Yerel Haberler
Ankara
Ankara’da kamyonun altında kalan 2 işçinin cenazeleri adli tıbba getirildi 01 Mayıs 2026 Cuma - 14:44:18 Ankara’da meydana gelen kazada kamyonun altında kalarak hayatını kaybeden 2 işçinin cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Kaza, Çankaya ilçesi Kırkkonaklar semti Şemsettin Günaltay Caddesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, özel bir içecek firmasına ait su yüklü 07 FHF 37 plakalı kamyon, yokuş yukarı çıkarken kontrolden çıkarak savruldu. Geriye doğru metrelerce sürüklenen kamyon önce iki otomobile, ardından da Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) bünyesinde yer alan Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne (ASKİ) ait kamyonete çaptı. Sürüklenmeye devam eden kamyon, yol kenarında çalışan Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş’ı altına aldıktan sonra başka bir otomobile daha çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerinde hayatını kaybettikleri belirlenen Demirhan ile Ortataş’ın cenazeleri, çalışmaların ardından otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Kazada ölen işçilerin ASKİ bünyesinde bir taşeron firmada çalıştıkları öğrenilirken, olay yerine gelen yakınları sinir krizi geçirdi. Kazaya neden olan kamyon sürücüsünün ise aracından atlaması nedeniyle yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. "Kaçamamışlar ve kamyonun altında kalmışlar" Kazayla ilgili konuşan Sinan Keser, "Kamyon yukarıdan savrulurken arkadaşlarımız da yol kenarında çalışıyormuş. Kaçamamışlar ve kamyonun altında kalmışlar. Olay yerinde vefat etmişler. Kamyonun sürücüsü de yaralanmış. Vefat edenlerden biri 30 senelik arkadaşımdı. Ölüm haberini yolda aldım. Evliydi, iki oğlu ve bir kızı vardı" dedi. "Kamyon yokuşta daha fazla ilerlemeyince geriye doğru savrulmuş" Bir başka vatandaş ise, "Su kamyonu yukarıya kadar çıkmış ama daha fazla ilerlemeyince geriye doğru savrulmaya başlamış. Sonrasında da çalışan işçilere çarpmış. Polis ve sağlık ekipleri geldi. Daha sonra işçilerin aileleri geldi. İşçilerin vefat ettiğini öğrendik. Burada bir kez daha kaza olmuştu ama bu kadar ağır bir sonuç yaşanmamıştı. Buradaki çalışmalar bugün başlamış. Rögar kapağı montajı yapılıyormuş" ifadelerini kullandı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:16 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "(Küresel Sumud Filosu) Vatandaşlarımızın özel bir uçak seferiyle bugün Türkiye’ye getirilmeleri öngörülmektedir" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İsrail askerlerinin müdahale ettiği Küresel Sumud Filosu’ndaki Türk vatandaşlarının ülkeye getirilme sürecine ilişkin, "Vatandaşlarımızın ve üçüncü ülke uyruklu bazı katılımcıların özel bir uçak seferiyle bugün içerisinde Türkiye’ye getirilmeleri öngörülmektedir" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçlerince uluslararası sularda yapılan müdahalenin ardından alıkonulan Türk vatandaşlarının Girit’te karaya çıktığını bildirdi. Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen hukuka aykırı müdahale sonucu alıkonulan vatandaşlarımız ve diğer katılımcılar Girit’te karaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı. Vatandaşların durumunun yakından takip edildiğini belirten Keçeli, "Atina Büyükelçimiz ve konsolosluk çalışanlarımız Girit’te bulunmaktadır" dedi. Keçeli, açıklamasında vatandaşların Türkiye’ye getirilmesine ilişkin sürece de değinerek, "Vatandaşlarımızın ve üçüncü ülke uyruklu bazı katılımcıların özel bir uçak seferiyle bugün içerisinde Türkiye’ye getirilmeleri öngörülmektedir" dedi.
Bakan Göktaş: "661 atamayla 52 bin 608 kardeşimizin istihdamını sağlamış olacağız"
17 Mart 2026 Salı - 16:03 Bakan Göktaş: "661 atamayla 52 bin 608 kardeşimizin istihdamını sağlamış olacağız" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi töreninde yaptığı konuşmada, "661 atamayla 52 bin 608 kardeşimizin istihdamını sağlamış olacağız" dedi. Şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi töreni Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında gerçekleştirildi. Bu kapsamda 661 kişi kamu kurumlarına yerleştirildi. Törende bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, atanan kurada atanan kişilere görevlerinde başarılar diledi. Şehit ve gazilerin fedakarlıklarını, daima hürmetle hatırlamanın ve onların onuruna layık bir hassasiyetle hareket etmenin görevleri olduğunu aktaran Göktaş, "Şehitlerimize ve gazilerimize gösterilen vefa, millet olma şuurumuzun en güçlü ifadelerinden biridir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği, şehit ailelerimize, gazilerimize ve gazi yakınlarımıza gösterilen vefanın en güçlü teminatı olmuştur. Bu doğrultuda Bakanlık olarak, milletimizin emaneti olan siz kıymetli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştıran hizmetleri her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan istihdama kadar uzanan kapsamlı bir destek sistemini yürütmeye devam ediyoruz. Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi her fırsatta ziyaret ediyor, yanlarında oluyoruz" ifadelerini kullandı. "661 atamayla 52 bin 608 kardeşimizin istihdamını sağlamış olacağız" Göktaş, şehit ve gazi yakınlarını her fırsatta ziyaret ettiklerini ve onların yanında olduklarını belirterek "Bu amaçla, 2017’den bugüne kadar 868 bin 450 ziyarette bulunduk. 81 ilimizde düzenlediğimiz "Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları" ile gençlerimizi, şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya getiriyoruz. Yaptığımız düzenlemelerle şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımız için kamuda istihdam hakkını genişleterek 51 bin 947 atama gerçekleştirdik. Biraz sonra gerçekleştireceğimiz 661 atamayla 52 bin 608 kardeşimizin istihdamını sağlamış olacağız. Bunun yanı sıra 255 bin 504 kişiye ulaşımdan ücretsiz yararlanmaları için seyahat kartlarını teslim ettik" şeklinde konuştu. "Sizlere minnet duygumuzu en iyi şekilde ifade etmek için çabalıyoruz" Geçtiğimiz günlerde sosyal konut seferberliğini başlattıklarını hatırlatan Göktaş, "Bu doğrultuda Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Çevre Şehircilik Bakanımıza da çok teşekkür etmek istiyorum. Biz sadece şehitlerimizi belli günlerde anan bir devlet değiliz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her gün sizleri anıyor sizlerin yanında olmayı yönelik bütün çalışmalarımız sizleri daha iyi şartlarda sizlere minnet duygumuzu en iyi şekilde ifade etmek için çabalıyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu. "Bugün itibarıyla, 25 yaşını doldurmuş şehit ve gazi çocuklarımız için tanıtım kartı uygulamasını da başlatıyoruz" Hizmetlerinin kapsamını genişletmek için kurumlar arası iş birliklerine de büyük önem verdiklerine değinen Bakan Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Türk Hava Yolları’nın yanı sıra AJET ile yaptığımız iş birliğiyle şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımıza yönelik ulaşım imkanlarını daha da genişlettik. Öte yandan, Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle, şehit yakını ve gazilerimizin Merkezi Hekim Randevu Sisteminden öncelikli randevu almalarını sağladık. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı iş birliğiyle, geçtiğimiz yıl ilk kez evsel doğalgaz faturalarında yüzde 50 indirim uygulamasını hayata geçirdik. Ayrıca, özel öğretim kurumlarında şehit ve gazi çocuklarımız için ilave ücretleri de kaldırdık. 81 ilimizde hayata geçirdiğimizi Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşan Projesiyle, şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarımızın kültürel ve sanatsal faaliyetlere katılımını teşvik ediyoruz. ‘Şehit Gazi Mobil Uygulamasıyla’ bu alandaki hizmetlerimizi daha erişilebilir kıldık. Bir müjdemizi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugün itibarıyla, 25 yaşını doldurmuş şehit ve gazi çocuklarımız için tanıtım kartı uygulamasını da başlatıyoruz. Daha önce ücretsiz seyahat kartından yararlanmış ancak yaş şartı nedeniyle bu kartlarını iade etmiş evlatlarımız, Şehit Gazi Mobil Uygulaması üzerinden tanıtım kartlarına erişebilecekler. Sistemde kaydı bulunmayan vatandaşlarımız ise başvurularını e-Ailem üzerinden kolaylıkla gerçekleştirebilirler. Bu yeni uygulamamızın da hayırlı olmasını diliyorum." "Şehitlerimizin aziz hatıraları, gönüllerimizde ebediyen yaşayacak" Göktaş, Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle birlikte güvenliğin ve istikrarın kalıcı hale geldiği bir geleceğe emin adımlarla yürüdüğüne dikkati çekerek, "Bunda hiç şüphesiz, milletimizin huzuru ve birliği uğruna bedel ödeyen şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakarlığı büyük bir pay sahibidir. Şehitlerimizin aziz hatıraları, gönüllerimizde ebediyen yaşayacak. Devletimiz, sizlerin fedakarlıklarını asla unutmayacak. Bu vesileyle bir kez daha aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Siz kıymetli ailelerine, gazilerimize sağlıklı ömürler diliyorum. Biraz sonra kura ile belirlenecek yeni görev yerlerinizin hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnanıyorum ki, kamu hizmetinde göstereceğiniz gayret ve sorumluluk, devletimize güç, ülkemize değer katacaktır" ifadelerine yer verdi.
Bakan Uraloğlu: "Biletli yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmalarının turizm amaçlı yetkilendirilmiş araçlarını ek seferlerde kullanmalarına imkan tanıdık"
17 Mart 2026 Salı - 12:12 Bakan Uraloğlu: "Biletli yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmalarının turizm amaçlı yetkilendirilmiş araçlarını ek seferlerde kullanmalarına imkan tanıdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ramazan Bayramı’nda artması beklenen yolcu yoğunluğuna karşı şehirler arası otobüs firmalarının turizm taşımacılığı için yetkilendirilmiş araçlarını da seferlerde kullanabileceğini açıkladı. Bakan Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatili sebebiyle şehirler arası otobüs taşımacılığına yönelik uygulanacak düzenlemeyi duyurdu. Bayram dönemlerinde yolcu talebinin olağan sefer kapasitesinin çok üzerine çıktığını hatırlatan Uraloğlu, vatandaşların mağdur olmaması için ek sefer imkanının genişletildiğini söyledi. "Bayramda yoğunluk olacağını öngörüyoruz" Uraloğlu, bayram tatilinde şehirler arası yolcu taşımacılığında ciddi bir yoğunluk yaşanmasını beklediklerini belirterek, "Bayramda yoğunluk olacağını öngörüyoruz. Mevcut tarifeli seferlerin bu talebi karşılayabilmesi için biletli yolcu taşımacılığı yapan otobüs firmalarının turizm amaçlı yetkilendirilmiş araçlarını ek seferlerde kullanabilmelerine imkan tanıdık" diye konuştu. "Firmalar, araçlarla gerçekleştirecekleri ek seferlerini 29 Mart gün sonuna kadar sürdürebilecek" Ek Seferler, 29 Mart gün sonuna kadar sürdürülebileceğini ifade eden Uraloğlu, "Biletli yolcu taşımacılığı yapan B1 ve D1 yetki belgesi sahibi firmalar; tarifeli hatlar dışına çıkmama, ücret tarifelerine uyma ve yapılan taşımadaki tüm sorumluluğu üstlenme şartıyla, ayrıca Ulaştırma Elektronik Takip ve Denetim Sistemi’ne (U-ETDS) bildirimde bulunmaları kaydıyla, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerinin 25 ve üzeri koltuk kapasitesine sahip taşıtlarını da kullanarak ek sefer yapabilecek. Firmalar, bu araçlarla gerçekleştirecekleri ek seferlerini 29 Mart gün sonuna kadar sürdürebilecek" dedi.
Uzmanından uyarı: "Her adet ağrısı normal değildir; ağrı kesicilere rağmen geçmiyorsa endometriozis mutlaka akla gelmelidir"
17 Mart 2026 Salı - 12:11 Uzmanından uyarı: "Her adet ağrısı normal değildir; ağrı kesicilere rağmen geçmiyorsa endometriozis mutlaka akla gelmelidir" Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Prof. Dr. Nafiye Yılmaz, "Her adet ağrısı normal değildir; özellikle şiddetliyse, yaşam kalitesini bozuyorsa ve ağrı kesicilere rağmen geçmiyorsa endometriozis mutlaka akla gelmelidir" dedi. Güven Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof. Dr. Nafiye Yılmaz, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, endometriozisin yalnızca adet sancısıyla sınırlı bir tablo olmadığını; ağrı, inflamasyon, yapışıklıklar ve doğurganlıkla ilgili sorunlara kadar uzanabilen çok yönlü bir hastalık olduğunu vurguladı. Yılmaz, endometriozisi, rahim iç dokusunun olması gereken yerin dışında; rahmin dış yüzeyinde, tüplerde, yumurtalıklarda, karın zarında, bağırsak veya mesane gibi organların üzerinde yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak tanımladı. Bu dokuların her adet döngüsünde hormonal olarak etkilenmeye devam ettiğini belirten Yılmaz, karın içinde gerçekleşen bu sürecin inflamasyona, yapışıklıklara ve yoğun ağrıya yol açtığını ifade etti. "Her adet ağrısı normal değildir" Endometriozisin en sık gözden kaçan yönlerinden birinin, ağrının normal adet sancısı sanılması olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, özellikle genç yaşlarda başlayan ve yıllar içinde artan şiddetli adet ağrılarının önemsenmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Her adet ağrısı normal değildir. Kişiyi yatağa düşüren, günlük yaşamını aksatan, iş gücü kaybına yol açan, ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ağrılar varsa bunun altında endometriozis olabilir" diye konuştu. Erken tanı çevre dokuları korur Hastalığın ilerleyici bir karakter taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, erken tanının çevre dokuların korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Endometriozisin tanısında 3 ile 10 yıl arasında gecikmeler yaşanabildiğini ifade eden Yılmaz, bunun en önemli nedenlerinden birinin hastalığın farklı formlarda ortaya çıkabilmesi olduğunu belirtti. Noktasal odaklar, yumurtalıkta oluşan ve halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen kistler ya da daha derin yerleşimli nodüller nedeniyle bazı hastalarda tanının daha erken, bazılarında ise daha geç konabildiğini söyledi. Kadınların doğurganlığını da etkiliyor Yılmaz, endometriozisin yalnızca ağrıya neden olmadığını, aynı zamanda kadınların doğurganlığını da etkileyebildiğini kaydetti. Tüplerde yapışıklık ve tıkanıklıklara yol açabileceğini, yumurtalık rezervi ile yumurta kalitesini olumsuz etkileyebileceğini, rahim iç ortamını bozarak gebelik sürecini zorlaştırabileceğini anlatan Yılmaz, "Bu hastalık infertiliteye yol açabilir; ancak bu, her endometriozisi olan kadının kısırlık yaşayacağı anlamına gelmez. Hastalığın şiddeti, yerleşim yeri ve dokulara verdiği hasar burada belirleyicidir" şeklinde konuştu. İlişki sırasında derin ağrı, yoğun adet kanamaları, bağırsak ve mesane şikayetleri, bel ve bacağa vuran ağrılar gibi belirtilerin de endometriozise işaret edebileceğini söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, hastalığın bazı olgularda karın dışındaki alanlarda da görülebildiğini aktardı. Göğüs kafesi, sezaryen kesi hattı ya da daha önce yapılan ameliyat giriş yerlerinde bile endometriozis odaklarına rastlanabildiğini vurguladı. Öncelik ağrı mı doğurganlığın korunması mı? Tanı sürecinde en önemli unsurlardan birinin ayrıntılı hasta öyküsü olduğunu vurgulayan Yılmaz, muayene, ultrason, MR ve bazı kan testlerinden yararlanılsa da hiçbir tek yöntemin tek başına yeterli olmadığını belirtti. Özellikle hastanın şikayetlerinin döngüsel yapısı, yani adet dönemleriyle ilişkili artış göstermesi, tanıya giden yolda önemli ipuçları sunuyor. Tedavinin ise hastaya özel planlandığını söyleyen Yılmaz, burada temel sorunun hastanın önceliğinin ağrı mı yoksa doğurganlık mı olduğunun iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İlaç tedavilerinin adet döngüsünü baskılayarak alevlenmeleri azaltabildiğini; yanıt alınamayan veya ileri evre hastalarda cerrahi seçeneklerin gündeme gelebildiğini ifade etti. Cerrahi planlanan ve ileride çocuk sahibi olmayı düşünen hastalarda ise doğurganlığın korunmasına yönelik bilgilendirmenin mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, yumurta ya da embriyo dondurma seçeneklerinin de bu süreçte değerlendirildiğini aktardı. Endometriozis tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine de dikkat çeken Yılmaz, kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının yanı sıra radyoloji, gastroenteroloji, genel cerrahi, üroloji ve gerektiğinde fizik tedavi uzmanlarının birlikte çalışmasının tedavi başarısını artırdığını belirtti.
13 yaşındaki obez köpek ’Kız’, yürüyüş yaparak zayıflıyor
17 Mart 2026 Salı - 11:49 13 yaşındaki obez köpek ’Kız’, yürüyüş yaparak zayıflıyor Ankara’da yaşayan 13 yaşındaki obez köpek ’Kız’, sahibi Harun Efe ile yaptığı düzenli yürüyüşlerle zayıflıyor. Geçirdiği kaza sonrası kilo problemi yaşayan köpeği "Kız" için her gün düzenli yürüyüş yaptıran Harun Efe, bu anları sosyal medyada paylaşmasıyla yoğun ilgi gördü. Köpeğinin kilosunu azaltmak ve sağlıklı kalmasını sağlamak için yürüyüşleri aksatmadan sürdüreceğini belirten Efe, tüm zorluklara rağmen bakıma muhtaç hayvanlara ömrü boyunca sahip çıkmayı sürdüreceğini ifade etti. "Hayvanlar rahat etsinler diye arabamı satıp buranın mülkiyetini aldım" Köpeğinin geçirdiği kazanın ardından hareketsiz kalmasıyla birlikte kilo almaya başladığını belirten Harun Efe, "Kız’ım 13 yaşında ve 2019 yılında şanssız bir kaza yaşadı. Ben yokken sokaktaki çocuklar Kız’ıma vurmuşlar ve olay sonrası çapraz bağları koptu. Tedavisi uzun sürdü, ameliyatlarını yaptırdık. Ameliyatlarını yaptırdıktan sonra benim rahatsızlığım ortaya çıktı. Benim rahatsızlığım boyunca da köpeğim kimseyle yürümediği için hareketsiz kaldı. O süreç içerisinde hem ayağından dolayı hem de benim hastalığımdan dolayı Kız’ım kilo aldı. Yediği mamaların hepsi ölçülü. Hamur işleri veya başka yiyecekler yiyip kilo almadı. Hayvanlara boş bir dükkanda bakıyorum. Hayvanlar rahat etsinler diye arabamı satıp buranın mülkiyetini aldım "dedi. "Allah ömür verdiği sürece, hayvanlarıma her zaman bakacağım" Efe, hayvanlara baktığı alanın kısıtlılığı nedeniyle bakabildiği kadar hayvana sahip çıkabileceğini ifade ederek "Burada 40 tane kedi ve bir köpek var. Bu sürecin içerisinde bunların tedavileri var. Hayvanların içerisinde hasta olanlar var, engelli olan var. Hepsine bakmak gerçekten çok zor. Çünkü hepsiyle ayrı ayrı ilgilenmek durumundayım. Birinin ayağında bir şey oluyor veya kiminin mantarı oluyor, hepsini fark etmek zorundayım. Maalesef imkanımız ve yerimiz kısıtlı olduğu için bakabildiğimiz kadar hepsine bakmaya çalışıyorum. Allah ömür verdiği sürece, hayvanlarıma her zaman bakacağım" diye konuştu. "Her yardım beni inanılmaz şekilde mutlu ediyor, yalnız olmadığımı hissediyorum" Köpeğiyle yaptığı yürüyüş videolarını sosyal medyada paylaşmasının ardından büyük ilgi gördüklerini aktaran Efe, "Kızıma sosyal medyadan inanılmaz bir ilgi var. İnsanlar Kızımı çok sevdiler, devamlı takip ediyorlar. Son 25 gündür hayvanseverler ufak tefek de olsa buraya yardım yaptılar. Buraya gelen her yardım hayvanlara gidiyor çünkü dediğim gibi çok masraflı, çok da meşakkatli bir iş ama elimizden ne geliyorsa hepsini yapmaya çalışıyorum. Hayvanlara yapılacak her yardım beni inanılmaz şekilde mutlu ediyor, yalnız olmadığımı hissediyorum" şeklinde konuştu.
Uzmanından uyarı: "Bayramda sadece tatlı değil, tuzlu ikramlara da dikkat edin"
17 Mart 2026 Salı - 11:31 Uzmanından uyarı: "Bayramda sadece tatlı değil, tuzlu ikramlara da dikkat edin" Liv Hospital Ankara İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Başaran, bayramda tüketilecek gıdalara ilişkin, "Bayramda sadece tatlı değil, tuzlu ikramlara da dikkat edin. Özellikle diyabet hastaları, yüksek trigliserid veya kolesterolü olan bireyler ile kalp ve damar hastalarının tatlı tüketiminde daha dikkatli olmalıdır" dedi. Ramazan Bayramı dolayısıyla tüketilecek gıdalar ilişkin açıklamalarda bulunan Liv Hospital Ankara İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Başaran; bayramda sadece tatlı değil, tuzlu gıdalara da dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Bayram ziyaretlerinde artan tatlı ve tuzlu ikramların sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirten Başaran, özellikle diyabet ve kolesterolü olan hastaların bu gıdaları dikkatli bir şekilde kullanması gerektiğini sözlerine ekledi. "Bayramda sadece tatlı değil, tuzlu ikramlara da dikkat edin" Bayram ziyaretlerinde tatlı tercihinin küçük porsiyonlarla sınırlı olması gerektiğini belirten Başaran, "Bayramda sadece tatlı değil, tuzlu ikramlara da dikkat edin. Özellikle diyabet hastaları, yüksek trigliserid veya kolesterolü olan bireyler ile kalp ve damar hastalarının tatlı tüketiminde daha dikkatli olmalıdır. Tatlı tercihi küçük porsiyon ve süt bazlı hafif tatlılardan seçilmeli ve günde bir kez tüketilecek şekilde olmalıdır. Ayrıca tatlıların yürüyüş sonrasında tüketilmesi kan şekeri dengesi açısından daha sağlıklıdır. Zeytin, salamura ürünler, börekler ve işlenmiş gıdalar günlük tuz alımını hızla artırabilir. Hipertansiyon hastalarının tuzlu atıştırmalıkları sınırlaması, bol su tüketmesi ve gün içinde kısa yürüyüşler yapması önemlidir. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin ardından bayram sonrası eski alışkanlıklara hızlı dönüş, metabolizma üzerinde beklenmedik bir yük oluşturabiliyor. Özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve kolesterol yüksekliği gibi kronik rahatsızlıkları olan bireyler için bayram sofraları farkında olunmadan sağlık açısından riskli hale gelebiliyor" ifadelerini kullandı. "Özellikle diyabet hastaları, tatlı tüketiminde daha dikkatli olmadır" Bayram ziyaretlerinde sıkça duyulan ‘bir dilimden bir şey olmaz’ ifadesinin gün içinde fark edilmeden yüksek kalori ve şeker tüketimine yol açabileceğini vurgulayan Başaran, "Özellikle diyabet hastaları, yüksek trigliserid veya kolesterolü olan bireyler ile kalp ve damar hastaları tatlı tüketiminde daha dikkatli olmadır. Tatlı tercihi küçük porsiyon ve süt bazlı hafif tatlılardan seçilmeli ve günde bir kez tüketilecek şekilde olmalıdır. Ayrıca tatlıların yürüyüş sonrasında tüketilmesi, kan şekeri dengesi açısından daha sağlıklıdır. Zeytin, salamura ürünler, börekler ve işlenmiş gıdalar günlük tuz alımını hızla artırabilir. Hipertansiyon hastalarının tuzlu atıştırmalıkları sınırlaması, bol su tüketmesi ve gün içinde kısa yürüyüşler yapması önemlidir. Aşırı yemek kan basıncında artış, kalp hızında yükselme, hazımsızlık ve reflü gibi sorunlara yol açabiliyor. Bazı kişilerde ise göğüs ağrısı gibi şikayetler görülebiliyor. Bu yüzden özellikle diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalığı bulunan bireylerin ve ileri yaştaki kişilerin küçük porsiyonlarla ve yavaş yemek yemeleri, yemek sonrası kısa yürüyüşler tercih edebilir" cümlelerine yer verdi. "Yüksek kolesterolü bulunan kişiler için günde 20-30 dakikalık yürüyüşler oldukça faydalıdır" Bayram ziyaretlerinin yalnızca yemekle sınırlı olmaması gerektiğinin altını çizen Başaran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bayram aynı zamanda hareket etmek için iyi bir fırsattır. Özellikle diyabet hastaları, insülin direnci olan bireyler ve yüksek kolesterolü bulunan kişiler için günde 20-30 dakikalık yürüyüşler kan şekeri ve metabolik denge açısından oldukça faydalıdır. Önemli olan dengeyi korumaktır. Bayram sofralarında ölçülü davranmak kan şekeri dengesini korur, tansiyon yükselmelerini önler, kalp damar sistemini destekler ve sindirim sistemini rahatlatır. Bayramın keyfi sofranın büyüklüğünde değil, paylaşılan anların değerindedir. Sağlığınızı koruyarak geçirilen bir bayram, gerçek bir bayramdır."
Gölbaşı’nda Kadir Gecesi’nde dualar semaya yükseldi
17 Mart 2026 Salı - 11:28 Gölbaşı’nda Kadir Gecesi’nde dualar semaya yükseldi Gölbaşı Belediyesi, Kadir Gecesi dolayısıyla Şafak Camii’nde Mevlid-i Şerif programı düzenledi. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği gece Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler ve dualarla ihya edildi. Ankara’nın Gölbaşı Belediyesi’nce, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin manevi atmosferini birlikte yaşamak amacıyla Şafak Camii’nde Mevlid-i Şerif programı düzenlendi. Okunan Kur’an-ı Kerim, ilahiler ve mevlid ile camiyi dolduran vatandaşlar duygu dolu anlar yaşadı. Ellerin semaya açıldığı gecede hocaların eşliğinde dualar edildi. Programın ardından vatandaşlara lokma ve şeker ikramında bulunuldu. Şafak Camii’nin yanı sıra ilçe genelindeki birçok camide de vatandaşlara lokma ve şeker dağıtımı yapıldı. "Aynı duada ve aynı manevi atmosferde buluşmanın mutluluğunu yaşadık" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Kadir Gecesi’nin manevi anlamına vurgu yaparak "Kadir Gecesi, rahmetin, mağfiretin ve bereketin yeryüzüne indiği, gönüllerin huzurla dolduğu müstesna bir gecedir. Bin aydan daha hayırlı olan bu mübarek gecede hemşehrilerimizle aynı sofrada, aynı duada ve aynı manevi atmosferde buluşmanın mutluluğunu yaşadık. Bu tür programlar, toplumumuzdaki birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını daha da pekiştiriyor. Hemşehrilerimizin bu güzel gecede bir araya gelmesi, dualarda buluşması bizim için çok kıymetliydi. Rabbim edilen duaları kabul etsin, ülkemize ve milletimize sağlık, huzur ve bereket nasip etsin" dedi. Programda; Kocatepe Camii İmam Hatibi Hafız Furkan Tıraşçı, Tasavvuf Musikisi Saanatçısı Esad Aydoğan, Kocatepe Camii Baş İmam Hatibi Mehmet Atıcı, Hacıbayram Camii eski İmam Hatibi İbrahim Meletlioğlu, Kur’an okuma yarışması dünya birincisi Hafız Ali Tel, Ankara Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu ve Mevlidhan Mustafa Akbaş yer aldı.
Pursaklar Belediyesi’nden Kadir Gecesi’nde gönülleri ısıtan sürpriz
17 Mart 2026 Salı - 11:25 Pursaklar Belediyesi’nden Kadir Gecesi’nde gönülleri ısıtan sürpriz Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu sahaya yansıtan Pursaklar Belediyesi, Kadir Gecesi’nde camilere gelen çocuklara sürpriz yaparak ayakkabılarına bıraktığı hediyelerle yüzlerde tebessüm oluşturdu. Pursaklar Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferine anlam katan güzel bir etkinliğe imza attı. Kadir Gecesi dolayısıyla camilere gelen çocukları unutmayan belediye ekipleri, miniklere sürpriz yapmak için özel bir çalışma gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, çocukların mutluluklarına ortak olmak adına ilçedeki camileri tek tek gezerek miniklerin ayakkabılarını içine çeşitli hediyeler bıraktı. Camiden çıkan minikler, ayakkabılarının içinde buldukları sürprizlerle büyük sevinç yaşadı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, aileler tarafından da takdirle karşılandı. "Çocuklarımızın, Ramazan’ı ve Kadir Gecesi’ni böylesine güzel hatıralarla anımsaması bizim için çok kıymetli" Kadir Gecesi’nde camilere gelen çocukları için sürpriz hediyeler hazırladıklarını Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Kadir Gecesi’nde camilerimize gelen çocuklarımızın kalbine küçük bir dokunuş yaparak, onların ayakkabılarına bıraktığımız küçük hediyeleri büyük bir sevince dönüştürdük. Belki küçük bir hediye ama o an çocuklarımızın kalbinde oluşan mutluluk, bizim en büyük kazancımızdır. Çocuklarımızın, Ramazan’ı ve Kadir Gecesi’ni böylesine güzel hatıralarla anımsaması bizim için çok kıymetli. Biz de bu anlayışla, özellikle çocuklarımızın kalbine dokunan projeler üretmeye devam edeceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, tüm çocuklarımızın yüzü her zaman gülsün" dedi.