Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmi Gazete’de
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:32:24
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, genelgeyle alakalı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Aile ve Nüfus On Yılı Genelgemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aile yapımızı koruyan, gençlerimizi destekleyen ve nüfus politikalarımızı uzun vadeli bir vizyonla ele alan güçlü bir yol haritası ortaya koyuyoruz. Güçlü aile, güçlü toplum hedefimize yön veren bu önemli adım için Sayın Cumhurbaşkanımıza milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Aile ve Nüfus On Yılı’nda, büyük Türkiye ailemizin her bir ferdinin yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:14
İçişleri Bakanlığı: "İstanbul ilimizde kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında da gerekli işlemler yürütülmektedir"
İçişleri Bakanlığı tarafından, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde İstanbul’da kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında gerekli işlemlerin devam edildiği açıklandı. İçişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Ülkemiz genelinde, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlendi. Bu kapsamda 80 ilimizde, toplam 226.410 vatandaşımızın katılımıyla 195 etkinlik gerçekleştirildi. Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik olarak ülkemiz genelinde Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik 88 bin 2 personelimiz görev yaptı. İstanbul ilimizde kanuna aykırı eylem girişiminde bulunan 575 şahıs hakkında da gerekli işlemler yürütülmektedir. Vatandaşlarımızın güvenliği, en temel önceliğimizdir. Ülkemizin dört bir yanında, kamu düzeni ve vatandaşlarımızın güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar, tüm birimlerimizin koordinasyonuyla kararlılıkla sürdürülmektedir. Görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm güvenlik güçlerimize teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 22:13
Küresel Sumud Filosu katılımcılarını taşıyan uçak İstanbul’da
İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getiren uçak İstanbul’a indi. İki vatandaşın da yarın Türkiye’de olmasının öngörüldüğü öğrenildi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getiren uçak İstanbul’a indi. Alıkonulan Türk vatandaşlarından 18’i Türkiye’ye dönerken, sağlık kontrolü nedeniyle bu uçağa binemeyen iki vatandaşın da yarın Türkiye’de olmasının öngörüldüğü öğrenildi. Uçakta bulunan 4 ABD, 5 Arjantin, 2 Avustralya 1 Bahreyn, 2 Brezilya, 6 Büyük Britanya, 1 Hollanda, 3 İspanya, 2 İtalya, 10 Malezya, 1 Meksika, 1 Pakistan, 1 Şili ve 2 Yeni Zelanda vatandaşı da İstanbul’a geldi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 20:52
İsrail tarafından alıkonulan Sumud Filosu katılımcılarının İstanbul’a gelmesi bekleniyor
İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getirecek olan uçağın, birkaç saat içinde İstanbul’a inmesinin beklendiği öğrenildi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcılarını Girit’ten Türkiye’ye getirecek olan uçağın, önümüzdeki saatlerde İstanbul’a inmesi bekleniyor. Uçakta, Türk vatandaşlarının yanı sıra ABD, Arjantin, Avustralya, Bahreyn, Birleşik Krallık, Brezilya, Hollanda, İspanya, İtalya, Malezya, Meksika, Pakistan, Şili ve Yeni Zelanda’dan filo katılımcıları da dahil olmak üzere toplam 59 kişi bulunuyor.
