Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Trabzon
Doğu Karadeniz’de üçlü istilacı tür tarımı tehdit ediyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:16:15
Doğu Karadeniz’de 3 istilacı tür, tarımsal üretimi doğrudan etkileyerek büyük zararlar veriyor. Bölgede geniş yayılım gösteren kahverengi kokarca, lokal ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği ve doğal düşman baskısıyla gerileme sürecine giren Yalancı kelebek, aynı ekosistem içinde eş zamanlı baskı oluşturarak bölge ekonomisi ve biyolojik denge açısından kritik bir tablo ortaya koyuyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde aynı ekosistem içinde etkili olan üç istilacı tür, tarımsal üretim ve doğal denge üzerinde eş zamanlı baskı oluşturuyor. Geniş yayılım alanına sahip Kahverengi kokarca, başta fındık olmak üzere birçok üründe kalite ve verim kaybına yol açıyor. Özellikle hasat dönemine yakın süreçte zarar oranı artıyor, ekonomik kayıp doğrudan üreticiye yansıyor. Lokal ölçekte görülen ancak yüksek tahrip gücüne sahip Turunçgil uzun antenli böceği, ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkiyi zayıflatıyor ve kurumalara neden oluyor. Tespit edilen alanlarda karantina uygulamaları devreye giriyor, enfekte ağaçlar sahadan çıkarılıyor ve yayılım hattı daraltılıyor. Geçmiş yıllarda yoğun popülasyona ulaşan Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısıyla geriledi. Uzmanlar popülasyonun tamamen ortadan kalkmadığına ve iklim koşullarına bağlı olarak yeniden artış gösterebileceğine dikkat çekiyor. Yetkililer, bölgenin ılıman iklim yapısının istilacı türler için elverişli koşullar oluşturduğunu, bu nedenle mücadelenin anlık değil sürekli ve planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. Erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları ve biyolojik ajan destekli uygulamaların önümüzdeki süreçte daha da yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, en etkili yöntemin tespit ve takip olduğuna dikkat çekerek "Bölgemizi etkileyen ve ülkemizin de gündeminde olan üç tane olan istilacı tür var. Kahverengi kokarca, lokal alanda da olsa oldukça zararlı olan turunçgil uzun antenli böceği ile bunlardan önce ortaya çıkıp şu anda doğal düşman baskısı altında kontrolünü kaybedip yalancı kelebek de bu türler arasında yer alıyor. Ayrıca bölgede, istilacı türlerin yanında yabancı ot sorunları da bulunuyor. Özellikle ’İt dolahbacı’ olarak bilinen ve ‘yalancı hıyar’ şeklinde tanımlanan yabancı otlar da Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaygınlaşıyor. Bunun temel nedeni, bölgenin istilacı türlerin yaşamını sürdürebilmesi ve çoğalabilmesi için uygun bir iklime sahip olması. Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede, istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor. Türkiye’de en çok gündemde olan tür kahverengi kokarca. İkinci olarak lokal düzeyde etkili turunçgil uzun antenli böceği geliyor. Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısı sayesinde etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Çok güzel bir gelişme. Bu durum, biyolojik mücadele yöntemlerinin ne kadar etkili olduğunu gösteren önemli bir örnek niteliğinde. Tüm istilacı türlerde olduğu gibi, en etkili mücadele yöntemi tespit ve takip. Önce biyolojik mücadele ardından eradikasyon, kültürel mücadele ve son çare olarak kimyasal mücadele şeklinde sıralanıyor" ifadelerini kullandı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:13
47 yaşında gelen milli davet
Karateye yıllarını veren eski bir Türkiye Şampiyonu olan Osman Şişko, 47 yaşında yeniden büyük bir gurur yaşayacak. Uzun yıllar hem sporcu hem de antrenör olarak tatamiye emek veren Şişko, veteranlar kategorisinde elde ettiği başarıların ardından milli formayı giymeye hak kazandı. 12-15 Şubat tarihleri arasında Manisa’da düzenlenen Türkiye Büyükler-Veteranlar Karate Şampiyonası’nda Veteranlar 45-54 yaş -85 kilogram Kumite kategorisinde üçüncü olarak bronz madalya kazanan Şişko, bu başarısıyla uluslararası arenada ülkemizi temsil etme hakkı elde etti. 28. Balkan Büyükler ve Veteranlar Karate Şampiyonası, 27 Şubat-1 Mart 2026 tarihleri arasında Bosna Hersek’in Banja Luka kentinde düzenlenecek. Şişko, şampiyonada Veteranlar kategorisinde hem Kata hem de Kumite branşlarında mücadele edecek. Osman Şişko, hedefinin Balkan Şampiyonası’nda da derece elde ederek hem şehrini hem de ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek olduğunu ifade ederken, 47 yaşında gelen bu milli daveti azmin, disiplinin ve spora duyulan tutkunun en anlamlı göstergesi olarak değerlendiriyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 13:43
Forum Trabzon’da Ramazan etkinlikleri başlıyor
Forum Trabzon, Ramazan ayına özel hazırladığı etkinlik programıyla ziyaretçilerine dolu dolu bir ay yaşatmaya hazırlanıyor. Düzenlediği organizasyonlarla yalnızca Trabzon’un değil çevre illerin de çekim merkezi haline gelen alışveriş merkezi, bu yıl da Ramazan boyunca kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapacak. Ramazan ayı süresince iftar öncesi ve sonrası kanun, keman ve ritim enstrümanları eşliğinde Türk müziği dinletileri gerçekleştirilecek. Hafta sonları ise ziyaretçiler için birbirinden renkli gösteriler sahnelenecek. Program kapsamında 21 Şubat ve 7 Mart Cumartesi günleri Nasreddin Hoca, Bubble Show ve Karagöz Gölge Perdesi; 28 Şubat ve 14 Mart Cumartesi günleri Orta Oyunu, Aşık-Maşuk ve Hacivat-Karagöz gösterileri düzenlenecek. 22 Şubat ve 8 Mart Pazar günleri İbiş ve çeşitli yarışmalar gerçekleştirilirken, 1 Mart ve 15 Mart Pazar günleri ise Meddah ve Eğlencebaz Çocuk etkinlikleri ziyaretçilerle buluşacak. Yetkililer, tüm Trabzon halkını Ramazan ayı boyunca düzenlenecek etkinliklere davet etti.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:27
Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.
05 Eylül 2025 Cuma - 10:25
Trabzonlu Metehan, hasırın altın çocuğu oldu
Trabzon’da yaşayan 16 yaşındaki Metehan Arslan, geleneksel el sanatlarından hasır işlemeciliğinde gösterdiği yetenekle Türkiye’de "Yılın Kalfası" seçildi. Ortahisar Mesleki Eğitim Merkezi Takı İmalatı Bölümü 12. sınıf öğrencisi olan Metehan Arslan, Türkiye genelinde düzenlenen yarışmada "Yılın Kalfası" seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Mesleğe ağabeyinden görerek başlayan Metehan, ilgiyle takip ettiği hasır takı işçiliğinde zamanla çıraklıktan kalfalığa yükseldi. Ustalarının da desteğiyle kısa sürede büyük bir yol kat eden Metehan Arslan, hasırın altın çocuğu oldu. Kendi işyerini açarak yeni çırak ve kalfalar yetiştirmek istediğini belirten Metehan Arslan, "Ağabeyim bu mesleği yapıyor. Bende ona özenerek bu işe başladım. 2 senedir aynı işletmede çalışıyorum. Çıraklık ile başladım. Kalfalığa geçiş yaptım. Örücüden gelen örgüleri ilk önce dövüp, tavlamak gibi çeşitli işlemlerden geçiriyoruz. En sonunda tokalarını takıp renklerini yapıp bitiriyoruz. 81 ilde sadece bir ilde bu işlem yapılıyor. Trabzon’da yaklaşık 90 civarı atölye var. Bu atölyelerden bir tanesi de biziz. Türkiye’de yılın kalfası seçilmek güzel bir duygu. Onlarca kişinin arasından seçildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Bundan sonra kendi işyerimi açmak istiyorum. Bu meslek ilgili yeni çırak ve kalfalar yetiştirmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 21:33
Trabzonspor, Fenerbahçe maçı hazırlıklarına başladı
Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’in 5. haftasında deplasmanda oynayacağı Fenerbahçe maçı hazırlıklarına başladı. Teknik Direktör Fatih Tekke yönetiminde, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanın ilk bölümünde dinamik ısınma gerçekleştirildi. 5’e 2 ve dar alanda oyun ile devam eden antrenman çift kale maç ile sona erdi. Bordo-mavililer, yarın yapacağı çift antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.
04 Eylül 2025 Perşembe - 20:41
Trabzon’da elektrik akımına kapılan işçi hayatını kaybetti
Trabzon’un Araklı ilçesinde çalıştığı inşaatta elektrik akımına kapılan 25 yaşındaki işçi hayatını kaybetti. Olay, ilçenin Taştepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaatta sıva ustası olarak çalışan Erhan Deniz (25), merdivenin elektrik hattına temas etmesiyle akıma kapıldı. Akıma kapılan genç işçi olay yerinde yaşamını yitirirken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 10:42
Trabzonspor’un yeni transferi Benjamin Bouchouari, Trabzon’a geldi
Trabzonspor, prensip anlaşmasına vardığı Fransız ekibi Saint-Etienne’de forma giyen 23 yaşındaki Faslı futbolcu Benjamin Bouchouari’yi Trabzon’a getirdi. Yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirme çalışmalarını sürdüren Trabzonspor, prensip anlaşmasına vardığı Benjamin Bouchouari’nin transfer sürecinde sona geldi. Dün İstanbul’a gelen ve burada sağlık kontrolünden geçen Faslı futbolcu, sabah saatlerinde Trabzon’a geldi. Trabzon’a gelişinin ardından açıklamalarda bulunan Bouchouari, "Burada olduğum için çok mutluyum. Antrenmanlara başlayacağım ve yakın zamanda formuma kavuşacağım. Görüşmeler başladığında çok mutlu oldum ve pozitif sonuçlanması beni gururlandırdı. Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birinden teklif almak çok önemliydi" dedi "Taraftarlarımız beni çok sevecek" Oyun karakteriyle ilgili olarak ise 23 yaşındaki futbolcu, "Arka tarafa sarkan bir oyuncuyum, takım arkadaşlarım ve taraftarlar beni çok sevecek. Trendyol Süper Lig’i takip ettiğim bir lig ve Trabzonspor’un nasıl oynadığını biliyorum, bu da adaptasyon sürecimde etkili olacak. Yeni sezonda 8 numaralı formayı giyeceğim" dedi. Benjamin Bouchouari daha sonra kendisini bekleyen araca binerek Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ne gitti.
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:58
Kazalarla geçen hayat, nakille yeniden başladı
Trabzon’da çocuk yaşta balkondan düşerek hayata tutunmaya çalışan Hüsnü Aygün’ün yaşamı, yıllar boyunca kazalar ve hastalıklarla sınandı. Gençliğinde geçirdiği trafik kazasının ardından engelli raporuyla iş hayatına atılan Aygün, bu kez de böbrek yetmezliğiyle mücadele etmek zorunda kaldı. 1,5 yıl boyunca diyalize giren Aygün, organ bağışı sayesinde yeniden sağlığına kavuştu. Trabzon’da yaşayan 57 yaşındaki Hüsnü Aygün’ün yaşamı, çocukluk yıllarından itibaren zorlu sınavlarla geçti. Henüz 7 yaşındayken balkondan düşerek ağır yaralanan Aygün, ilerleyen yıllarda da sağlık sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı. 1980 yılında konfeksiyon dükkanında çalışmaya başlayan Aygün, 1984 yılında pazara giderken trafik kazası geçirdi. 8-9 ay boyunca hastanede tedavi gördü. Kaza sonrası aldığı engelli raporuyla 1988 yılında PTT’de işe başladı. 28 yıl aralıksız çalıştıktan sonra emekli oldu ve köyüne dönerek yaşamını sürdürmeye başladı. Bu dönemde böbreklerinde gizli bir sağlık sorunu olduğu ortaya çıktı. 35 yıl önce tesadüfen böbreklerinde taş olduğunu öğrenen Aygün, yaklaşık 20 yıl önce de sol böbreğinin işlevsiz hale geldiği belirlendi. Emekliliğin ardından köy işlerine yönelen Aygün, 2016’da sol tarafında ağrı hissedince hastaneye başvurdu. Doktorların kararıyla sol böbreği ameliyatla alındı. Ancak ameliyatın üzerinden üç hafta geçmeden bu kez şişkinlik ve halsizlik şikâyetleriyle yeniden hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonrası diyaliz tedavisine başlandı. Önce Samsun’da organ nakli için başvuruda bulundu, ardından dosyasını Trabzon’a aldırdı. Yaklaşık 1,5 yıl boyunca düzenli olarak diyalize girdi. Bu süreçte gelen ilk nakil çağrısı, organın başka bir hastaya uyum sağlaması nedeniyle sonuçsuz kaldı. Ancak sadece 25 gün sonra ikinci kez hastaneye çağrıldı. Yapılan testler, Sinop’un Ayancık ilçesinde geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan 23 yaşındaki genç kızın böbreğinin uyumlu olduğunu ortaya koydu. Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Organ Nakli Merkezi Sorumlusu Opr. Dr. Coşkun Aydın ve Nefroloji Uzmanı Dr. Murat Altunok tarafından gerçekleştirilen başarılı operasyon sonrası Hüsnü Aygün yeniden sağlığına kavuştu. "7 yaşındayken balkondan düştüm, yaşamaz dediler" Hayat hikayesini anlatan Hüsnü Aygün, 7 yaşında balkondan düştüğünü ifade ederek "7 yaşındayken balkondan düştüm. Yaşamaz dediler. Ankara’da tedavi gördüm. 1 ay tedavi gördükten sonra Trabzon’a geldim. Konuşamamıştım. Doktor okula gitmemi ve mahallede arkadaşlarımla vakit geçirmem gerektiğini söylemiş. 3-4 ay sonra normale dönmüştüm. 1980 yılında konfeksiyon dükkanında çalışmaya başladım. İş hayatına böylece atılmış oldum. 1984 yılında sabah saatlerinde pazara giderken trafik kazası geçirdik. Bu kazada bir kişi hayatını kaybetti. 3 kişi yaralandık. 8-9 ay hastaneye yattım. Engelli raporu verildi. Bu raporla 1988 yılında PTT’de işe girdim. 28 yıl çalıştıktan sonra emekli oldum. Emekli olduktan sonra köy hayatını başladı" dedi. "Ameliyatım güzel geçti. 3 hafta hiçbir şeyim yoktu. Sonrasında ayaklarım şişmeye başladı" 35 yıl önce böbreklerinde tesadüfen taş olduğunu öğrendiğini kaydeden Aygün, "Yıllar geçti sancı gibi şeyler olmadı. Bunu düşürdüğümü tahmin ettim. Emekli olmadan önce bir rapor lazım oldu. Hastaneye başvurduğumda tekrardan ultrason istediler. Tekrar bakıldığında taşların yerinde olduğunu tespit ettiler. Kısa bir zaman sonra ameliyat oldum, bir parçasını aldılar. Aradan bir ay sonra bir operasyon daha oldum. Sonra tekrar bir ay sonra başka bir operasyon daha yapıldı. Doktor çok fazla taş olduğunu, sol böbreğimin de çalışmadığını söyledi. Sağ böbreğe yüklenmemek için taşları 3 seferde aldıklarını belirtti. 2016 yılında emekli olduktan sonra kendimi köy işlerine verdim. Bir gün sol tarafımda ağrı oldu. Bel fıtığında dolayı olduğunu sandım. Ağrı geçmeyince doktoruma gittim. Ultrason çekilince ’Sol böbreği alalım’ dediler. Ameliyatım güzel geçti. 3 hafta hiçbir şeyim yoktu. Sonrasında ayaklarım şişmeye başladı. Yolda yürürken yaşlı bir insan gibi oldum. Halsizleştim, doktora gittiğimde ’Normal’ dedi. Başka bir doktorum vardı onu aradım. Raporlarımı görünce ’Direk serviste yatacaksın’ dedi. Hastanede tedavi görmeye başladım. ’Diyalize gireceksin’ dediler ve diyaliz sürecim başladı" diye konuştu. "En büyük isteğim o aile ile görüşmek" Diyaliz süreci sonrası böbrek nakli için de başvuruda bulunduğunu ifade eden Aygün, "Samsun’a gittim. Orada da bir hafta kaldım. Böbrek için organ başvurusunda bulundum. Aradan 6 ay geçti. Trabzon’daki Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de böbrek nakilleri başlamış. Hastaneye giderek başvuruda bulundum. Dosyamı buraya aldırdım. 1 ay sonra tekrar hastaneye gittim. Tekrar tahlilleri yaptırdım. Bu işlemlerden sonra hastaneden beni aradılar. ’1 böbrek, 4 hasta var gelin’ dediler. 4 kişiyi bir odaya aldılar. Rizeli bir arkadaş vardı ona nasip oldu. 25 gün sonra tekrar telefon geldi. Bu sefer 2 böbrek, 4 hasta olduğunu söylediler. Tekrar hastaneye gittik. İşlemlerin ardından organların bir tanesinin bana uygun olduğunu söylediler. Sinop’ta 22 yaşındaki bir kızımız motosiklet kazası geçiriyor. Samsun’da bir hafta hastanede tedavi gördükten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş. Aile organlarını bağışlamış. Allah’ım o kızımıza rahmet etsin. Nur içinde yatsın. En büyük isteğim o aile ile görüşmek. Kız kardeşim hafız. ’O kızımız için hatime başlayalım’ dedim. Allah kimsenin başına vermesin. Bir tarafta hüzün var bir tarafta sevinç var. Ben ikisinin arasında kaldım. Keşke o kızımız hayatta olsaydı ben keşke o böbreği almasaydım. Artık yeni bir hayata başladım. Her zaman şükrettim. Hiçbir zaman isyan etmedim" ifadelerini kullandı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:16
