Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
16 ildeki 16 ayrı organize suç çetesine yönelik operasyonda 198 şüpheli yakalandı
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:50:11
İçişleri Bakanlığı, jandarma ekiplerince 16 şehirdeki 16 farklı organize suç çetesine yönelik düzenlenen operasyonlarda 198 şüpheli yakalandı. Zanlıların banka hesaplarında ise 3 buçuk milyar liralık para hareketi bulunduğu tespit edildi. Operasyonla ilgili İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; 16 ilde 16 ayrı organize suç örgütüne yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 3 buçuk milyar lira hesap hareketi bulunan 198 şüpheli yakalandı. 75’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadeleri yer aldı. Farklı türde suçları işedikleri tespit edildi Çetelerin karıştığı suçların da yer verildiği açıklamada, "Yakalanan şüphelilerin; Erzurum, Sakarya, Aydın, Kayseri ve Giresun’da; sosyal medya platformları üzerinden ‘yatırım danışmanlığı’ ilanlarıyla vatandaşlarımızı dolandırdıkları, Adana ve Muğla’da; baskı ve tehditle işletmelerden maddi kazanç sağlamaya çalıştıkları, Kahramanmaraş, Ağrı ve Tekirdağ’da; uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, Sinop’ta; internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri, Tunceli’de; ‘Resmi Belgede Sahtecilik’ suçunu işledikleri, Manisa’da; silah kaçakçılığı yaptıkları, Balıkesir, Eskişehir ve Bitlis’te; yüksek faiz uygulayarak tefecilik yaptıkları tespit edildi. Savcılıklarımızca bu şahıslar hakkında soruşturma başlatıldı. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait; 24 adet taşınmaz, 16 adet taşınır ve bin 60 adet banka hesabına el konuldu" denildi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:48
Ankara’nın denizi Çayırhan Göleti ziyaretçilerini bekliyor
’Ankara’nın denizi’ olarak bilinen Çayırhan Göleti ziyaretçilerini bekliyor. Ankara’nın saklı güzelliklerinden biri olan Çayırhan Gölü, bir yandan 3 bin yıllık tarihiyle Juliopolis Nekropolü, diğer yanda milyonlarca yıl önce oluşan rengarenk tonlara sahip Gökkuşağı Tepeleriyle ziyaretçilerine geçmişe yolculuk yapma imkanı sağlıyor. Sahip olduğu 75 kilometrelik sahil şeridiyle Ankara’nın en büyük baraj gölü olarak kabul edilen bu yer; yürüyüş yolları, doğa kampları, tekne turları ve balık tutma gibi pek çok faaliyet imkanını içerisinde bulunduruyor. Ayrıca, doğanın her rengini içerisinde bulunduran konumu ile de adeta görsel bir şölen sunuyor. Ankara’nın denizi olarak nitelendirilen Çayırhan Gölü’nü ziyaret eden misafirler şehrin gürültüsünden uzak, doğa ile iç içe bir gün geçirebilme fırsatı buluyor. Alan içerisinde bulunan yeşilliklerin arasında ziyaretçiler hem çadırları ile kamp yapıyor hem de mangal yakabiliyor. Bunun yanı sıra gölün çevresinde karavan ile de diledikleri kadar konaklayabiliyorlar. Ayrıca bölgede bulunan bir tur teknesi ile göl içerisinde tur atma fırsatı da bulan ziyaretçiler, Juliopolis Nekropolü’nü ve doğa harikası olan Gökkuşağı Tepeleri’ni daha yakından görebiliyor. "8 günlüğüne geldik,12 gündür buradayız" Bölgeye kamp yapmaya gelen 82 yaşındaki Semiha Erdoğan, "8 günlüğüne gelmiştik ama 12 gün oldu. Buraya karavan kampına geldik. Burası Çayırhan Göleti’ymiş. Herkes gelsin herkese tavsiye ederim. Vatandaşlar çocuklarını alıp gelsinler, memnun olurlar. Çocuklar güzel oynuyorlar. Yürüme yerleri var. Ben gezip dolaşıyorum. Buranın havası bana çok iyi geldi. Yürüyemiyordum ama burada yürüyebiliyorum, geziyorum" diye konuştu. Erdoğan, insanların çevresel atıklarını etrafta bırakmamasını vurgulayarak, "İnsanlar buraya gelsinler ama, çöplerini burada bırakmasınlar temiz bıraksınlar" ifadelerini kullandı. Gölün Ankara’nın denizi olduğunu fakat gölün hak ettiği ilgiyi göremediğini belirten, ilçenin İşletme ve İştirakler Müdürü Recep Tombak ise, "Ankara’nın denizi diye nitelendirdiğimiz, Nallıhan’a 35 kilometre, Beypazarı’na 20 kilometre mesafede, eski ipek yolu güzergahında bulunan bir göl. 75 kilometre sahil şeridine bağlı bir alan. Biz burayı Ankara’nın denizi olarak nitelendiriyoruz. Fakat beklediğimiz gerekli ilgiyi görmediğini düşündüğümüz bir yer. Alan olarak da hem inanç turizminin, hem doğa turizminin, hem kültür turizminin, hem de tarih turizminin önde olduğu bir alan. Aynı zamanda Bizans dönemine ev sahipliği yapmış tarihi Juliopolis Nekropolü’nün de içinde bulunduğu bir alandayız" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:39
Yılda sadece 15 gün görülebilen dağ laleleri, görenleri hayran bırakıyor
Türkiye’nin endemik bitki türleri listesinde yer alan ve yılda yaklaşık 15 gün görülebilen endemik dağ laleleri, kısa ömürlerine rağmen görenleri hayran bırakıyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:13
13 yıllık faili meçhul cinayet aydınlatıldı: Şüpheliler için müebbet talebi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen incelemeler kapsamında, 2013 yılında işlenen Kemal Güven Aydoğan cinayetine ilişkin faili meçhul kalan dosya yeniden açıldı. Şüpheliler hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 75 ilde 638 dosya ve 693 maktule ilişkin faili meçhul cinayetlerin yeniden inceleneceğini açıklamasının ardından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen incelemeler kapsamında, 2013 yılında işlenen Kemal Güven Aydoğan cinayetine ilişkin faili meçhul kalan dosya yeniden açıldı. Başlatılan soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianame kapsamında şüpheliler hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis talebiyle dava açıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 1 Şubat 2013 tarihinde Mamak ilçesi Ege Mahallesi’nde gece saatlerinde evinin önünde öldürülen Kemal Güven Aydoğan’a ilişkin dosya yeniden ele alındı. Olayın ardından yürütülen ilk soruşturmada bir şüpheli hakkında dava açıldığı, ancak sanığın 2014 yılında beraat ettiği, dosyanın faili meçhul şüpheliler yönünden ayrılarak soruşturmaya devam edildiği öğrenildi. 2019 yılında yapılan bir ihbar üzerine dosyada yeni bir süreç başlatıldı. İhbarcı M.K., maktul Aydoğan’ın; eşi Ş.K., kayınpederi B.K. ve N.Y. tarafından öldürüldüğünü ileri sürdü. Yapılan araştırmalarda taraflar arasında geçmişe dayalı husumet bulunduğu, bu husumetin uyuşturucu ticareti iddiaları ve aile içi dedikodulardan kaynaklandığı, daha önce taraflar arasında kavga yaşandığı tespit edildi. Ayrıca olay günü öncesi ve sonrasında şüpheliler arasında olağan dışı telefon görüşmelerinin bulunduğu tespit edildi. İlk aşamada şüpheliler hakkında yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi. Ancak maktulün annesinin karara itiraz etmesi üzerine dosya yeniden açıldı ve soruşturma derinleştirildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında, cinayette kullanıldığı değerlendirilen tüfeğin olay sonrası el değiştirdiği ve son olarak Elmadağ ilçesinde bir kişide bulunduğu tespit edilerek ele geçirildi. Şüphelilerden Necmettin Yaman’ın açık cezaevinden firar ettiği, kısa süre sonra yakalanarak tutuklandığı öğrenildi. B.K. ve Ş.K. da çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, H.K.’ın adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlaşıldı. Soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. ‘Herkes kalp krizi sandı: Otopsi raporundan cinayet çıktı’ Geçmişe yönelik faili meçhul olay olarak değerlendirilen bir başka dosya ise, şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Ulviye Koyuncu’nun hayatını kaybetmesi oldu. Olay çerçevesinde Ankara’nın Mamak ilçesindeki evinden "yürüyüşe gidiyorum" diyerek ayrılan maktul Ulviye Koyuncu (46), sohbet grubundan tanıştığı A.A. ile parkta buluştu. Daha sonra evine dönen Koyuncu’nın cansız bedeni eşi tarafından bulundu. Yapılan incelemede ölüm nedeni kalp krizi olarak değerlendirilen Koyuncu’nun şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin yapılan otopsi raporunda vücudunda dört farklı etken madde tespit edildi. Raporda, Koyuncu’nun çoklu ilaç zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği anlaşıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan A.A., maktul Ulviye Koyuncu ile parkta buluştuğunu ifade ederken, zehirlenme olayıyla bir ilgisi olmadığını öne sürdü. Şüpheli A.A.’nın telefonunda maktule ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 1 milyon lira değerinde ziynet eşyası fotoğrafları bulundu. Şüphelinin evinde yapılan aramalarda ise ziynet eşyaları ele geçirildi. Şüpheli A.A. iki ayrı olay nedeniyle çıkarıldığı hakimlikçe, "kasten öldürme" ve "yağma" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. ‘Bakan Gürlek açıklamıştı’ Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye çıkardıklarını belirterek, ülke genelinde gerçekleştirdikleri taramalar sonucu, 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme süreci başlattıklarını açıkladı. Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan tüm dosyaları yeniden mercek altına aldıklarını vurguladı. "75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecini başlattık" Gürlek sosyal medya paylaşımında, "Bu çerçevede faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik kurumsal kapasitemizi en üst seviyeye çıkardık. Ülke genelinde gerçekleştirdiğimiz taramalar neticesinde, 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecini başlattık. Delile dayalı, titiz analiz ve güçlü koordinasyon ile cezasızlığa geçit vermeyeceğiz" ifadelerine yer vermişti. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil "Gülistan Doku soruşturması" gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak. Toplumda büyük yankı uyandırabilecek nitelikteki faili meçhul cinayetler ve maktul vakaları ülke genelinde yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya, 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul, Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul, Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul, Düzce 16 dosya ve 18 maktul, Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul, Uşak 15 dosya ve 17 maktul, Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10’ar dosya ve 10’ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek. Sadece dosya incelemekle kalmayıp Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde derdest bulunan dosyaların sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayacak yöntemler de geliştiriyor. Suçların cezasız kalmaması adına teknik, kriminal ve analitik yöntemler konusunda rehberlik yapılarak, ilgili kurumlar arasında güçlü bir bilgi akışı tesis edilecek. ‘Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek’ Bu sayede yeni dönemde "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı", yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek. Bu birim, delil yetersizliği veya karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyaları yeniden mercek altına alacak. Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan faili meçhul dosyalar sistematik şekilde incelenecek, böylece cezasızlık algısının önüne geçilmesi hedefleniyor.
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:11
Vatandaşlardan sağlık çalışanlarına CİMER üzerinden teşekkür: "Şikayet kadar teşekkür de önemli"
Türkiye’nin farklı illerinden vatandaşlar, hayatlarına dokunan sağlık çalışanlarına duydukları minnettarlığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden gönderdikleri mesajlarla dile getirdi. Hastanelerde gördükleri ilgi, özveri ve insani yaklaşımlara duyarsız kalmayan binlerce vatandaş, doktorlardan hemşirelere, ebelerden paramediklere, ambulans ekiplerinden hastane personeline kadar sağlık sisteminde görev yapan çok sayıda çalışana teşekkür etti. Sadece tedavi etmediler, umut da verdiler CİMER’e iletilen başvurularda vatandaşlar, sağlık çalışanlarının yalnızca tıbbi hizmet sunmakla kalmadığını; sabır, anlayış ve güler yüzlü yaklaşımlarıyla zor zamanlarında kendilerine moral ve güven verdiğini ifade etti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen mesajlar, sağlık çalışanlarının vatandaşların hayatına nasıl dokunduğunu da gözler önüne serdi. Ankara’da bir vatandaş, babasının inme tedavisi sürecinde sağlık çalışanlarının gösterdiği ilgiyi, "Hastalara kendi aileleri gibi davranmaları bizleri çok duygulandırdı" sözleriyle aktardı. Tokat’ta tedavi gören bir hastanın yakını ise başvurusunda, "Bize özel hastanedeymiş gibi hissettiren doktor, hemşire ve tüm sağlık personeline sabırları ve güler yüzleri için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Beni yeniden hayata döndürdüler" CİMER’e gönderilen mesajlarda sağlık çalışanlarının hayat kurtaran müdahaleleri ve özverili çalışmaları öne çıktı. Samsun’da tedavi gören bir vatandaş, "Beni yeniden hayata döndürdüler" dedi. Kayseri’de görev yapan bir acil servis doktoru için yapılan bir diğer başvuruda vatandaş, "Mesleğinin gerektirdiği sorumluluğu layıkıyla yerine getiren değerli doktorumuza teşekkür eder, ödüllendirilmesini isteriz" önerisinde bulundu. Adıyaman’da bir vatandaş ise kısa bir muayene sırasında dahi doktorunun güler yüzlü yaklaşımının kendisine verdiği morali, "Bazen bir gülümseme insanın kalbini fetheder" sözleriyle dile getirdi. "Şikayet kadar teşekkür de önemli" CİMER’e Türkiye’nin dört bir yanından gönderilen teşekkür başvurularında acil servislerde yapılan hızlı müdahaleler, yoğun bakım ünitelerinde gösterilen hassasiyet, ameliyat ekiplerinin titiz çalışmaları, doğum süreçlerinde verilen destek ve hasta yakınlarına sağlanan bilgilendirmelere yönelik memnuniyet ifadeleri öne çıktı. Vatandaşların CİMER’e gönderdiği mesajlarda kamu hizmetlerinde iyi yapılan işlerin görünür olması gerektiğine de dikkat çekildi. Bir vatandaş ise mesajında, "Toplum olarak şikayet etmeye alışığız ama iyi yapılan işleri de takdir etmek gerekir" ifadelerini kullandı. Vatandaş ile kamu hizmeti arasında iletişim köprüsü CİMER, vatandaş ile kamu hizmeti arasında iletişim köprüsü olmaya devam ediyor. Vatandaşların sağlık çalışanlarına yönelik teşekkür ve memnuniyet mesajları, CİMER aracılığıyla ilgili kurumlarla paylaşılırken, bu mesajlar kamu hizmetlerinde görev yapan personelin özverili çalışmalarının görünür olmasına destek oluyor. Gönderilen mesajlar sadece memnuniyetin paylaşılmasına imkan tanımakla kalmıyor; aynı zamanda kamu çalışanlarının motivasyonunu artırarak devlet ile vatandaş arasındaki güven bağının güçlenmesini de sağlıyor.
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:09
TSK: "Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Fransa Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fabien Mandon ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı."
TSK: "Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Fransa Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fabien Mandon ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı."
14 Mart 2026 Cumartesi - 12:07
Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor
Hastanede tedavi gördüğü sırada görme kaybına rağmen ders çalışan MS hastası Ege Ünal, şimdi kendisini tedavi eden doktorlarla meslektaş olmanın hayalini kuruyor. Lise yıllarında görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran Ege Ünal’a Multiple Skleroz (MS) tanısı konuldu. O yıllarda hastanede yatarken görme kaybına rağmen test çözmeye ve ders çalışmaya devam eden Ünal, tıp fakültesini kazandı. Şu anda 2’nci sınıf öğrencisi olan Ünal, nöroloji alanına ilgi duyduğunu belirterek hastalığıyla ilgili farkındalık oluşturmayı ve MS’in sanıldığı kadar umutsuz bir hastalık olmadığını insanlara anlatmayı hedeflediğini söyledi. Akademik hayatının yanı sıra okulunun müzik grubunda gitar çalan Ünal, tedavi gördüğü hastanede de konserler verdi. Ünal, ileride kendisini tedavi eden doktorlarla meslektaş olmanın hayalini kuruyor. "Gözüm görmezken bile hastanede yatarken ders çalışmaya çalışıyordum" Tıp fakültesini kazanmasında hastanede yaşadığı sürecin çok büyük bir etkisi olduğunu dile getiren Ünal, "Hastanede yattığım dönemlerde özellikle etrafımdaki o doktor figürlerini gördükçe benim hep motivasyonum arttı. Ben ilk hastaneye yattığımda 11’inci sınıftaydım ve çok fazla stresim vardı. Aynı zamanda üniversite sınavını çok kafaya takan bir insandım. Gözüm görmezken bile hastanede yatarken ders çalışmaya çalışıyordum. Test çözmeye, deneme çözmeye çalışıyordum ve bu motivasyonumda tabii ki doktorları görmem çok beni etkilemişti" diye konuştu. "Hastalığım üzerinde çalışmak her zaman benim için bir hayal oldu" Ünal, nöroloji bölümünde uzmanlaşmak istediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Ben tıpı yazarken hep diyordum. Ben nöroloji istiyorum diye. Çünkü hastalığım üzerinde çalışmak her zaman benim için bir hayal oldu. Hastalığımla ilgili insanları bilgilendirmek, hatta insanları tedavi edebilmek benim için çok büyük bir gurur kaynağı olur gerçekten. Şu an 2’nci sınıftayım. Henüz kesinlikle şu olacağım diyemiyorum. Fakat başladığımdan beri nörolojiye her zaman ilgim oldu." Aynı zamanda sosyal yaşantısından da hiç kopmadığını ifade eden Ünal, "Tedavi gördüğüm hastanede defalarca konser verdim. Birinci sınıftan itibaren okulumuzun müzik grubuna katıldım ve hep sosyal gönüllülük projelerimizde, çocuk hastanesinde, tıp bayramlarında hastanemizde sahnelerimiz oldu, konserlerimiz oldu" ifadelerini kullandı. "İşin dışarıdan göründüğü kadar umutsuz olmadığını onlara anlatabilmek benim için bir ideal oldu" Ünal, hastalığıyla alakalı araştırma yapmak istediğini ve insanları bilgilendirmek istediğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Hastalığımın başından beri kendime hep benim gibi bu durumla karşılaşan gençleri, benim ailem gibi bu durumla karşı karşıya kalan ve bu konuda çok gerilmiş olan aileleri rahatlatmak, bilgilendirmek ve işin dışarıdan göründüğü kadar hiçbir zaman umutsuz olmadığını onlara anlatabilmek benim için her zaman bir ideal oldu. Hangi alanda çalışırsam çalışayım, benim gibi bu durumla karşı karşıya kalan herkesi bilgilendirmek, hepsine bir örnek olmak benim için gerçekten çok önemli bir durum haline geldi. Ben ne doktoru olursam olayım, MS benim için her zaman kırmızı bir çizgi olacak ve ben o konuda her zaman insanları bilgilendirmek ve yönlendirmek amacıyla elimden geleni yapacağım." Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde çocuk nöroloji eğitim ve idari sorumlusu olan Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt, ise MS’in genç yetişkin hastalığı olduğunu dile getirerek, en sık 20 ve 40 yaş aralığında görüldüğünü ifade etti. Genç hastaların tanı aldıktan sonra kaygılı ve endişeli bir süreç yaşadıklarını anlatan Kurt, "Tanı netleştikten sonra tedavi ile ilgili planlarımız, atak tedavisi, koruyucu tedaviler, planlarımızı aileyle paylaşıyoruz. Bu konuda da aslında erken tanı ile birlikte uygun tedavi seçimi ile hastamızın normal yaşantısına devam edeceğini, düzenli kontroller ve ilacını aksatmama şartıyla mümkün olduğunu onlara anlatıyoruz" şeklinde konuştu. "Hasta hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüştü" Kurt, Ünal’ın düzenli kontrollerle ve uygun tedaviyle hayatını normal bir şekilde sürdürdüğünü aktardı. Ünal’ın meslektaşı olacağı için mutluluk duyduğunu belirten Kurt, "Derse gidiyorum merdivenlerden hızlı hızlı çıkarken arkamdan bir ses duydum ve döndüm. Ege’ydi seslenen ama bir anda şaşırdım. Ege yani poliklinikte karşılaşıyoruz hani tıp fakültesinde ne iş olabilir diye. ‘Hocam ben artık hastanızım ama aynı zamanda da öğrenciniz oldum’ dedi. O an yaşadığım mutluluğu size hiçbir şekilde tarif edemem ve artık hasta hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüşmüştü. Kendisinin hikayesini anlatırken farkındalık oluşturmak, benzer aileler ve gençler için motivasyon oluşturmayı her zaman kendisine bir görev edindi" diye konuştu.
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:12
17 yılda 110 milyon yolcu YHT ile seyahat etti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yüksek Hızlı Trenlerle (YHT) bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcunun seyahat ettiğini açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yüksek hızlı tren hattı Ankara-Eskişehir’in 17’nci yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi’nin ilk etabı olan Ankara-Eskişehir hattının, 13 Mart 2009’da işletmeye alındığını hatırlattı. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte diğer yüksek hızlı tren (YHT) hatlarının da devreye alındığını ifade eden Uraloğlu, bugün itibarıyla yüksek hızlı tren hat uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını, yeni hatların yapım çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi. YHT’lerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcu seyahat etti YHT’lerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcunun seyahat ettiğini kaydeden Uraloğlu, Ankara-Eskişehir hattıyla başlayan sürecin 2011’de Ankara-Konya, 2014’te Konya-İstanbul ve Ankara-İstanbul, 2022’de Karaman-İstanbul, Karaman-Ankara ve Eskişehir-İstanbul, 2023’te Ankara-Sivas ve 2024’te Sivas-İstanbul hatlarının hizmete alınmasıyla devam ettiğini belirtti. "Ankara-İstanbul hattında 16 bin 723 yolcu günlük seyahat ediyor" Günlük ortalama 34 bin yolcunun yüksek hızlı trenleri kullandığını aktaran Uraloğlu, yolcu yoğunluğuna ilişkin şu bilgileri verdi: "Ankara-İstanbul hattında 16 bin 723, Konya-İstanbul hattında 4 bin 517, Ankara-Konya hattında 3 bin 665, Ankara-Sivas hattında bin 852, İstanbul-Sivas hattında bin 590, Ankara-Karaman bin 539, İstanbul-Karaman bin 413, Ankara-Eskişehir hattında bin 189 ve Eskişehir-İstanbul hattında 857 yolcu günlük seyahat ediyor." Ankara-Eskişehir hattında 2009’dan bu yana yaklaşık 21,4 milyon kişi yolculuk yaptı Ankara-Eskişehir hattında 13 Mart 2009’dan bu yana yaklaşık 21,4 milyon kişinin yolculuk yaptığını belirten Uraloğlu, Eskişehir’in demiryolu taşımacılığında olduğu kadar demiryolu sanayisinde de önemli bir merkez konumunda bulunduğunu ifade etti. 11 şehre doğrudan, 9 şehre kombine taşımacılık Yüksek hızlı trenlerin ulaşım alışkanlıklarını değiştirdiğini vurgulayan Uraloğlu, YHT’lerin 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise kombine taşımacılıkla hizmet verdiğini bildirerek, "Yüksek hızlı trenler doğrudan Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Karaman, Yozgat, Kırıkkale ve Sivas’a sefer yaparken otobüs ya da tren bağlantılı kombine taşımacılıkla Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Bursa, Denizli, Kütahya, Mersin, Malatya ve Tokat’a önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor" dedi. Demiryolu yatırımlarının artarak sürdüğünü dile getiren Uraloğlu, 2003 yılından bu yana demiryolu öncelikli ulaşım politikaları doğrultusunda yatırımların payının yükseldiğini, 2026 bütçesinde demiryolu yatırımlarının payının yüzde 53’e ulaştığını bildirdi. 2053 hedefleri kapsamında mevcut demiryolu koridorlarının geliştirildiğini belirten Uraloğlu, 2028 yılında demiryolu ağının 17 bin 287 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:49
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun diye satılan kitapların, yapılan incelemeler sonucu uygun olmadığı görüldü
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından özel yayınevlerinde "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun" olduğu belirtilerek yayımlanan yardımcı kaynaklara, öğretim programlarıyla uyum düzeyini belirlemek amacıyla kapsamlı bir inceleme gerçekleştirildiği ve yapılan incelemeler sonucu söz konusu kitapların uygun olmadığı belirtildi. MEB, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında özel yayınevlerinde yayımlanan içeriklerle ilgili inceleme başlattı. Yapılan çalışma kapsamında birinci, ikinci, beşinci ve altıncı sınıf düzeylerinde Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve Hayat Bilgisi derslerine ait yardımcı kaynaklar ile birinci sınıflar için hazırlanan hikaye kitapları kapsama alındı. İnceleme sürecinde söz konusu yayınların içerikleri; TYMM Öğretim Programları’nda yer alan öğrenme çıktıları, içerik çerçevesi, süreç bileşenleri ve ölçme-değerlendirme yaklaşımı açısından analiz edildiği ve yapılan analizler sonucunda incelenen yayınların tamamında TYMM Öğretim Programları ile farklı düzeylerde uyumsuzluklar bulunduğu tespit edildiği açıklandı. Edinilen bulgularda, birçok yayında yeni öğretim programının öngördüğü beceri örgüsü temelli yaklaşım yerine, önceki öğretim programlarının yapısının büyük ölçüde korunmaya devam ettiğini ortaya koyulduğu gözlemlendi. Bağlam temelli soru yapılarının da yeterli düzeyde kullanılmadığı tespit edildi MEB, yapılan incelemelerde özellikle ölçme ve değerlendirme yaklaşımı açısından önemli farklılıklar belirlendiğini, birçok yayında soruların büyük bölümünün çoktan seçmeli formatta hazırlandığı ve öğrenciden yalnızca "tek doğruyu işaretlemesi" beklendiği tespit etti. Bu durumun öğrenme sürecini değil yalnızca sonucu ölçmeye odaklandığı değerlendirildi. Ayrıca raporda TYMM’nin önerdiği biçimlendirici ve süreç odaklı ölçme araçlarının yayınlarda sınırlı düzeyde yer aldığı tespit edildi. Öz değerlendirme, akran değerlendirme, performans görevleri, gözlem formları ve dereceli puanlama anahtarları gibi öğrencinin öğrenme sürecine aktif katılımını sağlayan ölçme araçlarının birçok yayında bulunmadığı vurgulandı. İncelenen içeriklerde bağlam temelli soru yapılarının da yeterli düzeyde kullanılmadığı, soruların önemli bir bölümünde bağlamın bilgi düzeyinde kaldığı, öğrenciden problem çözme, sorgulama ve muhakeme gibi üst düzey düşünme becerilerini kullanmasının beklenmediği görüldü. TYMM, yardımcı kaynaklara yeteri düzeyde yansıtılmadı Raporda yer alan bulgularda, TYMM’nin öngördüğü beceri temelli ve süreç odaklı öğrenme yaklaşımının yardımcı kaynaklara yeterli düzeyde yansıtılamadığını belirtilirken, bu durumun özel yayınevleri tarafından hazırlanan eğitim materyallerinin programın beceri örgüsü temelli yaklaşımı daha güçlü biçimde yansıtacak şekilde geliştirilmesi gerektiği açıklandı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:43
Başkent’te kuzuların anneleriyle buluşma anı dronla görüntülendi
Ankara’nın Bala ilçesinde meraya gitmeden önce anneleriyle buluşturulan süt kuzularının koyunlar arasından kokuları ve sesleriyle annelerini bulduğu anlar dronla görüntülendi. Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Kesikköprü Mahallesi’nde sabahın erken saatlerinde meraya çıkmadan önce koyunlar ile süt kuzularının buluşma anı görüntülendi. Henüz sütten kesilmeyen kuzuların belirli bir süre annelerinden ayrı ağıllarda tutulduğu köyde, emzirme zamanı geldiğinde besiciler tarafından ağıllardan çıkarılan kuzular yüzlerce koyunun arasından kokuları ve sesleri sayesinde annelerini buluyor. Yaklaşık 15 ailenin geçimini hayvancılıkla sağladığı ve 4 bin kadar koyunun yetiştiği köyde, kardeşleri dahil 16 yaşından beri bu işi yapan Ziya Özçelik, "Babadan kalan bir meslek. Başka geçim kaynağımız olmadığı için hayvancılıkla geçimimizi sağlıyoruz. Yaz, kış bunun peşinde koşuyoruz. Seneden seneye kazancımızı kazanıyoruz. Koynumuzu kuzulatıyoruz, yetiştiği zaman kuzumuzu satıyoruz. Arazimiz olmadığı için, kıt olduğu için besiye çekiyoruz. Arazide ot olursa yayılımla geçiş sağlıyoruz" dedi. "400 koyundan 350 kuzu var" Bu sene verimin oldukça iyi olduğunu ifade eden Özçelik, "Ölümümüz olmadı. 