14 Mart 2026 Cumartesi - 18:27
Bakan Fidan, Bangladeşli mevkidaşı ile bir araya geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile Ankara’da bir araya geldi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 17:26
Devlet Bahçeli’den İlber Ortaylı için başsağlığı mesajı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hayatını kaybeden tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı için başsağlığı mesajı yayımladı. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı dolayısıyla yayımladığı başsağlığı mesajında, "Türk milletinin yetiştirdiği muhterem ve müstesna ilim insanı, kalemiyle ve kelamıyla tarih şuurunun oluşmasında ve olgunlaşmasında muazzam hizmetleri bulunan Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamızı kaybetmenin hüznünü yaşıyoruz. Merhum Ortaylı Türk düşünce hayatının mütefekkir ve münevver simalarından birisiydi. Türk tarihinin derinliklerine nüfuz etmeyi başarmış, aynı zamanda bunu anlaşılabilir dil ve üslup maharetiyle anlatmayı, tanıtmayı ve takdim etmeyi muhtevalı müktesebat hüneriyle ikmal ve ifa etmiş bir değerli şahsiyetti. Alimin ölümü alemin ölümü diye tanımlansa da; bu tarih alimimiz eserleriyle, sözleriyle, öğütleriyle ve öngörüleriyle maşeri vicdanda her zaman yaşayacak ve yaşatılacaktır. Merhum Prof. Dr. İlber Ortaylı Hocamıza Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Kederli ailesine, Türk akademik hayatına, elbette aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun diyorum" ifadelerine yer verdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 17:23
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Devletimizin ve milletimizin güvenliği için İHA/SİHA kabiliyetlerimizi, barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi İHA/SİHA kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından Baykar’ın başarıyla tamamladığı son testler ile ilgili açıklamada bulundu. Çelik, "Dünyanın zor zamanlarındayız. Tüm değerler alt üst oluyor. Tüm uluslararası kurumlar etkisizleşiyor. Güç kullanımının canavarca örneklerine her gün şahit oluyoruz. Bu zor zamanlarda ülkemizi ve bölgesel barışı korumak için kendi imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirmek ve çoğaltmak beka meselesidir. Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi İHA/SİHA kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur. Zekanın ve teknolojinin zalimane kullanımına karşı, savunma ve caydırıcılık temelinde barış için kullanımında dünyaya örnek teşkil ediyoruz. Tebrikler Baykar" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 15:37
Adana merkezli 6 ilde yaşa dışı bahis operasyonu: 28 gözaltı
İçişleri Bakanlığı, Adana merkezli 6 ilde icra edilen yasa dışı bahis suçuna yönelik operasyonda 28 şüpheli yakalandığını bildirdi. İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Adana merkezli 6 ilde ‘Yasa Dışı Bahis’ suçuna yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda hesaplarında 4,5 milyar lira işlem hacmi bulunan 28 şüpheli yakalandı. 24’ü tutuklandı. 4’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Şüphelilere ait 2 bin 251 adet banka, 13 adet kripto varlık ve 34 farklı elektronik para ödeme hizmetleri kuruluşu hesabına el konuldu. Şüphelilerin; internet siteleri üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri, sosyal medya platformlarında yasa dışı bahis reklamı yaparak haksız kazanç sağladıkları, yasa dışı bahis sitelerine kullanıcı yönlendirmesi yaparak vatandaşlarımızı dolandırdıkları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 14:12
Ankara’da bir araç, yayalara çarptı: 1’i ağır, 2 yaralı
Ankara’nın Sincan ilçesinde seyir halindeki araç, yayalara çarptı. 1’i ağır olmak üzere 2 kişi yaralandı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:53
Güven Hastanesi’nden Tıp Bayramı’nda ödül töreni
