EKONOMİ - 05 Mayıs 2026 Salı 17:18

TCMB Başkanı Karahan: "Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru"

A
A
A
TCMB Başkanı Karahan: "Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru"

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Fatih Karahan, "Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi.


TCMB Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş Başkanlığında toplanan TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amacıyla sunum gerçekleştirdi. Karahan sunumunda, küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası çerçevesinde Merkez Bankası’nın uyguladığı politikalar ve faaliyetlerine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.



"ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı"


Karahan, son dönemde jeopolitik gelişmelerin ekonomik programlar üzerinde belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Küresel ekonomik görünüme ilişkin süregelen belirsizliklerin jeopolitik gelişmelerden ötürü belirgin şekilde yükseldiğini ifade eden Karahan, "Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatları keskin bir şekilde arttı. Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor. Mevcut durumda, enerji fiyatları yüksek düzeyini koruyor. Gerek ham petrol gerekse doğal gaz fiyatları savaş öncesi düzeylerin oldukça üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatlarındaki oynaklık son dönemde azalmış olsa da tarihsel ortalamasının üzerinde" açıklamasında bulundu.



"2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor"


Küresel ekonominin mevcut gerilimlerden ötürü önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya olduğunu kaydeden Karahan, "Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye’nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz" diye konuştu.



"Fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak için daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir"


Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını söyleyen Karahan, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisinin sınırlı oldu olduğuna vurgu yaptı. Bu kapsamda gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini söyleyen Karahan, "Enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebilir" değerlendirmesinde bulundu.


Karahan, TCMB’nin yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin tespitlerini de aktardı. Sıkı para politikalarının hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam ettiğini söyleyen Karahan, 2025 yılında tüketimin büyümeye katkısının 2023 yılına kıyasla, belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini dile getirdi.


Hizmet üretiminin şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte artış gösterdiği bilgisini veren Karahan, bu dönemde, ulaştırma ve konaklama gibi hanehalkı talebiyle daha yakından ilişkisi olan alt kalemlerde ise hizmet üretiminin azaldığına dikkati çekti.


İşgücü piyasasında, ilk çeyrekte manşet işsizlik oranının sınırlı gerilediğini dile getiren Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergelerin ise yüksek seviyesini koruduğunu kaydetti.


Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış olduğunu söyleyen Karahan, yılbaşından bu yana tüketim malı ithalatının da gerilemekte olduğuna vurgu yaptı.



"2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz"


Karahan, cari açığın yılın ilk çeyreğinde, dış ticaret ve hizmetler dengesindeki görünüme bağlı olarak arttığını ve milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında kalmayı sürdürdüğünü ifade ederek,


"Savaşın enerji fiyatlarında tetiklediği hızlı yükseliş, mart ayında enerji ithalatında belirgin artışa neden oldu. Bir önceki çeyreğe göre gerileyen altın ithalatı cari dengeye pozitif katkı verdi. Ancak, korumacı önlemlerin halihazırda küresel talep üzerinde oluşturduğu aşağı yönlü risklere, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki artışın faaliyeti sınırlayıcı ikincil etkileri kaynaklı riskler de eklendi. Bu gelişmeler yılın geri kalanında dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü baskıyı artırıyor. 2026 yılında cari açığın millî gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte jeopolitik gelişmelerin seyri her iki yönde de belirsizlik içeriyor" dedi.



"Yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda enflasyonun gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz"


Yılın ilk çeyrekteki enflasyon görünümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Karahan, Mayıs 2024’te ulaşılan zirve ile kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını fakat yüksek seyrini de koruduğunu kaydetti. Karahan, şu ifadelere yer verdi:


"Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvuruyoruz. Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son üç aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Nitekim yılın ilk dört ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi. Diğer yandan mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görüldü. Buna karşın, para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle hizmet ve temel mal gibi gruplarda yavaşlama devam ediyor."



"Eşel mobil istemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı"


Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin, negatif arz şoklarına yol açarak enflasyonist baskıları artırdığını söyleyen Karahan, "Yurt içi enerji fiyatları, petrol ve doğalgaz fiyatları öncülüğünde hızlandı. Sol panelden izleyebileceğiniz üzere, yavaşlama eğiliminde olan enerji yıllık enflasyonu son iki ayda 19 puan artış gösterdi. Tetiklenen maliyet artışları sonucunda, elektrik ve doğal gaz tarifelerinde güncellemeye gidildi. Özellikle doğal gazda, meskenler için fazla tüketim yapan hanelerin daha yüksek ödediği kademeli fiyat uygulamasına geçilmesiyle fiyat artışı belirgin oldu. Ham petrol fiyatlarındaki artışların tüketici fiyatlarına olan etkisini sınırlamak üzere akaryakıt ürünlerinde eşel mobil sistemi devreye alındı. Eşel mobil sistemi, petrol fiyatlarındaki artışların enflasyona yansımasını önemli ölçüde sınırladı. Bu etkiyi anlamak için ortalama Brent petrol fiyatının 85 dolara çıktığı bir senaryo düşünelim. Eşel mobilin olmadığı bir durumda bu şok 12 aylık bir dönem sonunda yıllık enflasyonu 4,5 puan kadar yükseltir. Eşel mobille bu şokun enflasyon üzerindeki etkisi 1,3 puana geriliyor" değerlendirmesinde bulundu.



"kira verileri, kira enflasyonunda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor"


Karahan, son bir yıllık dönemde kira ve eğitim hizmetleri enflasyonunda önemli düşüşler yaşandığının altını çizerek, "Bu durum, hizmetlerde süregelen ataletin güç kaybetmeye başladığını haber veriyor. Kira ve eğitim dışında kalan hizmet kalemlerinde ise tüketici enflasyonuna daha yakınsamış bir resim göze çarpıyor. Bu bağlamda, hizmet enflasyonu üzerinde önümüzdeki dönemde etkili olabilecek bazı unsurlara değinmekte fayda var. Kira tarafında; gerek mevsim etkilerinden arındırılmış yakın dönem kira verileri gerekse yeni yayımlamaya başladığımız yeni kiracı kira endeksi, enflasyonda eğilimin aşağı yönlü olduğuna işaret ediyor" şeklinde konuştu.



"Küresel gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru"


Enflasyon beklentilerinin seyrine ve öne çıkan risklere değinen Karahan, "Bir önceki sunum dönemi ile kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor. Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru" dedi.



"Attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu"


Ocak ayında, para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ve politika faizini 100 baz puanlık bir indirimle yüzde 37 seviyesine getirdiklerini anımsatan Karahan, Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla tedbirler aldıklarını sözlerine ekledi. Karahan, söz konusu tedbirlere ilişkin şu ifadelere yer verdi:


"2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40’ta oluşmasını sağladık. Ayrıca, döviz piyasasının sağlıklı çalışması, döviz kurlarında gözlenebilecek oynaklıkların engellenmesi ve döviz likiditesinin dengelenmesi amacıyla Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladık. İvedilikle attığımız bu adımlar, piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili oldu. Devam eden süreçte, Türk lirası ve döviz piyasalarına ilişkin adımlarımızı sürdürdük. Bankaların Türk lirası ve döviz likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla 31 Mart tarihinden itibaren geleneksel yöntemle alım yönlü swap ihaleleri ile Türk lirası fonlama yapmaya başladık. Bu süreçte enflasyon görünümü üzerinde oluşabilecek riskleri sınırlamak amacıyla sıkı politika duruşumuzu koruyarak mart ve nisan aylarında politika faizini sabit tuttuk."