Prof. Dr. Adnan Çalık: "Kanser kelimesi eskisi gibi ‘son’ anlamına gelmiyor"
Kanser kelimesinin eskisi gibi bir ’son’ anlamına gelmediği, eskiden ölümcül olan birçok kanser türünün bugün uzun süreli kontrol altına alınabildiği belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İmperial Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Çalık, 30 yıl önce birçok kanser için tedavi şansının oldukça sınırlıyken, bugün pek çok tipte sağ kalım oranının 1,5 ila 2 kat arttığını söyledi. Son 30 yılda kanser tedavilerinde başarı oranının ciddi bir şekilde artığını kaydeden Çalık, "Son 30 yılda (1995 - 2025) kanser tedavilerinde başarı oranı ciddi şekilde arttı. Bu artışı ölçmek için genelde 5 yıllık sağ kalım oranları kullanılır. Dünya genelinde ve Türkiye’deki verilerde genel sağ kalım oranı artışı; 1990’larda tüm kanserlerde 5 yıllık sağ kalım oranı yüzde 50. Günümüzde (2020’ler) tüm kanserlerde yüzde 68-70. Tedavi başarısında yaklaşık yüzde 18-20’lik mutlak artış var. Erken tanı yöntemleri (mamografi, kolonoskopi, düşük doz BT ile akciğer taraması), cerrahi tekniklerde ilerleme (laparoskopik ve robotik cerrahi), radyoterapi optimizasyonu (IMRT, stereotaktik RT), Kemoterapi protokollerinin iyileştirilmesi, hedefe yönelik tedaviler (ör. HER2 pozitif meme kanseri için trastuzumab) İmmünoterapiler (checkpoint inhibitörleri, CAR-T hücre tedavileri) ve kişiselleştirilmiş onkoloji (genetik ve moleküler biyobelirteçlere dayalı) kanserlerde tedavi sürecini pozitif etkiliyor" dedi. Yaklaşık 30 yıl öncesine göre kanser vakalarında sağ kalım oranının 1,5-2 kat arttığına dikkat çeken Çalık, "30 yıl önce birçok kanser için tedavi şansı oldukça sınırlıyken, bugün pek çok tipte sağ kalım oranı 1,5 ila 2 kat arttı. Özellikle meme, prostat, hematolojik kanserlerde dramatik ilerleme var; akciğer ve pankreas gibi kanserlerde ise artış daha sınırlı ama son 10 yılda immünoterapi ile hızlı bir yükseliş var. Bu çok önemli bir nokta. ’Kanser’ kelimesi hâlâ toplumda ölümle eş anlamlı algılanıyor ama bu algı günümüzde tıbbi gerçeklikle tamamen örtüşmüyor. Kanser, her zaman ölüm değil. Son 30 yılda tedavi başarısı dramatik biçimde arttı. Meme, prostat, tiroit, cilt kanserleri gibi birçok türde 5 yıllık sağ kalım yüzde 85-95’e ulaştı. Çocukluk çağı lösemilerinde başarı oranı yüzde 90’ın üzerinde. Erken evrede yakalanan birçok kanserde tamamen iyileşme mümkün" diye konuştu. Bazı kanser türlerinde iyileşme oranları gripten bile daha yüksek hale geldi Bazı türlerde iyileşme oranları gripten bile daha yüksek hale geldiğini belirten Çalık, kanser kelimesinin eskisi gibi ‘son’ anlamına gelmediğini belirterek "Eskiden ölümcül olan birçok kanser, bugün uzun süreli kontrol altına alınabiliyor. Erken teşhis, başarı oranını katlıyor. Tarama programlarına katılım hayat kurtarıyor. Meme, kolon, rahim ağzı kanserlerinde bu çok belirgin. Tedavi yöntemleri çok gelişti. İmmünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve minimal invaziv cerrahiyle yan etkiler azaldı, yaşam kalitesi arttı. Kanser kelimesi eskisi gibi ‘son’ anlamına gelmiyor. Bazı türlerde iyileşme oranları gripten bile daha yüksek hale geldi (ör. erken tiroit kanseri) Yaşam beklentisi uzadı, umut çok daha güçlü. Günümüzde bazı ileri evre hastalarda bile 5-10 yıl yaşam olasılığı mümkün, bu bir devrim" şeklinde konuştu.
03 Eylül 2025 Çarşamba - 15:11
2025-2026 av sezonuyla ilgili hamsi avcılığında kota belirlendi
Türkiye balıkçılığının yüzde 60-70’ini oluşturan hamsi, ihracatta önemli döviz girdisi sağlarken yeni av sezonunda hamsi kotası 400 bin ton olarak belirlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nca 2025-2026 av sezonu hamsi avcılığında kota ve üretim planlamasının uygulanmasına ilişkin talimat yayımlandı. Buna göre, 1 Eylül 2025-14 Nisan 2026 tarihleri arasındaki av sezonunda hamsi avcılığında; kota miktarının belirlenmesine, kotanın ve üretim planlamasının uygulanması ile avlanan hamsilerin karaya çıkarılmasına, nakline, takibine ve yasa dışı avcılığının önlenmesine yönelik iş ve işlemleri düzenlendi. Kurul kararına istinaden, 1 Eylül 2025-14 Nisan 2026 tarihleri arasındaki av sezonunda, Karadeniz, Marmara Denizi (Boğazlar dahil), Akdeniz ve Ege Denizi’nde toplam 400 bin ton hamsi avlanmasına izin verilirken, kurul kararı doğrultusunda, kota miktarının azaltılmasında ve artırılmasında genel müdürlüğün yetkisinde olduğu açıklandı.
03 Eylül 2025 Çarşamba - 14:21
Kardeş şehir Şemdinli’den geldiler, Trabzon’a hayran kaldılar
Trabzon ile kardeş şehir olan Hakkari’nin Şemdinli ilçesinden Trabzon’a gelen 45 kişilik ekip, 4 gün boyunca kentin tarihi ve turistik yerlerini gezdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından ağırlanan misafirler, Trabzon’a hayran kaldıklarını belirterek kendilerine gösterilen misafirperverlikten dolayı teşekkür ettiler. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Hakkari’nin Şemdinli Belediyesi arasında imzalanan kardeş şehir protokolünün ardından karşılıklı ilişkiler güçlenerek sürüyor. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Şemdinli Belediyesi’nin düzenlediği futbol turnuvasında başarılı olan takımlara Trabzon gezisi sözü vermişti. Bu kapsamda 45 kişilik Şemdinli ekibi Trabzon’da ağırlandı. Büyükşehir Belediyesi tarafından misafir edilen ekip, Ayasofya Camii, Atatürk Köşkü, Botanik Park, Ganita sahili, Sümela Manastırı ve Uzungöl’ü gezdi. Ayrıca takımlar oluşturulup halı saha maçları düzenlendi. Trabzon’a hayran kaldıklarını ve gördükleri misafirperverlikten dolayı çok mutlu olduklarını belirten Şemdinli ekibi, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve belediye yetkililerine teşekkür etti. Kardeşlik bağlarını güçlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Başkan Genç ise "Kardeş şehrimiz Şemdinli’den gelen misafirlerimizi, kültür, tarih, spor ve sanat şehri Trabzon’umuzda ağırlamaktan mutlu olduk. Bütün kardeş şehirlerimizde olduğu gibi Şemdinli’deki kardeşlerimizle de birliğimizi ve beraberliğimizi geliştirmeye, gönül bağlarımızı güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi.
03 Eylül 2025 Çarşamba - 11:41
Trabzon’da 16 yaşındaki hasır işlemecisi Metehan Arslan yılın kalfası seçildi
Trabzon’da bir hasır işleme atölyesinde çalışan 16 yaşındaki Metehan Arslan, Türkiye’de yılın kalfası seçilerek önemli bir başarıya imza attı. 81 ilden gönderilen adaylar arasından Ticaret Bakanlığında kurulan komisyon tarafından Türkiye’de yılın ahisi, kalfası ve çırağı seçildi. Önceki gün Akçaabatlı taş oyma ustası Hayri Dertlioğlu Türkiye’de yılın ahisi seçilmişti. Şimdi de 16 yaşındaki hasır işlemecisi Metehan Arslan Türkiye’de yılın kalfası seçildi. Trabzon’da yaşayan 16 yaşındaki Metehan Arslan, Ortahisar Mesleki Eğitim Merkezi Takı İmalatı Bölümünde öğrenim görüyor. Ağabeyinden görerek hasır işlemeciliği mesleğine başlayan Arslan, Trabzon’da bir atölyede mesleğini sürdürüyor. Metehan Arslan, "Ağabeyim de bu meslekteydi ona özenerek bunu yapmak istedim ve ilerliyorum. Çalıştığı atölyede örücüden gelen bilezikleri önce dövüyoruz, sonra tavlıyoruz, tellerini kaldırıp kaynatıyoruz. Sonra çeşitli işlemlerden geçirip tokasını takıp üretimi sonlandırıyoruz. Burada hasır bilezik, hasır kolye, yüzük ve küpe imalatı yapıyoruz. Önü açık meslektir. El yeteneği olan herkes rahatlıkla yapabilir. Sürekliliği olan bir meslek. Amacım usta olup dükkân açabilmek ve mesleği devam ettirebilecek çırak, kalfa ve ustalar yetiştirmek" dedi. Öte yandan Türkiye’de Yılın Ahisi seçilen Hayri Dertlioğlu ve yılın kalfası seçilen Metehan Arslan, 27 Eylül’de Kırşehir’de düzenlenecek olan Ahilik Haftası kutlama programında ödüllerini alacak. Trabzon esnaf ve sanatkarları son 10 yılda 9. kez Türkiye çapında büyük bir ödül almanın gururunu yaşayacak.
03 Eylül 2025 Çarşamba - 09:27
Prof. Dr Gürdal Yılmaz: "Bundan sonra çok sayıda kene vakası beklemiyoruz; yalnızca nadir vakalar olabilir"
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, bu sene Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vaka sayısının geçen seneye oranla benzer seyrettiğini belirterek "Bundan sonra çok sayıda vaka beklemiyoruz; yalnızca tek tük nadir vakalar olabilir" dedi. Bölgede, bundan sonra insan hareketliliğin azalmasıyla kene vakalarında belirgin bir azalma yaşanacağına dikkat çeken Yılmaz, "Yaklaşık 15 gündür yeni bir vakamız yok. Okul sezonunun açılmasıyla birlikte artık vaka gelmeyeceğini ve salgının sona ereceğini düşünüyoruz" diye konuştu. Kenelerin halen bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Bundan sonra çok sayıda vaka beklemiyoruz; yalnızca tek tük vakalar olabilir. Bu beklentimizin nedeni, bölgelerdeki insan hareketliliğinin azalmasıdır. Ancak keneler hâlâ bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürüyor" şeklinde konuştu. 23 vakadan 2’si vefat etti Bu sene bölgeden hastanelerine 23 kene vakası geldiğini bunlardan ikisinin vefat ettiğini kaydeden Yılmaz, "KKKA vaka sayımız geçen seneyle benzer oranda seyretti. Toplamda 23 vakamız oldu, bu vakalardan ikisi ne yazık ki hayatını kaybetti. Yaklaşık 15 gündür yeni bir vakamız yok. Okul sezonunun açılmasıyla birlikte artık vaka gelmeyeceğini ve salgının sona ereceğini düşünüyoruz. Türkiye genelinde hafif vakalarda bir miktar artış gözlemlenebilir. Ancak genel olarak ağır vaka ve ölüm sayıları önceki yıllarla benzer seyrediyor. Dünya genelinde de durum büyük ölçüde değişmedi, aynı şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. KKKA için önleyici tedavi yöntemleri geliştiriliyor Ülkemizde kene vakalarına karşı aşı çalışmaları yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, "Ülkemizde ilaçtan ziyade aşı çalışmaları yürütülüyor. Bunun yanı sıra antikor tedavisi üzerine de çalışmalar mevcut. Yakın zamanda antikor tedavisinin de uygulanabilir hale gelmesini bekliyoruz. KKKA için önleyici tedavi yöntemleri geliştiriliyor; bu sayede ölüm oranlarının düşeceğini tahmin ediyoruz. Zamanında hastaneye başvuran hastalarda ciddi bir sorun yaşanmasını beklemiyoruz" dedi. Keneler hâlâ bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürüyor Kenelerin bulundukları yerde her zaman varlıklarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Kenenin vücuda tutunma süresi oldukça önemli. Isırma anında hemen virüs bulaşmayabilir; ancak uzun süre kalması durumunda bulaş riski artar. Bu nedenle vatandaşlarımıza açık alanlardan döndüklerinde vücutlarını dikkatlice kontrol etmelerini öneriyoruz. Eğer kene varsa, uygun yöntemle çıkarılması büyük önem taşıyor. Bundan sonra çok sayıda vaka beklemiyoruz; yalnızca tek tük vakalar olabilir. Bu beklentimizin nedeni, bölgelerdeki insan hareketliliğinin azalmasıdır. Ancak keneler hâlâ bulundukları yerlerde varlıklarını sürdürüyor. Bu bölgelere gidip kene tarafından ısırılan ve vücudunu kontrol etmeyen kişiler, vaka olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle dikkatli olmaya devam etmeliyiz. ‘KKKA bitti, rahatça gezebiliriz’ anlamına gelmemeli. Keneler kış aylarında genellikle görülmez; ancak hayvanların üzerindeki kenelerden kaynaklı vakalarımız olabiliyor. Örneğin Aralık ayında, hayvandan bulaşan bir vakamız olmuştu. Trabzon’da KKKA vakası yok, ancak Trabzonlu olup Gümüşhane, Şebinkarahisar gibi bölgelere seyahat ederek enfekte olan vakalarımız mevcut."
02 Eylül 2025 Salı - 13:41
Gökhan Saral: "Uğurcan Çakır’ın satışı doğru bir karar"
Trabzonspor eski Başkan Yardımcısı Gökhan Saral, Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetim kurulunun görev süreleri boyunca aldıkları en doğru kararın kaleci Uğurcan Çakır’ın satışı olduğunu belirterek, bordo-mavililerin yılın transferini gerçekleştirdiğini söyledi. Trabzonspor eski Başkan Yardımcısı Gökhan Saral, milli kaleci Uğurcan Çakır’ın Galatasaray’a transferiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Saral, bordo-mavili yönetimin aldığı kararın isabetli olduğunu belirterek, "Trabzonspor yılın transferini gerçekleştirdi" dedi. Uğurcan Çakır’ın bonuslarla birlikte 36 milyon Euro karşılığında Galatasaray’a transfer edilmesiyle zor ancak doğru bir hamle olduğunu ifade eden Gökhan Saral, "Sayın Başkan Ertuğrul Doğan, daha önce İstanbul kulüplerine satmayacağını açıklamasına rağmen bu transfere onay verdi. Bu, doğru bir karardır. Gitmek isteyen oyuncuyu tutmanın bir anlamı yoktur. Yönetim kurulunun bazı kararlarını eleştirmiş olsam da bu kararın arkasındayım. Türkiye’de transfer rekoru kırıldı, umarım bu gelir doğru şekilde değerlendirilir ve camia da bunun takipçisi olur" diye konuştu. Geçmiş dönemlerde alınan kararları da hatırlatan Saral, "Muharrem Usta, Mehmet Ekici’nin Fenerbahçe’ye transferine onay vermeyerek doğru bir karar almıştı. Ahmet Ağaoğlu, Abdülkadir Ömür’ün satışına izin vermeyerek doğru karar vermişti. Bugün de Ertuğrul Doğan, Uğurcan Çakır’ın satışına onay vererek doğru bir adım attı" ifadelerini kullandı. Gökhan Saral ayrıca Trabzonspor’un altyapı politikalarına da değinerek, "UEFA Gençlik Ligi’nde yarı final oynamış bir takımı dağıtmak yanlıştı. Trabzonspor U19 Takımı’nı dağıtıp, Fransa 2. Lig ekiplerinden Christ Inoa Ouali’yi yüksek bedellerle transfer etmek doğru bir yaklaşım değildir" şeklinde konuştu.
02 Eylül 2025 Salı - 11:31
Karadeniz Bölgesi Kadın Hizmetleri Bölgesel İstişare Toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi
Karadeniz Bölgesi Kadın Hizmetleri Bölgesel İstişare Toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Leman Yenigün başkanlığında Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan ve beraberindeki heyetin katılımıyla Karadeniz Bölgesi Kadın Hizmetleri Bölgesel İstişare Toplantısı Trabzon’da gerçekleştirildi. Toplantıya Amasya, Artvin, Bayburt, Çorum, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat ve Trabzon illerinin İl Müdürleri, Kadın Hizmetlerinden Sorumlu İl Müdür Yardımcıları, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) Müdürleri ile Kadın Konukevi Müdürleri katıldı. 2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı’nın hazırlık çalışmaları kapsamında düzenlenen bölgesel toplantıların dördüncüsü olan toplantıda mevzuat düzenlemeleri, yeni hizmet modelleri, eğitim ve kapasite geliştirme alanındaki ihtiyaçlar masaya yatırıldı. Ayrıca Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) kurumsal yapılanması, kadın konukevlerinin ihtiyaçları, başarılı yerel uygulamalar ve kurumlar arası koordinasyon süreçleri detaylı şekilde değerlendirildi. Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan, kadına yönelik şiddetle mücadele alanında politika belirleme, uygulamaları izleme ve koordinasyonu sağlama görevlerini yürüten Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından bugüne kadar dört ayrı eylem planının uygulamaya konulduğunu, her birinin kendi döneminin ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan stratejik yol haritası niteliği taşıdığını ifade etti. Bakan Yardımcısı Leman Yenigün ise yaptığı konuşmada, yeni Eylem Planı’nın geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşım doğrultusunda hazırlandığını vurguladı. Öte yandan, bölgenin özgün ihtiyaç ve dinamiklerinin ele alındığı istişareler aracılığıyla V. Ulusal Eylem Planı’nın hazırlık sürecinde yerelden ulusala bilgi akışını güçlendirerek sahadaki uygulama deneyimlerinin politika yapım süreçlerine yansıtılması ve yerel düzeyde başarılı bulunan hizmet modellerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder