ASAYİŞ - 15 Mayıs 2026 Cuma 12:40

Otobüsle usulsüz taşınan yaklaşık 1 ton yoğurt Antalya otogarında imha edildi

A
A
A
Otobüsle usulsüz taşınan yaklaşık 1 ton yoğurt Antalya otogarında imha edildi

Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri ile otogar güvenlik görevlilerinin dikkati, halk sağlığını tehdit edebilecek bir gıda taşımacılığını daha önledi. Konya’nın Ereğli ilçesinden Antalya’ya şehirlerarası yolcu otobüsüyle getirildiği belirlenen ve uygun koşullarda taşınmadığı tespit edilen yaklaşık 1 ton yoğurda el konularak imha edildi.


Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde yürütülen denetimler sırasında, otobüs bagajında koliler içerisinde taşınan yoğurtlar ekiplerin dikkatini çekti. Soğuk zincir kurallarına aykırı şekilde taşındığı değerlendirilen ürünler, Antalya Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerince kontrol altına alındı. Yapılan incelemede ürünlerin uygun muhafaza koşullarında taşınmadığı belirlenirken, durum İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. Yetkililerin değerlendirmesi sonrası halk sağlığı açısından risk oluşturabileceği tespit edilen yoğurtlar, terminal alanında kontrollü şekilde imha edildi. Usule aykırı taşıma yapan firmaya 5996 Sayılı Kanun’a göre cezai işlem uygulandı.


"Soğuk zinciri bozulan gıdalara izin vermiyoruz"


Otogar Zabıta Amiri Mustafa Kaya, usulsüz taşınan gıdalara yönelik denetimlerin titizlikle sürdüğünü belirterek, "Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde güvenlik görevlilerimizin dikkati üzerine otobüs bagajında koliler içerisinde taşınan yoğurtları tespit ettik. Ürünlerin uygun şartlarda taşınmadığını değerlendirerek kontrol sürecini başlattık. Sahibi geldiğinde el koyma işlemini gerçekleştirdik ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine bilgi verdik. Yapılan incelemede soğuk zincirin bozulduğu belirlendi. Bunun üzerine ürünler terminal alanında kontrollü şekilde imha edildi. Et, balık, süt ve süt ürünleri gibi soğuk zincir gerektiren gıdalarla ilgili denetimlerimiz aralıksız devam ediyor. Halk sağlığını riske atabilecek hiçbir uygulamaya müsaade etmiyoruz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Şampiyon çocuklarımızla gurur duyuyorum" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; Futsal Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri büyük başarıyla Kayseri’ye gurur yaşatan Kocasinan’ın özel sporcularını makamında ağırladı. Şampiyon sporcularla yakından ilgilenen, tek tek tebrik eden Başkan Çolakbayrakdar, "Şampiyon altın çocuklarımızla gurur duyuyorum" dedi. Şampiyon sporcuların azmi, disiplini ve mücadele ruhuyla herkese örnek olduğunu vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar; "Bugün burada sadece bir sportif başarıyı değil; azmin, inancın ve emeğin zaferini kutluyoruz. Sizler, elde ettiğiniz bu şampiyonlukla sadece Kayseri’mizin değil, tüm Türkiye’nin gönlünde taht kurdunuz. Gösterdiğiniz mücadele, fedakârlık ve takım ruhu hepimize ilham verdi. Kocasinan Belediyesi olarak spora ve sporcuya her zaman destek olmaya devam ediyoruz. Özellikle özel sporcularımızın başarıları bizler için ayrı bir gurur vesilesidir. Çünkü sizler, engellerin sevgiyle, emekle ve kararlılıkla aşılabileceğini tüm Türkiye’ye gösterdiniz." ifadelerini kullandı. Sporun birleştirici gücüne dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar; "Gençlerimizin sporla iç içe olması, sağlıklı bireyler olarak yetişmesi ve uluslararası arenalarda ülkemizi temsil etmesi en büyük hedeflerimizden biridir. Kocasinan Belediyesi olarak tesisleşmeden altyapıya, amatör branşlardan özel sporcularımıza kadar her alanda sporun ve sporcunun yanında olmaya devam edeceğiz. Sizlerin başarıları, gelecekte yetişecek sporcularımıza da umut ve motivasyon olacaktır. Şampiyon altın evlatlarımızla gurur duyuyorum" diye konuştu. Türkiye Down Sendromlu Futsal Milli Takımı ve Kocasinan Spor Kulübü Antrenörü Uğur Arı ise Kocasinan Belediyesi’nin spora verdiği desteklerin başarıda büyük pay sahibi olduğunu belirterek, "Başkanımız Sayın Ahmet Çolakbayrakdar’a her zaman yanımızda olduğu için teşekkür ediyoruz. Sporcularımızın elde ettiği başarılar, verilen desteklerin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor. Kocasinan Belediyesi Spor Kulübü, birçok branşta hem Kayseri’yi hem de Türkiye’yi başarıyla temsil etmektedir." dedi. Ziyaret sonunda şampiyon sporcular, kazandıkları kupayı Başkan Çolakbayrakdar ile birlikte havaya kaldırarak büyük sevinç yaşadı. Coşkulu anların yaşandığı programda günün anısına hatıra fotoğrafı çekilirken, Başkan Çolakbayrakdar sporculara çeşitli hediyeler verdi.
Samsun Su profesörü uyardı: "2026 kış mevsimi yağışları son 66 yılın zirvesine çıktı" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, 2025 sonbaharı ile 2026 ilkbaharı arasındaki dönemde yağışların uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleştiğini, 2026 kış mevsimi yağışlarının ise bazı ölçümlerde son 66 yılın zirvesine çıktığını belirtti. Türkiye’de özellikle 2025 sonbaharı ile 2026 ilkbaharı arasındaki dönemde yağışlar uzun yıllar ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 1 Ekim 2025–31 Mart 2026 arasındaki "su yılı" yağışları normalin yüzde 25, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 87 üzerinde gerçekleşti ve son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2026 kış mevsimi yağışlarının ise bazı ölçümlerde son 66 yılın zirvesine çıktığı ifade edildi. Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin birçok bölgesinde su baskını ve sele neden olan yağışlar ile yaz dönemindeki beklentiler hakkında açıklamalarda bulundu. Son dönemde artan yağışları değerlendiren Prof. Dr. Demir, "Son 6 ay içerisinde hem dünyanın genelinde belli yerlerde hem de ülkemizde yoğun bir yağış rejimi ve yağış geçişleri yaşıyoruz. MGM verilerine baktığımızda bu yağışlar hem 2025 yılı su yılına göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla, geçen seneki aynı dönemdeki yağışlara göre yaklaşık yüzde 80’in üzerinde daha fazla. Son 66 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. Bu yağışlar önümüzdeki süreçte de belli ölçüde devam edecek" dedi. "Ekstrem iklim olayları bekliyoruz" İklim değişikliği ile birlikte ekstrem olaylar beklediklerinin altını çizen Prof. Dr. Yusuf Demir, "Yağışlar veya kuraklık tek başına bize küresel iklimi tanımlamada yetmiyor. Kuraklığı tanımlarken de sadece küresel iklimin sonucunun kuraklık olmadığını, yağış rejiminin değişken olması ve düzensiz yağışların düşmesinin de ciddi anlamda küresel iklim değişimi sonuçlarını ifade ettiğinin altını çiziyorum. Dünyada yaşanan küresel iklim değişimi sürecinde gördüğümüz bu sonuçlar aynı zamanda bu seneki yağış rejiminde yaşadığımız süreci de ifade ediyor. Özellikle Akdeniz üzerinde meydana gelen sıcak hava dalgaları ve Akdeniz’deki yüksek sıcaklıklar bu mevcut yağışların oluşmasında ana etkenlerden bir tanesi. Bir diğer önemli etken ise özellikle yaşadığımız süreçte Jetstream dediğimiz atmosferdeki hava akımlarının, konveksiyonel akımların çok değişken gerçekleşmesi. Küresel iklim etkisiyle beraber bu durum yağışların oluşmasında ülkemiz üzerinde ve çevresinde yine ana etkenlerden biri. Bir diğer önemli etken ise ENSO dediğimiz El Nino ve La Nina etkisi arasındaki geçiş süreci. El Nino ile La Nina’nın geçiş sürecini yaşıyoruz. Bu geçiş süreci de yüksek yağışların oluşmasında, düzensiz ve ani yağışların meydana gelmesinde önemli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Küresel iklim etkisiyle beraber ekstrem iklim olaylarını bekliyoruz. Havza’daki sel felaketinde Karadeniz Bölgesi’nde belli yerlere düşen ani selleri zaman zaman uyarıyoruz. Çorum’da yaşanan hortum olayı veya ülkemizin çok değişik yerlerinde yaşanan bu tür iklim olayları da küresel iklim sonucunda meydana gelen yağış rejimindeki değişiklikler, düzensizlikler ve ani yağışların oluşmasının sonucudur" diye konuştu. "Savaşlar ve başka ülkelerin yağışlardaki etkisi komplo teorisi" Artan yağışların dış güçler ve savaşlarla alakalı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Demir, "Yüksek yağış dediğimiz ya da küresel iklim etkisi dediğimizde sadece kuraklık, susuzluk ve su eksikliği değil, aynı zamanda düzensiz yağışlar, yüksek şiddetli yağışlar veya belli dönemlerde meydana gelen fırtınalı iklim olaylarını da tanımlayabiliriz. Son zamanlarda sosyal medyada çok fazla konuşuluyor. ’Acaba bu yağışların farklı sebepleri mi var? Bölgemizde meydana gelen savaşlar ya da farklı ülkelerin bu noktadaki iddiaları etken mi?’ diye soruluyor. Bilimsel verilerin hiçbirinde böyle bir sürecin gerçekleşme ihtimali ortaya konulmuyor. Bunlar tamamen komplo teorisi ve sosyal medyada okuyucu kitlesi oluşturma gayretinden başka bir şey değil. Dolayısıyla ülkemizde veya dünyada yağış rejimini düzenlemek ya da yağışları artırmak için bulut tohumlama dediğimiz farklı uygulamalar var. Bu uygulamalarda atmosfere gümüş iyodür, kuru buz gibi farklı maddeler katılarak o bölgedeki yağışlardan biraz daha fazla yararlanılmaya çalışılıyor. Ancak bu çalışmaların etkili olabilmesi için havada belli bir nem ve bulut olması gerekiyor. Bu yöntemlerin yağışları yüzde 5 ile yüzde 20 arasında artırma gücü var. Bir yağışın veya bir bölgedeki nemin başka bir bölgeye taşınmasıyla ilgili şu ana kadar bilimsel olarak ortaya konulmuş bir gerçeklik yok. Bu çok yüksek enerji ve büyük güç isteyen bir durum. Bu konuda yapılan çalışmalar olabilir ama şu anda söylenen iddialar ve sosyal medyada dolaşan komplo teorilerine halkımızın çok fazla itibar etmemesi gerekiyor. Yaşadığımız bu sürecin; küresel iklim etkisi, El Nino-La Nina geçişi ve Akdeniz’deki sıcak hava etkisi gibi nedenlerle meydana geldiğini ifade etmek isterim" şeklinde konuştu. "Temmuz, ağustos ve eylülde aşırı sıcaklık ve kuraklık bizi bekliyor" Yağışların artması ve barajların tam doluluğa ulaşmasına rağmen yaz aylarında kuraklık ve aşırı sıcaklıkların yaşanabileceğini ifade eden Demir, şunları söyledi: "Yaz aylarında bizi nelerin beklediğine bakmak lazım. Şu anda gördüğünüz gibi şiddetli yağışların yaşanmaya devam ettiği bir dönemdeyiz. Bir bakıyorsunuz bir ayda düşecek yağış bir saatte düşüyor. Ani seller meydana geliyor. Ben yaz ayları için bu noktada halkımızı, ilgilileri ve yetkilileri özellikle uyarmak istiyorum. Çünkü yaz döneminde böyle yağışlı ve serin bir iklim beklemiyoruz. Tam tersine yaz döneminde yine belli yerlerde ve bölgelerde şiddetli yağışlar görülebilir ancak aşırı sıcakların ve kuraklık riskinin özellikle temmuz, ağustos ve eylül aylarında bizi beklediğini veriler gösteriyor. Onun için şimdiden bunlara hazır olmak lazım. Yaz döneminde beklediğimiz en önemli olaylardan biri bunaltıcı sıcaklıklar. Karadeniz Bölgesi gibi bölgelerde de şu anda yaşadığımız süreçte olduğu gibi temmuz ve ağustos aylarında zaman zaman ani şiddetli yağışlarla beraber sel felaketleri olabilir. Bunlara karşı dikkatli ve hazırlıklı olmamız gerekiyor. Yaz döneminde yaşayacağımız kuraklık süreci ile birlikte mutlaka su kaynaklarımızı doğru kullanmalı, geleceğe taşımalı ve ihtiyaç duyduğumuz anda ihtiyacımızı karşılayacak şekilde yönlendirmeliyiz. Şu anda aldığımız yağışlar barajlardaki doluluk oranlarını çok yüksek seviyeye çıkardı. Dün özellikle Amasya civarındaki barajlardaki doluluk oranları yükseldiği için resmi kurumlardan yapılan açıklamalarda halkın dikkatli olması, barajlardaki suyun salınacağı ve sel felaketi yaşanabileceği yönünde uyarılar yapıldı. Bunlar mevcut yağış süreciyle ilgili doğal gelişmeler. Ancak ben her zaman şunu ifade ediyorum; hazıra dağlar dayanmaz. Bu günleri atlattığımızda mevcut kaynaklar çok hızlı bir şekilde tükenebilir. Onun için kaynaklarımızı doğru kullanmayı şimdiden planlamak ve geleceğe hazırlanmak durumundayız."
Kocaeli Babasının plastik borulardan yürüme bandı yaptığı Lina’ya Gonca kucak açtı Kocaeli’de babasının kendi imkanlarıyla plastik su borularından yaptığı yürüme bandında fizik tedavi sürecinden geri kalmamaya çalışan serebral palsi hastası Lina, Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yeni üyesi oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, 3 yaşındaki Lina’nın hem merkezdeki hem de evindeki tüm eğitimlerini sağlayacaklarını duyurdu. Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde ikamet eden Nuray (32) ve Sadık Yalçınkaya (42) çiftinin dördüncü çocuğu olan Lina, 28 Şubat 2023’te 32 haftalık prematüre olarak dünyaya geldi. 9 aylıkken serebral palsi (beyin felci) teşhisi konulan minik Lina’nın yüksek maliyetli fizik tedavi sürecinin aksamaması için baba Yalçınkaya, kendi imkanlarıyla plastik su borularından yürüme bariyeri tasarladı. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) Lina’nın hikayesini Türkiye’ye duyurmasının ardından Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın talimatıyla harekete geçildi. Büyükşehir Belediyesi’ne ait Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin yetkilileri, 3 yaşındaki Lina’nın tedavisi için aile ile irtibata geçerek, merkeze kaydını yaptırdı. "Evinde gelişimi için de gerekli desteği vereceğiz" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Lina’nın sadece İzmit Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’ndeki değil, evindeki eğitimlere de destek vereceklerini söyledi. Başkan Büyükakın, "Lina da artık büyük Gonca ailemizin bir parçası. Hem engelsiz yaşam merkezimizde hem de evinde gelişimi için gerekli desteği vereceğiz. Goncamız burada gül olacak" dedi. "Lina eğitmenlerini çok sevdi" Gonca ailesine katılan Lina Yalçınkaya, daha ilk günden hem eğitmenlerini hem de merkezi sevdi. Kızının çok mutlu olduğunu belirten anne Nuray Yalçınkaya, "Lina eğitmenlerini çok sevdi. Sürekli bir yürüme halindeydi. Burada olmamızı sağlayan Başkan Tahir Büyükakın’a çok teşekkür ediyoruz. Kendisinden Allah razı olsun" diye konuştu. Çok yönlü eğitim verilecek Lina Yalçınkaya, merkezde özel eğitim, fiziksel gelişim ve psikolojik gelişim alanlarında ayrıntılı değerlendirme sürecine alındı. Lina’nın günlük yaşam becerilerini desteklemeye yönelik öneriler aile ile paylaşılırken, aileye süreci kolaylaştırıcı rehberlik desteği sağlanacağı bilgisi verildi. Önerilerin günlük yaşam içerisindeki uygulanabilirliğinin gözlemlenmesi için yakın zamanda bir ev ziyareti de planlandı. Bu ziyarette hem Lina’nın günlük yaşam performansı yerinde değerlendirilecek hem de aileye uygulamalı rehberlik desteği verilecek.