Yerel Haberler
Adana
Gazeteci Söylemez: "Belediye 4 ayda araç bakımına 1 milyar lira harcamış" 12 Mayıs 2026 Salı - 10:05:14 Gazeteci Rıfat Söylemez, Türkiye’nin en kirli belediyesinin Adana Büyükşehir Belediyesi olduğunu öne sürerek, "Son 4 ayda otobüs ve muhtelif araçların bakımına, tamirine ve yedek parça alımına 1 milyar lira harcamış. İhaleler hep aynı kişilere verilerek zengin ediliyor. Zeydan Karalar’ın oğlu, belediyenin eş genel başkanı gibi" dedi. Gazeteci Rıfat Söylemez yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en şanslı belediye başkanının Zeydan Karalar olduğunu belirterek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek olmasaydı asla cezaevi filan görmezdi. Ne Ekrem İmamoğlu, ne Muhittin Böcek, ne de Mustafa Bozbey ve diğer ilçe belediye başkanları; yolsuzlukta, talanda ve vurgunda Zeydan Karalar’ın eline su dökemez. Son 4 ayda Adana Büyükşehir Belediyesi, otobüs ve muhtelif araçların bakımına, tamirine ve yedek parça alımına 1 milyar lira harcamış. 4 ayda 1 milyar liradan söz ediyoruz. Eski parayla 1 katrilyon liradan. Şimdi bakıyorsunuz, firmalar aynı. Parti yöneticilerinin kurduğu firmalar var. Her ay 1 milyon lira doğrudan temin yöntemiyle fatura kesiyor. Bazıları 1 milyonla yetinmiyor, aynı ay iki üç tane fatura kesiyor. Ya kardeşim, bu soygun. 1 milyar liralık yedek parça ve tamir faturası kestiriliyorsa ve devletimizin de yetkili isimleri bu konunun incelenmesi gereken isimleri bunları izliyorsa, elbette kafamızda kuşkular olur" diye konuştu. "Karalar’ın elinden tutup uçurduğu bir firma var" Söylemez, açıklamalarına şöyle devam etti: "Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde elinden tutulup önce yürütülen, Büyükşehir’e geldikten sonra da uçurulan bir firma var. Sahibi L.K. Şimdi üç firması var. Ya bir adam kepenk satar, tabut satar, defin sırasında kullanılan lahit tahtalarını satabilir. Ama hem kefen hem tabut hem lahit tahtası hem soğan hem plastik masa, sandalye, koltuk takımı, mobilya tefrişatı olur mu? Adana Büyükşehir Belediyesi’nde son bir yıldır bütün organizasyon işleri L.K.’nin şirketlerine veriliyor. 3 buçuk saatlik 5 Ocak Kurtuluş Yarı Maratonu’nun maliyeti Büyükşehir Belediyesi’ne 13.5 milyon lira. Adana’da yeni bir ihale; son bir ihale: Büyükşehir Belediyesi kültürel etkinlikler ve önemli hafta ve günlerde organizasyon, 37 milyon lira aynı şahıs alıyor işleri. Altın Koza’nın 32’ncisi yapıldı. Belediyeden çıkan para, KDV’siyle yüz milyon lira kardeşim. Ödül paraları hariç. Yine aynı kişi alıyor. L.K.’nin bugüne kadar aldığı iş 700 milyon lirayı buldu. Kim bu adam? Bu adam, Zeydan Karalar’a ’amca, baba’ diyen ama daha önemlisi oğlu M.K.’nin kankası olan bir adamdan söz ediyoruz. M.K. de Adana Büyükşehir Belediyesi’nin adeta eş genel başkanı. L.K.’nin devlet tarafından incelenmesi lazım. Adana Büyükşehir Belediyesi hiç kusura bakmasınlar. Özgür Özel filan konuşuyor; Adana’ya bir heyet gönderse, incelese, o Adana halkından özür diler ’bu kadar yolsuzluğu nasıl becermişler’ diye. T.E. var, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili. Yol Bakım Daire Başkanı İ.K. bunlarla birlikte el ele vermiş, Zeydan beyin de olurunu almış. Bugüne kadar aldığı işlerin toplamı 1 milyar liraya doğru gidiyor. Adam hem kilit parke taşı fabrikası kurmuş, hem beton boru üretim fabrikası tesisi kurmuş. Belediye bunları ihaleye çıkarıyor ama belli ki önceden ihaleyi alacak. Hep İ.T. alıyor ve bunları da ben ihale öncesi söylüyorum. Gerçekten de bizi yanıltmıyorlar, mahcup etmiyorlar." "Emniyet fezlekede Mürüvvet Sızlı’nın isminin karşısına Karalar’ın oğlunun ismini yazdı ama kimse bu nedir diye sormadı" Söylemez, belediyeye yapılan operasyona da değinerek, "Bir şafak vakti Adana KOM Şube, Adana Büyükşehir Belediyesi ile iş yapan reklamcıları, belediyeden de bazı küçük çapta çalışan insanlarla birlikte Zeydan Karalar’ın başdanışmanı M.S. gözaltına aldı. 21 Aralık 2023’te adliyeye sevk edildiler. Adliyeye sevk edilirken Adana Emniyet Müdürlüğü KOM Şube, 878 sayfalık teknik ve fiziki takiplerle, masaj tutanaklarının olduğu, ifadelerin olduğu bir fezleke veriyor. Bunun onlarca sayfasında M.S. isminin geçtiği her satırda, parantez içinde ’Adana Büyükşehir Belediyesi’nde M.K.’nin adamı, reklam sorumlusu’ diyor. Niye yazıyor? Demek ki polisin elinde belli doneler var. ’M.K.’nin adamı’ diye polis fezlekesinde her satırında yazmasına rağmen M.S.’ye sormadılar, ’sen M.K.’nin adamı mısın, değil misin’ diye" dedi. "Türkiye’nin en kirli şehri Adana" Söylemez, Türkiye’nin en kirli şehrinin Adana olduğunu belirterek, "Adamlar geliyor, parası yok, delik ayakkabıyla geliyor. O günün konjonktüründe işte Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde icralarla boğuşan bir vatandaş. Bugün Adana’nın en zengin ailelerinden biri konumuna geldi Karalar ailesi. Sen Süleyman Demirel Bulvarı’nda, göl manzaralı, bugünkü piyasa değeri 200 milyon liralık villada oturacaksın; sonra da çıkacaksın dürüstlükten bahsedeceksin. Bugün Adana’da tapu kayıtlarına devletimiz ulaşır. Zeydan Karalar’ın oğlu M.K.’nin, V.K.’nin, diğer çocuğunun eşinin adına; özellikle de Seyhan Belediye Başkanlığı sonrası elde ettikleri, sahibi oldukları gayrimenkullerin, evlerin tapuları ortada. Seyhan Belediyesi’nin bir yeri vardı. O yeri o günün şartlarıyla diyelim ki 100 liraya satmadığı yeri, Zeydan Karalar geldi 50 liraya sattı. Peki alanlar kim? Oğlu V.K. ev sahibi oldu oradan. Yargılananlar kim? Başkan’ın emriyle imza atan memurlar. Devletimize çağrımdır: Başta Zeydan Karalar, oğlu M.K., Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili T.E., araç tamiri, otobüs tamiri, yedek parçaya imza atan tüm bürokratlarla Yol Daire Başkanı İ.K.’yi devletimiz incelesin. Adana’da MASAK raporuna filan da gerek yok. 12 yıl önce neydin, şimdi nesin? Bir bakın. Zaten çıkar ortaya" şeklinde konuştu.
12 Mayıs 2026 Salı - 09:52 AOSB sanayi gençlik koşusu şölene dönüştü Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Sanayi Gençlik Koşusu", bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Merkez Park’ta düzenlenen organizasyon, sanayi dünyası ile kent halkını aynı sosyal atmosferde buluşturarak Adana’da adeta bir şenlik havası oluşturdu. AOSB’nin sosyal yönünü ve toplumsal bütünleşmeye verdiği önemi yansıtan organizasyon; gençleri, sporcuları, aileleri, sanayicileri ve vatandaşları aynı parkurda bir araya getirdi. Gençliğin enerjisi, sporun birleştirici gücü ve 19 Mayıs ruhu etkinlik boyunca güçlü şekilde hissedildi. Toplam 410 bin TL ödülün dağıtıldığı organizasyonda sporcular; genel klasman ile birlikte 18-39, 40-49 ve 50+ yaş kategorilerinde kıyasıya mücadele etti. Gün boyu süren etkinliklerde çocuk yarışları, sahne performansları, dans gösterileri ve konser programları da katılımcılardan yoğun ilgi gördü. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, organizasyonun ardından yaptığı değerlendirmede etkinliğin beklenenin üzerinde bir katılımla tamamlandığını belirterek, "Sanayi Gençlik Koşusu ile sanayicilerimizi, çalışanlarımızı, gençlerimizi ve Adana halkını aynı sosyal ortamda buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sporun birleştirici gücü sayesinde kentimizde güçlü bir dayanışma atmosferi oluştu. Katılımın yoğun olması, toplumun bu tür sosyal etkinliklere duyduğu ilgiyi ve ihtiyacı açıkça ortaya koydu" dedi. Akpınar, AOSB’nin yalnızca üretim odaklı bir sanayi bölgesi olmadığını vurgulayarak, "AOSB olarak sanayinin ekonomik gücünü sosyal yaşamla bütünleştiren projelere önem veriyoruz. Bölgemizin sosyal yönünü güçlendiren, kent halkıyla etkileşimi artıran organizasyonları sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bölge Müdürü Akpınar, organizasyonun yalnızca bir spor etkinliği olmadığına dikkat çekilerek, "Sanayinin kalbinde yükselen bu birlik ve beraberlik tablosu; yalnızca bir spor etkinliği değil, Ata’mızın emanetine sahip çıkan kararlı bir yürüyüşün sembolüdür" mesajı verdi. Katılımcılara teşekkür eden Akpınar, "Alanları doldurarak bu eşsiz atmosferi paylaşan tüm halkımıza, enerjileriyle geleceğe ışık tutan gençlerimize ve organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Ata’mızın izinde; üretmeye, gelişmeye ve geleceğe birlikte koşmaya devam edeceğiz" dedi. Organizasyonda sporcular 5K ve 10K parkurlarında yarışırken, etkinlik alanında kurulan stantlar ve oyun alanları da yoğun ilgi gördü. Gönüllü Anneler Topluluğu +1 Orkestrası sahne performansı ve Adana Dans Kulübü gösterileri etkinliğe renk kattı. Gün boyunca devam eden etkinlikler sayesinde Merkez Park, spor ve sosyal yaşamın buluştuğu büyük bir festival alanına dönüştü. Yarışmalarda dereceye giren sporculara ödülleri, AOSB yönetimi tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından organizasyon konser programıyla coşkulu görüntüler eşliğinde sona erdi. Dereceye giren sporcular Genel klasman erkekler: Sezgin Ataç, Tamin Yitborok Cherkos, Abraham Gemeda Dabi Genel klasman kadınlar: Emebet Ejigu Bizuneh, Chaldu Shuna Kekebo, Zinash Mulata Waketoli 18-39 yaş erkekler:Azat Demirtaş, Omar Alhaje, Arda Dölen 18-39 yaş kadınlar: Sharon Jeniyo Kipchumba, Anastasia Nikolaeva, Adina Vakhidova 40-49 yaş erkekler: Sinan Kosay, Eyyup Yabatu, Koray Het 40-49 yaş kadınlar: Nazan Ekin, Bahar Özacar, Zeliha Göker 50+ yaş erkekler: Ahmet Bayram, Osman Altun, Bülent İncer 50+ yaş kadınlar: Serpil Aslan, Terese Pudokaite, Meltem Aydın
12 Mayıs 2026 Salı - 09:19 Çalınan motosikletinin peşine düştü, hırsızlara yetişemedi Adana’da motosikletle mahallede gezen 3 şahıs, park halindeki motosiklet kilidini kırıp sürükleyerek çaldı. Şüphelilerin motosikleti kaçırdığı anlar güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Motosikleti çalınan genç, "Bir motorumu çaldılar, diğerine de zarar verdiler" diyerek toplam zararının 80 bin lirayı geçtiğini söyledi. Olay, 11 Mayıs gecesi Yüreğir ilçesine bağlı Haydaroğlu Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, kimliği belirlenemeyen 3 şüpheli, motosiklet ile gezdikleri sırada Deniz Özdemir’e (18) ait motosikleti görüp çalmaya karar verdi. Motosikletin gidon kilidini kıran şüpheli sürükleyerek kaçırmaya başladı. Şüpheli motosikleti kaçırırken diğer 2 arkadaşı da motosiklet ile onu takip etti. Bu anlar ise anbean güvenlik kameralarına yansıdı. "Toplamda 80-85 bin TL maddi zararım var" Motosikleti çalınan Deniz Özdemir, "Gece saatlerinde seslere uyandım. Ne olduğunu anlayamadım, sesler gelince aşağı indim. Motorlardan birini kaçırmışlardı, diğer motorumu da çalmak istemişler. Peşlerine takılmaya çalıştık, kendileri başka tarafa biz başka taraf gittik yakalayamadık. İnşallah buraya geri gelirler, bir şekilde ya biz bulacağız ya da polisimiz bulacak. Çalınan motosikletimin güncel değeri 60-70 bin TL civarında, ikinci motosikletime de zarar verdiler. Toplamda 80-85 bin TL maddi zararım var" ifadelerine yer verdi.
12 Mayıs 2026 Salı - 09:06 Ambar ilaçlamasında 3 gün uyarısı: "Gazın olduğu yerde uyunmaz" Mersin’de kusma şikayetiyle hastaneye kaldırılan 2 kardeşin hayatını kaybetmesine ilişkin inceleme sürerken, uzmanlar tahıl ambarlarında yapılan ilaçlamaların ardından en az 3 gün içeri girilmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlar, ilaçlama yapılan alanlarla hava bağlantısı bulunan yerlerde kalınmasının ciddi zehirlenmelere yol açabileceğini söyledi. Mersin’de mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye kaldırılan 4 kişilik aileden Azra (7) ve Ömer Selim (4) hayatını kaybetmiş, anne ve baba ise yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı. Başlatılan soruşturma kapsamında ailenin yattığı odada tarım ürünlerinde böcek ilacı olarak da kullanılan, insan sağlığını tehlikeye sokacak kadar G.V5P fosfor sinir gazı tespit edildi. Sinir gazı olarak tabir edilen zehrin ailenin yattığı oda içerisine ahşaptan yapılan yaklaşık 4-5 metrekarelik tahıl ambarı tarzı yerden kaynaklandığı belirlenmişti. "Depolar, düzenli ilaçlanır" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, vatandaşların ev, iş yeri, bahçe, ambar gibi yerlerde böcek ve zararlılara karşı bilinçsizce kullandığı ilaçlara yönelik uyarılarda bulundu. Doğan, özellikle sıcak havalarda tahıl ürünlerinin korunması amacıyla depoların düzenli olarak ilaçlandığını söyleyerek, "Bölgemizde hava sıcak olduğundan dolayı tahıl ürünlerinin konulacağı depolar önceden sıvı püskürtme yöntemiyle ilaçlanır. Ürün depoya yerleştirildikten sonra ise belirli aralıklarla gaz etkisi oluşturan ilaçlar kullanılır" dedi. "Depolar 3 gün kapalı tutulmalı" İlaçlama sonrası ortamın tamamen kapatılması gerektiğini kaydeden Doğan, "Depo ilaçlandıktan sonra kapılar ve pencereler kapatılır. En az 3 gün boyunca kimsenin içeri girmemesi gerekir. Daha sonra ortam havalandırılır. İlaçlama yapılan yerde ya da hava bağlantısı bulunan alanlarda uyunmamalı. Aksi halde insanlar gazdan etkilenip zehirlenebilir" ifadelerini kullandı. "Hasat öncesi depolar dezenfekte edilmeli" Mayıs ayı sonunda Türkiye’nin ilk turfanda tahıl hasadının Adana’da başlayacağını belirten Doğan, ürün depolanmadan önce ambarların mutlaka dezenfekte edilmesi gerektiğini vurguladı. Doğan, "Sıcak havalarda haşereler hızla çoğaldığı için depolarda belirli aralıklarla ilaçlama yapılır. Gaz etkisi oluşturan bu ilaçlar nedeniyle ortam tamamen izole edilmeli. İçeride hiçbir canlının bulunmaması gerekiyor. Aksi halde solunum yoluyla zehirlenmeler yaşanabilir. Mersin’de yaşanan acı olayların tekrar yaşanmaması için ilaçlama yapılan bölgelere 3 gün girilmemeli" diye konuştu.
Demir eksikliği anemisi en çok kadınları etkiliyor
27 Şubat 2025 Perşembe - 12:34 Demir eksikliği anemisi en çok kadınları etkiliyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, Türkiye’nin kadınların yüzde 20’si, hamilelerin yüzde 50’si, erkeklerin de yüzde 3’ü demir eksikliği anemisinden etkilendiğini söyledi. Demir eksikliği anemisi, vücudu pek çok yönden etkileyebilen yaygın bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu duruma ise vücudun hemoglobin üretmek için ihtiyaç duyduğu demirin, vücutta yeterli miktarda olmaması ya da vücudun demiri emmesi neden oluyor. Demir eksikliği anemisinin yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, soluk cilt rengi ve üşüme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini anlatan Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, "Ülkemizdeki kadınların yüzde 20’si, hamilelerin yüzde 50’si, erkeklerin de yüzde 3’ü demir eksikliği anemisinden etkileniyor. Bu nedenle, özellikle kadınların bu hastalık hakkında farkındalık sahibi olmaları önemlidir" diyerek demir eksikliği anemisinin 7 önemli belirtisini anlattı. 1. Sürekli yorgunluk ve halsizlik Demir eksikliği anemisinin en yaygın belirtisi, sürekli yorgunluk ve halsizlik hissidir. Vücut yeterince hemoglobin üretemediğinde, kaslar ve organlar yeterli oksijeni alamaz. Bu da enerji seviyesinin düşmesine ve kişinin kendini sürekli yorgun hissetmesine neden olur. Basit günlük aktiviteler bile zor hale gelebilir ve kişi kendini bitkin hissedebilir. Eğer dinlenmeye rağmen yorgunluk geçmiyorsa, demir eksikliği ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır. 2. Soluk cilt ve solgun görünüm Hemoglobin, kana kırmızı rengini veren bir proteindir. Demir eksikliği anemisi durumunda hemoglobin seviyeleri düştüğü için cilt solgun bir görünüm alır. Bu durum özellikle yüz, dudaklar, diş etleri ve göz kapaklarının iç kısmında daha belirgindir. Eğer aynada kendinize baktığınızda soluk bir cilt fark ediyorsanız veya çevrenizdekiler solgun göründüğünüzü söylüyorsa, bu demir eksikliğinin bir işareti olabilir. 3. Nefes darlığı ve hızlı nefes alma Demir eksikliği nedeniyle vücut dokulara yeterince oksijen taşıyamaz. Bu da nefes darlığına yol açar. Basit günlük aktiviteler sırasında bile nefes nefese kalıyorsanız bu, vücudunuzun daha fazla oksijen almak için ekstra çaba sarf ettiğinin işareti olabilir. Egzersiz yaparken veya hareket ederken normalden daha fazla nefes almak zorunda kalıyorsanız, demir seviyelerinizi kontrol ettirmeniz gerekebilir. 4. Baş dönmesi ve baş ağrısı Beyin, oksijen açısından çok duyarlı bir organdır. Demir eksikliği nedeniyle yeterli oksijen alamadığında baş dönmesi ve baş ağrıları görülebilir. Özellikle aniden ayağa kalktığınızda başınız dönüyorsa veya sık sık sebepsiz baş ağrıları yaşıyorsanız, bu durum demir eksikliğinden kaynaklanabilir. Ancak bu belirtiler genellikle kan basıncındaki dalgalanmalarla birlikte de ortaya çıkabilir. 5. Kalp çarpıntısı ve düzensiz kalp atışları Demir eksikliği anemisi, kalbin daha fazla çalışmasına yol açabilir. Yetersiz hemoglobin nedeniyle oksijen taşınması zorlaştığında, kalp bunu telafi etmek için daha hızlı atmaya başlar. Bu da çarpıntı hissine veya düzensiz kalp atışlarına yol açabilir. Şiddetli vakalarda, uzun süreli demir eksikliği kalp yetmezliği riskini artırabilir. Eğer kalp atışlarınızda düzensizlik hissediyorsanız veya aniden çarpıntılar yaşıyorsanız, bir uzmana danışmanız önemlidir. 6. Saç dökülmesi ve tırnaklarda zayıflama Saç kökleri de oksijene ihtiyaç duyan dokular arasındadır. Demir eksikliği nedeniyle yeterli oksijen taşınamadığında, saçlar güçsüzleşerek dökülmeye başlar. Aynı şekilde tırnaklar da zayıflayarak kolay kırılabilir ve kaşık şeklinde içe doğru eğilebilir. Eğer saçlarınızda belirgin bir dökülme fark ettiyseniz veya tırnaklarınız kırılgan hale geldiyse, demir seviyelerinizi kontrol ettirmeniz faydalı olacaktır. 7. Ağız ve dil problemleri Demir eksikliği, ağız ve dil sağlığını da etkileyebilir. Dilin şişmesi, pürüzsüz hale gelmesi veya normalden daha kırmızı bir görünüm alması yaygın belirtilerdendir. Ayrıca ağız köşelerinde çatlaklar, yaralar ve kuruluk hissi oluşabilir. Dilinizde hassasiyet hissediyorsanız veya yemek yerken rahatsızlık yaşıyorsanız, bu demir eksikliğinin bir işareti olabilir.
ATÜ Arama Konferansı Stratejik Plan Çalıştayı gerçekleştirildi
27 Şubat 2025 Perşembe - 12:19 ATÜ Arama Konferansı Stratejik Plan Çalıştayı gerçekleştirildi Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, 1.5 milyon bütçeli AB projeleriyle daha fazla ortak ülke ile akademik iletişim sağlayarak uluslararasılaşma çalışmalarını hızlandıracaklarını söyledi. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Arama Konferansı Stratejik Plan Çalıştayı, kamu kurumlarının ve iş dünyasının temsilcilerinin geniş katılımı ile gerçekleştirildi. Program saygı duruşu ve istiklal marşı ile başladı. Ardından, katılımcılara, ATÜ tanıtım filmi izletildi. Programın açılış konuşmasını yapan ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, üniversitenin 2026-2030 Stratejik Planının hazırlanma aşamasında, ATÜ’nün geleceğine yön vermek üzere görüş ve fikirlerinizi almak ve şehirle bütünleşen bir üniversite olma yolunda sizlerden Adana’nın ve Adanalı paydaşlarımızın üniversitemizden beklentilerini öğrenmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Sanayi ile iş birliklerini artıracağız Sanayi ve toplumla olan ilişkilerin artırılması için açılan üniversitemizde açılan yeni merkezler hakkında bilgi veren Rektör Sözen, "Bilim ve teknoloji üniversitesinin en büyük gücü, yenilikçi ve özgün araştırmalar yapma kapasitesidir. Bu kapsamda, gelecekte araştırma altyapımızı daha da güçlendirecek, disiplinlerarası projelere imkan sağlayacak ve üniversite-sanayi iş birliklerini artıracağız. Teknolojik gelişmelere paralel olarak, üniversitemizdeki araştırma projeleri, toplumun karşılaştığı güncel sorunlara çözüm üretmeye yönelik olmasına dikkat edeceğiz. Bu doğrultuda, yazılım, yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, nanoteknoloji gibi alanlarda önemli alt yapılar oluşturmayı hedeflemekte olup araştırma merkezlerimizi güçlendirecek, bilimsel çalışmalarımızı daha geniş kitlelere ulaştıracağız" dedi. Üniversitelerle ortak araştırma projeleri geliştirerek, öğrenci ve akademisyen değişim programlarını genişleteceklerini belirten Rektör Sözen, "2025 Ocak ayı itibari ile başlayan yaklaşık 1.5 milyon bütçeli AB projelerimizle daha fazla ortak ülke ve daha fazla akademik iletişim sağlayarak uluslararasılaşma çalışmalarımızı hızlandıracağız" açıklamasında bulundu. Rektör Sözen, konuşmasının sonunda arama konferansına katılarak üniversitenin geleceğini belirleyecek 5 yıllık planımız için zaman ayıran ve fikirlerini paylaşan, paydaşlara teşekkür etti.
Başkan Karalar, Antalya’da Adana’yı anlattı, Adana Kebabı’nı ikram etti
27 Şubat 2025 Perşembe - 11:52 Başkan Karalar, Antalya’da Adana’yı anlattı, Adana Kebabı’nı ikram etti Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Antalya’da Adana’yı anlattı. Katılımcılara kendi elleriyle Adana Kebabı yapıp ikram etti. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Antalya’da düzenlenen Culinary Forum’a katıldı. Başkan Karalar, "Tarihi Sofralardan Geleceğin Mutfağına Bir Şehrin Kütürel Mirası Nasıl Tanıtım Stratejisi Olur?" panelinde canlı yayın konuğu oldu ve Adana’nın doğal, tarihi, kültürel zenginliklerini, festivallerini, eşsiz lezzetlerini, misafirperverliğini anlattı, katılımcılara kendi elleriyle Adana Kebap yaptı. Kebap yapmaya ortaokul yıllarında çalıştığı kebapçıda başladığını anlatan Başkan Zeydan Karalar, şunları söyledi: "Türkiye coğrafyasının her karışı çok değerli. Eşsiz lezzetler, tarih, kültür, doğal güzellikler ülkemizin dört bir yanında var. Adana’mız çok farklı bir kent. 10 bin yıla uzanan tarihi mirasa sahip. Olağanüstü verimli bir ovası var ve tarladan mutfağa sağlıklı, lezzetli ürünler konabiliyor. Deniz ürünlerimiz dünyanın en lezzetli deniz ürünleri arasındadır. Bunlar pek bilinmezdi ve biz bunları tanıtıyoruz. Adana bir tarih, kültür, sanat kentidir. Yılın neredeyse 300 gününün güneşli olması büyük bir şanstır bizim için. Adana’nın insanı misafirlerini çok iyi karşılar. İnsanlar sırf bu misafirperverlik için bile yeniden gelmek ister Adana’ya. 16 kavim, medeniyet yaşamıştır Adana’da. Her bir kavim başka lezzet mirasları bırakmıştır. Bununla ilgili benim ‘tarihini lezzete evirmiş bir kenttir Adana’ sloganım var. Biz Adanalılar bencil insanlar değiliz. Bu güzellikleri bütün ülkeyle bütün dünyayla paylaşmak istiyoruz. Seyhan Belediye Başkanı olduğumdan bu yana, 2014’te ben Adana’nın güzelliklerini önce kendi ülkeme sonra dünyaya tanıtmaya başladım. Çok mesafe kat ettik ama gitmemiz gereken daha çok yol var." Adana’ya gelin ciğerimi yiyin Adana Lezzet Festivali’ne de değinen Başkan Zeydan Karalar, şöyle devam etti: "Adana’daki lezzet festivalimiz başkadır. Gelin bir görün, gelin ciğerimi yiyin. Eskiden genel olarak tarihi, kültürel dokuyu, doğal güzellikleri görmek için geziyordu insanlar. Şimdi gastronomi kültürü başladı. Nerede bir lezzet var, insanlar oraya gidiyor. Adana’ya geldiniz; kültür, sanat en üst düzeyde, tarih var, olağanüstü lezzetler var, yılın 300’e yakın günü güneşli, deniz, dağ, ova mevcut. Her şey var. Gelip orada görmek gerek" Nisan ayında gerçekleştirilecek Portakal Çiçeği Karnavalı’yla ilgili de bilgi veren Başkan Zeydan Karalar, "Nisan ayının başında Adana’nın bütün sokakları, bahçeleri portakal çiçeği kokar ve karnaval kapsamında caddelerde yüzbinler olur. Konserler, yemek yarışmaları, paneller, insanlar Adana ile ilgili her şeye doyuyor" diye konuştu. Adana’da gastronominin, yeme içme kültürünün bir yaşam biçimi olduğunu belirten Başkan Zeydan Karalar, Adana’nın gastronomiyle ilgili 24 saat yaşayan ve yaşatan bir şehir olduğunu açıkladı. Başkan Zeydan Karalar sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim yaptığımız belediye başkanlığı artık sadece rutin belediyecilik hizmetleriyle sınırlı kalmıyor. Kentimizin özelliklerini ortaya çıkarmak, tanıtmak bizim görevlerimiz arasında. Adana’daki festivallerimize, karnavallarımıza gelenler hem eğlenmek hem de kentimizin lezzetlerini tatmak için geliyorlar."
Adana Demirspor için destek çağrısı yapıldı
27 Şubat 2025 Perşembe - 11:33 Adana Demirspor için destek çağrısı yapıldı Trendyol Süper Lig’de kötü günler geçiren Adana Demirspor’da Başkan Murat Sancak, kulübün mali sıkıntılardan kurtulması ve yeniden dernek statüsüne geçmesi için çalıştıklarını bildirdi. Süper Lig’de en kötü sezonunu geçiren Adana Demirspor, geride kalan 24 maçta 2 galibiyet elde etmesine rağmen aldığı cezalar sebebiyle eksi 3 puanla son sırada bulunuyor. Sezon başında gerekli yükümlülükleri yerine getiremediği için 3 puan, önceki hafta da Galatasaray deplasmanında sahadan çekildiği için 3 puanı silinen mavi-lacivertli takım, FIFA’nın incelemesi sonrası 6 puan silme cezasına daha çarptırıldı. Bu cezayla birlikte eksi 3 puana gerileyen Adana Demirspor, düzelmeyen saha sonuçları ve transfer yasağı nedeniyle kadroya hamle yapamadığı için kötü gidişata son veremedi. Ligde Bodrum FK’den sonra en az gol atıp, en fazla gol yiyen takım olan mavi-lacivertliler, çıkış yolu arıyor. "Toplanan paraların yetkileri danışma kurulunda olacak" Adana Demirspor Kulübü Başkanı Murat Sancak, kulübün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 12 Şubat’ta taraftar liderleriyle istişare toplantısı düzenlediklerini belirterek, "Toplantıda önemli olanın sadece Adana Demirspor olduğu vurgulandı ve atılacak adımlar konusunda görüş birliğine varıldı. Adana Demirspor Kulübü Derneği adına yeni oluşturulacak yetkili danışma kurulu, bu süreci yönetecektir. Toplanan paraların yetkileri danışma kurulunda olacak ve benimle istişare ederek kulübün acil borçlarının ödenmesinde ve tahtanın açılması için kullanılacaktır" ifadelerini kullandı. "Bütün fedakarlıklar Adana Demirspor için feda olsun" Kulübün borçlarının ödenmesi için Adana’daki herkesin destek olması gerektiğini aktaran Sancak, bu sürece destek olacağını da dile getirerek, şunları aktardı: "Kulüp borçlarının ödenmesinin önü açılırsa (tahmini 30-35 milyon Euro) Adana Demirspor Kulübü tekrar dernek statüsüne geçirilecektir. Adana’nın ve yönetimin güç birliği ile derneğe toplanacak tutarın Adana Demirspor’un borçlarında ve gelecekte daha güçlü bir şekilde Süper Lig’e çıkması için kullanılması kararı alınmıştır. İlgili borç tutarı toplanması halinde şirket hisselerini derneğe devredeceğimi ya da toplandığı tutar kadar hisse oranına göre derneğe hisse devri yapacağımı ve borç haricinde herhangi bir talebim olmayacağını taahhüt ediyorum. Maddi ve manevi yaptığım bütün fedakarlıklar Adana Demirspor için feda olsun. Adana’nın tüm dinamiklerini elini taşın altına koymalarını ve Adana şehrine ait olan bu kulübe sahip çıkmalarını ümit ediyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun."
ATO’da ‘Adana Irak B2B Etkinliği’ gerçekleştirildi
27 Şubat 2025 Perşembe - 11:01 ATO’da ‘Adana Irak B2B Etkinliği’ gerçekleştirildi Adana Ticaret Odası’nı (ATO) ziyaret eden Iraklı iş insanları, Türk iş insanlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Duhok Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Shukri Jameel Noori, Yönetim Kurulu Üyeleri ile Iraklı iş insanlarından oluşan yaklaşık 30 kişilik heyet, önceki dün akşam saatlerinde Adana’ya geldi. Adana Ticaret Odası, Çukurova Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (Çukurova SİFED) ve Türkiye Irak Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TİSİAD) tarafından karşılanarak misafir edilen heyet, dün de ATO’yu ziyaret etti. Ziyaretin ardından ATO Meclis Salonu’nda toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATO Başkanı Yücel Bayram, yapılan ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Adana Ticaret Odası olarak önümüzdeki aylarda en az 10 ayrı sektör temsilcilerimizle Irak’a iş görüşmeleri yapmak için ziyaretler gerçekleştireceğiz. Karşılıklı iş görüşmesi, yatırım görüşmeleri ve ortaklık görüşmelerine bugün burada başlayıp Irak’ta devam edeceğiz" dedi. Duhok Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Shukri Jameel Noori de, konuşmasına ATO Başkanı Yücel Bayram, Çukurova SİFED Başkanı Berman Mantı, TİSİAD Başkanı Mehmet Salih Çelik ile programda emeği geçenlere teşekkür ederek başladı. Türkiye ile olan ilişkilerin kendileri için çok kıymetli olduğunu belirten Başkan Noori, "Türk firmalarıyla ticari ve sanayi ilişkilerimiz geçmişten günümüze devam etmektedir. Bundan sonra da devam edecektir. Ticari ve sanayi ilişkilerimizi daha da geliştirmek istiyoruz. Ayrıca, bizler de Türk iş insanlarını misafir etmek istiyoruz" dedi. Yapılan konuşmaların ardından ATO Meclis Fuaye Salonu’nda ’Adana Irak B2B Etkinliği’ gerçekleştirildi. Gün boyu devam eden etkinlikte, Iraklı ve Türk iş insanları ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Yoğun geçen günün ardından Hilton Oteli’nde Gala Yemeği düzenlendi. Başkan Bayram, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çok yoğun ve çok verimli bir gün geçirdik. Bir daha bekliyoruz. Daha geniş ve kapsamlı bir ziyaret olsun. Ayrıca, bugün burada Duhok Ticaret Ve Sanayi Odası ile Adana Ticaret Odamız arasında ‘kardeş oda’ teklifinde bulunuyorum" dedi. Duhok Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Shukri Jameel Noori de, Başkan Yücel Bayram’ın ‘kardeş oda’ teklifine "Ben de aynı düşüncedeydim. Siz Irak’a geldiğinizde aynı teklifi yapacaktım. Çok kısa süre içerisinde çok sıcak ve samimi dostluklar kurduk. Çok verimli görüşmeler gerçekleştirdik. Biz de sizleri misafir etmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Uzman diyetisyen uyardı: "En sürdürülebilir diyet Akdeniz diyetidir"
27 Şubat 2025 Perşembe - 10:35 Uzman diyetisyen uyardı: "En sürdürülebilir diyet Akdeniz diyetidir" Akdeniz diyetinin giderek daha fazla kişi tarafından tercih edildiğini belirten Uzman Diyetisyen Pakize Gizem Akgül, bu diyetin hem uygulamasının kolay hem de çevre adına daha sürdürülebilir olduğunu vurguladı. Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyen P. Gizem Akgül çevreye duyarlı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmenin, hem gelecek nesillerin sağlığını korumak hem de gezegenimizi sürdürülebilir kılmak için gerekli olduğunu söyledi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), giderek artan dünya nüfusunun 2050 yılında dokuz milyara ulaşabileceği öngörüsünü aktaran Diyetisyen Akgül, "Bu nedenle sürdürülebilir beslenmenin yaygınlaşması gerekmektedir. Sürdürülebilir beslenme; gıda güvenliğini sağlarken mevcut ve gelecek nesillerin sağlığını korumayı, çevreye en az zararı vermeyi, gıda israfını en aza indirmeyi ve mevsiminde sebze-meyve tüketimini teşvik etmeyi amaçlamaktadır" dedi. Günümüzde işlenmiş, paketli ve fast food gıdaların tüketiminin arttığına; yüksek şeker ve kalori içeren Batı tipi beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştığına dikkat çeken Akgül, bu durumun çeşitli sağlık sorunlarına yol açmanın yanı sıra çevre sağlığını da olumsuz etkilediğini ifade etti. "Daha az hayvansal gıda tercih edilmeli" "Karbon ayak izi" kavramının, doğrudan veya dolaylı olarak yayılan sera gazı miktarını ifade ettiğini belirten Diyetisyen Akgül, "Besin üretimi ve tarım faaliyetleri, sera gazı emisyonlarını artırarak iklim değişikliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Tükettiğimiz besinlerin yetiştirilmesinden soframıza ulaşmasına kadar geçen tüm süreçte ortaya çıkan sera gazı emisyonları, besinin karbon ayak izi olarak adlandırılmaktadır. Beslenme tercihleri, karbon ayak izi üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir ve bu durumun çevresel sonuçları göz önünde bulundurulmalıdır. Yapılan birçok çalışma, özellikle hayvansal kaynaklı besinlerin aşırı tüketiminin yüksek karbon ayak izine yol açtığını ortaya koymaktadır" diye konuştu. Diyet planlarında yapılan besin seçimlerinin de çevresel şartların önemli ölçüde etkilediğini dile getiren Diyetisyen Akgül, işlenmiş ve yüksek şeker içeren gıdalar ile doymuş yağ ve kırmızı et oranı yüksek diyetlerin sera gazı emisyonlarını artırarak sürdürülebilirliği olumsuz yönde etkilediğini izah etti. Sürdürülebilir ve sağlıklı bir diyet modelinde daha az işlenmiş gıda, düşük kalori yoğunluğu, daha az hayvansal gıda tüketimi ve bitkisel protein kaynaklarının daha fazla tercih edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "Vegan diyetin karbon ayak izi yüzde 60 daha az" Hayvansal gıdaların üretim ve yetiştirilme süreçlerinde çevreye yayılan sera gazı emisyon miktarının bitkisel gıdalara ve tahıllara kıyasla çevre üzerinde daha fazla olumsuz etkiye sahip olduğunu vurgulayan Diyetisyen Akgül, şunları söyledi: "2014 yılında yetişkin bireyler üzerinde yapılan bir araştırmada, vegan diyeti uygulayanların karbon ayak izi seviyesinin et tüketenlere kıyasla yüzde 60 daha düşük olduğu belirlenmiştir. Hayvansal kaynaklı beslenmenin çevresel şartların üzerinde olumsuz etkileri olduğu görülmektedir. Ancak sürdürülebilirlik puanı yüksek olan bitkisel bazlı vegan beslenme modelinde, D ve B12 vitaminleri ile kalsiyum ve demir gibi bazı makro ve mikro besin öğelerinin eksikliği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür eksiklikler olabileceğine dikkat ederek, eksiklikleri tamamlayacak şekilde beslenilmelidir." "Akdeniz diyeti hem ulaşılabilir hem uygulanması kolay" Geleneksel ve daha sürdürülebilir bir beslenme modeli olan Akdeniz tipi diyete olan ilginin giderek arttığına dikkat çeken Diyetisyen Akgül, 2019 yılında yapılan bir araştırmanın, en sürdürülebilir diyet modelinin Akdeniz tipi beslenme olduğunu kanıtladığını aktardı. Akdeniz diyetinin, hem daha ulaşılabilir hem de uygulanması daha kolay bir beslenme modeli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Akgül, "Bu diyette et tamamen diyetten çıkarılmaz ancak tüketimi sınırlandırılır. Akdeniz tipi beslenme; işlenmiş gıdaların minimum düzeyde önerildiği, mevsiminde sebze, meyve, tahıl ve yağlı tohumlara sıkça yer verilen, yüksek miktarda zeytinyağı ile ılımlı miktarda süt ve süt ürünlerinin tüketildiği ve kırmızı etin sınırlı önerildiği bir beslenme modelini içermektedir" diye konuştu.
Bu balık araba sürüyor
27 Şubat 2025 Perşembe - 10:04 Bu balık araba sürüyor Adana’da üniversite öğrencileri yapay zeka ile Japon balığına araba sürdürdü. Öğrenciler hedeflerinin teknolojik araçlarla canlılar arasındaki iletişimi artırmak olduğunu söyledi. Yapay zeka artık günümüzde her alanda kullanılıyor. Adana’daki Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri de teknolojik araçlarla canlılar arasındaki iletişimi arttırmak ve yapay zeka ile yapılabilecekleri göstermek amacıyla araba süren balık projesini hayata geçirdi. Arabayı balık sürüyor 4.5 aylık süreçte yapılan projede oyuncak arabanın üzerine entegre edilen fanus içerisindeki Japon balığı sensörlerle izleniyor ve balığın hareketlerine göre sensörler devreye girip araç o yönde hareket ediyor. "Amaç, yapay zeka ile neler yapıldığını göstermek" Proje hakkında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Elektrik Elektronik Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Musa Malkoç, yapay zekanın hayatın her alanına entegre olduğunu belirterek, "Biz bu projeyi yapay zeka algoritmalarını kullanarak hayatımızın her noktasında sınırların olmadığını göstermek istedik. Buradaki amaç balığa arabayı sürdürmekten ziyade yapay zeka ile neler yapabileceğimizi göstermek. Bu teknolojiyi kullanarak bir balık araba sürebiliyorsa, insanlar çok daha fazla şeyler yapar. Biz bu projeyi giriş dersi olarak 4.5 aylık bir süreçte yaptık" ifadelerini kullandı. "Yarışmalara katılacağız" Elektrik Elektronik Mühendisliği 2. sınıf öğrencisi Volkan Kıvanç ise yarışmalara katılmak istediklerini belirterek, "Bu projemizin amaçlarından bir tanesi ileride yapabileceğimiz projelerin temel taşını oluşturmaktı. Sensörler balığı tanıyor, balık hangi yöne giderse motorlar o yöne doğru çalışıp aracı hareket ettiriyor. Bu projeyle yarışmalara da katılmayı planlıyoruz" dedi.