Yerel Haberler
Ankara
Eğitim uzmanı Yolcu: "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun"
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:29 Eğitim uzmanı Yolcu: "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun" Uzman eğitimci İsmail Yolcu, zorunlu eğitim sistemi hakkında, "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun. Eğer bir öğrenci üniversite mezunu olarak diplomasını aldığı anda iş başvurusunu yapmak için CV’sini hazırlamaya başlarsa, eğer lisans mezunuysa ortalama 23-24 yaşında CV’sini hazırlıyor" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), zorunlu eğitim sisteminin yeniden ele alınabileceğini belirterek, Türkiye’de uygulanan 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminde düzenlemeye gidilebileceği ihtimalini göz önünde bulundurdu. MEB, eğitimde süre ve yaş kriterlerinin güncellenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ve bu kapsamda öğrencilerin daha erken yaşta üniversiteye başlayabilmesini sağlayacak yeni bir modelin değerlendirildiğini ifade etti. Bu çalışmanın istihdama katkı sağlayacağı ifade edilirken, öğrencilerin erken yaşta hayata atılması planlandığı belirtildi. Bu konu hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Uzman eğitimci İsmail Yolcu, zorunlu eğitim süresinin uzun olduğunu ve bu çalışmanın MEB tarafından gerçekleştirilmesi halinde sanayi, turizm, tekstil ve diğer sektörlerde ‘aranan eleman’ ihtiyacının karşılanacağını ifade etti. Ara tatilde öğrencilerin uyku düzeninin bozulmaması gerektiğini ve bu konuda ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğünün de altını çizen Yolcu, tatilde planlı çalışmaların devam etmesinin öğrenciler için uygun olacağını sözlerine ekledi. "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun" Türkiye’de uygulanan zorunlu eğitim süresinin gereğinden uzun olduğunu ve bu durumun istihdamı azalttığını belirten Yolcu, "Türkiye’de eğitim süresi kesinlikle uzun. Eğer bir öğrenci, üniversite mezunu olarak diplomasını aldığı anda iş başvurusunu yapmak için CV’sini hazırlamaya başlarsa, eğer lisans mezunuysa ortalama 23-24 yaşında CV’sini hazırlıyor. Bunun 2-3 yılını iş arama süresi olarak yaptığını düşünelim. Ya da hemen işe girdi ama belki işi beğenmedi, ayrıldı, istifa etti veya kişi işten kovulabilir. Bu süreç 23-24-25 yaşında başlayıp 26-27 yaşına kadar gidiyor. İşin içinde askerlik var. Olursa evlenmek var. Varsa bazen ekstra sertifika eğitimleri olabilir, kendini geliştirmek için bir bilgisayar kursuna gitmek olabilir. İşin üniversite tarafı da gerçekten uzun. Lise kısmına bakıyoruz. 18 yaşında bir öğrencinin mezun olması ciddi anlamda aslında çıraklık modeliyle alakalı. Buradaki en doğru yaş modeli, ortaokullu olduğu yıllarda hepimizin geldiği gibi ortaokullarda bir şekilde çırak olarak, elde süpürgeyle etrafı süpürerek ya da ustaların yardımcısı olup onlara malzemeler uzatarak öğrenilebilen bir meslektir. Kaportacılık da böyledir, berberlik de böyledir. Sanayide ya da bir manavda da çıraklık modeli budur" diye konuştu. "Eğitim sürelerinin kısalması gerekiyor" Üniversite mezunu olan gençlerin hayata geç atıldığını ve kendi bölümlerinden harici işlerle meşgul olduğunun altını çizen Yolcu, "Hepsi diplomalarını almışlar artık başka arayışlar içerisinde. ‘Ben online satış yapacağım ya da online araba satacağım, online emlakçılık yapacağım’ diyorlar ama sahada değiller. Ellerinde bir nasır yok, ellerinde süpürge yok, meslek öğrenmeye çalışıyorlar. Bu beyhude bir arayış. Muhakkak başarılı olanlar olur ama çıraklık modeliyle iş hayatına giren kişi sayısı çok düşük. Şu anda sanayinin de en büyük şikayeti, istihdam edebilecek ara eleman sıkıntısı ciddi oranda çok fazla olduğudur. Bu nedenle eğitim sürelerinin kısalması gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda meslek ortaokulları aracılığıyla öğrencilerin ortaokulda meslek öğreniyor olması kurtuluş reçetesi olacak" şeklinde konuştu. "Bu yıl YKS’ye 135 bin civarında öğrenci daha az başvurdu" Geçtiğimiz yıllara göre Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) başvuru sayısında bir azalma olduğunu, fakat bunun normal bir düzeyde olduğunu söyleyen Yolcu, "Çok da şaşırmamak gerekiyor. Bu yıl YKS’ye 135 bin civarında öğrenci daha az başvurdu. Aynı zamanda herkes sınava girmiyor. Burada da 200-250 binlik bir kayıp oluyor. Yani sınava başvuran 2 milyon 420 bin öğrencinin, 2 milyon 200 bini sınava girecek. Sınava 2 buçuk milyon kişi de girse 12 buçuk milyon kişi de girse, çalışan öğrenci bir kayıp yaşamayacak. Burada Yükseköğretim Kurulu (YÖK), sınava giren öğrenci sayısına ve bir önceki yıl kontenjanların dolu olup olmamasına göre kontenjanları kısıyor" ifadelerine yer verdi. "Yorucu bir maraton onları bekliyor" Ara tatilde öğrencilerin teknolojiden bir nebze olsun uzak durmasını, özellikle sınava girecek 8 ve 12’nci sınıfların planlı ve programlı çalışmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizen Yolcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, ara tatilde öğrencileri ikiye ayırıyoruz. 8 ve 12’nci sınıflar. Yani hem Liseye Geçiş Sınavı (LGS) hem YKS’ye girecek olan öğrenciler. Onlar ders çalışıyorlar. İyi ki de çalışıyorlar çünkü yorucu bir maraton onları bekliyor. Ama ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin muhakkak dinlenmeleri gerektiğini; ama telefon, tablet ve bilgisayarla aşırı yoğunluk yaşamamalarını diliyoruz. Az da olsa planlı, programlı, disiplinli ders çalışmanın her güne dağıtılması gerekiyor. Uyku saati rutinin bozulmaması gerekiyor."
Bakan Ersoy paylaştı: Kahramanmaraş Ulu Cami yeniden ibadete açıldı
16 Mart 2026 Pazartesi - 14:27 Bakan Ersoy paylaştı: Kahramanmaraş Ulu Cami yeniden ibadete açıldı Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören tarihi Ulu Cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açıldı. Kahramanmaraş’ın tarihi ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan Ulu Cami, depremlerin ardından yürütülen titiz restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeniden cemaatiyle buluştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kadir Gecesi’nde ibadete açılan camiye ilişkin gelişmeyi sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy paylaşımında, "Asırlık hafızayı yeniden ayağa kaldırdı. 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami’yi bu mübarek Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açtık. Dulkadiroğlu döneminin simge eserlerinden biri olan Ulu Cami’de; beden duvarlarından minaresine, mihrap kısmından hünkâr mahfilindeki çeşmeye kadar kapsamlı bir ihya süreci yürüttük. Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda ve aslına uygun şekilde ayağa kaldırdığımız bu kıymetli eseri yeniden ibadete açıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş’ımıza hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Depremde ağır hasar görmüştü Dulkadiroğlu Beyi Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yıllarında inşa edilen, 1500’lü yıllarda ise Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından genişletilen Ulu Cami, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerde ağır hasar aldı. Tarihî yapıyı yeniden ayağa kaldırmak için yaklaşık 1,5 yıl süren kapsamlı bir restorasyon süreci yürütüldü. Aslına uygun restorasyon süreci yürütüldü Yürütülen çalışmalar kapsamında, öncelikli olarak oluşturulan Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı. Koruma Kurulu onaylarının ardından uygulama aşamasına geçilirken yapı üzerinde jeoradar taramaları başlatıldı. Eserin beden duvarları ve kolonlarında askılama işlemleri yapıldı, özgün kimliği korunarak beden duvarlarında enjeksiyon uygulaması gerçekleştirildi. Statik güçlendirme amacıyla sürekli zıvana, kenet ve gergi sistemleri de devreye alınırken yapının daha güvenli hale getirilerek gelecek nesillere aktarılması hedeflendi. Restorasyon çalışmaları boyunca yapının sanat tarihi raporunda yer alan özgün niteliklerine bağlı kalındı. Bu kapsamda caminin mihrap kısmı ile hünkâr mahfilindeki çeşme de yeniden ihya edildi. Beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları yapılırken minare de sürekli zıvana ve kenet uygulamalarıyla aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırıldı. Avlu ve çevre düzenlemesi de tamamlanarak tarihî yapının daha güvenli biçimde geleceğe taşınması sağlandı. Restorasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Ulu Cami, bin aydan daha hayırlı kabul edilen Kadir Gecesi’nde yeniden ibadete açıldı. Böylece Kahramanmaraş’ın simge eserlerinden biri, deprem sonrası yürütülen titiz çalışmaların ardından yeniden şehrin ve cemaatin hizmetine sunuldu.
Türkiye’yi hedef alan 21 sosyal medya hesabına daha erişim engeli
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:47 Türkiye’yi hedef alan 21 sosyal medya hesabına daha erişim engeli Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar çerçevesinde 21 sosyal medya hesabına daha erişim engeli getirildi. Edinilen bilgilere göre, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde yürütülen incelemeler sonucunda, İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarının ardından Türkiye’yi hedef alan bazı sosyal medya hesapları mercek altına alındı. Yapılan tespitlerde, aralarında FETÖ iltisaklı olduğu değerlendirilen hesapların da bulunduğu 21 sosyal medya hesabının psikolojik hareaât ve algı operasyonu niteliğinde paylaşımlar yaptığı belirlendi. Söz konusu hesapların manipülatif içeriklerle Türkiye’ye yönelik karalama kampanyaları yürüttüğü, kamuoyunda bilgi kirliliği oluşturmayı amaçladığı ifade edildi. İncelemelerde ayrıca bazı hesapların sosyal medya üzerinden mezhep eksenli tartışmaları körükleyerek toplumsal gerilim üretmeye çalıştığı da tespit edildi. Bu kapsamda ilgili hesaplara erişim engeli getirilirken, söz konusu hesapların kullanıcıları hakkında da adli soruşturma başlatıldı. "Dijital provokasyonlara karşı mücadele sürecek" Güvenlik kaynakları, özellikle bölgesel gelişmelerin ardından Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyetlerinde artış gözlendiğini belirterek, dijital mecralarda yürütülen provokatif girişimlerin yakından takip edildiğini bildirdi. Kaynaklar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülatif içeriklerin tespit edilmesi halinde hem erişim engeli hem de adli süreçlerin hızla devreye alındığını vurgulayarak, Türkiye’nin toplumsal huzurunu hedef alan dijital provokasyonlara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. Güvenlik Kaynakları 28 Şubat tarihinden bugüne 400’den fazla hesaba erişim engeli getirildiğini belirtti.
Kanada Dışişleri Bakanı Anand Türkiye’yi ziyaret edecek
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:44 Kanada Dışişleri Bakanı Anand Türkiye’yi ziyaret edecek Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, Türkiye’ye gerçekleştireceği ziyarette Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya gelecek. Bakan Fidan ve Kanadalı mevkidaşı Anand’ın görüşmede ikili ilişkiler, ticaret, savunma sanayii iş birliği ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınacak. Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand’ın 17 Mart tarihinde Türkiye’ye ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kanadalı mevkidaşı Anand ile yapacağı görüşmede iki NATO müttefiki Türkiye ile Kanada arasındaki ikili ilişkilerin derinleştirilmesi konusu ele alınacak. Görüşmede karşılıklı üst düzey temas ve ziyaretlerin artırılmasının önemine vurgu yapılması, iki ülke arasındaki yaklaşık 2,7 milyar dolar seviyesindeki ticaret hacminin mevcut potansiyeli tam olarak yansıtmadığına dikkat çekilmesi bekleniyor. Tarafların ayrıca HÜRKUŞ örneğinde olduğu gibi savunma sanayii alanındaki ortaklıkların artırılmasının askeri ve ticari ilişkileri güçlendireceğine işaret etmesi, nükleer enerji dahil yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin Türkiye-Kanada ilişkilerine uzun vadeli yeni bir boyut kazandırabileceğini değerlendirmesi öngörülüyor. Görüşmede güvenlik ve terörle mücadele alanındaki iş birliğinin yanı sıra Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel yansımaları, Gazze’deki durum ve Filistin meselesi, Rusya-Ukrayna savaşı ile Suriye’deki gelişmeler başta olmak üzere bölgesel ve küresel konularda da görüş alışverişinde bulunulması bekleniyor. Türkiye-Kanada ilişkileri Türkiye-Kanada Terörle Mücadele İstişareleri 26 Kasım 2025’te Ankara’da düzenlenirken, Türkiye-Kanada Ortak Ekonomik ve Ticari Komitesi’nin (JETCO) ikinci toplantısı 20 Ocak’ta Ottawa’da gerçekleştirildi. 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin Kanada’ya ihracatı 1,57 milyar dolar, ithalatı ise 1,16 milyar dolar oldu. Türkiye’deki Kanada yatırımları 608 milyon dolar, Kanada’daki Türk yatırımları ise 253 milyon dolar düzeyinde bulunuyor.
Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir: "Ülkemize yapılacak en ufak bir saldırıyı da mazur karşılamamız mümkün değildir"
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:29 Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir: "Ülkemize yapılacak en ufak bir saldırıyı da mazur karşılamamız mümkün değildir" Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir Özdemir, "Gereksiz ve haksız çıkarılan savaşı cinayet saydığımız gibi, ülkemize yapılacak en ufak bir saldırıyı da mazur karşılamamız mümkün değildir" dedi. Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir Özdemir, Ramazan yardımlarını bu yıl da ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdıklarını söyledi. Özdemir, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yardımların ulaştırılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. 25 yıldır amaçlarının gönüllere dokunmak olduğunu belirten Özdemir, "Her zaman söyledik; ‘Ülkemiz dünya coğrafyasının en hassas, en kırılgan ve her anlamda en kıymetli bölgesidir, etrafı ateş çemberi, bizzat coğrafyanın kendisi barut fıçısı gibidir’ diye. Nihayet o ateş alev aldı ve alan alev sonucu o barut fıçısı patladı. Amerika destekli siyonist İsrail’in komşumuz İran’a saldırması ile, din kardeşliği bir tarafa, bin yıllardır komşu olmanın da ötesinde, 40 milyon Türk soydaşımızın yaşadığı bir ülkedir İran aynı zamanda. O nedenle bizim için durum çok daha nazik ve önemlidir" açıklamasında bulundu. "Değerli büyüklerimizin itidalli ve vakur duruşuna destek olmalıyız" Millet olarak bir olunması gerektiğini vurgulayan Özdemir, "Bölge yangın yerine dönmüşken millet olarak iri, diri ve birlik olmalı, şu ana kadar soğuk kanlı bir şekilde tarafları sakinleştirmeye ve masum insanların pisi pisine ölmesinin önüne geçmeye çalışan başta Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekibine destek olmalıyız. Önümüzde kılıçtan keskin, kıldan ince bir yol vardır, bu yolda tökezlemek ölüm demektir, yıkım demektir, göz yaşı- keder demektir ülkemiz için. O nedenle içte başta din adamı kisvesine bürünmüş bazı şarlatan ve zevatın ayrıştırıcı diline ve tahriklerine, dışta sözde dost görünen siyonist ajanların vaatlerine kanmamalı, onlara inat Şeyh Edebali’nin de dediği gibi bizleri idare eden değerli büyüklerimizin itidalli ve vakur duruşuna destek olmalıyız" ifadelerini kullandı. "Haksız çıkarılan savaşı cinayet saydığımız gibi, ülkemize yapılacak en ufak bir saldırıyı da mazur karşılamamız mümkün değildir" Özdemir, haksız ve gereksiz çıkarılan savaşı cinayet saydıklarını aktararak şu ifadeleri kullandı: "Ülkemizin banisi Mustafa Kemal Atatürk ne demişti? ‘Gerekmedikçe savaş cinayettir.’ O cinayeti her şeyden habersiz okuluna giden 160 kız öğrencinin İsrail füzelerinin düştüğü ilkokulun bahçesinde gördük. 160 masum çocuk ve 160 gülen yüz. Şimdi yoklar. Temennimiz, yüce Rabbimizin böyle bir acıyı bize yaşatmaması yönünde ancak tüm dünya bilmelidir ki gereksiz ve haksız çıkarılan savaşı cinayet saydığımız gibi, ülkemize yapılacak en ufak bir saldırıyı da mazur karşılamamız mümkün değildir. Hal böyle iken Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı olarak tekrar ederiz ki, başta hala sükunetini koruyup tarafların ateş kesmeleri için çaba sarf eden ve şu ana kadar aldığı kararlarla ülkemizi kaynayan kazandan uzak tutan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin alacağı her türlü kararın arkasında ve yanında saf tutacağız. Bu vesile ile; İslam alemi için ‘bin aydan daha hayırlı’ olarak müjdelenen, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı mukaddes Kadir Gecesi tüm Türk-İslam alemine mübarek olsun."
Haberal’dan şampiyonlara jest: Burs oranı yüzde 20’ye çıkarıldı
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:17 Haberal’dan şampiyonlara jest: Burs oranı yüzde 20’ye çıkarıldı Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından düzenlenen Üniversitelerarası Korumalı Futbol müsabakalarının sonucunda dereceye giren takımlar için Başkent Üniversitesi’nde ödül töreni düzenlendi. Törende Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, kupa kazanan sporcuların burs oranlarının yüzde 20’ye çıkarıldığını açıkladı. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından düzenlenen Üniversitelerarası Korumalı Futbol müsabakalarının ardından dereceye giren takımlar için ödül töreni Başkent Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene TÜSF Başkanı ve Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş, TÜSF Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yönal, TÜSF Koordinatörü Prof. Dr. Taner Bozkuş ile üniversite yöneticileri ve sporcular katıldı. Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal törende yaptığı konuşmada üniversite sporlarının gençlerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu’nun çalışmalarını takdirle takip ettiklerini ifade etti. Haberal, dereceye girerek kupa kazanan sporcuların burs oranlarının yüzde 20’ye çıkarıldığını açıkladı. Törende konuşan TÜSF Başkanı Prof. Dr. Mutlu Türkmen ise üniversite sporlarının gençlerin hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol üstlendiğini belirterek sporculara şu sözlerle seslendi: "Her sporcunun bir amacı olmalı. Hangi branşta faaliyet gösteriyorsanız o branşta en iyisi olmak için mücadele edin. Üniversite sporları sadece üniversitelerimizi değil, ülkemizi de uluslararası arenada temsil eden önemli bir yapıdır. Başkent Üniversitesi gibi güçlü paydaşlarımızın desteği bu organizasyonların daha da güçlenmesini sağlıyor. Bu vesileyle üniversite sporlarına verdikleri destekten dolayı Başkent Üniversitesi Kurucusu Sayın Prof. Dr. Mehmet Haberal’a ve Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş’e teşekkür ediyorum." Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş de üniversite olarak sporun ve sporcuların yanında olduklarını belirterek organizasyona katkı sunan Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu’na teşekkür etti. Konuşmaların ardından müsabakalarda dereceye giren sporculara madalya ve kupaları Başkent Üniversitesi Kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal, TÜSF Başkanı Prof. Dr. Mutlu Türkmen ve Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakan Özkardeş tarafından takdim edildi. Başkent Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ödül töreni sporcuların ve davetlilerin ilgisiyle tamamlandı.
Ticaret Bakanlığından yurt dışında marka alan firmalara yeni destek
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:50 Ticaret Bakanlığından yurt dışında marka alan firmalara yeni destek Türkiye’de üretim ve tedarik süreçlerini gerçekleştiren firmaların, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile tanıtım ve pazarlama faaliyetleri Ticaret Bakanlığı tarafından devlet destekleri kapsamına alındı. Ticaret Bakanlığı, Türkiye’de üretim ve tedarik süreçlerini gerçekleştiren firmaların, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin devlet destekleri kapsamına alındığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, küresel ticaretin rotasının yeniden çizildiği, rekabetin yalnızca ürün odaklı değil, marka ve pazar hakimiyeti odaklı yaşandığı bugünlerde Türkiye’nin Made-in Türkiye damgalı ürünleriyle dünya pazarlarındaki gücünü her geçen gün artırdığı belirtildi. İhracatçıların küresel pazarlardaki elini güçlendirmek, katma değerli ihracatı artırmak ve Türkiye’nin stratejik hedefleri doğrultusunda dünya ticaretindeki payını yükseltmek amacıyla yeni ve stratejik bir adım attığına işaret edilen açıklamada, ülkenin güçlü üretim altyapısı, kalifiye insan kaynağı ve gelişmiş tedarik zinciri kapasitesinin, ihracatın temel taşını oluşturduğu aktarıldı. Bu gücün, uluslararası arenada hak ettiği karşılığı bulmasının, yalnızca ürün satarak değil, uluslararası marka ağlarına entegre olmakla mümkün olacağına dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu vizyon doğrultusunda, 5973 sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar kapsamında yürütülen Şirket ve Marka Alım Desteği mekanizmasının kapsamı genişletilmiş, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki görünürlüğünü doğrudan artıracak yeni bir destek unsuru devreye alınmıştır. Yeni düzenleme ile Türkiye’de üretim ve tedarik süreçlerini gerçekleştirilen firmalarımızın, yurt dışında satın aldıkları yabancı markaya yönelik birimlerin kira giderleri ile söz konusu markaya yönelik gerçekleştirilen tanıtım ve pazarlama faaliyetleri devlet destekleri kapsamına alınmıştır. Düzenleme ihracatçılarımızın markalaşmasını desteklemektedir Söz konusu destekle yalnızca finansal katkı sağlamayacağı, aynı zamanda ihracatçıların küresel pazarlardaki konumlarını güçlendirecek stratejik bir vizyon ortaya konulacağına değinilerek, şirketlerin halihazırda tedarikçisi konumunda oldukları müşterileri ve pazarı hazır markaları satın alarak, ileri entegrasyon sağlamalarının desteklendiği, böylece uluslararası marka değerlerinin Türkiye’nin fikri mülkiyet havuzuna katılmasıyla, katma değerli büyümenin önünün açıldığı vurgulandı. "Düzenleme, ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda markalaşmış oyuncular olma vizyonunu desteklemekte" Düzenleme ile firmaların yabancı markaları satın alarak oluşturdukları dağıtım ve satış ağlarını, Made in Türkiye ürünlerinin dünya pazarlarına tanıtım üssü haline getirmelerinin teşvik edileceğinin altı çizilerek şu şekilde devam etti: "Satın alınan markaya ilişkin birimlerin kira giderleri ile markanın küresel bilinirliğine yönelik gerçekleştirilecek tanıtım ve pazarlama çalışmaları desteklenerek, markalarımızın yurt dışındaki rekabet gücü ve görünürlüğü artırılacaktır. Bu düzenleme, ihracatçılarımızın yalnızca üretici değil, uluslararası pazarlarda markalaşmış oyuncular olma vizyonunu desteklemektedir. Bakanlık olarak firmalarımızın yurt dışındaki faaliyetlerini kolaylaştırırken, yürütülen destek mekanizmalarının bütüncül ve esnek yapısını güçlendirmeye devam ediyoruz. Yeni destek unsuru ile dünya pazarlarında, Türk malı ürünlerin bilinirliğinin artırılması, küresel perakende ağlarına erişimin kolaylaştırılması ve ihracatımızın çok kanallı bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. İhracatçımızın her daim yanında olan Bakanlığımız, küresel rekabetin her alanında firmalarımızı desteklemeye ve ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşması için gerekli tüm enstrümanları hızla devreye almaya kararlıdır."
Pursaklar’da Ramazan etkinlikleri, Fadıl Aydın’ın konseriyle noktalandı
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:15 Pursaklar’da Ramazan etkinlikleri, Fadıl Aydın’ın konseriyle noktalandı Ramazan ayının manevi atmosferini kültür, sanat ve müzikle buluşturan Pursaklar Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri, sanatçı Fadıl Aydın’ın sahne aldığı muhteşem konser programı ile sona erdi. Ankara’nın Pursaklar Belediyesi’nce Ramazan ayı boyunca Pursaklar Yaşam Merkezi, Altınova Mahalle Konağı, Sirkeli Mahalle Konağı, Karşıyaka Mahalle Konağı ve Saray Kültür Merkezi’nde düzenlenen programlar kapsamında vatandaşlar; çocuklara yönelik sahne gösterileri, geleneksel Ramazan eğlenceleri ve konserlerle dolu dolu bir ay geçirdi. ‘‘Ramazan etkinliklerimizi değerli sanatçımız Fadıl Aydın’ın muhteşem konseri ile taçlandırdık’’ Ramazan ayının manevi atmosferini vatandaşlarla birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Ramazan ayı, birlik ve beraberliğimizin en güçlü şekilde hissedildiği, gönüllerimizin birbirine daha da yakınlaştığı çok özel bir zaman dilimidir. Bizler de Pursaklar Belediyesi olarak bu güzel ayın manevi atmosferini hemşehrilerimizle birlikte yaşamak, kültür ve sanatla taçlandırmak için birbirinden güzel programlar hazırladık. Çünkü güçlü bir ilçe kültürüyle, sanatıyla ve sosyal hayatıyla daha güçlü olur. Bu akşam Pursaklar’da Ramazan etkinliklerimizi değerli sanatçımız Fadıl Aydın’ın muhteşem konseri ile taçlandırdık. Kendisine ve bu güzel akşamda bizlerle birlikte olan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum’’ dedi. Etkinliklerin final programında sahne alan sanatçı Fadıl Aydın, sevilen eserlerini güçlü yorumuyla konser alanını dolduran yüzlerce vatandaş için seslendirerek keyifli bir akşam yaşattı. Program sonunda Ertuğrul Çetin tarafından sanatçı Aydın’a çiçek takdim edildi. Vatandaşların büyük beğenisini kazanan konser, çekilen hatıra fotoğrafları ve alkışlar eşliğinde sona erdi.