GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 12:33

Sosyal medyada yeni tuzak: Montaj paylaşımlarla linç ettirip para istiyorlar

A
A
A

İstanbul’da avukatlık yapan Kaan Bayramzade, sosyal medyada montaj görüntülerle kullanıcıları zor durumda bırakarak para talep etme dolandırıcılığının son dönemlerde ciddi bir artış gösterdiğini belirtirken; "Maalesef mağdurlar korktukları için hukuki yollara başvurmuyorlar; ilgili kişilere asla bir para gönderiminde bulunmayın" diyerek vatandaşları uyardı.

Son dönemde sosyal medyada özellikle ’yapay zeka’ ve ’montaj’ içeriklerle ortaya çıkarılan sahte paylaşımlar, kullanıcılar için büyük bir tehdit unsuru haline geldi. Üretilen sahte paylaşımlar nedeniyle sosyal medya kullanıcıları; kendilerine ait olmayan paylaşımları yapmış gibi görünerek adeta bir linç kampanyasına maruz kalıyor. Sahte paylaşım yüzünden linçe maruz kalan bazı kullanıcılar ise paylaşımları üreten hesaplara içeriği kaldırmaları noktasında ödeme yapmak durumunda bile kalabiliyor. Konuyla ilgili olarak avukat Kaan Bayramzade, montaj içerik paylaşımında bulunan hesaplara kesinlikle bir para ödenmemesi gerektiğinin altını çizerken; en doğru çözümün ilgili paylaşımları kayıt altına alarak savcılığa başvurulması olduğunu dile getirdi.

Sosyal medyada yeni tuzak: Montaj paylaşımlarla linç ettirip para istiyorlar

"Görenler inanmadığı için sizi bir linç kampanyasına maruz bırakıyorlar"

Avukat Kaan Bayramzade, yapılan sahte içerikli paylaşımların kısa sürede milyonlarca görüntülenmeye ulaştığını ve bu nedenle kişilerin bir linç kampanyasına maruz kaldıklarını dile getirerek, konuya ilişkin şu detayları aktardı:

"Özellikle sosyal medya suçları şu an önü alınamayacak derecede ilerlemiş durumda. Sosyal medyada herhangi bir alanda kurulan bazı hesaplar 50 bin 100 bin ya da çok daha yüksek takipçi rakamlarına ulaşıyor. Bu hesaplar adeta ’itibar tetikçiliği’ için kullanılıyor. Bu kişiler hedefe ve konuya göre değişmekle beraber 30 bin, 50 bin ya da 100 bin TL’ye masum insanlara ya da kurumlara iftira atarak ve saldırarak dezenformasyon içerikli haberler üretiyor. Bunun dışında ’montajlanmış görüntüler’ de şu an çok gündemde. Bir sosyal medya hesabınız varsa eğer sanki siz atmışsınız gibi tweet’ler atılıyor, paylaşımlar yapılıyor. Maalesef gelişen teknoloji sebebiyle bu montaj görüntülerin tespiti çok zor hale geldi. Bu hesaplardan da özellikle kadına şiddet ve kadın cinayeti gibi konularda, toplum nazarında hassas yaklaşılan konularla alakalı sanki siz atmışsınız gibi tweet’ler atılıyor. Bu paylaşım bazen saniyeler içerisinde binlerce beğeni ve milyonlarca görüntülenmeye ulaşabiliyor. Bu tweet’i sizin atmadığınızı ve haklılığınızı ispat etmeniz gerekiyor ancak sosyal medyada bunu görenler inanmadığı için sizi bir linç kampanyasına maruz bırakıyorlar."

Sosyal medyada yeni tuzak: Montaj paylaşımlarla linç ettirip para istiyorlar

"Suç kısa sürede milyonlara ulaşırken suçu önleyici hukuk tedbiri çok uzun vadelere yayılmış oluyor"

Avukat Bayramzade, bu tarz paylaşımların önüne geçebilmek için sosyal medyadaki yüksek takipçili hesaplara kimlikle giriş uygulamasının getirilmesi gerektiğini belirterek, "Suç kısa sürede milyonlara ulaşırken suçu önleyici hukuk tedbiri çok uzun vadelere yayılmış oluyor"

"Maalesef burada Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu son kararla beraber kişilik haklarının ihlali durumunda o içeriğe erişim engeli aldıramıyorsunuz. Suç çok kısa sürede milyonlara ulaşırken suçu önleyici hukuk tedbiri ise çok uzun vadelere yayılmış oluyor. Bu konuyla ilgili yapılması gereken şey anonim ve büyük takipçili hesapların ’kimlikle’ sosyal medyaya giriş yapması ya da savcılığın bu suçlar üzerine eğilerek kimlik bilgilerinin tespiti için gerekli kurumlara müzekkere yazmasıdır" ifadelerine yer verdi.

Sosyal medyada yeni tuzak: Montaj paylaşımlarla linç ettirip para istiyorlar

"Maalesef mağdurlar korktukları için hukuki yollara başvurmuyorlar"

Son olarak Bayramzade, ilgili hesapların paylaşımları kaldırmak için talep ettikleri paraların kesinlikle gönderilmemesi gerektiğinin altını çizerek, mağdurlara şu uyarılarda bulundu:

"Genellikle çok yüksek takipçili sayfalar kendilerine yan hesaplar açarak belirli bir ücret karşılığında tetikçiliğe soyunuyorlar. Nitekim biz bununla alakalı iftira, hakaret ve tehdit suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz. Ama maalesef mağdurlar hukuki yollara başvurmuyorlar. Haklarında olumsuz bir haber ya da montaj bir video çıkacağı korkusuyla ilgili kişilere para aktarımı kesinlikle yapmasınlar. Ve bu hesaplar bu para aktarımını İBAN üzerinden değil genelde üçüncü kişiler ya da soğuk cüzdan gibi yöntemlerle aldıkları için mağdurlar da sonrasında bir hak talep edemiyor. Mağdurlar bu noktada ilgili paylaşımları kayıt altına almalılar; eğer hayatınıza kast edileceğine ya da şeref ve namusunuza yönelik ağır tehditler varsa da mutlaka savcılıktan erişim engeli talep edin ve asla bir para gönderiminde bulunmayın."

Buse Aslıhan Karkazan - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Teknokent, bölgesel Ar-Ge ve girişimcilik ekosistemine dönüştü Kastamonu Üniversitesi bünyesinde kurulan Kastamonu Teknokent, 2025 yılı itibarıyla bölgesel ölçekte bir teknoloji ve Ar-Ge ekosistemine dönüştürdü. Bakanlar Kurulu’nun 2018 tarihli kararıyla kurulan ve 2019 yılı sonunda şirketleşerek faaliyete geçen Kastamonu Teknokent, 2020 yılı Mayıs ayında ilk firmalarını bünyesine kattı. Takip eden süreçte özellikle altyapı yatırımlarıyla büyümesini sürdüren Kastamonu Teknokent, Ocak 2022’de faaliyete geçen 5 bin 834 metrekarelik idare binası ve kuluçka merkezi ile kurumsal kapasitesini önemli ölçüde arttırdı. 2021 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile teknoloji geliştirme bölgesi alanının yaklaşık 110 bin metrekareye çıkarılması ise uzun vadeli büyüme hedeflerinin önünü açtı. Genişleme alanına ilişkin imar çalışmaları 2022 yılında tamamlanırken, 2023’te yapı kullanma izni alındı. 2025 yılı itibarıyla Kastamonu Teknokent’te faaliyet gösteren firma sayısı 43’e ulaştı. Firmaların sektörel dağılımında yazılım ve bilişim alanı yüzde 42,5’lik oranla öne çıkarken, orman ürünleri, imalat, mühendislik, mimarlık ve bilgisayar teknolojileri gibi alanlar da bölgenin üretim ve araştırma potansiyelini yansıtan başlıklar arasında yer aldı. Teknokent bünyesinde 25 akademisyen girişimci ile 153 Ar-Ge personeli görev yaparken, toplam 186 kişilik nitelikli insan kaynağı istihdam ediliyor. Ar-Ge çalışmalarının ticarileşmesi konusunda da çıktılar üreten Kastamonu Teknokent firmaları 2020-2025 yılları arasında, fikri sınai mülkiyet hakları alanında 1 endüstriyel tasarım, 12 marka tescili ve 3 yazılım tescili gerçekleştirdi. Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren firmaların fikri ve sınai mülkiyet hakları alanındaki çalışmalarını desteklemek amacıyla da 2025 yılında bir uygulama hayata geçirildi. Bu kapsamda firmalara ücretsiz danışmanlık ve başvuru hizmeti sunulmaya başlanırken, yürütülen desteklerle firmaların yatırımcılarla buluşturulmasına da katkı sağlandı. Girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesi amacıyla faaliyet gösteren Fikir ve İş Geliştirme Destek Ofisi (FİDE) ise ön kuluçka ve kuluçka programlarıyla genç girişimcilere destek sağladı. 2021-2025 döneminde yürütülen eğitim, mentorluk ve söyleşi programlarıyla yüzlerce katılımcıya ulaşıldı. Bu süreçte 10 farklı ürün ticarileşme aşamasına geçerken, Teknokent bünyesindeki girişimler TEKNOFEST ve çeşitli ulusal yarışmalarda dereceler ve şampiyonluklar elde etti. Teknolojik üretimi toplumsal faydayla buluşturmayı hedefleyen Sosyal Sorumluluk Projeleri Ofisi de Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisi iş birliğiyle hayata geçirildi. Sosyal Ofis kapsamında alınan 187 proje başvurusu arasından kabul edilen 160 çalışma, 96 akademisyen ve 64 öğrencinin katkısıyla yürütülerek teknoloji temelli sosyal etki projelerine zemin hazırladı. 2025 yılı itibarıyla 43 Ar-Ge ofisi, 11 kuluçka ofisi ve aktif sosyal alanlarıyla faaliyetlerini sürdüren Kastamonu Teknokent, üniversite ile sanayi arasında kurduğu iş birliği modeliyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya devam ediyor.
İstanbul Oyuncu Ufuk Bayraktar hakim karşısında: "Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım" Oyuncu Ufuk Bayraktar, bir işletmeyi koruma adı altında sahibinden para istediği, reddedilmesi üzerine işletme sahibine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla 11 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Ağlayarak savunma yapan Bayraktar, "Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı" dedi. Mahkeme başkanı ise "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu?" şeklinde sordu. Beyoğlu’nda 20 Ağustos 2025’de oyuncu Ufuk Bayraktar’ın bir işletmeye giderek işletmeyi koruma adı altında para istediği, işletme sahibinin bunu reddetmesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla yargılanmasına başlandı. İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş hazır bulundu. Duruşmaya müşteki Ahmet P. ile taraf avukatları da katıldı. "Konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım" Duruşmada kimlik tespiti yapılan Bayraktar, lise mezunu ve sanatçı olduğunu belirterek aylık gelirinin 1 milyon lira olduğunu söyledi. Savunma yapan Bayraktar, yaklaşık 45 yıldır Cihangir’de bulunduğunu belirterek, "Orada babamdan kalma bir çay bahçesi bulunmaktadır. Alkol tüketiminden dolayı sıkıntılar yaşıyorum. Sabah 10.00’dan akşama kadar içerdim. Bu nedenle olayın ayrıntılarına tam olarak hakim değilim. Ahmet P.’den haraç istemedim, konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım, birçok hayır işim de olmuştur" dedi. "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim" Savunmasına devam eden Bayraktar, "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim. Zaten oyunculuk yapmam nedeniyle birçok esnafı tanırım. Yine bir gün yeşil reçeteli ilaç almıştım, üzerine de alkol tüketmiştim. Kendimde olmadığımı hatırlıyorum ve arbede olduğunu hatırlıyorum. Ayrıntılara vakıf değilim. Kayıtları izleyince müştekiye vurduğumu gördüm. Öfke kontrolüm gitmiş, üzgünüm. Ben müştekiye esasen kendisinin dükkanında oldukça yüklü bedeller ödeyerek oturmamıza rağmen kendisinin benim dükkanıma bir çay içmeye dahi gelmemesine sinirlenmemdir. Yağma kastıyla hareket etmedim" şeklinde konuştu. Şikayetini geri çekti Müşteki Ahmet P. ise ifadesinde, işlettiği kahvaltı salonuna Bayraktar ile birçok arkadaşının geldiğini ve sarhoşluk durumlarından oldukça rahatsızlık duyduğunu söyleyerek, "Bayan garsonlardan birine ’seninle evlenmek istiyorum’ muhabbeti de yapmış. Hesaplarını öderlerdi zaten ama tüm mesaimi o masaya harcıyordum ve işletmeme uymayan bir masaydı. Ufuk Bayraktar ile ağabeyim bir şeyler konuşmuşlar, ben sadece parasal olarak 25’i duymuştum. Benden ise ’mahallenin gençlerine 10 bin lira tabla silme parası verin, iş yapsınlar, paket servis atsınlar, mahallenin gençleri çalışsın’ dedi. Benim yüzüme ’bunca zaman bir çay içmeye gelmedin’ diyerek vurması üzerine ben şikayetçi oldum ancak şiddet durumundan sonra erkek kardeşimden olayın doğrusunu öğrendim. Bayraktar’ın sözlerini ilk başta yanlış anlamışım. Sanıklardan şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı: "Sen iş bulma kurumu musun?" Duruşmada mahkeme başkanı, sanık Bayraktar’a dönerek, "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu, iş bulmak gençlere? Ben gelsem senden mahallenin gençlerine iş bul para ver desem ne yaparsın?" diye sordu. Bayraktar ise "Elimden gelen her şeyi yaparım, gelmiyorsa yapmam" diye yanıtladı. Ağlayarak söz aldı: "Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur" Daha sonra söz alan Bayraktar sesi titreyerek, "Bu şekilde burada durmak beni üzüyor. Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur. Ben o mahallede büyüdüm, ben yapmasam kim yapacak?" ifadelerini kullandı. Duruşma ertelendi Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Ufuk Bayraktar’ın ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bayraktar ve Akbaş’ın müşteki Ahmet P.’ye ait işletmeye giderek bir müddet orada oturdukları, bu sırada müştekinin kardeşi olan Halil P.’yi görüp onunla bir toplantı yapmak istediğini söyledikleri, daha sonra müşteki Ahmet P.’nin şüphelilerin yanına gittiğinde Ufuk Bayraktar’ın ekranında ’kartlar yeniden dağıtılıyor oyunda biz de varız’ şeklinde yazı bulunan telefonu müştekiye göstererek ’bu işletmeye çökmeye çalışıyorlar, mahallemizin gençleri burayı korusun, siz onlara haftalık 25 bin lira para verin, onların Whatsapp grupları var bütün mahalle bu çocukların, ben onlar para kazansın diye söylüyorum’ şeklinde sözler söyleyerek müştekiden koruma adı altında para istediği anlatıldı. "Şikayetini geri çek ben hallederim konuyu" diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi Müşteki Ahmet P.’nin bunu kabul etmemesi üzerine bu kez kendisinden haftalık 10 bin lira kadar fiyatı düşürdüğü, ancak müştekinin kendilerinin polisin koruyacağını söyleyerek bu talebi reddettiğinin aktarıldığı iddianamede, Ufuk Bayraktar’ın ise bu kez ’sonra görüşeceğiz’ diyerek diğer şüpheli ile birlikte mekandan ayrıldıkları, bu olayın ardından geçen süre zarfında mekana birkaç kez gelen şüphelilerin ardından 1 ay kadar görünmedikleri ancak en son 20 Ağustos 2025’de tekrardan geldiklerinde Ufuk Bayraktar’ın sinirli bir şekilde müştekinin yanına gelerek tekrardan kendisiyle konuşmak istediğini belirttiği kaydedildi. Bayraktar’ın müştekinin kendisiyle konuşmak istememesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek müştekiye saldırıp yumrukla vurduğu, müştekinin polis çağırmasıyla olay yerine polisler geldiğinde diğer şüpheli Volkan Akbaş’ın müştekinin yanına gelerek ’şikayetini geri çek ben hallederim konuyu’ diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi. 11’er yıl 3’er aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş’ın ’iş yerinde birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs’ suçundan 7’şer yıl 6’şar aydan 11’er yıl 3’er aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu; "Dünyanın en önemli tekstil üreticilerinden birisiyiz" Almanya’da düzenlenen Heimtextil Fuarı’nda 57 Denizlili firma Türk ev tekstilini dünyaya tanıtırken, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu firmalara destek için fuarda yer aldı. Ev tekstili sektöründe dünyanın en prestijli fuarları arasında yer alan Heimtextil Fuarı, Almanya’nın Frankfurt kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarda, Denizli’den 57 firma stant açarak Türk havlusu ve ev tekstili ürünlerini uluslararası vitrine taşıdı. Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Heimtextil Fuarı’nda Denizlili firmaları yalnız bırakmadı. Fuara katılan firmaların stantlarını tek tek ziyaret eden Kasapoğlu, sektör temsilcileriyle görüşerek yapılan ticaretler hakkında bilgi aldı. Fuar hakkında yaptığı açıklamada, Denizli’den 57 firmanın Heimtextil fuarına katıldığını ve geçen seneye göre katılımcı sayının biraz daha azaldığını belirten DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, "Bunda tabi 2025 yılında tekstil sektörünün geçirdiği sıkıntılı durumlar etkili oldu. Zaman zaman dile getirdiğimiz tekstilde yaşanan sıkıntıların, ihracatta yaşanan sıkıntıların etkisiyle sayımız biraz daha azalmış durumda. Ama genel olarak 2026’ya olumlu bir giriş olduğunu görüyoruz. Stantlarımızı dolaşıyoruz, firmalarla görüşüyoruz, yöneticilerle konuşuyoruz, beklentileri değerlendiriyoruz, fuarı değerlendiriyoruz. Genel olarak sıkıntılı bir süreçten geçsek de 2026 için umutların yüksek olduğunu gözlemledik bu fuarda. İnşallah geçmiş günleri unutturan, sıkıntılı günleri unutturan, güzel, hareketli, bereketli dönemin başladığı bir fuar olur" ifadelerini kullandı. Türkiye firmalarının düşük kur, yükselen maliyetler sebebiyle dünya pazarında rekabet güçlerinin azaldığını söyleyen DSO Başkanı Kasapoğlu, "Biliyorsunuz, tekstil ihracatımız da geçen sene düşüşle kapattı. Denizli’deki düşüş Türkiye’ye göre biraz daha az diyebiliriz ama genel olarak dünyada tekstil ithalatının arttığı, alımların arttığı bir dönemde maalesef ihracatımız geriler pozisyonda. Ancak tabi şunu da söylemek lazım, yani bugün stantları gezdiğimizde, dolaştığımızda şunu da gözlemliyorum. Herkes yeni ürün geliştirmek, yeni koleksiyon yapmak konusunda oldukça hevesli. Bunu da ortaya koymuş durumdalar. Gerçekten Türk starları, Avrupa’nın stantlarıyla yarışır bir kaliteye sahip. Dünyanın en önemli üreticilerinden birileri olduklarını gösteriyorlar bunları bu fuarda. Dolayısıyla umutluyuz. Firmalarımızın yanındayız. Ekonomiyi işaret ediyoruz, sektörümüzü işaret ediyoruz. Milletvekillerimiz bizlerle beraber, oda başkanlarımız bizlerle beraber. Denizli için, sanayi için daha iyi neler yapılır bunları konuşuyoruz. Umarım 2026 hepimiz için iyi bir yıl olur" şeklinde konuştu.
Denizli Başkan Tatık; "Geçici görüntüler değil, kalıcı altyapı üretiyoruz" Tavas ilçe merkezinde yıllardır her yağışta yaşanan su taşkınları ve altyapı sorunlarına kalıcı çözüm için çalışmaların sürdüğünü belirten Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Geçici görüntüler değil, kalıcı altyapı üretiyoruz" dedi. Tavas ilçe merkezinde uzun yıllardır yoğun yağışlarla birlikte yaşanan su birikintileri, taşkınlar ve altyapı yetersizlikleriyle ilgili kapsamlı çalışmalar sürüyor. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, yürütülen yağmur suyu altyapı ve üstyapı çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, projelerin günü kurtarmaya değil, ilçenin önümüzdeki onlarca yılını güvence altına almaya yönelik olduğunu vurguladı. Başkan Tatık, yağmur suyu altyapı çalışmalarının planlı, etaplı ve teknik gerekliliklere uygun şekilde ilerlediğini belirterek, 1. etap çalışmalarının 09 Nisan 2025 tarihinde ihale edildiğini, 02 Mayıs 2025’te sözleşmesinin imzalandığını söyledi. Bu etap kapsamında Şehit Albay Karaoğlanoğlu, Vali Recep Yazıcıoğlu ve Kabristan Caddeleri ile Adalet Sokak’ta yağmur suyu hattı imalatlarının yapıldığını ifade eden Başkan Tatık, çalışmaların 14 Ağustos 2025’te tamamlanmasının planlandığını ve sözleşme bedelinin 11 milyon 883 bin 15 TL olduğunu kaydetti. 2. etap yağmur suyu hattı çalışmalarının ise 07 Kasım 2025’te ihale edildiğini, 11 Aralık 2025’te sözleşmesinin imzalandığını aktaran Başkan Tatık, bu etapta Ramazan Köylü ve Necip Savcı Caddeleri ile 1204, 1221, 3110/1 ve 3120 sokakların kapsama alındığını söyledi. Çalışmaların 250 gün süreceğini ve 11 Eylül 2026’da tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Başkan Tatık, ikinci etap sözleşme bedelinin 59 milyon 800 bin TL olduğunu ifade etti. Çalışmaların iki etap halinde yürütülmesinin nedenine de değinen Başkan Tatık, "Asfaltı yapıp tekrar kazmak hem kamu kaynağını israf etmek hem de vatandaşımıza eziyet etmektir. Bu nedenle yağmur suyu hatlarını üstyapıyla uyumlu ve kalıcı olacak şekilde etaplandırdık" dedi. Sarp Deresi Islah Projesi’ne de değinen Başkan Tatık, DSİ tarafından başlatılan ancak güzergâh sorunları nedeniyle yarım kalan proje için gerekli yazışmaların yapıldığını, deşarj noktalarına ilişkin olarak parsel sahiplerinden muvafakat alınması sürecinin başlatıldığını ve çalışmaların tüm kurumlarla koordinasyon içinde yürütüldüğünü belirtti. Geçici su birikintilerinin yanlış yorumlandığını ifade eden Başakan Tatık, henüz işletmeye alınmamış hatlar üzerinden yapılan eleştirilerin teknik gerçeklerle örtüşmediğini vurguladı. Tüm yağmur suyu hatlarının Eylül 2026 itibarıyla tam kapasiteyle işletmeye alınmasının planlandığını söyleyen Başkan Tatık, "Biz fotoğrafla algı değil, mühendislikle çözüm üretiyoruz. Tavas için sabırla, planla ve sorumlulukla çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.