EKONOMİ - 02 Mart 2026 Pazartesi 14:00

ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir"

A
A
A
ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir"

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" dedi.


ASO Başkanı Seyit Ardıç, yazılı bir açıklama yaparak 2025 yılı büyüme rakamlarını değerlendirdi. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyüdüğünü aktaran Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9’la son 4 yılın en güçlü performansını sergilemesi kıymetli, ancak manşet büyümenin gerisinde kalması büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir işarettir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyümüştür. 4. çeyrekte kaydedilen yüzde 3,4’lük büyüme ise ekonomimizin küresel belirsizliklere rağmen dirençli kaldığını göstermesi açısından olumlu bir gelişmedir. Ancak burada asıl üzerinde durmamız gereken husus, büyümenin niteliğidir" açıklamalarında bulundu.



"Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir"


Arz tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu belirten Ardıç, "2025 yılının genelinde büyüme verileri sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etmektedir. Talep tarafındaki canlılık sürerken, arz tarafındaki zayıflama sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır. Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir. Ancak manşet büyümenin gerisinde kalması, ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir işarettir" diye konuştu.



"2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır"


Yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Ardıç, şu ifadelere yer verdi:


"Verilerin en dikkat çekici başlıklarından biri yatırımlardaki artıştır. 2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır. Ancak bu artışın üretim kapasitesini genişlettiğini, verimliliği ve rekabet gücünü desteklediğini söylemek için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Yatırımlardaki hızlanma, sanayi kaynaklı kapasite genişlemesinden daha çok inşaat sektöründeki yüzde 10,8’lik büyümeden kaynaklanmaktadır. Bu durum, yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini göstermektedir. Unutmamalıyız ki sürdürülebilir büyümenin ve kalıcı refah artışının temel dayanağı; üretim, istihdam, ihracat ve verimliliği önceleyen sanayi yatırımlarıdır. Son üç çeyrektir ihracatın büyümeye katkısının negatif olması, büyümenin daha çok iç talep ve inşaat sektöründen kaynaklandığının açık bir göstergesidir."



"Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır"


Ardıç, tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurgulayarak, "Öte yandan, tarım sektöründeki gerilemenin dört çeyrektir sürmesi, yalnızca büyüme kompozisyonu açısından değil, arz yönlü kırılganlık ve gıda enflasyonu açısından da ciddi bir risk alanı oluşturmaktadır. Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır. Üretimde yaşanan zayıflama, gıda tarafında maliyet ve arzı baskılayarak enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Özetle; yatırımları sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak biçimde yönlendirmek ve tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulamak zorundayız. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde önceliğimiz; yatırım artışını sanayide kapasite, teknoloji ve verimlilik artışıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirmek, makine-teçhizat yatırımlarındaki ivmeyi yüksek katma değerli üretim ve ihracat artışıyla buluşturmaktır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yunusemre’de dışarıdan gelen stantlara kapılar kapandı Yunusemre Belediyesi, ilçe sınırları içinde yöresel ürün pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Kararın yalnızca Mesir Festivali döneminde, oda başkanlarının onayıyla esnetileceği bildirildi. Yunusemre Belediyesi, ilçe esnafını korumaya yönelik dikkat çeken bir karara imza attı. Semih Balaban, bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde "yöresel ürünler pazarı, fuar, panayır" adı altında hiçbir şirket, kurum ya da kişiye stant açma ve ticari faaliyet izni verilmeyeceğini açıkladı. Belediye Başkan Yardımcıları Ali Kuyumcu ve Haydar İzci’nin de katıldığı toplantıda, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter ile ilgili oda başkanları hazır bulundu. Toplantı sonrası Başkan Balaban ile MESOB Başkanı Geriter ortak açıklama yaptı. "Esnafımızın yanındayız" Göreve geldikleri günden bu yana esnafın yanında olduklarını vurgulayan Başkan Balaban, alınan kararın ortak akılla şekillendiğini belirtti. Balaban, "Manisa’da yaşayan, Manisa’da kazanan ve katma değer üreten esnafımızın yanında olmak bizim görevimiz. Yaptığımız istişareler sonucunda önemli bir karar aldık. Bu kararı belediye meclisimizden de geçireceğiz. Bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde hiçbir yerde yöresel ürünler pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Başkan Balaban, yalnızca Manisa Mesir Macunu Festivali döneminde istisna uygulanacağını belirterek, bu süreçte de hangi esnafın stant açacağına oda başkanlarının karar vereceğini ifade etti. Kararın belediye tarafından tek taraflı alınmadığını dile getiren Balaban, "Esnafımızın rehberliğinde, ortak akılla bu adımı attık. Belediyemizi halkımızla ve odalarımızla birlikte yönettiğimizin somut göstergesidir" diye konuştu. MESOB Başkanı Hasan Geriter ise Ramazan ayının bereketine dikkat çekerek, alınan kararın yıllardır çözüm bekleyen bir soruna nokta koyduğunu söyledi. Alınan kararın Manisa esnafına hayırlı olmasını dileyen taraflar, bundan sonraki süreçte de esnafla dayanışma içinde hareket edeceklerini vurguladı.
Eskişehir Afetlere hazırlık süreklilik gerektiren bir devlet politikası Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğunu belirterek "Ülkemizin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi ve her an hazırlıklı olması hayati bir zorunluluktur" diye belirtti. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında bir değerlendirme yaptı. Bildirici, "İl Sağlık Müdürlüğü olarak, hem insan kaynağımızla hem de teknolojik altyapımızla muhtemel afet senaryolarına karşı hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz. Bildiğiniz üzere, restorasyonunu tamamlayarak Müdürlüğümüz envanterine kattığımız Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırımız ve tam donanımlı UMKE araçlarımız sahamızda aktif olarak görev yapmaktadır. Afet anında en büyük ihtiyacımız olan kesintisiz iletişimi, 112 acil istasyonlarımız ve hastanelerimizle olan koordinasyonu doğrudan olay yerinden sağlayacak güce ve teknolojiye sahibiz. Temennimiz, bu devasa araçlara ve ekiplerimize hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasıdır. Ancak muhtemel bir kriz anında; devletimizin tüm imkanlarıyla, araçlarımızla ve sağlık çalışanlarımızın üstün gayretiyle vatandaşımızın hemen yanı başında olacağımızı herkesin bilmesini isterim. Bu vesileyle geçmiş depremlerde yitirdiğimiz tüm canlarımızı rahmetle anıyor, ülkemize afetsiz yarınlar diliyorum" dedi. Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, sağlık ekiplerinin afet farkındalığını artırmaya yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarına aralıksız devam edileceği açıklandı.