ASAYİŞ - 02 Mayıs 2026 Cumartesi 10:13

13 yıllık faili meçhul cinayet aydınlatıldı: Şüpheliler için müebbet talebi

A
A
A
13 yıllık faili meçhul cinayet aydınlatıldı: Şüpheliler için müebbet talebi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen incelemeler kapsamında, 2013 yılında işlenen Kemal Güven Aydoğan cinayetine ilişkin faili meçhul kalan dosya yeniden açıldı. Şüpheliler hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis talebiyle dava açıldı.


Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 75 ilde 638 dosya ve 693 maktule ilişkin faili meçhul cinayetlerin yeniden inceleneceğini açıklamasının ardından, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen incelemeler kapsamında, 2013 yılında işlenen Kemal Güven Aydoğan cinayetine ilişkin faili meçhul kalan dosya yeniden açıldı. Başlatılan soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianame kapsamında şüpheliler hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan müebbet hapis talebiyle dava açıldı.


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, 1 Şubat 2013 tarihinde Mamak ilçesi Ege Mahallesi’nde gece saatlerinde evinin önünde öldürülen Kemal Güven Aydoğan’a ilişkin dosya yeniden ele alındı. Olayın ardından yürütülen ilk soruşturmada bir şüpheli hakkında dava açıldığı, ancak sanığın 2014 yılında beraat ettiği, dosyanın faili meçhul şüpheliler yönünden ayrılarak soruşturmaya devam edildiği öğrenildi.


2019 yılında yapılan bir ihbar üzerine dosyada yeni bir süreç başlatıldı. İhbarcı M.K., maktul Aydoğan’ın; eşi Ş.K., kayınpederi B.K. ve N.Y. tarafından öldürüldüğünü ileri sürdü. Yapılan araştırmalarda taraflar arasında geçmişe dayalı husumet bulunduğu, bu husumetin uyuşturucu ticareti iddiaları ve aile içi dedikodulardan kaynaklandığı, daha önce taraflar arasında kavga yaşandığı tespit edildi. Ayrıca olay günü öncesi ve sonrasında şüpheliler arasında olağan dışı telefon görüşmelerinin bulunduğu tespit edildi.


İlk aşamada şüpheliler hakkında yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi. Ancak maktulün annesinin karara itiraz etmesi üzerine dosya yeniden açıldı ve soruşturma derinleştirildi.


Yürütülen çalışmalar kapsamında, cinayette kullanıldığı değerlendirilen tüfeğin olay sonrası el değiştirdiği ve son olarak Elmadağ ilçesinde bir kişide bulunduğu tespit edilerek ele geçirildi. Şüphelilerden Necmettin Yaman’ın açık cezaevinden firar ettiği, kısa süre sonra yakalanarak tutuklandığı öğrenildi. B.K. ve Ş.K. da çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, H.K.’ın adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı anlaşıldı. Soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında "iştirak halinde kasten öldürme" suçundan Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.


‘Herkes kalp krizi sandı: Otopsi raporundan cinayet çıktı’


Geçmişe yönelik faili meçhul olay olarak değerlendirilen bir başka dosya ise, şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Ulviye Koyuncu’nun hayatını kaybetmesi oldu. Olay çerçevesinde Ankara’nın Mamak ilçesindeki evinden "yürüyüşe gidiyorum" diyerek ayrılan maktul Ulviye Koyuncu (46), sohbet grubundan tanıştığı A.A. ile parkta buluştu. Daha sonra evine dönen Koyuncu’nın cansız bedeni eşi tarafından bulundu. Yapılan incelemede ölüm nedeni kalp krizi olarak değerlendirilen Koyuncu’nun şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin yapılan otopsi raporunda vücudunda dört farklı etken madde tespit edildi. Raporda, Koyuncu’nun çoklu ilaç zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiği anlaşıldı.


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan A.A., maktul Ulviye Koyuncu ile parkta buluştuğunu ifade ederken, zehirlenme olayıyla bir ilgisi olmadığını öne sürdü. Şüpheli A.A.’nın telefonunda maktule ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 1 milyon lira değerinde ziynet eşyası fotoğrafları bulundu. Şüphelinin evinde yapılan aramalarda ise ziynet eşyaları ele geçirildi. Şüpheli A.A. iki ayrı olay nedeniyle çıkarıldığı hakimlikçe, "kasten öldürme" ve "yağma" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.


‘Bakan Gürlek açıklamıştı’


Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye çıkardıklarını belirterek, ülke genelinde gerçekleştirdikleri taramalar sonucu, 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme süreci başlattıklarını açıkladı. Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ile kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan tüm dosyaları yeniden mercek altına aldıklarını vurguladı.


"75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecini başlattık"


Gürlek sosyal medya paylaşımında, "Bu çerçevede faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik kurumsal kapasitemizi en üst seviyeye çıkardık. Ülke genelinde gerçekleştirdiğimiz taramalar neticesinde, 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecini başlattık. Delile dayalı, titiz analiz ve güçlü koordinasyon ile cezasızlığa geçit vermeyeceğiz" ifadelerine yer vermişti.


Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı özellikle kadın ve çocuk cinayetleri dahil "Gülistan Doku soruşturması" gibi kamuoyunun yakından takip ettiği faili meçhul olayların aydınlatılması için kurumsal kapasiteyi en üst seviyeye taşıyacak ve başsavcılıklarla yakından koordinasyon kuracak.


Toplumda büyük yankı uyandırabilecek nitelikteki faili meçhul cinayetler ve maktul vakaları ülke genelinde yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya, 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul, Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul, Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul, Düzce 16 dosya ve 18 maktul, Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul, Uşak 15 dosya ve 17 maktul, Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10’ar dosya ve 10’ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek.


Sadece dosya incelemekle kalmayıp Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde derdest bulunan dosyaların sistematik şekilde analiz edilmesini sağlayacak yöntemler de geliştiriyor. Suçların cezasız kalmaması adına teknik, kriminal ve analitik yöntemler konusunda rehberlik yapılarak, ilgili kurumlar arasında güçlü bir bilgi akışı tesis edilecek.


‘Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek’


Bu sayede yeni dönemde "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı", yıllardır çözülemeyen dosyalar için kritik rol üstlenecek. Bu birim, delil yetersizliği veya karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyaları yeniden mercek altına alacak. Cumhuriyet başsavcılıklarında bulunan faili meçhul dosyalar sistematik şekilde incelenecek, böylece cezasızlık algısının önüne geçilmesi hedefleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Şırnak Cizre Müftülüğü yeni binasında ilk toplantısını gerçekleştirdi Yapımı tamamlanarak kısa süre önce hizmete açılan modern Şırnak’ın Cizre İlçe Müftülüğü binası, ilk resmi toplantısına ev sahipliği yaptı. İlçe Müftüsü Süleyman Baran, ilçede görev yapan vaizlerle bir araya gelerek yeni dönem planlamalarını görüştü. Cizre’nin sosyal ve dini ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan yeni müftülük binası, bünyesindeki birimlerle tam kapasite hizmet vermeye başladı. Gençlik Merkezi, Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRB), nikah salonu ve Türkiye Diyanet Vakfı Cizre Şubesi gibi pek çok önemli birimi tek çatı altında toplayan binada, kurumsal işleyişe dair ilk istişare toplantısı düzenlendi. Cizre Müftüsü Süleyman Baran başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya ilçe vaizleri katıldı. Modern ve ferah toplantı salonunda yapılan görüşmede, vatandaşlara yönelik sunulan vaaz ve irşat hizmetlerinin kalitesini artırmak amacıyla "Daha Etkili Vaaz" teknikleri üzerinde duruldu. Din görevlilerinin karşılıklı fikir alışverişinde bulunduğu toplantıda, yeni binanın sağladığı imkanların hizmetlere nasıl yansıtılacağı değerlendirildi. Binanın yapım sürecinde büyük emekleri bulunan Müftü Süleyman Baran, toplantı sonunda katılımlarından dolayı vaizlere teşekkür etti. Cizre’nin değişim ve dönüşümüne vurgu yapan Baran, yeni hizmet binasının ilçeye yakışır, modern ve çok fonksiyonlu bir yapı olduğunu belirterek, emeği geçen tüm hocalara ve hayırseverlere şükranlarını sundu.