ÇEVRE - 16 Nisan 2026 Perşembe 10:01

Kaynak suyunda yetişiyor, vatandaş taze taze alıp gidiyor

A
A
A
Kaynak suyunda yetişiyor, vatandaş taze taze alıp gidiyor

Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde belediye tarafından işletilen alabalık tesisi, hem ilçe sakinlerinin hem de çevre yerleşim yerlerinden gelen vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Sürekli akış halinde olan soğuk ve tatlı kaynak suyunda yetiştirilen alabalıklar, taze olarak vatandaşlara sunuluyor.


Tesiste yetiştirilen alabalıklar doğal kaynak suyunda büyütülürken balıkların beslenmesi için günlük ortalama 25-30 kilogram yem veriliyor. Sürekli tatlı su sirkülasyonu bulunan havuzlarda yetişen balıklar, yaklaşık 350-400 gram ağırlığa ulaştığında satışa sunuluyor. Vatandaşlara temizlenerek verilen alabalıkların kilogramı ise 300 liradan satılıyor. Tesise gelen vatandaşlar balıkları yerinde görerek satın alabiliyor. Yoldan geçen birçok kişi de tesise uğrayarak taze alabalık alıp yoluna devam ediyor.


"Canımız istediği zaman taptaze balık alıp gidiyoruz"


Eşiyle birlikte balık almaya gelen vatandaşlardan Nasır Alıcıoğlu, tesiste yetiştirilen balıkların lezzetinden memnun olduklarını belirterek, "Bugün gezme amaçlı hanımımla böyle bir balık alalım dedik. Yemek için geldik. Buranın balıklarını çok seviyorlar. Tat oranı çok yüksek Çayıralan’daki balıkların. Böyle bir tesisimizin olmasından tabii ki biz de gurur duyuyoruz. Canımız istediği zaman taptaze canlı balık alıp gidiyoruz buradan. Eskiden böyle bir düzen yoktu, şimdi çok iyi" dedi.


"Buranın balıkları çok güzel"


Uzunlu kasabasından geldiğini söyleyen Ahmet Karakurt ise tesise hem gezmek hem de balık almak için geldiklerini ifade ederek, "Uzunlu kasabasından balık almaya geldik. Hem gezmek hem de torunumu gezdirmek istedik. Çocuğumuz gezmeyi çok seviyor. Balıkları da görmek istiyor. Buranın durumunu bildiğimiz için geldik. Hem balık alıp hem de gezip gitmeyi düşünüyoruz. İyi bir yer burası, balıkları çok güzel" diye konuştu.


"Aylık yaklaşık 1 ton üretim yapıyoruz"


Çayıralan Belediye Başkanı Ahmet Kaygısız da ilçede geçmişte yapılan alabalık yetiştiriciliğinin bir süre durduğunu, yeniden canlandırılması için çalışma başlattıklarını söyledi. Kaygısız, "Yaklaşık yirmi yıl önce ilçemizde alabalık faaliyetleri yürütülüyordu fakat zamanla ekonomik şartlardan dolayı durdu. Biz de yeniden canlandıralım istedik. İlk etapta üç havuzla başladık. Talep artınca üretim de arttı. Kaynak suyumuzdan çıkan ve içme suyu hattından dışarı giden suyu değerlendirmiş olduk. Şu anda aylık yaklaşık bir ton üretim yapıyoruz ve pazar sıkıntısı yaşamıyoruz" dedi.


Çevre ilçelerden de talep olduğunu belirten Kaygısız, Sarıkaya, Çandır ve Boğazlıyan gibi ilçelere haftanın belirli günlerinde canlı alabalık götürerek vatandaşların bu üründen faydalanmasını sağladıklarını ifade etti. Ayrıca ilerleyen süreçte yavru alabalık üretimi üzerine de yeni bir proje planladıklarını sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Lise öğrencileri arası ’Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu: 4 proje ödüle layık görüldü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) iş birliğiyle düzenlenen Lise Öğrencileri Arası Enerji Verimliliği Proje Yarışması’nın sonuçları belli oldu. 57 başvurunun olduğu yarışmada üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artırılması için attığı adımlara bir yenisini daha ekledi. Toplumda enerji kültürünün oluşturulması, gelecek nesillerde enerji verimliliği ve çevre bilincinin geliştirilmesi ve enerjinin üretimden nihai tüketime kadar tüm aşamalarda verimli kullanımına yönelik davranış biçimlerinin kazandırılması amacıyla, Bakanlık ile TÜBİTAK iş birliğinde lise öğrencileri arasında Enerji Verimliliği Proje Yarışması düzenlendi. 57 başvuru Yarışmaya, bu yıl toplam 57 proje başvurusu yapıldı. Başvuruların 25’i konut, 11’i sanayi, 12’si tarım ve 9’u ulaşım sektörlerine yönelik oldu. 4 projeye ödül Başvurular, akademisyenlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirildi. Değerlendirme sonucunda, üç proje dereceye girerken, bir proje de jüri özel ödülüne layık görüldü. Yarışmada dereceye giren projelerden, ’Atıl Tekstilden Nano-Gümüş Selüloz Kompozit: Enerji Verimliliği ve Küf Dirençli Akıllı Panel’ birincilik ödülüne layık görülürken, ’Tarımsal Sulama Göletlerinde Sürdürülebilir Su Yönetimi için Büyük Veriye Dayalı Tahmin ve Yapısal Optimizasyon Modeli’ ikinci, ’Şehiriçi Trafikte Bekleme Sürelerini Azaltmaya Yönelik Matematiksel Tabanlı Enerji Verimliliği Modeli’ ise üçüncü oldu. ’Güneş Paneli Verimliliğinin Soya Parafini Baryum Sülfat Kompoziti ile Artırılması’ adlı proje de jüri özel ödülünü kazandı.
Muğla Altın değil, su kaçağı arıyorlar Türkiye’nin en önemli turizm kentlerinden birisi olan ve yıllık 3 milyon 500 bini yabancı olmak üzere 10 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlayan Muğla, son yıllarda kuraklık ve iklim değişikliğinin etkisi ile özellikle Bodrum ilçesinde su sıkıntısı yaşıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ekipleri yeni su kaynakları arayışını sürdürürken, mevcut kaynakların en iyi şekilde kullanımı için teknolojinin yeniliklerinden faydalanarak gece gündüz mesai yapıyor. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ekipleri gelişen teknolojiyi kullanarak su isale hatlarındaki kayıp-kaçak ve patlakları ’akustik dinleme cihazı’ ile tespit ediyor. Su patlak ve kaçaklarını hassas dinleme cihazı ile dinleyen ekipler, patlayan ve kaçak olan suyun yüzeye çıkmadığı ve yer altına karıştığı bölgelerde kaçak ve patlakları hassas dinleme cihazı ile tespit ediyor. Akustik dinleme cihazını kullanan ekipler 7/24 görev yaparken, su isale hatlarının bulunduğu bölgelerde sürekli olarak akustik dinleme cihazı ile dinleme yaparak devriye geziyor. Yılda 400 bin kişinin kullanacağı su geri kazandırılıyor Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Su Kayıpları ve Basınç Yönetimi Şube Müdürü Görkem Kocabıyık, 13 ilçede yıllık 2 bin 500 arıza tespiti yaparak 350-400 bin kişinin kullanacağı suyun geri kazanımı sağladıklarını açıkladı. Kocabıyık, "Suyumuz şu anda, Türkiye ve dünya şartlarında çok az olduğu için altın değerinde bizim için. Onu geri geri kazanmak için elimizden geleni yapıyoruz. Gece gündüz ekiplerimiz isale hatları, terfi hatlarında devamlı çalışmakta. 13 ilçede 2 bin kilometre üzerinde hat tespiti ve 2 bin 500 civarında arıza tespiti yapıyoruz yıllık olarak. Yıllık olarak ortalama 350-400 bin kişinin kullanacağı suyu geri kazanımını sağlıyoruz" dedi. Sokak sokak gezerek kayıp kaçaklar tespit ediliyor MUSKİ Şube Müdürü Kocabıyık, kayıp kaçak ve patlak olan hatlarda akustik dinleme cihazı ile yüzeye çıkmayan su patlak hatları ses sinyalleri ile sokak sokak, geceleri de dahil gezerek tespit ettiklerini belirterek, "Bu işlemleri akustik dinleme cihazı, debimetre, korelatör cihazlarıyla yapmaya devam ediyoruz. Akustik dinleme cihazımız ses sinyalleri ile çalışıyor ve ses ile tespitini yapıyoruz. Yüzeye çıkmayan suyu her yeri, sokak, sokak tarıyoruz. O şekilde tespitini yapıyoruz, işaretliyoruz. Buna bir iş emri modülü açıyoruz. Arıza ekiplerimiz kazıp müdahale ediyorlar. Basınç yönetimi kapsamında gece debilerini kontrol edip, gece debisi yüksek olan yerlere akustik dinleme ekiplerimizi gönderip detaylı çalışmalar yapıp, arızaların tespitini yapıyoruz. Mesai mefhumumuz yok. Gece gündüz arıza olduğu zaman müdahale ediyoruz" dedi.
Bursa Psikiyatride geleceğin yol haritası belirlendi Antalya’nın Belek turizm merkezinde 15-18 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen ‘17. Uluslararası Psikofarmakoloji ve Çocuk-Ergen Psikofarmakolojisi / Psikoterapi Kongresi’, bilim dünyasında bıraktığı güçlü izlerle tamamlandı. Psikofarmakoloji Derneği’nin (PD) ev sahipliğinde, ‘Tedavi Direncinin Üstesinden Gelmek’ ana temasıyla gerçekleştirilen kongre hem içerik zenginliği hem de uluslararası katılımıyla dikkat çekti. Psikiyatri alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel buluşmalarından biri olarak gösterilen kongrede; biyolojik psikiyatri, sinirbilim ve psikiyatrik nörogörüntüleme başta olmak üzere güncel gelişmeler masaya yatırıldı. Farklı ülkelerden gelen bilim insanları ile Türkiye’den genç hekimleri bir araya getiren organizasyon, bilgi paylaşımının yanı sıra güçlü bir akademik etkileşim ortamı sundu. Türk Psikofarmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Kemal Sayar, kongrenin ardından yaptığı değerlendirmede organizasyonun ulaştığı seviyeye vurgu yaparak, "Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi, ülkemizin en önemli psikiyatri buluşmalarından biri olmayı sürdürüyor. Bu yıl da yurt dışından yaklaşık 50 bilim insanını ve Türkiye’den bine yakın katılımcıyı ağırladık. Her yıl çıtayı daha yukarı taşıyarak, dünyadaki güncel gelişmeleri meslektaşlarımızla buluşturuyoruz. Genç hekimlerimizin, alanında öncü isimlerle doğrudan temas kurması bizim için son derece kıymetli. Ayrıca 200’ün üzerinde katılımcıya burs sağlayarak ve 200 asistanımıza ücretsiz katılım imkânı sunarak bilimsel erişimi genişletmeye devam ediyoruz. Burası aynı zamanda bilginin üretildiği ve paylaşıldığı bir bilim platformudur" dedi. Kongrenin Onursal Başkanı Prof. Dr. Mesut Çetin de özellikle gençlerin alanında uzman bilim insanlarıyla temasa geçmesi, sorular sorarak bilgi alışverişinde bulunmuş olması yönüyle çok verimli geçtiğini belirtirken, "Ortaklaşa çalışmalarda yer alabilmeleri de önemli. Kongre kapsamında tüm sunumlar anında tercüme edildi. Katılımcılar kendi dilinde soru sorabildiler, bu da iletişim ve etkileşimi kuvvetlendirdi" diye konuştu. Kongre Başkanı Doç. Dr. Ayşe Sakallı Kani ise organizasyonun bilimsel derinliğine ve etkileşim gücüne vurgu yaptı. Kani, "2005 yılından bu yana düzenlediğimiz kongremizin 17’ncisini bu yıl büyük bir başarıyla gerçekleştirdik. 10 farklı ülkeden yabancı konuşmacı, 280’in üzerinde bilim insanı ve 650’ye yakın katılımcıyla son derece canlı, zengin ve doyurucu bir bilimsel ortam oluştu. Kongremiz yalnızca bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda kültürlerarası etkileşim açısından da önemli bir platform sunuyor. Yapay zekâ destekli yeni tedavi algoritmaları ve kişiye özgü tedavi yaklaşımları bu yılın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı" dedi. Kongrenin Eş Başkanı Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Alperen Bıkmazer de yoğun ilginin bilimsel kaliteyi yansıttığını belirterek, "Kongremize hem yurt içinden hem de yurt dışından çok sayıda bildiri ve panel başvurusu geldi. Bu yoğunluk, kongremizin bilimsel derinliğinin ve uluslararası niteliğinin güçlü bir göstergesidir. Türkiye’de düzenlenen kongreler arasında en fazla uluslararası konuşmacıya ev sahipliği yapan organizasyonlardan biri olmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle genç meslektaşlarımıza sağladığımız burslar, yabancı konuşmacılarla kurulan temas ve oluşturulan akademik ağlar, onların mesleki gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır" diye konuştu. Hasan Eker yönetimindeki Burkon tarafından organize edilen ve Bilimsel oturumların yanı sıra anlık çeviri imkânı sayesinde katılımcıların kendi dillerinde iletişim kurabildiği kongre, disiplinler arası yaklaşımı ve kapsayıcı yapısıyla öne çıktı. Genç araştırmacıların uluslararası bilim insanlarıyla bir araya gelerek ortak projelere zemin hazırladığı organizasyon, psikofarmakoloji alanında yeni iş birliklerinin kapısını araladı. Yoğun katılım, güçlü akademik içerik ve uluslararası etkileşimle tamamlanan kongre, psikiyatri alanında hem Türkiye’nin hem de bölgenin en önemli bilimsel platformlarından biri olma niteliğini bir kez daha pekiştirdi.