ASAYİŞ - 20 Mayıs 2025 Salı 12:38

Cinayetten sonra 6 sayfalık not yazıp intihar etmiş

A
A
A

Adana'da sevgilisi tarafından vahşice katledilen genç kızın annesi adli tıp kurumunda gözyaşlarına boğulurken, yeni detaylar da ortaya çıktı.

Olayı gerçekleştirdikten sonra intihar eden katil zanlısının 6 sayfalık not bıraktığı, "Delirmek üzereyim annemi de öldürebilirim kendimi de öldürebilirim" gibi ifadeler yazdığı öğrenildi.

Olay, 19 Nisan akşam saat 20.00 sıralarında Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi'ndeki bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, psikolojik sorunları olduğu öne sürülen Engin Yüce (31), evinde buluştuğu kız arkadaşı Şevval Çiftçi (23) ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışmada Yüce, mutfaktan aldığı bıçakla kız arkadaşını 10 bıçak darbesi ile öldürdü daha sonra 12. kattaki evden kendini atarak yaşamına son verdi.

Cinayetten sonra 6 sayfalık not yazıp intihar etmiş

Cinayetten sonra 6 sayfa not yazdı

Kız arkadaşını öldürdükten sonra Yüce'nin intihar etmeden önce yemek masasında 6 sayfalık bir mektup yazdığı ortaya çıktı. Polisin ele geçirdiği notta, "Annem ve kardeşim uzun süredir benim üzerime oynuyor. Annem bana komplo kurdu. Delirmek üzereyim annemi de öldürebilirim kendimi de öldürebilirim" gibi ifadeler kullandığı öğrenildi.

Cenazeler, otopsi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kızının cenazesini teslim almaya gelen acılı anne Sibel Çiftçi'nin ağıtları yürekleri dağladı. Çiftçi, "Yavrum gittim, çocuğum içeride yatıyor. Ben kuzuma yetişemedim. Ben ciğerime yetişemedim. Yavrum kuzum hiç beni düşünmedin kuzum. O kadar can çekiştin, ciğerim yetiş dedin de mi duymadım kuzum. Kızımı getirin çok özledim" diye ağladı.

Otopsi işlemleri tamamlandıktan sonra cenazenin Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesine bağlı Boynuyoğunlu köyüne defnedileceği öğrenildi.
Öte yandan, katledilen genç kızın babası Tayyar Çiftçi'nin polis okulunda sivil memur, annesinin ise ev hanımı olduğu öğrenildi.

Cinayetten sonra 6 sayfalık not yazıp intihar etmiş

Süleyman Cenk İdaye

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında "Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı" bilimsel verilerle ortaya koyuldu. Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı. Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi. Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, "2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir" denildi. Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, "En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir" ifadelerine yer verildi. Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, "Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir" denildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır" dedi.