SAĞLIK - 15 Mayıs 2026 Cuma 08:57

Avusturya’dan Van’a şifa yolculuğu: Avrupa’nın cesaret edemediği ameliyat Van’da yapıldı

A
A
A
Avusturya’dan Van’a şifa yolculuğu: Avrupa’nın cesaret edemediği ameliyat Van’da yapıldı

Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, İstanbul’un ve Avrupa’nın dev kliniklerinde ’ameliyat edilemez’ denilen en riskli glomus tümörü vakalarını Van’da gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla sağlığına kavuşturmaya devam ediyor.


Batman’dan Ayşe Beytüt (64), İstanbul’dan Bülent Kasımay (47) ve Avusturya’dan gelen Yasemin Günyeli (37), hastane hastane gezdikten sonra Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı. Gittikleri hastanelerde ‘felç kalırsın, masada kalırsın’ gibi ifadelerle korkutulan hastalar, Prof. Dr. Başel’in ikna çalışmaları ve tecrübesi sonucu yapılan operasyonla sağlıklarına kavuştu.



Bir haftada üç hastaya şifa


Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, bu hafta il dışından gelen üç hastayı başarıyla ameliyat ettiklerini belirterek, "Üçü de çok özel hastalardı. Bülent Bey’in hem tümörü büyüktü hem de bu onun ikinci ameliyatıydı. Yasemin Hanım Avusturya’dan geldi; Avusturya’da ‘çok riskli’ denilen ameliyatını burada yaptık. Damarı tamamen sarmış, 6 santimetreye yakın bir tümörü başarıyla çıkardık. Bir de Batman’dan gelen bir hastamız vardı; onunki de yukarı yerleşimli glomus vagale dediğimiz, oldukça zor bir noktadaki tümördü. Tümörün büyük kısmını çıkardık, üst kısma da embolizasyon yaparak operasyonu tamamladık. Çok şükür hiçbirinde komplikasyon gelişmedi. Bugün Bülent Bey’in 6., Avusturyalı hastamızın 3., Batmanlı hastamızın ise 1. günü. Bu haftayı üç başarıyla kapattık," dedi.



İstanbul’da çıkarılamayan tümörden kurtuldu


İstanbul’dan gelen 47 yaşındaki Bülent Kasımay’a iki yıl önce glomus tümörü tanısı konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Halil Başel, "Hastamız, Türkiye’nin sayılı hastanelerinden birinde ameliyat olmaya karar vermiş ancak orada opere edildiğinde tümörü çıkaramamışlar. Üstelik yutma güçlüğü ve ses kısıtlığı gibi komplikasyonlar gelişmiş. Bülent Bey bilinçli bir hasta olduğu için arayışa girmiş; Amerika’ya kadar ulaşmış. Oradaki doktorlar ‘yaparız’ demişler ama vize ve ekonomik sorunlar nedeniyle gidememiş. Bize ulaştığında hemen ameliyat önerdik. Önce şaşırsa da o sırada servisimizde yatan diğer glomus hastalarıyla görüşünce ikna oldu. Yaklaşık 7 santimetrelik tümörü hiçbir komplikasyon gelişmeden çıkardık, inşallah bir iki güne taburcu edeceğiz" ifadelerini kullandı.



"Bizde hep ‘iyi hekim mutlaka büyük şehirlere gider’ gibi yanlış bir inanış var"


Bülent Kasımay’ın Van’a gelme kararı alırken çevresinden baskı gördüğünü dile getiren Prof. Dr. Halil Başel, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"İstanbul’da yapılamayan bir şey Van’da nasıl yapılacak? Bizde hep ‘iyi hekim mutlaka büyük şehirlere gider’ gibi yanlış bir inanış var. Hastamıza bu konuda adeta mobbing yapılmış. Ama sonuç ortada; insanları tedavi eden şehirler ya da devasa binalar değil, hekimin tecrübesidir. Bu ameliyatlar çok fazla teknolojik alet edevat değil, yüksek hekim tecrübesi gerektirir. Artık sosyal medyada her şeye ulaşmak çok kolay; hastalar yorumlara bakıyor, hekimin başarı oranlarını araştırıyor ve ona göre karar veriyor. Bülent Bey de gelirken çok baskı görmüş ama şu anda oldukça mutlu."



Avrupa’nın en büyük kliniklerinden Van’daki tecrübeye yolculuk


Avusturya’dan gelen 37 yaşındaki Yasemin Günyeli’nin kayınpederi İsa Günyeli, 37 yıldır yurt dışında yaşadıklarını belirterek süreci anlattı:


"Viyana’da Avrupa’nın en büyük kliniklerine sorduk; Amerika ve Almanya’daki uzmanlara danıştık ancak durum riskli olduğu için kimse ameliyata karar veremedi. Araştırmalarımız sonucunda Halil Hoca’yı sosyal medyada bulduk. Kızım daha derin bir araştırma yapıp hocayla kontağa geçti ve Van’a gelmeye karar verdik."



Yılda 3 ameliyat yerine 300 ameliyatlık tecrübe tercih edildi


Neden Van’ı tercih ettiklerini açıklayan Ordulu Günyeli, "İstanbul, Ankara veya Avrupa dururken neden Van? Çünkü araştırdığımızda Halil Hoca’nın bu alanda 300’e yakın ameliyat yaptığını gördük. Bizim olduğumuz bölgede (Avusturya) bu ameliyat senede sadece 2-3 tane yapılıyormuş. Gelinim, ‘Baba bu hoca büyük tecrübe edinmiş, ya Allah deyip gidelim’ dedi. Allah razı olsun; Halil Başel Bey’e ve tüm hastane personeline çok teşekkür ederim. Şu anki mutluluğumuzu anlatacak kelime bulamıyorum" şeklinde konuştu.



Komplikasyonsuz veda


İstanbul’un en iyi kalp damar hastanelerinden birinde daha önce başarısız bir operasyon geçirdiğini hatırlatan Bülent Kasımay, son durumunu şu sözlerle özetledi:


"İlk ameliyatımda tümörü çıkaramadıkları gibi sesimde ve yutağımda problemler yaşadım. Van’da Halil Hoca’nın başarılarını duyunca gelip kendisiyle görüştüm ve ikna oldum. İnsanların ‘İstanbul’da o kadar hastane varken neden Van?’ demelerine rağmen geldim. Sağ olsun, hiçbir komplikasyonla karşılaşmadan, sesimde veya yutağımda problem çıkmadan sağlığıma kavuştum. Pazartesi günü hastaneden ayrılacağım, hocamıza minnettarım."



Avusturya’dan Van’a şifa yolculuğu: Avrupa’nın cesaret edemediği ameliyat Van’da yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç, Bakan Gürlek’i ağırladı: "Kayseri, bir cazibe merkezi" Adalet Bakanı Akın Gürlek; Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç ile bir araya geldi. Başkan Büyükkılıç; cazibe merkezi Kayseri’nin yatırım, turizm, kültür ve spor alanlarında yükselen vizyonuna dikkat çekerken, Gürlek ise Kayseri’yi ekonominin lokomotifi olarak nitelendirdi. Bir dizi programa katılmak üzere Kayseri’ye gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek; Kayseri Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ı makamında ziyaret etti. Bakan Gürlek’i başkanlık girişinde çiçeklerle karşılayan Başkan Büyükkılıç, daha sonra beraberindeki heyet ile birlikte makama geçti. Ziyarette konuşan Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin Türkiye’nin önemli cazibe merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, şehrin birlik ve beraberlik içerisinde gelişimini sürdürdüğünü ifade etti. Büyükkılıç; "Kayseri, bir cazibe merkezidir. Birliğin, beraberliğin olduğu güvenli bir liman şehridir" dedi. Kayseri’nin yatırım, eğitim, sanayi, turizm ve kültürel mirasıyla öne çıktığını belirten Büyükkılıç, son yıllarda elde edilen uluslararası ünvanların da şehrin vizyonunu güçlendirdiğini kaydetti. Büyükkılıç; "Kayseri; güvenli yapısı, güçlü ekonomik altyapısı, kadim medeniyetlere ev sahipliği yapan kültürel kimliği ve yükselen turizm potansiyeliyle dikkat çekiyor. 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti ünvanları da şehrimizin uluslararası alandaki değerini artırıyor" diye konuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Kayseri’nin ticareti ve sanayisiyle ön plana çıktığına işaret ederek; "Kayseri, kültürün, ticaretin, ilmin, gastronominin merkezi. İnşallah günden güne de ön plana çıkıyor ticaretiyle, sanayisiyle, dünyada tanınırlığıyla. Sizde de Kapadokya gibi balon uçuşları başladı, Erciyes’imiz var" dedi. "Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşuyoruz" Bakan Gürlek, dünyanın en iyi 25 kayak tesisi arasında yer alan Erciyes Kayak Merkezi ile ilgili Başkan Büyükkılıç’tan bilgi aldı. Büyükkılıç, Erciyes’in 2025-2026 kış sezonunda yaklaşık 3 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladığını ifade ederek; "En bereketli dönemi yaşadık. 20’nin üzerinde otel var yukarda. Sizin de vurguladığınız gibi Kapadokya ile destinasyon oluşturduk. Sağlık turizmi ön planda. İyi bir noktadayız, çok şükür yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşuyoruz" diye konuştu. Gürlek ise Kayseri’yi ekonominin lokomotifi olarak nitelendirerek, misafirperverliğinden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür edip, Kayserililere selam ve sevgilerini iletti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyükşehir Belediyesi Şeref Defteri’ni de imzaladı. Ziyarette Adalet Bakanı Akın Gürlek’e; Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler ile S. Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, Cumhuriyet Başsavcısı Habib Korkmaz, yargı mensupları ve ilçe belediye başkanları eşlik etti.
Antalya Otobüsle usulsüz taşınan yaklaşık 1 ton yoğurt Antalya otogarında imha edildi Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri ile otogar güvenlik görevlilerinin dikkati, halk sağlığını tehdit edebilecek bir gıda taşımacılığını daha önledi. Konya’nın Ereğli ilçesinden Antalya’ya şehirlerarası yolcu otobüsüyle getirildiği belirlenen ve uygun koşullarda taşınmadığı tespit edilen yaklaşık 1 ton yoğurda el konularak imha edildi. Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde yürütülen denetimler sırasında, otobüs bagajında koliler içerisinde taşınan yoğurtlar ekiplerin dikkatini çekti. Soğuk zincir kurallarına aykırı şekilde taşındığı değerlendirilen ürünler, Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerince kontrol altına alındı. Yapılan incelemede ürünlerin uygun muhafaza koşullarında taşınmadığı belirlenirken, durum İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. Yetkililerin değerlendirmesi sonrası halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği tespit edilen yoğurtlar, terminal alanında kontrollü şekilde imha edildi. Usule aykırı taşıma yapan firmaya 5996 Sayılı Kanun’a göre cezai işlem uygulandı. "Soğuk zinciri bozulan gıdalara izin vermiyoruz" Otogar Zabıta Amiri Mustafa Kaya, usulsüz taşınan gıdalara yönelik denetimlerin titizlikle sürdüğünü belirterek, "Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde güvenlik görevlilerimizin dikkati üzerine otobüs bagajında koliler içerisinde taşınan yoğurtları tespit ettik. Ürünlerin uygun şartlarda taşınmadığını değerlendirerek kontrol sürecini başlattık. Sahibi geldiğinde el koyma işlemini gerçekleştirdik ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bilgi verdik. Yapılan incelemede soğuk zincirin bozulduğu belirlendi. Bunun üzerine ürünler terminal alanında kontrollü şekilde imha edildi. Et, balık, süt ve süt ürünleri gibi soğuk zincir gerektiren gıdalarla ilgili denetimlerimiz aralıksız devam ediyor. Halk sağlığını riske atabilecek hiçbir uygulamaya müsaade etmiyoruz" dedi.