Güven Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı’nda Güven Hastanesi’nin kurucularının adını aldığı ‘18’inci Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödülleri’ gününü düzenledi. Güven Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında ödül töreni düzenledi. Sağlık çalışanlarının ödüllendirildiği ’18’inci Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödülleri’ programı çerçevesinde sağlık alanındaki başarılar ödüllendirilirken, sağlık sektörünün insan hayatındaki önemine vurgu yapıldı. Programda, ayrıca bilimsel araştırmaların ve sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkı sunan çalışmaların desteklenmesinin önemine de değinildi. "Güven Sağlık Grubu 51 senelik yolculuğunda her gün ilerleme sevdasıyla yoluna devam ediyor" Hekimler ve sağlık çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilen ödül töreninde açıklamalarda bulunan Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Banu Küçükel, sağlık çalışanlarının toplum sağlığı için üstlendiği kritik role dikkat çekti. Güven Sağlık Grubu’nun uzun yıllardır vatandaşlara hizmet ettiğini ve bu yolculukta Türkiye’ye sağlık hizmetlerinde ilkleri yaşattığını belirten Küçükel sözlerine şu şekilde devam etti: "Güven Sağlık Grubu 51 senelik yolculuğunda her gün ilerleme sevdasıyla, hatalarından öğrenerek, en yüksek potansiyeline ulaşma azmiyle yoluna devam ediyor. Hevesi, memleketinde sağlık hizmet fonksiyonlarında ilkleri yapmak, çıtayı hep yükseğe koymak, geliştirmek, köklendirmektir. Biz, memleketimize ve insanlığa hizmetin yolunu bu çatı altında mahcup ve muhtaç olmadan verenlerdeniz. Vakfımız, kamu yararına bir vakıf. Ulusal ve uluslararası pek çok güzel projelere imza atıyor, memleketin zor zamanlarında yaralara merhem oluyor. Bu sene Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın da 20’nci senesi. Bu vesileyle bunu da kutluyoruz, onurlandırıyoruz. Vakfımızın çatısında; bilime sonsuz güvenimizle, genç bilim insanlarını desteklemek, heveslendirmek, sorumluluğunu da yerine getirmek için 18 senedir, Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödüllerimizi her yıl artan bir ilgiyle büyütüyor ve köklendiriyoruz. Bu ödüller, bilime katkı sunan, geleceğe yön veren, sağlık alanındaki bilgi birikimini ileriye taşıyan ve insan hayatını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürüten, değerli bilim insanlarını onurlandırmak için takdim edilmektedir. Henüz bilinmez olana ışık tutmak için merak yolculuğuna adım atan, ödül alsın almasın tüm bilim insanlarımızı kutlamak boynumuzun borcudur." "Her biri kendi alanında özgün çalışmalardı" Tıp ödülleri kapsamında açıklamalarda bulunan Güven Sağlık Grubu Bilim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Esin Kaymaz Morkoç, ödüllerin her birinin kendi alanlarına özgü çalışmalar olduğunu ifade ederek, "Güven Bilim Ödülleri’nin 18’incisini sahipleriyle buluşturuyoruz. Her biri kendi alanında özgün ve toplum sağlığına yön veren çalışmalardı. Beraberinde günümüze Tıp Günüyle devam edeceğiz. Ayrıca bugün Tıp Bayramı. Tüm sağlık çalışanlarının, meslektaşlarımın Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Tıp Bayramı, 1919 yılında işgal altındaki ülkemizde tıp öğrencilerinin başlattığı bir direniş harekatı aslında. Bu nedenle sadece bir kutlama günü değil; direnişin, özgürlüğün ve mücadelenin de bir simgesi" şeklinde konuştu. "Güven Sağlık Kurulu olarak, Türkiye’yi daha ileri götürmeyi hedefledik" Güven Hastanesi olarak Türkiye’ye sağlık hizmetleri alanında geri durmayacaklarının altını çizen Tıp Günü Kongre Başkanı Prof. Dr. Berkant Özpolat, "18’inci Aysun Küçükel ve Ahmet Küçükel Ödül Töreni’nde, Türk öğrencileriyle birlikte 14 Mart’ı bir arada kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Güven Sağlık Kurulu olarak, tıbbı daha ileri götürmeyi ve hastalarımıza şefkatle yaklaşmayı bir hedef belirledik. Bundan sonra da bu hedef doğrultusunda da yürümeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Kurucularımızın ışığı doğrultusunda görevimizi sürdürmekten onur duyuyorum" Güven Hastanesi’nin kurucuları Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel’in vizyonunda ilerleyeceklerini söyleyen Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazıl Mustafa Cesur ise, "Burada üç şeyi kutlamak için beraberiz. Birincisi 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz. İkincisi de 18’incisini kutladığımız Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Ödül Töreni. İlk günden itibaren bu ödül töreninin içinde oldum. Böyle güzel bir organizasyon içinde olmaktan da mutluluk duyuyorum. Kurucularımızın ışığı doğrultusunda, kanıta dayalı tıbbın gerçeklerinden ayrılmadan görevimizi sürdürmekten onur duyuyorum" açıklamasında bulundu. Program, obezite oturumları, robotik cerrah oturumları, menopoz oturumları, demansın değişen yüzü oturumları kapsamında gerçekleşti.
