POLİTİKA - 01 Mart 2026 Pazar 20:31

Bakan Çiftçi: "Bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi daha güçlü şekilde gerçekleştireceğiz"

A
A
A
Bakan Çiftçi: "Bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi daha güçlü şekilde gerçekleştireceğiz"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz ve bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi de daha güçlü ve daha kuşatıcı bir şekilde gerçekleştireceğiz" dedi.


İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği iftar programında yaptığı konuşmada, "Rabbim bu mübarek ayı aziz milletimiz, bütün İslam alemi ve tüm mazlum coğrafyalar için hayırlara vesile kılsın. Başta Gazze olmak üzere yeryüzünün dört bir yanında zulüm altında olan kardeşlerimize nusretini ihsan eylesin. Cenab-ı Hakk zalimlere fırsat vermesin; mazlumların feryadını rahmete, sabrını zafere, duasını felaha tebdil eylesin. Türk Polis Teşkilatı, bu milletin huzur duasının sahadaki karşılığıdır. Polisimiz sokağın emniyetidir, şehrin huzurudur, devletin milletle kurduğu güven bağının en güçlü teminatlarından biridir. Milletimizin evinde huzurun, sokaklarında güvenin, şehirlerinde sükûnetin ve yarınlarında ümidin temininde polisimizin alın teri, dikkati ve fedakarlığı vardır" ifadelerini kullandı.



"Polis Teşkilatımız 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısıdır"


Polisliğin Selçuklu’dan itibaren süregelen bir idari geleneğin günümüzdeki temsilcisi olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Emniyet Teşkilatımızın kökleri, yalnızca bir kurumsal başlangıcın tarihiyle sınırlı değildir. Bu teşkilatın ruhu, bizim devlet tasavvurumuzun ve medeniyet birikimimizin derinliklerinden beslenmektedir. Bizim medeniyetimizde tarih boyunca devlet; adaletle ayakta durmuş, nizamla güç bulmuş, insanı koruyarak meşruiyet kazanmıştır. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan idare geleneğimizde düzenin korunması, kamu huzurunun sağlanması, mazlumun muhafazası ve hakkın üstün tutulması daima asli bir vazife olarak görülmüştür. İşte polislik mesleği, bu büyük medeniyet yürüyüşünün çağımızdaki en mühim temsil alanlarından biridir. 10 Nisan 1845’te kurumsal hüviyet kazanan Polis Teşkilatımız, 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısıdır. Bu tarih, yalnızca bir teşkilatın kuruluş günü olarak okunamaz; aynı zamanda devletin toplumsal huzuru daha güçlü bir idari yapı ile koruma iradesinin ilanıdır. O günden bugüne uzanan bu şanlı yürüyüş, değişen zamanlara rağmen aynı özü her zaman muhafaza etmiştir: İnsan onurunu korumak, kamu düzenini sağlamak, hukuku korumak, milletin emniyetini teminat altına almak. İşte bu sebeple Emniyet Teşkilatımız, devlet aklının, adalet anlayışının ve medeniyet şuurunun yaşayan bir eseridir" diye konuştu.



"Polisimizin omuzlarındaki sorumluluk son derece büyüktür"


Polislerin omuzlarındaki sorumluluğun son derece büyük olduğunu ifade eden Bakan Çiftçi, "Polisimiz, bu ülkenin kanun ordusudur. Gücünü ve meşruiyetini kanundan alır. Görevini hukuk içinde yerine getirir, adaletin tesisi için gece gündüz çalışır, kamu düzenini korurken devletin şefkat elini de hissettirir. Bu üniforma devletin disiplinini, ciddiyetini, merhametini ve sorumluluğunu temsil eder. Huzurun olmadığı yerde üretim zayıflar, güvenin sarsıldığı yerde sosyal hayat yara alır, emniyetin zedelendiği yerde toplumsal denge sarsılır. İşte bu sebeple polisimizin omuzlarındaki sorumluluk son derece büyüktür. Her nöbet, milletimizin huzuruna adanmış bir nöbettir. Her müdahale, kamu düzenini ayakta tutan bir iradedir. Her görev, bu ülkenin yarınlarına sahip çıkma kararlılığıdır" dedi.



"Milletimizin huzurunu hedef alan her karanlık yapı, polisimizin kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalmaktadır"


Emniyet Teşkilatı’nın sadece bugünün güvenliğini korumadığını, aynı zamanda yarınları da emniyet altına aldığını belirten Çiftçi, "Bugün terörle mücadeleden uyuşturucuyla mücadeleye, organize suç örgütlerinden siber suçlara kadar her alanda amansız bir mücadele yürütülmektedir. Milletimizin huzurunu hedef alan her karanlık yapı, polisimizin kararlı mücadelesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Uyuşturucu tacirlerine göz açtırmayan, suç şebekelerini birer birer çökerten, dijital dünyadaki tehditlere karşı yüksek bir dikkatle görev yapan Emniyet Teşkilatımız; sadece bugünün güvenliğini korumuyor, aynı zamanda yarınlarımızı da emniyet altına alıyor. Bu büyük görevin ardında nice fedakarlıklar, nice sessiz kahramanlıklar vardır. Aziz milletimizin huzur ve güvenliği için canını feda eden nice yiğidimiz, şehadet mertebesine yürümüştür. Bu üniforma, şereftir, sadakattir. Bu üniforma, milletin selametini kendi rahatının önüne koyan yüksek bir adanmışlıktır. Sizler, devletimizin itibarını, milletimizin duasını ve ay yıldızlı bayrağımızın sorumluluğunu taşıyorsunuz. Sizlerin cesaretiyle, azmiyle, sadakatiyle, kahramanlığıyla çok daha güçlü neticelere ulaşacağız. Aziz milletimizin huzuru için yürüdüğümüz bu yolda kararlılığımız tamdır, irademiz berraktır, hedefimiz açıktır" diye konuştu.


Yerli ve milli teknolojinin istiklal meselesi olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğinde Türkiye, her alanda tarihi mesafeler katetmiştir. Bugün dünya genelinde yaşanan hadiseler, bölgemizde yükselen tehditler bize bir hakikati yeniden göstermektedir: Diplomaside güçlü olmak, savunma sanayiinde caydırıcı bir seviyeye ulaşmak, yerli ve milli teknolojide atılım yapmak, sağlıkta, ulaştırmada, güvenlik altyapısında sağlam bir zemin kurmak doğrudan doğruya beka, istiklal ve istikbal meselesidir" ifadelerini kullandı.



"Türkiye bugün çok kudretli bir noktadadır"


Polislerin her alanda desteklemeye aynı kararlılıkta devam edeceğini belirten Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:


"Türkiye, hamdolsun bugün çok daha hazırlıklı, çok daha dirayetli, çok daha kudretli bir noktadadır. İnşallah bu yürüyüş Türkiye Yüzyılı vizyonu ile daha hızlı büyüyecek, büyük ve güçlü Türkiye hedefiyle daha da yükselecektir. Emniyet Teşkilatımız, Jandarmamız, Sahil Güvenliğimiz ve bütün güvenlik birimlerimizle ‘Birlikte huzur, birlikte güven’ hedefimizi de daha güçlü ve daha kuşatıcı bir şekilde gerçekleştireceğiz. Emniyet Teşkilatımızın yanında olmaya, altyapımızı güçlendirmeye, teknolojik kapasitemizi artırmaya, ekipman imkanlarımızı genişletmeye ve kahraman polislerimizi her alanda desteklemeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. 180 yıldır huzur ve güvenliğimiz için gece gündüz demeden canla başla çalışan Emniyet Teşkilatımızın her bir mensubuna üstün başarılar diliyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.