Yerel Haberler
Ankara
01 Mayıs 2026 Cuma - 17:11 Bakanlıktan Görele Belediye Başkanı Dede’ye verilen cezaya itiraz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Giresun’da ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan tutuksuz yargılanan ve Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasbi Dede’ye verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunacak. Giresun’un Görele ilçesinin Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin, Görele Cumhuriyet Başsavcılığınca ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 10 Şubat’ta mahkemeye sevk edilmişti ve Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararıyla bu suçtan tutuklanmıştı. Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kapalı görülen davanın üçüncü duruşmasında, dava karara bağlandı. Duruşmada, Dede’ye ’Çocuğa Karşı Elektronik Haberleşme Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Faydalanmak Suretiyle Cinsel Taciz’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası, cezayla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması kararı verildi. Ayrıca Hasbi Dede’nin kızı A.B. Dede’nin ’suç üstlenme’ suçundan 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Dede’ye verilen alt sınır olan 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunulacak. Bakanlık yetkilileri, "Mahkeme, üst sınırdan verseydi ceza 4,5 yıla kadar çıkabilirdi. Dosya kapsamında 4,5 yıl vermemesini haklı gösterecek bir gerekçe olmaması, cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünden karara itiraz edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İletişim Başkanı Duran: "İsrail’in karşısında uluslararası toplumun kararlılıkla durması elzemdir"
16 Mart 2026 Pazartesi - 20:02 İletişim Başkanı Duran: "İsrail’in karşısında uluslararası toplumun kararlılıkla durması elzemdir" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Bölgede barış ve istikrarın tesisi için hukuk ve ilke tanımayan İsrail’in karşısında uluslararası toplumun kararlılıkla durması ve bir an önce sorumluluk üstlenmesi elzemdir" dedi. İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail, Gazze’deki soykırımdan sonra bölgede istikrarsızlığı artıran adımlar atmaya devam ediyor. Mescid-i Aksa’da ibadeti engelleme girişimi, kabul edilemez bir durum olup; sadece Müslümanlara değil, insanlığa karşı da saygısızlıktır ve uluslararası hukukun ihlalidir. İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı kara harekâtı ise bölgede gerilimi tırmandırmakta ve Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef almaktadır. İsrail hükümetinin bu adımları mevcut çatışmaların şiddetini artırma, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da sarsma ve yeni bir insani dramı tetikleme riskini taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Uluslararası toplumun İsrail’in karşısında durması gerektiğini vurgulayan Duran, "Bölgede barış ve istikrarın tesisi için hukuk ve ilke tanımayan İsrail’in karşısında uluslararası toplumun kararlılıkla durması ve bir an önce sorumluluk üstlenmesi elzemdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye olarak kutsal mekanlarımıza, Lübnan’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve bölgesel istikrara yönelik her türlü saldırının karşısında olmaya devam edeceğiz" dedi.
MHP Lideri Bahçeli’den Kadir Gecesi mesajı
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:41 MHP Lideri Bahçeli’den Kadir Gecesi mesajı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kadir Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Kadir Gecesi dolayısıyla sosyal medya hesabından bir mesaj paylaştı. Bahçeli mesajında, "Bir yanda on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in sonuna yaklaşırken, diğer yanda bin aydan daha hayırlı olduğu Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen Kadir Gecesi’yle müşerref olmanın buruk da olsa manevi güzelliğini yaşıyoruz. Buruğuz, çünkü Ramazan ayının sulh ve sükûneti maalesef her cepheden ihlal edilmiş, süregelen şiddet tonu yüksek savaş ve çatışmalar İslam alemini ağır şekilde hırpalamış ve yaralamıştır. Ne yazık ki iman ve inanç ölçülerimize müzahir ve münasip şekilde tezahürünü niyaz ve murat ettiğimiz birlik, dirlik ve dayanışma ruhundaki derin çatlaklar, bundan kaynaklanan pek çok sorun aşama aşama vasat bulmuştur. Huşuyla ve huzurla ihata edilmiş bir Ramazan ayını idrak etmek varken; uçuşan füzeler, hedef alınan masum insanlar, yıkıma maruz kalan stratejik altyapılar, devamlı çıta yükselten jeopolitik gerilimler, her yerinden hasar alan medeniyet mirası özelde din kardeşlerimizi, genel manada ise İslam ülkelerinin egemenlik haklarını rehin almıştır. Tan yeri ağarıncaya kadar esenliğin var olacağına inandığımız Kadir Gecemizde acı, soykırım ve savaşların neden İslam coğrafyasında yuvalandığını samimi ve dürüst bir vicdan refakatinde sorgulamak, ahlaki ve tutarlı bir özeleştiri mekanizmasını devreye almak lazımdır" dedi. İslam dünyasının dışarıdan yapılabilecek müdahaleleri unutmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "İçte dağınık olduğumuz müddetçe, aramızda nifak tohumları yeşerdiği sürece dışımızdan her türlü mütecaviz müdahalenin yapılacağını asla unutmamak asıl olmalıdır. Siyonist-emperyalist menşeli savaş ve cinayet makinesinin devamlı surette Müslüman kanı dökmesi, bunun yanı sıra İslam coğrafyasını savaş ve çatışma arenasına dönüştürmesi, hunhar nitelikli kahredici bir kısır döngü olduğu kadar tahammülü imkansız tek yanlı zalimlik numunesidir. Geldiğimiz bu aşamada inanç hürriyetimize, insan olmaktan mütevellit tarihi haklarımıza sahip çıkmadığımız veya çıkamadığımız takdirde varlığımızın ve hayati çıkarlarımızın kademe kademe çiğneneceği çok açıktır. Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir. 15 gündür kapalı tutulan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın hüznü hepimizin, Müslümanım diyen herkesin yürek sızısıdır. Bu zulüm mutlaka son bulmalıdır. Temennim siyonist-emperyalist kumpasların karanlık dehlizlerine düşmeden, kardeşlik şuurunun ikmaliyle derlenip toparlanmak, görüş açımızı kapatan kabus bulutlarını imanımızın itibar ve haysiyetiyle dağıtmaktır" ifadelerini kullandı. Herkesin Kadir Gecesi’ni tebrik eden Bahçeli, "Kadrini ve kıymetini hakkıyla ifa etmeyi ümit ettiğim bugünkü Kadir Gecemizde kendimize dönerek yanlışların nerede yapıldığını, açıkların nerede verildiğini, zaaf ve zayıflıkların nerelerde tebarüz ettiğini temiz bir vicdan eşliğinde teşhis edip, buna muvafık tedbirler almak tarihi bir sorumluluktur. Aziz Türk milletinin, Türk-İslam aleminin, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan bütün aziz vatandaşlarımızın mübarek Kadir Gecesi’ni tebrik ediyor, dualarımızın ve müşterek hedeflerimizin potasında buluşmayı halisane şekilde diliyorum. Kadir Gecemiz mübarek olsun diyorum. Cenab-ı Allah Türk milletinin, gönül ve kültür coğrafyalarımızda onurlu bir hayatın mücadelesini veren kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun diye dua ediyorum" dedi.
Suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 34 şüpheli tutuklandı
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:35 Suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 34 şüpheli tutuklandı Suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 73 şüphelinin yakalandığı ve bu kişilerden 34’ünün tutuklandığı belirtildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, jandarma tarafından 8 ilde 10 ayrı organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonlarda 2 buçuk milyar liralık hesap hareketi bulunan 73 şüphelinin yakalandığı ve bu şüphelilerden 34’ünün tutuklandığı açıklandı. 35 kişi hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandığı belirtilirken, 4 kişinin işlemlerine de devam edildiği ifade edildi. Yaklaşık 580 milyon lira değerinde 126 banka hesabına el konuldu Şüphelilerin; Samsun’da internet üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve yasa dışı para transferlerine aracılık ettikleri, Diyarbakır’da uyuşturucu ticaretini organize şekilde yürüttükleri, tefecilik ve silah kaçakçılığı yaptıkları, İstanbul, Mersin ve Manisa’da ‘nitelikli dolandırıcılık ve nitelikli hırsızlık’ suçlarını işledikleri, Ağrı ve Şırnak’ta akaryakıt kaçakçılığı ve Balıkesir’de tefecilik yaptıkları tespit edildiği açıklandı. Jandarma Genel Komutanlığı KOM, Siber ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Jandarma Komutanlıklarınca yapılan çalışmalar sonucunda düzenlenen operasyonlarda, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemesi sonucu şüphelilere ait yaklaşık 580 milyon lira değerinde 126 banka hesabına el konulduğunun altı çizildi.