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:11
Vatandaşlardan sağlık çalışanlarına CİMER üzerinden teşekkür: "Şikayet kadar teşekkür de önemli"
Türkiye’nin farklı illerinden vatandaşlar, hayatlarına dokunan sağlık çalışanlarına duydukları minnettarlığı Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden gönderdikleri mesajlarla dile getirdi. Hastanelerde gördükleri ilgi, özveri ve insani yaklaşımlara duyarsız kalmayan binlerce vatandaş, doktorlardan hemşirelere, ebelerden paramediklere, ambulans ekiplerinden hastane personeline kadar sağlık sisteminde görev yapan çok sayıda çalışana teşekkür etti. Sadece tedavi etmediler, umut da verdiler CİMER’e iletilen başvurularda vatandaşlar, sağlık çalışanlarının yalnızca tıbbi hizmet sunmakla kalmadığını; sabır, anlayış ve güler yüzlü yaklaşımlarıyla zor zamanlarında kendilerine moral ve güven verdiğini ifade etti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen mesajlar, sağlık çalışanlarının vatandaşların hayatına nasıl dokunduğunu da gözler önüne serdi. Ankara’da bir vatandaş, babasının inme tedavisi sürecinde sağlık çalışanlarının gösterdiği ilgiyi, "Hastalara kendi aileleri gibi davranmaları bizleri çok duygulandırdı" sözleriyle aktardı. Tokat’ta tedavi gören bir hastanın yakını ise başvurusunda, "Bize özel hastanedeymiş gibi hissettiren doktor, hemşire ve tüm sağlık personeline sabırları ve güler yüzleri için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Beni yeniden hayata döndürdüler" CİMER’e gönderilen mesajlarda sağlık çalışanlarının hayat kurtaran müdahaleleri ve özverili çalışmaları öne çıktı. Samsun’da tedavi gören bir vatandaş, "Beni yeniden hayata döndürdüler" dedi. Kayseri’de görev yapan bir acil servis doktoru için yapılan bir diğer başvuruda vatandaş, "Mesleğinin gerektirdiği sorumluluğu layıkıyla yerine getiren değerli doktorumuza teşekkür eder, ödüllendirilmesini isteriz" önerisinde bulundu. Adıyaman’da bir vatandaş ise kısa bir muayene sırasında dahi doktorunun güler yüzlü yaklaşımının kendisine verdiği morali, "Bazen bir gülümseme insanın kalbini fetheder" sözleriyle dile getirdi. "Şikayet kadar teşekkür de önemli" CİMER’e Türkiye’nin dört bir yanından gönderilen teşekkür başvurularında acil servislerde yapılan hızlı müdahaleler, yoğun bakım ünitelerinde gösterilen hassasiyet, ameliyat ekiplerinin titiz çalışmaları, doğum süreçlerinde verilen destek ve hasta yakınlarına sağlanan bilgilendirmelere yönelik memnuniyet ifadeleri öne çıktı. Vatandaşların CİMER’e gönderdiği mesajlarda kamu hizmetlerinde iyi yapılan işlerin görünür olması gerektiğine de dikkat çekildi. Bir vatandaş ise mesajında, "Toplum olarak şikayet etmeye alışığız ama iyi yapılan işleri de takdir etmek gerekir" ifadelerini kullandı. Vatandaş ile kamu hizmeti arasında iletişim köprüsü CİMER, vatandaş ile kamu hizmeti arasında iletişim köprüsü olmaya devam ediyor. Vatandaşların sağlık çalışanlarına yönelik teşekkür ve memnuniyet mesajları, CİMER aracılığıyla ilgili kurumlarla paylaşılırken, bu mesajlar kamu hizmetlerinde görev yapan personelin özverili çalışmalarının görünür olmasına destek oluyor. Gönderilen mesajlar sadece memnuniyetin paylaşılmasına imkan tanımakla kalmıyor; aynı zamanda kamu çalışanlarının motivasyonunu artırarak devlet ile vatandaş arasındaki güven bağının güçlenmesini de sağlıyor.
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:09
TSK: "Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Fransa Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fabien Mandon ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı."
TSK: "Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Fransa Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fabien Mandon ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı."
