Yerel Haberler
Ankara
"Gönül Seferberliği" ile Ramazan ayında yaklaşık 610 bin hane ziyaret edildi
19 Mart 2026 Perşembe - 10:11 "Gönül Seferberliği" ile Ramazan ayında yaklaşık 610 bin hane ziyaret edildi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ramazan ayında yürütülen "Gönül Seferberliği" kapsamında Türkiye genelinde yaklaşık 610 bin hanenin ziyaret edildiğini açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ailenin korunması ve aile bağlarının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalarını Ramazan ayında da 81 ilde sürdürdü. Başta yöneticiler olmak üzere merkez ve taşra teşkilatı ile Sosyal Hizmet Merkezleri ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı çalışanları; çocuk, engelli ve yaşlı bakım kuruluşlarını ziyaret etti. Şehit yakınları, gaziler, koruyucu aileler ve Bakanlık hizmet modellerinden yararlanan aileler de Ramazan ayında yalnız bırakılmadı. Ramazan ayının dayanışma ruhuyla vatandaşlarla güçlü bağ kurmak amacıyla sahaya inen Bakanlık ekipleri, "Gönül Seferberliği" kapsamında ülke genelinde yaklaşık 610 bin haneyi ziyaret etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla haneleri ziyaret eden ekipler, ailelere devletin her zaman yanlarında olduğu mesajını ileterek, devlet ile millet arasındaki bağı güçlendirdi. Vatandaşlarla Bakanlık arasında köprü görevi üstlenen ekipler, hizmet modellerinden yararlanan ailelerin kapılarını tek tek çalarak, evlerde kurulan gönül sofralarına konuk oldu. Ziyaretlerde vatandaşların memnuniyet düzeyleri ile sunulan hizmetlere ilişkin görüş ve talepler dinlendi, ailelerin ihtiyaçları yerinde tespit edilerek, destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldü. Sahadan elde edilen geri bildirimlerin Bakanlığın hizmet politikalarına katkı sağlaması ve sosyal hizmetlerin daha etkin, kapsayıcı ve ihtiyaç odaklı şekilde yürütülmesine zemin oluşturması bekleniyor. Bakan Göktaş, ziyaretlere ilişkin yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımızın kapısını çalarken sadece bir ziyaret gerçekleştirmiyoruz; aynı sofrayı paylaşıyor, aynı duyguda buluşuyoruz. Ziyaretlerde kurulan samimi bağlar bizim için çok kıymetli. Her hanede bir tebessüm görmek, bir gönle dokunmak en büyük motivasyonumuz. Bu buluşmalar, devlet ile millet arasındaki bağı daha da güçlendiriyor. Son 24 yılda olduğu gibi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlarımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Dini nikahlı eşinden 13 yıldır şiddet gördüğünü iddia eden kadın: "Yüzüme kezzap atmakla tehdit etti"
19 Mart 2026 Perşembe - 09:37 Dini nikahlı eşinden 13 yıldır şiddet gördüğünü iddia eden kadın: "Yüzüme kezzap atmakla tehdit etti" Ankara’da uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı olduğunu ileri sürdüğü dini nikahlı eşi tarafından 13 yıldır darbedildiğini iddia eden kadın, "Kocam yüzüme kezzap atmakla tehdit etti ve suratımı aynada bakılamayacak hale getireceğini söyledi" dedi. Sincan’da yaşayan 31 yaşındaki H.Y., 13 yıldır dini nikahlı eşi B.M. (35) tarafından psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını ileri sürdü. Eşinin aynı zamanda uyuşturucu madde ve alkol bağımlısı olduğunu da iddia eden H.Y., 11 ve 13 yaşındaki kız çocuklarının da eşinin ailesi tarafından alıkonulduğunu ve kendisine gösterilmediğini öne sürdü. Mağdur kadın, ilerideki boşanma ihtimalinden dolayı karşı tarafın mal varlığı paylaşımını engellemek için resmi nikah istemediğini savundu. Eşinin ailesi tarafından da şiddete maruz kaldığını öne süren H.Y., defalarca şikayetçi olduğunu söyledi. Sorumluların hak ettiği cezayı almasını ve çocuklarına kavuşmayı ümit ettiğini dile getiren H.Y., hukuk mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini belirtti. "Büyük kızıma hamile kaldığımda hastanedekiler durumu anlayıp bizi ihbar etmesin diye kayınpederim tarafından kaçırılmıştık" Yaşadıklarını anlatan H.Y., "Eşim, anne tarafından akrabamdı. Tanıştığımızda 16 yaşındaydım. Bir sene sonra düğünümüz oldu. Reşit olmadığım için resmi nikahımı yapmamışlardı. Reşit olduğumda yapacaklarını söylemişlerdi. Büyük kızıma hamile kaldığımda hastanedekiler durumu anlayıp bizi ihbar etmesin diye kayınpederim tarafından kaçırılmıştık. Reşit olduğumda resmi nikah istediğimi ve yaşadığım durumlardan utandığımı söyledim. Sürekli bahaneler üreterek ertelediler. Şiddet görmeye başlayınca artık söylemeye de korkar hale gelmiştim. Resmi nikahım olmadığı için çevremdekiler tarafından sürekli aşağılanıyordum. Uğradığım fiziksel şiddetin yanında psikolojik olarak da şiddet görüyordum" dedi. "Bana, ‘Nikah yapılacak kadın değilsin’ diyordu" Pantolon giydiği için dahi darbedildiğini söyleyen H.Y., "Eşim çoğu zaman eve gelmezdi. Başka kadınlarla yakaladığım zamanlar oldu. Nedenini sorduğum için de beni darbediyordu. Bana, ‘Sen pantolon giyiyorsun. Edepsizsin. Nikah yapılacak kadın değilsin’ diyordu. Bana kendimi kötü ve suçlu hissettirmeye çalışıyordu. Uğradığım şiddete dayanamadığım zamanlarda ailemin evine sığınıyordum. Çocuklarımın özlemi ağır basınca kocamın yanına dönmek zorunda kalıyordum. Ailemin evine geldiğimde rahat vermiyordu, bizi sürekli tahrik ediyordu. Ben de utandığım için yanına dönmek zorunda kalıyordum. Döndüğümde ise yine aynı muameleye maruz kalıyordum" ifadelerini kullandı. "Resmi nikah kıymamalarının sebebi mal varlıklarının bölünme korkusuymuş" Eşinin ve onun ailesinin boşanma nedeniyle yaşanacak mal varlığı paylaşımı korkusu nedeniyle resmi nikah yapılmasına yanaşmadığını ileri süren H.Y., şunları söyledi: "Resmi nikah kıymamalarının sebebi duyduklarıma göre ileride boşanma durumu olursa mal varlıklarının bölünme korkusuymuş. Eşim de çoğu kez beni darbederken ağzından aynı şeyi kaçırmıştı. Ben defalarca mal varlıkları için gelmediğimi ve yuvamı kurtarmak için direndiğimi söyledim. Buna rağmen hareketlerine hala devam etti. Ailesi de karşı gelmek yerine yaptıklarını destekliyordu. İlk hamile kaldığım dönemden beri şiddet görmeye başladım. Erken gebelik riski dahi yaşadığım oldu. Hastanede müdahale ederek erken doğum yapmamın önüne geçildi. Daha sonra kayınpederim hastaneye gelerek, ‘Torunuma bir şey olursa seni mahvederim’ diyerek tehdit etti. Korktuğum için doktorlara merdivenden düştüğümü söylemek zorunda kaldım." "Yüzüme kezzap atmakla tehdit etti" Ailesinin ve kendisinin sürekli tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını iddia eden H.Y., "Daha önce çok kez şikayetçi oldum. Çocuklarımı kurtarmaya çalışıyordum. Hala da onlardan ayrıyım. Eşim bana, ‘Aç köpek, sen çocuklara nasıl bakacaksın’ diyerek hala hakaret ediyor. Geçmişte bir duruşmamız oldu. Uzlaştırıcı biriyle anlaşmışlar. O kişi bana çocuklarımdan dolayı davadan vazgeçmemi söyledi. Ben de evlatlarımı düşünerek kabul ettim. Yıllarca hep böyle devam etti bu durum. Kocam, ‘Seni öldüreceğim, keseceğim göreceksin. Yüzüne kezzap atacağım. İnsan içine çıkamayacak ve aynada kendine bakamayacak hale geleceksin’ diyerek tehdit etti. Çocuklarım var diye hep sustum" diye konuştu. "Çocuklarımı istediğimde sürekli hakaret ediyor" Evlatlarından da uzun süredir ayrı kaldığını dile getiren H.Y., "Bunlar normal birinin yapacağı şeyler değil. Yıllardır alkol kullanıyordu zaten. Çevremden de uyuşturucu madde kullandığını duydum. Mesajlarına da şahit olmuştum. Çocuklarımın psikolojisi de bozuk. Beni göremiyorlar. Çocuklarımı istediğimde sürekli hakaret ediyor. 13 yıldır bana yaşattığı şiddetin cezasını çekmesini istiyorum. Evlatlarımı yanımda görmek istiyorum. Yaşadığımız rezilliklerden utandığım için onları vermek zorunda kalıyorum. Bana ve çocuklarıma yaşattıklarının cezasını çekmesini istiyorum" dedi. Pantolon giydiği için darbedildiği görüntüler ortaya çıktı H.Y.’nin son olarak ise pantolon giydiği için B.M. tarafından darbedildiği anlara ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde B.M.’nin H.Y.’yi darbettikten sonra telefonuyla kayda aldığı ve pantolon giydiği için tepki gösterdiği anlar yer aldı.
ATO Başkanı Baran: "Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum"
19 Mart 2026 Perşembe - 09:32 ATO Başkanı Baran: "Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ramazan Bayramı dolayısıyla, "Son dönemde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan gerilimler ve çatışmalar, barışın ve huzurun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Baran; bayramların sevgi, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren, insanlığın ortak değerlerini hatırlatan, barış arzusunu güçlendiren özel günler olduğunu belirtti. Baran, Ramazan Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamalarda, "Son dönemde dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan gerilimler ve çatışmalar, barışın ve huzurun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Ramazan Bayramı’nın tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini, dünyada barış ve huzura vesile olmasını diliyorum. Ramazan ayı boyunca sabrı, paylaşmayı ve dayanışmayı yeniden hatırlayıp, gönüllerimizi daha çok yakınlaştırarak, nihayet mübarek bayram günlerine ulaştık. Bayramlar; sevgi, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiren, insanlığın ortak değerlerini hatırlatarak, barış arzusunu güçlendiren özel günlerdir. Dünyanın birçok yerinde devam eden savaş ve çatışmalar nedeniyle ne yazık ki bu bayrama buruk giriyoruz. Bayramın taşıdığı hoşgörü ve kardeşlik ruhunun tüm dünyaya yayılarak, savaş ve çatışmaların yerini kalıcı barış ve istikrarın alması en büyük temennimizdir. Huzurun ve istikrarın güçlendiği bir ortam, üretimin, ticaretin ve ekonomik gelişmenin de en güçlü teminatıdır. İş dünyası olarak, ülkemizin refahı ve ferahı için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu vesileyle, Başkent iş dünyası ve ATO üyelerimiz ile aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyor; bayramın sağlık, huzur, mutluluk ve bereket getirmesini yürekten diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Ramazan ayı sonrası Bayram’da beslenmeye dikkat: "Sindirim ve sağlık için önemli"
19 Mart 2026 Perşembe - 08:53 Ramazan ayı sonrası Bayram’da beslenmeye dikkat: "Sindirim ve sağlık için önemli" Beslenme ve Diyet Uzmanı Serap Güzel, "Ramazan ayının ardından bayram sofraları hepimiz için keyifli ve özel anlar sunuyor. Ancak uzun süreli oruç döneminden sonra bayramda beslenmeye dikkat etmek, hem sindirim sistemi hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıyor" dedi. Ramazan Bayramı arifesinde bayram heyecanı sofralara da yansıdı; evlerde hazırlıklar sürerken, zengin ikramlar için mutfaklarda yoğun bir mesai başladı. Güven Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Serap Güzel, uzun süreli oruç döneminden sonra bayramda beslenmeye dikkat etmenin hem sindirim hem de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Ağır, yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçının" Uzm. Diyetisyen Güzel, Bayram sabahına hafif bir kahvaltı ile başlamana dikkati çekerek, "Peynir, yumurta, zeytin, tam tahıllı ekmek, domates ve salatalık gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı tercih edilebilir. Günün geri kalanında ise porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli; özellikle ağır, yağlı ve çok şekerli yiyecekler bir anda ve fazla miktarda tüketilmemelidir. Çünkü bu durum hazımsızlık, mide yanması, şişkinlik ve ani kan şekeri yükselmelerine neden olabilir" diye konuştu. "Su tüketimini ihmal etmeyin" Bayram misafirliklerinin başlamasıyla birlikte ikramlardaki çeşitlilik de arttı. Ancak özellikle tatlı ve ağır yiyeceklerin sık tüketimi sağlık açısından bazı riskler oluşturabiliyor. Uzm. Diyetisyen Güzel ise bu konuda şöyle uyardı; "Bayram ziyaretlerinde sunulan tatlılara da ölçülü yaklaşmak gerekir. Şerbetli tatlılar yerine mümkünse sütlü tatlılar ya da küçük porsiyonlarda tatlı tüketmek daha doğru bir seçim olacaktır. Tatlı yenilecekse, bunu yemekler üzerine değil yemek sonrası aralarda küçük miktarlarda tüketmek daha uygundur. Su tüketimi de bayram boyunca ihmal edilmemelidir. Gün içinde 1,5-2 litre su içmek hem sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar hem de tokluk hissini arttırır. Çay ve kahve tüketimi ise aşırıya kaçmadan sınırlandırılmalıdır." "Kronik rahatsızlıkları olanlar beslenme planı dışına çıkmasın" Serap Güzel, kronik rahatsızlığı olan bireylerin de bayramda dikkat etmeleri gerektiğini söyleyerek, "Bu kişiler öğün saatlerini atlamamalı, ilaçlarını düzenli kullanmalı ve kendilerine uygun beslenme planının dışına çıkmamaya özen göstermelidir. Tuzlu, şekerli, beyaz unlu ve aşırı yağlı besinlerden uzak durmaları çok önemlidir" uyarısını yaptı.
HSK Kararnamesi yayımlandı: 12 hakim ve savcının görev yeri değişti
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:29 HSK Kararnamesi yayımlandı: 12 hakim ve savcının görev yeri değişti Hakim ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından yayımlanan kararname ile 12 hakim ve savcının görev yeri değişti. Karara göre, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı ise Fatih Kocaman oldu. HSK tarafından yayımlanan kararnameye göre, Pınar Şafak, İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanlığından Bakırköy Hakimliğine; Sadullah Güler, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine; Mesut Bilen, Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. Gökberk Sunal ise, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine; Semra Tekin Doğan, İstanbul Hakimliğinden İstanbul Ticaret Mahkemesi Başkanlığına; Ramazan Yılmaz Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığından Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine; İdris Arda Aygün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğinden İzmir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atandı. Faruk Kaynak, Yargıtay Cumhuriyet Savcılığından Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına; Çağlayan Çakmak Kocaman ise Amasya Hakimliğinden Antalya Hakimliğine; Fatih Kocaman Amasya Cumhuriyet Başsavcılığından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına; Yakup Ali Kahveci, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine; Mehmet Akif Katırcı ise Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinden Antalya Bölge Adliyesi Cumhuriyet Savcılığına atandı.