GÜNDEM - 11 Ocak 2026 Pazar 10:34

Yarım asırdır zamana ince ayar veriyor

A
A
A

Gaziantep’te yarım asırdır 8 metrekarelik dükkanında saat tamirciliği yapan 68 yaşındaki Nurettin Büyükkörükçü, bir zamanların gözde mesleği olan saatçilik mesleğini gençlerin beğenmediği için çırak bulamadığını söyledi.

Şahinbey ilçesinde yaşayan Nurettin Büyükkörükçü, 1976 yılında dayısının yanında saatçilik mesleğine çırak olarak başladı. Dayısından kısa süre içerisinde mesleğin tüm inceliklerini öğrenen ve mesleğinde kendini geliştiren Nurettin Büyükkörükçü, askere gidene kadar dayısının yanında çırak ve kalfa olarak çalıştı.

8 metrekarelik dükkanında yarım asırdır zamana ince ayar veriyor

Henüz ilkokul öğrencisiyken ilk adımını attığı mesleğinde ustalaşan Büyükkörükçü, çıraklık ve kalfalık döneminin ardından askere gidip geldikten sonra kendi iş yerini açtı. Daha çok antika saatleri tamir eden ve yarım asırdır saat tamiri yapan Büyükkörükçü, 8 metrekarelik dükkanında mesleğini severek sürdürüyor. Yarım asırdır akreple yelkovanın kovalamacasına tanıklık eden Büyükkörükçü, yıllardır severek yaptığı mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. Büyükkörükçü, son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte mesleğinin arka planda kalmasından ve mesleğini öğreteceği eleman bulamamaktan yakındı.

Yarım asırdır zamana ince ayar veriyor

"Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım"

Mesleğe, çırak olarak dayısının yanında başladığını belirten Büyükkörükçü, çocukluk dönemlerinde saatlere çok merakı olduğu için tamir işine girdiğini belirtti. Saat tamircisi olan dayısından öğrendiği mesleğini severek yaptığını belirten Büyükkörükçü, "Saatçilik mesleğine ilkokulu bitirdiğimde dayımın yanında çırak olarak başladım. 1976’da bu mesleğe başladık. Ondan önce de tatillerde, ara tatillerde gider çalışırdım. İlkokulu bitirdikten sonra da bu işe girdik. 1976’dan beri yapıyoruz. 1984 yılına kadar kalfalık, çıraklık dönemi geçirdik. 1985 yılında askerden döndükten sonra kendi dükkanımızı açtık. Kendi işimizi yapmaya başladık" dedi.

"Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti"

Büyükkörükçü, "Tik tak" sesleri ve akreple yelkovanın yarışını izleyerek geçen yarım asırda mesleğine duyduğu saygıyı hiçbir zaman kaybetmediğini belirterek, "Eski dönemlerde saatçilik çok güzel bir meslekti. Telefonların çıkmasından dolayı gittikçe cazibesini kaybetti. Mesleğimiz önce çok iyi bir meslekti. Tamir işlerimiz bayağı vardı. Günbegün biraz düşüş yaptı.1990’lı yıllarda işlerimiz iyiydi. 2000 yılından sonra işlerimizde tabi düşme olmaya başladı. Mesleğimiz çok iyiydi. Herkes bu işe giremezdi. Şimdiki gençler maalesef bu işlere fazla kafa yormuyor. Onun için meslek cazibesini yitiriyor" şeklinde konuştu.

Yarım asırdır zamana ince ayar veriyor

"Bu meslek son demlerini yaşıyor"

Saat tamirciliğinin bir zamanların gözde mesleklerinden olduğunu ancak günümüzde çok az sayıdaki ustanın bu mesleği sürdürmenin gayreti içinde olduğunu ifade eden Büyükkörükçü, "Bu meslek sayesinde evlendik, çocuklarımız oldu ve evlendirdik. Ama şimdiki gençler mesleğe heves etmiyor. Onun için biz de mesleğimizi sürdürme peşindeyiz. Biz de herhalde son dönemlerini yaşıyoruz. Şu an yapabildiğimiz kadar saat tamiri yapıyoruz. Sevgisi olmayan bu işi yapamaz. Bu iş gayet sabır ve emek isteyen bir iş. Gayet sabırlı olmak lazım. Sabırlı olmazsan çok nazik ve ince bir iş olduğu için her insan bu mesleğe tahammül edemez" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Evlat acısı kitaba dönüştü Kocaeli’nin Derince ilçesinde 14 ay önce evlerinin balkonunda hamakta sallanırken geçirdiği kaza sonucu hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ekin Karaaslan’ın annesi Sultan Karaaslan, yaşadığı büyük acıyı kaleme aldı. ’Benim Adım Ekin’ isimli kitabın tanıtımında konuşan anne Karaaslan, "Yazmasam ölecekmişim gibi hissettim, mecbur kaldım" dedi. Derince Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Lokman Karaaslan’ın eşi Sultan Karaaslan, 11 Ekim 2024 tarihinde toprağa verdiği kızı Ekin’in anısını yaşatmak için yazdığı kitabı Derince Mardinliler Derneği’nde düzenlenen imza günü ile tanıttı. Daha önce kitap yazma gibi bir düşüncesi olmadığını belirten anne Karaaslan, Benim Adım Ekin’ isimli kitabın yazım sürecini şöyle anlattı: "Yavrum öldü, dağın altında kaldım. Dağın altından ufak ufak nefes aldım. Sonra gördüğüm herkese ’Biliyor musunuz Ekin öldü’ demek istedim. ’Bakın şu, benim kızım’ deyip anlattım ama boğazımda düğüm kaldı. Yazdım, yazmasam ölecekmişim gibi hissettim, mecbur kaldım." Sultan Karaaslan, ’Benim Adım Ekin’ kitabı için 21 Aralık Pazar günü İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nda düzenlenecek imza gününe katılacak. Etkinlik, 7. salonda 13.00-15.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Derince’de 9 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda, 9 yaşındaki Ekin Karaaslan evlerinin üst katındaki hamakta sallanırken ipin boynuna dolanması sonucu nefessiz kalmıştı. Kalbi duran ve önce Sopalı Hastanesi’ne, ardından Kocaeli Şehir Hastanesi’ne sevk edilen minik Ekin, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 11 Ekim’de hayatını kaybetmişti.
İstanbul Şişli’de iş yerini kurşun yağmuruna tutan şahıslar saklandıkları ‘zula ev’de yakalandı Şişli’de bir iş yerini kurşun yağmuruna tutan ve olay sonrası ‘zula ev’ olarak tabir edilen evde saklanmalarına yardım eden toplam 5 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüphelilerden 3’ü tutuklandı. Şişli’de 31 Aralık 2025 tarihinde 2 şahıs, gözlerine kestirdikleri bir iş yerinin çevresinde bir süre keşif yaptı. Şahıslardan biri, bir süre sonra iş yerini kurşun yağmuruna tuttu. Eylem sonrası olay yerinden kaçan şahıslar, bir araca binerek kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler, iş yeri çevresindeki güvenlik kamerası görüntülerini tek tek inceledi. Polis ekipleri, 1 Ocak günü şahısların ‘zula ev’ olarak tabir ettiği ikamete operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda silahlı eylemi gerçekleştiren Z.K.Y. (22) ile olay anında gözetleme yaptığı tespit edilen M.H. (27) gözaltına alındı. Öte yandan, Beşiktaş’ta faaliyet gösteren bir iş yerine silahlı saldırı düzenleyen ve arama kaydı bulunan İ.T. (21) de aynı adreste gözaltına alındı. Adreste yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ve 220 adet fişek ele geçirildi. Devam eden çalışmalarda şüphelilerin saklanmalarına yardım ettiği belirlenen Z.A., R.E. ve V.K. isimli şahıslar da düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıslar, 5 Ocak’ta adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Z.K.Y., İ.T. ve M.H., ‘genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması’, ‘mala zarar verme’, ‘tehdit’ ve ‘ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma’ suçlarından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden Z.A., R.E. ve V.K. hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.