Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Sosyal Hizmetler Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı
01 Mayıs 2026 Cuma - 00:22:18
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Resmi Gazete’de yayımlarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu hakkında, "Ailelerimizi, annelerimizi, çocuklarımızı ve büyüklerimizi yakından ilgilendiren önemli düzenlemeleri kapsıyor" dedi. ’Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ Resmi Gazete’de yayımlandı. Bakan Göktaş, kanuna ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Hizmetler Kanunu, ailelerimizi, annelerimizi, çocuklarımızı ve büyüklerimizi yakından ilgilendiren önemli düzenlemeleri kapsıyor. Bu kıymetli adım, Aile ve Nüfus On Yılı vizyonumuzun güçlü bir yansıması. Ailelerimizi güçlendiren, annelerimizi destekleyen, çocuklarımızın güvenliğini önceleyen, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artıran sosyal hizmetlerimizi kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Bu sürece destek veren AK Parti Grubumuz ve Cumhur İttifakımız başta olmak üzere tüm milletvekillerimize gönülden teşekkür ediyorum. Ülkemize ve aziz milletimize hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 00:06
CHP, Arif Kocabıyık’ın üyelik işlemlerinin durduğunu açıkladı
CHP, Antalya’dan partiye katılmak istediği belirtilen Arif Kocabıyık’a grup toplantısı sonrası rozet takıldığını, ancak yapılan inceleme sonucunda sürecin durdurulduğunu ve üyelik işlemlerinin iptal edildiğini açıkladı. CHP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, salı günü grup toplantısının ardından, her hafta olduğu gibi makamında, Meclis’e gelen konuklarını kabul etmiştir. Akşam saatlerine kadar süren yoğun kabul programı sırasında, pek çok vatandaşa olduğu gibi, Antalya’dan gelen partiye katılmak istediği iletilen Arif Kocabıyık’a da rozet takılması rica edilmiştir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, kalabalık ve yoğun görüşme trafiği içinde, üyelik talebinde bulunan çok sayıda yurttaşımıza olduğu gibi Arif Kocabıyık’a da rozet takmıştır. Ancak daha sonra, söz konusu kişinin geçmiş dönemdeki tutumları ve sosyal medya paylaşımları hakkında bilgi edinilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmayan davranışlar kabul edilemez. Bu nedenle gerekli değerlendirme derhal yapılmış; henüz resmi kayıt işlemi yapılmayan Arif Kocabıyık’ın parti üyelik işlemleri durdurulmuştur" ifadelerine yer verildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:32
İstanbul’da kendini hakim, savcı olarak tanıtan şahıs hakkında soruşturma başlatıldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Bugün İstanbul Ataşehir’de meydana gelen olayda; yargı mensubu olmadığı halde ‘hakim, savcı’ sıfatını kullanarak bir vatandaşımızı tehdit eden şahıs hakkında derhal adli soruşturma başlatılmıştır" dedi. Bakan Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün İstanbul Ataşehir’de meydana gelen olayda; yargı mensubu olmadığı halde ‘hakim, savcı’ sıfatını kullanarak bir vatandaşımızı tehdit eden şahıs hakkında derhal adli soruşturma başlatılmıştır. Hakimlik ve savcılık mesleği, hukuk devletinin teminatı ve milletimizin adalet duygusunun en güçlü güvencelerinden biridir. Hiç kimse bu sıfatı istismar ederek kendisine nüfuz devşiremez. Adalet teşkilatının adını kullanarak toplumsal huzuru bozmaya çalışanlara asla müsamaha gösterilmeyecek; yargı teşkilatımızın saygınlığını hedef alan her türlü girişime karşı gerekli tüm adli ve idari işlemler kararlılıkla yürütülecektir. Hukukun üstünlüğünü, yargı mensuplarımızın onurunu ve vatandaşlarımızın haklarını korumaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:18
İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu
Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 00:11
Ramazan Bayramı’nda toplu ulaşımın ücretsiz olması Resmi Gazete’de
Ramazan Bayramı nedeniyle 19-22 Mart tarihleri arasında bazı toplu taşımaların ücretsiz olması hakkında karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karar ile birlikte, 19 Mart Perşembe gününden 22 Mart Pazar gününe kadar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ile Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı seferleri ücretsiz olacak.
17 Mart 2026 Salı - 22:46
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Aydın’a bağlı Kuşadası İlçe Belediye Başkanı Ömer Günel’in görevden uzaklaştırıldığı duyuruldu. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Aydın’ın Kuşadası ilçesinin Belediye Başkanı Ömer Günel’in görevden uzaklaştırıldığı duyuruldu. Açıklamada, "Aydın ili Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel hakkında ‘Rüşvet Almak’ suçu nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul 9.Sulh Ceza Hakimliğinin 16.03.2026 tarih ve 2026/276 sorgu sayılı kararı ile tutuklanması üzerine, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadeleri kullanıldı.
17 Mart 2026 Salı - 22:02
Bakan Gürlek: "Adalet devletin vicdanıdır"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, milletin devlete olan inancının güçlü bir adalet sistemiyle perçinleneceğini belirterek "Adalet devletin vicdanıdır. Bu vicdanın güçlü kalması hepimizin omuzlarındaki bir yüktür" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 21:56
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ramazan-ı Şerif’i maalesef bu sene de buruk bir kalple idrak ediyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının Ramazan Bayramı’nı yayınladığı video mesaj ile kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Ramazan-ı Şerif’i maalesef bu sene de buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim’de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını devam ettiriyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir video mesaj yayınlayarak AK Parti teşkilatlarının Ramazan Bayramı’nı kutladı. Mesajında teşkilat mensuplarının bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerle birlikte sayısı 11,5 milyona ulaşan büyük AK Parti ailesinin tüm mensuplarını millete ve memlekete hizmet yolunda yol yürüdüğümüz tüm dava ve yol arkadaşlarımı canıgönülden selamlıyorum. Aynı şekilde teşkilat mensuplarımızın fedakar ailelerini çocuklarını ve eşlerini de saygıyla selamlıyorum, her birine sabırları özverileri ve vefaları için teşekkür ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan ayını geride bırakırken sizlerin, aziz milletimizin ve gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Ramazan Bayramı’nı yürekten tebrik ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri, ettiğimiz duaları katında inşallah kabul buyursun. Yüce Allah hepimizi sağlıkla, huzurla ve kardeşlik içinde idrak edeceğimiz daha nice Ramazanlara ve bayramlara eriştirsin" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de ve İran’da yaşanan gelişmelere de değinerek, "Ramazan-ı Şerif’i maalesef bu sene de buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim’de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını devam ettiriyor. Bir de buna 28 Şubat’ta komşumuz İran’a karşı yine İsrail hükümetinin tahrik ve tertipleriyle başlayan hava harekatları eklendi. Türkiye olarak kim yaparsa yapsın uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılara tepkimizi ortaya koyarken savaşın yayılmaması için yoğun çaba harcadık. Ülkemizin hava sahasını ve güvenliğini ihlal eden unsurlara karşı da NATO müttefiklerimizle işbirliği içerisinde gerekli tedbirleri aldık. Amacımız bu anlamsız, bu hukuksuz ve son derece yalnız savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. Sabırlı, sağduyulu ve serinkanlı bir politikayla provokasyonlara karşı çok dikkatli bir yaklaşımla içinde bulunduğumuz kritik süreci yönetiyoruz. Savaşın ülkemiz ekonomisine ve vatandaşlarımıza menfi etkilerini sınırlı tutmak için gerekli adımları atıyoruz. Partimizin çeyrek asra yaklaşan köklü tecrübesi Cumhur İttifakı’nın güç birliği içinde hareket etmesi liyakatli ve ehliyetli kadroların iş başında olması, içinden geçtiğimiz zor günlerde ülkemizin en büyük avantajlarından biridir. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimizin nasıl doğru isabetli ve ferasetli bir tercihte bulunduğu gün geçtikçe çok daha iyi anlaşılmaktadır. 28 Şubat’tan beri ana muhalefetin gündemine bakmak bile bunu görmek için yeterlidir" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte iç siyasetteki muhalefete ilişkin "Etrafımızda füzeler uçuşurken beyefendilerin nelerle uğraştığını sizler de takip ediyorsunuz. Ne bölgemizde yaşanan kanlı savaş gündemlerinde, ne de Türkiye’nin güvenliği ile ilgili bir dertleri var. Tek dertleri polemik üretmek, ona buna sataşmak, mahkemelerde kavga çıkarıp nümayiş yapmak suretiyle bundan siyasi rant elde etmek. Böyle bir dönemde dahi yerli milli duruş sergilemekten uzaklar. Savaş dahil kendi ikballeri dışında hiçbir olayı umursamıyorlar. Öyle bir ruh hali içindeler ki değil bölgemiz, dünya yansa hatta, 3. Dünya Savaşı çıksa inanın bunların umurlarında bile olmaz. Bölgemizdeki hadiselerin vahameti ve bunlar karşısında muhalefetin lakaytlığı, bize mesuliyetimizin büyüklüğünü hatırlatmaktadır" dedi. Her fırsatı değerlendirmek suretiyle millet ile irtibatlarını güçlendirme mecburiyetinde olduklarını söyleyen Erdoğan, "Ramazan-ı Şerif boyunca iftar ve sahur programlarımızla bunu yapmaya gayret ettik. Şehit yakınlarımızdan, dar gelirli vatandaşlarımıza, kimi kimsesi olmayan yaşlılarımızdan, gençlerimize ve kadınlara kadar toplumun her kesimine ulaşmaya çalıştık. Kimseyi ayırmadık kimseyi dışlamadık, 86 milyonun her bir ferdini samimiyetle bağrımıza bastık. Sizlerden aynı tempoyu bayramda da devam ettirmenizi bekliyorum. Teşkilatımdan ricam, öncelikle şehit ailelerimizi ziyaret etmeniz, onları yalnız bırakmamanızdır. Yetimleri ve öksüzleri ihmal etmemenizi bir kardeş, bir dost, vefalı bir büyük olarak onlarla hemhal olmanızı sizlerden istirham ediyorum. Aynı şekilde bayramın huzurunu, bereketini, neşesini hemşehrilerinizle, kardeşlerinizle, ailelerinizle, komşularınızla paylaşmayı unutmayınız. Yoksulların, muhtaçların, kimi kimsesi olmayan pir fanilerin, hastaların kapısını çalmanız, ülkemizdeki muhacirlere ensar olmanız, bayram sevincimize bu kardeşlerimizi de ortak etmeniz çok önemlidir. Teşkilatımızdaki her bir kardeşimin bu bilinçle bayramı idrak ve ihya etmesini bekliyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın dört bir yanında çalışan, emek veren, ülkemizi temsil eden tüm vatandaşlarımızın bayram sevincini buradan paylaşıyorum. Bir kez daha bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 21:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle, hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 21:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ramazan-ı şerifi maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının Ramazan Bayramını yayınladığı video mesaj ile kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Ramazan-ı şerifi maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim’de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını devam ettiriyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir video mesaj yayınlayarak AK Parti teşkilatlarının Ramazan Bayramı’nı kutladı. Mesajında teşkilat mensuplarının bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerle birlikte sayısı 11,5 milyona ulaşan büyük AK Parti ailesinin tüm mensuplarını millete ve memlekete hizmet yolunda yol yürüdüğümüz tüm dava ve yol arkadaşlarımı canı gönülden selamlıyorum. Aynı şekilde teşkilat mensuplarımızın fedakar ailelerini çocuklarını ve eşlerini de saygıyla selamlıyorum, her birine sabırları özverileri ve vefaları için teşekkür ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan ayını geride bırakırken sizlerin, aziz milletimizin ve gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Ramazan bayramını yürekten tebrik ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri, ettiğimiz duaları katında inşallah kabul buyursun. Yüce Allah hepimizi sağlıkla, huzurla ve kardeşlik içinde idrak edeceğimiz daha nice Ramazanlara ve bayramlara eriştirsin" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de ve İran’da yaşanan gelişmelere de değinerek, "Ramazan-ı şerifi maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim’de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını devam ettiriyor. Bir de buna 28 Şubat’ta komşumuz İran’a karşı yine İsrail hükümetinin tahrik ve tertipleriyle başlayan hava harekatları eklendi. Türkiye olarak kim yaparsa yapsın uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılara tepkimizi ortaya koyarken savaşın yayılmaması için yoğun çaba harcadık. Ülkemizin hava sahasını ve güvenliğini ihlal eden unsurlara karşı da NATO müttefiklerimizle işbirliği içerisinde gerekli tedbirleri aldık. Amacımız bu anlamsız, bu hukuksuz ve son derece yalnız savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. Sabırlı, sağduyulu ve serinkanlı bir politikayla provokasyonlara karşı çok dikkatli bir yaklaşımla içinde bulunduğumuz kritik süreci yönetiyoruz. Savaşın ülkemiz ekonomisine ve vatandaşlarımıza menfi etkilerini sınırlı tutmak için gerekli adımları atıyoruz. Partimizin çeyrek asra yaklaşan köklü tecrübesi Cumhur İttifakı’nın güç birliği içinde hareket etmesi liyakatli ve ehliyetli kadroların iş başında olması, içinden geçtiğimiz zor günlerde ülkemizin en büyük avantajlarından biridir. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimizin nasıl doğru isabetli ve ferasetli bir tercihte bulunduğu gün geçtikçe çok daha iyi anlaşılmaktadır. 28 Şubat’tan beri ana muhalefetin gündemine bakmak bile bunu görmek için yeterlidir" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte iç siyasetteki muhalefete ilişkin "Etrafımızda Füzeler uçuşurken beyefendilerin nelerle uğraştığını sizlerde takip ediyorsunuz. Ne bölgemizde yaşanan kanlı savaş gündemlerinde, ne de Türkiye’nin güvenliği ile ilgili bir dertleri var. Tek dertleri polemik üretmek, ona buna sataşmak, mahkemelerde kavga çıkarıp nümayiş yapmak suretiyle bundan siyasi rant elde etmek. Böyle bir dönemde dahi yerli milli duruş sergilemekten uzaklar. Savaş dahil kendi ikballeri dışında hiçbir olayı umursamıyorlar. Öyle bir ruh hali içindeler ki değil bölgemiz, Dünya yansa hatta 3. Dünya savaşı çıksa inanın bunların umurlarında bile olmaz. Bölgemizdeki hadiselerin vahameti ve bunlar karşısında muhalefetin lakaytlığı, bize mesuliyetimizin büyüklüğünü hatırlatmaktadır" dedi. Her fırsatı değerlendirmek suretiyle millet ile irtibatlarını güçlendirme mecburiyetinde olduklarını söyleyen Erdoğan, "Ramazan-ı şerif boyunca iftar ve sahur programlarımızla bunu yapmaya gayret ettik. Şehit yakınlarımızdan, dar gelirli vatandaşlarımıza, kimi kimsesi olmayan yaşlılarımızdan, gençlerimize ve kadınlara kadar toplumun her kesimine ulaşmaya çalıştık. Kimseyi ayırmadık kimseyi dışlamadık 86 milyonun her bir ferdini samimiyetle bağrımıza bastık. Sizlerden aynı tempoyu bayramda da devam ettirmenizi bekliyorum. Teşkilatımdan ricam, öncelikle Şehit ailelerimizi ziyaret etmeniz, onları yalnız bırakmamanızdır. Yetimleri ve öksüzleri ihmal etmemenizi bir kardeş, bir dost, vefalı bir büyük olarak onlarla hemhal olmanızı sizlerden istirham ediyorum. Aynı şekilde bayramın huzurunu, bereketini, neşesini hemşerilerinizle, kardeşlerinizle, ailelerinizle, komşularınızla paylaşmayı unutmayınız. Yoksulların, muhtaçların, kimi kimsesi olmayan pir fanilerin, hastaların kapısını çalmanız, ülkemizdeki muhacirlere ensar olmanız, bayram sevincimize bu kardeşlerimizi de ortak etmeniz çok önemlidir. Teşkilatımızdaki her bir kardeşimin bu bilinçle bayramı idrak ve ihya etmesini bekliyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın dört bir yanında çalışan, emek veren, ülkemizi temsil eden tüm vatandaşlarımızın bayram sevincini buradan paylaşıyorum. Bir kez daha bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 21:27
Bakan Güler: "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek en önemli görevlerimizden biridir"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen anma törenlerine katıldı. Konuşmasında, Çanakkale Zaferi’nin bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanı olduğunu aktaran Bakan Güler, "Bugün 111’inci yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi, kahraman ordumuzun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının, asil milletimizin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla, ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler karşılarında, vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu’nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz, Çanakkale’de sergiledikleri kahramanlıklarla, asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermişlerdir" açıklamasında bulundu. "Karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık"" Kaos ve istikrarsızlığa yol açan her gelişmeyi Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz edildiğini aktaran Bakan Güler, "İsrail’in önce Gazze’ye ardından Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı şimdi de ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırmalarıyla ve İran’ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hal almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan her gelişmeyi milli bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askeri olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık" açıklamasında bulundu. "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek en önemli görevlerimizden biridir" Güçlü orduların yalnızca cephede değil, karargahlarda üretilen stratejik akıl ve yüksek sorumluluk bilinciyle var olduklarını vurgulayan Güler, "Yakın coğrafyamızda yaşanan istikrarsızlıklar ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmenin ve caydırıcı bir askeri gücü muhafaza etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamak, ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumak için tüm alanlarda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Bu noktada Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız ve Kuvvet Komutanlıkları karargahlarımız büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler. Unutulmamalıdır ki güçlü ordular yalnızca cephede değil karargahlarda üretilen stratejik akıl, sağlam planlama ve yüksek sorumluluk bilinciyle vardır. Bu yüzden çok boyutlu değerlendirme yeteneğiyle her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir" diye konuştu. "Güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir" Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayisinin, yüksek teknolojiye sahip sistemlerle ordunun gücüne güç kattığını belirten Güler, şu ifadelere yer verdi: "İçinde bulunduğumuz kritik süreçte güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra iç cephemizi güçlü tutmak ve yerli milli savunma sanayimizi daha ileri seviyelere taşımak da bir o kadar hayati önemdedir. Bu çerçevede yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz savunma sanayimiz yüksek teknoloji ürünü sistemlerle, ordumuzun gücüne güç katmakta, ülkemizin stratejik bağımsızlığını pekiştirmektedir. Nitekim devletimizin, Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi de bu çalışmalarımızın önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Bu tarihi süreç, güvenlik ve huzurun kalıcı hale gelmesi kadar; kardeşliğimizin ebedi kılınması, çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün, güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihi süreci yürütebiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir. Özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak hiçbir adım şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir." "Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur" Güler, başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere tüm kurumların, şehit yakınları ve gazilerin hayatlarını kolaylaştırmak adına büyük bir gayret gösterdiğini ifade ederek, "Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur; siz kıymetli ailelerimiz de bu onurun yaşayan emanetlerisiniz. Öyle ki sizler, tarifsiz acılarınızı yüreğinizde taşımanıza rağmen vakur duruşunuzdan asla taviz vermediniz. Sabrın, metanetin ve asaletin, ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Dolayısıyla sizler, başımızın tacısınız ve ne yaparsak yapalım fedakarlıklarınızın karşılığının olmadığının bilincindeyiz. Haklarınızı asla ödeyemesek de başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere tüm kurumlarımızla sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve her türlü ihtiyacınızda yanınızda olmak için büyük bir gayret göstermekteyiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm imkanlarımızla her zaman yanınızda durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kapsamında düzenlenen tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından şehit aileleri onuruna verilen iftar programıyla sona erdi.
17 Mart 2026 Salı - 21:03
Bakan Fidan: "İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Fidan ve mevkidaşı Anand, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Burada konuşan Bakan Fidan, toplantıda bölgesel ve küresel meselelerde fikir alışverişinde bulunduklarını aktararak gerçekleştirilen ziyaretin iş birliklerine ivme kazandıracak kritik bir eşik olduğunu söyledi. Görüşmede savunma sanayii alanındaki ortaklıkların da ele alındığını aktaran Fidan, bu iş birliğinin üst seviyelere çıkarılması yönündeki güçlü iradelerini de bir kez daha ortaya koyduklarını ifade etti. "Krizin yayılmasını önlemek için yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz" Fidan, toplantıdaki gündem maddelerinden birinin İran’daki gelişmeler olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: "Körfez’e süren tırmanma bağlamında ortak endişelerimiz de artmakta, bildiğiniz gibi savaş her geçen gün yaygınlaşmakta. Devam eden savaş bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Ayrıca durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline de sahiptir. Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz. Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız. Bölgemizde yaşanan savaşın Rusya ile Ukrayna arasında barışın tesisi önlük gayretleri sekteye uğratmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu sorunu sonlandırmaya yönelik diplomatik çabaların, uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler (BM) şartının temel ilkeleriyle uyumlu kalıcı ve adil bir barışla bir an önce neticelenmesini umuyoruz." İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı kara harekatının sivil nüfus için ağır sonuçlar doğurduğuna da değinen Fidan, "İsrail’in bu adımının işgale dönüşmesine izin verilmemelidir" diye konuştu. Bakan Fidan, İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşın gelme ihtimalini ön gördüklerini belirterek, diplomasinin yolunu açmaya yönelik ve durumun daha kötü bir noktaya gelmemesi için yapabileceklerine ilişkin çalışmalar yürüttüklerini söyledi. "İsrail’in yaptığı siyasi suikastlerin bir an önce son bulması gerekiyor" Konuşmasının devamında Fidan, "Son birkaç gündür gördüğümüz iki tane husus var. Birincisi savaşın Lübnan’da da yaygınlaşmaya başladığını görüyorsunuz. İkincisi Irak’ta giderek daha çetrefili bir hale konu geliyor. Dolayısıyla İslam dünyasının başına çökmüş olan bu savaş musibetinin bir an önce kaldırılması için ne türden adımlar atması gerektiği konusundaki gayretlerimiz bitmiyor. Diğer taraftan İsrail’in siyasi suikastleri özellikle İranlı devlet adamlarına, siyaset adamlarına yönelik yaptığı siyasi suikastler gerçekten illegal faaliyetler yani bunların da bir an önce son bulması gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum" Bölge ziyaretlerine çıkmaya başlayacağını söyleyen Fidan, "Bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada inşallah yani hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşma hem de Türkiye’nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini, tekliflerini paylaşmak istiyorum" açıklamasında bulundu. "Uluslararası kamuoyunun her platformda yaptığı Lübnan’ın işgalini durdurma çaresi son derece yerinde" Bakan Fidan, Gazze’de yaşanan soykırıma ve İsrail’in ateşkes ihlallerine ilişkin şunları söyledi: "Gazze barış planının öyle veya böyle hayata geçmesi için ne yapılması gerekiyorsa hem biz hem müttefiklerimiz elinden geleni yapıyorlar. Özellikle insani yardımlar konusunda ve devam eden görüşmeler, kurulların hayata geçirmesi, işleyişleri bu konulardaki mesaimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. Lübnan’da değerli meslektaşımın da ifade ettiği gibi şu anda özellikle sayıları 800 bini aşmış bir milyona doğru giden bir nüfusun yerlerinden edilmiş olması artık bunlar şu anda ülke içerisinde yerlerinden edilmiş durumdalar. Ama savaş ve işgal yaygınlaşma gösterirse bunun kalıcı bir mülteci krizine ve ülkelerinin sınırları dışında yer arayan sığınmacılara dönme ihtimali var. Bunun bir an önce durması gerekiyor. Dolayısıyla uluslararası kamuoyunun her platformda yaptığı Lübnan’ın işgalini durdurma çaresi son derece yerinde. Biz de buna güçlü bir sesle destek veriyoruz. Destek vermeye devam edeceğiz." Bakan Fidan’ın ardından konuşan Kanada Dışişleri Bakanı Anand ise iki ülke arasındaki ilişkilerin pozitif bir ivmede ilerlediğini ve bunu devam ettirme konusunda kararlı olduklarını dile getirdi. "Birlikte yapacağımız çalışmalar mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak" Orta Doğu’da yaşananları geniş bir biçimde ele aldıklarını söyleyen Anand, "Bizim birlikte yapacağımız çalışmalar, buradaki çatışmayı ve gerilimi azaltmak için yapacağımız çalışmalar, sivillerin korunması ve diplomatik bir çözüm bulunarak mevcut savaşın sona erdirilmesi için çok önemli olacak" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 20:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle, hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen gazeteci ve yazarlarla iftar programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Murat Keklikçi’nin yanı sıra haberleri, yazıları ve ilkeli duruşları ile basınımıza önemli değerler katan fakat ne yazık ki artık aramızda olmayan gazetecilere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Filistin başta olmak üzere çatışma bölgelerinde zor bir görevi icra ederken can veren tüm medya mensuplarını şükranla anıyorum. Bilhassa İsrail’in Gazze’deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemali hürmetle anıyorum. İftarımıza iştirak eden siz değerli konuklarımıza bu güzel buluşma için İletişim Başkanlığımıza tebriklerimi iletiyor, buluşmamızın basın camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Gazeteci ve yazarların toplumun hafızasını ifade ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli arkadaşlar, bir hususu konuşmamın hemen başında ifade etmek isterim. Sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine, kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan mensupları için bu mübarek günler ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde eleştirerek, gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz" şeklinde konuştu. "Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük son derece mühim ve kritiktir" Dezenformasyonla mücadelenin devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor, haberin kaynağına iniyor, en objektif, en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zamanda en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Değerli arkadaşlar, güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde gazetecilik toplum için adeta pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük bu anlamda son derece mühim ve kritiktir" ifadelerini kullandı. "İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz" İletişim Başkanlığı ile dezenformasyonla mücadele konusunda sürecin devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz. Bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin de yayılmasını kolaylaştırıyor. Teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır. Doğru ayakkabılarını giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır. Ne yazık ki bugün hakikat ötesi çağ adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil tüm dünyanın yüzleştiği çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabi bizler devlet olarak gerek İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada Nizamülmülk’e atfedilen bir sözü siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz. Bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye varacağının sınırı belirsizdir. Değerli dostlarım, mesele bizim için işte bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla, milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye’nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Şunun da altını çizmek istiyorum. Her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin tarihi bir kırılmaya da gerçeklerin dünya kamuoyuna duyurulması gerekiyor. Bakınız şu an bölgemizde İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor" dedi. "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail tamamen keyfi sebeplerle hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi ardından Yemen ve Lübnan’ı son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. Saldırılarla eş zamanlı olarak vaat edilmiş topraklar hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var" Türkiye’nin fikri hür gazetecilere ihtiyacı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin bu barbarlığın bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle artık ufkumuzu genişletmeli, sınırlarımızın ötesini de hedeflemeli geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız. Özellikle meslekte kıdemli gazetecilerimizin hem çalıştıkları kurumları hem de kendilerini bu noktada bir eğitmen, daha doğrusu bir mentor olarak görmeleri gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin ve açıkçası geniş coğrafyamızın fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, vicdanlı, donanımlı ve milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var. Hiç şüphesiz bunları da yetiştirecek olanlar sizlersiniz. Bu hedef doğrultusunda ortaya koyacağınız çabalarda daima yanınızda olacağımızı bilmenizi istiyorum." "Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı" Milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeninin geride kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıymetli misafirler, insanların doğru bilgiye rahatlıkla ulaşabildiği, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği ve hakikatin merkeze yerleştiği güçlü bir medya hepimiz için hayati önemdedir. Ancak Türkiye uzun yıllar bu atmosferin özlemini çekmiştir. Televizyon ekranları, gazete köşeleri, dergi sayfaları on yıllar boyunca tek tipçi, tek sesli ve üstenci bir zihniyete mahkum olmuştur. Geçmişte öyle günler yaşadık ki farklı sesler susturuldu. Halkın tarafsız haber alma hakkı engellendi. Medya organları toplum ve siyaset mühendisliğinin aparatı olarak hoyratça kullanıldı. Ama şimdi bunların hemen hepsi mazide kaldı. Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı. Millete parmak sallayan millete tepeden bakan vesayetçiler adına milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeni artık geride kaldı" diye konuştu. "Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum" Herkesin bayramını şimdiden kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalemini ve köşesini anti demokratik güç odaklarına kiralayan silahşörler artık geride kaldı. Haber bültenlerinde cuma namazına giden öğrencilerin hedef gösterildiği karanlık günler figürleri ve figüranlarıyla birlikte artık geride kaldı. Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu renkli bir basın ve yayın iklimine sahibiz. Sizlerin de gayretleriyle bu iklimi koruyup güçlendirmek arzusundayız. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle iftarımızı teşrif eden siz kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi ve inşallah Cuma günü vasıl olacağımız Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 20:29
Bakan Fidan: "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz" dedi.
17 Mart 2026 Salı - 19:09
Baharın habercisi olan leylekler, Ankara’ya ulaştı
Baharın habercisi olan leylekler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan çıktıkları binlerce kilometrelik zorlu göç yolculuğunun ardından Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine ulaştı. Baharın habercisi olan leylekler, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’dan çıktıkları binlerce kilometrelik zorlu göç yolculuğunun ardından Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine ulaştı. Uzun ve yorucu yolculuğun ardından ilçede bulunan Leylek Oteli’ne yerleşen leylekler, baharın gelişini bir kez daha müjdeledi. Kızılcahamam’da doğaya ve yaban hayatına destek olmak amacıyla ilçede yaşayan bir iş insanı tarafından yaptırılan Leylek Oteli, bu yıl da göçten dönen leyleklere ev sahipliği yapıyor. Yüksek direkler üzerine kurulan ve leyleklerin güvenle konaklayabileceği şekilde hazırlanan yapı, her yıl çok sayıda leyleğin uğrak noktası haline geliyor. Baharın müjdecisi olarak bilinen leylekler, her yıl Afrika ve Orta Doğu’dan göç ederek Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine geliyor ve yaz aylarını kendileri için hazırlanan Leylek Oteli’nde geçiriyor. İlçede doğal yaşamın bir parçası haline gelen bu görüntüler, hem vatandaşların hem de doğa severlerin ilgisini çekiyor. Yaklaşık 10 bin kilometrelik yolculuğun ardından Türkiye’ye ulaşan leylekler şu günlerde çiftleşme döneminde bulunuyor. Her yıl neredeyse aynı dönemlerde Leylek Oteli’ne gelen leyleklerin nisan ayında yumurtlaması, mayıs ayında ise yavrularına kavuşması bekleniyor. Kızılcahamam’da baharın gelişinin en güzel simgelerinden biri olarak görülen leylekler, gökyüzünde oluşturdukları görüntüler ve yuvalarında başlayan yeni yaşam döngüsüyle doğanın uyanışını bir kez daha gözler önüne seriyor.
17 Mart 2026 Salı - 18:46
Çelik: "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder