kadınlar geliştirdikleri projeler ve yönettikleri ekiplerle Türkiye’nin savunma gücüne katkı sağlıyor. Türkiye’nin yerli ve milli savunma teknolojilerindeki ilerleyişinde kadınların emeği, bilgisi ve kararlılığı önemli bir yer tutuyor. Savunma ve havacılık sanayisinde 25 yılı aşkın deneyime sahip Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer de bu isimler arasında yer alıyor. Kariyeri boyunca savunma sanayisinin önemli kurumlarında görev alan Dinçer, ROKETSAN, Airbus ve ASELSAN gibi ulusal ve uluslararası kuruluşlarda kritik projelerde sorumluluk üstlendi. Özellikle hava platformlarına yönelik sensör ve silah entegrasyon projelerinde görev alan Dinçer, çok uluslu ekiplerle çeşitli çalışmalar yürüttü. Haziran 2018’de Nurol Teknoloji bünyesine katılan Dinçer, şirketin büyüme stratejileri ve iş geliştirme süreçlerinde rol aldı. Dinçer, 1 Eylül 2025 itibarıyla Nurol Teknoloji Genel Müdürü olarak göreve başladı. Serpil Gönenç Dinçer, savunma ve havacılık sanayisinin yüksek teknoloji, disiplin ve uzun soluklu bir ekip çalışması gerektiren bir alan olduğunu belirterek kadınların bu alandaki katkısının her geçen gün daha görünür hale geldiğini söyledi. Dinçer, "Savunma sanayii yalnızca mühendislik kabiliyeti değil aynı zamanda stratejik düşünme, takım çalışması ve kararlılık gerektiriyor. Kadınların bu özellikleri başarıyla ortaya koyduğu birçok projeye tanıklık ediyoruz" dedi. Sektörde kadınların sayısının artmasının hem kurum kültürü hem de inovasyon açısından önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Dinçer, "Farklı bakış açıları teknoloji geliştirme süreçlerini zenginleştiriyor. Kadın mühendislerimizin ve yöneticilerimizin katkılarıyla savunma teknolojilerinde daha sürdürülebilir çözümler ortaya koyabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Genç kadınların mühendislik ve teknoloji alanlarına yönelmesini çok değerli bulduğunu dile getiren Dinçer, "Savunma ve havacılık sanayisi eskiden daha kapalı ve zor bir alan olarak görülüyordu. Bugün ise kadınların üretimden tasarıma, testten yönetime kadar her aşamada aktif rol aldığını görüyoruz. Genç kızlarımızın bu alanlarda kendilerine güvenerek ilerlemeleri çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. Nurol Teknoloji’de yürüttükleri çalışmaların ileri malzeme teknolojileri ve savunma sistemleri açısından önemli bir kapasite oluşturduğunu belirten Dinçer, "Türkiye’nin yerli ve milli savunma teknolojilerindeki gelişimine katkı sağlamak bizim için büyük bir sorumluluk. Bu başarı hikayesinin içinde kadınların emeğinin de güçlü bir şekilde yer alması ayrıca gurur verici" dedi. Savunma sanayisinde üretim hatlarından laboratuvarlara, mühendislik ofislerinden yönetim kademelerine kadar birçok alanda kadınların görev yaptığını belirten Dinçer, kadınların geliştirdikleri teknolojiyle yalnızca güvenliğe katkı sunmadığını aynı zamanda genç nesillere ilham verdiğini ifade etti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dinçer, "Savunma sanayisinde çalışan kadınlar yalnızca teknoloji üretmiyor, aynı zamanda gelecek nesillere ilham veriyor. Her geçen gün daha fazla kadının bu alanda yer alacağına ve Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna önemli katkılar sunacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
08 Mart 2026 Pazar - 15:55
Bakan Uraloğlu: "Orta Doğu’da hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Orta Doğu’da yaşanan savaş ve buna bağlı hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların önemli bir kısmının tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Orta Doğu’da yaşanan savaş ve buna bağlı hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların tahliyesinin Umman üzerinden gerçekleştirildiğini bildirdi. Uraloğlu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Orta Doğu’da yaşanan savaş ve buna bağlı hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların önemli bir kısmının tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir. Türk hava yolu taşıyıcılarımız da özellikle Maskat Havalimanı üzerinden düzenledikleri ilave seferlerle yolcu hareketliliğinin sürdürülmesine katkı sağlamaktadır. Türk Hava Yolları, çatışmaların başladığı tarihten bu yana Maskat’a ilave seferler planlayarak bölgede bulunan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların güvenli şekilde tahliye edilmesi için operasyonlarını sürdürmektedir. Yaşanan yoğunluga rağmen Umman Ulaştırma Bakanı Said bin Hamoud Al Maawali ile yaptığımız görüşmede, Umman ve Türk taşıyıcılarının ilave seferlerinin önümüzdeki günlerde de devam etmesi konusunda mutabakata vardık. Yolcu hareketliliğinin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için iki ülke arasında yakın koordinasyon içinde hareket edeceğiz. Coğrafyamızda yaşanan olağanüstü koşullar karşısında vatandaşlarımızın ve bölgede bulunan tüm yolcuların ülkelerine güvenli şekilde dönebilmeleri için gerekli tüm adımları atıyor, süreci ilgili ülkeler ve kurumlarımızla koordinasyon içinde sürdürüyoruz."
08 Mart 2026 Pazar - 15:43
"Çiçek Doktoru" Dünya Kadınlar Günü’nde kadına yönelik şiddete karanfil ile dikkat çekti
Sosyal medyada "Çiçek Doktoru" olarak tanınan Ümit Ersan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Ankara’nın çeşitli noktalarında kadınlara karanfil dağıtarak kadına yönelik şiddete dikkat çekti. Sosyal medyada "Çiçek Doktoru" olarak tanınan Ümit Ersan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadına yönelik şiddete dikkat çekmek amacıyla Ankara’nın çeşitli noktalarında kadınlara çiçek dağıttı. Ersan, kadınların toplumda her zaman değer görmesi gerektiğini vurgulayarak gün boyunca yüzlerce kadına karanfil verdi. "Ankara’nın birçok yerinde yüzlerce kadına yüzlerce çiçek dağıttık" Kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla kadınlara karanfil dağıttığını belirten Ümit Ersan, "Bugün Ankara’nın birçok yerinde yüzlerce kadına yüzlerce çiçek dağıttık ve şimdi de Kuğulu Park’tayız. Kadına şiddet olaylarına karşı farkındalık oluşturmak için buradayız. Kadınlarımıza karanfil dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Kadınların çiçek olduğunu biliyoruz ama bunu sadece onlara bir gün olarak değil, her gün olarak yansıtmanın önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Çünkü her kadın, her anne bir çiçek gibidir ve çiçek gibi de narin bir şekilde yaklaşılması gerekir" dedi. "Hiçbir kadın orkideye hayır demeyecektir" Ersan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlara alınabilecek en uygun çiçeğin orkide olduğunu dile getirerek, "Kadının kendisi bir çiçektir ve her türlü çiçeği de sever. Burada kadınlara alınabilecek en güzel çiçek saksı çiçekleridir. Bunların içinden de en uygunu orkide olacaktır. Hiçbir kadın orkideye hayır demeyecektir. Farklı renklerde ve farklı türlerde birçok orkide türleri de mevcut" diye konuştu. Saadet Çoban ise eşiyle birlikte 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Kuğulu Park’ta kutladıklarını belirterek, bu özel günü sevdikleriyle birlikte geçirmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
08 Mart 2026 Pazar - 13:46
Bakan Göktaş, BM Kadının Statüsü Komisyonunun 70’inci Oturumuna katılacak
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 9-12 Mart tarihleri arasında Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde gerçekleştirilecek Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70’inci oturumuna katılacak. BM Genel Kurulundan sonra en yüksek katılımlı BM etkinliği olan Kadının Statüsü Komisyonu, 9-12 Mart tarihleri arasında New York’ta düzenlenecek. 70’inci oturuma dünyanın tüm bölgelerinden üye devletler ve BM kuruluşlarının temsilcileri katılacak. Öncelikli teması, tüm kadınlar ve kız çocukları için adalete erişimin sağlanması ve güçlendirilmesi; kapsayıcı ve adil hukuk sistemlerinin teşvik edilmesi, ayrımcı yasa, politika ve uygulamaların ortadan kaldırılması ve yapısal engellerin ele alınması olarak belirlenen oturumun gözden geçirme teması ise, tüm kadınlar ile kız çocuklarının güçlendirilmesi amacıyla kadınların kamusal yaşama tam ve etkin katılımının ve karar alma süreçlerine iştirakinin temin edilmesi ile şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik hususlar olacak. Bakan Göktaş, 9 Mart’ta komisyonun açılış oturumuna katılacak. Oturumun ‘genel tartışmalar’ bölümünde öncelikli tema kapsamında bir konuşma yapacak olan Göktaş, Türkiye’nin bu alandaki vizyonunu içeren Ulusal Beyanı’nı açıklayacak. Paneller, yuvarlak masa toplantıları ve yan etkinliklerin yapılacağı programlarda da yer alacak olan Göktaş, 10 Mart’ta BM Genel Merkezi’nde düzenlenecek yuvarlak masa toplantısında, kadınların adalete erişimi ve yapısal engellerin kaldırılması konularında Türkiye’nin iyi uygulama örneklerini ve tecrübelerini aktaracak. Göktaş, KSK 70’inci Oturumu kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenecek ‘Adaletin Geleceği: Kadınların Adalete Erişimini Güçlendiren Teknolojik Yaklaşımlar’ başlıklı yan etkinlikte konuşacak. Azerbaycan, Karadağ, Sırbistan, Sierra Leone, Mısır, BM Kadın Birimi ve Türkiye’den bazı Sivil Toplum Kuruluşları’nın (STK) iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte; 6284 sayılı Kanun kapsamında geliştirilen dijital başvuru, erken uyarı ve elektronik izleme sistemleri gibi Türkiye’nin kadına yönelik şiddetle mücadeledeki dijital alt yapısı ve hukuki tecrübeleri paylaşılacak. Kadın üreticilerin el emeği ürünleri sergilenecek Program kapsamında Türkevi’nde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve iş birlikleri kadın üreticilerin el emeği ürünlerinin sergileneceği ‘Köklerden Geleceğe: Kadın Emeği ve Zanaatı’ sergisi açılışı ve ‘Ortak Sofralar, Ortak Gelecek: Kadınların Güçlendirilmesine Yönelik İftar Programı’ düzenlenecek. Bakan Göktaş’ın katılımıyla gerçekleşecek programda 30 ülkeden ve 5 uluslararası kuruluştan üst düzey temsilciler yer alacak. 22’si bakan düzeyinde olmak üzere toplam 150 üst düzey ismin katılacağı programda, Türk dünyasından Avrupa’ya, Afrika’dan Ortadoğu’ya kadar geniş bir coğrafyayı temsil eden ülke temsilcileri ile UNFPA, UNICEF ve UN Women gibi BM kuruluşlarının üst düzey temsilcileri, kadınların üretim ve istihdama katkılarını deneyimleyecek. İftar sofrasındaki her detay kadın girişimcilerin ürünlerinden seçilerek, kadın emeğinin ekonomideki gücü sergilenecek. Kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesine yönelik iş birliği Bakan Göktaş, 11 Mart’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) arasında kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesi, kadın-erkek fırsat eşitliğine duyarlı iş ve tedarik uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenecek iş birliği protokolü imza törenine katılacak. Bakan Göktaş, ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sırbistan ortaklığıyla düzenlenecek ‘Kadınların Kritik Rolü: Güçlendirme için Stratejik Ortaklıklar’ başlıklı yan etkinlikte konuşacak. Toplantıda kadınların liderlik süreçlerine katılımı, yaşlı kadınların sosyal hayata dahil edilmesi konuları ele alınacak. Bakanlık, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Gambiya ortaklığında yan etkinlik KSK 70’inci Oturumu kapsamında 12 Mart’ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Gambiya ortaklığında bir yan etkinlik düzenlenecek. BM Genel Merkezi’ndeki etkinliğin açılış konuşmasını yapacak olan Göktaş, teknoloji temelli yeni şiddet türleri ve zararlı uygulamalarla mücadelede Türkiye’nin politika ve saha deneyimlerini aktaracak. Göktaş, Türk dünyası girişimcilik ekosistemini ele alan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) etkinliğinin yanı sıra; bazı Sivil Toplum ve İş Dünyası Kuruluşları ile çeşitli ülke temsilciliklerinin düzenlediği uluslararası panellerde ana konuşmacı ve onur konuğu olarak yer alacak. Bakan Göktaş, program kapsamında ayrıca çeşitli ülkelerin temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder