Yerel Haberler
Ankara
05 Mayıs 2026 Salı - 17:18 TCMB Başkanı Karahan: "Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Fatih Karahan, "Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. TCMB Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amacıyla sunum gerçekleştirdi. Karahan sunumunda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. "ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı" Karahan, son dönemde jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Küresel ekonomik görünüme ilişkin süregelen belirsizliklerin jeopolitik gelişmelerden ötürü belirgin şekilde yükseldiğini ifade eden Karahan, "Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Mevcut durumda, enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde" açıklamasında bulundu. "2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor" Küresel ekonominin mevcut gerilimlerden ötürü önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Karahan, "Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz" diye konuştu. "Fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak için daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını söyleyen Karahan, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisinin sınırlı oldu olduğuna vurgu yaptı. Bu kapsamda gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini söyleyen Karahan, "Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" değerlendirmesinde bulundu. Karahan, TCMB’nin yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin tespitlerini de aktardı. Sıkı para politikalarının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ettiğini söyleyen Karahan, 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini dile getirdi. Hizmet üretiminin şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiği bilgisini veren Karahan, bu dönemde, ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığına dikkati çekti. İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini dile getiren Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergelerin ise yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti. Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış olduğunu söyleyen Karahan, yılbaşından bu yana tüketim malı ithalatının da gerilemekte olduğuna vurgu yaptı. "2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz" Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak arttığını ve milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğünü ifade ederek, "Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı cari dengeye pozitif katkı verdi. Ancak, korumacı önlemlerin halihazırda küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri kaynaklı riskler de eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. 2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor" dedi. "Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda enflasyonun gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz" Yılın ilk çeyrekteki enflasyon görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karahan, Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını fakat yüksek seyrini de koruduğunu kaydetti. Karahan, şu ifadelere yer verdi: "Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruyoruz. Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son üç aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Nitekim yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi. Diğer yandan mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görüldü. Buna karşın, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda yavaşlama devam ediyor." "Eşel mobil istemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı" Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şoklarına yol açarak enflasyonist baskıları artırdığını söyleyen Karahan, "Yurt içi enerji fiyatları, petrol ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde hızlandı. Sol panelden izleyebileceğiniz üzere, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonu son iki ayda 19 puan artış gösterdi. Tetiklenen maliyet artışları sonucunda, elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına olan etkisini sınırlamak üzere akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı. Eşel mobil sistemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bu etkiyi anlamak için ortalama Brent petrol fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryo düşünelim. Eşel mobilin olmadığı bir durumda bu şok 12 aylık bir dönem sonunda yıllık enflasyonu 4,5 puan kadar yükseltir. Eşel mobille bu şokun enflasyon üzerindeki etkisi 1,3 puana geriliyor" değerlendirmesinde bulundu. "kira verileri, kira enflasyonunda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" Karahan, son bir yıllık dönemde kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda önemli düşüşler yaşandığının altını çizerek, "Bu durum, hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber veriyor. Kira ve eğitim dışında kalan hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakınsamış bir resim göze çarpıyor. Bu bağlamda, hizmet enflasyonu üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olabilecek bazı unsurlara değinmekte fayda var. Kira tarafında; gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" şeklinde konuştu. "Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" Enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere değinen Karahan, "Bir önceki sunum dönemi ile kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi. "Attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu" Ocak ayında, para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ve politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirdiklerini anımsatan Karahan, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla tedbirler aldıklarını sözlerine ekledi. Karahan, söz konusu tedbirlere ilişkin şu ifadelere yer verdi: "2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40’ta oluşmasını sağladık. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. İvedilikle attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu. Devam eden süreçte, Türk lirası ve döviz piyasalarına ilişkin adımlarımızı sürdürdük. Bankaların Türk lirası ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla 31 Mart tarihinden itibaren geleneksel yöntemle alım yönlü swap ihaleleri ile Türk lirası fonlama yapmaya başladık. Bu süreçte enflasyon görünümü üzerinde oluşabilecek riskleri sınırlamak amacıyla sıkı politika duruşumuzu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuk." "KKM hesaplarında çok sınırlı bir bakiye kaldı" Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirlerini sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini söyleyerek, "TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasını 2025 yılında sonlandırmıştık. Bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Kredi büyümesindeki yükselişin ticari kredilerden geldiğini kaydeden Karahan, geçen yılın son çeyreğinden itibaren TL ticari kredilerin önceki ayların üzerinde bir performans sergileyerek aylık ortalama yüzde 3’ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi. Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkilerine değinerek, "Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur" açıklamasında bulundu. Komisyon, Karahan’ın konuşmasının ardından milletvekillerinin konuşmasıyla devam etti.
Bakan Şimşek: "Petrol fiyatlarını ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz"
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:27 Bakan Şimşek: "Petrol fiyatlarını ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artan petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde, "Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın, yatırımcıların ve firmalarımızın bu süreci rasyonel bir şekilde değerlendirmesi önem arz ediyor" açıklamasında bulundu. İran-İsrail-ABD savaşının enerji piyasalarındaki etkisi devam ediyor. Uluslararası piyasalarda Brent ham petrolünün en yakın vadeli varil fiyatı 118 dolara kadar çıkarak Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Küresel belirsizliklerin yüksek seyrettiği ve enerji fiyatlarında sert dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğinin altını çizen Şimşek, bu tür şokların kalıcı olmadığını olmadığını geçmiş tecrübelerle sabit olduğunu aktardı. Bakan Şimşek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Vadeli petrol piyasalarındaki fiyatlamalar da mevcut hareketin geçici olabileceğine işaret ediyor. Temelleri güçlü olan ekonomiler hızla dengelenme ve toparlanma kapasitesine sahiptir. Ekonomi yönetimi olarak gelişmeleri yakından takip ediyor ve gerekli tedbirleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın, yatırımcıların ve firmalarımızın bu süreci rasyonel bir şekilde değerlendirmesi önem arz ediyor."
Bakan Uraloğlu: "THY 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır"
08 Mart 2026 Pazar - 22:50 Bakan Uraloğlu: "THY 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından Ortadoğu’daki bazı ülkelere getirilen 9 Mart’a kadar uçuş yasağının artırıldığını açıkladı. Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Bakan Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçağın, Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini ve Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın da Irak’ta bulunduğunu açıkladı. Bakan Uraloğlu, hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerin koordineli şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
BBP Genel Başkanı Destici: "Hukuk toplumu korumuyorsa, o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir"
08 Mart 2026 Pazar - 22:24 BBP Genel Başkanı Destici: "Hukuk toplumu korumuyorsa, o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Hukuk eğer bir toplumu korumuyorsa bir süre sonra o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir" dedi. Büyük Birlik Partisi Ankara İl Başkanlığı tarafından iftar programı düzenlendi. İftar programında konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Yıllardır herkesin önünde duran ama görmezden gelinen gerçeği, açık, kısa ve net bir şekilde dile getiriyoruz. Şayet bir suça engel olamıyorsanız yapmanı gereken ilk iş o suça yönelik cezaları gözden geçirmek olmalıdır. Adli tedbirleri ve cezaları bir an önce artırmalıyız. Ne kadar artıracağız, kadına saldıran, zarar veren, taciz eden, yaralayan, öldüren karşılaşacağı akıbeti hatırlayıp vazgeçecek duruma gelene kadar artıracağız. 3 yaşında, 5 yaşında çocukları kaçırıp tecavüz eden cinsi sapıkları ipte sallandırana kadar artıracağız. Hukuk eğer bir toplumu korumuyorsa bir süre sonra o toplumda suç yerine hukuk tartışılıyor hale gelecektir" diye konuştu. "Maalesef suçla mücadele konusunda hala cezalarımız yetersiz" Suçla mücadele konusunda cezaların yetersiz olduğunu ifade eden Destici, "Sadece bizim gündeme taşıdığımız, idam ve tahliyesiz müebbet hapis cezası boş bir hamaset değil, bu gerçeklerin arasında duran bir mecburiyettir. Milletimize karşı, tarihe karşı açık ve dürüst olmak zorundayız. Maalesef suçla mücadele konusunda hala cezalarımız yetersiz. İnsanlarımızı, toplumu, toplumsal barışı, huzurumuzu, umutlarımızı geleceğimizi hedef alan suçlarla ilgili hukuk sistemimizi revize etmek, cezalarımızı artırmak mecburiyetindeyiz. Hepimiz için utanç vesilesi olması gereken kadınları ve çocukları hedef alan cinayetler, çeteler ve terör suçları için idam ve tahliyesiz müebbet cezaları muhakkak ama muhakkak hukuk sistemimize girmelidir" şeklinde konuştu. "Kadın anne olma sebebiyle ilk öğretmendir" Kadınların ilk öğretmen olduğunu vurgulayan Destici, "Kadın anne olma sebebiyle ilk öğretmendir. Çocuğa eğitimli olmayı, iyi insan olmayı, iyi bir Müslüman olmayı, vatansever olmaya, sorumlu olmaya, ahlaklı olmaya önce yönelten ilk önce yönelten kadındır, annedir. Kadınların cahil bırakıldığı bir toplumun ilerlemesi, eğitimli, vatansever, sorumlu, fedakar, ahlaklı olması asla mümkün olmaz. Bir toplumun inanç, ahlak, huzur ve gelişmişlik düzeyleri bu nedenle o toplumda kadına verilen önemle ve değerle doğrudan ilişkilidir" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Gürlek’ten "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı
08 Mart 2026 Pazar - 20:23 Adalet Bakanı Gürlek’ten "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" mesajı Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatında görev yapan kadın hakim, cumhuriyet savcısı, personel ile kadın avukatların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Bakan Gürlek, yargı teşkilatına gönderdiği mesajında, "Çalışkanlığınız, azminiz ve sorumluluk bilincinizle adalet hizmetinin en güçlü temsilcilerindensiniz" derken, kadın avukatlara attığı mesajında da, "Kadın avukatlarımızın mesleğini icra ederken ortaya koydukları azim ve adalet duygusu, toplumda hukuka olan güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır" vurgusunu yaptı. Adalet Bakanlığında görevli 81 bin 928 kadın yargı mensubu ve personele gönderilen mesajda Adalet Bakanı Akın Gürlek, özveriyle görev yapan kadınların adalet teşkilatının güçlenmesine önemli katkı sunduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, "Adalet teşkilatımızda görev yapan siz kıymetli kadın mensuplarımız; çalışkanlığınız, azminiz ve sorumluluk bilincinizle adalet hizmetinin en güçlü temsilcilerindensiniz. Sizlerin katkısıyla adalet teşkilatımız her geçen gün daha da güçlenmektedir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, adaletin tesisi için büyük bir özveriyle görev yapan kadın hakimlerimize, savcılarımıza ve tüm kadın personelimize emekleri için teşekkür ediyorum. Adalet teşkilatımızda görev yapan tüm kadın mensuplarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadesini kullandı. Bakan Gürlek eş zamanlı olarak 100 bin 376 avukata gönderdiği mesajında da şu ifadelere yer verdi: "Adaletin tecellisi için özveriyle görev yapan kadın avukatlarımız; bilgi, emek ve kararlılıklarıyla savunmanın gücünü temsil etmekte, hukuk devletinin güçlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Kadın avukatlarımızın mesleğini icra ederken ortaya koydukları azim ve adalet duygusu, toplumda hukuka olan güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Savunmanın onurlu temsilcileri olan tüm kadın avukatlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Siz değerli avukatlarımıza çalışmalarınızda başarılar diliyorum."
Vatandaşlar kadın kamu görevlilerine CİMER üzerinden teşekkür etti
08 Mart 2026 Pazar - 18:13 Vatandaşlar kadın kamu görevlilerine CİMER üzerinden teşekkür etti Kamu hizmet sunumunda kadın kamu görevlilerinin kattığı hassasiyet, CİMER teşekkür başvurularına yansıdı. Vatandaşlar CİMER üzerinden kadın kamu görevlilerine teşekkür etti. CİMER’e 2025 yılında kamu hizmetinden duyulan memnuniyet dolayısıyla gönderilen on binlerce teşekkür başvurusu arasında kadın kamu görevlilerine teşekkür başvuruları öne çıktı. İlettikleri binlerce başvuru yoluyla vatandaşlar, kadın kamu görevlilerinin görev ifasıyla kalmayıp insan odaklı yaklaşımlarıyla kamu hizmetlerinde güven duygusunun güçlendirdiğini vurguladılar. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), kamu hizmetinin ifasında ihtiyaçlar ve sorunlu alanların tespitinde olduğu kadar kamu hizmetinden duyulan memnuniyet ve kamu görevlilerine teşekkür mesajlarının iletilmesinde de tek adres oldu. 2025 yılı boyunca CİMER’e Türkiye’nin 81 ilinden yaklaşık 92 bin teşekkür başvurusu iletildi. Bu başvuruların kayda değer bir bölümünü kadın kamu görevlilerine yönelik teşekkür başvuruları oluşturdu. CİMER’e, kamu hizmetinde büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle görev yapan kadın kamu görevlilerine iletilmek üzere yapılan teşekkür başvurularında vatandaşlar; doktorlardan hemşirelere, öğretmenlerden okul yöneticilerine, sosyal hizmet çalışanlarından güvenlik personeline kadar birçok alanda görev yapan kadın kamu görevlilerinin özverili ve çözüm odaklı çalışmalarını takdir ettiklerini ifade etti. Başvurularda, kadın kamu görevlilerinin görevin başarıyla ifası ötesinde insan odaklı yaklaşımlarıyla kamu hizmetinde güven duygusunu güçlendirdiği vurgulandı. "Kadınların emeği toplumun gücüdür" 2025 yılında CİMER’e gelen teşekkür başvurularında özellikle sağlık ve eğitim alanında görev yapan kadın kamu çalışanlarına teşekkür mesajları yoğunlaştı. Vatandaşlar, kadınların çalışma hayatındaki katkılarını, "Hayatın her alanında sabır, emek ve sevgiyle çalışan kadınlarımız sayesinde toplum daha güçlü ve daha umut dolu bir geleceğe ilerliyor" sözleriyle överken, kamu hizmetlerinin pek çok alanında görev yapan kadın kamu görevlilerinin özverili çalışmalarının kamu hizmetlerinin kalitesini artırdığı mesajları iletildi. CİMER’e gönderilen mesajlarda; kadın kamu görevlileri görev bilinci, sabırlı, güler yüzlü ve çözüm odaklı yaklaşımlarıyla öne çıkarken vatandaşlar, "devletin sahadaki şefkatli yüzü" olarak gördükleri kadın çalışanlara duydukları minnettarlığı dile getirdiler. Kamu hizmetinde empati ve duyarlılık Teşekkür başvurularında kadın kamu görevlilerinin vatandaşlarla kurduğu empatik iletişim ve çözüm odaklı yaklaşım sıkça vurgulandı. Bir asker, kadın Jandarma Komutanına yönelik yaptığı teşekkür başvurusunda, "Komutanım konuyla kendi çocuğu gibi ilgilendi. Bizi dinledi, konuyu yakından takip etti. Böyle insanların olması gerçekten güven veriyor" derken, bir başka vatandaş, yaşlı annesinin işlemlerinin kolaylaştırılması için gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ettiği nüfus hizmetlerinde görev yapan kadın personeli vatandaş odaklı yaklaşımı üzerinden övdü. Şefkat ve güven veriyor Özellikle sağlık alanında görev yapan kadın çalışanlara hastalara karşı sergiledikleri ilgi, şefkat ve profesyonel yaklaşımın dolayısıyla teşekkür edilirken, bu durumun güçlü bir güven duygusu oluşturduğu ifade edildi. Antalya’da bir vatandaş, doğum sürecinde kendisiyle ilgilenen doktor ve ebeler için "Sağlık çalışanlarının titiz ve güven veren yaklaşımı sayesinde süreci huzurla tamamladım. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" derken, acil serviste görev yapan bir kadın doktora yönelik kaleme alınan bir diğer teşekkür başvurusunda ise, "Yoğun çalışma temposuna rağmen doktorun profesyonel yaklaşımı ve nazik tutumu kendimi güvende hissetmemi sağladı" ifadeleri kullanıldı. Eğitim alanında iletilen başvurularda da öğretmenler ve okul yöneticilerinin öğrencilerle kurduğu güçlü iletişim ve özverili çalışmalarına yönelik teşekkür mesajları dikkat çekti. Velilerden, öğrencilerin okula severek gitmesini sağlayan öğretmenlerin sabrı, ilgisi ve rehberliğinin çocukların gelişiminde büyük rol oynadığı, çocuklara anne şefkatiyle yaklaşan öğretmenlerin fark oluşturduğu ifadeleriyle teşekkür başvuruları yapıldı.
TBMM’de bu hafta, Milli Savunma Bakanı Güler ve Dışişleri Bakanı Fidan milletvekillerini bilgilendirecek
08 Mart 2026 Pazar - 16:21 TBMM’de bu hafta, Milli Savunma Bakanı Güler ve Dışişleri Bakanı Fidan milletvekillerini bilgilendirecek TBMM Genel Kurulunda bu hafta Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, çatışmaların yayılması, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Türkiye’nin tutumu konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. TBMM Genel Kurulunda, Milli Savunma Bakanı Güler ile Dışişleri Bakanı Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, çatışmaların yayılması, Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Türkiye’nin tutumu konusunda milletvekillerini bilgilendirecek. Bakanların yapacağı sunumlarda 30’ar dakika, siyasi parti grupları tarafından yapılacak konuşmalarda ise 20’şer dakika süre verilecek. Grubu bulunmayan 2 milletvekili de 5’er dakika konuşacak. Genel kurulda, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri devam edecek. İlk 21 maddesi kabul edilen teklife göre, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü yerlerde görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilecek, döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye miktarını 5 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Milli Parklar Kanunu kapsamında korunan alanlardaki koruma hizmeti ile suçların takibi orman muhafaza memurları yanında av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri tarafından da sağlanabilecek. Genel kurulda ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Devleti Milli Birlik Hükümeti Arasında Kolluk İş Birliği Mutabakat Muhtırasının Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşülecek. Komisyonların gündemleri Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ele alınacak. Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Oluşan Karma Komisyon ve Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, gündemlerindeki konuları görüşecek. Salı ve çarşamba günleri Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda milletvekillerine hitap edecek.
Kadın mühendisler Türkiye’nin savunma teknolojilerine katkı sağlıyor
08 Mart 2026 Pazar - 16:12 Kadın mühendisler Türkiye’nin savunma teknolojilerine katkı sağlıyor Savunma ve havacılık sanayisinde görev yapan kadın mühendisler ve yöneticiler geliştirdikleri projeler ve yürüttükleri çalışmalarla Türkiye’nin savunma teknoloji rotasına katkı sunuyor. Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer, kadınların sektörde giderek daha güçlü şekilde yer aldığını belirterek genç kadınlara teknoloji ve mühendislik alanlarına yönelmeleri çağrısında bulundu. Hayatın birçok alanında olduğu gibi savunma ve havacılık sanayisinde de kadınların rolü her geçen gün daha görünür hale geliyor. Yüksek teknoloji, strateji ve mühendislik gerektiren bu alanda görev yapan kadınlar geliştirdikleri projeler ve yönettikleri ekiplerle Türkiye’nin savunma gücüne katkı sağlıyor. Türkiye’nin yerli ve milli savunma teknolojilerindeki ilerleyişinde kadınların emeği, bilgisi ve kararlılığı önemli bir yer tutuyor. Savunma ve havacılık sanayisinde 25 yılı aşkın deneyime sahip Nurol Teknoloji Genel Müdürü Serpil Gönenç Dinçer de bu isimler arasında yer alıyor. Kariyeri boyunca savunma sanayisinin önemli kurumlarında görev alan Dinçer, ROKETSAN, Airbus ve ASELSAN gibi ulusal ve uluslararası kuruluşlarda kritik projelerde sorumluluk üstlendi. Özellikle hava platformlarına yönelik sensör ve silah entegrasyon projelerinde görev alan Dinçer, çok uluslu ekiplerle çeşitli çalışmalar yürüttü. Haziran 2018’de Nurol Teknoloji bünyesine katılan Dinçer, şirketin büyüme stratejileri ve iş geliştirme süreçlerinde rol aldı. Dinçer, 1 Eylül 2025 itibarıyla Nurol Teknoloji Genel Müdürü olarak göreve başladı. Serpil Gönenç Dinçer, savunma ve havacılık sanayisinin yüksek teknoloji, disiplin ve uzun soluklu bir ekip çalışması gerektiren bir alan olduğunu belirterek kadınların