Yerel Haberler
Trabzon
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:00 Mehmet Yiğit Alp: "Kalıcı başarının formülü sabır ve birlikteliktir" Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelik olduğunu belirtti. Alp, Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde kulübün ağır bir finansal yük ve güven sorunu yaşadığını ifade ederken, mevcut yönetimin günü kurtarmak yerine geleceği kurmaya odaklı bir politika izlediğini söyledi. Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, bordo-mavili kulübün tarihsel duruşu, çok branşlı yapısı ve son dönemde izlenen yönetim anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Alp, geçmişteki yanlışlardan ders alındığını, yönetimin sürdürülebilir ekonomiyi önceleyerek bir politika belirlediğinin altını çizdi, camiaya da sağduyu ve birlik çağrısı yaptı. "Trabzonspor’u sadece kupalarla anlatmak eksik olur" Mehmet Yiğit Alp, kulübün; bu ülkenin futbol tarihine adaletin, inancın, direncin ve merkezin dışında inşa edilmiş bir futbol aklının adı olarak geçtiğine dikkat çekerek, "Elde edilen başarılar, şampiyonluklar ve kupalar bu uzun yürüyüşün görünen duraklarıdır. Asıl miras ise yıllar boyunca örülen duruş, karakter ve zihinsel bağımsızlıktır. Bugünü konuşurken geçmişten kopamayız. Çünkü bu kulüp değerleriyle ayakta durur. Trabzonspor hiçbir zaman hazır reçetelerle yol almamıştır. Kendi şartları içinde düşünmüş, kendi aklını üretmiş, kendi bedelini ödemiştir. Bugün ’efsane’ olarak anılan yapı da bu uzun ve zahmetli yürüyüşün doğal sonucudur" dedi. "Trabzon bir spor kültürüdür" "Trabzon rekabetin karakterle, mücadelenin ahlakla birlikte büyüdüğü köklü bir spor kentidir" diyen Alp, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün basketbol takımımızın yeniden ayağa kalkarak yazdığı güçlü hikaye, kadın futbol takımımızın istikrarlı yürüyüşü, U19 takımımızın uluslararası ölçekte ortaya koyduğu başarılar ve altyapının diğer yaş gruplarında her geçen yıl daha planlı ve nitelikli bir yapıya kavuşması için çalışılması, bu bütüncül spor aklının somut göstergeleridir. Ortaya çıkan tablo tek bir branşa sıkışmayan, yaygın, üretken ve sürdürülebilir bir spor kültürünün Trabzon’da yeniden güç kazandığını göstermektedir. Önümüzdeki dönemlerde yeni branşlarla bu yapının daha da derinleştirilmesi, kulübümüzün sportif olduğu kadar kurumsal kimliğini de kalıcı biçimde tahkim edecektir." "Bu tabloyu devralmak cesaret ister" Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde karşısındaki tablonun kötü olduğunu hatırlatan bordo-mavili kulübün eski yöneticisi, "Ağır bir finansal yük, daralmış bir hareket alanı ve yıpranmış bir güven zemini.. Böylesi bir ortamda sorumluluk almak ciddi bir cesaret ve irade meselesidir. Bugün izlenen yol, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılarak şekillenmiş daha olgun bir çizgiyi temsil etmektedir. Kurumsal kimliğimizi örseleyen zafiyetleri, sportif başarıyı engelleyen yönetimsel ve yapısal sorunlarımızı elbette mülahaza ediyoruz. Lakin özellikle son şampiyonluğumuzun ardından yapılan hataların aksine, bugün sürdürülebilir ekonomi ve sportif açıdan atılan uzun vadeli pozitif adımlarla, günü kurtarmaktan ziyade geleceği kurmaya odaklanıldığını görüyor ve bu anlayışa destek verilmesi gerektiğinin özellikle altını çiziyoruz" cümlelerine yer verdi. "Dönüşüm sancılıdır ama öğreticidir" Dönüşüm dönemlerinin sancısız yaşanmayacağına dikkat çeken Alp, "Karar süreçlerinde zorlanmalar olabilir, bazı adımlar tartışmaya açık hale gelebilir. Belirleyici olan bu deneyimlerin kurumsal hafızayı büyütmesi ve aynı yanlışların tekrar edilmemesidir. Büyük kulüpler tam da bu eşiklerde güç kazanır. Sağduyulu herkesin pragmatik düşünceleri bir yana bırakıp bu anlayışı desteklemesi gerekir. Bugün gelinen noktada ekonomik alanda sağlanan toparlanma, kulübümüz adına tarihsel bir eşiği ifade etmektedir. Mali disiplin ekseninde kurulan yapı, reflekslerle savrulan dönemlerin geride kaldığını, uzun vadeli denge ve sürdürülebilirliğin esas alındığını göstermektedir. Bu yoldan sapmadan hem ekonomi hem de sportif tarafta sürdürülebilir bir planlamayla devam edilmelidir" şeklinde konuştu. "Fatih Tekke tercihi bir duruşun ifadesidir" Teknik direktörlük görevine Fatih Tekke’nin getirilmesinin bir duruşun ifadesi olduğunu vurgulayan Alp, "Camiamızın evladı Fatih Tekke ile yola çıkılması az önce bahsettiğim yaklaşımların doğal bir uzantısıdır. Bu tercih, evet teknik bir karardır ama hem kulüp kültürünü ve aidiyet duygusunu hem de tarihsel hafızayı sahaya taşıma iradesini temsil etmektedir. Fatih Hoca, Trabzonspor’un DNA’sını bilen, kulübümüzün kültürünü sahaya yansıtma konusunda bu toprakların her zerresine aşık insanlarla aynı duyguyu yaşayan bir efsanedir. Fatih Hoca’nın Trabzonspor’un ekonomik gerçekliğini önceleyerek, gerçekleştirdiği bu meydan okuma herkes tarafından takdir edilmelidir" dedi. "Sevgililer gününde sevdamız ile birlikte" Mehmet Yiğit Alp, Trabzonspor’un Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında sahasında Fenerbahçe’yi konuk edeceği müsabakayla alakalı ise, "Trabzonspor için bu tür maçlar her zaman özel olmuştur. Trabzonspor’un en büyük gücü her şartta takımının yanında duran bu büyük camiadır. Sahadaki mücadele kadar tribündeki kararlılık da sonucu belirler. Ben de ailemle ve arkadaşlarımla birlikte stadyumda olacağım. 40 bin taraftarımızla omuz omuza vererek takımımızı destekleyeceğiz. Sevgililer gününde insan sevdiğinin yanında olmazda nerde olur. Biz de sevgililer gününde en sevdiklerimizle en sevdiğimizin yanında yer alacağız. İnancım odur ki bu maçtan galip ayrılarak hedeflerimiz yolunda daha sağlam bir duruş ortaya koyacağız" açıklamasını yaptı. "Kalıcı başarının formülü, sabır ve birliktelik" Kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelikten geçtiğini aktaran Alp, "Bugün bizlere düşen görev son derece nettir. Başkanlık makamına, teknik yapıya ve ortaya konan yol haritasına sağduyulu bir destek sunmaktır. Yıkmadan, doğru eleştirilerle yol göstermektir. Dönem; Trabzonspor, ekonomik ve sportif açıdan örnek bir başarı modeli ortaya koyarken, camiamızı alışıldık senaryolarla ayrıştırmaya çalışanlara karşı omuz omuza duruş gösterme dönemidir. Gün; geçmişte olduğu gibi geçici hevesler ile kişisel menfaatler uğruna Trabzonspor’un geleceğine kastedenlere karşı kurumsallığı ve aklı selimi savunma günüdür. Trabzonspor’un tarihsel olarak en güçlü olduğu dönemler, ortak aklın hakim olduğu zamanlardır. Bu camia sabrı bildiği zaman kazanmıştır. Birlikte durmayı başardığında güçlenmiştir. Kişisel tepkiler yerine kurumsal hedeflere odaklandığında tarih yazmıştır. Geçmiş bunu defalarca göstermiştir. Aynı iradeyi bugün de göstermek zorundayız. Çünkü bu irade korunduğu sürece Trabzonspor’umuzun hem sportif hem de kurumsal kazanımları kalıcı hale gelecektir. Bizler öylesi dönemlerde geçici heveslerin peşinde sürüklenen değil, kalıcı başarıların peşinden gidenler olmalıyız. Aklı selimde ve birliktelikteki ısrarımız uzun vadede Trabzonspor’umuzun başarısının yegane formülüdür" diyerek sözlerini tamamladı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:56 Uzmanlardan uyarı: "Griptir geçer" demeyin, risk grubunda zatürre tehlikesi bulunuyor Kış sezonunda viral solunum yolu enfeksiyonları salgın halinde görülürken, özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı bulunan kişilerde ağır tablolar ve hastane yatışlarında artış yaşanıyor. Kış aylarının etkisini sürdürdüğü bu günlerde viral kaynaklı solunum yolu enfeksiyonları yaygın şekilde görülürken, poliklinik başvurularında ve hastanede yatarak tedavi edilen hasta sayısında belirgin artış yaşandığı belirtildi. "Grip oldum, geçer" düşüncesiyle hekime başvurunun geciktirilmesi ise, özellikle 65 yaş üstü ve kalp, akciğer, böbrek ya da diyabet gibi kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu hastalarda enfeksiyonlar kısa sürede ağır tabloya dönüşebiliyor ve ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, en sık görülen tablonun zatürre olduğuna dikkat çekerek, "Şu anda en sık hastaneye yatış nedenleri arasında bu grupta görülen zatürre ve mevcut hastalıkların alevlenmesi yer alıyor" dedi. "Griptir, geçer dememek gerekiyor" Hastaların genellikle "Grip oldum, geçer" diyerek durumu ciddiye almayabildiklerini kaydeden Prof. Dr. Özlü, "Kış sezonu devam ederken, özellikle viral kaynaklı solunum yolu enfeksiyonları salgın şeklinde görülüyor. Bu nedenle hem poliklinik başvurularında hem de hastanede servise yatırılarak tedavi edilen hasta sayısında artış yaşanıyor. Burada en önemli nokta, özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının ağır seyredebildiğini unutmamak. Hastalar genellikle ’Grip oldum, geçer’ diyerek durumu ciddiye almayabiliyor ve hekime başvuru süreci gecikebiliyor. Eğer kişi genç ve sağlıklıysa, kronik bir hastalığı yoksa bu enfeksiyonlar çoğu zaman hafif şekilde ayakta atlatılabiliyor. Ancak zeminde kalp, akciğer, böbrek ya da şeker hastalığı gibi kronik bir rahatsızlık varsa ve kişi 65 yaşın üzerindeyse ’Griptir, geçer’ dememek gerekiyor. Çünkü bu hastalarda ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Hasta o an iyi görünse bile kısa sürede ağır bir tabloya ilerleyebiliyor. Bu nedenle özellikle risk grubundaki hastaların uzman hekim tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu. En sık görülen tablo zatürre En sık görülen tablonun "zatürre" olduğunu belirten Özlü, "Enfeksiyon akciğere inebiliyor, bazen de bronşit şeklinde karşımıza çıkıyor. Nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste tıkanma hissi, balgam çıkaramama ve öksürük krizleri görülebiliyor. Gece boyunca süren öksürük hastayı uyutmayabiliyor. Bazı vakalarda yüksek ateş, nefes darlığı ve morarma gibi zatürre belirtileri ortaya çıkabiliyor. Göğüs ağrısı da eşlik edebiliyor. Bunun yanı sıra enfeksiyonlar, kronik hastalıkların alevlenmesine de yol açabiliyor. Örneğin şeker hastalarında kan şekeri birden kontrolden çıkabiliyor. Kronik böbrek hastalığı olanlarda üre ve kreatin değerleri yükselip vücutta ödem ve şişlik oluşabiliyor. KOAH, astım ya da akciğer sertliği gibi hastalığı olanlarda öksürük, balgam ve nefes darlığında belirgin artış görülebiliyor. Kalp yetmezliği bulunan hastalarda ise ödem, nefes darlığı, çarpıntı ve göğüs ağrısı tabloya eklenebiliyor. Bu nedenle viral solunum yolu enfeksiyonlarını özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olan kişilerde ciddiye almak gerekiyor. Şu anda en sık hastaneye yatış nedenleri arasında bu grupta görülen zatürre ve mevcut hastalıkların alevlenmesi