Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Fidan, Yunan mevkidaşı ile telefonda görüştü
30 Nisan 2026 Perşembe - 20:09:26
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Küresel Sumud Filosu’na İsrail tarafından yapılan saldırı ele alındı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 18:53
CHP Genel Başkanı Özel, gazeteci Yıldırım’ın cenaze törenine katıldı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, gazeteci ve yazar Rahmi Yıldırım’ın cenaze törenine katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede dün vefat eden Çağdaş Gazeteciler Derneği önceki genel başkanlarından gazeteci ve yazar Rahmi Yıldırım’ın cenaze törenine katıldı. Özel, Ankara Gölbaşı Mezarlık Camii’nde düzenlenen cenaze töreninde Yıldırım’ın ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi. Yıldırım’ın cenazesi, ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Gölbaşı Mezarlığı’na defnedildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 18:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli görüşmesi sona erdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen görüşme sona erdi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 18:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi kabul etti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşme saat 17:50’de başladı ve yaklaşık 1 saat sürdü.
18 Mart 2026 Çarşamba - 22:39
Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü. Görüşmede, savaşın gidişatı ele alındı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 21:52
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 20:55
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti. "Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu. "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız" Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir" Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu. "Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir" Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir" Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 20:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen Eğitim Ailesi ile İftar Programı’na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çanakkale Zaferi’nin 111. yıldönümünde tüm şehitleri rahmetle ve şükranla andı. Öğretmenlere saygıda kusur edilememesi gerektiğini de söyleyen Erdoğan, öğretmenlerin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceklerinin belirtti. "Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" Bir taraftan Ramazan ayını uğurlamanın burukluğunu yaşarken diğer taraftan da Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiğiniz gibi Ramazan’a girerken duamız hep şuydu; Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif’e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı’na da kavuştur. Ve şimdi Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken hoş geldin Ramazan diyorduk, şimdi elveda Ramazan diyoruz. Ramazan Bayramının buradaki tüm kardeşlerime, ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" Günün bir değer anlamının Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünü olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferinin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla iade ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serden geçtikleri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum; ‘Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker, gökten ecdad dinerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i, Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif İstiklal Marşımızda ‘sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı’ diyerek milletimizin neredeyse her ferdenin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin Anadolu, Babadolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır" diye konuştu. "Son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak, bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız" Türkiye’nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidinin Çanakkale olduğunu belirten Erdoğan, "Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili bir ilçesi vardır, Çanakkale’de Saraybosna vardır, Çanakkale’de Balkanlar vardır, Çanakkale’de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale’de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim; Çanakkale, Bedir’in aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif’in ‘Asımın nesli’ diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. ‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı’ türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür. Bakınız 1914-1918 yılları arasında Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi talebelerinin tamamı Çanakkale’de şehit olduğu için mezun verememiştir. Milli şairimiz Akif, ‘şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ derken işte bu acı hakikati dile getiriyor. ‘Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor’ derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin sönen ocakların destanını da haykırıyor. İnşallah son nefesimize kadar Çanakkale ruhuna sahip çıkacak bu toprakları bize vatan eyleyenlerin fedakarlıklarını asla unutmayacağız. Çanakkale Zaferimizin 111. Sene-i devriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan bu büyük Cumhuriyeti emanet eden bütün İstiklal kahramanlarımızı bütün şehitlerimizi gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemali hürmetle yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir" Güçlü toplum olmanın en önemli etkenlerinden birinin güçlü eğitim sistemine sahip olmak olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir milleti büyük yapan sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değildir. Aynı zamanda eğitimli özgüven sahibi iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor eğitime önem ve öncelik vermeyi imal etmiyoruz. Güçlü toplum güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin kalkınmanın her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç şüphesiz nitelikli milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir. Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikli reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı vari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık. ‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik. Daha burada saymaya kalksak belki de saatlerimizi alacak nice hizmeti öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin istifadesine sunduk" diye konuştu. "Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir" Türkiye’nin son 23 yılda eğitimde önemli bir mesafe aldığını ve bunun mimarlarının da öğretmenler olduğunu dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Merhum Nurettin Topçu’nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Evet, muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." "Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir" Öğretmenlere saygının bir gelenek olduğunu ve onlara yönelik şiddetin her daim karşısında olacaklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır; Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılını inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 18:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Umman Sultanı Bin Tarık ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Umman Sultanı Heysem Bin Tarık ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 18:40
Ramazan Bayramı’nda trafik tedbirleri kapsamında 45 bin 694 personel görev yapacak
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Trafik Başkanlığı Denetleme Şube Müdürü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Aydın, Ramazan Bayramı’nda trafik tedbirlerine ilişkin, "10 bin 867 ekip olmak üzere toplamda 45 bin 694 personel ile bayram süresince trafik tedbirlerinde yer almış olacağız" dedi. EGM Trafik Başkanlığı Denetleme Şube Müdürü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Zafer Aydın, Ramazan Bayramı’nda uygulanacak trafik tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Aydın, bayram süresince ülke genelinde trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla 45 bin 694 personelin görev alacağını belirterek, 896 personelin bin 194 otobüs seferinde yolcu olarak görev yapacağını ifade etti. Bayram süresince kazaların yoğun olduğu 16 il ve 20 güzergahta kazaları önlemek amacıyla ekstra tedbirler alındığını aktaran 2. Sınıf Emniyet Müdürü Aydın, "Bayram Sensiz Olmaz mottosuyla hazırladığımız değişik afişler, şehirlerde halkın yoğun olarak bulunduğu kesimlere asıldı ve vatandaşlarımız bu çerçevede bilgilendirilmeye çalışılıyor. Bununla beraber kazaların yoğun olduğu 16 il ve 20 güzergahta kazaları önlemek amacıyla ekstra tedbirler alındı. 19-23 Mart tarihleri arasında karayoluna özel yük taşıma izin belgesiyle çıkabilen araçların bayram süresince karayoluna çıkışı kısıtlandı. 21 Mart saat 16.00’dan, 23 Mart saat 01.00’a kadar özellikle kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların İstanbul istikametine özellikle Tekirdağ’dan, Bursa’dan, Bozhüyük’ten Sakarya, Yalova ve Ankara-İstanbul istikametine ağır vasıta araçların geçişi kısıtlandı. Bu çerçevede dönüş yolunda vatandaşlarımızın daha sakin bir trafik ortamında güvenli bir şekilde İstanbul’a dönüşü bekleniyor" diye konuştu. "Bayram süresince mezarlık ve alışveriş merkezlerinde ilave tedbirler alındı" Otobüs seferlerinin daha güvenli şekilde sürdürülebilmesi amacıyla trafik ekiplerince emniyet kemeri denetimlerinin gerçekleştirileceğini ifade eden Aydın, "Vatandaşlarımızın özellikle bayram süresince yoğun olarak bulunacakları mezarlık, alışveriş merkezleri veya diğer kesimlerde ilave tedbirler alındı. Şehirler arası otobüslerin yoğunluğu dikkate alınarak 13 ile 29 Mart tarihleri arasında D-2 yetki belgesine sahip otobüsler ile de tarifeli yolcu taşımacılığı yapılması yönünde Ulaştırma Bakanlığımızın aldığı karar çerçevesinde ekstra otobüs seferleri desteklendi. Yine otobüs seferlerinin daha güvenli bir şekilde devam edebilmesi için özellikle sabah saatlerinde otobüs şoförlerinin dinlenmesine yönelik araç dışına davet etmek maksadıyla denetim tedbirlerimiz olacak. Bununla birlikte şehirler arası otobüs terminallerinde vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi amacıyla anons sistemleriyle emniyet kemerinin önemi anlatılacak. Güzergahlarda trafik ekiplerimiz marifetiyle araçlara binilmek suretiyle tüm yolcuların araçlarda emniyet kemeri takarak seyahat etmeleri konusunda bilgilendirme çalışmaları gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu. "10 bin 867 ekip olmak üzere toplamda 45 bin 694 personel ile bayram süresince trafik tedbirlerinde yer almış olacağız" Aydın, bayram süresince 9 ilde helikopterle, 81 il genelinde ise dron destekli trafik denetimlerinin gerçekleştirileceğini ifade ederek, "13 Mart itibariyle bayram tedbirlerine başlamıştık. Hem okulların ara tatile girmesi hem de devamında bayram tatilinin idrak edilecek olmasıyla beraber ayın 13 ile 23’ü arasında 10 gün süreyle ülke genelinde trafik tedbirleri almış bulunmaktayız. Bu çerçevede 10 bin 867 ekip olmak üzere toplamda 45 bin 694 personel ile bayram süresince trafik tedbirlerinde yer almış olacağız. Bayram süresince 9 ilde helikopter ile 81 ilde ise dron ile trafik denetimleri gerçekleştirilecek. Bunun dışında merkezden 75 tane polis başmüfettişi marifetiyle illerimizde alınan tedbirler yerinde incelenecek ve yine Trafik Başkanlığımızın 14 ekibi farklı tarihlerde bu tedbirlerin kontrol maksadıyla güzergahtaki illerde bulunacaklar" açıklamasında bulundu. "896 personel, bin 194 otobüs seferinde, sivil görevli polislerimiz yolcu olarak seyahat edecekler" Otobüs kazalarının önlenmesine yönelik alınan diğer tedbirlere ilişkin açıklamalarda bulunan Aydın, şu ifadelere yer verdi: "Otobüs kazaları ince çizgimiz. Bu noktada bayram tatili süresince 896 personel, bin 194 otobüs seferinde, sivil görevli polislerimiz yolcu olarak seyahat edecekler. Otobüslerin kural ihlalleri gerçekleştirmemeleri, gerçekleştirilmesi durumunda da hem sürücülerin hem de yolcuların bilinçlendirilmesi çalışmaları devam edecek." Aydın, vatandaşların bayram süresince seyahat edecekleri güzergahlardaki denetim noktalarını merak etmeleri halinde, İçişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan uygulama üzerinden güzergah boyunca yapılacak denetim sayılarını sorgulayabileceklerini belirtti. Yapılan denetimlerin amacının ceza yazmak olmadığını vurgulayan Aydın, bu uygulamaların vatandaşların daha bilinçli hareket etmesini sağlamak ve trafik kurallarına uyumu artırmak için gerçekleştirildiğini ifade etti.
18 Mart 2026 Çarşamba - 16:31
MEB’den Beştepe’de ‘Şüheda 1915’ adlı tiyatro gösterisi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında hazırlanan ‘Şüheda 1915’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde ‘Şüheda 1915’ adlı tiyatro gösterisi sahnelendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı programda, Çanakkale ruhu sahneye taşındı. Oyunda 1915’te Çanakkale’de verilen destansı mücadele, vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerin fedakarlıkları ve Türk milletinin bağımsızlık azmi anlatıldı. Program, Bakan Tekin’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a günün anlam ve önemine ithafen hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.
