EĞİTİM - 14 Mart 2026 Cumartesi 10:49

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun diye satılan kitapların, yapılan incelemeler sonucu uygun olmadığı görüldü

A
A
A
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun diye satılan kitapların, yapılan incelemeler sonucu uygun olmadığı görüldü

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından özel yayınevlerinde "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun" olduğu belirtilerek yayımlanan yardımcı kaynaklara, öğretim programlarıyla uyum düzeyini belirlemek amacıyla kapsamlı bir inceleme gerçekleştirildiği ve yapılan incelemeler sonucu söz konusu kitapların uygun olmadığı belirtildi.


MEB, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında özel yayınevlerinde yayımlanan içeriklerle ilgili inceleme başlattı. Yapılan çalışma kapsamında birinci, ikinci, beşinci ve altıncı sınıf düzeylerinde Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve Hayat Bilgisi derslerine ait yardımcı kaynaklar ile birinci sınıflar için hazırlanan hikaye kitapları kapsama alındı. İnceleme sürecinde söz konusu yayınların içerikleri; TYMM Öğretim Programları’nda yer alan öğrenme çıktıları, içerik çerçevesi, süreç bileşenleri ve ölçme-değerlendirme yaklaşımı açısından analiz edildiği ve yapılan analizler sonucunda incelenen yayınların tamamında TYMM Öğretim Programları ile farklı düzeylerde uyumsuzluklar bulunduğu tespit edildiği açıklandı. Edinilen bulgularda, birçok yayında yeni öğretim programının öngördüğü beceri örgüsü temelli yaklaşım yerine, önceki öğretim programlarının yapısının büyük ölçüde korunmaya devam ettiğini ortaya koyulduğu gözlemlendi.



Bağlam temelli soru yapılarının da yeterli düzeyde kullanılmadığı tespit edildi


MEB, yapılan incelemelerde özellikle ölçme ve değerlendirme yaklaşımı açısından önemli farklılıklar belirlendiğini, birçok yayında soruların büyük bölümünün çoktan seçmeli formatta hazırlandığı ve öğrenciden yalnızca "tek doğruyu işaretlemesi" beklendiği tespit etti. Bu durumun öğrenme sürecini değil yalnızca sonucu ölçmeye odaklandığı değerlendirildi.


Ayrıca raporda TYMM’nin önerdiği biçimlendirici ve süreç odaklı ölçme araçlarının yayınlarda sınırlı düzeyde yer aldığı tespit edildi. Öz değerlendirme, akran değerlendirme, performans görevleri, gözlem formları ve dereceli puanlama anahtarları gibi öğrencinin öğrenme sürecine aktif katılımını sağlayan ölçme araçlarının birçok yayında bulunmadığı vurgulandı. İncelenen içeriklerde bağlam temelli soru yapılarının da yeterli düzeyde kullanılmadığı, soruların önemli bir bölümünde bağlamın bilgi düzeyinde kaldığı, öğrenciden problem çözme, sorgulama ve muhakeme gibi üst düzey düşünme becerilerini kullanmasının beklenmediği görüldü.



TYMM, yardımcı kaynaklara yeteri düzeyde yansıtılmadı


Raporda yer alan bulgularda, TYMM’nin öngördüğü beceri temelli ve süreç odaklı öğrenme yaklaşımının yardımcı kaynaklara yeterli düzeyde yansıtılamadığını belirtilirken, bu durumun özel yayınevleri tarafından hazırlanan eğitim materyallerinin programın beceri örgüsü temelli yaklaşımı daha güçlü biçimde yansıtacak şekilde geliştirilmesi gerektiği açıklandı.



Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun diye satılan kitapların, yapılan incelemeler sonucu uygun olmadığı görüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Yılmaz: "Mazlumların umuduyuz" Bursa Yıldırım Belediyesi, Gümülcine’den Gazze’ye, Üsküp’ten Halep’e farklı coğrafyada kurduğu iftar sofralarında Müslümanları bir araya getiriyor. Yıldırım’ın 14 ayrı bölgesinin yanı sıra İskeçe’den Gazze ve Halep’e birçok farklı bölgede iftar sofraları kurduklarını ifade eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Gönül coğrafyamızın her yerinde mazlumların umudu Türkiye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olduğunu bir kere daha gördük" dedi. Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya ile birlikte Suriye Arap Cumhuriyeti’nin Halep şehri El Bab ilçesinde düzenlenen iftar programına katıldı. Ramazan’ın en temel hasletlerinden olan kardeşlik ve paylaşma hasletlerini pekiştirmek için Yıldırım’daki 14 noktanın yanı sıra Batı Trakya, Bulgaristan, Üsküp, Gazze ve Halep gibi farklı bölgelerde kardeşlik sofraları kurduklarını aktaran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Ramazan’ın rahmetini ve bereketini kardeşlerimizle aynı sofrada paylaşarak, kardeşliğimiz, birlik ve beraberliğimizi perçinliyor. Gümülcine, Üsküp, Saraybosna, Kırcaali, Gazze, Halep bizim için yabancı coğrafyalar değil. Buralar ecdadımızın, tarihimizin, gönlümüzün bize emaneti. Biz bu emanete sahip çıkmaya, kardeşliğimizi büyütmeye ve Bursa’mızın sıcaklığını gönül coğrafyamızın her köşesine taşımaya devam edeceğiz" dedi. Gittikleri her yerde, kurulan her iftar sofrasında soydaşların ve ümmetin sevincine, mutluluğuna ortak olduklarını aktaran Başkan Yılmaz, "İskeçe’de de, El Bab ’ta gittiğimiz her yerde insanlarımızın gözleri de gönülleri de Türkiye’de. Özellikle adeta bir ateş çemberinin ortasında bulunan, yıllarca devam eden savaşın acılarını hala içlerinde yaşayan mazlumların en büyük dayanağı ve güvencesi Türkiye ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye’den geldiğimizi öğrenenlerin ve Cumhurbaşkanımızın adını duyan insanların gözlerindeki korkunun, umutsuzluğun bir anda sevgiye, güvene dönüştüğünü görüyorsunuz. Coğrafyalarımız ülkelerimiz farklı olsa da gönüllerimizin bir olduğunu, kalplerimizin birlikte attığını görüyoruz. Gönül coğrafyamızda karşılaştığımız bu sıcaklık ve samimiyet ramazan sevincimizi bir kat daha arttırıyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki temasları kapsamında Halep Başkonsolosumuz Muammer Hakan Cengiz’i, TİKA Halep Ofisi’ni, Suriye Arap Cumhuriyeti El Bab Kaymakamı Dr. Hussein Al-Shehabi’yi de ziyaret eden başkan Yılmaz ve beraberindekiler, Halep Kalesi, Emevi Camii ve Halep çarşısında da incelemelerde bulundular. Ülkede yıllarca süren savaşın ve çatışmaların etkisinin hala devam ettiğini aktaran Başkan Yılmaz, "Kadim şehir Halep’te, tarihin derin izleriyle savaşın bıraktığı hatıraları bir arada görmek insanın yüreğine dokunuyor. Savaş döneminde şehrimizde büyüyen iki kardeşimizin Halep’te açtığı Bursa Kafe’ye tesadüf ettik. Ülkeler arasında kurulan dostluk köprülerinin, kardeşlik ve dayanışmamızın bir nişanesi olan Bursa Kafe’yi görmek yüreğimize bir nebze de olsa su serpti. Bu ziyaretlerimizi bize Türkiye’nin Türkiye’den daha büyük olduğunu bir kez daha gösterdi. Bizler her daim kardeşlerimizin yanında olmaya, gönül bağımızı ve dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.