ASAYİŞ - 18 Nisan 2026 Cumartesi 10:49

Bursa’da kaçak tütün baskını: Depo ve araçlardan servet çıktı

A
A
A
Bursa’da kaçak tütün baskını: Depo ve araçlardan servet çıktı

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen kaçakçılık operasyonunda, milyonlarca adet makaron ve yüklü miktarda tütün ürünü ele geçirildi. Olayla ilgili 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.


Bursa İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde, şüphelilere ait iş yeri, depo ve araçlarda arama yapıldı. Yapılan aramalarda 1 milyon 186 bin 600 adet bandrolsüz makaron, 920 kilogram açık sarmalık kıyılmış tütün, 200 bin 800 adet sigara filtresi, 92 bin 620 adet makarona basılmış sigara, 19 bin 800 adet şeffaf naylon sigara poşeti, 18 bin 750 adet boş sigara kutusu, 8 bin 780 paket bandrolsüz sigara, 2 bin 700 paket bandrolsüz sigara kağıdı ile 20 kilogram bandrolsüz nargile tütünü ele geçirildi.


Operasyonda yakalanan 3 şüpheli hakkında adli işlemlere başlanırken, jandarma ekiplerinin halk sağlığını tehdit eden ve kamu düzenini bozan kaçakçılık faaliyetlerine yönelik mücadelesinin kararlılıkla sürdüğü bildirildi.



Bursa’da kaçak tütün baskını: Depo ve araçlardan servet çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rektör Adıgüzel’in katılımıyla "AUPRESS Dergi Editörleri Değerlendirme Toplantısı" yapıldı Anadolu Üniversitesi yönetimi ve dergi editörleri, yayıncılık faaliyetlerinde kurumsallaşma ve uluslararasılaşma hedeflerini değerlendirmek üzere bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in başkanlığında, AUPRESS yönetimi ve bünyesindeki tüm dergi editörlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda, akademik yayıncılıkta gelinen son nokta ve gelecek vizyonu paylaşıldı. "AUPRESS hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor" Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel üretim kapasitesinin altını çizerek şunları kaydetti: "Üniversitemiz bünyesinde üretilen bilimsel bilginin küresel ölçekte karşılık bulması; yayınlarımızın niteliği ve erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Bugün AUPRESS çatısı altında, ESCI ve Scopus gibi prestijli uluslararası dizinlerde taranan dergilerimizin varlığı, küresel bilim ekosisteminde üst sıralarda yer alma kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Bunun yanı sıra, ulusal yayıncılık standartlarının temel referans noktası olan TR Dizin’de taranan dergi sayımızın kayda değer bir seviyeye ulaşması, AUPRESS’in hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor. Gelinen bu yetkinlik aşamasında; kalitesini kanıtlamış mevcut dergilerimiz, yayın hayatına yeni başlayan dergilerimize rehberlik ederek akademik prestijimizi daha ileriye taşıma noktasında öncü bir rol üstlenecek." Toplantının ana gündem maddesini, Anadolu Üniversitesi bünyesindeki tüm süreli yayınların AUPRESS çatısı altında birleşmesiyle yakalanan ivme oluşturdu. Rektörlük ve AUPRESS yönetimi tarafından yapılan sunumlarda; 20 dergilik portföyün tek bir kurumsal şemsiye altında toplanmasının, yayın süreçlerinde standardizasyonu sağladığı ve kurumsal aidiyeti güçlendirdiği vurgulandı. "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması vizyoner bir adımdır" Akademik dergilerin tek bir merkezden yönetilmesinin stratejik önemine değinen Rektör Danışmanı ve ANASAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Bostancı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması sadece teknik bir birleşme değil; aynı zamanda yayıncılıkta kalite standartlarımızı ortak bir paydada buluşturan vizyoner bir adımdır. Bu bütünleşik yapı sayesinde editoryal süreçlerde tam uyum sağlarken, üniversitemizin entelektüel sermayesini çok daha güçlü ve organize bir biçimde uluslararası mecralara taşıma imkânı buluyoruz." Toplantıda, özellikle ESCI ve Scopus gibi prestijli dizinlerde taranan Anadolu Üniversitesi dergilerinin elde ettiği başarılar örneklerle aktarıldı. Bu başarıların, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel literatürdeki ağırlığını ve uluslararası sıralamalardaki konumunu doğrudan yükselttiği ifade edildi.Editörlerin görüş ve önerilerinin dinlendiği oturumlarda; niteliksel gelişimin, niceliksel artıştan daha öncelikli olduğu kararlılıkla yinelendi. AUPRESS’in önümüzdeki döneme ait stratejik yol haritasının da masaya yatırıldığı görüşmede; dijital yayıncılık teknolojilerinin optimizasyonu, açık erişim politikalarının genişletilmesi ve diğer dergilerin de uluslararası üst dizinlere kabul edilmesi için sunulacak teknik ve akademik destek süreçleri detaylandırıldı. Toplantı, bilimsel mükemmeliyet odaklı bu yapılanmanın Anadolu Üniversitesi araştırma ekosistemine sunduğu katkıların artırılarak sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.
Manisa Er meydanının gizli kahramanı zamana direniyor Manisa’nın Demirci ilçesinde yaşayan ve Ege Bölgesi’ndeki tek üretici olan kispet ustası, yağlı güreşlerin gizli kahramanı olarak sanatını sürdürüyor. Yıllara meydan okurcasına kispetlerini pehlivanlar için hazırlayan Murat usta, sanatını gelecek nesillere aktaramamaktan korkuyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde ağabeyi Mehmet Kozak ile birlikte 41 yıldır ayakkabıcılık yapan Murat Kozak, yaklaşık 20 yıl önce kendi çabalarıyla kispet dikimini öğrendi. Atölyesinde yaptığı ilk denemelerin ardından ustalaşan Murat Kozak, bugün sipariş üzerine üretim yapıyor. Yılda ortalama 10 kispet diken Murat Kozak, her bir kispet için yaklaşık 3 metre uzunluğunda, "vidala" olarak bilinen ve genellikle çanta ile ayakkabı yapımında kullanılan dana derisi kullandığını belirtti. Başpehlivanlar Kadir Ergin ve Rıfat Dönmez başta olmak üzere birçok pehlivana kispet diken Kozak, Türkiye’nin farklı illerine ürün gönderdiğini söyledi. Kispet ustası Murat Kozak’ın abisi Mehmet Kozak, "Meslek bizim babamızın dedesinden bugünlere gelmektedir. 3 birader ayakkabıcılık üretimi ve tamiratını yapmaktayız. Ayakkabıcılık emek isteyen bir meslek. Eskisi gibi çırak da bulunmuyor. Sipariş üzerine kispet üretimini yapıyoruz. Balıkesir Kurtdere, Edirne başpehlivanlara yapıp gönderimi yapıyoruz" dedi. "Meslek veya sanat öğrenmek isteyen yok" Kispet ustası Murat Kozak ise, "Mesleğimiz ilkokuldan çıktıktan sonra babamızın yanında ayakkabı tamirciliği ile başladık. Zaman geçtikçe kardeşlerimle birlikte ayakkabı yapımı ve tamir işi yaptık. Ayakkabı işi ile meşgul olurken kispet işine merak saldık. Güreşlere gittim kispetleri inceleyerek deneme yanılma yöntemi ile kispet yapmaya başladık. Kispet dana derisi, vidala deri ve cilt deriden yapılır. Pehlivanın beden ölçüsünü alarak kaliteli bir şekilde alarak yapıyoruz. Kispeti kalıba alıyoruz, ölçüye göre kesiyoruz. Belinin işçiliği ve nakışını dikiş makinesinde yapıyorum. Piyasada güreş yapan pehlivanlara çok sayıda kispet dikiyorum. Baş Pehlivan Kadir Ergin ve ekibine, Antalya, Kocaeli ve Erzurum gibi birçok ile kispet dikip gönderdim. Meslek veya sanat öğrenmek isteyen yok. Kendi çocuklarımda dahil. İlkokuldan çıktıktan sonra biz mesleği öğrendik ve bugünlere getirdik. Bu meslekle 2 çocuk büyüttüm. Ne olursa olsun zanaat altın bileziktir" ifadelerini kullandı.