14 Mart 2026 Cumartesi - 12:07
Görme kaybı yaşarken ders çalıştı, şimdi doktorlarıyla meslektaş olmayı hedefliyor
Hastanede tedavi gördüğü sırada görme kaybına rağmen ders çalışan MS hastası Ege Ünal, şimdi kendisini tedavi eden doktorlarla meslektaş olmanın hayalini kuruyor. Lise yıllarında görme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran Ege Ünal’a Multiple Skleroz (MS) tanısı konuldu. O yıllarda hastanede yatarken görme kaybına rağmen test çözmeye ve ders çalışmaya devam eden Ünal, tıp fakültesini kazandı. Şu anda 2’nci sınıf öğrencisi olan Ünal, nöroloji alanına ilgi duyduğunu belirterek hastalığıyla ilgili farkındalık oluşturmayı ve MS’in sanıldığı kadar umutsuz bir hastalık olmadığını insanlara anlatmayı hedeflediğini söyledi. Akademik hayatının yanı sıra okulunun müzik grubunda gitar çalan Ünal, tedavi gördüğü hastanede de konserler verdi. Ünal, ileride kendisini tedavi eden doktorlarla meslektaş olmanın hayalini kuruyor. "Gözüm görmezken bile hastanede yatarken ders çalışmaya çalışıyordum" Tıp fakültesini kazanmasında hastanede yaşadığı sürecin çok büyük bir etkisi olduğunu dile getiren Ünal, "Hastanede yattığım dönemlerde özellikle etrafımdaki o doktor figürlerini gördükçe benim hep motivasyonum arttı. Ben ilk hastaneye yattığımda 11’inci sınıftaydım ve çok fazla stresim vardı. Aynı zamanda üniversite sınavını çok kafaya takan bir insandım. Gözüm görmezken bile hastanede yatarken ders çalışmaya çalışıyordum. Test çözmeye, deneme çözmeye çalışıyordum ve bu motivasyonumda tabii ki doktorları görmem çok beni etkilemişti" diye konuştu. "Hastalığım üzerinde çalışmak her zaman benim için bir hayal oldu" Ünal, nöroloji bölümünde uzmanlaşmak istediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Ben tıpı yazarken hep diyordum. Ben nöroloji istiyorum diye. Çünkü hastalığım üzerinde çalışmak her zaman benim için bir hayal oldu. Hastalığımla ilgili insanları bilgilendirmek, hatta insanları tedavi edebilmek benim için çok büyük bir gurur kaynağı olur gerçekten. Şu an 2’nci sınıftayım. Henüz kesinlikle şu olacağım diyemiyorum. Fakat başladığımdan beri nörolojiye her zaman ilgim oldu." Aynı zamanda sosyal yaşantısından da hiç kopmadığını ifade eden Ünal, "Tedavi gördüğüm hastanede defalarca konser verdim. Birinci sınıftan itibaren okulumuzun müzik grubuna katıldım ve hep sosyal gönüllülük projelerimizde, çocuk hastanesinde, tıp bayramlarında hastanemizde sahnelerimiz oldu, konserlerimiz oldu" ifadelerini kullandı. "İşin dışarıdan göründüğü kadar umutsuz olmadığını onlara anlatabilmek benim için bir ideal oldu" Ünal, hastalığıyla alakalı araştırma yapmak istediğini ve insanları bilgilendirmek istediğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Hastalığımın başından beri kendime hep benim gibi bu durumla karşılaşan gençleri, benim ailem gibi bu durumla karşı karşıya kalan ve bu konuda çok gerilmiş olan aileleri rahatlatmak, bilgilendirmek ve işin dışarıdan göründüğü kadar hiçbir zaman umutsuz olmadığını onlara anlatabilmek benim için her zaman bir ideal oldu. Hangi alanda çalışırsam çalışayım, benim gibi bu durumla karşı karşıya kalan herkesi bilgilendirmek, hepsine bir örnek olmak benim için gerçekten çok önemli bir durum haline geldi. Ben ne doktoru olursam olayım, MS benim için her zaman kırmızı bir çizgi olacak ve ben o konuda her zaman insanları bilgilendirmek ve yönlendirmek amacıyla elimden geleni yapacağım." Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde çocuk nöroloji eğitim ve idari sorumlusu olan Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt, ise MS’in genç yetişkin hastalığı olduğunu dile getirerek, en sık 20 ve 40 yaş aralığında görüldüğünü ifade etti. Genç hastaların tanı aldıktan sonra kaygılı ve endişeli bir süreç yaşadıklarını anlatan Kurt, "Tanı netleştikten sonra tedavi ile ilgili planlarımız, atak tedavisi, koruyucu tedaviler, planlarımızı aileyle paylaşıyoruz. Bu konuda da aslında erken tanı ile birlikte uygun tedavi seçimi ile hastamızın normal yaşantısına devam edeceğini, düzenli kontroller ve ilacını aksatmama şartıyla mümkün olduğunu onlara anlatıyoruz" şeklinde konuştu. "Hasta hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüştü" Kurt, Ünal’ın düzenli kontrollerle ve uygun tedaviyle hayatını normal bir şekilde sürdürdüğünü aktardı. Ünal’ın meslektaşı olacağı için mutluluk duyduğunu belirten Kurt, "Derse gidiyorum merdivenlerden hızlı hızlı çıkarken arkamdan bir ses duydum ve döndüm. Ege’ydi seslenen ama bir anda şaşırdım. Ege yani poliklinikte karşılaşıyoruz hani tıp fakültesinde ne iş olabilir diye. ‘Hocam ben artık hastanızım ama aynı zamanda da öğrenciniz oldum’ dedi. O an yaşadığım mutluluğu size hiçbir şekilde tarif edemem ve artık hasta hekim ilişkisi bizim için iki meslektaşa dönüşmüştü. Kendisinin hikayesini anlatırken farkındalık oluşturmak, benzer aileler ve gençler için motivasyon oluşturmayı her zaman kendisine bir görev edindi" diye konuştu.
14 Mart 2026 Cumartesi - 11:12
17 yılda 110 milyon yolcu YHT ile seyahat etti
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yüksek Hızlı Trenlerle (YHT) bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcunun seyahat ettiğini açıkladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yüksek hızlı tren hattı Ankara-Eskişehir’in 17’nci yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atılan Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi’nin ilk etabı olan Ankara-Eskişehir hattının, 13 Mart 2009’da işletmeye alındığını hatırlattı. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte diğer yüksek hızlı tren (YHT) hatlarının da devreye alındığını ifade eden Uraloğlu, bugün itibarıyla yüksek hızlı tren hat uzunluğunun 2 bin 251 kilometreye ulaştığını, yeni hatların yapım çalışmalarının ise sürdüğünü bildirdi. YHT’lerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcu seyahat etti YHT’lerle bugüne kadar yaklaşık 110 milyon yolcunun seyahat ettiğini kaydeden Uraloğlu, Ankara-Eskişehir hattıyla başlayan sürecin 2011’de Ankara-Konya, 2014’te Konya-İstanbul ve Ankara-İstanbul, 2022’de Karaman-İstanbul, Karaman-Ankara ve Eskişehir-İstanbul, 2023’te Ankara-Sivas ve 2024’te Sivas-İstanbul hatlarının hizmete alınmasıyla devam ettiğini belirtti. "Ankara-İstanbul hattında 16 bin 723 yolcu günlük seyahat ediyor" Günlük ortalama 34 bin yolcunun yüksek hızlı trenleri kullandığını aktaran Uraloğlu, yolcu yoğunluğuna ilişkin şu bilgileri verdi: "Ankara-İstanbul hattında 16 bin 723, Konya-İstanbul hattında 4 bin 517, Ankara-Konya hattında 3 bin 665, Ankara-Sivas hattında bin 852, İstanbul-Sivas hattında bin 590, Ankara-Karaman bin 539, İstanbul-Karaman bin 413, Ankara-Eskişehir hattında bin 189 ve Eskişehir-İstanbul hattında 857 yolcu günlük seyahat ediyor." Ankara-Eskişehir hattında 2009’dan bu yana yaklaşık 21,4 milyon kişi yolculuk yaptı Ankara-Eskişehir hattında 13 Mart 2009’dan bu yana yaklaşık 21,4 milyon kişinin yolculuk yaptığını belirten Uraloğlu, Eskişehir’in demiryolu taşımacılığında olduğu kadar demiryolu sanayisinde de önemli bir merkez konumunda bulunduğunu ifade etti. 