18 Mart 2026 Çarşamba - 16:19
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz"
HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Çanakkale ruhunu yaşatmaya, ülkemizin birliğini, bağımsızlığını ve geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çanakkale, dayanışmanın, kardeşliğin ve milli birlik ruhunun adıdır" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Arslan açıklamasında, "Çanakkale, vatanı, bayrağı ve hürriyeti için topyekun ayağa kalkan bir milletin yazdığı eşsiz bir destandır. Çanakkale, emperyalizme karşı verilen mücadelenin, milletimizin birlik ve dayanışmasının tarih sahnesine kazınmış en güçlü nişanesidir. Çanakkale Savaşları ve elde edilen büyük zafer, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Çanakkale, sadece bir askeri başarı değil, bir milletin bağımsız yaşama kararlılığının, inancının ve fedakârlığının sembolüdür. Çanakkale, vatanı ve bağımsızlığı için düşmana karşı tek vücut olan aziz milletimizin kahramanlık destanını yazdığı yerdir. Çanakkale, milletimizin imanının, azminin ve kararlılığının tüm dünyaya ilan edildiği yerdir" dedi. "Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur" Çanakkale ruhunun önemli isimlerinden biri olan Seyit Onbaşı’nın vatan sevgisiyle hafızalarda silinmez bir yer edindiğini aktaran Arslan, "Çanakkale geçilmez diyerek yedi düvele meydan okuyan ecdadımız, bize bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar büyük bedellerle kazanıldığını göstermiştir. Bugün sahip olduğumuz özgürlük ve bağımsızlık, o gün toprağa düşen binlerce şehidimizin emanetidir. Çanakkale, milletimizin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin en güçlü göstergesi olmuştur. Çanakkale ruhunun en müstesna timsallerinden biri olan Seyit Onbaşı, imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmiştir. Sırtladığı mermiyle yalnızca savaşın seyrine değil, bir milletin direniş azmine de damga vuran Seyit Onbaşı, imkansızlıklar karşısında inancın, fedakarlığın ve kararlılığın neleri başarabileceğinin en çarpıcı sembollerinden biri olmuştur" ifadelerini kullandı. "Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir" İsrail’in Orta Doğu’daki hukuk tanımaz uygulamalarının uluslararası barışı yok ettiğini belirten Arslan, "Bugün dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaşlar ve saldırılar, bağımsızlığın ve egemenliğin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermektedir. Son dönemde emperyalist ABD ve katil siyonist İsrail’in Orta Doğu’yu ateş topuna çeviren hukuk tanımaz uygulamaları ve bölge ülkelerinin egemenliğini hedef alan saldırıları, uluslararası barışı ve istikrarı yok etmektedir. Çanakkale’de emperyalist güçlere karşı verilen mücadele bize açık bir gerçeği göstermiştir. Bağımsızlık fedakârlıkla kazanılan ve kararlılıkla nesilden nesile taşınan bir erdem, bir emanettir. Çanakkale ruhu; zulme, işgale ve haksızlığa karşı direnen milletler için her zaman ilham kaynağı olmuştur. Dün Çanakkale’de bağımsızlık için verilen mücadele nasıl ki tarihin akışını değiştirdiyse, bugün de milletlerin kendi kaderini tayin hakkına ve egemenliğine saygı gösterilmesi, dünya barışı için hayati önem taşımaktadır. Orta Doğu’da kalıcı barış; işgal, saldırı ve güç politikalarıyla değil, demokrasi, adalet, uluslararası hukuk ve egemenlik haklarına saygı temelinde mümkündür" dedi. "Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz" Arslan, sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan saldırıların insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Orta Doğu’yu daha büyük bir çatışma ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bırakan saldırılardan ivedilikle vazgeçilmesi dünya barışı adına elzemdir. Sivillerin yaşam hakkını hiçe sayan bu saldırılar, insanlığa karşı işlenen ağır suçlar olarak tarihe geçmektedir. Orta Doğu’da yanan ateşin tüm insanlığın vicdanını tutuşturacağı ve bütün dünyayı saracağı da unutulmamalıdır. Bizler, ecdadımızdan miras aldığımız Çanakkale ruhunu yaşatmaya, ülkemizin birliğini, bağımsızlığını ve geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Çanakkale, dayanışmanın, kardeşliğin ve milli birlik ruhunun adıdır. Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aynı bilinçle aktarmaktır. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanı, bayrağı ve hürriyeti için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şad olsun."
