DÜNYA - 15 Ocak 2026 Perşembe 09:05 | Son Güncelleme : 15 Ocak 2026 Perşembe 09:19

Trump’tan İran çıkışı!

A
A
A
Trump’tan İran çıkışı!

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada İran’da bugün yapılması beklenen infazların durdurulduğunun ve sivillerin öldürülmesinin sona erdiğini kendilerine bildirildiğini söyledi. Trump ayrıca açıklamalarında Grönland'a ilişkin "Ulusal güvenliğimiz için Grönland'a ihtiyacımız var" mesajını yeniledi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Oval Ofis’te kameraların karşısına geçti. Okul çağındaki çocuklara süt dağıtılmasına ilişkin başkanlık kararnamesini imzalayan Trump, toplantıda İran, Grönland ve Venezuela'ya ilişkin çarpıcı mesajlar verdi. Son günlerde özellikle İran’da protestoculara yönelik idam ve infaz iddiaları uluslararası kamuoyunda büyük endişe yaratırken, Washington yönetiminin askeri müdahale ihtimali de tartışılıyordu.

"İran’da öldürmeler durdu, infaz olmayacak"

Trump, İran’daki son gelişmelere ilişkin kendisine ulaşan bilgilere dikkat çekerek, "Bize oldukça kesin bir şekilde bildirildi ki İran’da cinayetler durdu. İdam ya da infaz planı yok. Bugün infaz günü olacaktı ama yapılmayacak. Bu son birkaç gündür herkesin konuştuğu bir şeydi" ifadelerini kullandı. Trump, bu bilgilerin güvenilir kaynaklardan geldiğini vurgulayarak, "Çok iyi, çok güvenilir kaynaklarımız var. Diğer tarafta güvendiğimiz kişiler bana, ‘Herhangi bir idam olmayacak’ dedi" ifadelerini kullandı. Bir gazetecinin "Bu bilgiyi size kim verdi?" sorusuna ise Trump, "Karşı tarafta çok önemli kaynaklar var. Onlar bize infazların durduğunu söyledi. Hem siz hem ben bunu yakında öğreneceğiz ama umarım bu doğrudur" yanıtını verdi.

Askeri operasyon sorusu: "Şu anda izliyoruz"

İran’a karşı askeri harekat ihtimali sorulduğunda Trump, sürecin takip edildiğini belirterek, "Şu anda izliyoruz. İdamların yaşanmamasını umuyoruz. Şu aşamada askeri harekat gündemde değil. Süreci bekleyip göreceğiz" dedi. Trump ayrıca, "Herkes bugün çok sayıda infaz yapılacağından bahsediyordu. Bize idam olmayacağı söylendi. Bu çok önemli" ifadelerini kullandı.

Grönland çıkışı: "Biz girmezsek Rusya ve Çin girer"

Trump, Grönland konusundaki ısrarını da sürdürerek, "Ulusal güvenlik için Grönland’a ihtiyacımız var. Biz girmezsek Rusya girer, Çin girer. Danimarka bu konuda hiçbir şey yapamaz ama biz her şeyi yapabiliriz. Danimarka'nın kendi başına kendini savunabileceğine güvenemem. Bunu konuştular, hatta ek bir devriye bile eklediler ve bu konuda ciddiydiler. Ek bir köpek kızağı, sonra bir tane daha konuşlandırdılar. Ama bu işe yaramayacak " ifadelerini kullandı. Bir muhabirin, "Grönland'ı zorla ele geçirebileceğinizi mi söylüyorsunuz" sorusu üzerine Trump, "Siz öyle diyorsunuz, ben öyle demedim. Ne yapacağımı bilmiyorsunuz" cevabını verdi. NATO ve Danimarka ile ilişkiler konusunda ise Trump, "Seçeneklerden vazgeçmeyeceğim. Grönland, Danimarka dahil herkes için ulusal güvenlik açısından kritik" dedi.

Venezuela ile temaslar

Trump, Venezuela ile ilişkilerin şu anda olumlu seyrettiğini belirterek, "Venezuela ile çok iyi anlaşıyoruz. 15 milyon varil petrol verdiler. Bugün Delcy Rodriguez ile uzun bir telefon görüşmesi yaptık. Harika bir insan. Marco Rubio bu süreci yürütüyor" diye konuştu. Trump ayrıca, Venezuela’ya ilişkin gizli bilgileri sızdıran kişinin yakalandığını açıklayarak, "Sızıntıyı yapan kişi bulundu ve şu anda hapiste. Muhtemelen uzun süre de orada kalacak. Başkaları da olabilir, onları da takip ediyoruz" dedi.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Op. Dr. Duygu Kavak, HPV virüsü ve serviks kanseri hakkında merak edilenleri anlattı Eskişehir Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak, HPV virüsü, serviks kanseri, tarama testleri ve toplumda doğru bilinen yanlışlar hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Serviks (rahim ağzı) kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadın sağlığını tehdit eden önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Büyük oranda HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu ile ilişkili olan bu hastalık, erken tanı ve aşılama sayesinde büyük ölçüde önlenebiliyor. "Türkiye’de yılda yaklaşık 2 bin 500 kadın yeni tanı alıyor" Serviks kanserinin ne olduğunu ve Türkiye’de görülme sıklığı ile ilgili bilgiler veren Op. Dr. Duygu Kavak, "Serviks, rahmin vajinaya açılan bölümüdür. Vajinadan dışarı doğru uzanan bu kısma rahim ağzı ya da serviks diyoruz. Bu bölgede gelişen kansere ise "serviks kanseri" adı veriliyor. HPV etkisiyle gelişen bu hastalık türü, dünyada kadınlar arasında en sık görülen dördüncü kanser türü konumunda. Türkiye’de ise yılda yaklaşık 2 bin 500 kadına serviks kanseri tanısı konuluyor" dedi. "En önemli ve belirleyici risk faktörü HPV enfeksiyonudur" Duygu Kavak risk faktörleri ile ilgili ise şunları söyledi: "Serviks kanserlerinin yüzde 95’ten fazlası HPV enfeksiyonu nedeniyle gelişiyor. Sigara kullanımı, erken yaşta ilk cinsel ilişki, çok partnerli yaşam, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar ve çok sayıda doğum yapmak da risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak en önemli ve belirleyici risk faktörü HPV enfeksiyonudur." "Kanser gelişmeden süreci durdurmak mümkün olabiliyor" Kadınların ne zaman uzmana başvurması gerektiğiyle ilgili konuşan Kavak, "Semptomlar ortaya çıktığında genellikle kanser gelişmiş ve hastalık ilerlemiş oluyor. Bu nedenle biz, henüz herhangi bir belirti yokken kadınların tarama testlerini yaptırmalarını istiyoruz. Eğer bu aşamada yakalarsak, kanser gelişmeden süreci durdurmak mümkün olabiliyor" şeklinde konuştu. "Smear ve HPV testlerinin birlikte kullanılması tarama başarısını artırıyor" Erken tanının hayati öenmi hakkında konuşan Op. Dr. Duygu Kavak, "Türkiye’de KETEM’ler (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) aracılığıyla, Sağlık Bakanlığı’nın tarama programı kapsamında 30 yaşından itibaren kadınlara 5 yılda bir HPV testi uygulanıyor. Dünyada ise birçok ülkede 25 yaşından itibaren HPV testi yapılmakta. Smear ve HPV testlerinin birlikte kullanılması tarama başarısını artırıyor. Smear testi normal ve HPV testi negatif olan kadınlar için 5 yılda bir tarama yeterli oluyor. Ancak herhangi bir anormallik saptanırsa, test aralıkları kısaltılabiliyor ya da ek müdahaleler gerekebiliyor" diye belirti. "Her yaşta, herkes aşılanabilir" Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak, aşının kanser korumadaki etkisini şu sözlerle ifade etti: "HPV aşısı son derece etkili ve dünya genelinde uzun yıllardır uygulanıyor. Aşının yaygın olduğu ülkelerde rahim ağzı kanseri neredeyse hiç görülmüyor. Özellikle kanser yapan HPV tiplerine karşı koruyucu olduğu için hem kadınlara hem erkeklere, her yaş grubunda aşıyı öneriyoruz." "HPV sadece kadının değil, hem erkeğin hem kadının problemi" En yaygın yanlış inanışlardan bahseden doktor, "HPV’nin sadece kadınları etkilediği düşüncesi. Oysa HPV erkeklerde de siğillere, daha nadir olmakla birlikte penis ve anal bölge kanserlerine yol açabiliyor. Yani HPV yalnızca kadınların değil, her iki cinsiyetin de sorunudur. Bir diğer yanlış inanış, HPV aşısının yalnızca çocuklara veya gençlere yapılabileceği yönündedir. Oysa her yaşta HPV aşısı yapılabilir. İleri yaşlarda koruyuculuk oranı gençlere göre azalsa da yine de faydalıdır. Hatta rahim ağzı kanseri geçirmiş kişilerde bile uygulanabilir. Ayrıca smear testi ile HPV testi sıklıkla karıştırılıyor. Smear testi farklıdır, HPV testi farklıdır ve ikisi birbirinin yerine geçmez" açıkladı. "Çocuklar cinsel sağlığı bilerek büyümeliler" Eskişehir Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bunun en büyük nedeni cinselliğin toplumda hâlâ tabu olarak görülmesi ve cinsel eğitimin yetersiz olması. Biz hekimler belirli dönemlerde toplumu bilgilendirmeye çalışıyoruz ancak bu yeterli değil. Okullarda kapsamlı cinsel eğitim verilmesi gerekiyor. Çocuklar ve gençler cinsel sağlık bilgisiyle büyümeli. Bu sayede toplumda daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaşabileceğimizi düşünüyorum."
Ankara Türkiye, Sudan’da barış konulu beşinci istişare toplantısına katıldı Türkiye, Sudan’da Barış Girişimleri ve Çabalarının Koordinasyonunun Geliştirilmesine İlişkin Beşinci Danışma Toplantısı’na gözlemci olarak katılım sağladı. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya, Mısır’ın ev sahipliğinde ve Birleşmiş Milletler’in iş birliğiyle dün Kahire’de gerçekleştirilen, Sudan’da Barış Girişimleri ve Çabalarının Koordinasyonunun Geliştirilmesine İlişkin Beşinci Danışma Toplantısı’na Türkiye’yi temsilen gözlemci olarak katıldı. Ateşkes ve insani yardım Katılımcılar toplantıdaki hitaplarında, Sudan’da ateşkesin desteklenmesi, sivillerin korunması ve insani yardımların engelsiz olarak ulaştırılmasının kolaylaştırılması için bölgesel ve uluslararası çabaların yoğunlaştırılmasının; ayrıca ülkenin birliği ve toprak bütünlüğünü koruyacak, Sudan halkının güvenlik ve istikrar beklentilerini karşılayacak kapsamlı bir siyasi sürecin desteklenmesinin önemini vurguladı. Uluslararası katılım Aynı zamanda söz konusu toplantıda, Türkiye’nin yanı sıra ABD, Almanya, Angola, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Cibuti, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa, Irak, Katar, Mısır, Norveç, Rusya Federasyonu ve Suudi Arabistan ile Afrika Birliği, Avrupa Birliği, Arap Ligi, Birleşmiş Milletler ve Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD) dahil olmak üzere uluslararası ve bölgesel kuruluşlar temsil edildi. Sürecin geçmişi Danışma Toplantıları Sudan’da devam eden çatışmaların barışçıl yollarla çözümü için yürütülen çabaların eş güdümünün sağlanması ve söz konusu çabaların uluslararası paydaşlarla ele alınması amacıyla ‘Danışma Toplantıları’ düzenleniyor. Söz konusu toplantı daha önce 12 Haziran 2024 tarihinde yine Kahire’de, 24 Temmuz 2024 tarihinde Cibuti’de, 18 Aralık 2024 tarihinde Nuakşot’ta ve 26 Haziran 2025 tarihinde Brüksel’de düzenlendi.
Ankara Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş: "Aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Miraç Gecesi’ni tebrik ediyorum" Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, İslam aleminin Miraç Gecesi’ni tebrik ederek, "Bu mübarek gecenin başta Kudüs ve Filistin olmak üzere zulüm altında yaşayan tüm bilad-ı İslam’ın ve insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum" dedi. Diyanet İşleri Başkanı Arpaguş, Miraç Gecesi dolayısıyla bir mesaj yayımladı. İslam aleminin Mira Gecesi’ni tebrik eden Arpaguş, başta Kudüs ve Filistin olmak üzere zulüm altında yaşan tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını diledi. Arpaguş, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Bu gece, içinde nice hikmetler barındıran miraç hadisesinin sene-i devriyesini idrak edeceğiz. Bu mübarek gecenin şimdiden ülkemiz, milletimiz, alem-i İslam ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Miraç, Resul-i Ekrem Efendimizin Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü, oradan da semaya yükseltilerek kendisine Yüce Allah’ın sonsuz kudretinin tezahürlerinin gösterildiği mucizevî bir yolculuktur. Mekke’de müminlere her türlü zulmün reva görüldüğü, Müslümanlara hayat hakkı tanınmadığı, Peygamber Efendimizin eşi Hz. Hatice’nin ve amcası Ebu Talib’in vefat ettiği, baskı, boykot ve işkenceler sebebiyle inananların derin acılar yaşadığı bir dönemde Allah’ın kudretinin bir tecellisi olarak gerçekleşen miraç mucizesi, müminler için büyük bir teselli vesilesi olmuştur. Yüce Allah bu büyük mucizeyle hem resulünü teyit etmiş hem de baskılardan bunalan mümin gönüllere inşirah vermiştir. Bu açıdan miraç, bütün olumsuzluklara, sıkıntılara ve zorluklara rağmen iman ve istikamet üzere sebat edenlerin asla yalnız ve yardımsız bırakılmayacağının bir nişanesidir. Tevhit ve hakikat yolundaki tüm zorluklara göğüs gererek sabırla yola revan olanların hiç ummadıkları bir anda nice ilahi lütuflara mazhar olacağının bir göstergesidir." "Aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Miraç Gecesi’ni tebrik ediyorum" Miraç Gecesi’nin Allah’ın sonsuz kudretini, sınırsız merhametini ve engin mağfiretini hatırlattığını belirten Safi Arpaguş, "Bilmeliyiz ki bizi dünyaya bağlayan nefsi arzulardan korunmanın, ruhlarımızı yoran günah kirlerinden arınmanın ve manevi olarak yücelmenin yolu, miracın ifade ettiği o derin manayı kavramaktan geçmektedir. Bu sebeple Müslümanlar olarak bu mübarek gecede ellerimizi Rabbimize açarak sabırla ve namazla ondan yardım dileyelim. Günahlarımızın affı için tövbe ve istiğfar edelim. Geçmişimizin muhasebesini yaparak bundan böyle Rabbimizin razı olacağı nezih bir hayat yaşamanın azmini ve kararlılığını kuşanalım. Diğer yandan Miraç Gecesi bizlere bu büyük mucizeye mekan olan Mescid-i Aksa’yı ve onu bağrında barındıran Kudüs’ü hatırlatır. Bu bağlamda Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı, tarihi ve manevi değerleriyle birlikte doğru anlamak, nesillerimizin zihin ve gönüllerini bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkacak bir hassasiyetle donatmak hepimizin öncelikli görevi olmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Miraç Gecesi’ni tebrik ediyorum. Bu mübarek gecenin başta Kudüs ve Filistin olmak üzere zulüm altında yaşayan tüm bilad-ı İslam’ın ve insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.