Eğitim uzmanı Yolcu: "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun"
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:29 Eğitim uzmanı Yolcu: "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun" Uzman eğitimci İsmail Yolcu, zorunlu eğitim sistemi hakkında, "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun. Eğer bir öğrenci üniversite mezunu olarak diplomasını aldığı anda iş başvurusunu yapmak için CV’sini hazırlamaya başlarsa, eğer lisans mezunuysa ortalama 23-24 yaşında CV’sini hazırlıyor" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), zorunlu eğitim sisteminin yeniden ele alınabileceğini belirterek, Türkiye’de uygulanan 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminde düzenlemeye gidilebileceği ihtimalini göz önünde bulundurdu. MEB, eğitimde süre ve yaş kriterlerinin güncellenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ve bu kapsamda öğrencilerin daha erken yaşta üniversiteye başlayabilmesini sağlayacak yeni bir modelin değerlendirildiğini ifade etti. Bu çalışmanın istihdama katkı sağlayacağı ifade edilirken, öğrencilerin erken yaşta hayata atılması planlandığı belirtildi. Bu konu hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Uzman eğitimci İsmail Yolcu, zorunlu eğitim süresinin uzun olduğunu ve bu çalışmanın MEB tarafından gerçekleştirilmesi halinde sanayi, turizm, tekstil ve diğer sektörlerde ‘aranan eleman’ ihtiyacının karşılanacağını ifade etti. Ara tatilde öğrencilerin uyku düzeninin bozulmaması gerektiğini ve bu konuda ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğünün de altını çizen Yolcu, tatilde planlı çalışmaların devam etmesinin öğrenciler için uygun olacağını sözlerine ekledi. "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun" Türkiye’de uygulanan zorunlu eğitim süresinin gereğinden uzun olduğunu ve bu durumun istihdamı azalttığını belirten Yolcu, "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun. Eğer bir öğrenci, üniversite mezunu olarak diplomasını aldığı anda iş başvurusunu yapmak için CV’sini hazırlamaya başlarsa, eğer lisans mezunuysa ortalama 23-24 yaşında CV’sini hazırlıyor. Bunun 2-3 yılını iş arama süresi olarak yaptığını düşünelim. Ya da hemen işe girdi ama belki işi beğenmedi, ayrıldı, istifa etti veya kişi işten kovulabilir. Bu süreç 23-24-25 yaşında başlayıp 26-27 yaşına kadar gidiyor. İşin içinde askerlik var. Olursa evlenmek var. Varsa bazen ekstra sertifika eğitimleri olabilir, kendini geliştirmek için bir bilgisayar kursuna gitmek olabilir. İşin üniversite tarafı da gerçekten uzun. Lise kısmına bakıyoruz. 18 yaşında bir öğrencinin mezun olması ciddi anlamda aslında çıraklık modeliyle alakalı. Buradaki en doğru yaş modeli, ortaokullu olduğu yıllarda hepimizin geldiği gibi ortaokullarda bir şekilde çırak olarak, elde süpürgeyle etrafı süpürerek ya da ustaların yardımcısı olup onlara malzemeler uzatarak öğrenilebilen bir meslektir. Kaportacılık da böyledir, berberlik de böyledir. Sanayide ya da bir manavda da çıraklık modeli budur" diye konuştu. "Eğitim sürelerinin kısalması gerekiyor" Üniversite mezunu olan gençlerin hayata geç atıldığını ve kendi bölümlerinden harici işlerle meşgul olduğunun altını çizen Yolcu, "Hepsi diplomalarını almışlar artık başka arayışlar içerisinde. ‘Ben online satış yapacağım ya da online araba satacağım, online emlakçılık yapacağım’ diyorlar ama sahada değiller. Ellerinde bir nasır yok, ellerinde süpürge yok, meslek öğrenmeye çalışıyorlar. Bu beyhude bir arayış. Muhakkak başarılı olanlar olur ama çıraklık modeliyle iş hayatına giren kişi sayısı çok düşük. Şu anda sanayinin de en büyük şikayeti, istihdam edebilecek ara eleman sıkıntısı ciddi oranda çok fazla olduğudur. Bu nedenle eğitim sürelerinin kısalması gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda meslek ortaokulları aracılığıyla öğrencilerin ortaokulda meslek öğreniyor olması kurtuluş reçetesi olacak" şeklinde konuştu. "Bu yıl YKS’ye 135 bin civarında öğrenci daha az başvurdu" Geçtiğimiz yıllara göre Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) başvuru sayısında bir azalma olduğunu, fakat bunun normal bir düzeyde olduğunu söyleyen Yolcu, "Çok da şaşırmamak gerekiyor. Bu yıl YKS’ye 135 bin civarında öğrenci daha az başvurdu. Aynı zamanda herkes sınava girmiyor. Burada da 