POLİTİKA - 15 Ekim 2025 Çarşamba 21:03

Milli Parklar’a ilişkin kanun teklifi Komisyon’da

A
A
A

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı.

Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Vahit Kirişçi başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı.

Komisyon toplantısının açılışında konuşan Kirişçi, "Teklif, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne 175 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’yle Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı kamu tüzel kişiliğine haiz ve özel bütçe bütçeli kuruluş olarak yeniden yapılandırılmasından kaynaklı çeşitli kanunlarda yapılan değişikliklerle birlikte uyum sağlanması, milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı, sulak alan ve yaban hayatı geliştirme sahalarının kaynak değerleri korunarak tabiata olan ilginin artırılması ve doğa turizminin geliştirilmesi, sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimlerinin sağlanması için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamlarıyla birlikte korunmaları, geliştirilmeleri, kaçak avcılığın önlenmesi ve av kaynaklarının milli ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesi, korunan alanların ilan edilmesi, tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin etkin bir şekilde korunması ve sürdürülebilir güzel bir biçimde yönetilmesi" diye konuştu.

Teklife ilişkin konuşan, AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Genç Toy, "Ülkemizin doğal mirasını koruma yolunda önemli bir adımı atmış olacağız. Tabii benim için milli farklar konusu çok önemli ve benim için çok yeni değil. Bu konu kanun teklifinden bağımsız olarak uzun süredir içinde bulunduğum ve devam eden bir süre ihtiva ediyor. Çünkü alan koruma çalışmaları kapsamında geçtiğimiz Temmuz ayında kendi seçim bölgem olan Sivas’ın doğal akvaryumu, berrak suyu ve turkuaz mavisi görünümüyle Gökpınar Gölü ve sedef hastalığının yeryüzündeki tek doğal tedavimi merkezi olan şifalı balıklarıyla Kangal Balıklıgöl Milli Parklar Kanunu gereğince Tabiat Parkı ilan edilmiş oldu. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz ile yakın temas içinde akademisyenlerimizle, yerel unsurlarla birlikte başından beri çalıştığımız, takipçisi olduğumuz gelişmeler ile bu güzide mekanlarımızın daha iyi korunarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamış olduk. Ayrıca turizm potansiyelini geliştirerek yeni destinasyonlar oluşturulmasına vesile olduk" dedi.

Teklifte, "av ve doğa koruma memuru" ise "Bu Kanun ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü görev ve yetkilerinin düzenlendiği diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde, mevzuata aykırılık oluşturan fiillerin takibi, biyolojik çeşitliliğin korunması, av ve yaban hayvanlarının bakımı, gözlenmesi ve sayımına yönelik gerekli işleri yapmak ve denetim faaliyetleri ile diğer faaliyetleri yürütmek üzere Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda eğitilen ve görevlendirilen Genel Müdürlük personeli" olarak tanımlanıyor.

Teklifle, milli park dışındaki korunan alanlar için de milli parklar için geçerli olan plan hazırlama sürecinin uygulanması öngörülüyor.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri dışında kalan milli parklar ve tabiat parklarında kamu yararı olmak şartıyla ve plan dahilinde, turistik amaçlı bina ve tesisler yapmak üzere gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri lehine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilebilecek. Bu izin üzerine gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri lehine tesis edilecek intifa hakkı süresi 49 yılı geçemeyecek, bu süre sonunda bütün tesisler eksiksiz olarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçecek. Ancak işletmesinin başarılı olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığınca belgelenen hak sahiplerinin intifa hakkı, Tarım ve Orman Bakanlığınca tesisin rayiç değeri üzerinden belirlenecek bedelle 99 seneye kadar uzatılabilecek. Bu durumda Genel Müdürlüğe devir işlemi bu uzatma sonunda yapılacak.

Teklifle, Milli Parklar Kanunu kapsamındaki korunan alanlardaki koruma hizmeti ile suçların takibinin orman muhafaza memurları yanında bu alanın yönetiminden sorumlu olmak üzere Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce görevlendirilmiş olan av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri tarafından da sağlanabilmesi amaçlanıyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü yerlerde görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilecek. Döner sermaye işletmesine kuruluşunda tahsis edilen sermaye miktarını 5 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak. İşletmelerin faaliyet alanları, gelirleri, giderleri ve denetimi ile diğer hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.

Hidayet Türkyılmaz



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
Zonguldak Maden ocağında hayat kurtaran tatbikat Zonguldak’ta maden ocağında düzenlenen tatbikat gerçeğini aratmadı. İşçiler arasında farkındalık oluşturmak amacıyla yapılan tatbikatta, maden işçileri yaşanabilecek bir deprem anında maden ocağından en hızlı şekilde tahliye olmayı başardı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde her yıl kutlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Yerin 320 metre altında düzenlenen deprem tatbikatında maden işçileri de yer aldı. Sabah 05.00 sıralarında başlayan tatbikatta, çalışma alanlarında kömür kazan madencileri için sirenler çalmaya başladı. Depremle birlikte yangının da başlamasıyla birlikte sirenler çalmaya başladı. İkazları duyan işçiler işçiler, mühendis ve amirleriyle tahliyeleri gerçekleştirdi. Madenciler, oksijenli ferdi kurtarıcı (OFK) olarak adlandırılan gaz maskelerini de takarak yerin metrelerce altından yukarıya çıktı. İhbar üzerine maden ocağına tahlisiye ve sağlık ekipleri de sevk edildi. Tatbikat son madencinin de tahliye edilip senaryo gereği tedavi altına alınmasının ardından başarıyla sonuçlandı. Müessese Müdürü Ümit Değirmenci, "Her 6 ayda gerçekleştirdiğimiz tatbikatlardan birisini başarıyla tamamladık. Bu tatbikatımızı gece vardiyasında gerçekleştirdik. İSG Haftasında hem sizleri iş güvenliği alanında daha duyarlı olmaya yönlendirmek, hem de her türlü olumsuzluğa karşı bizler ve sizlerin hazır olmasını sağlamak birinci önceliğimizdir" dedi. "’Bir şey olmaz’ mantığı ölüme götürür’" Madenciliğin hata kabul etmediğine dikkat çeken Değirmenci, "Yaptığımız iş madencilik. Her an her dakika hazır olmalıyız. Riski yüksek bir meslek hayatımız var. Bu tatbikatımızı deprem üzerine kurduk. Senaryo gereği yapmamız gereken ne varsa eksiksiz olarak yapıldı ve bir sorun yaşamadık. Nelere dikkat etmeniz gerektiğini belirli aralıklarla sizlere hatırlatıyoruz. İş güvenliği birinci önceliğimiz ve sizlere her zaman bunu söylüyoruz. ‘Bir şey olmaz’ mantığı bu sektörde bizleri ölüme götürür. ’Her an her şey olabilir’ diye düşünüp yanımızdaki arkadaşın koruyup kollamak zorundayız. Çalıştığınız yerleri iş güvenliğine uygun bırakın. Sizden sonra orada bir arkadaşınızın, köylünüzün, komşunuzun çalışacağını unutmayın. İşinizi yarım bırakmamaya çalışın. Kullandığınız malzemenin, yaptığınız işin tam olduğuna kanaat getirin ki sizden sonra gelen ve orada çalışan arkadaşınızın hayatına sebep olmayın" ifadelerini kullandı. Madencilere teşekkür eden İşletme Müdürü Melih Özer de, "Bu süreçlerde bizler sizin OFK maske kullanımı alışkanlığınızı artırmak ve maskelerimizin önemine dikkat çekmek istedik. Başarılı bir tatbikat gerçekleştirdik. Tatbikata gösterdiğiniz ehemmiyet için sizlere teşekkür ediyorum" dedi.