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:51
Bakan Bayraktar: "Ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şu an için ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" dedi. Bakan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. "Ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin Türkiye’ye etkisini değerlendiren Bakan Bayraktar, "Bizim için arz güvenliği açısından bu bölge, petrol açısından herhangi bir risk şu an itibariyle arz etmiyor. İşin bir de doğal gaz boyutu var. Yine bizim Hürmüz’e bir bağımlılığımız yok. Türkiye olarak yaklaşık 12 ayrı ülkeden LNG tedarik ediyoruz. Dört ayrı ülkeden boru hatlarıyla doğal gazımızı tedarik ediyoruz. Doğal gazda da petrolde de ülkemize bugüne kadar arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yaşatmadık. Bundan sonraki süreci de çok yakın takip ederek yaşatmayacağız. Şu an için ülkemizde enerji arz güvenliğiyle alakalı bir sıkıntı yok" açıklamasında bulundu. "Rezervlerimizden yaklaşık 11 milyon varil rezervi, 90 günlük bir süre içerisinde bırakacağız" Uluslararası Enerji Ajansı’nın Türkiye’nin de aralarında yer aldığı üye ülkelerden petrol stoklarının bir kısmıyla ilgili talepte bulunduğunu belirten Bayraktar, "Ülke olarak kendi rezervlerimizden yaklaşık 11 milyon varil civarında bir rezervi, 90 günlük bir süre içerisinde bırakacağımızı ifade ettik. Bu, fiyatlardaki çok anormal artışların ki aslında artmış durumda fiyatlar, daha yukarı gitmesini belki baskılayan önemli unsurlardan bir tanesi" diye konuştu. "Son gelişmelerle birlikte yeni dönemi tekrar göz önünde bulundurmamız lazım" Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatlarına etkisinin olup olmayacağını da değerlendiren Bayraktar, "Özellikle bu son gelişmelerle birlikte yeni dönemi tekrar göz önünde bulundurmamız lazım. Nisan’da bir değerlendirme yapacağız" şeklinde konuştu. "2025 yılında yaklaşık 2.4 milyon ton petrol Türkiye’deki rafinerilere aktı" Irak petrolünün Türkiye’ye akışıyla ilgili de açıklama yapan Bakan Bayraktar, "2025 yılında bu hattan yaklaşık 2.4 milyon ton petrol Türkiye’deki rafinerilere aktı. Bu anlamda Irak’tan aldığımız petrolün bir kısmını bu hat üzerinden Kırıkkale’deki rafinerimize gönderiyoruz. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl da 2.4 milyon tonluk bir akış bize yapıldı" ifadelerinde bulundu. Irak petrolünün Ceyhan’a gelen kısmıyla ilgili de konuşan Bayraktar, "Şu an itibariyle akış başladı. Günlük yaklaşık 170 bin ila 250 bin varillik bir akış olacak" diye konuştu. "Kerkük’e kadar olan boru hattını Basra’ya kadar uzatalım" Söz konusu boru hattının kapasitesinin 1,5 milyon varil olduğunu da ifade eden Bayraktar, "Şunu önerdik: Gelin biz bu Kerkük’e kadar olan boru hattını Basra’ya kadar uzatalım. Bugün Irak’ın günlük yaklaşık 3 milyon varil ham petrol ihracatı var. Bunun 1,5 milyon varilinin, yani neredeyse yüzde 50’sinin bu hat üzerinden, Akdeniz çanağındaki özellikle yeni müşterilere de gitme ihtimali var. Bunu yıllardır söyledik ama şimdi belki bu söylediğimiz daha iyi anlaşılıyordur muhataplarımız tarafından" dedi. Çağrı Bey Nisan’da sondaja başlayacak Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisinin Somali’ye doğru yolda olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, "Somali’de Nisan ayının ortası gibi ilk matkabı indirip çalışmamıza başlayacağız gibi gözüküyor" diye konuştu. "Batı Karadeniz’de yapacağımız sondaja önümüzdeki hafta başlıyoruz" Batı, Orta ve Doğu Karadeniz’de toplam 6 sondaj hedefleri bulunduğunu anlatan Bayraktar, "Batı Karadeniz’de yapacağımız sondaja önümüzdeki hafta başlıyoruz. Diğerine de Nisan’da başlayıp önümüzdeki 2-3 ay içerisinde de bu iki sondajın neticesini almayı hedefliyoruz. İnşallah yeni keşifler yeni müjdeleri de milletimizle paylaşmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni FSRU tesisleri Yeni yapılacak olan Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Üniteleri (FSRU) ile ilgili de bilgi veren Bakan Bayraktar, "Şimdi Dörtyol’da yeni bir FSRU planlıyoruz. Yani, orada iki tane FSRU olacak. Yine Antalya Körfezi’ne yeni bir tane FSRU düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Kanada ile LNG anlaşmaları masamızda" Geçen hafta Kanada’da bulunduğunu, dün de Kanada Dışişleri Bakanı’nın kendisini ziyarete geldiğini hatırlatan Bayraktar, "Kanada ile LNG anlaşmaları masamızda. Ayrıca, Kanada’dan nükleer reaktörle alakalı bir çalışma içerisindeyiz" bilgisini verdi. Yeni enerji mimarisi 2021’de Türkiye’nin uzun dönemli Ulusal Enerji Planını açıkladıklarını hatırlatan Bayraktar, "Türkiye’nin yeni enerji mimarisini bu sene içerisinde kamuoyumuzla paylaşmış olacağız" açıklamasını yaptı. Bakan Bayraktar, COP31’in bu yıl Antalya’da düzenleneceğinin de altını çizdi. Suudi Arabistan ile elektrik projesi Suudi Arabistan’la yenilenebilir enerji alanında çok önemli bir anlaşma imzaladıklarını kaydeden Bakan Bayraktar, "En az o kadar, belki ondan daha önemli başka bir konu üzerinde çalışıyoruz; Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye kadar bir elektrik iletim hattı ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya elektriğin transferi ile alakalı" bilgisini de paylaştı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:36
Pursaklar Belediyesi’nden evinden çıkamayan hastalara anlamlı ziyaret
Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, evlerinden çıkamayan hasta vatandaşları yalnız bırakmayarak gerçekleştirdiği ziyaretlerle hem ihtiyaçlarını yerinde karşıladı hem de moral desteği sağladı. Vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla hareket eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, evlerinden çıkamayan hastaları ziyaret ederek hem destek veriyor hem de belediyenin şefkat elini her haneye ulaştırıyor. Zor günlerinde vatandaşların yanında olmaya büyük önem veren Belediye Başkanı Çetin, sağlık sorunları nedeniyle günlük yaşamlarını evde sürdürmek zorunda kalan vatandaşların kapılarını tek tek çalarak hem moral veriyor hem de ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor. ‘‘Vatandaşlarımızın yalnız olmadığını hissettirmek en önemli görevlerimizden biridir’’ Ziyaretlerin ardından kısa açıklamalarda bulunan Ertuğrul Çetin, ‘‘Bizim belediyecilik anlayışımızın merkezinde insan var. Vatandaşlarımızın zor zamanlarında yanlarında olmak, onların yalnız olmadığını hissettirmek en önemli görevlerimizden biridir. Evlerinden çıkamayan, tedavi sürecini evde geçirmek zorunda kalan hemşerilerimizi düzenli olarak ziyaret ediyor, ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyoruz. Amacımız sadece hizmet sunmak değil, aynı zamanda gönüllere dokunmaktır. Mübarek Ramazan ayının hürmetine Rabbim tüm hastalarımıza acil şifalar versin. Dualarımızı eksik etmeyelim’’ dedi. Ziyaret edilen vatandaşlar ve aileleri ise Çetin’ine duyarlı yaklaşımından ve her zaman yanlarında olduklarını hissetmelerinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti.
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:13
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır" dedi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 15:10
BBP Genel Başkanı Destici: "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı kararlılıkla duruşlarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu aziz vatanın korunması, bayrağımızın ilelebet dalgalanması için o büyük mücadeleyi milletçe doğru idrak etmek ve bu şuuru gelecek nesillerimize aktarmak, bizlere düşen en büyük sorumluluktur. Bizlere bu vatanı emanet eden ecdadımıza da olan bir borcumuzdur. Unutulmamalıdır ki bu zaferin şeref payı ne bir kişiye ne de bir zümreye aittir. Bu zafer tümüyle Müslüman Türk milletinin zaferidir. Çanakkale’de hesap yoktur, pazarlık yoktur. Orada bir milletin var olma iradesi vardır. Orada gerektiğinde ölümü göze alarak bağımsızlığı seçen bir ruh vardır, o da necip Türk milletinin iman ruhudur. Dün Çanakkale’de yedi düvele karşı nasıl dimdik durduysa bugün de ülkemizin birliğine, bütünlüğüne ve bağımsızlığına kast eden her türlü tehdide karşı aynı kararlılıkla durmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" İran merkezi gerilimin yalnızca İran’ı hedef almadığını aktaran Destici, "Türkiye açısından ve Türk milleti açısından baktığımızda doğumuzda, güneyimizde ve kuzeyimizde yoğunlaşan jeopolitik risklerin arttığını çok açık bir şekilde görmekteyiz. Bu nedenle Kıbrıs, Ege ve Trakya hattının stratejik önemi her zamankinden daha kritik bir hale gelmiştir. Türkiye böylesine geniş bir risk haritası üzerinde hem oyunu kurmak hem de askeri riskleri yönetmek gibi zorlu bir sorumluluğu üstlenmek zorundadır. İran merkezli gerilim, yalnızca İran’ı hedef almamaktadır. Afganistan-Pakistan hattından başlayarak Körfez üzerinden Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni kırılma hatları ve problem alanları oluşturma potansiyelini de taşımaktadır. Türkiye bu karmaşık tabloda adeta bir denge usulü olarak hareket etmekte, bölgesel istikrarın korunmasında kritik bir rol üstlenmektedir" diye konuştu. "Unutulmamalıdır ki Kıbrıs Türkiye’nin kalbidir" Kıbrıs meselesinin yalnızca dış politikayla sınırlı bir konu olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik yapısının temel unsurlarından biri olduğunu belirten Destici, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Tüm dünyanın dikkati İran üzerindeyken Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarını daraltmaya yönelik hamlelerin hız kazanması ihtimali dikkatli bir şekilde gözlemlenmeli ve değerlendirilmelidir. Olası bir kriz ortamında Kıbrıs çevresinde 12 mil dayatmaları ve buna eşlik edecek enerji hamleleriyle yeni fiili durumlar oluşturulması riski asla göz ardı edilmemelidir. Bu süreçte Kıbrıs ve Trakya’nın fırsatçılıkla şekillenen gelişimlere konu edilmesi ihtimali ciddiyetle ele alınmalıdır. Kıbrıs meselesi artık yalnızca bir dış politika başlığı değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin geniş jeopolitik güvenlik mimarisinin temel taşlarından birisidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığı Anadolu’dan Balkanlara ve Kafkasya’ya uzanan geniş bir güvenlik halkasının çok önemli bir parçasıdır. Bu nedenle mevcut statünün daha ileri bir stratejik çerçeve ile güçlendirilmesi bir tercih değil, bize göre bir gereklilik, hatta bir zorunluluktur. İran savaşı bahane edilerek Doğu Akdeniz’e dönen sinsi işler ve yapılan askeri yığınaklar, aslında bir çeşit Türkiye’nin geleceğini ipotek altına alma girişimidir. Unutulmamalıdır ki Kıbrıs; Türkiye’nin kalbidir, üzerinde bir tek Kıbrıslı Türk yaşamasa bile Türkiye için hayati bir kara parçasıdır." "Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır" Terör örgütlerinin Türkiye üzerinden kazanç sağlamak istediklerini vurgulayan Destici, "Terör örgütü ve arkasındaki odaklar, Türkiye’yi sıkıştırarak masadan mümkün olan en büyük tavizi koparma hesabı yapmaktadırlar. Özellikle anayasa gibi hayati meselelerde ne koparırsak kardır anlayışıyla hareket ettikleri ortadadır. Ancak herkes bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti bir pazarlık masası değildir ve asla olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığı, ülkesinin ve milletinin birliği hiçbir şart altında asla müzakere konusu yapılamaz" diye konuştu. "Emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim" Destici, emekli aylıkları ve bayram ikramiyelerinde artış yapılmasının gerekli olduğunu söyleyerek, "2023 yılı Ocak ayında en düşük emekli maaşı 7 bin 500, en yüksek memur maaşı da 11 bin liraydı, yani oran üçe ikiymiş. Temmuz 2023’e gelindiğinde bu oran üçe bire düştü. En düşük emekli maaşı 7 bin 500’de kaldı ama en düşük çalışan maaşı 22 bine liraya çıktı. Bugün hala geldiğimiz noktada üç yıldır emekliler bu hak kaybını yaşıyor. Bu yıl içerisinde kademeli olarak emekli maaşlarında artışlar yapılarak, 2027 yılı Ocak ayına geldiğimizde tekrar o üçte ikilik dengenin sağlanması lazım. Buradan hükümetimize ve tüm bu konunun paydaşlarına çağrı yapıyoruz. Yarın arefe günü, emeklilerimizin yüzünü bir nebze de olsa güldürelim ve emeklilerimizin ikramiyelerine hak ettiği artışı açıklayalım ve verelim" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder