ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 13:52

Tunceli’de AFAD’dan peş peşe iki kurtarma operasyonu: 12 yaşındaki çocuk ve yaşlı adam hastaneye ulaştırıldı

A
A
A
Tunceli’de AFAD’dan peş peşe iki kurtarma operasyonu: 12 yaşındaki çocuk ve yaşlı adam hastaneye ulaştırıldı

Tunceli’de sarp arazi yapısı ve ulaşımı güç mezralarda görev yapan AFAD ekipleri, aynı gün içerisinde peş peşe iki acil vakaya müdahale etti.


4x4 arazi aracıyla beldelerden alınan 12 yaşındaki çocuk ve 70 yaşındaki vatandaş hastaneye ulaştırıldı.


Tunceli’de AFAD ve sağlık ekipleri, zorlu arazi şartlarına rağmen bir kurtarma operasyonunu tamamladıktan hemen sonra ikinci vakaya yönelerek, 12 yaşındaki çocuk ve 70 yaşındaki vatandaşı hastaneye ulaştırdı. İlk ihbar, Pertek ilçesine bağlı Göztepe mezrasından geldi. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 12 yaşındaki bir çocuğun yüksek ateş, baş dönmesi ve kusma şikayeti yaşadığı ihbarı geldi. Bölgenin zorlu arazi şartları göz önünde bulundurularak Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) bünyesindeki 4 kişilik uzman arama kurtarma ekibi, tam donanımlı 4x4 arazi aracıyla hızla mezraya sevk edildi. 112 Acil Sağlık ekipleriyle koordinasyon içinde hareket eden ekipler, mezraya ulaşarak, hasta çocuğa ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Çocuk, AFAD ekiplerince güvenli bir noktada sağlık ekiplerine teslim edilerek, hastaneye sevk edildi.


AFAD ekibi, bu müdahalenin hemen ardından merkeze bağlı Huzan mezrasından gelen ikinci ihbar üzerine yeniden yola çıktı. Yüksek tansiyon şikayetiyle fenalaşan 70 yaşındaki bir vatandaş için bölgeye yönlendirilen ekip, yol ve hava şartlarının güçlüğüne rağmen kısa sürede mezraya ulaştı. Mezrada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, AFAD ekiplerince 4x4 arazi aracıyla güvenli bir noktaya taşınarak, 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edildi.


Her iki hasta da sağlık ekiplerince en yakın hastaneye sevk edilerek tedavi altına alınırken, AFAD ekiplerinin zorlu coğrafyada koordineli çalışması bir kez daha takdir topladı.



Tunceli’de AFAD’dan peş peşe iki kurtarma operasyonu: 12 yaşındaki çocuk ve yaşlı adam hastaneye ulaştırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla "Enerji üretimi, istihdam ve kamu yararı birlikte düşünülmeli" Muğla’nın Milas İlçesi’nde faaliyet gösteren Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin üretimde sürekliliği, istihdamın korunması ve bölgesel sosyal dengenin sürdürülmesi açısından kritik önem taşıyor. TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, "Yeniköy ve Kemerköy santralleri, bu bölgede binlerce insanın ekmeği ve geleceği demek; üretimin devamı istihdamın ve sosyal huzurun güvencesidir" dedi. Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ve İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Cafer Varol, TES-İŞ Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ile bir araya geldi. Görüşmede, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin bölge istihdamındaki yeri, enerji arz güvenliğine sağladığı katkı ve kamulaştırma süreçlerinin hukuki çerçevesi ele alındı. Santrallerin faaliyetlerinin, yalnızca enerji üretimi açısından değil, Muğla’nın Milas ve Yatağan hattında ekonomik ve sosyal yaşamın devamlılığı açısından da önemli bir rol üstlendiği değerlendirildi. "İstihdamda süreklilik bölgenin ortak meselesi" Görüşmede öne çıkan başlıklar arasında, termik santrallerinin doğrudan ve dolaylı istihdam yoluyla bölge ekonomisine sağladığı katkılar yer aldı. Santraller ve onlara bağlı faaliyet alanlarının, Milas ve Yatağan çevresinde binlerce ailenin geçim kaynağını oluşturduğu, bu nedenle üretimde sürekliliğin yalnızca işletmeler için değil, bölge halkı için de hayati olduğu ifade edildi. Bölgedeki santrallerin, 7 bin 500 işçi için ekmek kapısı olduğuna ve ailelerin birlikte 35 bin kişinin geçimini sağladığına dikkat çeken TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, "Santraller işimiz, aşımız ve çocuklarımızın geleceğidir. Kömür temin edilemediği takdirde santrallerde üretimin duracağını, üretim durunca çalışanlara işsizlik ve açlık dayatılacağınız biliyoruz. Toplu işçi çıkarmaların yaşandığı süreçte hiç kimseyi yanımızda göremedik. Ayrıca enerji üretimi özel sektörün elinde olsa bile bir kamu hizmetidir ve yerli kömürden enerji üretiminde kamu yararı var. Santraller bölgemiz ve ülkemiz açısından çok büyük öneme sahip. Çevre örgütlerinin ve muhalefetin tüm itirazlarına rağmen 24 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren Maden Yasası kapsamında, Cumhurbaşkanımız tarafından hızlı kamulaştırma kararı alındı. Yine aynı kesimler, sanki Türkiye’de ilk defa böyle bir kamulaştırma kararı alınmışçasına ortalığı ayağa kaldırmaya çalışıyor. İşçilere de Avrupa’nın dahi uygulayamadığı adil geçiş saçmalığı dayatılıyor. TES-İŞ Yatağan şubesi olarak 3-5 çevrecinin değil, üyelerimizin ve bölge halkımızın hakları ve çıkarları doğrultusunda hareket edeceğimizin bilinmesini istiyoruz" dedi. "Kamulaştırma sürecinde, enerji üretiminin sürekliliği ve kamu yararı gözetiliyor" Görüşmede, enerji arz güvenliğinin ulusal ölçekte taşıdığı önem de ele alındı. Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinde kesintisiz üretiminin enerji arz güvenliğinin yanı sıra bölgedeki sanayi üretimindeki yerine dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Şirket olarak Milas ve Muğla’da yalnız enerji üreten bir tesis değil, aynı zamanda sanayi üretimiyle bölgenin ekonomik ve sosyal yapısına katkı sunan bir şirket konumundayız. Bugün Türkiye’nin en büyük 143’üncü, Muğla’nın ise 3’üncü büyük sanayi kuruluşu konumundayız. Sanayi yatırımlarının sınırlı olduğu bir bölgede, binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan bu yapının faaliyetlerini devam ettirmesi hem bölge hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Kamulaştırma süreci de bu çerçevede, üretimin sürekliliğini ve istihdamın korunmasını sağlayacak teknik ve yasal bir gereklilik olarak ele alınmalıdır. Yürütülen kamulaştırma süreçleri, tamamen hukuki zeminde ve kamu yararı esas alınarak gerçekleştiriliyor" dedi. Enerji arz güvenliği için üretimde süreklilik ve istihdam vurgusu yapıldı Yeniköy Kemerköy Enerji’nin Milas ve Muğla’da binlerce aile için doğrudan bir istihdam kapısı olduğunu belirten İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü Cafer Varol ise "Bölgede, istikrarlı üretimin sürmesi, yalnızca enerji arzı açısından değil, çalışanlarımızın iş güvencesi ve sahadaki iş barışının korunması açısından da kritik önemde. Üretimin kesintiye uğraması, kadrolu çalışanlarımızı, alt yüklenici çalışanlarımızı ve tedarikçilerimize kadar geniş bir zinciri maddi-manevi olumsuz etkileyecektir" dedi.
Kars Kars’ta "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyonu Toplantısı" yapıldı Kars’ta kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyonu İzleme ve Değerlendirme Komisyonu Toplantısı" Vali Ziya Polat başkanlığında gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, emniyet, jandarma, sağlık, adalet, sosyal hizmetler ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri katıldı. Toplantıda, kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik il genelinde yürütülen faaliyetler ele alınırken, 2025 yılında Kars’ta yürütülen çalışmalar ile 2026 yılında yapılması planlanan çalışmalar değerlendirildi. Ayrıca şiddet vakalarının azaltılması, mağdurların korunması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Kadına yönelik şiddetle mücadelede ‘önleyici, koruyucu ve rehabilite edici hizmetlerin önemi’ vurgulanırken; KADES uygulaması, 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararları, sığınma ve danışmanlık hizmetleri ile farkındalık çalışmalarının etkinliği masaya yatırıldı. Risk altındaki kadınlara yönelik erken müdahale ve izleme süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Toplantı, 2026 yılında yapılacak çalışmaların planlanması, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve alınacak yeni tedbirlerin belirlenmesiyle sona erdi.
Muğla Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü Muğla’nın Fethiye ilçesinde İbrahim Solak’ın (23) evinde tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin 3’ü tutuklu, 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Olay, 18 Mayıs’ta Fethiye Esenköy Mahallesi’nde meydana geldi. İbrahim Solak’ın evinden tabanca sesi geldiğini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde İbrahim Solak’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Tabancayla öldürüldüğü belirlenen Solak’ın cansız bedeni, jandarma ve savcının olay yeri incelemelerinin ardından Muğla Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Jandarma, güvenlik kamerasından tespit edilen şüphelilerin İbrahim Solak’ın arkadaşları Rabia G. (15), Yağmur A., Sefer K. ve Murat K. olduğunu belirledi. Manisa’nın Akhisar ilçesinde oldukları tespit edilen 4 şüpheli, Denizli’de oldukları belirlenen Hüseyin K. ve Emine T. gözaltına alındı. Yağmur A. Hüseyin K. ve Emine T. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu sanıklar Sefer K., Rabia G., Murat K. ile müşteki İbrahim Solak’ın babası Umut Solak ve tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Yağmur A., Hüseyin K. ile Emine T. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada mahkeme başkanınca iddianamenin okunmasının ardından sanık Rabia G, olay günü bölgeye gelişlerini ve balkondan girip, sanıklar Sefer K. ve Murat K’ye evin kapısını nasıl açtığını anlattı. Sefer K., Murat K. ve kendisinin maktul ile Yağmur A’nın yatak odasına girdiklerini ifade eden Rabia G, "Biz girince Yağmur ’Yapma dur’ dedi. Bu sırada tüfek patladı. Sefer K., Yağmur’a ’Üstünü giy gidiyoruz.’ dedi. Ambulansı arayalım dedim ama Sefer K., maktulün kafasına sıktığını 5 dakikaya öleceğini söyledi. Olay anına kadar tüfeği hiç görmedim. Bizim oraya Yağmur A’yı almaya gittiğimizi sanıyordum. İbrahim abiyi severdim, böyle bir olay yaşandığı için çok pişmanım" dedi. "İbrahim’i ben vurmadım" Sanık Sefer K. ise Yağmur A. ile geçmişte birlikte yaşadıklarını ve Yağmur A’nın altınlarını alarak kaçtığını ileri sürdü. Yağmur’u olaydan önce kendisine "Gel beni al, beni bırakmıyor" dediğini iddia eden Sefer K., "Olayı anlattığım Hüseyin bana ’Gidelim ama boş gitmeyelim’ dedi. Tüfeği o verdi ve içerisine ses fişeği koyacağını söyledi. Ben silahta boş fişek olduğunu sanıyordum. İçeride kalabalık olacaklarını düşünerek korkutmak amacıyla silahı yanıma aldım. Odaya girdiğimizde İbrahim bana tabanca doğrulttu ateş de etti ama silahı tutukluk yaptı. Silaha mermi vermeye çalışıyordu. ’Burada seni vursam 1 dakika yatmam’ dedi bana. Ben de oradaki yastığı ona doğru vurduğum sırada ses geldi. Sesi duyunca vurulduğumu zannettim ama maktul kanlar içindeydi. Elimdeki tüfeği Yağmur almış. Hemen Yağmur A.’nın elinden tüfeği almaya çalıştım. İbrahim’i ben vurmadım" diye konuştu. Sanık Murat K. eve mağdur olarak anlatılan Yağmur A’yı kurtarma düşüncesiyle girdiğini, maktulün ölümüyle ilgisi bulunmadığını öne sürdü. Yağmur A. ise Sefer K. ile geçmişte 2,5 yıllık ilişki yaşadığını kendisinin darp ettiğini, üzerine kredi çektiğini iddia etti. Maktul İbrahim Solak ile sürekli Sefer K.’dan kaçtıklarını son olarak Fethiye’ye geldiklerini anlatan Yağmur A, "İbrahim’in zorla bana müstehcen yayınlar açtırdığı iddiaları gerçek değil. Orada zorla da kalmıyordum ve kimseden yardım istemedim. Ben 27 yaşındayım elimde telefonum var zor durumda kalsam yardım isteyebilirim ve kimse beni zorla çalıştıramaz. O gece gözümü açtığımda Sefer, Rabia, Murat karşımdaydı. Sefer’e ’Lütfen zarar verme.’ diye yalvardım. Silaha doğru gittiğimde ses geldi ve İbrahim kanlar içinde yatıyordu. ’Çocuk yaşıyor bir şeyler yapalım’ dediğimde bana ’Kes sesini, benimle gelmezsen seni de öldürürüm’ dedi. Telefonumu da elimden aldı." ifadelerini kullandı. Yağmur A, iddianamede yer alan internette, "Eldeki barut izi nasıl geçer" şeklinde aramayı kendisinin yapmadığını öne sürdü. Diğer sanıklar Hüseyin K. Ve Emine T. olay günü çok alkollü olduklarını belirtip, sadece sigara içmek için arabadan indiklerini ve sonra kişiler gelince arabaya binip gittiklerini söylediler. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi ve eksiklerin giderilmesi, delillerin toplanması için duruşmayı erteledi.