GÜNDEM - 16 Nisan 2025 Çarşamba 11:05

Belediyenin SGK’ya borcu, vatandaşı mağdur etti

A
A
A

Adana’da tapulu arazilerindeki evlerden çıkartılmak istendiklerini öne süren vatandaşlar eylem yaptı. Evlerinin, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçlarına karşılık verilmek istendiğini iddia eden vatandaşlar, mağdur olduklarını söyledi.

Adana’nın en eski yerleşim yerlerinden olan Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi’nde 15420 ada ve 6 parselde oturan 9 vatandaş, evlerinin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. CHP’li Adana Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı, iddiaya göre SGK’ya olan borçları karşılığında belirtilen ada ve parseli SGK’ya devretmek istedi. Ancak ada ve parselde evler olduğu için evlerin yıkılmasına karar verildi.

Belediyenin SGK’ya borcu, vatandaşı mağdur etti

Tebligat gönderildi

17 Mart tarihinde ise hak sahibi 9 kişiye, "Gecekondu Kanunu 18. maddesinde ’Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediye sınırları içinde veya dışında, belediyelere, hazineye, özel idarelere, özel bütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar ve varsa çevreleyen tel örgü, çit, duvar gibi yapılar da dahil inşa sırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, belediyeler veya il özel idarelerince yıkım kararı alınır. Alınan karar 7 gün içerisinde belediye veya idarelerce ilgililerine iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilir. Tebliğ edilmediği durumlarda, yıkım kararının bir örneği yıkımı yapılacak yapıya asılır ve ilgili muhtarlığa bir örneği bırakılır. Bu tarih, kararın tebliğ tarihi yerine geçer. Tebliğ tarihinden 15 gün sonra belediye veya il özel idaresi tarafından derhal yıktırılır’ denilmektedir. Bahse konu taşınmazın üzerinde yapılan izinsiz imalatların yıkımıyla ilgili; Adana Büyükşehir Belediyesi encümenince alınan 13.03.2025 tarih ve 559942972-110.04-4043 sayılı yazımız ekinde bulunan encümen kararına istinaden; tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde boşaltılması gerekmektedir. Boşaltılmadığı takdirde yıkım işlemi tarafımızca gerçekleştirilecektir" yazılı tebligat gönderildi. Bunun üzerine belediyeye başvuran hak sahipleri bir türlü çözüm bulamayınca belirtilen ada ve parselde eylem yaptı. Vatandaşlar, evlerinin 1-2 gün içerisinde yıkılacağını, mağdur olduklarını belirtti.

Belediyenin SGK’ya borcu, vatandaşı mağdur etti

"Kuva-yi Milliye komutanının arazisi kamulaştırılamaz"

Belirtilen ada ve parseldeki evinin 100 seneyi aşkın süredir olduğunu anlatan Ramazan Özyıldırım, "Bu ev bana dedem ve nenemden kaldı. Adana Büyükşehir Belediyesi burayı tek taraflı kamulaştırma yapıp burayı tescil ettirmiş. Sonrasında bize tebligat yaptılar. İlgili kuruma dilekçe verdim ama halen bir cevap gelmedi. Şu anda burası yıkılacak. Benim dedem Nuri Yıldırım, Kuva-yi Milliye komutanıdır. Kuva-yi Milliye komutanının arazisi kamulaştırılamaz. Biz sorunumuza çare bulunmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Belediyenin SGK’ya borcu, vatandaşı mağdur etti

"45 yıldır burada oturuyoruz"

Bölge sakinlerinden Ahmet Altun, "Belediye, SGK’ya olan borcunu buralara çökerek almaya çalışıyor. Ben 1980 yılından bu yana burada oturuyorum. 45 yıldır burada oturuyoruz, tapumuz burası ama tapuda da kaydırılma yapılmış. Şuanda bizim evimiz için sizin eviniz 200 metre ileride diyorlar. 200 metre ileride yine ev var. Nasıl yapacağız bu işi bilmiyoruz" dedi.

Belediyenin SGK’ya borcu, vatandaşı mağdur etti

"5-6 milyon liralık mağduriyetim var"

1,5 sene önce bölgeden iş yeri satın alan Sadullah Dardan ise, "1,5 sene önce ben burayı satın aldım. Numarataj aldım. Bugüne kadar bir şey yokken şimdi ’çıkın’ diyorlar. 5-6 milyon liralık mağduriyetim var. Geçen yılın 4. ayında emlak beyanında bulunduk. Bu sene şubat ayında yine emlak beyanında bulunduk. Geldiler, yukarısı ev, aşağısı iş yeri diye işlediler. Şimdi de ’çıkın’ diyorlar" diye konuştu. Öte yandan, ekiplerin bölgeye yine geldiği, 1-2 gün içerisinde yıkıma başlayacaklarını söylediği öğrenildi. 

Serkan Çetinkaya - Umutcan İşledici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Bakan Memişoğlu: "Sağlıkta insan gücümüz en büyük şansımız" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin bölgesindeki barış ve gelişme rolüne dikkat çekerek, sağlık camiasının ve gençlerin daha çok çalışıp üreterek dünyada söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Memişoğlu, "Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis Eren Üniversitesi’nde (BEÜ) dün başlayan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi’ne katılmak üzere Bitlis’e geldi. Kongrede üniversite öğrencilerine tavsiyelerde bulunarak konuşmasına başlayan Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke" dedi. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde savaş ve çatışma ortamında 70 bine yakın insanın öldüğünü ifade ederek şunları söyledi. "Biliyorsunuz, Türkiye çevresinde birçok maalesef çatışmanın olduğu, kardeşin kardeşe kırdırıldığı, 70 bine yakın insanın öldürüldüğü bir coğrafyada yaşıyoruz. Ve cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye bu coğrafyada gerçekten örnek, barışı ve gelişmeyi gösteren bir ülke. Ama bu ülkenin, bu medeniyetin geçmişi var. Bu geçmiş de bu topraklarda esasında başlamış. Bizler Bitlis gibi gerçekten iyilik ve doğruluk, barış medeniyetinin temsilcileriyiz. Bu Bitlis’te başlamış ve insanlığa iyilik yapan onları barış içinde yaşamaya teşvik eden hem inancın hem bir medeniyetin temsilcileriyiz. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum; bunu hiç unutmayın. Bugün çevremizdeki maalesef kötülüğü görüyorsunuz. İnsanların birbirini öldürdüğü, katlettiği veya kardeşin kardeşe kırıldığı bir dünyada biraz materyalist, biraz bencil bir dünyada kötülüğün hakim olduğu bir dünyada ve dünya zamanında yaşıyoruz. Siz kötülüğü eleştirebilirsiniz. Ama kötülük kendi işini yapıyor. Burada sorgulanması en önemli şey biz iyilik medeniyetinin insanları olarak iyilik medeniyetinin hele sağlıkçılar iyiliğin temsilcileri olarak ne yapıyoruz sorusudur. Biz daha çok çalışıp daha çok üretmemiz daha kuvvetli olmamız birlikte Hile etmemiz gerek" diye konuştu. Bakan Memişoğlu’ndan gençlere "hedef koyun" çağrısı "Maalesef bazen bizim duygusallığımızı, iyi niyetimizi kullanıp birbirimizle çatıştırarak bu enerjimizi yok ediyorlar" diyen Bakan Memişoğlu, "Bizler farklılıklarını bir araya getirerek onu güçlü hale getirerek dünyayı yönetmişiz. Üç kıtayı yönetmişiz. Onun için yine farklılıklarımızı bir araya getireceğiz. Ben biliyorum ki bugün internet dünyasında, sosyal medyada birçok parametre ile karşılaşıyorsunuz. Ama şunu unutmayın. Yaşam bir hoş seda. Sizler gibi bizler de gençtik. Bu dünyaya bir hoş seda bırakıyorsunuz. Gelip geçici bir dünyadan bahsediyoruz. Sonu olan, sonu belli olan bir dünya hayatından bahsediyoruz. Onun için bu dünyada hoş sedayı nasıl bırakırım diye düşüneceksiniz. Bu hesaba da hoş sedayı bırakırken sıfattan, makamdan çok sizin kendinizin yaptıkları ve kendinize saygınızla alakalı bir şey. bir hayat. Yani şunu ifade etmek istiyorum. İdealizm, adanmışlık bunlar esasında hayatın anlamını ifade eder. Maalesef günümüzde idealizm, adanmışlık, empati veya iyilik tarafının göz ardı edilmeye çalıştığı bir süreçten geçiyoruz ve sizler bu sürece muhatap oluyorsunuz. Onun için idealizminizi, adanmışlığınızı ve insanlığa sevginizi kaybetmeyin. Geçmişimize bakın. Eğer 21 yaşında idealizmi olmasaydı Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethedebilir miydi? Veya 38 yaşında altı dili olan bir adam Samsun’a çıkıp Mustafa Kemal olabilir miydi? İdealizm olmasa, adanmışlığı olmasa o bunları yapabilir miydi? Yoksa çok rahat edebilirdi. Başka yere gidebilirdi. Zaten İstanbul’u fethetmese Trakya’ya geçmiş, Avrupa’ya gidebilirdi. Öteki Altınordu var, yurt dışında yaşamış. O da bırakabilirdi. İdealizm böyle bir adanmışlık peşinde. Onun için bugün burada olmamın ve burada bir idealizmi gör Ömrüm sebebiyle de çok mutlu oldum açıkçası. Çünkü işte Ahmet Eren başka yere yatırım yapabilir veya ticaretle uğraşabilir. Ama bir hoş seda bırakayım. Bir adanmışlığı var. Üniversite yapıyor, yurt yapıyor. Bunu neden yapıyor? İşte o adanmışlık idealizmdir, mutluluktur esasında bu. Bu günlük yaşamıyor. Bu, kendisinden sonra da hoş sedasının devam etmesini sağlar. Bazı insanların ismi ile anarsınız, bazı insanlar çok zengin olabilir, sıfat sahibi, makam sahibi olabilir ama kimse onları hatırlamaz. Onun için hatırlanacaksanız, adanmışlığınızı, idealinizi hiçbir zaman kaybetmeyeceksiniz. Şurayı unutmayın. Eğer elinizden geleni yapıyorsanız, iyi niyetiniz varsa, Allah´tan istemesini de biliyorsanız her hal karda ölümünüz açılır. o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Bunu da unutmayın. Çünkü bizi yaratan her şeyin sahibi eğer sizinle beraberse siz sığınmışsanız ona üstünden, önünden engellenseniz de o idealizmi gerçekleştirirsiniz. Niyetiniz iyi olursa sonucu da iyi olacaktır. Bunu hiç unutmayın. Ben biliyorum ki bir kısmınız işte ben iş bulabilir miyim? Mezun olsam ne olacak diyenleriniz varsa, hepinize iş var. İşinizi iyi yapıyorsanız, işinizi en iyi şekilde yapıyorsanız, öğrenmişsiniz, bilginiz varsa bu ülkede her türlü işiniz hazır arkadaşlar. Bunu da unutmayın. Ve bizler esasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bu idealizmi olan, adanmışlığı olan insanların artık söz sahibi olacağı bir dünya olsun istiyoruz. Onun için beşten büyüktür diyoruz dünya. Onun için biz onun için gece gündüz çalışıyoruz. Ve sizlerin daha iyi olması için ki ben eminim gençler sizler bizden daha iyi olacaksınız. Sizler bizden daha iyi ülkede yaşayacaksınız. Sizler iyilik tarafını olan insanları daha iyi olacak. Onun için biz elimizden geleni yapıyoruz. Sağlık sistemi anlamında da şunu söyleyeyim. Son 25 senede biz gerçekten sağlıkta inanılmaz işler yaptık. Bakın sadece Bitlis´te 365 hasta yatağı varken ki bunların çoğu koğuş sistemi eski sistemken bugün 1065 tane hasta yatağımız var. Ve herkesin en az 12 kez senede sağlık hizmeti alabildiği bir sağlık ulaşılabildiği birliğimiz var. Ama bunu daha iyi hale getirmemiz gerekiyor" diye konuştu. Memişoğlu, "Onun için biz ne diyoruz? Bağımlılıktan uzak durun. Sigara içmeyin. Beslenmenize dikkat edin. Hareketli olun. Çünkü bedeninize bakın sağlıklı kadar öncelikli olarak sağlıklı kalmanızı istiyoruz. Türkiye sağlık hizmeti sunduğu kadar sağlık teknolojisini de bilgisini de üretebilir insan gücüne sahip. Ne kadar günah yaparsanız yapın, ne kadar maddi geliriniz de olursa olsun eğer beşeri sermayemiz yani insan gücümüz kuvvetli değilse o geçici gelip geçici olur. Bizim en büyük şansımız Türkiye’nin sağlıktaki insan gücünün yani beşeri sermayesinin çok iyi yetişmiş ve adanmış olmasıdır. Covid’de de depremde de bunu gördük. Onun için bu beşeri sermayesinin daha kaliteli olması için, daha iyi olması için ulaşıyoruz. Burada da gördük. Sayın vekilim de söyledi. Diyor ki biz tıp fakülteleri kuruyoruz 126 tane. Buradaki insanlarımızın, öğrencilerimizin, gelecekte sağlığı yetiştiren insanların iyi yetişmesini istiyoruz. Onun için biz öğretim üyeleri Anabilim dalı başkanlıkları, kalitesi, gelişme aşamasında olan her tıp fakültesi ile işbirliğine hazırız. Ama sadece tabela koruyun diye, tıp haksız olsun diye kurulan fakültelerden biz afiliasyon konusunda yani işbirliği konusunda maalesef iyi örneklerimizin olmadığını ifade etmek istiyorum. Onun için şu heyecanı gördüm. Bu adanmışlığı gördük. Bu İsteği görüyoruz. Bu salonu görüyoruz. Onun için biz kaliteli hocalarının olduğu böyle bir altyapıyı hedef edinmiş insanların Tıp fakültesiyle işbirliğini yapacağımıza buradan söz veriyorum. Ancak şunu da ifade ediyorum. Biz daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz. Çalışmadan hiçbir şey olmaz arkadaşlar. Üretmeden hiçbir şey yapamayız. Güçlü olmamız için birlikte hareket edip, birlikte üretmemiz, birlikte sarılmamız gerekiyor. Evimize bakın, etrafınıza bakın, sosyal medyaya bakın arkadaşlar. Herkes birbirini eleştiriyor. Herkes bir eleştiriyi yapmak için bir şey bulmaya çalışıyor. Ama öncelikli soru sen ne yaptın sorusu değildir demin bahsettiğim gibi. Ben ne yaptım, biz ne yaptık sorusu. Aynaya baktığınız zaman gözleriniz size ben ne yaptım diye sorup da yaptığınızdan mutlu oluyorsanız hayatınızı yaşa Yaşıyorsunuz demektir. Başkası sizin hayatınızı yaşamaz. Siz hayatınızı yaşarsınız" şeklinde konuştu. Sosyal medya konusuna da değinen Bakan Memişoğlu, "Sosyal medyada nereden geldiği belli olmayan bilgilerle birbirinizi eleştirmeyin. Özellikle genç arkadaşlara söylüyorum. Çünkü bu dezenformasyon olabiliyor, iftira olabiliyor. Onun için Gerçeğini araştırın. Eleştirirken lütfen karşınızdakinin duygularını da hisset. Yani diğer bir anlı hisset. Onun için önce eleştirmeden önce kendimizi eleştireceğiz. Biz ne yaptık diye soracağız. Başkasını eleştireceğiz. Ve çok önemli bir şey söyleyeceğim. Biz kötülüğü kötülükle salmayacağız. Biz kötülük Kötülüğü iyilikle yeneceğiz. İyilikle savacağız. Çünkü kötüyle kötü olursanız eğer siz de kötü olursunuz. Ama kötüyü iyilikle yenerseniz sabırla ve çalışmayla o zaman siz iyilik olursunuz ve kendiniz olursunuz. Ülke olarak da iktidar olarak da parti olarak da bizim düsturumuz iyilikle kötülüğü yeneceğiz düsturudur. Onun için sizlerin Bir sağlık bakanı olarak sağlık kalmanızı istiyorum. Birlikte hareket etmenizi istiyorum. Ben bu üniversiteyi kuranlardan, bu konferansı yapanlardan Allah razı olsun diyorum. Gerçekten Bitlis´in farklı bir yüzüğü benimle karşılaşmış durumdayım" diye konuştu. Programda Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu ve Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş da birer konuşma yaptı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Bitlis’te yaptığı yatırımlardan dolayı Bitlisli iş adamı Ahmet Eren’e teşekkür plaketi taktim etti. Bakan Memişoğlu, sırasıyla Mutki Belediyesi ve Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi ziyaretinin ardından kentten ayrıldı.
Aydın Tarihi Priene Tiyatrosu’nda akşam konseri bir başka olacak Söke’ye bağlı Güllübahçe Mahallesi’nde düzenlenecek Priene Kültür Festivali, bu hafta sonu birbirinden renkli etkinliklerle kapılarını açıyor. Tarihin büyüleyici atmosferinde gerçekleşecek festivalde ziyaretçiler konserlerden halk oyunlarına, sıcak hava balonu gösterilerinden stant alanlarına kadar dolu dolu bir programla buluşacak. Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri ise Yunanistan’ın ünlü sanatçılarından Alexandra Gravas konseri olacak. Tarihi Priene Antik Kenti’nde gerçekleştirilecek konser, festivalin ilk günü olan 9 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00’de antik sahnede müzikseverlerle buluşacak. Katılımcılar, tarihi ambiyansta gece konseri izleme deneyimi yaşayacak. Festival programı sabah saat 10.00’da yoga, step ve aerobik etkinlikleriyle başlayacak. Ardından saat 12.30’da kortej yürüyüşü ve resmi açılış gerçekleştirilecek. Gün boyunca ana sahnede halk oyunları gösterileri ile Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Müzik Grubu konseri düzenlenecek. Festival alanındaki havuz sahnesinde ise Yavuz Selim Lisesi Müzik Grubu sahne alacak. Festival alanında yaklaşık 200 stant kurulacağı belirtilirken, yeme-içme noktaları, hediyelik eşya alanları, ürün pazarları ve sosyal sorumluluk stantları ziyaretçilere hizmet verecek. Festivalin görsel şölenlerinden biri de sıcak hava balonu gösterisi olacak. Priene semalarında gerçekleştirilecek bağlı sıcak hava balonu uçuşları, festivale renk katacak ve ziyaretçilere unutulmaz görüntüler sunacak. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, tarih, sanat ve eğlencenin bir araya geleceği Priene Kültür Festivali etkinliklerine tüm bölge halkını davet etti.
Manisa Ataol Behramoğlu Manisalılarla buluştu Edebiyatın usta kalemlerinden Ataol Behramoğlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nce düzenlenen "Ataol Behramoğlu Saygı Gecesi" programı kapsamında Manisalılarla buluştu. Şiir okumaları, belgesel gösterimi ve söyleşinin yer aldığı programda Behramoğlu, ‘Satranç Dörtlüğü’nü seslendirirken, Okan Toygar da ‘Hayatımız Güzeldir’ adlı nehir söyleşi kitabının hazırlık sürecini anlattı. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin aylık kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında ‘Ataol Behramoğlu Saygı Gecesi’ gerçekleştirildi. 9. Manisa Kitap Fuarı Onur Konuğu da olan Behramoğlu, programda Manisalılarla buluştu. Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’ndeki programı, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ural Sevener, Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz, Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu ile çok sayıda Manisalı takip etti. Program Tuğrul Keskin’in sunumuyla, Nebil Özgentürk’ün hazırladığı Ataol Behramoğlu Belgeseli’nin gösterimiyle başladı. Behramoğlu’nun eserleri seslendirildi Haluk Çetin ve Erhan Doğan Ataol Behramoğlu şiirlerinden bestelenen eserleri, Nilüfer Açıkalın da Hülya İşbilir Behramoğlu ve Meftun Yetiş Behramoğlu’nun şiirlerinden seçkileri katılımcılar için seslendirdi. ‘Hayatımız Güzeldir’i anlattı Gece, Okan Toygar söyleşisi ile devam etti. ‘Hayatımız Güzeldir’ adlı nehir söyleşi kitabının hazırlanış sürecini anlatan Toygar, 2021 Ocak ayında başladıkları süreci 2025 Ekim ayında tamamlanan kitabın yazılış amacı ve içeriğinde yer alan önemli detaylar hakkında bilgi verdi. Söyleşide Manisalılarla buluşan Ataol Behramoğlu da, ‘Satranç Dörtlüğü’nü okudu. Etkinlik sonrası düzenlenen imza gününde Behramoğlu ve Toygar, okurlarının kitaplarını imzalayarak onlarla sohbet etti.