"KKM hesaplarında çok sınırlı bir bakiye kaldı"


Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirlerini sıkı parasal duruşunu desteklemek üzere uygulamaya devam ettiklerini söyleyerek, "TL mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri finansal koşullara göre revize ederek uyguluyoruz. KKM hesaplarının açılması ve yenilenmesi uygulamasını 2025 yılında sonlandırmıştık. Bu hesaplarda çok sınırlı bir bakiye kaldı. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları yönetmek için büyüme sınırlarını kullanıyoruz. Son dönem jeopolitik gelişmeler sonrasında olduğu gibi aktif likidite yönetimi politikamız ile parasal aktarım mekanizmasını güçlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi.


Kredi büyümesindeki yükselişin ticari kredilerden geldiğini kaydeden Karahan, geçen yılın son çeyreğinden itibaren TL ticari kredilerin önceki ayların üzerinde bir performans sergileyerek aylık ortalama yüzde 3’ün üzerinde büyüdüğünü bildirdi.


Karahan, jeopolitik gelişmelerin etkilerine değinerek, "Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek. Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur" açıklamasında bulundu.


Komisyon, Karahan’ın konuşmasının ardından milletvekillerinin konuşmasıyla devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Blaz Kramer: "Umarım kupayı Konya’ya getiririz" Konyasporlu futbolcu Blaz Kramer, Ziraat Türkiye Kupası’nı Konya’ya getirmek istediklerini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Konyaspor, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 1-0’lık skorla mağlup ederek finale yükseldi. Müsabakanın ardından Konyasporlu futbolcu Blaz Kramer, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çok yoğun duygular yaşadıklarını dile getiren Sloven futbolcu, "Şu an kelimeleri bir araya getirmek zor ama bence sonuçta bunu hak ettik, kolay olmadı. Tüm sezonun ne kadar zor geçtiğini biliyoruz, çok mücadele ettik. Kötü zamanlarımız oldu, iyi zamanlarımız oldu. Ama sonuçta son aylarda ne kadar iyi bir karakterimiz olduğunu, ne olursa olsun beraber kaldığımızı gösterdik. Ve sonuçta finale yükseldik, bu hepimiz için, kulüp için ve taraftarlar için çok büyük bir an. Finale gidiyoruz çünkü her gün final oynamıyorsunuz. Kupayı kazanmak için oraya gideceğiz, umarım kupayı Konya’ya getiririz" ifadelerini kullandı. "Finale hak etmiş bir şekilde takım olarak gidiyoruz" Bu sezon Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı yendiklerinin hatırlatılması üzerine 29 yaşındaki oyuncu, "Açıkçası son dakikada bulmuş olduğumuz golleri tam anlamıyla şans olarak da değerlendiremeyiz. Son dakikalarda bulduğumuz gol demek, aslında tüm takımca tüm maç boyunca odaklandığımızı da gösteriyor. Ve nitekim bulmuş olduğumuz gol sonrası da hak ettiğimiz bir galibiyet anlamına geliyor. Bu galibiyetleri hak ettiğimizi düşünüyorum. Finale hak etmiş bir şekilde takım olarak gidiyoruz" şeklinde konuştu.
İstanbul Adil Demirbağ: "Konyaspor’un kaptanı olarak kupayı kazanmak istiyorum" Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Beşiktaş’ı 1-0 yenerek finale yükselen Konyaspor’da 28 yaşındaki futbolcu Adil Demirbağ, takım kaptanı olarak kupayı kazanmak istediğini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Konyaspor, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’ı 1-0’lık skorla mağlup ederek finale yükseldi. Müsabakanın ardından Konyaspor’un kaptanı Adil Demirbağ, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Konyaspor’un kaptanı olarak kupayı kazanmak istiyorum" Takım arkadaşlarıma teşekkür eden Adil, "Ben onlara yardımcı oluyorum, onlar bana yardımcı oluyor takım kaptanı olarak. Çünkü benim bir hedefim var, hedefimi gerçekleştirmek için onlar bana yardımcı oluyorlar. Tekrardan teşekkür ediyorum. Benim bir hayalim var, bunu arkadaşlarıma defalarca söyledim. Sağ olsunlar, gerçekleştirmem için yardımcı oluyorlar. Türkiye Kupası finalinde karşımıza gelecek takım hiç fark etmeksizin Konyaspor’un kaptanı olarak kupayı kazanmak, kupayı kaldırmak istiyorum. Bugün de çok önemli bir camiaya karşı galibiyet aldığımız için çok mutluyum. İnanılmaz mücadele ettik. Tabii ki yani sonuçta bu statta kazanmak kolay değil. Çok iyi mücadele ederek, zaman zaman kontra ataklarla, zaman zaman set oyunuyla hücumlar, pozisyonlar yakaladık. Tabii ki tekrar ediyorum, büyük camialara karşı pozisyon da veriyorsunuz. Kalemizi iyi savunduk, kazandığımız için de çok mutluyum" dedi. "Konyaspor’umuzun her daim en iyi yerde sezonu bitirmesini istiyoruz" Teknik Direktör İlhan Palut’un takıma geldikten sonra ilk olarak mental anlamda dokunuşlar yaptığına değinen 28 yaşındaki futbolcu, "İlhan Hocamız daha önce de çalışmış, çok iyi tanıyan biri olarak; ilk geldiğinde tabii bizim analizimizi yapmış. Çok mental olarak düşük bir takımı devraldı. İlk dokunuşları mentalimizi yükseltmek, öz güvenimizi yükseltmek oldu ve bunu başardı. Ben de kendisine yardımcı oldum, diğer arkadaşlarımız da yardımcı oldular. İlk önceliğimiz tabii ki orada hiçbirimiz sonuçta Süper Lig’de ve Konyaspor gibi büyük bir camiada oynuyorsak kötü futbolcular değiliz. Mental düşüşler zaman zaman oluyor. Mental düşüşü yukarı çekmek hocamıza düştü. Kaptan olarak ben yardımcı olmaya çalıştım ve mentali yukarıya, ivme olarak yukarıya taşıdık. İnşallah bundan sonraki maçlarımızda ve final maçımızda ivmeyi yukarıda tutup biz kupayı almak istiyoruz. Ligde de iki maçımız var, inşallah ikisini de kazanıp Konyaspor’umuzun her daim en iyi yerde sezonu bitirmesini istiyoruz" diye konuştu. "Dünya Kupası’nda Amerika’da olacağıma inanıyorum" Bu yaz düzenlenecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele edecek A Milli Futbol Takımı’nın aday kadrosuna seçileceğine inandığını sözlerine ekleyen Adil Demirbağ, "Benim bir hayalim var, herkesin hayali olduğu gibi. Ben Allah nasip ederse Dünya Kupası’nda Amerika’da olacağıma inanıyorum. Çünkü ben buna gerçekten kalpten söylüyorum, çok büyük fedakarlıklar yapıyorum. Yukarı çıkmak çok zor, yukarıda tutunmak daha da zor. Ben zaman zaman, benim iki çocuğum var, iki kızım var; küçük oldukları için zaman zaman maçlardan sonra ya da maça bir gün iki gün kala kendimi kampa alıyorum, tesise gidip yatmak zorunda kalıyorum. Eşim çok olgunlukla karşılıyor bunu. Çünkü benim bir hayalim var, kendisi beni en iyi tanıyan biri olarak bana yardımcı oluyor. Ekstra çalışıyorum, ekstra hocalarım var. Mentörümüz var zaten Konyaspor’da. Bana herkes seferber olmuş halde yardımcı olmaya çalışıyor, ben de onların başını yere eğmemeye çalışıyorum. Milli takımımız için tekrar söylüyorum; Montella Hocamızın kararı ama ben Amerika’da olacağıma inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Vincenzo Montella ile hiç görüşmedim" A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile hiç görüşmediğini aktaran Adil, "Ama yardımcısıyla görüştüm tabii ki. Konyaspor’umuzu ziyarete geldiğinde görüştüm. Sonuçta bir havuz var, Milli takımın havuzu var bildiğim kadarıyla. Sonuçta ben bir Türk oyuncu olarak o havuzun içerisindeyim ama orada seçilenleri hocamız belirliyor ekibiyle beraber. Ben sadece hayal ediyorum ve hayalimin gerçek olması için dua ediyorum, çalışıyorum, çabalıyorum. Amerika’da olacağıma inanıyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
İstanbul Berkan Kutlu: "Konyaspor camiasında da kupa kazanmak benim için çok özel olur" Konyaspor oyuncusu Berkan Kutlu, Beşiktaş’ı saf dışı bıraktıkları Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçı sonrası yaptığı açıklamada, "Konyaspor camiasında da kupa kazanmak benim için çok özel olur" dedi. Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında deplasmanda Beşiktaş ile karşılaşan Konyaspor, uzatma dakikalarında penaltıdan bulduğu golle rakibini 1-0 mağlup ederek finale yükseldi. Yeşil-beyazlılarda deneyimli oyuncu Berkan Kutlu, müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Takım olarak iyi bir mücadele örneği gösterdiklerini aktaran 28 yaşındaki oyuncu, "Çok iyi mücadele ettik. Çok savaştık. Evinde, taraftarının önünde oynadığı için tabii ki Beşiktaş daha dominant taraftı. Onlar da maç içerisinde çok aksiyonlar üretti. Ama biz iyi defans yaparak bunlara iyi karşılık verdik. Müsabakanın son dakikalarında da iyi bir kontra atak sonrası penaltıyı kazandık ve golü attık. Çok mutluyuz" diye konuştu. "Konyaspor’a geldiğim için mutluyum" Konyaspor’a transfer olduğu için mutlu olduğunu dile getiren Berkan Kutlu, "Son yıllarda Galatasaray ile birlikte kupa kazanmak benim için bir alışkanlık olmuştu. Konyaspor camiasında da kupa kazanmak benim için çok özel olur. Çünkü Anadolu takımlarıyla bunu gerçekleştirmek çok daha zor. Burada Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı eleyip iyi işler yaptığımızı düşünüyorum. Trabzonspor’u da yendik. Galatasaray’ı da iç sahada yendik. Konyaspor pes etmiyor. Konyaspor’un bence çok iyi bir hocası var. Çok iyi bir takım ruhu var. Bu arada çok iyi insanlarla tanıştım, Konyaspor’a geldiğim için mutluyum" şeklinde konuştu. Ziraat Türkiye Kupası finalinde hak eden takımın rakipleri olmasını istediğini söyleyen Berkan, "Final maçları da tek maç, çok zor. Hak eden takım finalde rakibimiz olsun. Güzel bir maç olsun. Hata olmayan iyi bir maç olmasını bekliyorum. Özellikle bir takım tercihim yok açıkças" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Sergen Yalçın: "Taraftarımız bırakmamızı istiyorsa bırakırız" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, taraftarın kendisini ve yönetimi istifaya davet etmesini anlayışla karşıladığını söyleyerek, "Taraftarımız bırakmamızı istiyorsa bırakırız. Ondan şüpheleri olmasın" dedi. Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde Beşiktaş, sahasında Konyaspor’a 1-0 mağlup olarak turnuvaya veda etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Üzgünüz. Kupayı kazanmaktı elimizde kalan son hedef. Onu beceremedik. Oyunu yorumlamaya gerek olduğunu düşünmüyorum. Rakibin kaleye tek isabetli şut atmadığı maçı kaybettik. Futbolda bunlar başınıza gelebiliyor. Oyun canlı bir oyun. Üzgünüz, umarım üzgünlüğümüz de belli olmuştur. Oyuncularım da çok üzgünler. Onlar da çok konsantre olmuşlardı, final oynamayı istiyorlardı. Bugün itibarıyla hedeften koptuk. Ligde 2 maç kaldı. Onlar da hedef maçı değil" ifadelerini kullandı. "Hakemin rakibi oyuna sokma çabasını daha önce de yaşadık" Takımın final için çok konsantre olduğunu yineleyen Yalçın, "Oyunun tamamında üstün oynayan bir görüntü verdik. Rakip takımın tek isabetli şutu penaltı. Çocuklar iyi mücadele ettiler. Futbolda şans faktörü de önemlidir. Bu penaltı işine de alıştık. Derbilerde de başımıza geliyor. Hakem arkadaşların bu kadar art niyetli olmasını da normal karşılamıyorum. Hakemin rakibi oyuna sokma çabasını daha önce de yaşadık. Hakemlerin bu kadar olumuz olması, rakipleri oyunda tutmaya çalışması çok enteresan. Oynayan takımla ve zaman geçirmeye çalışan takım arasında oynana bir maçtı. İlk defa elenmiyoruz. Bu tür sonuçları doğal karşılamak lazım. Taraftarın tepkisini normal karşılıyorum. Taraftar kupa kazanmak istiyor ama her zaman istediklerimizi başaramıyoruz hayatta" şeklinde konuştu. "Kadro derinliğimiz çok yok" 53 yaşındaki teknik adam, kısıtlı bir kadro derinliğine sahip olduklarını ve bunun da oyunda gerilemeye yol açabileceğini belirtti. Yalçın, "Kadro derinliğimiz çok yok. Sürekli aynı oyuncularla oynuyoruz. Gaziantep maçında rotasyon yaptık, orada da tepki aldık. Maalesef şok eleştiri var. Ben işimi yapmaya çalışıyorum. Beşiktaş devre arasında çok ciddi değişim yaşadı. Belki tarihte böyle bir değişim yaşanmamıştır. Kolay bir sezon geçirmeyeceğiz diye daha önce de söyledim. Zamanla işlerin düzeleceğini düşünüyorum. İyi oyuncular aldık. Sonuçlar gelmeye başladı. Hedefin uzağında kaldık ama bunu söylemiştim. Taraftarımız kısa metraj başarı istiyor. Beşiktaş’ın hedefi her zaman kupa kazanmak. Bu sene öyle bir pozisyonumuz yoktu" diye konuştu. "Taraftarımız bırakmamızı istiyorsa bırakırız" Taraftarın hem kendisini hem de yönetimi istifaya davet etmesine ilişkin ise Sergen Yalçın, "Başarısızlıkta sorumluluğu benim ve yönetimin alması normal. 2 hafta var. 2 haftada bırakıp gitmek olmaz. 2 maçı oynamak durumdayız. Taraftarımız bırakmamızı istiyorsa bırakırız. Ondan şüpheleri olmasın" dedi.
Mersin Bozyazı’daki faciada AFAD’dan zehirli madde taraması Mersin’in Bozyazı ilçesinde aynı aileden 2 çocuğun hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Anamur Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla bölgeye sevk edilen AFAD ekipleri, olay yerinde kapsamlı inceleme gerçekleştirdi. Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33) ve çocukları Azra (7) İLE Ömer Selim (4), hafta sonu memleketleri olan Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi’nde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Kusma ve mide bulantısı şikayetleriyle tedavi altına alınan çocuklar., yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Anne ve baba ise ileri tetkik ve tedavi amacıyla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Anamur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Mersin’den gelen AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) ekipleri bölgede ’hava kalitesi ve zehirli madde’ taraması yaptı. Çalışmalar çerçevesinde ailenin kaldığı konut, evin çevresi ve seyahat ettikleri araç detaylı şekilde incelendi. Uzman ekipler, özel ölçüm cihazlarıyla ortamda zehirli gaz ya da kimyasal bir madde bulunup bulunmadığını araştırdı. Yapılan incelemelere ilişkin hazırlanan teknik raporun savcılığa sunulmasının ardından olayın kesin nedeninin netlik kazanması bekleniyor. Soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.