400 koyundan 350 kuzu var. Öbürü de zaten daha kuzulamamış. Yani bir senede 10-15 tane falan ölüm ya var ya yok" diye konuştu. "Annesinden ayırıyoruz ki kuzu yem yesin" Kuzuların neden annelerinden ayı tutulduğunu anlatan Ziya Özçelik, "Annesinden ayırıyoruz ki kuzu yem yesin. Çünkü anasında süt olmadığı için bir seferlik sütü açıyor. Kuzu ondan sonra aç kalıyor. Anasında durmasına gerek yok. Yem vereceksin ki kuzu iyileşecek" şeklinde konuştu. "Kuzu, annesini sesinden anlıyor" Kuzuların kolaylıkla annelerini tanıyabildiğini söyleyen Özçelik, "Kuzu, annesini sesinden anlıyor. Gidiyor annesini. Yani annesi çağırdığı zaman zaten seslerinden, kokusundan anlıyor" ifadelerini kullandı. "3 ayda bir aşısını yaparız" Hayvanların sağlık kontrollerine de dikkat ettiklerini vurgulayan Özçelik, "Aşılarına dikkat edeceksin ki kuzu gelişecek. Her zaman iğnelerini yapıyoruz. Yazıya çıkmadan önce evdeyken aşısını yapıyoruz işte. 3 ayda bir aşısını yaparız" dedi. "Koyun 5 ayda kuzular" Koyunların kuzulama süreci hakkında bilgi veren Ziya Özçelik, "Koyun 5 ayda kuzular. 2 aylık olduğu zaman önünden kuzuyu alırız. Yem veririz, kuzunun gelişmesi için. 3 ay sonra koyun çöle çıkar. Yayılıma gider" ifadelerine yer verdi. "Zor bir meslek, çilesi çok" Hayvancılığın zor bir meslek olduğunu vurgulayan Özçelik, "İşini iyi seçmeleri lazım. Koyun beslemek öyle kolay bir meslek değil. O kadar söyleyeyim. Çilesi çok. Yazın, kışın peşinde gidersen mal kapıda olur. Heves uğruna alacaklarsa hiç almasınlar" diye konuştu. Öte yandan, doğumun ardından henüz 15 dakikalık olan kuzuların ayakta durmaya çalışarak annelerinin yanına gitme çabaları da görüntülendi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:23
Müzik dünyasının geçmişine 20 yıldır topladığı plak ve kasetlerle ışık tutuyor
Ankara’da yaklaşık 20 yıldır kaset ve plak dükkânı işleten Harun Han, dijitalleşen dünyaya rağmen iğnenin plağa değdiği o cızırtılı sesi yaşatmaya devam ediyor. Aradığı Neşet Ertaş plağının izini sürerken başladığı yolculukta bir dükkân dolusu anı biriktiren Han, kaset ve plak kültürünün insan var oldukça yaşamaya devam edeceğini söyledi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 04:24
AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 01:11
Yargıtay üyeliklerine seçimler Resmi Gazete’de yayımlandı
Yargıtay üyeliklerine 8 ismin seçilmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığından Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Yargıtay Birinci Başkanlığının 16 Yargıtay üyeliği kadrosunun boşaldığını bildiren yazısı gereğince 8 Yargıtay üyeliği kadrosuna seçim yapılması görüşülerek, İstanbul Anadolu ACM Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun, Büyükçekmece Hakimi Çimen Atacan Tuna, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes, Yargıtay Tetkik Hakimi İbrahim Acarlı, Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Niyazi Acar ve Kayseri BAM Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesine karar verildi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 00:43
Ankara’da trafik kazası: 1 ölü
Ankara’da yolcu otobüsü ile tırın çarpıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti. Kaza, Ankara Otoyolu Cankurtaran mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Kastamonu’dan Hatay’a gitmekte olan yolcu otobüsü, henüz bilinmeyen bir nedenle önünde ilerleyen tıra çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı tüm müdahalelere rağmen otobüste görevli personel hayatını kaybetti. Kazada yaralananlar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, araçta bulunan diğer yolcular firmanın gönderdiği yedek otobüsle yollarına devam etti.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27
Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 22:40
Ankara’da ticari taksinin çarptığı yaya yaralandı
Ankara’nın Sincan ilçesinde yolun karşısına geçerken ticari taksinin çarptığı kadın yaralandı. Olay, Sincan ilçesine bağlı Atatürk Mahallesi, Atatürk Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, dolmuş duraklarının önünde yolun karşısına geçmeye çalışan bir kadına 06 T 2944 plakalı ticari taksi çarptı. Kazayı gören vatandaşlar hemen yardıma koşarken, çevredeki kalabalık yaralı kadına ilk müdahalede bulunarak durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ambulansla yaralı kadın hastaneye kaldırılırken, polis kazayla ilgili inceleme başlattı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder