Yerel Haberler
Ankara
29 Nisan 2026 Çarşamba - 00:47 Bakan Bayraktar’dan CHP Genel Başkanı Özel’e cevap Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in iddialarına cevap verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu. 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi bin 186 değil, 52 bin 686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13 bin 157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece yüzde 0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur" ifadelerine yer verdi. Bakan Bayraktar CHP’li belediyeler üzerinden Özel’i eleştirdiği paylaşımında, "Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon. Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz. Gabar’da petrol bulunmasını ‘hikaye’ diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını ‘yok sayan’, Mavi Vatan vizyonuna ‘masal’ diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati. Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
28 Nisan 2026 Salı - 23:16 TBMM Başkan Vekili Adan: "Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkan Vekili Celal Adan, "Birinci Cihan Harbi fırtınası Gümüşhane’yi vurduğunda, Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir" dedi. Ankara’da Gümüş Strateji Grup ve Danışma Kurulu tarafından "Gümüşhane’ye Değer Katanlar 2026 Ödül Töreni" düzenlendi. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başladı. Törende konuşan TBMM Başkan Vekili Celal Adan, "Selçukluların, Akkoyunluların, Osmanlıların diyarı olan bu güzel memleket gönül medeniyetimizi oluşturan parçaların hepsinden nasiplenmiş, her birinden yadigar anı günümüze değin ulaşmıştır. Gümüşhane, tarihimizin her devrinde destanlar yaşayan kadim bir kilim gibi Anadolu topraklarında özleşmektedir. Memleketimizin her bir köşesini yangın yerine çeviren Birinci Cihan Harbi fırtınası bu şehri vurduğunda Gümüşhane işgaller ve katliamlara karşı canı pahasına direnmiştir. Gümüşhane, bu memleketin düşmanlarının karşısında asla eğilmeyeceğini, Gümüşhane’nin sıradağlar gibi dimdik duracağını böylece ispat etmiştir" diye konuştu. Celal Adan’ın konuşmasının ardından ödül sahipleri kürsüye davet edilerek ödülleri takdim edildi. Törene, MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük, MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, davetliler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
28 Nisan 2026 Salı - 22:45 Beykoz Belediyesi yolsuzluk davasında Köseler’e tahliye çıkmadı CHP’li Beykoz Belediyesi’ndeki yolsuzluk soruşturması ardından görülen davada sanıklar için adeta suçlama zinciri sıralandı. Sanıkların, "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "örgüte üye olma", "örgüte yardım etme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Ayrıca mahkeme heyeti görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in tutukluluk hallinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 5 Haziran 2026’da yapılacak Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan fezlekenin ardından dosya İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına taşındı. Başsavcılık, 26 Mayıs’ta aralarında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de bulunduğu 26 şüpheli hakkında kamu davası açtı. İddianamede Köseler ve beraberindeki sanıkların, Mahkeme dosyasında yer alan suçlamalar, Beykoz Belediyesine yönelik soruşturmanın kapsamını bir kez daha gözler önüne serdi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı sanıklar hakkında "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "örgüte üye olma", "örgüte yardım etme" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ceza talep etmişti. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, Köseler ile birlikte Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve firma sahibi Havva Dinler’in tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca bilirkişi raporunun dönüşünün beklenmesine ve eksik hususların giderilmesine hükmetti. Hazırlanan iddianamede, Beykoz Belediye Başkanlığı bünyesindeki çeşitli müdürlükler tarafından yapılan bazı mal ve hizmet alımlarında usulsüzlükler yaşandığı belirtildi. Soruşturma dosyasında, bazı ihalelerde aynı firmalardan dönüşümlü teklifler alındığı, işlerin yasal sınırların altında kalacak şekilde parçalara bölündüğü, ihaleye katılan firmalar arasında adres ve ortaklık düzeyinde bağlantılar bulunduğu ileri sürüldü. Ayrıca şartnamelerin, belirli firmaları avantajlı hale getirecek şekilde hazırlandığı tespit edildi. Soruşturma kapsamında eski başkan danışmanı Eyüp Halit Bayazıt, ihalelerde yetkili olduğu belirtilen İştirakler ve İşletmeler Müdürü Gülten Tozanlı ile Sosyal Yardımlar Müdürü Orkun Kalonya hakkında işlem başlatıldı. Ayrıca O.D., M.Y., M.F.C, G.K., B.K., Y.K., U.L., H.U., A.A., M.K., E.K., O.H., H.D., T.Ç., M.A. isimli 15 firma yetkilisi hakkında da TCK nın 235. maddesinde yer bulan "İhaleye Fesat Karıştırma" ve TCK nın 220. maddesinde düzenlenen "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Üyelik ve Yardım" suçlarından işlem yapıldı. Dosya kapsamında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve firma sahibi Havva Dinler’in tutukluluk hallerinin devam ettiği, diğer 23 sanık hakkında ise adli kontrol hükümlerinin uygulandığı öğrenildi. İçişleri Bakanlığı, Alaattin Köseler’i 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince 4 Mart 2025’te görevinden uzaklaştırmıştı. Eksik hususların giderilmesine hükmeden mahkeme, duruşmayı 5 Haziran 2026 tarihine erteledi.
Bakan Memişoğlu: "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle sağlık sanayisini dünyanın en iyi teknolojisi haline getireceğiz"
24 Mart 2026 Salı - 15:42 Bakan Memişoğlu: "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle sağlık sanayisini dünyanın en iyi teknolojisi haline getireceğiz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle de Türkiye’de sağlık sanayisini dünyanın en iyi sağlık üreticisi, teknolojisi haline getireceğiz" dedi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) arasında iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreni Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ve akademisyenler Bakan Memişoğlu’na protokol kapsamına ilişkin sunum yaptı. İmzalanan iş birliği protokolü ile ODTÜ’de Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) açılacağını duyuran Memişoğlu, ‘Üreten Sağlık’ modeli kapsamında TÜSEB’in koordinasyonunda hastanelerde açtıkları TTO’lardan birinin ilk kez bir üniversitede kurulacağını belirtti. Memişoğlu, "Ben şuna inanıyorum ki, Türkiye sağlık hizmetlerinde dünyaya örnek olmuş bir ülke olarak aynı zamanda teknolojisini de üreten ve artık dünyaya sağlıkta yeni şeyler söyleyebilen bir ülke haline geliyor" ifadelerini kullandı. "ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle sağlık sanayisini dünyanın en iyi teknolojisi hale getireceğiz" Memişoğlu, bilim insanlarının fikirlerini alıp onları ticari ürün haline getirecek bir ekosistem oluşturmak için bir portal oluşturduklarını belirterek "Üreten sağlık portali. Bunun yakında da tanıtımını yapacağız. Ocak’ta bu portal haline geçti ve 3 ayda 390 tane fikri ve kaygı olduğunu gördük. Bu da esasında insanlarımızın, bilim insanlarımızın, çalışanlarımızın ne kadar bu konuda altyapıya sahip olduğunu gösteriyor. Biz üretmeye devam edeceğiz. Biz Türkiye’ye de yeni şeyler söylemeye devam edeceğiz. ODTÜ gibi bilim yuvalarımızın desteğiyle de Türkiye’de sağlık sanayisini dünyanın en iyi sağlık üreticisi, teknolojisi haline getireceğiz" şeklinde konuştu. Bakan Memişoğlu, ardından ODTÜ’deki mühendislerin yazılımını yaptığı elektrikli araç ile ODTÜ Teknokent alanına geçerek yapılan çalışmaları inceledi. Protokol kapsamında sağlık alanında ortak bilimsel araştırmaların yürütülmesi, Ar-Ge projelerinin geliştirilmesi, biyomedikal mühendislik, biyoteknoloji ve dijital sağlık teknolojileri alanlarında iş birliği yapılması, akademik personel ve araştırmacı değişim programlarının hayata geçirilmesi, lisans, lisansüstü ve doktora düzeyinde eğitim programlarının düzenlenmesi, ortak yayın, patent ve fikri mülkiyet üretimi konusunda iş birliği yapılması gibi çalışmalar yapılacak.
Sincan Belediyesinden örnek Ramazan dayanışması
24 Mart 2026 Salı - 15:32 Sincan Belediyesinden örnek Ramazan dayanışması Sincan Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçe genelinde hayata geçirdiği sosyal sorumluluk ve dayanışma projeleriyle vatandaşlara destek sağladı. Sincan Belediyesi tarafından, Sincan Lale Meydanı ve Yenikent ek bina önünde kurulan Ramazan çadırları ile belediye tesislerinde Ramazan ayı boyunca her gün yaklaşık 7 bin kişiye iftar yemeği ikram edildi. Sincan Belediyesi, Ramazan boyunca gerçekleştirdiği sosyal projelerle toplumda dayanışmada önemli bir rol üstlendi ve desteğini tüm ihtiyaç sahiplerine hızlıca ulaştırdı. Kıraathanelerde Ramazan coşkusu yaşandı Ramazan heyecanı yalnızca çadırlarda değil, 12 millet kıraathanesinde de yaşandı. Öğrencilere iftar ikramının yanı sıra Abdurrahim Karakoç, Yavuz Sultan Selim, Evliya Çelebi, Fatih ve Merkez Millet Kıraathanelerinde sahur vakti de yemek ikram edildi. Evlere sıcak yemek hizmeti sürdü Sincan Belediyesi, yemek yapamayan engelli, yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlara yönelik sıcak yemek hizmetini Ramazan ayında da devam ettirdi. 616 haneye 2 öğün olmak üzere toplam bin 700 sıcak yemek hijyenik ve titizlikle paketlenerek ulaştırıldı. Çocuklara bayramlık hediyesi Sincan Belediyesi, her bayram olduğu gibi bu bayramda da çocuklara bayramlık hediye etti. Sincan’da ikamet eden ve ailelerinin Sincan Belediyesi’ne müracaat ettiği bin 430 ihtiyaç sahibi çocuk, Yarım Elma Hayır Çarşısı’ndan bayramda giymek istedikleri kıyafet ve ayakkabıları seçerek aldı. Bayramlıklarına kavuşan çocuklar gülen gözlerle Hayır Çarşısı’ndan ayrıldı. Çocuklara ayrıca çikolata ve oyuncak da verildi. Sosyal destek ve yardımlar hızlı ulaştırıldı 7 bin 215 kişiye sosyal destek kartı üzerinden 3 bin lira nakdi yardım yapıldı. Ayrıca 11 bin 760 aileye gıda kolisi, 900 aileye temizlik kolisi yardımı ulaştırıldı. Çölyak hastalarına özel destek Sincan Belediyesi, çölyak Hastası vatandaşlara yönelik desteklerini sürdürüyor. 537 çölyak hastasına üç ayda bir nakdi yardım sağlanırken, glutensiz ekmek yardımı da her ay düzenli olarak vatandaşlara ulaştırılıyor. Sincan Belediyesi, toplumun tüm kesimlerini kapsayan yardımları ve sosyal projeleriyle vatandaşların yanında olmayı sürdürüyor.
EKK: "Küresel ticarette artan belirsizlikler dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır"
24 Mart 2026 Salı - 15:25 EKK: "Küresel ticarette artan belirsizlikler dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır" Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılının üçüncü toplantısında küresel ticarette artan belirsizliklerin ve korumacılık eğilimlerinin dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kıldığı vurgulandı. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılı üçüncü toplantısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, küresel ekonominin belirsizliklerin ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir süreçten geçtiğine dikkat çekilerek, bu konjoktürde Türkiye ekonomisinin makroekonomik temelleri sayesinde şoklara karşı dayanıklılığını koruduğu belirtildi. Açıklamada, uygulanan program ile finansal istikrarın güçlendiği, makroekonomik dengelerin önemli ölçüde iyileştiği ifade edilerek, "Düşük kamu borcu ve bütçe açığı, güçlü rezerv pozisyonu, azalan cari açık, artan dış kaynak girişi ve sağlam bankacılık sektörüyle Türkiye ekonomisi birçok ülkeden olumlu yönde ayrışmaktadır" ifadelerine yer verildi. Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki jeopolitik gelişmelerin ve artan petrol fiyatlarının cari işlemler dengesinin ve enflasyon üzerindeki olası etkilerinin yakından izlendiği kaydedilen açıklamada, "Bu süreçte, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyona yansımasını sınırlamak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmıştır. Ayrıca, tarımsal girdilerin arzına yönelik alınan tedbirler ve stratejik stok yönetimi ile tarımsal üretimin güçlü yapısı korunmaktadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve cari açığı kalıcı olarak düşürmek amacıyla önceliklendirilen yerli ve yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılmaktadır. Bu sayede hem enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi hem de rekabet gücünün artırılması hedeflenmektedir" ifadeleri kullanıldı. Açıklama şöyle devam etti: "Küresel ticarette artan belirsizlikler ve korumacılık eğilimleri, dış ticaret stratejilerinin yeniden şekillendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda, en önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm politikalarına uyum sağlanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bu kapsamda EKK toplantısında bugün ele alınan temel hususlar şunlardır; Makroekonomik gelişmeler değerlendirilmiş, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın küresel ekonomi ve ülkemiz üzerindeki olası etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. AB ile ticari ilişkilerimize yönelik son dönem gelişmeler değerlendirilmiş, Avrupa’da üretilen düşük karbonlu teknoloji ve ürünlere talebi artırmayı amaçlayan AB’nin ‘Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı’nın dış ticaretimize olası etkileri ele alınmıştır. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomimize muhtemel etkilerini sınırlandırmak amacıyla güçlü bir koordinasyon içinde gereken tedbirleri almayı sürdüreceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kalıcı fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlı bir şekilde yürüteceğiz. Değişen küresel ticaret şartları karşısında rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi korumaya yönelik adımlar atmaya devam edeceğiz."
Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor
24 Mart 2026 Salı - 15:08 Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına ‘yapay zeka ile dijital içerik geliştirme projesi’ hayata geçiyor Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı, anlamlı bir proje ile anılıyor. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Cemiyeti ve İlim Yayma Vakfı iş birliğinde hayata geçirilen "Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi", çocukları dijital dünyanın pasif tüketicileri olmaktan çıkararak yapay zeka destekli araçlarla kendi animasyon filmlerini üreten aktif içerik geliştiricilerine dönüştürmeyi hedefliyor. Proje, Peygamber Efendimiz’in doğumunun 1500. yılı anısına özel bir anlam taşıyor. Ortaokul ve lise düzeyindeki tüm öğrencilere yönelik hazırlanan ve 10 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu pedagojik bir altyapıya sahip olan projede öğrencilerin analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitim içerikleri arasında prompt yazma, görsel üretimi, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazımı ile çizgi roman ve animasyon hazırlama gibi başlıklar yer alıyor. Kontenjanla sınırlı yarışma için ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde ise 7 bin öğrencinin katılımı hedefleniyor. Katılımcıların kendi okullarından gönüllü bir danışman öğretmenle başvurması zorunlu tutulurken, eğitim modüllerini tamamlayarak yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrenciler yarışmaya başvuru hakkı elde edecek. Eğitimlerin ardından düzenlenecek animasyon film ve beste/video klip yarışması, öğrencilerin ürettikleri eserleri sergilemeleri için önemli bir platform sunacak. 1 Nisan itibariyle başlayacak eğitimler, 1 Mayıs’a kadar sürecek. 10 Mayıs’ta proje teslimleri, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi gerçekleştirilecek. Projenin Ödül töreni ise 11 Haziran’da yapılacak. Yarışmada her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere manevi değeri yüksek Umre ödülü verilecek. Ayrıca ilk üçe giren öğrencilere sertifikalı oyun geliştirme eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python eğitimi desteği sağlanacak. Nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ adlı dijital albüm oluşturulacak.
BBP Genel Sekreteri Yelis: "Aklımızdan çıkarmadığımız suikast dosyası, hala tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır"
24 Mart 2026 Salı - 14:43 BBP Genel Sekreteri Yelis: "Aklımızdan çıkarmadığımız suikast dosyası, hala tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Sekreteri Ahmet Yelis, "Aklımızdan bir an dahi çıkarmadığımız, suikast dosyası hala tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır" dedi. Yelis, BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünün 17’nci yıl dönümü kapsamında parti genel merkezinde açıklama yaptı. Yelis açıklamasında, "Rahmetli Muhsin başkanımız, İslam’ın getirdiği güzelliklerin rehber olması, Türk devletinin bekası ve milletimizin refahı için hayatını adamış örnek bir dava ve devlet adamıydı. Siyasi hayatında nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilmemiş, kendi tabiriyle; bir nefeslik ömür için fırıldak olmaya gerek duymamıştır. Dünya menfaati için yapılan politikayı tercih etmemiş ve milletimizin gönlünde yer bulup milletin adamı olmayı başarmıştır" ifadelerini kullandı. "Çalışmalarımızı birileri plaket versin, apolet taksın diye yapmıyoruz" Konuşmasında, Yazıcıoğlu’nun sözlerine yer veren Yelis, "Biz, çalışmalarımızı birileri plaket versin, apolet taksın diye yapmıyoruz. Atalarımızdan miras kalan ve üç asırdır dumura uğrayan î’la-yi Kelimetullah için Nizam-ı Alem davasını yaşamak ve yaşatmak için uğraş veriyoruz" diye konuştu. "Aklımızdan çıkarmadığımız suikast dosyası, hala tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır" Yelis, Yazıcıoğlu davasının tüm yönleriyle aydınlatılamadığını vurgulayarak, "Aklımızdan bir an dahi çıkarmadığımız, suikast dosyası hala tüm yönleriyle açıklığa kavuşmamıştır. Bugün şehadet süreci çözüme kavuşmadan, vicdani, yasal ve hukuki olarak süreci aydınlatmak görevi üzerlerinde olanlar, rahat uyuyamazlar, dünya ve ahiret sorumluluktan kurtulamazlar" şeklinde konuştu. "Kapanmış olan dosyalar yeniden açtırılmıştır" Davanın mahkeme süreci hakkında da bilgi veren Yelis, şu ifadelere yer verdi: "Bu cezalar ve dosyalar, tarihi dosyalar olarak nitelendirilebilecek kapsamda dosyalardır ve bu cezalar da bu kapsamda verilmiştir. Ancak Genel Başkanımız Mustafa Destici’nin ilk günden bu yana davaya gösterdiği hassasiyet sayesinde kapanmış olan dosyalar yeniden açtırılmıştır. Bugün de ana dosya üzerinden çalışmalarımız, hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yardımcımız nezaretinde, Büyük Birlik Partimizin Divanı’nın takibinde ve en başta Genel Başkanımız Mustafa Destici’nin öncülüğünde devam etmektedir. Beklentimiz, bu dosyanın en kısa sürede yeniden açılması ve gerçek anlamda suçun faillerinin ortaya çıkarılmasıdır." Yelis, Muhsin Yazıcıoğlu adına düzenlenecek anma programının 25 Mart Çarşamba günü saat 08.30’da kabri başında yapılacağını sözlerine ekledi.
Ankara’da gaz sızıntısından vefat eden baba ile kız olayında intihar iddiası
24 Mart 2026 Salı - 14:15 Ankara’da gaz sızıntısından vefat eden baba ile kız olayında intihar iddiası Ankara’da doğal gaz sızıntısına maruz kalan baba ile kız çocuğu hayatını kaybetti. İddialar arasında ise, kızının durumundan dolayı bunalıma giren babanın kasıtlı olarak evdeki ocağı açarak olayı gerçekleştirdiği yer aldı. Olay, dün akşam saatlerinde Yenimahalle ilçesi Turgut Özal Mahallesi’nde yer alan bir sitede meydana geldi. Alınan bilgilere göre, Beyhan Ertürk, site yönetimine kapısı kilitli evine giremediğini ve eşi Aydın Ertürk’e ulaşamadığını bildirdi. Yoğun gaz kokusunun duyulduğu evin kapısı, site yönetimi tarafından çağırılan çilingir tarafından açtırıldı. İçeriye girenler ev sahibi Aydın Ertürk ve 18 yaşındaki kızı Deren Ertürk’ün cansız bedenleriyle karşılaştı. İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis, itfaiye, doğal gaz arıza ve diğer ilgili ekipler sevk edildi. Doğal gaz sızıntısı nedeniyle vefat ettiği değerlendirilen baba ile kızın cenazesi çalışmaların ardından otopsi için adli tıp kurumuna götürüldü. Apartmanda yapılan incelemelerde ise herhangi bir gaz sızıntısı olmadığı öğrenildi. Otopsi işlemlerinin ardından cenazeleri yakınları tarafından teslim alınan baba ile kızın cenazesi bugün ikindi namazını müteakip Ankara’da toprağa verilecek. Babanın girdiği bunalım nedeniyle bilerek ocağı açtığı iddiası Eşi ile aynı okulda öğretmenlik yapan Aydın Ertürk’ün kızının durumu nedeniyle son zamanlarda bunalıma girdiği ve evdeki ocağı kasıtlı şekilde açarak olayı gerçekleştirdiği iddia edildi. Vefat eden Ertürk ile kızının kesin ölüm nedeninin yapılacak çalışmaların ardından netlik kazanacağı belirtildi. "İçeri girdiğimizde cesetlerle karşılaştık" Olayla ilgili konuşan site yöneticisi Tucer Balcanlı, "Dün akşam saatlerinde komşumuzun eşi beni aradı. Evlerinin kapısının kilitli olduğunu söyledi. Biz de çilingir çağırarak kapıyı açtırdık. İçeri girdiğimizde mutfakta Aydın bey ve kızının cesetleriyle karşılaştık. Ardından resmi ekiplere ihbarda bulunduk. Ekipler çalışmalarını tamamladıktan sonra cenazeler adli tıp kurumuna götürüldü. Apartmanda herhangi bir gaz kaçağı mevcut değil. İncelemeler yapıldı. Araştırmalar devam ediyor. Vefat eden komşumuz ile eşi öğretmendi. Aynı okulda görev yapıyorlardı. Görüştüğümüz kişiler bizlere herhangi bir psikolojik rahatsızlığının olmadığını söyledi. Bizlerle olan iletişimi de iyiydi. Ben intihar olduğunu düşünmüyorum ama incelemeler sonucunda durum netleşecektir" dedi.  
TVHB Başkanı Eroğlu: "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi"
24 Mart 2026 Salı - 14:05 TVHB Başkanı Eroğlu: "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi. Hayvandan hayvana ya da hayvandan insana şeklinde görülüyor" dedi. TVHB Başkanı Ali Eroğlu, ‘24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’ sebebiyle İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulundu. Tüberküloz hastalığının hem hayvanlar hem de insanlar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Eroğlu, hastalıkla mücadelede denetim ve kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle sığır tüberkülozunun hem hayvancılık sektöründe ekonomik kayıplara yol açtığını, hem de insanlara bulaşma riski taşıdığını vurgulayan Eroğlu, düzenli tarama ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’de tüberküloz hastalığı alanında yapılan çalışmalara da değinen Eroğlu, bazı bölgelerde ilerleme kaydedildiğini ancak genel anlamda istenilen seviyeye henüz ulaşılamadığını ifade ederek, kaçak hayvan hareketlerinin ve yetersiz denetimlerin hastalığın yayılımını artırdığını sözlerine ekledi. "Tüberküloz, dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarının bir tanesi" Tüberküloz’un ilk olarak 24 Mart 1882 yılında ortaya çıktığını ve o dönemlerde ciddi sıkıntılar doğurduğunu belirten Eroğlu, "Tüberküloz dünyanın en eski bulaşıcı kronik hastalıklarından bir tanesi. Hayvandan hayvana ya da hayvandan insana şeklinde görülüyor ama daha çok sığırların hastalığı. 1882 yılında Robert Koch tarafından tanımlanıyor. 1996’dan itibaren de kurum ve kuruluşlar tarafından ve veteriner hekimler tarafından Dünya Tüberküloz Günü olarak anılıyor. Bugün dolayısıyla hem hastalıkla ilgili bir farkındalık ortaya konması, hem de hastalığa karşı yapılacak çalışmalar, mücadeleler, alınacak önlemler ve kontrol stratejileriyle ilgili konuları gündeme getirme açısından önemli bir gün. Biz de TVHB olarak ülkemizde hala bir sağlık problemi olarak devam eden, hem hayvanlarda hem de insanlarda görülen bu hastalığa karşı alınması gereken önlemleri, yapılacak mücadeleleri, veteriner hekimlerin istihdamından, sahadaki çalışmalarına kadar, hastalığın ülkemizde daha az minimalize edilmesi, görülmesinin azaltılması noktasında halkın bilinçlendirilmesini istiyoruz" diye konuştu. "Hastalık öncelikle akciğere nüfus ediyor" Tüberkülozun öncelikle akciğere yerleştiğini, sonrasında ise tüm vücuda kapasiteli bir şekilde yayıldığını ifade eden Eroğlu, "Hastalık öncelikle akciğere nüfus ediyor. Çeşitli organlarda karaciğer, böbrek, beyin, hatta kemik dokusuna kadar yayılabiliyor. Özellikle hayvanlarda bazen sinsi seyrediyor. Hastalık daha çok tüberkülozlu hayvanların ürünlerini kullanmak suretiyle geçiyor. Yani sütü ve eti yoluyla. Bütün bunları, hem kamuoyunun bilgisine sunmak, hem de veteriner hekimler olarak hangi mücadelelere, nasıl devam edeceğimizle ilgili stratejiler oluşturmak açısından önemli görüyoruz. Hastalıkların yüzde 60’ından fazlası hayvanlardan insanlara ulaşıyor. Tüberküloz da bu hastalıkların önemli olanlarından bir tanesi. İnsanlarda görülen, daha doğrusu insandan insana ulaşan ve etken ile hayvanlarda görülen etken farklı. Veteriner hekim istihdamı, kamuda istihdam edilen veteriner hekim sayısının, Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre yeniden bir tespit edilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu. "Halkın bilgi seviyesinin yükseltilmesi lazım" Eroğlu, hastalığa karşı alınabilecek önlemlerle ilgili şunları kaydetti: "Tüberkülozun yaklaşık yüzde 5 ile 10 civarında hayvandan insana ulaşıyor. Bu da önemli bir miktar. Bunun için halkın bilgi seviyesinin yükseltilmesi lazım. Bazen hasta olmayan hayvanların da muayene edilmesi lazım. Çünkü değişik tablolar gözüküyor. Tüberkülozlu hayvanların eti yenir mi, yenmez mi? Burada veteriner hekimlerin önemli bir rolü var. Mutlaka çiğ süt kullanmamak lazım. Pastörize süt kullanmak ya da çiğ sütü iyice kaynatmak gerekiyor. Etleri iyi pişirmek gerekiyor. Dünya Tüberküloz Günü vesilesiyle bir kez daha veteriner hekimlerin hizmetlerinin tekrar gözden geçirilmesini temenni ediyorum."
Yabancı plakalı taşıt işlemlerine dijital düzenleme
24 Mart 2026 Salı - 13:49 Yabancı plakalı taşıt işlemlerine dijital düzenleme Ticaret Bakanlığı, yabancı plakalı taşıtların yurtta kalma sürelerine ilişkin yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi ve işlemlerin daha hızlı yürütülmesi amacıyla yeni bir web servis hizmetini devreye aldı. Ticaret Bakanlığı, yabancı plakalı taşıtların yurtta kalma süresinin takibini kolaylaştırmak ve vatandaşların süre aşımından kaynaklı mağduriyetlerini önlemek amacıyla "Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri" hizmetini dijital ortamda erişime açtı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, yaz döneminde sınır kapılarında yaşanan yoğunluk nedeniyle bazı vatandaşların, taşıtlarının yurtta kalma süresini öğrenemeden ülkeye giriş yapabildiği belirtildi. Özellikle yabancı pasaportla yapılan girişlerde en fazla 90 gün süre tanınması sebebiyle süre aşımına bağlı mağduriyetlerin oluşabildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Söz konusu mağduriyetlerin önlenmesi, işlemlerin daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi amacıyla Bakanlığın internet sitesinde yer alan ’e-İşlemler’ sayfası üzerinden erişilebilen ’Yabancı Plakalı Taşıt İşlemleri’ başlıklı yeni bir internet servis hizmeti oluşturulmuştur" denildi. Yeni hizmetin özelliklerine ilişkin bilgi verilene açıklamada, "Kullanıcılar, taşıtlarının yurtta kalma süre sonu ve diğer bilgilerine erişebilecek. Taahhütname işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirebilecek. İletişim bilgilerini sisteme girerek e-posta adreslerini doğrulayabilecek. Süre aşımı nedeniyle mağduriyet yaşanmaması amacıyla süre bitimine ilişkin hatırlatma e-postaları alabilecek" ifadelerine yer verildi. Söz konusu hizmet üzerinden yabancı taşıtlara ilişkin güncel duyurulara, ‘Taşıt Ön Beyan Uygulaması’na, ‘Sıkça Sorulan Sorular’ sayfasına, ‘Taşıt Rehberi’ne ve trafik cezaları ile yol, köprü ve tünel geçiş ücretleri ödeme sayfasına hızlı ve kolay şekilde erişim sağlanabileceği belirtilerek, "Hizmet, İngilizce dil seçeneğiyle de sunulacak ve yabancı uyruklu kişiler tarafından da kullanılabilecektir. Bakanlığımız, dijital hizmet altyapısını güçlendirerek vatandaşlarımızın ve ülkemize giriş yapan yabancı taşıt kullanıcılarının işlemlerini kolaylaştırmaya, sınır kapılarındaki yoğunluğu azaltmaya ve süre aşımına bağlı mağduriyetleri önlemeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir" açıklamasında bulunuldu.
Büro Memur-Sen, gümrük muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi için imza kampanyası başlattı
24 Mart 2026 Salı - 13:32 Büro Memur-Sen, gümrük muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi için imza kampanyası başlattı Büro Memurları Sendikası, (Büro Memur-Sen) gümrük teşkilatında muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve istihdam politikasındaki yanlışlıkların düzeltilmesi için imza kampanyası başlattı. Büro Memur-Sen tarafından, imza kampanyasının detayına yönelik olarak yapılan açıklamada, adli ve idari kolluk gücünün güçlendirilmesi ve meri gümrük mevzuatındaki muhafaza hizmetlerinin verimliliğinin arttırılması hedefi ile 2012 yılında Gümrük Muhafaza Müdürlüklerinin kapatılıp, resmi Muhafaza Memurlarının kolluk olmayan Gümrük Müdürlüklerine, sivil Muhafaza Memurlarının da Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerinin emrine verildiği hatırlatıldı. Yapılan bu değişikliğin istenilen hedefi gerçekleştirmediğine dikkat çekilen Büro Memur-Sen açıklamasında, "Gümrüklü sahalarda çift başlılık ortaya çıkmış, önleyici kolluk görevi ve kamu düzeninin sağlanması konularında hızlı ve etkin mücadele zayıflamış, olaylara müdahalede ve karar alma süreçlerinde gecikmelerle birlikte personelin sevk ve idaresinde de aksamalar yaşanmıştır" denildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’nün yıllardır bu gerçeği görmezden geldiğinin de ifade edildiği açıklamada, muhafaza personeli arasında resmi ve sivil ayrımı yapılmasının, ‘Muhafaza personelinin kariyeri de resmi veya sivil çalışmasına göre oluyor’ endişesini ortaya çıkardığı kaydedildi. Ticaret Bakanlığı’nda yaşanan istifalarda en çok istifanın Gümrük Müdürlükleri’nde yaşandığının ifade edildiği açıklamada, görevde yükselmede ayrımın tamamen kaldırılarak, tüm personelin tek çatı altında, eşit ve adil kriterlerle değerlendirilmesi, teşkilat bütünlüğü ve kurumsal aidiyeti güçlendirecek yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi istendi. Büro Memur-Sen’den yapılan açıklamada, imza kampanyasının Genel Merkez Yönetim Kurulu Kararı ile başlatıldığı ifade edilerek, toplanan imzaların Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a verileceği belirtildi.