Yerel Haberler
Ankara
29 Nisan 2026 Çarşamba - 00:47 Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
28 Nisan 2026 Salı - 23:16 TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
28 Nisan 2026 Salı - 22:45 Beykoz Belediyesi yolsuzluk davasında Köseler’e tahliye çıkmadı CHP’li Beykoz Belediyesi’ndeki yolsuzluk soruşturması ardından görülen davada sanıklar için adeta suçlama zinciri sıralandı. Sanıkların, "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "örgüte üye olma", "örgüte yardım etme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Ayrıca mahkeme heyeti görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in tutukluluk hallinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 5 Haziran 2026’da yapılacak Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan fezlekenin ardından dosya İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına taşındı. Başsavcılık, 26 Mayıs’ta aralarında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de bulunduğu 26 şüpheli hakkında kamu davası açtı. İddianamede Köseler ve beraberindeki sanıkların, Mahkeme dosyasında yer alan suçlamalar, Beykoz Belediyesine yönelik soruşturmanın kapsamını bir kez daha gözler önüne serdi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı sanıklar hakkında "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "örgüte üye olma", "örgüte yardım etme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ceza talep etmişti. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Köseler ile birlikte Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve firma sahibi Havva Dinler’in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca bilirkişi raporunun dönüşünün beklenmesine ve eksik hususların giderilmesine hükmetti. Hazırlanan iddianamede, Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki çeşitli müdürlükler tarafından yapılan bazı mal ve hizmet alımlarında usulsüzlükler yaşandığı belirtildi. Soruşturma dosyasında, bazı ihalelerde aynı firmalardan dönüşümlü teklifler alındığı, işlerin yasal sınırların altında kalacak şekilde parçalara bölündüğü, ihaleye katılan firmalar arasında adres ve ortaklık düzeyinde bağlantılar bulunduğu ileri sürüldü. Ayrıca şartnamelerin, belirli firmaları avantajlı hale getirecek şekilde hazırlandığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında eski başkan danışmanı Eyüp Halit Bayazıt, ihalelerde yetkili olduğu belirtilen İştirakler ve İşletmeler Müdürü Gülten Tozanlı ile Sosyal Yardımlar Müdürü Orkun Kalonya hakkında işlem başlatıldı. Ayrıca O.D., M.Y., M.F.C, G.K., B.K., Y.K., U.L., H.U., A.A., M.K., E.K., O.H., H.D., T.Ç., M.A. isimli 15 firma yetkilisi hakkında da TCK nın 235. maddesinde yer bulan "İhaleye Fesat Karıştırma" ve TCK nın 220. maddesinde düzenlenen "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Üyelik ve Yardım" suçlarından işlem yapıldı. Dosya kapsamında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve firma sahibi Havva Dinler’in tutukluluk hallerinin devam ettiği, diğer 23 sanık hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulandığı öğrenildi. İçişleri Bakanlığı, Alaattin Köseler’i 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince 4 Mart 2025’te görevinden uzaklaştırmıştı. Eksik hususların giderilmesine hükmeden mahkeme, duruşmayı 5 Haziran 2026 tarihine erteledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ‘Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nde değişikliğe hazırlanıyor
24 Mart 2026 Salı - 13:18 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ‘Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği’nde değişikliğe hazırlanıyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2015 yılında atık yağların lavaboya, kanalizasyona dökülmesini yasaklayan "Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği"nde bir dizi değişiklik hazırlığı yapıyor. Bu kapsamında, atık bitkisel yağların market gibi satış noktalarında toplanarak dönüşüm sistemine dahil edilmesi sağlanacak. Mevcutta karayolu taşımacılığında kullanılan bitkisel atık yağların artık havacılık yakıtı olarak da kullanılmasının önü açılacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün, bitkisel atık yağların oluşumundan bertarafına kadar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetiminin sağlanması için hazırladığı "Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği" 2015 yılında yürürlüğe girdi. Aynı tarihte konutlardan kaynaklanan bitkisel atık yağların lavaboya, kanalizasyona, denize, toprağa veya herhangi bir alıcı ortama dökülmesi yasaklandı. Atık yağların enerjiye dönüşümü için kapsam genişletilecek Gelişen ihtiyaçlar, çevre dostu yaklaşımları yaygınlaştırmak, atıkların dönüşümünü artırmak ve döngüsel ekonomi çalışmalarına katkı sağlamak için yeni uygulamaları inceleyen Bakanlık, bu yönetmelik çerçevesinde yeni tedbirleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. Taslak şekli verilen yeni düzenleme sektör ve STK temsilcilerinden gelen talepler doğrultusunda düzenlendi ve ikinci kez kurum görüşüne açıldı. Yeni yapılacak değişiklikler kapsamında zeytin, ayçiçeği, mısır, pamuk, soya, kanola ve aspir gibi yağlı tohumlardan elde edilen bitkisel yağların kullanım sonrası oluşan atıkları daha etkin bir şekilde değerlendirilecek. Yakıt olarak kullanımı daha da yaygınlaştırılacak Hazır yemek firmaları, restoranlar, kafeler, kamu kurumları ve hanelerden kaynaklanan bitkisel atık yağlar, geri kazanım tesislerinde işlenerek başta biyodizel olmak üzere alternatif enerji kaynaklarına dönüştürülmesinin yaygınlaştırılması sağlanacak. Türkiye’de halihazırda bu atıklardan elde edilen biyodizel, motorine binde beş oranında harmanlanarak yakıt olarak kullanılıyor. Yapılacak yeni düzenlemeyle birlikte mevcut uygulamalar günümüz ihtiyaçları doğrultusunda kapsamlı şekilde revize edilecek. Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretimine ilk kez imkan tanınacak Yeni düzenlemeyle Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) üretiminin önü açılacak. Bitkisel atık yağlardan elde edilen ürünlerin yalnızca karayolu taşımacılığında değil, havacılık sektöründe de değerlendirilmesi mümkün hale getirilecek. Ayrıca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından izin verilen diğer biyoyakıt türlerinin üretimine de imkan sağlanacak. Marketlere toplama noktası kurulacak Özellikle hanelerden kaynaklanan bitkisel atık yağların lavabolara dökülmesi sonucu oluşan çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla, market gibi satış noktalarında da atık yağ toplama sistemleri kurulacak. Bu sayede vatandaşların atık yağlarını daha kolay teslim edebilmesi ve toplama oranlarının artırılması sağlanacak. Yeni hammadde kaynakları tanımlandı Planlanan düzenleme ile sadece bitkisel atık yağlar değil, hayvansal atık yağlar ve yağ içeren diğer atıkların da geri kazanım süreçlerinde değerlendirilmesine imkan tanınacak. Bu adımın, sektörün hammadde ihtiyacını karşılamada önemli katkı sağlaması bekleniyor. Kurum görüşlerinin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un onayına sunulacak yönetmelik değişikliklerinin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Yeni düzenleme ile hem çevre kirliliğinin azaltılması hem de atıkların ekonomiye kazandırılması için önemli bir adım atılmış olacak.
Bakan Gürlek’in tapu kayıtlarını sorguladığı iddia edilen tekniker: "Bakanın tapu kayıtlarını sorguladım"
24 Mart 2026 Salı - 12:27 Bakan Gürlek’in tapu kayıtlarını sorguladığı iddia edilen tekniker: "Bakanın tapu kayıtlarını sorguladım" Antalya’nın Kaş ilçesinde görevli tapu teknikeri D.A., edinilen bilgiye göre sosyal medyada tanıştığı bir kişinin yönlendirmesiyle Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait tapu kayıtlarını yetkisiz şekilde sorguladığını ve elde ettiği bilgileri mesaj yoluyla paylaştığını itiraf etti. Edinilen bilgilere göre, Kaş Tapu Müdürlüğü’nde görev yapan kamu teknikeri D.A., Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alındı. Şüpheli, jandarmada verdiği ifadesinde sosyal medyada tanıştığı "Ayşegül" isimli kişinin ısrarı üzerine Bakan Gürlek’e ait tapu kayıtlarını sorguladığını ifade etti. Yapılan sorgulama sonucunda 4 ayrı tapu kaydına ulaştığını aktaran D.A., bu bilgileri mesaj yoluyla söz konusu kişiye gönderdiğini söyledi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, yetkisiz sorgulamaların 13 Şubat 2026, 20 Şubat 2026 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirildiği öğrenildi. Şüpheli ifadesinde, "Kandırıldığımı sonradan anladım. Böyle bir suça bilerek karışmadım. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyorum. Adalet Bakanımıza yönelik herhangi bir kumpasın içinde bilinçli olarak yer almadım" dedi. Şüpheli ayrıca, Özgür Özel’in Bakan Gürlek ile ilgili söylemlerinin doğru olmadığını, iftira olduğunu düşündüğünü ifade etti. Edinilen bilgiye göre, D.A.’nın bilgi paylaştığı öne sürülen Ayşegül K.’nın daha önce "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçundan sabıkasının bulunduğu öğrenildi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilgili gerçek kişi sorgulaması yapan 3 kamu görevlisi açığa alınırken, soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
’Eminanç Kardeşler’ çetesi çökertildi
24 Mart 2026 Salı - 12:12 ’Eminanç Kardeşler’ çetesi çökertildi İstanbul’da elebaşılığını B.E ve F.E’nin yaptığı ‘Eminanç Kardeşler’ organize suç örgütü üyelerine yönelik İl Jandarma Komutanlığınca 11 ayrı adreste eş zamanlı olarak düzenlenen operasyon sonucu 5 şüpheli yakalandı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, göreve başlamasının ardından 2026 yılını ‘sokak çeteleriyle’ mücadele yılı olarak ilan etmişti. Edinilen bilgilere göre, İstanbul’da elebaşılığını B.E ve F.E’nin yaptığı ‘Eminanç Kardeşler’ organize suç örgütü üyelerine yönelik Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İstanbul İl Jandarma Komutanlığınca organize suç örgütüne yönelik 11 ayrı adreste eş zamanlı olarak düzenlenen operasyon sonucunda 5 şüpheli yakalandı. Yakalanan organize suç örgütü üyesi şüphelilerin; İstanbul ilinde uyuşturucu madde ticaretinden elde ettikleri gelirleri kullanarak silahlı saldırı eylemleri planladıkları, korkutma ve haraç almak maksadıyla çok sayıda iş yerine silahlı saldırı gerçekleştirdikleri ve silahlı tehdit yoluyla maddi menfaat sağladıkları tespit edildi. Operasyon sonucu; çok sayıda ruhsatsız tabanca, muhtelif miktarda nakit para ve çok sayıda dijital materyal, tabanca fişeği ile kesici delici alet ele geçirildi. Eminanç Kardeşler organize suç örgütü üyelerine yönelik bugüne kadar farklı zamanlarda toplam 7 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda; 80 şüpheli yakalandı, 74’ü tutuklandı, 6’sı hakkında adli kontrol kararı verildi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği İsrail’de yaşanmalıdır"
24 Mart 2026 Salı - 11:55 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği İsrail’de yaşanmalıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu."Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz"Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi."‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır"Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu.Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi."ABD, İsrail ve İran’ın açıklamaları barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır"Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:"Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir.""‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır"İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu."Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir"Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi."’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, hukuki düzenlemeler yerine getirilecektir"Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:"’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.""Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir"Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi."Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir"Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi."Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır"Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu."Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir"Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı."Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Devletimizin küresel güç olması için yeni imkan doğdu. Terörsüz Türkiye tarihi fırsat kapısıdır"
24 Mart 2026 Salı - 11:38 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Devletimizin küresel güç olması için yeni imkan doğdu. Terörsüz Türkiye tarihi fırsat kapısıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi.Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu."Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz"Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi."‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır"Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu.Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi."ABD, İsrail ve İran’ın açıklamaları barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır"Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:"Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir.""‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır"İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu."Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir"Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi."’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, hukuki düzenlemeler yerine getirilecektir"Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:"’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.""Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir"Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi."Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir"Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi."Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır"Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu."Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir"Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı."Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.
ODTÜ Sanat, 6 yıllık aranın ardından tekrar hayata geçiriliyor
24 Mart 2026 Salı - 11:08 ODTÜ Sanat, 6 yıllık aranın ardından tekrar hayata geçiriliyor Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), kuruluşunun 70’inci yılı kapsamında kültür ve sanat alanındaki geleneklerinden biri olan ODTÜ Sanat’ı, 6 yıllık aranın ardından Türkiye İş Bankası katkılarıyla yeniden hayata geçiriyor. Türkiye İş Bankası’nın katkılarıyla ODTÜ’nün 70’inci yıl vizyonu doğrultusunda yeniden başlatılan ODTÜ Sanat, üniversitenin bilimsel üretiminin yanında kültürel ve sanatsal bir merkez olma iddiasını güçlendirmeyi hedefliyor. 6 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen etkinlik, kampüs yaşamının önemli kültürel buluşmalarından biri olarak yeniden konumlanıyor. Yıllar içinde kampüs sınırlarını aşarak Ankara’da kültür-sanat organizasyonlarından biri haline gelen ODTÜ Sanat, bu yıl da geniş katılımlı bir festival yapısıyla kente açılıyor. Birçok önemli sanatçı konser verecek 28 Mart’ta başlayacak ODTÜ Sanat 70’inci Yıl Günleri kapsamında Kemal Kurdaş Kültür ve Kongre Merkezi’nin ana sahnesinde ulusal ve uluslararası birçok önemli sanatçının sahne alacağı belirtildi. Programda Kerem Görsev Quartet ft. Fatih Erkoç, Erkan Oğur & İsmail Hakkı Demircioğlu, Bill Laurance & Michael League, Yeni Türkü, Şakalı Akustik -Harun Tekin & Koray Candemir, TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası & Sibel Köse, Fazıl Say, Buena Vista All Stars-Una Noche En La Habana ve Dhafer Youssef gibi farklı müzik türlerinden önemli isimlerin yer alacağı açıklandı. Ayrıca ODTÜ Sanat kapsamında gerçekleştirilecek ücretli etkinliklerden elde edilecek gelir, ODTÜ Öğrenci Burs Fonu’na aktarılacak. Böylece festival yalnızca bir kültür-sanat etkinliği değil, aynı zamanda öğrencilerin eğitimine destek sağlayan sürdürülebilir bir dayanışma modeli olacağı vurgulandı. Sadece konserlerle sınırlı değil ODTÜ Sanat, yalnızca ana sahne konserleriyle sınırlı kalmayarak kampüsün tamamına yayılan zengin programıyla öne çıkıyor. Festival boyunca gerçekleştirilecek film gösterimleri, tiyatro oyunları, çocuk etkinlikleri, atölye çalışmaları, sergiler ve pop-up konserler, etkinliğin önemli kısımlarını oluşturacak. Gün boyu sürecek program akışında; bağımsız film seçkileri, farklı disiplinlerden tiyatro gösterimleri, çocuklara yönelik sahne performansları ve önemli atölyeler dikkat çekerken, kampüsün çeşitli noktalarında gerçekleşecek küçük ölçekli konserler ve sürpriz performanslar festival atmosferini canlı tutacak. Fuaye alanları, açık alanlar ve geçiş noktaları sanatın gündelik yaşamla iç içe geçtiği dinamik mekanlara dönüşecek. Ayrıca festival kapsamında gerçekleştirilecek panellerde sanat, teknoloji ve kent kültürü farklı perspektiflerle ele alınacağı belirtildi. Programda yer alan söyleşiler arasında "Kültür Diplomasisi: Başkent Olmanın Yumuşak Gücü", "Yapay Zeka: Algoritmalar Sanatı Nasıl Tasarlar?" ve "Ankara’da Kültür Sanatı Konuşmak" başlıklı oturumlar bulunuyor. Bu panellerde Ankara’daki kültür kurumları, uluslararası kültür enstitüleri, akademisyenler ve sanatçılar bir araya gelerek sanatın güncel üretim biçimlerini ve kültür ekosistemini tartışacak. ODTÜ Sanat 70. Yıl Günleri, 28 Mart-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek ODTÜ Sanat’ın yeniden başlamasıyla birlikte kampüs, yalnızca üniversite bileşenleri için değil, Ankara’nın kültür-sanat hayatı için de önemli bir buluşma alanı haline geleceği ifade edildi. Etkinliklerin önemli bir bölümü Ankaralı sanatseverlerin katılımına açık olarak düzenleneceği açıklanırken, üniversite 70 yıllık akademik birikimini kültür ve sanat üretimiyle buluşturacak. Ankara’ya yayılan bu çok yönlü program, ODTÜ Sanat’ı kentin önemli kültür-sanat festivallerinden biri olarak yeniden konumlayacak. ODTÜ Sanat 70. Yıl Günleri, 28 Mart-4 Nisan tarihleri arasında ODTÜ kampüsünde gerçekleşecek.