POLİTİKA - 17 Mart 2026 Salı 21:43

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle, hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen gazeteci ve yazarlarla iftar programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Murat Keklikçi’nin yanı sıra haberleri, yazıları ve ilkeli duruşları ile basınımıza önemli değerler katan fakat ne yazık ki artık aramızda olmayan gazetecilere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Filistin başta olmak üzere çatışma bölgelerinde zor bir görevi icra ederken can veren tüm medya mensuplarını şükranla anıyorum. Bilhassa İsrail’in Gazze’deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemali hürmetle anıyorum. İftarımıza iştirak eden siz değerli konuklarımıza bu güzel buluşma için İletişim Başkanlığımıza tebriklerimi iletiyor, buluşmamızın basın camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.

Gazeteci ve yazarların toplumun hafızasını ifade ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli arkadaşlar, bir hususu konuşmamın hemen başında ifade etmek isterim. Sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine, kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan mensupları için bu mübarek günler ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde eleştirerek, gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz" şeklinde konuştu.

"Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük son derece mühim ve kritiktir"

Dezenformasyonla mücadelenin devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor, haberin kaynağına iniyor, en objektif, en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zamanda en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Değerli arkadaşlar, güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde gazetecilik toplum için adeta pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük bu anlamda son derece mühim ve kritiktir" ifadelerini kullandı.

"İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz"

İletişim Başkanlığı ile dezenformasyonla mücadele konusunda sürecin devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz. Bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin de yayılmasını kolaylaştırıyor. Teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır. Doğru ayakkabılarını giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır. Ne yazık ki bugün hakikat ötesi çağ adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil tüm dünyanın yüzleştiği çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabi bizler devlet olarak gerek İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada Nizamülmülk’e atfedilen bir sözü siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz. Bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye varacağının sınırı belirsizdir. Değerli dostlarım, mesele bizim için işte bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla, milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye’nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Şunun da altını çizmek istiyorum. Her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin tarihi bir kırılmaya da gerçeklerin dünya kamuoyuna duyurulması gerekiyor. Bakınız şu an bölgemizde İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor" dedi.

"İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor"

Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail tamamen keyfi sebeplerle hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi ardından Yemen ve Lübnan’ı son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. Saldırılarla eş zamanlı olarak vaat edilmiş topraklar hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir" şeklinde konuştu.

"Türkiye’nin fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var"

Türkiye’nin fikri hür gazetecilere ihtiyacı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin bu barbarlığın bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle artık ufkumuzu genişletmeli, sınırlarımızın ötesini de hedeflemeli geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız. Özellikle meslekte kıdemli gazetecilerimizin hem çalıştıkları kurumları hem de kendilerini bu noktada bir eğitmen, daha doğrusu bir mentor olarak görmeleri gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin ve açıkçası geniş coğrafyamızın fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, vicdanlı, donanımlı ve milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var. Hiç şüphesiz bunları da yetiştirecek olanlar sizlersiniz. Bu hedef doğrultusunda ortaya koyacağınız çabalarda daima yanınızda olacağımızı bilmenizi istiyorum."

"Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı"

Milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeninin geride kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıymetli misafirler, insanların doğru bilgiye rahatlıkla ulaşabildiği, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği ve hakikatin merkeze yerleştiği güçlü bir medya hepimiz için hayati önemdedir. Ancak Türkiye uzun yıllar bu atmosferin özlemini çekmiştir. Televizyon ekranları, gazete köşeleri, dergi sayfaları on yıllar boyunca tek tipçi, tek sesli ve üstenci bir zihniyete mahkum olmuştur. Geçmişte öyle günler yaşadık ki farklı sesler susturuldu. Halkın tarafsız haber alma hakkı engellendi. Medya organları toplum ve siyaset mühendisliğinin aparatı olarak hoyratça kullanıldı. Ama şimdi bunların hemen hepsi mazide kaldı. Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı. Millete parmak sallayan millete tepeden bakan vesayetçiler adına milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeni artık geride kaldı" diye konuştu.

"Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum"

Herkesin bayramını şimdiden kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalemini ve köşesini anti demokratik güç odaklarına kiralayan silahşörler artık geride kaldı. Haber bültenlerinde cuma namazına giden öğrencilerin hedef gösterildiği karanlık günler figürleri ve figüranlarıyla birlikte artık geride kaldı. Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu renkli bir basın ve yayın iklimine sahibiz. Sizlerin de gayretleriyle bu iklimi koruyup güçlendirmek arzusundayız. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle iftarımızı teşrif eden siz kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi ve inşallah Cuma günü vasıl olacağımız Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum" dedi.

Furkan Doğan - Ömer Faruk Karataş



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Burak Yılmaz: "Bireysel hatalardan mağlup olduk" Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Fenerbahçe karşısında bireysel hatalardan mağlup olduklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 27. hafta açılış maçında Gaziantep Futbol Kulübü, deplasmanda Fenerbahçe’ye 4-1 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, açıklamalarda bulundu. Yılmaz, "Gole kadar istediğimiz her şey oldu. Özellikle duran top organizasyonunda istediğimiz her şeyi yapabildik. Yaptığımız hata sonrası geçişten 1-0 mağlup duruma düştük. Sonrasında yediğimiz bireysel hatalardan mağlup olduk. Karşınızda büyük oyuncular var. Aslında 1-1’den sonra nasıl oynamamız gerektiğini milli arada çalışmamız lazım" dedi. "Oyuncularımızın açlığını istiyorum" Kart gördüğü maçlar nedeniyle birçok kez saha kenarında olamadığı hatırlatılan Burak Yılmaz, bu konuya şu sözlerle açıklık getirdi: "Eleştiriler hem yapıcı hem olumlu ve niyeti görünce dikkate almam gerekiyor. Allah’a şükür son 2 maçtır kenardayım. Bir daha da çıkmak istemiyorum. Sadece hocanın tavırları değil. Hakemlerin iletişimi de önemli. Büyük problemi üzerime alıyorum. Hırsımdan enerjimden agresif şekilde yansıtıyorum. Bununla alakalı çalışıyorum. Oyunla alakalı ne yapması gerektiğini bilen çok net bir takımım olduğunu görüyorum. 7 tane eksik oyuncuyla buraya geldik, ben bu durumları hiç dile getirmedim. Bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Diğer oyuncularım bugünler için var. Her an hazır olmak zorundayız. Oyuncularımızın açlığını istiyorum. Genç oyuncuların aç olması lazım. Bir jenerasyon değişikliği var. O eski açlık duygusunu, gol atma, bazı oyuncularımıza yansıtmaya çalışıyoruz. Gaziantep FK olarak iyi yolda olduğumuzu düşünüyorum. Hatalarımızla, sevaplarımızla bu yolda iyi ilerleyip devam ederiz." "Kadıköy’de baş altı takımların bir an bile oyundan kopmaması gerekiyor" Burak Yılmaz, Fenerbahçe’nin bekledikleri gibi sahaya çıktığını belirterek, "Kulüpte küçük bir kaosun olduğu, Kasımpaşa maçının ikinci devresi gibi beklenen bir takımdı. Hatta Levent’in sağ bek oynayacağını bekliyorduk. Fenerbahçe’nin artı yönlerini, eksi yönlerini analiz etmeye gerek yok. Bu statta zaten Fenerbahçe her zaman 1-0, 2-0 öndedir. Ön tarafta çok özel oyuncuları var. Asensio, Talisca, Kerem gibi oyuncuları var. Ben Cherif’in de önemli oyuncu olacağını düşünüyorum. Asensio 40 metreden vuruyor. Birisi 3 kişiyi geçip gol atıyor. Tabii ki kendimiz geliştiriyoruz ama çok fazla Fenerbahçe’yi analiz etmeye gerek yok. Bugün duran toptan gol atacağımıza inanıyorduk. Fenerbahçe çok büyük. Baş altı takımların burada çok fazla mücadele etmesi, bir an bile oyundan kopmaması gerekiyor. Bugün Nene hat-trick yaptı" ifadelerini kullandı. "Makas çok açıldı, kalitesiz lig oynuyoruz" Baş altı takımlarla, alt sıralardaki takımların arasındaki makasın çok açıldığını ve bundan dolayı ligin kalitesiz oynandığını belirten 40 yaşındaki teknik adam, "Başakşehir, Kasımpaşa, Göztepe ödeme güçleri olan takımlar. Antalyaspor, Karagümrük, Kayserispor, Eyüpspor gibi takımlarla baş altı takımların makası çok açıldı. O yüzden kalitesiz lig oynuyoruz. Biz nasıl maaş ödüyoruz haberiniz var mı? Başkan şu ana kadar maaşları nasıl verdi? Asıl problem bu. Çok zengin kulüp sahipleri, değerli kulüpler var ama biz can çekişiyoruz orada. Ben Gaziantep FK, Kayserispor, Kasımpaşa ile yaptıklarımın daha değerli olduğunu düşünüyorum" dedi.
İstanbul Gençlik ve Spor Bakanlığından Bayrampaşa’ya dev yatırım protokolü imzalandı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayrampaşa Belediyesi arasında yapılan protokolle spor altyapısının güçlendirilmesi amacıyla ilçedeki altyapı tesislerine 1 milyar 150 milyon değerinde yatırım yapılacak. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Bayrampaşa Belediyesi arasında spor altyapısının güçlendirilmesi amacıyla bir protokol imzalandı. Bayrampaşa Semiha Erdem Spor Kompleksi’nde düzenlenen imza protokol toplantısına Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın, Bayrampaşalı milli sporcular, spor camiası temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. İftar ile başlayan programda Bakan Bak ve Belediye Başkan Vekili Akın, kürsüde birer konuşma yaptı. Ardından Bakan Bak ve Belediye Başkan Vekili Akın, yatırımı hayata geçirecek protokolleri imzaladı. Protokol kapsamında Bayrampaşa’da spor altyapısını güçlendirecek büyük yatırım programı hayata geçirilecek. Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki yatırımla ilçedeki spor tesisleri yenilenecek, modernize edilecek ve ilçeye yeni spor alanları kazandırılacak. Yatırım programı kapsamında Semiha Erdem Spor Kompleksi, Bayrampaşa Belediyesi Havuz Kompleksi, Bayrampaşa Stadı ve İdari Bina, Zübeyde Hanım Yaşam Merkezi, Necip Uysal Spor Tesisi, Mega Center Spor Tesisi, Cevatpaşa Spor Tesisi, Arda Turan Spor Tesisi başta olmak üzere birçok spor merkezleri yenilenmesi hedefleniyor. Protokol imzalamasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Türk sporunda önemli yerlere gelmiş sporcular var. Basketbolda Hidayet Türkoğlu, Semih Erden, yine futbolda Arda Turan, Necip Uysal, diğer branşlarda da var. Potansiyel var, biz çocukken Yıldırım Mahallesi’nde oynardık, takımlarla maç yapardık, deplasmana gelirdik. Şehrin merkezinde, buraya yapılan spor yatırımlarını güncellemek gerekiyor, yenilemek gerekiyor. Şartları ve standartları arttırmak gerekiyor. Amatör spor kulüplerine destek vermek gerekiyor o yüzden başkanımız geldi. Hem gençler hem de amatör sporcular neler yapabileceğini ifade etti. Tamam biz dedik ki, başkan sana destek olalım, çünkü bizim amacımız bu. Gençlik ve Spor Bakanlığının en büyük görevlerinden bir tanesi de, spor yatırımları, spor tesislerini yapmak. Gençleri başta uyuşturucu olmak üzere, dijital bağımlılık, kumar gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için spor çok önemli. Tabi, Cumhurbaşkanımız da sporun içinden geldiği için sporu çok iyi bildiği için ülkenin dört bir yanına devasa spor tesisleri yapılıyor, basketbol gelişim merkezi gibi. Şimdi Ankara’da stadı yapıyoruz, çok modern bir stat. Şu ana kadar 40’a yakın stat yapıldı, devam edenler var. Yeni yapılacaklar var, yüzme havuzları, atletizm pistleri var. Türkiye spor ülkesi olma yolunda hızla ilerliyor" dedi. Konuşmasının devamında Bakan Aşkın Bak, "Bayan basketbol takımımız da Dünya Kupasına gitmeyi garantiledi. Şimdi maçları var, onlara da başarılar diliyoruz. Yarın Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde maçları var. İlk maçta Liverpool’u 1-0 yendi. İnşallah yarın tur atlayıp, çeyrek finale yani ilk 8’e kalacak. Daha önce Galatasaray başardı. Tabi, Türkiye’nin spor turizminde spor yatırımında önemli bir ivmesi var. Ayrıca biliyorsunuz, biz 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalya ile beraber organize edeceğiz. Dolayısıyla stadyumları modernize ediyoruz. Ama Bayrampaşa özeline baktığımızda başkan, bunları gençlere sunmak zorunda. Bu tür yatırımlar çok önemli, çocuğun dışarı çıktığı zaman, top oynayacağı, futbol oynayacağı bir alan gerekli. Basketbol, voleybol oynayacağı bir alan gerekli. Okul bahçelerinde gerekli. Belediye bunları yaparken de belediyelerimizle birlikte yapıyoruz. Çünkü belediyelerin gençlere dokunması çok önemli" şeklinde konuştu. Sporun gençlerin hayatında çok önemli olduğunu dile getiren Bakan Bak, "Ben inanıyorum ki, spor ilaçtır. Birlik beraberliğin ilacı, iyileştirici gücü var. Topluma dokunan gücü var. Düşünsenize Semih Erden geldi, onu örnek alıp onunla fotoğraf çektirmek isteyen bir sürü genç var, Necip Uysal aynı şekilde. Sporda rol modeller çok önemli. Bizler Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelerimize destek veriyoruz. Amacımız gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, onları oraya yönlendirmek ve sporla beraber onlara bir yaşam tarzı ortaya koymak. Çağımızın hastalığı obezite ile mücadele etmek için spor çok önemli, sporla birlikte o kalorileri yakmanız lazım. Dolayısıyla spor yapmak çok önemli, tabi başkan için de gençlerle bir arada olmak çok önemli. Milli takımımıza da başarılar diliyorum. İnşallah 26 Mart’ta Romanya ile oynayacağız. Burada da söyledim, buraya katılan gençlerden 50 tanesini maça götüreceğiz, başkan otobüsü ayarlayacak ben de biletleri ayarlayacağım. Spor ortak bir dil, herkes bunu seviyor" ifadelerini kullandı. Daha sonra konuşan ve amaçlarının gençlere hizmet olmak olduğunu söyleyen Bayrampaşa Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ise, "Spora ve sporcuya destek veren Bakanımıza, kendisi de spor camiasının içinden olduğu için sağ olsun kendisi de bizim ihtiyaçlarımıza sonuna kadar destek verdi. Keza, sayın Bakanım bu Bayrampaşa sokaklarında top oynamış, güreş yapmış, Bayrampaşa’yı çok iyi bilen bir insan olduğu için bizim ona sunmuş olduğumuz ihtiyaç listesini de zaten söylemeden biliyordu. ’Ben 20 sene önce sokaklarda top oynuyordum’ dedi ve bu bizim için bir avantaj oldu. Bayrama yaklaştığımız bugünlerde sayın Bakanım Bayrampaşa halkına bir bayram hediyesi vermiş oldu. Amacımız sadece çocuklarımızın kötü alışkanlardan kurtulmasını sağlamak, Türkiye Yüzyılı’nda geleceğin mimarı gençlerimize daha iyi imkanlar sağlamak" dedi.