POLİTİKA - 24 Mart 2026 Salı 11:55

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği İsrail’de yaşanmalıdır"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği İsrail’de yaşanmalıdır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu.


"Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz"


Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi.


"‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır"


Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu.


Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi.


"ABD, İsrail ve İran’ın açıklamaları barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır"


Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:


"Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir."


"‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır"


İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


"Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir"


Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi.


"’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, hukuki düzenlemeler yerine getirilecektir"


Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti:


"’Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur."


"Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir"


Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.


"Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir"


Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi.


"Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır"


Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu.


"Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir"


Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı.


"Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır"


Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara EKK: "Küresel ticarette artan belirsizlikler dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır" Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılının üçüncü toplantısında küresel ticarette artan belirsizliklerin ve korumacılık eğilimlerinin dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kıldığı vurgulandı. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılı üçüncü toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, küresel ekonominin belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir süreçten geçtiğine dikkat çekilerek, bu konjoktürde Türkiye ekonomisinin makroekonomik temelleri sayesinde şoklara karşı dayanıklılığını koruduğu belirtildi. Açıklamada, uygulanan program ile finansal istikrarın güçlendiği, makroekonomik dengelerin önemli ölçüde iyileştiği ifade edilerek, "Düşük kamu borcu ve bütçe açığı, güçlü rezerv pozisyonu, azalan cari açık, artan dış kaynak girişi ve sağlam bankacılık sektörüyle Türkiye ekonomisi birçok ülkeden olumlu yönde ayrışmaktadır" ifadelerine yer verildi. Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ve artan petrol fiyatlarının cari işlemler dengesinin ve enflasyon üzerindeki olası etkilerinin yakından izlendiği kaydedilen açıklamada, "Bu süreçte, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyona yansımasını sınırlamak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmıştır. Ayrıca, tarımsal girdilerin arzına yönelik alınan tedbirler ve stratejik stok yönetimi ile tarımsal üretimin güçlü yapısı korunmaktadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve cari açığı kalıcı olarak düşürmek amacıyla önceliklendirilen yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılmaktadır. Bu sayede hem enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması hedeflenmektedir" ifadeleri kullanıldı. Açıklama şöyle devam etti: "Küresel ticarette artan belirsizlikler ve korumacılık eğilimleri, dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda, en önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm politikalarına uyum sağlanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu kapsamda EKK toplantısında bugün ele alınan temel hususlar şunlardır; Makroekonomik gelişmeler değerlendirilmiş, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın küresel ekonomi ve ülkemiz üzerindeki olası etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. AB ile ticari ilişkilerimize yönelik son dönem gelişmeler değerlendirilmiş, Avrupa’da üretilen düşük karbonlu teknoloji ve ürünlere talebi artırmayı amaçlayan AB’nin ‘Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı’nın dış ticaretimize olası etkileri ele alınmıştır. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomimize muhtemel etkilerini sınırlandırmak amacıyla güçlü bir koordinasyon içinde gereken tedbirleri almayı sürdüreceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlı bir şekilde yürüteceğiz. Değişen küresel ticaret şartları karşısında rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi korumaya yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz."
Muğla Muğla genelindeki içme suyu depolarında tadilat çalışması MUSKİ Genel Müdürlüğü, il genelinde içme suyu altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında Yatağan, Kavaklıdere, Ula ve Menteşe ilçelerindeki 13 adet içme suyu deposunda tadilat, bakım ve güçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. 2025 yılında 138 depoda yapılan çalışmalarla birlikte toplam 151 deponun bakım onarımı gerçekleştirilmiş olacak. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, vatandaşlara kesintisiz içme suyu ulaştırılarak mağduriyet yaşanmaması talimatı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, içme suyu depolarındaki tadilat çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda 2025 yılında 138 depoda yapılan çalışmanın ardından 13 depoda daha iç ve dış yüzeylerin yenilenmesi, izolasyon uygulamaları ile mekanik ekipmanların bakım ve onarımları gerçekleştiriliyor. İçme suyu depoları güçlendiriliyor Mevcut kullanımda olan içme suyu depolarının periyodik tadilat ve bakım çalışmaları kapsamında, çeşitli ilçelerde depoların fiziki ve teknik altyapısı güçlendiriliyor. Çalışma kapsamında Yatağan ilçesine bağlı Yaylaköy, Deştin, Bencik, Gökpınar ve Akgedik mahalleleri; Kavaklıdere ilçesinde Nebiler, Kurucaova ve Çamlıbel mahalleleri; Ula ilçesinde Çiçekli Mahallesi ile Menteşe ilçesinde Doğanköy ve Gülağzı mahallelerinde bulunan içme suyu depolarında tadilat çalışmaları devam ediyor. Mekanik ekipmanların bakım ve onarımı yapılırken, hijyen standartlarının artırılmasına yönelik düzenlemeler de periyodik olarak gerçekleştiriliyor. Yapılan çalışmalarla içme suyu depolarının kullanım ömrü uzatılırken, mevcut hijyen standartlarının korunması ve sürdürülebilirliğinin devamı sağlanıyor. Toplam 13 içme suyu deposunu kapsayan çalışmalar kapsamında depoların iç ve dış yüzeyleri yenilenirken, su yalıtımı ve izolasyon uygulamaları da gerçekleştiriliyor. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte 2025 yılında 138 depoda yapılan çalışmalarla birlikte toplam 151 deponun bakım onarımı gerçekleştirilmiş olacak. MUSKİ İşletmeler 2. Bölge Daire Başkanı Serdar Aldemir, "En önemli kriterimiz halk sağlığıdır" Depoların hem teknik hem hijyenik açıdan kontrol altında tutulduğunu ve rutin bakım çalışmalarının 7 gün 24 saat esasına göre yürütüldüğünü vurgulayan MUSKİ İşletmeler 2. Bölge Daire Başkanı Serdar Aldemir, "Önceliğimizi belirlerken tüm sahanın envanterini çıkarıyoruz. Bu envanter üzerinden teknik personellerimizle sahaya çıkarak yerinde tespitler yapıyoruz ve gerekli işlemleri bu tespitler doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Öncelik sıralamasında en önemli kriterimiz halk sağlığıdır. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tarafımıza iletilen eksiklikler doğrultusunda depolarımızı değerlendiriyor, bu eksiklikleri gidermek amacıyla bakım ve onarım çalışmalarını planlayıp uyguluyoruz. Depolarda önceliğimiz, suyun temas ettiği yüzeylerin temiz, sağlıklı ve bakımlı olmasıdır. Bu kapsamda depo içindeki su haznelerinin izolasyonunu yapıyor, suyla temas eden yüzeyleri yeniliyor ve metal aksanların bakım ve onarımını gerçekleştiriyoruz. Dış görünüş ikinci planda olsa da boya, badana ve sıva gibi eksiklikleri de gidermeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor." dedi. "Vatandaşlarımız çeşmeden su içebilir" Şebekenin farklı noktalarındaki klor ölçümleri ile suyun kalitesinin sürekli takip altında tutulduğunu ve içme suyu standartlarına uygunluğunun garanti edildiğini belirten Aldemir, " Tüm depolarımız rutin olarak kontrol edilmekte ve bakım-onarımları düzenli şekilde yapılmaktadır. Bu konuda görevli ekiplerimiz 7 gün 24 saat esasına göre çalışmaktadır. Sürekli dezenfeksiyon işlemleri yapılmakta, şebekenin farklı noktalarında klor ölçümleri ve kontroller gerçekleştirilmektedir. Böylece suyun kalitesi sürekli takip altında tutulmaktadır. Bu sayede elbette vatandaşlarımız çeşmeden su içebilir. Biz içme ve kullanma suyu temin eden bir kurumuz. Şebekeye verdiğimiz su, halk sağlığı kriterlerine uygun, içilebilir niteliktedir. Tüm sularımız kontrol edilmekte ve dezenfeksiyon işlemleri düzenli olarak yapılmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla musluk suyunu kullanabilir." dedi. Yatağan Akgedik Mahalle Muhtarı Aysel Avcı, "Dilekçelerimiz anında karşılık buldu" Mahalledeki içme suyu deposunun tadilat ve bakım çalışmalarının hızla tamamlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yatağan Akgedik Mahalle Muhtarı Avcı, " Mahallemizdeki içme suyu depolarımızın biraz eski olması; yağmur sularının depolara karışması nedeniyle bakım ve onarım çalışmalarının yapılması gerekiyordu. Yoksa bu durum ciddi sağlık riskleri oluşturabilirdi. Ben MUSKİ Genel Müdürlüğü’ne dilekçemizi ilettim. Onlar da hemen işleme aldılar ve kısa sürede dönüş sağlandı. Depolarımızda tadilat yapıldı; düzenlemesi, boyası, badanası, kapısı ve penceresi tamamen yenilendi. Çok teşekkür ediyoruz. MUSKİ Genel Müdürlüğü iletişim taleplerimize yanıt verme konusunda her zaman bizi mutlu ediyor. Olumlu veya olumsuz bir hafta içinde yanıt alıyoruz. Ani bir su baskını ya da acil durumda hemen müdahale ediliyor. Yerinde inceleme yapılıyor ve bir plan sunuluyor. Verdiğimiz dilekçelerin karşılığını mutlaka alıyoruz. Bu konuda Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras başta olmak üzere, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül’e çok teşekkür ediyoruz" diye vurguladı.
Malatya Başkan Taşkın, Akpınar Çarşı Merkezi’nde incelemelerde bulundu Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Akpınar bölgesindeki çarşı alanında sona yaklaşılan çalışmaları yerinde inceleyerek, teslim sürecinin kısa süre içinde başlayacağını ve belediye olarak Emlak Konut ile koordineli şekilde sahada olacaklarını ifade etti. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Akpınar bölgesinde yapımı büyük ölçüde tamamlanan çarşı alanında Emlak Konut yetkilileriyle birlikte incelemelerde bulundu. Ziyarette çarşı alanındaki son durum, çevre düzenlemeleri, otoparklar, temizlik çalışmaları ve teslim sürecine ilişkin hazırlıklar yerinde değerlendirildi. Bölgede kalan eksiklerin giderilmesi için Battalgazi Belediyesi ile Emlak Konut’un koordineli çalışma yürüteceği belirtilirken, alanın kısa süre içinde hak sahiplerine teslim edilmesi ve vatandaşların kullanımına açılması hedefleniyor. Başkan Taşkın: "Belediye olarak süreci sahada takip ediyoruz" Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Akpınar’daki yeni çarşı alanında incelemelerde bulunduklarını belirterek, "Bugün Emlak Konut Yönetimi’nin Malatya’daki sorumlusu Yunus Emre Bey ile birlikte Akpınar bölgesindeki çarşıyı ziyaret ettik. Gerçekten çok düzenli, planlı ve kullanışlı bir alan ortaya çıkmış. Otoparkıyla, gezinti alanlarıyla, kaldırımlarıyla ve yollarıyla vatandaşlarımızın rahatlıkla kullanabileceği bir çarşı olmuş. Yenicami’nin doğu kısmından başlayarak Soykan Parkı’ndan Yeni Cami’ye ve oradan çevre yoluna inen bu bölgenin bir iki hafta içerisinde tamamlanmasını bekliyoruz. Belediye olarak biz de Emlak Konut ile birlikte sahadaki eksikleri yerinde tespit ettik. Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz ile Temizlik İşleri Müdürlüğümüz hafta sonu bölgede kalan molozları ve inşaat artıklarını kaldıracak. Ardından alanın tamamı yıkanarak teslim sürecine hazır hale getirilecek. Hak sahiplerimiz anahtarlarını aldıktan sonra burada kimi kepenk çalışmasını, kimi tabela çalışmasını yapacak, kimi de kiralama sürecini yürütecek. Temizlik ve son düzenlemeler tamamlandıktan sonra burası hemşehrilerimizin ziyaretine açılacak. Vatandaşlarımız araçlarını otoparka bırakıp aileleriyle birlikte burada rahatça gezebilecek, alışveriş yapabilecek" dedi. "İkinci etapta teslim aşamasına gelmiş bulunuyoruz" Emlak Konut 5 No’lu Uygulama Müdürü ve Malatya bölgesi sorumlusu Yunus Emre Demirkıran ise merkez çarşı projesinde teslim sürecinin son aşamasına geldiklerini ifade ederek, "Şu anda merkez çarşı projemizin ikinci etap birinci ve ikinci kısımlarının sonuna gelmiş bulunuyoruz. Birinci kısımda yer alan 4 adamızın teslimatını daha önce gerçekleştirmiştik. Bu alanlarda esnaflarımız tadilat faaliyetlerine başladı, bazı iş yerlerinde ise ticari faaliyetler başladı. Konutlarımızda da anahtar teslimlerinde yüzde 80-90 seviyesine ulaşıldı. Hatta 46 adada bazı vatandaşlarımız taşınarak oturmaya başlamış durumda. Battalgazi Belediye Başkanımız Sayın Bayram Taşkın ile birlikte Leda İnşaat tarafından tamamlanmak üzere olan alanlarda teslim sürecine ilişkin incelemelerde bulunduk. Başkanımıza gerekli bilgileri aktardık. Bayram sonrasında teslimat programımızı hazırladık. Önümüzdeki haftadan itibaren esnaflarımızı peyderpey davet ederek anahtarlarını teslim edeceğiz. Kimi esnafımız tadilat çalışmalarına başlayacak, kimi kiralama sürecini yürütecek, kimi de kendi iş yerinde doğrudan ticari faaliyetine başlayacak. Otoparkların da bu bölgedeki imalatları büyük ölçüde tamamlandı. Vatandaşlarımız çok kısa süre içinde bu alanları kullanabilecek" diye konuştu.