bu alandaki katkısının her geçen gün daha görünür hale geldiğini söyledi. Dinçer, "Savunma sanayii yalnızca mühendislik kabiliyeti değil aynı zamanda stratejik düşünme, takım çalışması ve kararlılık gerektiriyor. Kadınların bu özellikleri başarıyla ortaya koyduğu birçok projeye tanıklık ediyoruz" dedi. Sektörde kadınların sayısının artmasının hem kurum kültürü hem de inovasyon açısından önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Dinçer, "Farklı bakış açıları teknoloji geliştirme süreçlerini zenginleştiriyor. Kadın mühendislerimizin ve yöneticilerimizin katkılarıyla savunma teknolojilerinde daha sürdürülebilir çözümler ortaya koyabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Genç kadınların mühendislik ve teknoloji alanlarına yönelmesini çok değerli bulduğunu dile getiren Dinçer, "Savunma ve havacılık sanayisi eskiden daha kapalı ve zor bir alan olarak görülüyordu. Bugün ise kadınların üretimden tasarıma, testten yönetime kadar her aşamada aktif rol aldığını görüyoruz. Genç kızlarımızın bu alanlarda kendilerine güvenerek ilerlemeleri çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. Nurol Teknoloji’de yürüttükleri çalışmaların ileri malzeme teknolojileri ve savunma sistemleri açısından önemli bir kapasite oluşturduğunu belirten Dinçer, "Türkiye’nin yerli ve milli savunma teknolojilerindeki gelişimine katkı sağlamak bizim için büyük bir sorumluluk. Bu başarı hikayesinin içinde kadınların emeğinin de güçlü bir şekilde yer alması ayrıca gurur verici" dedi. Savunma sanayisinde üretim hatlarından laboratuvarlara, mühendislik ofislerinden yönetim kademelerine kadar birçok alanda kadınların görev yaptığını belirten Dinçer, kadınların geliştirdikleri teknolojiyle yalnızca güvenliğe katkı sunmadığını aynı zamanda genç nesillere ilham verdiğini ifade etti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Dinçer, "Savunma sanayisinde çalışan kadınlar yalnızca teknoloji üretmiyor, aynı zamanda gelecek nesillere ilham veriyor. Her geçen gün daha fazla kadının bu alanda yer alacağına ve Türkiye’nin teknoloji yolculuğuna önemli katkılar sunacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu: "Orta Doğu’da hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir"
08 Mart 2026 Pazar - 15:55 Bakan Uraloğlu: "Orta Doğu’da hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Orta Doğu’da yaşanan savaş ve buna bağlı hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların önemli bir kısmının tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir" dedi. Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Orta Doğu’da yaşanan savaş ve buna bağlı hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların tahliyesinin Umman üzerinden gerçekleştirildiğini bildirdi. Uraloğlu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Orta Doğu’da yaşanan savaş ve buna bağlı hava sahası kapanmaları nedeniyle bölgede bulunan yolcuların önemli bir kısmının tahliyesi Umman üzerinden gerçekleştirilmektedir. Türk hava yolu taşıyıcılarımız da özellikle Maskat Havalimanı üzerinden düzenledikleri ilave seferlerle yolcu hareketliliğinin sürdürülmesine katkı sağlamaktadır. Türk Hava Yolları, çatışmaların başladığı tarihten bu yana Maskat’a ilave seferler planlayarak bölgede bulunan vatandaşlarımızın ve diğer yolcuların güvenli şekilde tahliye edilmesi için operasyonlarını sürdürmektedir. Yaşanan yoğunluga rağmen Umman Ulaştırma Bakanı Said bin Hamoud Al Maawali ile yaptığımız görüşmede, Umman ve Türk taşıyıcılarının ilave seferlerinin önümüzdeki günlerde de devam etmesi konusunda mutabakata vardık. Yolcu hareketliliğinin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için iki ülke arasında yakın koordinasyon içinde hareket edeceğiz. Coğrafyamızda yaşanan olağanüstü koşullar karşısında vatandaşlarımızın ve bölgede bulunan tüm yolcuların ülkelerine güvenli şekilde dönebilmeleri için gerekli tüm adımları atıyor, süreci ilgili ülkeler ve kurumlarımızla koordinasyon içinde sürdürüyoruz."