Yerel Haberler
Ankara
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:44 Ankara’da kamyonun altında kalan 2 işçinin cenazeleri adli tıbba getirildi Ankara’da meydana gelen kazada kamyonun altında kalarak hayatını kaybeden 2 işçinin cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Kaza, Çankaya ilçesi Kırkkonaklar semti Şemsettin Günaltay Caddesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, özel bir içecek firmasına ait su yüklü 07 FHF 37 plakalı kamyon, yokuş yukarı çıkarken kontrolden çıkarak savruldu. Geriye doğru metrelerce sürüklenen kamyon önce iki otomobile, ardından da Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) bünyesinde yer alan Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne (ASKİ) ait kamyonete çaptı. Sürüklenmeye devam eden kamyon, yol kenarında çalışan Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş’ı altına aldıktan sonra başka bir otomobile daha çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerinde hayatını kaybettikleri belirlenen Demirhan ile Ortataş’ın cenazeleri, çalışmaların ardından otopsi için Ankara Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Kazada ölen işçilerin ASKİ bünyesinde bir taşeron firmada çalıştıkları öğrenilirken, olay yerine gelen yakınları sinir krizi geçirdi. Kazaya neden olan kamyon sürücüsünün ise aracından atlaması nedeniyle yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. "Kaçamamışlar ve kamyonun altında kalmışlar" Kazayla ilgili konuşan Sinan Keser, "Kamyon yukarıdan savrulurken arkadaşlarımız da yol kenarında çalışıyormuş. Kaçamamışlar ve kamyonun altında kalmışlar. Olay yerinde vefat etmişler. Kamyonun sürücüsü de yaralanmış. Vefat edenlerden biri 30 senelik arkadaşımdı. Ölüm haberini yolda aldım. Evliydi, iki oğlu ve bir kızı vardı" dedi. "Kamyon yokuşta daha fazla ilerlemeyince geriye doğru savrulmuş" Bir başka vatandaş ise, "Su kamyonu yukarıya kadar çıkmış ama daha fazla ilerlemeyince geriye doğru savrulmaya başlamış. Sonrasında da çalışan işçilere çarpmış. Polis ve sağlık ekipleri geldi. Daha sonra işçilerin aileleri geldi. İşçilerin vefat ettiğini öğrendik. Burada bir kez daha kaza olmuştu ama bu kadar ağır bir sonuç yaşanmamıştı. Buradaki çalışmalar bugün başlamış. Rögar kapağı montajı yapılıyormuş" ifadelerini kullandı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Gölbaşı’nda Kadir Gecesi’nde dualar semaya yükseldi
17 Mart 2026 Salı - 11:28 Gölbaşı’nda Kadir Gecesi’nde dualar semaya yükseldi Gölbaşı Belediyesi, Kadir Gecesi dolayısıyla Şafak Camii’nde Mevlid-i Şerif programı düzenledi. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği gece Kur’an-ı Kerim tilaveti, ilahiler ve dualarla ihya edildi. Ankara’nın Gölbaşı Belediyesi’nce, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin manevi atmosferini birlikte yaşamak amacıyla Şafak Camii’nde Mevlid-i Şerif programı düzenlendi. Okunan Kur’an-ı Kerim, ilahiler ve mevlid ile camiyi dolduran vatandaşlar duygu dolu anlar yaşadı. Ellerin semaya açıldığı gecede hocaların eşliğinde dualar edildi. Programın ardından vatandaşlara lokma ve şeker ikramında bulunuldu. Şafak Camii’nin yanı sıra ilçe genelindeki birçok camide de vatandaşlara lokma ve şeker dağıtımı yapıldı. "Aynı duada ve aynı manevi atmosferde buluşmanın mutluluğunu yaşadık" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Kadir Gecesi’nin manevi anlamına vurgu yaparak "Kadir Gecesi, rahmetin, mağfiretin ve bereketin yeryüzüne indiği, gönüllerin huzurla dolduğu müstesna bir gecedir. Bin aydan daha hayırlı olan bu mübarek gecede hemşehrilerimizle aynı sofrada, aynı duada ve aynı manevi atmosferde buluşmanın mutluluğunu yaşadık. Bu tür programlar, toplumumuzdaki birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını daha da pekiştiriyor. Hemşehrilerimizin bu güzel gecede bir araya gelmesi, dualarda buluşması bizim için çok kıymetliydi. Rabbim edilen duaları kabul etsin, ülkemize ve milletimize sağlık, huzur ve bereket nasip etsin" dedi. Programda; Kocatepe Camii İmam Hatibi Hafız Furkan Tıraşçı, Tasavvuf Musikisi Saanatçısı Esad Aydoğan, Kocatepe Camii Baş İmam Hatibi Mehmet Atıcı, Hacıbayram Camii eski İmam Hatibi İbrahim Meletlioğlu, Kur’an okuma yarışması dünya birincisi Hafız Ali Tel, Ankara Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu ve Mevlidhan Mustafa Akbaş yer aldı.
Pursaklar Belediyesi’nden Kadir Gecesi’nde gönülleri ısıtan sürpriz
17 Mart 2026 Salı - 11:25 Pursaklar Belediyesi’nden Kadir Gecesi’nde gönülleri ısıtan sürpriz Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu sahaya yansıtan Pursaklar Belediyesi, Kadir Gecesi’nde camilere gelen çocuklara sürpriz yaparak ayakkabılarına bıraktığı hediyelerle yüzlerde tebessüm oluşturdu. Pursaklar Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferine anlam katan güzel bir etkinliğe imza attı. Kadir Gecesi dolayısıyla camilere gelen çocukları unutmayan belediye ekipleri, miniklere sürpriz yapmak için özel bir çalışma gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, çocukların mutluluklarına ortak olmak adına ilçedeki camileri tek tek gezerek miniklerin ayakkabılarını içine çeşitli hediyeler bıraktı. Camiden çıkan minikler, ayakkabılarının içinde buldukları sürprizlerle büyük sevinç yaşadı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, aileler tarafından da takdirle karşılandı. "Çocuklarımızın, Ramazan’ı ve Kadir Gecesi’ni böylesine güzel hatıralarla anımsaması bizim için çok kıymetli" Kadir Gecesi’nde camilere gelen çocukları için sürpriz hediyeler hazırladıklarını Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Kadir Gecesi’nde camilerimize gelen çocuklarımızın kalbine küçük bir dokunuş yaparak, onların ayakkabılarına bıraktığımız küçük hediyeleri büyük bir sevince dönüştürdük. Belki küçük bir hediye ama o an çocuklarımızın kalbinde oluşan mutluluk, bizim en büyük kazancımızdır. Çocuklarımızın, Ramazan’ı ve Kadir Gecesi’ni böylesine güzel hatıralarla anımsaması bizim için çok kıymetli. Biz de bu anlayışla, özellikle çocuklarımızın kalbine dokunan projeler üretmeye devam edeceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, tüm çocuklarımızın yüzü her zaman gülsün" dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Her daim çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz"
17 Mart 2026 Salı - 11:13 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Her daim çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, devlet korumasındaki çocuklarla bir araya geldiği iftar programında "Biz devlet olarak her daim çocuklarımızın yanında olmaya, onlara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" dedi. Sincan’daki bir restoranda esnaf girişimiyle devlet korumasındaki çocuklar için düzenlenen iftar programına Bakan Göktaş’ın yanı sıra TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir ile bazı sosyal medya içerik üreticileri katıldı. Bakan Göktaş ve beraberindekiler, 7-17 yaş aralığında koruma altındaki 100 çocukla birlikte ocakbaşını deneyimledi. Mustafa Varank’ın iftar programını kastederek ‘Sizce bu örnek olabilir mi?’ sorusu üzerine Bakan Göktaş, "Örnek bir davranış. Bu iyiliği yaygınlaştırmamız lazım. Bu işlerde bereket vardır. Bu masaları çocuklarla paylaşmak bereket getirir" dedi. Bakan Göktaş, eskiden koğuş tipi bir ortamda çocukların devlet koruması altında tutulduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu anlayış değişti. Ev tipinde çocuklar bir abla eşliğinde adeta ev sıcaklığında devlet koruması altında büyüyorlar. Onlara her türlü destek her türlü imkan da sağlamaya devam ediyoruz. Hem şimdi hem de mezun olduktan sonra onları yalnız bırakmıyoruz. Kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Devlet koruması altında 15 bin 327 çocuğun bulunduğu anlatan Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Bunun haricinde de ailelerinin yanında destek olduğumuz 180 bin kadar çocuğumuz var. Biz çocuklarımıza sadece kuruluş bakımında destek olmuyoruz kuruluştan çıkan çocuklarımızın akademik becerilerine destek olmaya devam ediyoruz. Evlilik yolunda da destek oluyoruz. Bu çocuklarımız milletimize emanet. Biz devlet olarak her daim çocuklarımızın yanında olmaya, onlara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz." Bakan Göktaş, bu tür buluşmaların örnek olması gerektiğini aktararak, "Bütün Türkiye’ye yaygınlaştırılacak örnek bir model. Bu güzel girişim için herkese teşekkür ediyorum. Bereketli olsun inşallah" açıklamasında bulundu.
Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, şehit aileleri ve gazilerle iftar sofrasında buluştu
17 Mart 2026 Salı - 11:12 Pursaklar Belediye Başkanı Çetin, şehit aileleri ve gazilerle iftar sofrasında buluştu Ankara’nın Pursaklar Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleşen programda Başkan Ertuğrul Çetin, şehit aileleri ve gazilerle iftar sofrasında bir araya geldi. Ramazan ayının manevi ikliminde, şehit aileleri ve gazilerle anlamlı bir iftar programında; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, İlçe Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, BBP Ankara İl Başkanı Hamza Kurt, Ak Parti İlçe Başkanı İbrahim Kopan, MHP İlçe Başkanı Veysel Yıldırım ve TÜGŞAV Genel Başkanı Lokman Aylar ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. "Aziz Şehitlerimizin kıymetli aileleri ve gazilerimiz ile birlikte iftarımızı yaptık" Şehit aileleri ve gazilerin milletin en kıymetli emanetleri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Çetin, "Aziz Şehitlerimizin kıymetli aileleri ve gazilerimiz ile birlikte iftarımızı yaptık. Bugün burada, aynı sofrada oruç açmanın manevi coşkusunu hep birlikte yaşadık. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi ve dayanışmamızı daim eylesin. Sizler bizim için her zaman baş tacısınız, şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimiz, milletimizin gururu olmaya devam edecektir. Pursaklar Belediyesi olarak, her zaman şehit ailelerimiz ve gazilerimizin yanında olacağız" dedi. İftar programı boyunca masaları tek tek gezen Başkan Ertuğrul Başkan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ve beraberindeki heyetler, şehit aileleri ve gazilerle yakından ilgilendi.
Bakan Ersoy: "16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz"
17 Mart 2026 Salı - 11:11 Bakan Ersoy: "16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınmış olan, 16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler, Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır" dedi. Ramazan ayında açılan "Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler" sergisi, Osmanlı’nın kutsal beldelere hizmet anlayışını ve asırlardır taşınan emanet bilincini yeniden gündeme taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rami Kütüphanesi’nde kutsal emanetler, Kabe örtüleri, Kur’an-ı Kerim nüshaları ve seçkin eserlerin yer aldığı sergiyi ziyaret etti. Sergiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınan iki adet 16’ncı yüzyıl İznik çinisinin yeniden Türkiye’ye kazandırıldığını ifade ederek, sürecin çok yönlü bir iş birliğiyle sonuçlandığını vurguladı. Londra Büyükelçiliği’nin yoğun çabaları ile İznik çinilerinin Türkiye’ye iadesinin sağlandığını belirten Ersoy, "Bu özel sergi vesilesiyle bir müjdeyi de sizlerle paylaşmak isterim. Sultanahmet Camii ve Rüstem Paşa Camii’nden çalınmış olan, 16’ncı yüzyıla tarihlenmiş iki adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler, Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır. Söz konusu eserler İngiltere’de bir müzayede evinde satışa sunulmak üzereyken Bakanlığımız ile İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarımızın koordinasyonunda yapılan girişimler neticesinde müzayededen çekilmiş; çinileri elinde bulunduran kişi eserleri ülkemize iade etmeyi kabul etmiştir. Londra Büyükelçiliğimizin yoğun çabaları, Londra Metropolitan Polisi ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, bu eserlerin Sultanahmet ve Rüstem Paşa camiilerine ait olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyan uzmanlarımız bu güzel sonucu elde etmemizi sağlamıştır. Bakanlığımız tarafından yürütülen ‘Yapay Zeka Destekli Kültür Varlığı Tanımlama Projesi’ kapsamında, kaçakçılığa konu ülkemiz kökenli kültür varlıklarının internet ortamında taranması ve arşivlenmesine yönelik olarak kullanılan ‘TraceArt’ sisteminden yararlandığımızı da özellikle vurgulamak isterim" diye konuştu. "Cennetmekan Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı fethiyle birlikte Osmanlı sultanları yeni bir unvan daha kullanmaya başlamışlardır" Osmanlı sultanlarının Haremeyn’e duyduğu bağlılığın yalnızca siyasi bir unvanla değil, güçlü bir edep, hizmet ve medeniyet anlayışıyla şekillendiğini vurgulayan Ersoy, "Cennetmekan Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı fethiyle birlikte Osmanlı sultanları yeni bir unvan daha kullanmaya başlamışlardır: ‘Hadimü’l-Haremeyn’. Mekke ve Medine’nin Hizmetkarı olarak ifade edebileceğimiz bu unvan; Osmanlı Devleti gibi üç kıtaya hükmeden, coğrafyaları şekillendiren, taç dağıtan bir kudreti yöneten insanların Allah’ın dini, peygamberi ve kıblesi söz konusu olunca çizdikleri aşılmaz had ve edep sınırını göstermesi açısından son derece değerlidir. Ecdadımız; Peygamber Efendimiz aracılığıyla İslam’ın insanlığa tebliğinin başladığı ve dünyaya yayıldığı, mukaddes Kabe’nin bulunduğu topraklara hizmetkar olmayı bütün hükümdarlıklardan üstün tutmuştur. Bu şiarı hizmete dönüştürerek asırlarca yaşatmışlar; söz konusu hizmetleri vakıflar eliyle kurumsallaştırarak kendilerinden sonrasını da güvence altına almış, sürekliliği tesis etmişlerdir" ifadelerini kullandı. "Osmanlı padişahları uzun hac yolculuklarına bizzat çıkamasalar da ibadetlerini vekaleten yerine getirmiş" "Osmanlı padişahları uzun hac yolculuklarına bizzat çıkamasalar da ibadetlerini vekaleten yerine getirmiş; o kutlu topraklara ve Kâbe’ye duydukları hasret Osmanlı sanatına aksetmiştir" diyen Ersoy, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Kitaplara, çinilere ve tablolara nakşedilen Kabe tasvirleri bunun en zarif örnekleridir. Daha da anlamlı bir şekilde, Kabe’nin birebir maketini yaptırarak hazırlattıkları kıymetli örtüleri bu maketin üzerine örttürmüş ve onu seyrederek manevi bir yakınlık tesis etmişlerdir. Mukaddes emanetler de işte bu derin saygı ve sevginin aşılmaz muhafızlığı altında bizlere ulaşmıştır. Her biri manevi hasret çekenlerin, vuslatı bekleyenlerin sabır ve huzur kapısıdır. Bugün İstanbul Türbeler Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonlarında muhafaza edilen kutsal emanetler ve Ramazan ayında ziyarete açılan Sakal-ı Şerif, işte bu köklü geleneğin yaşayan temsilcileridir. Bizler, Kur’an ayı Ramazan’ı vesile kılıp bu kadim hürmeti ve yüksek medeniyet şuurunu bir kez daha insanımızla paylaşmak istedik. ‘Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler’ sergisi bu amaçla hazırlandı. Burada, müze koleksiyonlarımızdan seçilen 57 kıymetli eserle birlikte, geleneğe gönderme yapan temsili bir Kabe canlandırmasına da yer verdik. Temennimiz odur ki geçmişe bir yolculuk yapmamıza, geleneklerimize sinmiş değerlerimizi hatırlamamıza, onları anlamaya ve daha derin, daha dolu yaşamamıza vesile olsun. Unutmayalım ki nesnede saklı olan mana esastır. Kutsal Emanetler; imanın, ihlasın, takvanın birer hafızasıdırlar. İnşallah dünya döndükçe bizim manevi hafızamızı diri tutmaya, anlatmaya, anlamamıza vesile olmaya devam edeceklerdir. Göreve geldiğimiz günden itibaren tarihi eser kaçakçılığına karşı attığımız kararlı adımlar, inşa ettiğimiz güçlü uluslararası iş birliği ağı bir kez daha sonuç vermiş ve bizim olan bize döndürülmüştür. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Varisi olduğumuz her bir eserimizin ait olduğu topraklara, asli sahibi olan milletimize iadesini sağlayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."
Uzmanından uyarı: "3 günde 1 haftalık kalori almak mümkün"
17 Mart 2026 Salı - 10:58 Uzmanından uyarı: "3 günde 1 haftalık kalori almak mümkün" Ramazan ayı sürecinde midenin farklı bir metabolik süreç yaşarken bayram sofraları ile zorlanabildiğini söyleyen Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, "3 günde 1 haftalık kalori almanın mümkün olabileceği gibi ciddi sağlık sorunları da beraberinde gelir; her yıl bayram dönemlerinde hastanelerin acil servislerine ani tansiyon ve kan şekeri yükselmeleri, mide ağrısı ve hazımsızlık, safra kesesi atakları ile şiddetli reflü ve mide yanması şikayetleriyle başvurular artmaktadır’ dedi. Ramazan ayı boyunca değişen öğün düzeni ve uzun açlık saatleri, vücudun metabolik dengesini farklı bir ritme alıştırırken, bayramın gelmesiyle birlikte sofraların bir anda çeşitlenip, porsiyonların büyümesi ve gün boyu süren ikramların devreye girmesi hastalıkları da beraberinde getirebiliyor. Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, bu geçiş süreci doğru yönetilmezse sağlık açısından bazı risklerin ortaya çıkabileceğini belirterek "Özellikle tatlılar, hamur işleri, kırmızı et ağırlıklı yemekler ve sık yapılan ikramlar hareketsizlikle birlikte günlük enerji alımını ciddi şekilde artırabilir. 3 günde 1 haftalık kalori almanın mümkün olabileceği gibi ciddi sağlık sorunları da beraberinde gelebilir. Her yıl bayram dönemlerinde hastanelerin acil servislerine ani tansiyon yükselmeleri, kan şekeri yükselmesi, mide ağrısı ve hazımsızlık, safra kesesi atakları, şiddetli reflü ve mide yanması şikayetleriyle başvurular artmaktadır. Uzun süren açlık döneminden sonra bir anda ağır, yağlı ve porsiyonu büyük öğünler tüketmek özellikle mide ve safra sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturur. Ayrıca fazla tuzlu ve yağlı besinler tansiyon hastaları için risk oluşturabilirken, şerbetli tatlılar diyabet hastalarında kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir" ifadelerini kullandı. Bayramı daha rahat geçirmek için 5 öneri Ramazan boyunca sindirim sistemi daha küçük porsiyonlara ve belirli saatlere alışmışken bayram sabahı yapılan ağır kahvaltılar ve gün içinde arka arkaya tüketilen tatlıların mideyi zorlayabileceğini hatırlatan Doğan bayram dönemini daha rahat geçirmenizi sağlayacak 5 öneriyi şöyle sıraladı: "Güne hafif bir kahvaltıyla başlayın. Bayram sabahında kızartmalar, sucuk, kavurma gibi ağır besinler yerine peynir, zeytin, sade yumurta, tam tahıllı ekmek ve sebzelerden oluşan dengeli bir kahvaltı tercih etmeye çalışın. Tatlı tüketiminde ölçülü olun. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edebilir veya porsiyonlarınızı küçültebilirsiniz. Aynı gün içinde kendinize bir porsiyon tatlı tüketimi esnekliği sağlayarak dengede kalmaya özen gösteriniz. Porsiyonları küçültün. Bayram ziyaretlerinde her ikramdan küçük miktarlarda tatmak, toplam kalori alımını kontrol etmeye yardımcı olur. İkramlar arasında mutlaka 2 saat olmasına özen göstermeye, doyduğunuz noktada bedeninizi zorlamamaya dikkat ediniz. Su tüketimini artırın. Ramazan sonrası sıvı alımının yeniden düzenlenmesi gerekir. Gün boyunca yeterli su içmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de aşırı yeme isteğini azaltır. Ziyaretlerde ikram edilen çay ve kahve vücudunuzun su gereksinmesini daha da arttırabilmektedir, gün içinde 5 kupadan daha fazla çay ve kahve içmemeye özen gösteriniz. Hareket etmeyi ihmal etmeyin. Bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler kan şekeri ve sindirim sistemi için oldukça faydalıdır." Bayramın keyfi dengeyle çıkarılabilir Porsiyon kontrolü ve öğün düzeni korunduğu sürece bayramın sağlık sorunu yaşanmadan geçirilebileceğinin altını çizen Doğan, "Bayram sofraları kültürümüzün en keyifli ve paylaşım dolu anlarından biridir. Önemli olan bu sofraların tadını çıkarırken dengeyi koruyabilmektir. Küçük porsiyonlar, dengeli seçimler ve biraz hareket sayesinde hem bayramın keyfi çıkarılabilir hem de sağlık korunabilir. Unutulmamalıdır ki bayram yalnızca sofraların değil; paylaşmanın, ziyaretlerin ve birlikte geçirilen güzel anların bayramıdır" açıklamasında bulundu.
Beypazarı’nın yöresel lezzetleri bayram sofralarını süslemek için hazırlanıyor
17 Mart 2026 Salı - 10:57 Beypazarı’nın yöresel lezzetleri bayram sofralarını süslemek için hazırlanıyor Ankara’nın Beypazarı ilçesinin meşhur 80 katlı baklavası ve Beypazarı yaprak dolması, bayram sofralarını süslemek için hazır bekliyor. Ankara’nın Beypazarı ilçesinde Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte baklava ve yaprak sarması siparişlerinde yoğunluk yaşanıyor. İlçenin meşhur 80 katlı baklavası ve Beypazarı yaprağından yapılan yaprak dolmalarına Türkiye’nin dört bir yanından ilgi yağıyor. Bu kapsamda Kınalı Eller Kadın Kooperatifi’nde yöresel lezzetler bayram sofraları için hazırlıkları sürüyor. "Beypazarı baklavasının özelliği anne baklavası olması" Kooperatifin Yönetim Kurulu Başkanı Serpil Deniz, baklavanın sırrının anne usulü ve cevizli olduğunu belirterek, "Beypazarı baklavasının özelliği anne baklavası olması. En önemli püf noktası bu. Biz cevizli yaparız, nişasta kullanmayız. En önemli özelliklerinden bir tanesi taş fırında pişmesi. Usul usul, fısıl fısıl pişer. Defalarca fırının başına gelip kapatır. Tekrar onun beklemesini alırız biz ve en önemlisi 80 katlı, yemesi pek tatlı olur" ifadelerini kullandı. "Yaprak sarmasının o lezzeti yapraktan gelir" Beypazarı’nın bir diğer meşhur lezzetinin yaprak dolma olduğunu aktaran Deniz, "Beypazarı’nın yaprak sarmasının o lezzeti yapraktan gelir. Mayhoştur, incecik, damarsız yaprağımızın ve anne lezzetinin birleşmesiyle çok lezzetli, mayhoş bir yaprak dolmamız olur. Dolma olarak coğrafi işaretini aldık biz Beypazarı dolmasında" diye konuştu. "En önemlisi de siparişlerden sonraki beğeni" Siparişlerinin Ramazan ayı dolayısıyla yoğun olduğunu dile getiren Deniz, şu ifadeleri kullandı: "Siparişlerimiz çok yoğun. Çok güzel siparişlerimiz var. En önemlisi de siparişlerden sonra o beğeni, o memnuniyet. İşte ‘ben bunu yedim annemin baklavası gibiydi, annemin sarması gibiydi. Ya da ben çok uzaktayım, memleketimden uzağım ama sizin gönderdiğiniz baklavalarla, yapraklarla işte oralara gelmiş oldum’, bunlar bize çok mutluluk veriyor, huzur veriyor ve bizi daha da kamçılıyor."
Ankara’da devrilen kamyonet güvenlik kamerasına yansıdı
17 Mart 2026 Salı - 10:52 Ankara’da devrilen kamyonet güvenlik kamerasına yansıdı Ankara’nın Çankaya ilçesinde bir kamyonet, yokuş yukarı çıkarken sürücüsü hızı ayarlayamayınca devrildi. Kazada sürücü hafif yaralandı. Kazayla ilgili güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Olay, Bülbüldere Caddesi, Hacıyolu Sokak’ta meydana geldi. Çevredekilerin iddiasına göre, yokuştan yukarı doğru çıkmaya çalışan kamyonet, hızı ayarlanamadığı için devrildi. Devrilen kamyonet, arkasındaki otomobilin ve yanındaki binanın korkuluklarını ezdi. Kamyonet sürücüsünün hafif şekilde yaralandığı kazada, kazaya karışan araçlarda maddi hasar meydana geldi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hafif şekilde yaralanan kamyonet sürücüsü hastaneye kaldırılırken, olayla ilgili inceleme başlatıldığı öğrenildi. Çevredeki vatandaşlar, özellikle kışın Hacıyolu Sokağı’nda sıklıkla kaza meydana geldiğini ve yetkililerin bu duruma bir çözüm bulması gerektiğini belirtti. Güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, kamyonetin yokuş yukarı çıkarken hızını ayarlayamadığı, çevredekilerin iddiasına göre ise de kamyonetin içindeki yükün arka kısma doğru yığılmasından ötürü devrildiği belirtildi. Kazada kamyonet sürücüsü hafif yaralanırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir"
17 Mart 2026 Salı - 10:49 Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir" Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında, "Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası’nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir’de verilen canhıraş mücadelelerle Türk’ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir" dedi. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Geylan, Çanakkale Zaferi’nin Türk Milleti’nin cesaret ve kahramanlığını gösteren en büyük olaylardan biri olduğunu belirtti. Çanakkale Savaşı’nın, dünyanın en güçlü ordularına karşı imkansızlıklar içinde verilen büyük bir direniş olduğunun altını çizen Geylan, bu zaferin Türk milletinin büyük fedakarlığıyla kazanıldığını sözlerine ekledi. "Çanakkale Zaferi, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir" Çanakkale Zaferi’nin, Mustafa Kemal Atatürk’ü milli mücadelenin lideri yapan büyük bir dönüm noktası olduğunu belirten Geylan, "Çanakkale Zaferi, milletimizin istikbale yürüyüşünde açılan en önemli kapılardan biridir. Çanakkale Zaferi, Gelibolu Yarımadası’nda çetin ve kanlı muharebeler yaşanırken; Arıburnu, Conkbayırı, Anafartalar, Kilitbahir ve Seddülbahir’de verilen canhıraş mücadelelerle Türk’ün vatanını korumak için imkansız denileni başardığı, cesaret ve kahramanlığın tarihe kazındığı büyük bir zaferdir. Güçlü önsezisi, etkili savaş stratejisi, askeri dehası ve yüksek liderlik kabiliyetiyle öne çıkan, "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum" sözüyle askerleri cesaretlendiren, Anafartalar’da gösterdiği askeri başarıyla dünyanın dikkatini çeken Mustafa Kemal’i milli mücadelenin lideri yapan büyük bir dönüm noktasıdır. Milli direniş ruhunun simgesi, milli uyanışın başlangıcı olan; dünyanın en büyük ve teknolojik ordularına karşı erdemle direnen Türk’ün fedakarlıkla yazdığı eşsiz bir destandır. Mazlum milletlerin umut ışığı, karanlık dehlizlerde boğulmak istenen bir milletin imanla, dirayetle ve metanetle yeniden doğuşunun adıdır. İstiklal ülküsü, ebedi varlığı ve bayrağın şerefi uğruna yola çıkan cefakarların yüreğinde taşıdığı kutsi davanın tezahürüdür. 18 Mart 1915’te, "Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir" anlayışıyla ayağa kalkan Türk milleti, emperyalist güçlere karşı verdiği mücadeleyle yalnızca düşmanı boğazın soğuk sularına gömmekle kalmamış, "Çanakkale geçilmez" sözünü tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Malazgirt’te temelleri atılan, Miryokefalon’da pekişen, Sırpsındığı, Niğbolu ve Kosova’da güçlenen, İstanbul’un fethinde zirveye ulaşan, Mohaç’ta ve Preveze’de parlayan yüce ideal, Çanakkale’de de aynı ruhla yeniden hayat bulmuştur" diye konuştu. "Bu kutlu zafer, milli direncin en güçlü nişanelerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır" Çanakkale’de verilen amansız mücadelenin Türk milleti için bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Geylan, "Çanakkale’de verilen mücadele ibretamiz olmasının yanı sıra yalnızca bir cephe savaşı değil, milletimizin var olma kararlılığının ve bu uğurda sergilediği yılmaz ve sarsılmaz gayretin şanlı bir ifadesidir. Milli mücadelenin de habercisi olan bu kutlu zafer, geçmişten geleceğe uzanan köklü Türk geleneğinin, milli şuurun ve milli direncin en güçlü nişanelerinden biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Şanlı sancağımıza halel gelmemesi için direnen Türkler, yüksek bir mücadele ruhuyla Çanakkale’yi geçilmez kılmış, Çanakkale türküsünde de ifade edildiği gibi, ciğerleri kan kusa kusa çürüse de efdaliyet göstererek, vatan savunmasını bırakmamış, düşmanı geçirtmemiştir. Kim unutabilir 57. Alay’ın aziz topraklarımızın müdafaası uğruna gösterdiği o büyük fedakarlığı? İki yüz kilonun üzerindeki ağır top mermisini sırtlayan Seyit Onbaşı’yı kim unutabilir? Dünyanın en güçlü ordularına karşı imkansızlıklar içinde verilen o büyük direnişi kim unutabilir? Türk yurdunun bekası için gözünü kırpmadan şehadete yürüyen Mehmetçiğin o eşsiz mücadelesi yüreklerden nasıl silinebilir?" ifadelerine yer verdi. "Coğrafyamızda yaşanan acı tecrübeler, vatansızlığın ve devletsizliğin ne demek olduğunu derinden idrak etmemizi sağlamıştır" ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik başlattığı savaşın bölgede gerilimi arttırdığını, Türkiye’nin bu durumda iç ve dış politikada temkinli olması gerektiğini vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Coğrafyamızda yaşanan acı tecrübeler, vatansızlığın ve devletsizliğin ne demek olduğunu derinden idrak etmemizi sağlamıştır. Bu nedenle hürriyetimize, sancağımıza, birlik ve beraberliğimize ve mukaddes değerlerimize sıkı sıkı bağlı kalmanın önemini her zaman biliyoruz. Emperyalizmin ahtapot kollarıyla sarıp sarmaladığı coğrafyamızda cereyan eden savaşlar, mülteci ve göç sorunları, vatanın ve devletin ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaş, bölgemizde artan gerilimler ve devletimizi çatışmaların içine çekme girişimleri, hem dış politikada hem iç güvenlikte temkinli ve dikkatli olmamızı zorunlu kılmaktadır. Bu kritik dönemde, uyanık ve kararlı olmak, tarihimizden aldığımız dersleri unutmamak, ülkemizin çıkarlarını, milletimizin birlik ve beraberliğini korumak için en temel sorumluluğumuzdur. Öteden beri bazı aktörler bölücü örgütleri destekleyerek silah, teçhizat ve istihbarat sağlamış; bazıları ise iç dinamikleri manipüle etmeye çalışmıştır. Bugün de tablo farklı değildir; yöntemler değişse de amaç aynıdır. Suriye, Irak, Afganistan ve bugün İran’da yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zorlukları gözler önüne sermektedir. Ancak tarihsel hafızamız bizim kılavuzumuzdur. Türk milleti asırlardır esarete, sömürgeye ve tahakküme karşı dimdik durmuş, mukaddes değerlerini ve bağımsızlığını korumak için tüm gücünü seferber etmiştir. Bugün de aynı kararlılıkla geleceğe yön veriyor ve yüce Türk milletinin bir ferdi olmaktan gurur duyuyoruz. Bu düşüncelerle, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde bu toprakları bize vatan kılan başta devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz. Onların mücadele ruhu ve yüksek idealizmi bugün bizlere ilham kaynağıdır. Ruhları şad, mekanları cennet olsun."
CHP Genel Başkanı Özel: "Şehitlerimizin her biri bizler için birer kahraman"
17 Mart 2026 Salı - 09:05 CHP Genel Başkanı Özel: "Şehitlerimizin her biri bizler için birer kahraman" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu vatan için canını vermiş şehitlerimizin, canının bir parçasını feda etmiş gazilerimizin her biri bizler için birer kahraman" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da şehit yakınları ve gazilerle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Özel, "Bugün burada şehit yakınlarımızla, gazilerimizle, kıymetli aileleriyle birlikte bir kez daha aynı iftar sofrasını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen mübarek Ramazan’ın 26’ncı gününde, 26’ncı iftarındayız. Allah tuttuğunuz oruçları, ettiğiniz duaları kabul etsin. Hep birlikte bayrama varmayı ve bayramları bayram gibi, acı haberler almadan, özlediklerimize kavuşarak, hastalarımızın şifa bulduğunu görerek geçirmeyi, hep birlikte o bayramları yaşamayı nasip etsin" diye konuştu. Şehitlerin önemine vurgu yapan Özel, "Bu vatan için canını vermiş şehitlerimizin, canının bir parçasını feda etmiş gazilerimizin her biri bizler için birer kahraman. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü hatırlamalı, hafızalarımızdan hiç çıkarmamalıyız. ‘Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimiz ile şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek, onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli görevlerin en kutsalıdır’ demiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Onun kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi olarak şehit ailelerimiz ve gazilerimizin yanında durarak, onun bu vasiyetini yerine getirmek, onun emanetlerine sahip çıkmak en önemli görevimiz. Bunu genel başkan olarak partimizin tüm kademelerinde, ilçe başkanlıklarından başlayarak genel merkeze kadar hayata geçirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.