yer alıyor. Genç ve sağlıklı kişilerde ise tablo genellikle daha hafif seyrediyor. İnfluenza, rinovirüs ve RSV gibi virüsler çoğu zaman ağır bir tabloya yol açmıyor. Genç hastalarda 3-4 gün süren hafif ateş, üşüme ve titreme görülebiliyor, ardından belirtiler gerileyebiliyor. Ancak gençlerde sık karşılaşılan bir durum da uzayan öksürük. Hastalar genellikle ’Bir hafta, 10 gün ya da bir ay önce grip oldum ama öksürüğüm geçmedi’ şikâyetiyle başvuruyor. Bu durum genellikle hava yolu aşırı duyarlılığına bağlı gelişiyor. Ateş, üşüme, titreme ve halsizlik gibi diğer belirtiler geçmiş olsa da kuru ve inatçı bir öksürük devam edebiliyor. Bunun da ayrı bir tedavi yaklaşımı bulunuyor" şeklinde konuştu. "Bal öksürüğü azaltabiliyor" Balın öksürüğü azaltabileceğine dikkat çeken Özlü, "Bilinmeyen karışımlar konusunda öneride bulunmak doğru değil. Ancak viral solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı akut öksürükte etkisi bilinen doğal ürünlerden biri baldır. Özellikle doğal çiçek balı ya da kestane balı tüketimi öksürüğü azaltabiliyor. Bal tek başına tüketilebileceği gibi ıhlamur veya adaçayı gibi bitki çaylarına eklenerek de kullanılabilir. Zerdeçal ve zencefilin de solunum yolu enfeksiyonları üzerinde destekleyici etkileri bulunuyor ve kontrollü şekilde kullanılabilir" diye konuştu.
Dolandırıcıların taktikleri ifşa oldu ama hala aynı taktikler ile dolandırmaya devam ediyorlar
27 Ocak 2026 Salı - 16:31 Dolandırıcıların taktikleri ifşa oldu ama hala aynı taktikler ile dolandırmaya devam ediyorlar Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, dolandırıcıların en fazla kullandığı yöntemler ile ilgili açıklamalarda bulundu. Trabzon’da dolandırılma rakamlarının aylık 10 milyon TL’den aşağıya düşmediğini belirten Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik "Maalesef çok sayıda insanımız dolandırılıyor. 2024 yılı içerisinde 2 bin 180 dosya Trabzon Adliyemize gelmiş. Bu sayı ilçelerle birlikte 3 bin 593. Rakam çok büyük. 2025 yılı içerisinde bu sayı biraz düşmüş. 2025 yılı içerisinde 2 bin 120 soruşturma dosyası gelmiş. Tüm ilçelerle birlikte 3 bin 318 adet soruşmamız var. Bu rakamlar fazla ancak bu şüpheliler ilimizde değil. Bu rakamlar aslında bizim mağdur rakamlarımız. Rakamlar ayda 10 milyondan aşağıya olmuyor. Korkunç rakamlar var" dedi. Başsavcı Çelik, dolandırıcıların kullandığı yöntemleri ise şu şekilde sıraladı: Yemleme taktiği dolandırıcılığı "Yatırım danışmanlığı adı altında sosyal medya uygulamaları üzerinden reklam yapıp, mağdurların ..... veya ..... gibi uygulamalarda yer alan borsa gruplarına yönlendirildiği, akabinde mağdurlara sahte borsa uygulamaları indirtip bir miktar para yüklettikleri, devamında mağdurlara aynı borsa gibi sahte uygulama üzerinden işlem yaptırarak hesaplarındaki bakiyeyi yükselttikleri, ilk başta mağdurlarda güven oluşturmak için hesaplarından bir miktar para çekmelerine izin verdikleri, akabinde mağdurlara tekrar işlem yaptırarak zarara uğrattıkları, bu sefer mağdurların sahte uygulamaya yüklü para yüklemeleri üzerine şüphelilerin para çekim işlemine izin vermeyerek menfaat sağladıkları tespit edildi. Yemleme taktiği yöntemi ile mağdur dolandırılması nedeniyle hesabına gelen paralardan dolayı aynı zamanda başka dosyalarda şüpheli olarak da yargılanabiliyor." Güvenli ödeme yöntemi dolandırıcılığı "...........com isimli site üzerinden şüphelilerin sahte ilan verdikleri, akabinde ilanda yer alan ürünü satın almak isteyen mağdurun telefonla ile şüpheliler ile irtibat kurduğu, şüphelilerin mağdura ödemeyi güvenli ödeme yöntemi ile yapabileceğini söyleyerek mağdura sahte oluşturulan ..... linki attıkları, akabinde linkin yönlendirmesi ile mağdurun karşısına çıkan iBAN’a ödeme yaptığı bir yöntemle de insanlarımız dolandırılıyor." Hakkında İcra/Uzlaştırma dosyası olduğunun söylenmesi suretiyle dolandırıcılık "Mağdurun telefon ile kendisini avukat olarak tanıtan şahıs tarafından arandığı, akabinde mağdura hakkında icra/uzlaştırma dosyası olduğunun, kendisine iletilen tutarı ödememesi halinde hakkında dava açılacağının söylenerek mağdura iletilen IBAN’a belirtilen tutarı yatırılmasının istenilmesi ile insanlarımız dolandırılıyor." Şantaj dolandırıcılığı "Mağdurun karşı cins ile ..... veya benzer uygulamalar üzerinden cinsel içerikli görüşme yapması üzerine, şüpheliler tarafından mağdura görüştüğü kişinin 18 yaşından küçük olduğundan bahisle hakkında şikayette bulunacaklarını söylemek suretiyle para talep ediliyor. Sosyal medya üzerinden iletişime geçip cinsel görüşmeler yaptırıp bunu daha sonra yaymakla ciddi miktarda insanlarımız mağdur edilmektedir." Dolandırıcılıkta yapay zeka dönemi Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, tüm bu dolandırıcılıkların yanında yapay zeka yönteminin de artık dolandırıcılıklarda kullanılmaya başladığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı ve uyarılarda bulundu: "Ayrıca TOKİ başvurusuna ilişkin oluşturulan sahte internet siteleri vasıtasıyla, tanınmış kişilerin görüntü/sesleri kullanılarak yapay zeka programları aracılığıyla oluşturulan yatırım sonucu para kazanma vaadine konu sosyal medya paylaşımları vasıtasıyla; bilindik sitelerin isimlerinin kullanılması suretiyle dropshipping yöntemiyle kolay yoldan para kazanma vaadine konu sosyal medya paylaşımları vasıtasıyla; banka adına aradığını iddia eden şüpheliler tarafından mağdurun hesabından şüpheli işlemler yapıldığına, mağdurun kredi kartına yapılacak iadeler olduğuna dair çeşitli söylemler vasıtasıyla; (yüksek oranda mağdurların kimlik bilgileri şüpheliler tarafından önceden temin edilir, bu şekilde güven sağlanır, kimlik bilgisi temini genellikle sosyal medya hesaplarında yapılan uygun faiz oranlı kredilere ilişkin banka adına yapılan sahte paylaşımlar sonucu mağdurların bizzat kişisel verilerini paylaşması sonucu temin edilmektedir). Evde sabun, kına, çorap vb. ürünleri paketleme işi adı altında yapılan ilanlar sonucu mağdurlardan kaparo, sigorta bedeli gibi sebeplerle para talep edilmesi suretiyle; sosyal medya sitelerinde yapılan çekiliş ilanlarını kazandığından bahisle mağdurlardan gümrük ücreti, vergi ücreti, kargo ücreti adı altında para talep edilmesi suretiyle; daha önceden sipariş verilen ürünün teslim alınmaması sebebiyle satıcı firmanın zarara uğradığından bahisle para talep edilmesi suretiyle; hukuk büroları adına aradığını iddia eden şahıslar tarafından mağdurların yasadışı bahis oynadığından bahisle haklarında açılan davanın kapanması için uzlaştırma bedeli adı altında para talep edilmesi suretiyle; Noter, Tapu Müdürlüğü gibi kamu kurumlarında tamamlanan ev, araba satışlarına ilişkin ilanları taklit ederek (gerçek ilanda 3 milyon TL olan bir aracın kendi düzenlediği sahte ilanda yine fotoğraf ve açıklamalarla birlikte 2 milyon TL olarak ilana konulması) alıcı ile satıcıyı buluşturup ikisini birden manipüle ederek kendi belirlediği araç veya ev ücretinin yine kendi yönettiği hesaba gönderilmesini sağlamak yoluyla; sosyal medya sitelerinden yapılan satış, kiralama ve hizmet ilanları vasıtasıyla; sosyal medya üzerinden hesap kiralama ilanların verilerek özellikle gençler ve üniversite öğrencilerinden temin ettikleri hesaplar üzerinden dolandırıcılık yapılmakta, bu hesaplar kullanılarak vatandaşlar dolandırılmakta, bu olaylar nedeniyle hesap sahipleri hakkında soruşturma yürütülerek dava açılmakta ve ceza almaktadırlar. Hesap kiralama diye bir uygulama hukuken mümkün ve meşru değildir. Kimse ücret karşılığı veya ücretsiz olarak hesaplarını başkalarına kullandırmasın, aksi halde hakkında soruşturma yapılarak dava açılıp ceza alma durumuyla karşı karşıya kalabilir."
Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik: "Kadına karşı şiddetin 3 katı erkeğe var"
27 Ocak 2026 Salı - 15:24 Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik: "Kadına karşı şiddetin 3 katı erkeğe var" Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Türkiye’de kadına şiddet olaylarının basın tarafından çok gündeme getirildiğini ancak erkeğe karşı işlenen şiddet suçlarının bunun 3 katı olduğuna dikkat çekerek "Sadece kadına karşı değil tüm şiddeti reddetmeliyiz. Tüm şiddete şiddetle karşı çıkmamız lazım" dedi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, ’Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı’ kapsamında basın mensupları ile Trabzon Adliye Sarayında bugün bir araya geldi. Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, konuşmasında ilk olarak Trabzon’un suç ve dava istatistiklerini paylaştı. Verilen rakamlarda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı ve mülhakat başsavcılıklarının 2024 ve 2025 yıllarına ait soruşturma iş cetvelleri, adliyede artan dosya yüküne rağmen yüksek bir sonuçlandırma başarısı sağlandığını ortaya koydu. Açıklanan resmi verilere göre, bazı yıllarda çıkan dosya sayısı, gelen dosya sayısını aşarak başarı oranını yüzde 100’ün üzerine taşıdı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 2023 yılından 14 bin 684 dosya devrederken, 2024 yılı içinde 27 bin 917 yeni dosya geldi. Böylece toplam dosya sayısı 42 bin 601 oldu. Bu dosyalardan 27 bin 467’si hakkında karar verilerek sonuçlandırılırken, yıl sonunda 15 bin 134 dosya derdest kaldı. 2024 yılı için hesaplanan başarı oranı yüzde 98 olarak kayıtlara geçti. Trabzon ve mülhakat Cumhuriyet Başsavcılıklarında ise 2024 yılında toplam 73 bin 404 dosya işlem gördü. 47 bin 187 dosya sonuçlandırılırken, 26 bin 217 dosya 2025 yılına devretti. Bu tabloyla birlikte mülhakatlar dahil başarı oranı yüzde 101 oldu. 2025 yılında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na 27 bin 966 yeni dosya gelirken, devreden dosyalarla birlikte toplam dosya sayısı 43 bin 100 olarak kaydedildi. Yıl içinde 28 bin 938 dosya karara bağlandı. Yıl sonunda 14 bin 162 dosya 2026’ya devretti. Bu verilerle başarı oranı yüzde 104 olarak hesaplandı. Mülhakat başsavcılıklarıyla birlikte 2025 yılında toplam 72 bin 967 dosya işlem gördü. 48 bin 213 dosya sonuçlandırılırken, 24 bin 754 dosya elde kaldı. Genel başarı oranı yüzde 103 oldu. Trabzon’da terör dosyalarının büyük bölümü FETÖ bağlantılı Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Bürosu verilerine göre, 2024 yılında 465, 2025 yılında ise 426 terör dosyası işlem gördü. Her iki yılda da derdest dosyaların büyük çoğunluğunu FETÖ bağlantılı dosyalar oluşturdu. 2024 sonunda 240, 2025 sonunda ise 255 terör dosyası derdest kaldı. Terör ihbarlarında ise karar oranı yüksek seyrederken, 2025 yılı sonunda sadece 6 ihbar dosyası elde kaldı. "Tüm şiddete şiddetle karşı çıkmamız lazım" Kadına yönelik şiddet olayların basında geniş yer bulması ile ilgili soru üzerine Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, "Kadına şiddet tabi ki daha fazla ama emin olun kadına şiddetin üç katı şiddet de erkeğe var. Ben bunu her zaman dile getiriyorum. Biz sadece kadına yönelik şiddeti oradan cımbızla alırsak başarılı olamayız. Şöyle olamayız; toplumda bir şiddet sorunu varken yani şunu söyleyemeyiz ’Kadına karşı şiddette bulunma ama diğerlerine sözümüz yok’ Yani bu insanın doğasını aykırıdır. Bir insanın doğasında şiddet varsa o kadına karşı da şiddette bulunacaktır, erkeğe karşı da bulunacaktır, hayvana karşı bulunacaktır. O yüzden ben bunu çok önemsiyorum. Şiddet sorununu topyekun ele almamız lazım. Kadına şiddet haberleri basında çok daha fazla tıklanma ve reyting alıyor. Kadına şiddet olaylarının okunma oranlarına bakın, bir de diğerlerine bakın; o çok daha fazla. Bunun sebebi de var. Yılların bir birikimi var. Kadına karşı bir şiddet belki zaman içerisinde belki bu kadar önemsenmiyordu, önemsenmesi de gerekir ama sadece kadına karşı değil tüm şiddetli reddetmeliyiz. Tüm şiddete şiddetle karşı çıkmamız lazım" diye konuştu. "İnsanlar zayıf gördüğü kişiye karşı şiddet uyguluyor; Kadın olduğu için değil" "2024 yılında bin 123, 2025 yılında bin 137 dosya gelmiş. Gönül ister ki bu bürodaki suç oranı düşük olsun hatta hiç olmasın. Ama maalesef oluyor" diyen Çelik "Trabzon merkez ve ilçelerde kadına karşı, aile içi şiddette çok hassas davranıyoruz. Hiç tolerans gösterilmiyor. Bu rakamlar inşallah ilerideki yıllarda daha da az olacaktır. Yıl içerisinde kadına yönelik cinayetlerimiz oldu. O dosyalarla ilgili kısa sürede soruşturmalar tamamlandı. Birisi zaten ölü olarak bulundu. Diğer ikisinin davaları açıldı. Yargılanmaları devam ediyor. Türkiye’de belki ilimizde de kadına yönelik şiddet sorununu sadece kadına yönelik şiddet üzerinden ele alıp tartışmanın bizi doğru sonucu getirmeyeceğini düşünüyorum. Zaman zaman Bakanlık toplantılarında bunu dile getiriyorum. Maalesef tüm dünyaya olduğu gibi bizim toplumumuzda da şiddet sorunu var. Bu şiddet sadece kadına yönelik değildir. Bu şiddet erkeğe, çocuğa, hayvanlara ve hatta doğaya karşı yönelmiş. Hatta kadının kadına, kadının çocuğa daha da kötüsü çocuğun çocuğa da şiddeti mevcut. O yüzden bu şiddet konularını ve mağdurları orada dururken sadece kadına yönelik olan şiddeti öne alıp sadece ona odaklanırsak biz bu konuda tam anlamıyla başarılı olabileceğimizi düşünmüyorum. Şiddet sorununun tamamını ortadan kaldırmamız lazım. Toplumun tüm kesimlerini harekete geçirip bu şiddet sorununu kaynağında çözmemiz lazım. İnsanlar zayıf gördüğü kişiye karşı şiddet uyguluyor. Kadın olduğu için değil. Karşı taraftakinin kendinden güçlü olduğunu görürse, şiddette bulunma girişiminden vazgeçiyor. Milli boksörlerimiz var. Hadi onlara karşı şiddette bulunsunlar bakalım. Bu işin esprisi. Şiddet olayını tamamen ortadan kaldırmamız lazım. Aynı zamanda tecrübelerimiz bize kadına yönelik şiddetin nedenleri arasında alkol ve uyuşturucu bağımlılığının ön sırada olduğunu görüyoruz. Bu bağımlılığı ortadan kaldırmadığınız sürece şiddet sorununu ortadan kaldıramıyorsunuz. Bizim yaptığımız çalışmada yüzde 40’a yakın bir rakam çıkıyor" şeklinde konuştu. "Uyuşturucu ile mücadele terörle mücadele kadar önemlidir" Trabzon’da uyuşturucu dosya sayısında artış yaşandığını kaydeden Çelik, "Uyuşturucu madde kullanımı tüm Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de ciddi sorunlarımız var. Madde kullanımının artması demek aynı zamanda toplumdaki suç oranının da artması anlamına geliyor. 2024 yılında bin 118 adet uyuşturucu kullanma dosyamız gelmiş. 2025 yılında ise bin 530. Maalesef burada artma söz konusu. İlçeleri de dahil ettiğimizde 2024 yılı içerisinde toplam 2 bin 5 dosya bu büroya gelmiş. 2025 yılında ise 2 bin 476 bin dosyamız gelmiş. İlimizde uyuşturucu kullanımında bir miktar artış var. Bununla ilgili emniyet ve jandarmamız çok güzel çalışmalar yapıyor. Maalesef bu mücadeleyi toplum olarak yürütmemiz gerekmektedir. Önemsiz bir konu değil. Topyekûn bir savaş açmamız lazım. Uyuşturucu ile mücadele terörle mücadele kadar önemlidir. Hatta ondan daha önemlidir. Terörle mücadeleyi bir yerde kazanabilirsiniz ama uyuşturucu ile mücadele daha zor, çetrefilli ve içimizdedir. Herkesi tehdit ediyor. Uyuşturucu ile mücadelede hiçbir tavizimiz olmayacaktır" ifadelerini kullandı. "Dolandırıcılık rakamları ayda 10 milyondan aşağıya düşmüyor" Trabzon’da dolandırıcılık konusunda korkunç rakamların olduğunu söyleyen Çelik, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Maalesef çok sayıda insanımız dolandırılıyor. 2024 yılı içerisinde 2 bin 180 dosya Trabzon Adliyemize gelmiş. Bu sayı ilçelerle birlikte 3 bin 593. Rakam çok büyük. 2025 yılı içerisinde bu sayı biraz düşmüş. 2025 yılı içerisinde 2 bin 120 soruşturma dosyası gelmiş. Tüm ilçelerle birlikte 3 bin 318 adet soruşturmamız var. Bu rakamlar fazla ancak bu şüpheliler ilimizde değil. Bu rakamlar aslında bizim mağdur rakamlarımız. Rakamlar ayda 10 milyondan aşağıya olmuyor. Korkunç rakamlar var. Whatsapp üzerinden yemleme taktiği yapılıyor. Sosyal medya üzerinden iletişime geçip cinsel görüşmeler yaptırıp bunu daha sonra yaymakla ciddi miktarda insanlarımız mağdur edilmektedir. Hesap kiralama yöntemleri ile de dolandırıcılık yapılıyor. Özellikle gençlerin ve üniversite öğrencilerinin buna dikkat etmesi gerekiyor. Hukuken bir hesap kiralanamaz. Bir insan hesabını bedava dahi olsa başkasına kullandıramaz. Çok sayıda insan ceza alıyor." "Havaya sıktığımız mermi kaybolmuyor" Karadenizli insanların silaha karşı olan yatkınlığından vazgeçmesi gerektiğinin altını çizen Çelik, "Maalesef Karadeniz’imizde silaha olan yatkınlığımızı biliyorum ama bir şekilde bundan vazgeçmemiz gerekiyor. Bununla ilgili sürekli soruşturmalarımız var. Yeni değişiklikle beraber ruhsatsız silah taşımanın cezası 1 yıldan 3 yıla kadarken, 2 yıldan 4 yıla kadar çıkarıldı ve para cezası arttırıldı. Özellikle düğünlerde, asker uğurlamalarında, eğlencelerde havaya ateş etme ciddi bir sorun. Bunun cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapisken, 1 yıldan 5 yıla kadar çıkarıldı. Ses ve gaz fişeği atabilen silahlar vardı. Bunlar suç değildi artık bunlarda suç. Artık kuru sıkı ile yerleşim yerlerinde ateş etmek 6 aydan 3 yıla kadar cezayla karşı karşıya kalacaklar. Yorgun mermi diyoruz aslında yorgun mermi değil. İnsanı yaralıyor, öldürüyor. Yorgun mermi düşüşte insanların canını yakabiliyor. Havaya sıktığımız mermi kaybolmuyor. O merminin yere düşüşü var" ifadelerini kullandı.
Kar altında şap seferberliği
27 Ocak 2026 Salı - 09:03 Kar altında şap seferberliği Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Trabzon’un zorlu ve karlı coğrafyasında, adeta komando timlerini andıran bir mücadeleyle karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı koruma altına alıyor. Türkiye’de 1965 yılından bu yana ilk kez yoğun olarak görülen Şap hastalığına karşı Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin mücadelesi aralıksız sürüyor. Karadeniz’in sert kış koşullarının etkili olduğu Trabzon’un yüksek kesimlerinde görev yapan ekipler, karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları aşılayarak hastalığa karşı korumaya çalışıyor. Trabzon’da yer yer diz boyunu aşan kar, buz tutmuş yollar ve ulaşımı güçleştiren hava koşullarına rağmen veteriner hekimler ve teknik personel adeta komando timlerini aratmayan bir azimle sahada görev yapıyor. Ekipler, kimi zaman araçların ilerleyemediği noktalarda kilometrelerce yürüyerek, karların içinden geçip ahırlara ulaşıyor. Şap hastalığının yayılımını önlemek amacıyla aşılama, kontrol ve bilgilendirme çalışmalarını sürdüren ekipler, hayvan sağlığının yanı sıra bölge hayvancılığının da korunmasını hedefliyor. Soğuk hava, tipi ve dik yamaçlara rağmen çalışmalarını aksatmayan görevliler, hastalığın kontrol altına alınması için gece gündüz demeden görev yapıyor. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen mücadelede, özellikle kırsal ve yüksek rakımlı mahallelerdeki hayvan varlığı tek tek kontrol edilirken, üreticilere de alınması gereken tedbirler anlatılıyor. İsa Kaplan: "Şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz" Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, zorlu kış şartlarına rağmen sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi. Kaplan, "Bizim yol ve kış şartlarımız gerçekten çok zor. Arkadaşlarım özverili bir şekilde şu anda tüm mahallelerde şap aşısı ile ilgili çalışma yapıyor. 2025 yılında şap hastalığı SAT-1 1965 yılından sonra ilk defa yeniden kendini gösterdi. Doğu Karadeniz’in avantajı daha kapalı bir bölge ve hayvan hareketleri daha az olması sebebiyle ilimizde çok fazla bir sıkıntı yaşamadık. Bizlerde hastalık çıkışı oldu ama yoğun bir şekilde Sonbahar sezonunda aşılamamızı yapmıştık. Şimdi de ilkbahar sezonunun başlangıcını 2 Ocak’tan itibaren başlattık. İnşallah hızlı bir şekilde tamamlayıp şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz. Vatandaşlarımızın mutlaka gebe hayvanları bile olsa şap aşısının zararı yok mutlaka yaptırsınlar. Hayvanlarımızı koruma altına alalım" dedi. "Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor" Trabzon’da 120 bin büyükbaş hayvanın olduğunu kaydeden Kaplan, "İşletme numaralarımız hangi köyde nerede kimin kaç hayvanı olduğunu biliyoruz. Arkadaşlarımız tecrübeli köy köy evi ev kimde hayvan olduğunu bilir. Bize hiç müracaat edilmeden sırasıyla köylere program yapıyoruz. İlçe müdürlüklerimizdeki veteriner hekim ve sağlık teknisyeni arkadaşlarımızda şap aşılarını yapıyor. Tüm ülkemizde olduğu gibi bu bir rutindir. Bizler en uç sinir noktalarına kadar bile hareket eden bir bakanlığız. Bütün ilimize hakimiz. İlimizdeki bütün varlıkları da biliriz. Trabzon belki kilometrekare olarak küçük bir il ama karayolu ağı olarak en büyük illerden biri. Bu yol ağının büyük olması zorlaştırıyor. Bizde toplu hayvan sayısı yok küçük aile işletmeleri oluyor. Yani 3-5 hayvan bakıyorlar. Anadolu’nun diğer yerlerinde büyük işletmeler vardır. Günlük bir hekim bine yakın hayvan aşılarken bizimkiler ancak gün boyunca 25-30 hayvan aşılayabiliyor. Çünkü işletmeler birbirine uzak, her işletmede hayvan sayısı az, doğa ve yol şartları içerisinde aşı yapılıyor. İç Anadolu’da günde bin hayvan yapıldığını, bizde de 30 hayvan yapıldığı düşünürsek yaklaşık 30 katı bir zorluk yaşıyoruz. Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor. Her sezonda şap oranımızı, aşılama başarımızı çok şükür tutturuyoruz" ifadelerini kullandı.
Trabzonspor evinde geçit vermiyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:42 Trabzonspor evinde geçit vermiyor Trendyol Süper Lig’de sahasında ortaya koyduğu istikrarlı performansla dikkat çeken Trabzonspor, evindeki yenilmezlik serisini 11 maça çıkardı. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Kasımpaşa’yı konuk eden bordo-mavililer, sahadan 2-1’lik galibiyetle ayrıldı. Bu sonuçla birlikte Karadeniz ekibi, sahasında oynadığı son 11 lig maçında mağlubiyet yüzü görmedi. En son yenilgi Galatasaray karşısında Trabzonspor, ligde sahasında en son mağlubiyetini geçtiğimiz sezon 10 Mayıs 2025 tarihinde, sezonu lider tamamlayan Galatasaray karşısında 2-0’lık skorla almıştı. Bu maçın ardından Fatih Tekke yönetiminde iç sahada güçlü bir grafik çizen bordo-mavililer, taraftarı önünde önemli bir seri yakaladı. 11 maçta 6 galibiyet, 5 beraberlik Karadeniz ekibi, sahasında oynadığı son 11 karşılaşmada 6 galibiyet ve 5 beraberlik elde etti. Bu süreçte rakip filelere 21 gol gönderen Trabzonspor, kalesinde ise 12 gol gördü. Bordo-mavililer, söz konusu maçların 4’ünde ise kalesini gole kapattı. Evdeki son maçlar Trabzonspor’un sahasında oynadığı son 11 mücadele ve aldığı sonuçlar şöyle: Trabzonspor - Samsunspor: 2-2 Trabzonspor - Kocaelispor: 1-0 Trabzonspor - Antalyaspor: 1-0 Trabzonspor - Samsunspor: 1-1 Trabzonspor - Gaziantep FK: 1-1 Trabzonspor - Kayserispor: 4-0 Trabzonspor - Eyüpspor: 2-0 Trabzonspor - Alanyaspor: 1-1 Trabzonspor - Konyaspor: 3-1 Trabzonspor - Beşiktaş: 3-3 Trabzonspor - Kasımpaşa: 2-1
Ertuğrul Doğan: "Amacımız günü kurtaran değil, uzun vadeli bir yol haritasıdır"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:44 Ertuğrul Doğan: "Amacımız günü kurtaran değil, uzun vadeli bir yol haritasıdır" Trabzonspor Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan, hedeflerinin günü kurtaran tercihler yerine kulübün geleceğini inşa edecek uzun vadeli bir yol haritası oluşturmak olduğunu söyledi Başkan Doğan, kulüp dergisinde yer alan yazısında, takımın sezonun ilk yarısında ortaya koyduğu performansın bir eşik niteliği taşıdığını belirterek, "Yaşananlar ve yaşanamayanlar birlikte değerlendirildiğinde bu dönemin önemli kazanımlar barındırdığını görüyoruz. Birçok maçta oyun cesareti gösteren, sorumluluk alan ve bireysel gelişim sinyalleri veren oyuncularımız oldu. Bu kazanımlar geleceğin temel taşlarıdır" dedi. "Sakatlıklar ve Afrika Kupası süreci etkiledi" Sezon içerisinde yaşanan sakatlıkların ve Afrika Uluslar Kupası’na giden oyuncuların kadro bütünlüğünü olumsuz etkilediğini ifade eden Doğan, "Bazı haftalarda kadro istikrarımız zayıfladı ve bu durum oyunun sürekliliğini zorladı. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen hedeflerimizden kopmadık, yarışın içinde kalmayı başardık ve oyun kimliğimizi koruma iradesi gösterdik" diye konuştu. "Teknik yapılanmanın merkezinde Fatih Tekke var" Teknik Direktör Fatih Tekke ile yürütülen sürecin planlamanın merkezinde yer aldığını vurgulayan Doğan, "Hocamızın sahaya bakışı, oyuna yaklaşımı ve kulübün geleceğine dair perspektifi bizim için çok kıymetli. Kadro değerlendirmeleri, ihtiyaç analizleri ve devre arası transfer planlamaları bu futbol aklı doğrultusunda şekillenmiştir. Amacımız günü kurtaran bir tercihten ziyade uzun vadeli bir yol haritasıdır" ifadelerini kullandı. Devre arası transfer döneminin bu planlamanın önemli bir adımı olduğuna dikkat çeken Doğan, "Takımı güçlendirecek, oyuna doğrudan katkı sağlayacak, bu yapının parçası olacak oyuncularla ilerlemek istiyoruz. Gençlerle tecrübeyi doğru dengede buluşturarak sahada süreklilik sağlayacak bir yapı kurma hedefindeyiz" şeklinde konuştu. "Her adım yarını düşünerek atılıyor" Trabzonspor camiasına da seslenen Başkan Doğan, kulübün güçlü bir futbol kültürüne sahip olduğunu vurgulayarak, "Trabzonspor’un hafızasında bu kültür zaten var. Yapılan şey, bu mirası bugünün futbol gerçekleriyle yeniden buluşturmaktır. Başkanlık makamı ve teknik heyet aynı hedefe bakıyor. Attığımız her adım yarını düşünerek atılmaktadır. Ortaya çıkacak tablo; kimliğini bilen, sahada ne istediğini net biçimde ortaya koyan ve bunu istikrarlı şekilde sürdüren bir Trabzonspor olacaktır. Bu yol kolay değil ama doğru yoldur" cümlelerine yer verdi.
Akçaabat’ın meyve sebze fabrikasının ürünleri market raflarında yerini aldı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:17 Akçaabat’ın meyve sebze fabrikasının ürünleri market raflarında yerini aldı Trabzon’da Akçaabat ilçe Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Akçahasat Tesisi’nde işlenen yerel meyveler artık market raflarında yerini almaya başladı. Trabzon hurması, aronya ve kokulu üzüm gibi yöresel ürünler; kurutma, işleme, meyve suyu, reçel ve marmelat gibi ürün süreçlerinden geçirilerek Akçahasat markasıyla tüketiciyle buluşturuluyor. Projenin; yerel üreticiyi destekleme, tarımsal çeşitliliği artırma, ekonomiye katma değer sağlama ve Akçaabat’ı markalaştırma açısından önemli bir adım olduğu ifade ediliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Akçahasat’ın yalnızca bir gıda üretim tesisi değil, aynı zamanda yerel kalkınma modeli niteliği taşıdığını söyledi. Ekim "Akçahasat markamızla yöremizin bereketini teknolojiyle buluşturuyoruz. Trabzon hurması, aronya ve kokulu üzüm gibi meyveleri işleyerek meyve suyu, reçel ve marmelat gibi ürünlere dönüştürüyoruz. Böylece yerel üretim katma değerli hale geliyor; üreticimiz kazanıyor, tüketicimiz kaliteli ve sağlıklı ürünlerle buluşuyor. Amacımız üreterek büyüyen bir Akçaabat" dedi. Başkan Ekim özellikle tesislerinde işlenen aronya meyvesine dikkat çekerek "Aronya, son yıllarda dünyada önemli bir süper gıda olarak kabul edilen, antioksidan değeri çok yüksek bir ürün. İlçemizde de yetişmesi mümkün olan bu meyveyi tesislerimizde işleyip paketleyerek raflara taşıyoruz. Hem üreticiyi teşvik ediyor hem de Akçaabat’ı bu alanda marka haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşıyoruz. Yerel ürünün yerel markaya dönüşmesi bizim için çok kıymetli. Akçaabat sadece kültür ve turizm değil; tarım ve gıda işleme alanında da güçlü bir marka olabilir. Bu tesiste yürüttüğümüz çalışmalar bunun ilk örneğidir" diye konuştu.
Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgeliyordu şimdi Trabzon’da yeniden hayat buluyor
26 Ocak 2026 Pazartesi - 08:52 Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgeliyordu şimdi Trabzon’da yeniden hayat buluyor Trabzon’da doğal ipliklerle dokunan organik kumaşlar, geçmişte padişahların gücünü ve kudretini simgelemek amacıyla kullanılan ’Eli belinde’ motifiyle buluşarak kültürel mirası günümüze taşıyor. Geleneksel el tezgâhlarında doğal iplikler kullanılarak üretilen kumaşlar, Osmanlı döneminin önemli desenlerinden biri olan ’Eli belinde’ motifiyle hayat buluyor. Dokuma aşamasında ortaya çıkan bu motif; bereketi, üretkenliği ve doğurganlığı temsil eden güçlü bir simge olarak öne çıkıyor. Trabzon Büyükşehir bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde Osmanlı’dan günümüze ulaşan ve vazgeçilmez desenler arasında yer alan ’Eli belinde’ motifi, tamamen kişiye özel olarak tasarlanarak kültürel mirası geleceğe taşıyan önemli eserler olarak dikkat çekiyor. Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi Yöresel Bez Dokuma Eğitmenlerinden Aygen Sır, ’Eli belinde’ motifinin, Osmanlı döneminden günümüze ulaşarak artık vazgeçilmez hâle geldiğini söyledi. Sır "Geleneksel el tezgâhlarımızda, doğal iplikler kullanarak ürettiğimiz kumaşlara Osmanlı motifi olan ’Eli belinde’ desenini dokuyoruz. Kumaş dokuma aşamasında ortaya çıkan bu motif, bereketi, üretkenliği ve doğurganlığı temsil eden güçlü bir simgedir. Eli belinde motifi, Osmanlı döneminden günümüze ulaşmış, artık vazgeçilmez hâle gelmiş Osmanlı desenlerinden biridir. Döneminde padişahların gücünü ve kudretini simgelemek amacıyla da kullanılmıştır" dedi. "Tasarım aşamasında Osmanlı motiflerini kumaşlarımıza işlemeye başladığımızda, bu desenlerin kumaşlarla son derece uyumlu olduğunu gördük" diyen Sır "Bunun üzerine tüm Osmanlı motiflerimizi dokuma sırasında kumaşa aktarmaya başladık. Bu motifler, Osmanlı’dan günümüze taşınan desenlerdir. Unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasımızı canlandırmak ve yaşatmak amacıyla hizmet veriyoruz. Organik kumaş ile Osmanlı motiflerini bir araya getirmek bizim için çok anlamlı. Tamamen kişiye özel olarak tasarlanan bu ürünler, zarafeti simgeleyen önemli bir kültürel mirastır" şeklinde konuştu.