11 şehre doğrudan, 9 şehre kombine taşımacılık Yüksek hızlı trenlerin ulaşım alışkanlıklarını değiştirdiğini vurgulayan Uraloğlu, YHT’lerin 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise kombine taşımacılıkla hizmet verdiğini bildirerek, "Yüksek hızlı trenler doğrudan Ankara, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Karaman, Yozgat, Kırıkkale ve Sivas’a sefer yaparken otobüs ya da tren bağlantılı kombine taşımacılıkla Adana, Afyonkarahisar, Antalya, Bursa, Denizli, Kütahya, Mersin, Malatya ve Tokat’a önemli oranda zaman tasarrufu sağlıyor" dedi. Demiryolu yatırımlarının artarak sürdüğünü dile getiren Uraloğlu, 2003 yılından bu yana demiryolu öncelikli ulaşım politikaları doğrultusunda yatırımların payının yükseldiğini, 2026 bütçesinde demiryolu yatırımlarının payının yüzde 53’e ulaştığını bildirdi. 2053 hedefleri kapsamında mevcut demiryolu koridorlarının geliştirildiğini belirten Uraloğlu, 2028 yılında demiryolu ağının 17 bin 287 kilometreye çıkarılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:49
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun diye satılan kitapların, yapılan incelemeler sonucu uygun olmadığı görüldü
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından özel yayınevlerinde "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne uygun" olduğu belirtilerek yayımlanan yardımcı kaynaklara, öğretim programlarıyla uyum düzeyini belirlemek amacıyla kapsamlı bir inceleme gerçekleştirildiği ve yapılan incelemeler sonucu söz konusu kitapların uygun olmadığı belirtildi. MEB, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) kapsamında özel yayınevlerinde yayımlanan içeriklerle ilgili inceleme başlattı. Yapılan çalışma kapsamında birinci, ikinci, beşinci ve altıncı sınıf düzeylerinde Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler ve Hayat Bilgisi derslerine ait yardımcı kaynaklar ile birinci sınıflar için hazırlanan hikaye kitapları kapsama alındı. İnceleme sürecinde söz konusu yayınların içerikleri; TYMM Öğretim Programları’nda yer alan öğrenme çıktıları, içerik çerçevesi, süreç bileşenleri ve ölçme-değerlendirme yaklaşımı açısından analiz edildiği ve yapılan analizler sonucunda incelenen yayınların tamamında TYMM Öğretim Programları ile farklı düzeylerde uyumsuzluklar bulunduğu tespit edildiği açıklandı. Edinilen bulgularda, birçok yayında yeni öğretim programının öngördüğü beceri örgüsü temelli yaklaşım yerine, önceki öğretim programlarının yapısının büyük ölçüde korunmaya devam ettiğini ortaya koyulduğu gözlemlendi. Bağlam temelli soru yapılarının da yeterli düzeyde kullanılmadığı tespit edildi MEB, yapılan incelemelerde özellikle ölçme ve değerlendirme yaklaşımı açısından önemli farklılıklar belirlendiğini, birçok yayında soruların büyük bölümünün çoktan seçmeli formatta hazırlandığı ve öğrenciden yalnızca "tek doğruyu işaretlemesi" beklendiği tespit etti. Bu durumun öğrenme sürecini değil yalnızca sonucu ölçmeye odaklandığı değerlendirildi. Ayrıca raporda TYMM’nin önerdiği biçimlendirici ve süreç odaklı ölçme araçlarının yayınlarda sınırlı düzeyde yer aldığı tespit edildi. Öz değerlendirme, akran değerlendirme, performans görevleri, gözlem formları ve dereceli puanlama anahtarları gibi öğrencinin öğrenme sürecine aktif katılımını sağlayan ölçme araçlarının birçok yayında bulunmadığı vurgulandı. İncelenen içeriklerde bağlam temelli soru yapılarının da yeterli düzeyde kullanılmadığı, soruların önemli bir bölümünde bağlamın bilgi düzeyinde kaldığı, öğrenciden problem çözme, sorgulama ve muhakeme gibi üst düzey düşünme becerilerini kullanmasının beklenmediği görüldü. TYMM, yardımcı kaynaklara yeteri düzeyde yansıtılmadı Raporda yer alan bulgularda, TYMM’nin öngördüğü beceri temelli ve süreç odaklı öğrenme yaklaşımının yardımcı kaynaklara yeterli düzeyde yansıtılamadığını belirtilirken, bu durumun özel yayınevleri tarafından hazırlanan eğitim materyallerinin programın beceri örgüsü temelli yaklaşımı daha güçlü biçimde yansıtacak şekilde geliştirilmesi gerektiği açıklandı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:43
Başkent’te kuzuların anneleriyle buluşma anı dronla görüntülendi
Ankara’nın Bala ilçesinde meraya gitmeden önce anneleriyle buluşturulan süt kuzularının koyunlar arasından kokuları ve sesleriyle annelerini bulduğu anlar dronla görüntülendi. Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Kesikköprü Mahallesi’nde sabahın erken saatlerinde meraya çıkmadan önce koyunlar ile süt kuzularının buluşma anı görüntülendi. Henüz sütten kesilmeyen kuzuların belirli bir süre annelerinden ayrı ağıllarda tutulduğu köyde, emzirme zamanı geldiğinde besiciler tarafından ağıllardan çıkarılan kuzular yüzlerce koyunun arasından kokuları ve sesleri sayesinde annelerini buluyor. Yaklaşık 15 ailenin geçimini hayvancılıkla sağladığı ve 4 bin kadar koyunun yetiştiği köyde, kardeşleri dahil 16 yaşından beri bu işi yapan Ziya Özçelik, "Babadan kalan bir meslek. Başka geçim kaynağımız olmadığı için hayvancılıkla geçimimizi sağlıyoruz. Yaz, kış bunun peşinde koşuyoruz. Seneden seneye kazancımızı kazanıyoruz. Koynumuzu kuzulatıyoruz, yetiştiği zaman kuzumuzu satıyoruz. Arazimiz olmadığı için, kıt olduğu için besiye çekiyoruz. Arazide ot olursa yayılımla geçiş sağlıyoruz" dedi. "400 koyundan 350 kuzu var" Bu sene verimin oldukça iyi olduğunu ifade eden Özçelik, "Ölümümüz olmadı. 400 koyundan 350 kuzu var. Öbürü de zaten daha kuzulamamış. Yani bir senede 10-15 tane falan ölüm ya var ya yok" diye konuştu. "Annesinden ayırıyoruz ki kuzu yem yesin" Kuzuların neden annelerinden ayı tutulduğunu anlatan Ziya Özçelik, "Annesinden ayırıyoruz ki kuzu yem yesin. Çünkü anasında süt olmadığı için bir seferlik sütü açıyor. Kuzu ondan sonra aç kalıyor. Anasında durmasına gerek yok. Yem vereceksin ki kuzu iyileşecek" şeklinde konuştu. "Kuzu, annesini sesinden anlıyor" Kuzuların kolaylıkla annelerini tanıyabildiğini söyleyen Özçelik, "Kuzu, annesini sesinden anlıyor. Gidiyor annesini. Yani annesi çağırdığı zaman zaten seslerinden, kokusundan anlıyor" ifadelerini kullandı. "3 ayda bir aşısını yaparız" Hayvanların sağlık kontrollerine de dikkat ettiklerini vurgulayan Özçelik, "Aşılarına dikkat edeceksin ki kuzu gelişecek. Her zaman iğnelerini yapıyoruz. Yazıya çıkmadan önce evdeyken aşısını yapıyoruz işte. 3 ayda bir aşısını yaparız" dedi. "Koyun 5 ayda kuzular" Koyunların kuzulama süreci hakkında bilgi veren Ziya Özçelik, "Koyun 5 ayda kuzular. 2 aylık olduğu zaman önünden kuzuyu alırız. Yem veririz, kuzunun gelişmesi için. 3 ay sonra koyun çöle çıkar. Yayılıma gider" ifadelerine yer verdi. "Zor bir meslek, çilesi çok" Hayvancılığın zor bir meslek olduğunu vurgulayan Özçelik, "İşini iyi seçmeleri lazım. Koyun beslemek öyle kolay bir meslek değil. O kadar söyleyeyim. Çilesi çok. Yazın, kışın peşinde gidersen mal kapıda olur. Heves uğruna alacaklarsa hiç almasınlar" diye konuştu. Öte yandan, doğumun ardından henüz 15 dakikalık olan kuzuların ayakta durmaya çalışarak annelerinin yanına gitme çabaları da görüntülendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder