Yerel Haberler
Adana
12 Mayıs 2026 Salı - 10:32 DAİMFED’de görev dağılımı yapıldı Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nda (DAİMFED), gerçekleştirilen genel kurulun ardından yeni dönem yönetim kurulunun görev dağılımını yapıldı. DAİMFED’in 2. Olağan Genel Kurulu geçtiğimiz hafta gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Mustafa Karslıoğlu güven tazelerken yeni yönetiminde görev dağılımı yapıldı. Sektör temsilcilerinin geniş katılımıyla yapılan toplantıda, federasyonun yeni dönem vizyonu, sektörel hedefler ve önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesi planlanan projeler değerlendirildi. İnşaat sektörünün bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekilen toplantıda, birlik ve beraberlik vurgusu ön plana çıktı. Yeni yönetimin, sektörün ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmalar yürütmesi ve üyeler arasındaki dayanışmayı güçlendirmesi hedefleniyor. Toplantıda konuşan DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, yeni yönetim kadrosunun hayırlı olması temennisinde bulunarak şunları söyledi: "Bugün gerçekleştirdiğimiz görev dağılımıyla birlikte yeni dönem çalışmalarımıza resmen başlamış bulunuyoruz. Sektörümüzün sorunlarını yakından takip ederek çözüm üretmeye devam edeceğiz. Üyelerimizle güçlü bir iletişim ve ortak akıl anlayışı içerisinde hareket edeceğiz. Geçmiş dönemde emek veren tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, yeni yönetimimize başarılar diliyorum." Yeni dönemde kentsel dönüşüm, altyapı çalışmaları, yerli üretim, mesleki eğitim ve uluslararası iş birlikleri gibi birçok başlıkta aktif çalışmalar yürütülmesi planlanırken, federasyonun bölgesel ve uluslararası yapılanmasının da güçlendirilmesi hedefleniyor. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) yönetim kurulu görev dağılımı ise şu şekilde oluştu: "Genel Başkan Mustafa Karslıoğlu, Federasyon Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, Genel Sekreter Enes Yılmaz, 1. Genel Başkan Vekili Mehmet Faruk Bozkurt, Teşkilat Başkanı Sayım Azmaz, Genel Başkan Vekili Halil Avcı, Genel Başkan Vekili Nadir Vurankaya, Genel Başkan Vekili Yavuz Yılmaz, Genel Başkan Vekili Tarkan Tüzmen, Genel Başkan Vekili Dalkın Öztorun, AYAMFED Başkanı Tamer Gülcan, Genel Sayman Timuçin Güvercin, Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Başkanı Melih Selçuk Ataş, Kültür ve Sanat İşleri Başkanı Mustafa Fidan Vursavuş, Sektörel İmalat ve Yerli Üretim Başkanı Engin Hazar, Yerel İdareler Koordinasyon Başkanı Yekta Murat Çakıroğlu, Protokol ve Sosyal İşler Başkanı Kemal Bekaroğlu, Meslek Odaları Koordinasyon Başkanı Kadir Karataş, Gençlik Yapılanması ve Kariyer Yönetimi Başkanı Barış Yıldırım, Gayrimenkul Geliştirme ve Proje Tasarım Başkanı Aytaç Özelköse, Yıkım ve Hafriyat Yönetimi Başkanı Seyfettin Can, Mevzuat, Yönetmelik ve AR-GE Başkanı Özkan Emirsoylu, Su Kaynakları ve Altyapı Stratejileri Başkanı Özkan Kalo, Toplu Konut Yatırımları Başkanı Özcan Güngör, Mesleki Gelişim ve Eğitim Başkanı İlker Cem Güvel, Genel Sekreter Yardımcısı Ersin Engin, Genel Sekreter Yardımcısı Rıfat Berktaş, Genel Sayman Yardımcısı Murat Yalçın Şeker, Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Kara, Kahramanmaraş Şube Başkanı Necmettin Kolca, Osmaniye Şube Başkanı Barış Filiz, Suriye Arap Cumhuriyeti Şube Başkanı Adnan Kemali Ünal, KKTC Şube Başkanı Ahmet Suyanı, Azerbaycan/Nahçıvan Şube Başkanı Salih Ayışığı."
12 Mayıs 2026 Salı - 10:05 Gazeteci Söylemez: "Belediye 4 ayda araç bakımına 1 milyar lira harcamış" Gazeteci Rıfat Söylemez, Türkiye’nin en kirli belediyesinin Adana Büyükşehir Belediyesi olduğunu öne sürerek, "Son 4 ayda otobüs ve muhtelif araçların bakımına, tamirine ve yedek parça alımına 1 milyar lira harcamış. İhaleler hep aynı kişilere verilerek zengin ediliyor. Zeydan Karalar’ın oğlu, belediyenin eş genel başkanı gibi" dedi. Gazeteci Rıfat Söylemez yaptığı açıklamada, Türkiye’nin en şanslı belediye başkanının Zeydan Karalar olduğunu belirterek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek olmasaydı asla cezaevi filan görmezdi. Ne Ekrem İmamoğlu, ne Muhittin Böcek, ne de Mustafa Bozbey ve diğer ilçe belediye başkanları; yolsuzlukta, talanda ve vurgunda Zeydan Karalar’ın eline su dökemez. Son 4 ayda Adana Büyükşehir Belediyesi, otobüs ve muhtelif araçların bakımına, tamirine ve yedek parça alımına 1 milyar lira harcamış. 4 ayda 1 milyar liradan söz ediyoruz. Eski parayla 1 katrilyon liradan. Şimdi bakıyorsunuz, firmalar aynı. Parti yöneticilerinin kurduğu firmalar var. Her ay 1 milyon lira doğrudan temin yöntemiyle fatura kesiyor. Bazıları 1 milyonla yetinmiyor, aynı ay iki üç tane fatura kesiyor. Ya kardeşim, bu soygun. 1 milyar liralık yedek parça ve tamir faturası kestiriliyorsa ve devletimizin de yetkili isimleri bu konunun incelenmesi gereken isimleri bunları izliyorsa, elbette kafamızda kuşkular olur" diye konuştu. "Karalar’ın elinden tutup uçurduğu bir firma var" Söylemez, açıklamalarına şöyle devam etti: "Zeydan Karalar’ın Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde elinden tutulup önce yürütülen, Büyükşehir’e geldikten sonra da uçurulan bir firma var. Sahibi L.K. Şimdi üç firması var. Ya bir adam kepenk satar, tabut satar, defin sırasında kullanılan lahit tahtalarını satabilir. Ama hem kefen hem tabut hem lahit tahtası hem soğan hem plastik masa, sandalye, koltuk takımı, mobilya tefrişatı olur mu? Adana Büyükşehir Belediyesi’nde son bir yıldır bütün organizasyon işleri L.K.’nin şirketlerine veriliyor. 3 buçuk saatlik 5 Ocak Kurtuluş Yarı Maratonu’nun maliyeti Büyükşehir Belediyesi’ne 13.5 milyon lira. Adana’da yeni bir ihale; son bir ihale: Büyükşehir Belediyesi kültürel etkinlikler ve önemli hafta ve günlerde organizasyon, 37 milyon lira aynı şahıs alıyor işleri. Altın Koza’nın 32’ncisi yapıldı. Belediyeden çıkan para, KDV’siyle yüz milyon lira kardeşim. Ödül paraları hariç. Yine aynı kişi alıyor. L.K.’nin bugüne kadar aldığı iş 700 milyon lirayı buldu. Kim bu adam? Bu adam, Zeydan Karalar’a ’amca, baba’ diyen ama daha önemlisi oğlu M.K.’nin kankası olan bir adamdan söz ediyoruz. M.K. de Adana Büyükşehir Belediyesi’nin adeta eş genel başkanı. L.K.’nin devlet tarafından incelenmesi lazım. Adana Büyükşehir Belediyesi hiç kusura bakmasınlar. Özgür Özel filan konuşuyor; Adana’ya bir heyet gönderse, incelese, o Adana halkından özür diler ’bu kadar yolsuzluğu nasıl becermişler’ diye. T.E. var, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili. Yol Bakım Daire Başkanı İ.K. bunlarla birlikte el ele vermiş, Zeydan beyin de olurunu almış. Bugüne kadar aldığı işlerin toplamı 1 milyar liraya doğru gidiyor. Adam hem kilit parke taşı fabrikası kurmuş, hem beton boru üretim fabrikası tesisi kurmuş. Belediye bunları ihaleye çıkarıyor ama belli ki önceden ihaleyi alacak. Hep İ.T. alıyor ve bunları da ben ihale öncesi söylüyorum. Gerçekten de bizi yanıltmıyorlar, mahcup etmiyorlar." "Emniyet fezlekede Mürüvvet Sızlı’nın isminin karşısına Karalar’ın oğlunun ismini yazdı ama kimse bu nedir diye sormadı" Söylemez, belediyeye yapılan operasyona da değinerek, "Bir şafak vakti Adana KOM Şube, Adana Büyükşehir Belediyesi ile iş yapan reklamcıları, belediyeden de bazı küçük çapta çalışan insanlarla birlikte Zeydan Karalar’ın başdanışmanı M.S. gözaltına aldı. 21 Aralık 2023’te adliyeye sevk edildiler. Adliyeye sevk edilirken Adana Emniyet Müdürlüğü KOM Şube, 878 sayfalık teknik ve fiziki takiplerle, masaj tutanaklarının olduğu, ifadelerin olduğu bir fezleke veriyor. Bunun onlarca sayfasında M.S. isminin geçtiği her satırda, parantez içinde ’Adana Büyükşehir Belediyesi’nde M.K.’nin adamı, reklam sorumlusu’ diyor. Niye yazıyor? Demek ki polisin elinde belli doneler var. ’M.K.’nin adamı’ diye polis fezlekesinde her satırında yazmasına rağmen M.S.’ye sormadılar, ’sen M.K.’nin adamı mısın, değil misin’ diye" dedi. "Türkiye’nin en kirli şehri Adana" Söylemez, Türkiye’nin en kirli şehrinin Adana olduğunu belirterek, "Adamlar geliyor, parası yok, delik ayakkabıyla geliyor. O günün konjonktüründe işte Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanlığı döneminde icralarla boğuşan bir vatandaş. Bugün Adana’nın en zengin ailelerinden biri konumuna geldi Karalar ailesi. Sen Süleyman Demirel Bulvarı’nda, göl manzaralı, bugünkü piyasa değeri 200 milyon liralık villada oturacaksın; sonra da çıkacaksın dürüstlükten bahsedeceksin. Bugün Adana’da tapu kayıtlarına devletimiz ulaşır. Zeydan Karalar’ın oğlu M.K.’nin, V.K.’nin, diğer çocuğunun eşinin adına; özellikle de Seyhan Belediye Başkanlığı sonrası elde ettikleri, sahibi oldukları gayrimenkullerin, evlerin tapuları ortada. Seyhan Belediyesi’nin bir yeri vardı. O yeri o günün şartlarıyla diyelim ki 100 liraya satmadığı yeri, Zeydan Karalar geldi 50 liraya sattı. Peki alanlar kim? Oğlu V.K. ev sahibi oldu oradan. Yargılananlar kim? Başkan’ın emriyle imza atan memurlar. Devletimize çağrımdır: Başta Zeydan Karalar, oğlu M.K., Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili T.E., araç tamiri, otobüs tamiri, yedek parçaya imza atan tüm bürokratlarla Yol Daire Başkanı İ.K.’yi devletimiz incelesin. Adana’da MASAK raporuna filan da gerek yok. 12 yıl önce neydin, şimdi nesin? Bir bakın. Zaten çıkar ortaya" şeklinde konuştu.
12 Mayıs 2026 Salı - 09:52 AOSB sanayi gençlik koşusu şölene dönüştü Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Sanayi Gençlik Koşusu", bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Merkez Park’ta düzenlenen organizasyon, sanayi dünyası ile kent halkını aynı sosyal atmosferde buluşturarak Adana’da adeta bir şenlik havası oluşturdu. AOSB’nin sosyal yönünü ve toplumsal bütünleşmeye verdiği önemi yansıtan organizasyon; gençleri, sporcuları, aileleri, sanayicileri ve vatandaşları aynı parkurda bir araya getirdi. Gençliğin enerjisi, sporun birleştirici gücü ve 19 Mayıs ruhu etkinlik boyunca güçlü şekilde hissedildi. Toplam 410 bin TL ödülün dağıtıldığı organizasyonda sporcular; genel klasman ile birlikte 18-39, 40-49 ve 50+ yaş kategorilerinde kıyasıya mücadele etti. Gün boyu süren etkinliklerde çocuk yarışları, sahne performansları, dans gösterileri ve konser programları da katılımcılardan yoğun ilgi gördü. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, organizasyonun ardından yaptığı değerlendirmede etkinliğin beklenenin üzerinde bir katılımla tamamlandığını belirterek, "Sanayi Gençlik Koşusu ile sanayicilerimizi, çalışanlarımızı, gençlerimizi ve Adana halkını aynı sosyal ortamda buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sporun birleştirici gücü sayesinde kentimizde güçlü bir dayanışma atmosferi oluştu. Katılımın yoğun olması, toplumun bu tür sosyal etkinliklere duyduğu ilgiyi ve ihtiyacı açıkça ortaya koydu" dedi. Akpınar, AOSB’nin yalnızca üretim odaklı bir sanayi bölgesi olmadığını vurgulayarak, "AOSB olarak sanayinin ekonomik gücünü sosyal yaşamla bütünleştiren projelere önem veriyoruz. Bölgemizin sosyal yönünü güçlendiren, kent halkıyla etkileşimi artıran organizasyonları sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bölge Müdürü Akpınar, organizasyonun yalnızca bir spor etkinliği olmadığına dikkat çekilerek, "Sanayinin kalbinde yükselen bu birlik ve beraberlik tablosu; yalnızca bir spor etkinliği değil, Ata’mızın emanetine sahip çıkan kararlı bir yürüyüşün sembolüdür" mesajı verdi. Katılımcılara teşekkür eden Akpınar, "Alanları doldurarak bu eşsiz atmosferi paylaşan tüm halkımıza, enerjileriyle geleceğe ışık tutan gençlerimize ve organizasyonda emeği geçen tüm paydaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Ata’mızın izinde; üretmeye, gelişmeye ve geleceğe birlikte koşmaya devam edeceğiz" dedi. Organizasyonda sporcular 5K ve 10K parkurlarında yarışırken, etkinlik alanında kurulan stantlar ve oyun alanları da yoğun ilgi gördü. Gönüllü Anneler Topluluğu +1 Orkestrası sahne performansı ve Adana Dans Kulübü gösterileri etkinliğe renk kattı. Gün boyunca devam eden etkinlikler sayesinde Merkez Park, spor ve sosyal yaşamın buluştuğu büyük bir festival alanına dönüştü. Yarışmalarda dereceye giren sporculara ödülleri, AOSB yönetimi tarafından takdim edildi. Ödül töreninin ardından organizasyon konser programıyla coşkulu görüntüler eşliğinde sona erdi. Dereceye giren sporcular Genel klasman erkekler: Sezgin Ataç, Tamin Yitborok Cherkos, Abraham Gemeda Dabi Genel klasman kadınlar: Emebet Ejigu Bizuneh, Chaldu Shuna Kekebo, Zinash Mulata Waketoli 18-39 yaş erkekler:Azat Demirtaş, Omar Alhaje, Arda Dölen 18-39 yaş kadınlar: Sharon Jeniyo Kipchumba, Anastasia Nikolaeva, Adina Vakhidova 40-49 yaş erkekler: Sinan Kosay, Eyyup Yabatu, Koray Het 40-49 yaş kadınlar: Nazan Ekin, Bahar Özacar, Zeliha Göker 50+ yaş erkekler: Ahmet Bayram, Osman Altun, Bülent İncer 50+ yaş kadınlar: Serpil Aslan, Terese Pudokaite, Meltem Aydın
Adana’da kadınlara yöresel yemek kursu
27 Şubat 2025 Perşembe - 09:41 Adana’da kadınlara yöresel yemek kursu Adana’nın Kozan ilçesinde belediye tarafından "Yo¨resel U¨ru¨nler U¨retim, Paketleme ve Dijital Tanıtım Ato¨lyeleri" projesiyle kadınlar yöresel lezetteleri yapmayı öğrendi. Kozan Belediye Bas¸kanı Mustafa Atlı’nın o¨ncu¨lu¨gˆu¨nde, ilc¸e ekonomisine katkı sagˆlamak amacıyla uygulamaya gec¸en projede 21 ev hanımı kursiyer, bo¨lgenin yo¨resel u¨ru¨nlerini ekonomiye kazandırmak ic¸in kursa katıldı. Kozan Belediye Bas¸kan Yardımcısı Alev Atas¸, "Amacımız, ilc¸emizin sahip oldugˆu yo¨resel gıda u¨ru¨nleri potansiyelini degˆerlendirerek, kadın ve genc¸lerin ulusal standartlara uygun kaliteli u¨ru¨nler u¨retmesi, paketlemesi ve satıs¸ı yoluyla gec¸im kaynaklarının iyiles¸tirilmesi ve du¨zenli gelir elde etmelerine katkı sagˆlamaktır. Bas¸kanımızla birlikte 2024 yılı Temmuz ayında proje so¨zles¸memizi imzalayarak faaliyetlerimize bas¸ladık. 2025 yılı Mart ayında tamamlanması planlanan proje kapsamında ’Yo¨resel Gıda U¨ru¨nleri Yapımı’ kursu ac¸ıldı. Kadınlarımız yo¨reye o¨zgu¨ lezzetleri yapma becerisi kazandı. Biz de onların u¨retimlerine ve ekonomiye katkı sunmalarına tam destek veriyoruz" dedi. Kurs egˆitmeni Nihal Toklucaogˆlu, "Kadınlarımız kursa katılarak aile ekonomilerine katkı sunuyor. Projede marmelat, rec¸el yapımı, sebze turşusu yapımı, mantı, eris¸te yapımı öğretildi" diye konus¸tu.
3 kadını öldüren sanık: "Keşke elim kırılsaydı da yapmasaydım"
27 Şubat 2025 Perşembe - 08:37 3 kadını öldüren sanık: "Keşke elim kırılsaydı da yapmasaydım" Adana’da oğlunun ölümünden sorumlu tuttuğu gelini ile birlikte gelinin annesi ve kız kardeşini mezarlıkta silahla öldüren 47 yaşındaki Şemsettin Erkuvan 3 kez müebbet hapis ile 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istemiyle yargılanmaya başladı. Sanık Erkuvan savunmasında, "Keşke elim kırılsaydı da yapmasaydım. Çok pişmanım" dedi. Adana’da bir kız çocuk annesi 21 yaşındaki Güldane Gerçek, eşi Muzaffer Erkuvan’ı iddiaya göre şiddetli geçimsizlik nedeniyle terk edip, Kadın Sığınma Evi’ne yerleşti. 24 Ağustos 2024’te Erkuvan, kendisiyle eşini barıştırması için kayınvalidesi Şenay Gerçek’in (45) Sarıçam ilçesi Menekşe Mahallesi’ndeki evine gitti. Kayınvalidesinin barıştırma teklifini reddetmesi üzerine Muzaffer Erkuvan dışarı çıkıp, kendini ağaca asarak intihar etti. Olay sonrası Erkuvan ailesi, oğullarının ölümünden Güldane ile annesi Şenay ve kız kardeşi Gaye Gerçek’i (25) sorumlu tuttu. Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek, 21 Ekim 2024 tarihinde saat 16.00 sıralarında Muzaffer Erkuvan’ın Sarıçam ilçesi Buruk Mezarlığı’ndaki kabrini ziyarete gitti. İddiaya göre, oğlunun intiharı nedeniyle husumet duyduğu anne ve 2 kızını takip eden Şemsettin Erkuvan, mezarlıkta musalla taşına yakın bir noktadaki banklarda oturan anne ve 2 kızına tabancayla kurşun yağdırıp kaçtı. Başlarından vurulan Şenay, Güldane ve Gaye Gerçek olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası Cinayet Büro Amirliği bünyesinde kurulan özel ekip, Şemsettin Erkuvan’ın Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan bir ihbarla Göztepe Mahallesi’ndeki ormanda saklandığını belirledi. Operasyon için harekete geçen cinayet ekipleri, Terörle Mücadele ve Özel Harekat Şubesi ekiplerinin desteğiyle bölgede yaptığı araştırmada, Erkuvan’ı cinayette kullandığı tabancayla yamaçtaki bir oyukta saklanırken yakaladı. Tutuklanan 3 kadının katil zanlısı Şemsettin Erkuvan hakkında ’kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava görülmeye başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Şemsettin Erkuvan bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katıldı. Müşteki N.G., G.G. ile taraf avukatlarının da hazır bulunduğu duruşmada sanık Erkuvan, oğlunun ölümünden gelini ve ailesinin sorumlu olduğunu iddia etti. Erkuvan, "Oğlum Muzaffer bu olaydan 2 ay önce öldü. Oğlum ve gelinimin evlilik süreci boyunca Güldane’nin ablası Gaye ve annesi Şenay bazen haftanın her günü bazen de haftanın birkaç günü oğlumun evinde kalırdı. Şenay ve Gaye uyuşturucu madde kullanıyordu. Oğlumu da uyuşturucuyu alıştırdılar. Oğlumun ölümüne intihar dediler ama onu gelinim Güldane, ablası Gaye ve annesi Şenay öldürdü" dedi. Gelinin, oğlu Muzaffer ile dini nikahla evliyken başka birine kaçtığını söyleyen Erkuvan savunmasına şöyle devam etti: "Gelinim ve oğlumun küçük çocukları var. Bir gün gelinimin küçük kardeşi elinde çocukla kapımıza gelip, ’ablam artık boşanmak istiyor’ diyerek, çocuğu bize bırakıp gitti. Oğlum gelinimi çok seviyordu. Kendisinden boşanmak istemedi. Bir süre böyle devam etti. Bir gün sabah namazına kalktığımda penceremize biri taş atıyordu. Pencereden baktığımda bu kişinin E.D. olduğunu gördüm. Ben oğluma bir araç almıştım. Bu kişi ve oğlum birlikte iş yapıyordu. E.D. bana ’amca, Muzaffer’i çağırır mısın? Bir yerde hurda işi var. Oraya gideceğiz’ dedi. Ben oğluma söyledikten sonra namaz kılıp, işe gittim. Oğlum da işe gidip geldikten sonra kayınvalidesi onu arayıp, konuşmak için yanına çağırmış. Oğlumu alıp araçla Balcalı’nın arka tarafındaki ormanlık alana götürmüş. Bir insan konuşmak için neden buraya gider? Bu insanlar oğlum gelinimi sevdiği için bu yönünü kullanıp, oğlumu dolandırmışlar. ’Güldane’yi senden ayırırız’ diye tehdit edip, oğlumu borçlandırmışlar. Burada da yine oğlumdan para istemiş. Aralarında konuşurken kayınvalidesi oğlumu cep telefonu ile videoya almış. Sonradan izlediğim videoda oğlum kayınvalidesine, ’ah anne, beni nereden buldun. Ben ne yaptım da Güldane beni terk etti’ diyor." Oğlu öldükten sonra da dünürlerinin kendisini tehdit etmeye başladığını ve para istediğini iddia eden Erkuvan, mezarlıktaki olay anını da şöyle anlattı: "Oğlum öldükten sonra da bunlardan kurtulamadık. Ben ve damadım bir taziyedeyken, yanımıza gelip, ’oğlunu öldürdük, seni de öldürürüz. Oğlunun 600 bin TL borcunu sen ödeyeceksin’ diyerek beni tehdit ettiler. Bu nedenle oğlum Muzaffer’e ait olan silahı yanımda taşırdım. Olay günü ben oğlumun mezarını ziyarete gitmiştim. Gelinim Güldane, annesi Şenay ve ablası Gaye de tesadüfen buradaydı. Ben onları görünce sinirlenip, silahımı çıkararak oğlumu kimin öldürdüğünü sormak istedim. Amacım sadece oğlumu kimin öldürdüğünü öğrenmekti. Bu sırada gelinim Güldane’ye ’niye böyle yaptın? Her şey senin yüzünden oldu’ dedim. O da bana hitaben ’oğlun öldü, şimdi sıra sende’ dedi. Ben de sinirlenip, hepsine ateş ettim. Benim öldürme gibi bir amacım yoktu. Eğer öyle olsaydı önceden yapardım. Keşke elim kırılsaydı da yapmasaydım. Bir anlık sinirle yaptım. Pişmanım." Olayın tek tanığı olan Güldane’nin 16 yaşındaki kız kardeşi E.G. ise annesi ve ablasının gözleri önünde öldürüldüğünü söyledi. E.G., ailesinin nasıl öldürüldüğünü şöyle anlattı: "Olay gününden bir gün önce eniştemin kız kardeşi Dudu Kanduman, ablam telefon kullanmadığı için annemin telefonuna eniştemin tabuttaki fotoğrafını atıp, ’gel kızını gör, neden bizden kaçıyorsun’ diye mesaj atmış. Ablam da psikolojisi bozuk olduğu için fotoğrafı görünce eniştemin mezarına gitmek istedi. Annem de izin vermeyip, ’sabah birlikte gideriz’ dedi. Sabah annem, iki ablam ve birkaç arkadaşımla birlikte eniştemin mezarına ziyarete gittik. Burada eniştemin annesi Tülay Erkuvan’la karşılaştık. Bize, ’ne işiniz var burada? Sizi görmek istemiyoruz’ dedi. Daha sonra telefonla birini aradı. 5-10 dakika sonra da Dudu Kanduman annemi arayıp, ’annem beni aradı, mezarlıktaymışsınız. Orada bekleyin. Size kızınızı göstereceğim’ dedi. Tülay hanım oğlunun mezarı başında kalırken, biz cenaze namazının kılındığı yer olan musalla taşının olduğu yere geçtik. Dudu elinde yeğenimle birlikte geldi. Ablam kızını severken ben de su almak için kantine gittim. Su alıp, ablamların yanına giderken küçük bir köprüden geçtiğim sırada Şemsettin Erkuvan’ın elinde silahla geldiğini gördüm. Ben onu görüp kaçarken bu sırada ayağımın yanından bir şey geçtiğini hissettim ve bana da ateş açtığını anladım. Dudu da yeğenimi alıp kaçarken, babası annem ve iki ablama silahla ateş açtı. Onları vurduktan sonra da olay yerinden kaçtı." Müşteki G.G. ile N.G. de anneleri ve kız kardeşlerini öldüren sanıktan şikayetci olduklarını belirtti. Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında sanığın 3 kadını ’kasten öldürme’ suçundan 3 kez müebbet, ruhsatsız silah bulundurmaktan da 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip, karar için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 3 günde 500 bin dekar alanı taradı
26 Şubat 2025 Çarşamba - 12:58 Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü 3 günde 500 bin dekar alanı taradı Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, gece sıcaklığın sıfırın altına düştüğü andan itibaren sahada üreticinin yanında olduklarını belirterek, "İlk don gecesinden itibaren tarımsal ürününü korumak için gece canla başla ürününün başında nöbet tutan üreticimizle birlikteyiz. 3 gündür yaklaşık 500 bin dekar ekili ve dikili tarım alanı, 20 çeşit tarımsal üründe hasar olup olmadığı bakımından tarandı" dedi. Adana ve çevresinde etkili olan don olayı sonrasında ekili ve dikili tarım alanlarında ortaya çıkan hasarı belirlemeye yönelik çalışmalar devam ediyor. Kesin hasarın önümüzdeki 4-5 günlük sürede ortaya çıkacağı belirtildi. Meterolojik verilere göre Adana genelinde 21 Şubat ile 24 Şubat 2025 tarihleri arasında gece sıcaklıkları 0 derecenin altına düştü. Sahadan edinilen bilgilere göre, sıcaklığın yer yer eksi 7 dereceye kadar gerilediği belirlendi. Bu durum tarımsal ürün ekili ve dikili bazı alanlarda dondan kaynaklı zararlara sebep oldu. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü don afetinin etkili olduğu tarihlerde il ve ilçe müdürlüklerinde çalışan yaklaşık 400 kişilik teknik ekiple üretim alanlarında ve dondan etkilenen sahalarda gözlemler ve ön tespitler yapmaya başladı. Yapılan çalışmalar neticesinde, erkenci nektarin, şeftali ve erik alanları ile narenciye alanlarında, açıkta sebze yetiştirilen alanlarda (marul, ıspanak, bakla), patates, soğan ekili alanlarda, örtü altı karpuz, domates, muz, ejder meyvesi, avakado, ve hıyar yetiştirilen alanlarda don kaynaklı zarar oluştuğu tespit edildi. Ekipler buğday, arpa gibi kışlık tahıl ekili alanlarda ise yapılan ön tespitte bitki fiziksel gelişimi başaklanma öncesindeki dönemde olduğundan herhangi bir zararlanma görmedi. Kökçüoğlu, gece sıcaklıklarının sıfırın altına düştüğü andan itibaren sahada üreticinin yanında olduklarını belirterek, "İlk don gecesinden itibaren tarımsal ürününü korumak için gece canla başla ürününün başında nöbet tutan üreticimizle birlikteyiz. 3 gündür yaklaşık 500 bin dekar ekili ve dikili tarım alanı, 20 çeşit tarımsal üründe hasar olup olmadığı bakımından tarandı. Gece sıcaklıklarının sıfır derecenin üstüne çıkmasıyla don riski ortadan kalktı. Ancak 21-24 Şubat döneminde yaşanan don olaylarının tarımsal ürünlere ne kadar zarar verdiği 4-5 gün sonra daha net ortaya çıkacak. Ekiplerimiz sahada çalışmaya devam ediyor. Bununla birlikte ilimizde zarara uğramış alanlarda TARSİM kapsamındaki üreticilerle ilgili TARSİM Bölge Müdürlüğüyle istişare edilmektedir. Ürünlerine sigorta yaptıran üreticilerimiz TARSİM Bölge Müdürlüğüne hasar tespiti için ihbarda bulunabilir" dedi. İl Müdürü Kökçüoğlu, ülkemizde yeterince üretim olmasına rağmen soğan ve patates ekili alanların dondan zarar görmesi sebebiyle bu ürünlerin market ve pazar fiyatlarında spekülatif artış gözlemlediklerini, buna yönelik ilgili kurumlarla iş birliği içinde konunun takipçisi olduklarını da sözlerine ekledi.
Sosyal medyada video yayınlama cinayetine 1 tutuklama
26 Şubat 2025 Çarşamba - 12:45 Sosyal medyada video yayınlama cinayetine 1 tutuklama Adana’nın Kozan ilçesinde bir gencin darbedildiği olayı sosyal medyada yayınlayan şahsı öldürdüğü öne sürülen şüpheli tutuklandı. Edinilen bilgiye göre olay, 24 Şubat’ta Şevkiye Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, buluşan iki grup arasında bıçaklı kavga çıktı. Kavgada Orhan Akçasu (23) vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle hayatını kaybetti, M.M.A. ise yaralandı. Bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan olayla ilgili polis, M.A.’yı gözaltına aldı. Soruşturmayı yürüten polis, taraflar arasındaki kavganın Orhan Akçasu’nun, K.Ş.’nin (22) dövüldüğü anları cep telefonuyla kaydedip, görüntüleri sosyal medyadan paylaşması nedeniyle çıktığını belirledi. İddiaya göre, bir evde K.Ş., 6-7 kişi tarafından tekme ve yumruklarla feci şekilde dövüldü. Bu sırada grupta bulunan Orhan Akçasu da bu anları cep telefonuyla kayda alıp, görüntüleri sosyal medya hesabından paylaştı. Görüntüleri izleyen M.M.A., Akçasu’ya, "Bir kişiyi onca kişi dövmek delikanlılığa yakışır mı" diye mesaj attı. Orhan Akçasu’nun, "Adresini ver de görelim" demesi üzerine M.M.A.’nın buluşma yeri belirlediği ve olayın yaşandığı tespit edildi. Öte yandan K.Ş.’nin feci şekilde dövüldüğü görüntüler ise tepki çekti. Gencin darbedildikten sonra da ayağından vurulduğu öğrenildi. Polis bu olaydan sonra yaptığı çalışmada cinayetle ilgili aralarında olayda bıçağı kullanan M.M.A.’nın da olduğu 6 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeyle sevk edildi. Cinayet olayına karışan ve bıçağı kullanan M.M.A. tutuklanırken diğer zanlılar adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Diğer yandan, K.Ş.’nin darbedilmesiyle ilgili de 7 şüpheli gözaltına alındı.