200-250 binlik bir kayıp oluyor. Yani sınava başvuran 2 milyon 420 bin öğrencinin, 2 milyon 200 bini sınava girecek. Sınava 2 buçuk milyon kişi de girse 12 buçuk milyon kişi de girse, çalışan öğrenci bir kayıp yaşamayacak. Burada Yükseköğretim Kurulu (YÖK), sınava giren öğrenci sayısına ve bir önceki yıl kontenjanların dolu olup olmamasına göre kontenjanları kısıyor" ifadelerine yer verdi. "Yorucu bir maraton onları bekliyor" Ara tatilde öğrencilerin teknolojiden bir nebze olsun uzak durmasını, özellikle sınava girecek 8 ve 12’nci sınıfların planlı ve programlı çalışmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizen Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, ara tatilde öğrencileri ikiye ayırıyoruz. 8 ve 12’nci sınıflar. Yani hem Liseye Geçiş Sınavı (LGS) hem YKS’ye girecek olan öğrenciler. Onlar ders çalışıyorlar. İyi ki de çalışıyorlar çünkü yorucu bir maraton onları bekliyor. Ama ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin muhakkak dinlenmeleri gerektiğini; ama telefon, tablet ve bilgisayarla aşırı yoğunluk yaşamamalarını diliyoruz. Az da olsa planlı, programlı, disiplinli ders çalışmanın her güne dağıtılması gerekiyor. Uyku saati rutinin bozulmaması gerekiyor."
Bakan Ersoy paylaştı: Kahramanmaraş Ulu Cami yeniden ibadete açıldı
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:27 Bakan Ersoy paylaştı: Kahramanmaraş Ulu Cami yeniden ibadete açıldı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören tarihi Ulu Cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açıldı. Kahramanmaraş’ın tarihi ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan Ulu Cami, depremlerin ardından yürütülen titiz restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeniden cemaatiyle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kadir Gecesi’nde ibadete açılan camiye ilişkin gelişmeyi sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy paylaşımında, "Asırlık hafızayı yeniden ayağa kaldırdı. 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami’yi bu mübarek Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açtık. Dulkadiroğlu döneminin simge eserlerinden biri olan Ulu Cami’de; beden duvarlarından minaresine, mihrap kısmından hünkâr mahfilindeki çeşmeye kadar kapsamlı bir ihya süreci yürüttük. Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda ve aslına uygun şekilde ayağa kaldırdığımız bu kıymetli eseri yeniden ibadete açıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ımıza hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Depremde ağır hasar görmüştü Dulkadiroğlu Beyi Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yıllarında inşa edilen, 1500’lü yıllarda ise Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından genişletilen Ulu Cami, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar aldı. Tarihî yapıyı yeniden ayağa kaldırmak için yaklaşık 1,5 yıl süren kapsamlı bir restorasyon süreci yürütüldü. Aslına uygun restorasyon süreci yürütüldü Yürütülen çalışmalar kapsamında, öncelikli olarak oluşturulan Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı. Koruma Kurulu onaylarının ardından uygulama aşamasına geçilirken yapı üzerinde jeoradar taramaları başlatıldı. Eserin beden duvarları ve kolonlarında askılama işlemleri yapıldı, özgün kimliği korunarak beden duvarlarında enjeksiyon uygulaması gerçekleştirildi. Statik güçlendirme amacıyla sürekli zıvana, kenet ve gergi sistemleri de devreye alınırken yapının daha güvenli hale getirilerek gelecek nesillere aktarılması hedeflendi. Restorasyon çalışmaları boyunca yapının sanat tarihi raporunda yer alan özgün niteliklerine bağlı kalındı. Bu kapsamda caminin mihrap kısmı ile hünkâr mahfilindeki çeşme de yeniden ihya edildi. Beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları yapılırken minare de sürekli zıvana ve kenet uygulamalarıyla aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırıldı. Avlu ve çevre düzenlemesi de tamamlanarak tarihî yapının daha güvenli biçimde geleceğe taşınması sağlandı. Restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Ulu Cami, bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açıldı. Böylece Kahramanmaraş’ın simge eserlerinden biri, deprem sonrası yürütülen titiz çalışmaların ardından yeniden şehrin ve cemaatin hizmetine sunuldu.