Yerel Haberler
Adana
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:56 Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır" Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, Rota virüsünün 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebildiğini belirterek, "Bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir" dedi. Rota virüsü, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen en yaygın ishal nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Aşı takviminde zorunlu olmaması nedeniyle bazı aileler tarafından göz ardı edilerek önlemi alınmayan bu enfeksiyon, küçük yaş grubunda ciddi sıvı kaybına yol açarak hayati risk bile oluşturabiliyor. Hastalığın yalnızca ishal ile sınırlı kalmadığını; ateş, kusma ve karın ağrısı gibi şikayetlerin de tabloya eşlik ettiğini belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin bilinçli olması ve belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmasının büyük önem taşıdığını söyleyerek bilgiler verdi. Salgına yol açıyor Uzm. Dr. Çiğdem Şenol, toplu yaşam alanlarında hızla yayılabilen rota virüsünün kısa sürede birden fazla çocuğun etkilenmesine yol açabildiğini belirterek, "Hastalığın belirtileri genellikle kısa bir sürede ortaya çıkar ve ilk olarak ateş ve kusma ile başlar. Ardından sık tekrarlayan, sulu ve kötü kokulu ishal gelişir. Karın ağrısı da bu sürece eşlik edebilir. Şikayetler birkaç gün ile bir hafta arasında sürebilir. Virüs; hasta kişilerle temas, ortak kullanılan eşyalar ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi sonucu kolayca bulaşır. Kreş, okul ve hastane gibi kalabalık ortamlarda yayılım riski daha da artar. Özellikle 4 ay ile 2 yaş arasındaki çocuklarda daha ağır seyredebilen bu enfeksiyonda en büyük risk, vücudun hızla sıvı kaybetmesidir. Bu nedenle tedavide asıl amaç, kaybedilen sıvının ve mineral dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Çocuk sıvı alabiliyorsa bol su verilmesi, uygun besinlerle desteklenmesi önemlidir. Pirinç, patates, yoğurt, muz ve anne sütü bu dönemde tercih edilebilecek besinler arasında yer alır. Gerekli durumlarda, doktor önerisiyle özel sıvı destekleri kullanılabilir. Sıvı kaybının ileri düzeyde olduğu durumlarda ise hastane ortamında damar yoluyla sıvı verilmesi de gerekebilir" diye konuştu. Anne sütü korunmada yardımcı oluyor Anne sütü ile beslenen bebeklerin bu enfeksiyonu genellikle daha hafif geçirdiği iade eden Dr. Şenol, "Bu nedenle bebeklerin mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmeye devam etmesi önerilir. Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem ise aşıdır. Aşı, belirli bir yaştan itibaren ağız yoluyla uygulanır ve birkaç doz şeklinde tamamlanır. Uygulamanın zamanında yapılması, hastalığa karşı güçlü bir koruma sağlar. Rota virüsü aşısı, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukları ağır ishal ve buna bağlı gelişebilecek ciddi sıvı kaybına karşı korur. Aşı uygulandıktan sonra en yüksek koruyuculuk ilk 2 ila 3 yıl boyunca görülür. Bu dönem, çocukların hastalığı en ağır geçirme riskinin bulunduğu süreçtir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk etkisi azalsa da aşılı çocuklar hastalığı genellikle daha hafif belirtilerle atlatır. Aşının temel amacı, enfeksiyonu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, hastalığın ağır seyretmesini ve tehlikeli sonuçlar doğurmasını engellemektir" dedi. Aileler bilinçli olmalı Uzman Dr. Çiğdem Şenol, ailelerin hem hijyen kurallarına dikkat etmesi hem de koruyucu sağlık uygulamaları konusunda bilinçli hareket etmesinin rota virüsünün oluşturabileceği riskleri önemli ölçüde azalttığını kaydederek şunları söyledi: "Özellikle küçük çocuklarda görülen ishal ve kusma durumlarında vakit kaybetmeden uzman görüşü almak, muhtemel sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir adımdır."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:42 Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira Adana’da Anneler Günü öncesi yerli gülün tanesi serada 5 liraya satılırken çiçekçiler ve çiçek sitelerinde gül 50-100 TL arasında alıcı buluyor. Anneler Günü öncesi çiçekçilerde yoğunluk yaşanıyor. Çiçekçiler, Anneler Günü’nde talepleri karşılamak için gece gündüz çalışırken gül üreticilerinde de hasat mesaisi sürüyor. Sabahın erken saatlerinde gül seralarına giden işçiler gülleri kesiyor, dikenlerinden ayırıyor ve paketleyip satışa hazır hale getiriyor. Serada 5, çiçekçide 50-100 lira Türkiye’nin en önemli tarım üretim merkezlerinden Adana’dan yurdun dört bir yanına gönderilen güller, dalında 5 liradan alıcı buluyor. Dönüme ortalama 6 bin gül alan üreticiler, verimden memnun ancak Anneler Günü için Hollanda’dan ithal edilen güller nedeniyle fiyatlar düşük seyrediyor. Bahçelerde 5 liradan satılan güller, kentteki ve diğer illerdeki çiçekçilerde ise ortalama 50-100 liradan vatandaşlara satılıyor. Öte yandan, Adana’daki çiçekçilerde 21 adet gülün kampanya kapsamında 599 TL’ye satılması dikkat çekti. "Gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" Gül üreticisi Ogün Sever Okur, fiyatların çok düşük seyrettiğini bu sebeple de hasat yapmayıp gülleri annelere ücretsiz dağıtacaklarını anlatarak, "Çiçek fiyatları çok düşük. 5 lira bizim maliyetimizi kurtarmıyor o nedenle biz kendi adımıza hasat yapmayacağız. Bu gülleri alıp annelere ücretsiz olarak dağıtacağız" dedi. "Denetim mekanizması olmalı" Üretici Ersen Okur ise, "5 liralık fiyat, işçiliğini kurtarmıyor, masrafını kurtarmıyor. Bu fiyatlar gül ithalatı olduğundan kaynaklanıyor. Her sene bu aylarda, özel günlerde ithal güller nedeniyle para kazanamıyoruz. Bir tane gül, serada 5 lira ama çiçekçilerde 100 lira. Haksız kazanç var ve denetim mekanizmasının olması lazım" diye konuştu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:15 Uzmanından uyarı: "Safra kesesi taşı olan herkes ameliyat olmak zorunda değil" Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, her safra kesesi taşında ameliyat gerekmediğini belirterek, "Safra kesesi taşı tespit edilen her hastanın ameliyat olması gerekmez. Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" dedi. Toplumda sık görülen safra kesesinde taş durumu çoğu zaman tesadüfen ortaya çıkabiliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, "Ultrasonografinin yaygın kullanılması nedeniyle günümüzde birçok kişi safra kesesinde taş olduğunu tesadüfen öğrenmektedir. Bu noktada en sık sorulan soru, ameliyatın gerçekten gerekli olup olmadığıdır. Ancak bu sorunun yanıtı her hasta için aynı değildir" diye konuştu. "Hastaların büyük kısmı hayat boyu hiçbir şikayet yaşamaz" Safra kesesi taşlarının toplumda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olduğunu ifade eden Çetinkünar, "Erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 10-20’sinde safra kesesi taşı bulunur ve kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür. Safra kesesi taşı olan hastaların yaklaşık yüzde 70-80’i hayatları boyunca asemptomatik kalır. Yani hiçbir şikayet yaşamaz. Bu nedenle şikâyeti olmayan hastalarda rutin cerrahi genellikle önerilmez" ifadelerini kullandı. "Bazı durumlarda ciddi komplikasyonlar gelişebilir" Safra kesesi taşında uzun dönem risklerin varlığına dikkat çeken Çetinkünar, "Asemptomatik hastalarda yıllık semptom gelişme riski yaklaşık yüzde 1-4 arasındadır. İlk 5 yılda yüzde 10, 20 yıl içinde ise yaklaşık yüzde 20 oranında belirti gelişebilir. Safra kesesi taşı olan tüm hastalarda komplikasyon gelişmez. Ancak bazı hastalarda safra kesesi ağrısı, iltihap, safra yolu taşları ve pankreatit gibi ciddi tablolar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir" Komplikasyonların oranlarına değinen Çetinkünar, "Safra kesesinin kasılması sırasında taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan şiddetli ağrı atakları biliyer kolik olarak adlandırılır ve görülme sıklığı yaklaşık yüzde 20-30 oranındadır. Akut kolesistit ise safra kesesinin iltihaplanmasıdır ve genellikle taşın kanalı daha uzun süre tıkaması sonucu gelişir. Bu durumda ağrıya ateş, bulantı ve hassasiyet eşlik edebilir. Hastaların yaklaşık yüzde 1 ila 3’ünde akut kolesistit gelişebilir. Safra kesesindeki taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu gelişen pankreas iltihabı pankreatit olarak adlandırılır. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusma ile kendini gösteren pankreatit bazı hastalarda hayati risk oluşturabilir. Hastaların yüzde 3 ila 7 oranında pankreatit gelişebilir" dedi. "Belirti varsa cerrahi gerekir" Tekrarlayan safra kesesi ağrısı, akut kolesistit, safra yolu taşları ve pankreatit gibi durumlarda cerrahi tedavinin genellikle önerildiğini belirten Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, daha sonra şunları söyledi: "Safra kesesinde büyük taşların varlığında, safra kesesi polipleri ve safra kesesi duvarında kalsifikasyon gibi durumlarda da ameliyat tercih edilir. Şikayeti olmayan hastalarda çoğu zaman sorun gelişmeyebilir. Ancak tekrar eden ağrılar, iltihap, pankreatit veya safra yolu tıkanıklığı geliştiğinde tedavi daha zor hale gelebilir." "Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart" Günümüzde safra kesesi ameliyatının genellikle kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Çetinkünar, "Bu yöntem küçük kesiler, daha az ağrı, kısa hastane yatışı ve hızlı iyileşme avantajı sağlar. Safra kesesi ameliyatlarında kapalı yöntem günümüzde altın standart olarak kabul edilir" diye konuştu.
Sevgilisini öldürüp intihar eden şahsın mektubu ortaya çıktı
20 Mayıs 2025 Salı - 20:56 Sevgilisini öldürüp intihar eden şahsın mektubu ortaya çıktı Adana’da sevgilisini vahşice öldürdükten sonra intihar eden şahsın yazdığı mektup ortaya çıktı. Katil zanlısı mektubunda, "Beni cani katil olarak görmeyin, ben asla böyle birisi değilim" dedi. Olay, 19 Nisan akşam saat 20.00 sıralarında Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi’ndeki bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen Engin Yüce (31), evde kız arkadaşı Şevval Çiftçi (23) ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartıştı. Tartışmada Yüce, mutfaktan aldığı bıçakla kız arkadaşını 10 bıçak darbesi ile öldürdü daha sonra 12. kattaki evden kendini atarak yaşamına son verdi. Engin Yüce’nin yazdığı 6 sayfalık mektup ortaya çıktı. "Beni cani katil olarak görmeyin" Engin Yüce yazdığı mektupta, "Bir gün böyle bir kayıt alacağımı ve bu yaşımda öleceğimi hiç düşünmezdim. Hayat çok ve çok garip özellikle benim için hep öyle oldu. Lütfen beni cani katil olarak görmeyin, ben asla böyle birisi değilim hiçbir zamanda olmadım. Beni yakından ve uzaktan tanıyan herkes bilir. İyi yürekli ve cana yakın bir insan olduğumu ben hayatımda karınca incitmemiş bir insanım çöpünü yere atmayan ne insanlara ne çevreye ne de hayvanlara zarar vermiş birisiyim" dedi. "Polis ağabeylerim bu olayları araştırın" Yüce, "Lütfen polis ağabeylerim tüm emniyet birimlerinden Allah rızası için tek istediğim bu olayların araştırılması ve ismini vereceğim tüm şahısların yakalanmasını istiyorum. Çünkü ben zaten bu olaylardan önce zar zor yaşıyordum. Artık beni hiç yaşanmaz hale getirdiler" diyerek kendisine komplo kurduğunu iddia ettiği kişilerin ismini yazdı. Engin Yüce mektubunda, "Ben katil değilim adli sicil kaydım bile yok. Benim her şeyimle oynadılar. Unutmaya çalıştım olmadı. Benim namusumla bile oynadılar" ifadelerini kullandı.
Öğrenciler Adana’da tarih, İzmir’de bilimle buluştu
20 Mayıs 2025 Salı - 14:02 Öğrenciler Adana’da tarih, İzmir’de bilimle buluştu Adana’nın Feke ilçesinde Toroslar’ın eteğinde okuyan 75 öğrenci Adana’da tarihi yerleri gezdi, İzmir’de ise ’Matematik köyü’ne gitti. Feke Belediyesi Gençlik Haftası çerçevesinde Karacaoğlan İlköğretim Okulu ve Feke Şehit Yeter Şener Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerine yönelik program gerçekleştirildi. Bu kapsamda öğrencilerin bir kısmı Adana’nın tarihi mekanlarını gezme imkanı, bir kısmı da İzmir’de bulunan ’Matematik köyü’ne gönderildi. İlçenin kırsal köylerinden mühendis, öğretmen, doktor olma hedeflerini kendilerine koyan öğrenciler, bilim, kültür ve sanat etkinlikleri ile gençlik haftasını kutladı. İlçede öğrencilerin büyük bir azim ve başarı ile gelecek hayallerine koştuklarını ifade eden Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, öğrencilerin gelecekteki hayallerine ortak olmak için kütür ve bilim ile dolu bir çalışma gerçekleştirdiklerini kaydetti. Adana’da Taşköprü, tarihi çarşı ve müze gezisi yaptıklarını belirten öğrencilerden Erva Alaışık, keyifli bir gün geçirdiklerini söyledi. Öğrencilerden Saim Çörten ise belediye başkanlarının desteği ile Adana’yı gezdiklerini kaydetti. Matematik köyünde ise öğrencilerin bilimle buluştuğunu aktaran proje sorumlularından Şaziment Ertekin Demirkıran, "Çocuklarımız, İzmir Şirince’deki Matematik köyünde matematik formüllerini inceleme, akademisyenler ile bir araya gelme imkanı buldu" dedi.
Kendisini dolandıran şahsı böyle ifşa etti
20 Mayıs 2025 Salı - 10:19 Kendisini dolandıran şahsı böyle ifşa etti Adana otogarında ayran sattığı tezgahına zabıta tarafından el konulan ve daha sonra ‘Sana işgaliye belgesi alacağım’ diyen şahıs tarafından 50 bin lira dolandırıldığını öne süren Yılancı Osman, kendisini dolandırdığını iddia ettiği kişinin fotoğrafını otogarın birçok noktasında astı. Sosyal medyada, ayran sattığı tezgahta yılan beslediği için ’Yılancı Osman’ olarak tanınan Osman Aslan’ın Merkez Otogarı’ndaki tezgahına zabıta tarafından geçen Aralık ayında el konuldu. Bir süre sonra Osman Aslan, N.A., ile tanıştı. N.A. iddiaya göre, ‘Sana işgaliye belgesi alacağım’ diyerek Osman Aslan’dan 50 bin lira aldı. Belgeyi alamadı, dolandırılınca ilan yaptırdı Aradan geçen 2 ayda belgeyi alamayan Osman Aslan, bunun üzerine otogarda birçok noktaya N.A.’nın fotoğrafıyla ’Ben faizciyim, emeklilere, belediye çalışanlarına muvafakat karşılığı yüzde 25 faiz ile para veriyorum, ispiyoncuyum, hırsızım’ yazılı ilan astı. İlanı görenler hayrete düşerken kimisi fotoğrafını çekip sosyal medya hesabından paylaştı. İlanı görenler şaşıp kalırken Osman Aslan, İhlas Haber Ajansı’na konuştu. Aslan, 50 bin liralık mağduriyeti olduğunu belirterek, "4 ay önce esnaflar beni şikayet etti ve daha sonra zabıta ekipleri benim tezgahımı kaldırdı. Sonra bir kişi benden ayran içti ve çok beğendiğini söyledi. ‘Sana işgaliyeyi ben alırım’ dedi. 3 gün sonra tekrar geldi. ‘Senin işini ben çözüyorum’ diyerek 50 bin lira aldı. Ancak bir türlü benim belgem gelmedi. Beni bu şahıs dolandırdı" ifadelerini kullandı. "Hakkımı asla helal etmiyorum" Kendisini dolandırdığını öne süren şahsın fotoğrafının otogara astığını ve herkese onu rezil edeceğini belirten Aslan, "Bana sürekli ‘Sabret’ dedi. Bir araştırma yaptım ki adam bir numaralı faizciymiş. Bu adam emeklilerin kanını sömürmüş. Beni 50 bin lira dolandırdı. Hakkımı asla helal etmiyorum. Öteki dünyada da iki elim yakasında olsun" dedi. "Yazıyı görünce çok şaşırdım" Yoldan geçerken ilanı gören Ferit Özer, "Yoldan geçerken bu yazıyı gördüm ve çok şaşırdım. Kelimeleri yutkundum, söyleyecek bir kelime bulamadım. Konunun içeriğini hiç bilmiyorum. Bu yazıyı okuyunca şaşırdım ve fotoğrafını çektim" diye konuştu. Vatandaşlardan Musa Fırat ise, "Ben bu fotodaki şahsı tanımıyorum. Osman abiye bu yapılmaz. Otogarda birinin karnı aç olsun ve "Param yok," desin, doyurur. İnsanlar gerçekten vicdansız olmuş" şeklinde konuştu. (UMT-HİV-