Yerel Haberler
Trabzon
22 Şubat 2026 Pazar - 10:27 Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:21 Karadeniz’in öne çıkan tatlıları arasında yerini alan Laz böreği ve gocaman gerdanı Ramazan’da daha çok ilgi görüyor Doğu Karadeniz Bölgesi’nde açılan yufkaların arasında konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği her Ramazan ayında sofraları süslüyor. Adını yöre insanından alan ve iftar sofralarının vazgeçilmezi olan börek görünümlü tatlı olarak da hafızalara kazınan Laz böreği, Ramazan ayında sofraları süslüyor. Kendisine has lezzeti ile dikkat çeken, yufkaların arasına konulan muhallebi ile yapılan şerbetli bir tatlı olan Laz böreği hem ismi ile şaşırtıyor hem de lezzeti ile kendine hayran bırakıyor. Özellikle Ramazan ayında hafif bir tatlı olması ile de vatandaşların ilgi gösterdiği Laz böreğinin sırrı ise doğal ürünler kullanılması. Evinde yaptığı Laz börekleri ile Trabzon’da ismini duyurduktan sonra açtığı işletmesinde Laz böreği imal ederek yörede Laz böreğinin tanıtımında önemli rol oynayan Nejla Keresteci, Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirterek tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanında yapılmaya başlanan Laz böreğine olan ilginin her geçen gün arttığını ifade eden Keresteci, "Laz böreği genellikle Ramazan ayında daha fazla tercih ediliyor. Oldukça hafif bir tatlı olduğu için beğenilerek tüketiliyor. Günümüzde Türkiye’nin her tarafında yapılmaya başlandı. Malzemelerimiz ağırlıklı olarak süt ürünlerinden oluşuyor. Çok özenle hazırlanan bir tatlıdır. Sevgiyle ve titizlikle yapılırsa ortaya çok güzel bir lezzet çıkar; aksi durumda aynı lezzeti yakalamak mümkün olmaz. Yaklaşık 30 yıldır bu sektördeyiz. Laz böreğine olan ilgi her geçen gün artıyor. Ramazan ayında da diğer zamanlarda da yoğun talep görüyor. İlimize dışarıdan gelen turistler de beğenerek tüketiyor. Ürünlerimizi hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiyoruz. İzmir’de de bir şubemiz bulunuyor ve orada da büyük ilgi görüyor. Türkiye’nin her tarafına gönderim yapıyoruz. En fazla sipariş ise Almanya’dan geliyor" dedi. Laz böreği ile birlikte yine bölgeye özgü bir tatlı çeşidi olan gocaman gerdanının da Ramazan’da tercih edildiğini kaydeden Keresteci, "Yöremizde yetişen fındık ve tereyağı ile yapılan bir tatlıdır. Yöresel ismi gocaman gerdanıdır. Büzülerek hazırlandığı için bu isimle anılır. Lezzetli ve hafif bir tatlıdır; ağır değildir. Ramazan ayında da tüketilir, ancak yılın her döneminde tercih edilebilecek bir üründür. Laz böreği ile birlikte sıkça tercih edilmekte ve beğenilmektedir" diye konuştu. "Daha fazla tanıtılmalı" Laz böreğinin büyük ilgi görmesine rağmen hala bu lezzeti bilmeyenlerin olduğunu belirten Keresteci, tanıtım çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade ederek, "Laz böreği çok ilgi görüyor ve beğeniliyor; ancak hala duymayan insanlar var. Bu nedenle daha fazla tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Daha çok ön plana çıkarırsak ilginin ve beğeninin artacağına inanıyorum" dedi. Mesleğe ilk başladığı yıllarda çalışanlarına sadece "Oklava tutabiliyor musunuz?" sorusunu yönelttiğini zamanla işin inceliklerinin daha iyi anlaşıldığını belirten Keresteci, "İşe ilk başladığım zamanlarda çalışanlara ’Oklava tutabiliyor musunuz?’ diye sorardım; bu benim için yeterliydi. Yıllar geçtikçe işin zorluğu daha iyi anlaşılıyor. Şimdi ise hamurdan anlayan biri olsun istiyorum. Çok şey bilmelerine gerek yok; her şeyi ben öğretiyor ve gösteriyorum. Sürekli işin başındayım, şubeler arasında sürekli dolaşarak süreci yakından takip ediyorum" şeklinde konuştu.
Andre Onana, Trabzonspor’un 200. yabancısı oldu
11 Eylül 2025 Perşembe - 18:17 Andre Onana, Trabzonspor’un 200. yabancısı oldu Trabzonspor’un Manchester United’dan kiralık olarak kadrosuna kattığı Andre Onana, bordo-mavililerin bugüne kadar transfer ettiği 200. yabancı futbolcu oldu. Başkan Ertuğrul Doğan ise görev süresinde toplam 30 yabancı transferine imza attı. Mart 2023’te başkanlığa seçilen Ertuğrul Doğan döneminde Trabzonspor, 30 yabancı oyuncuyu kadrosuna kattı. Bordo-mavililer, 2025-2026 sezonu öncesi ilk transferini Portekiz’in Estoril kulübünden Wagner Pina ile gerçekleştirdi. 2023-2024 sezonunda kiralık olarak forma giyen Paul Onuachu bu kez bonservisiyle kadroya katılırken, Felipe Augusto da transfer edildi. Kazeem Olaigbe, Chirst Inao Oulai, Benjamin Bouchouari, Ernest Muçi ve son olarak Andre Onana bordo-mavili takıma dahil oldu. En çok Brezilyalı futbolcu Trabzonspor, bugüne kadar 54 farklı ülkeden oyuncu transfer etti. Bordo-mavililer, en çok Brezilya’dan (19 futbolcu) futbolcuyu kadrosuna kattı. Bu ülkeyi Belçika (9), Slovakya ve Polonya (8’er) transfer takip etti. Doğan döneminde 30 transfer Ertuğrul Doğan yönetiminde bugüne kadar kadroya katılan yabancı futbolcular şunlar oldu: Kourbelis, Fernandez, Orsic, Benkovic, Teklic, Fountas, Mendy, Pepe, Onuachu (İkinci kez), Bakic, Meunier, Nwakaeme (İkinci kez), Draguş, Lundstram, Barisic, Batagov, Cham, Malheiro, Savic, Banza, Sikan, Zubkov, Folcarelli, Pina, Felipe Augusto, Kazeem Olaigbe, Chirst Inao Oulai, Benjamin Bouchouari, Ernest Muçi ve Andre Onana. Trabzonspor’un 4’üncü Kamerunlusu Andre Onana, bordo-mavili kulübün tarihindeki 4’üncü Kamerunlu futbolcu oldu. Trabzonspor daha önce Rigobert Song, Stephane Mbia ve Junior Nestor Mise Mise’yi kadrosunda bulundurmuştu.
Andre Onana’ya Trabzon’da coşkulu karşılama
11 Eylül 2025 Perşembe - 17:44 Andre Onana’ya Trabzon’da coşkulu karşılama Trabzonspor’un Manchester United kiralık olarak kadrosuna kattığı kaleci Andre Onana’yı bordo-mavili taraftarlar coşkuyla karşıladı. Trabzonspor, Uğurcan Çakır’ı Galatasaray’a rekor bir satışla transfer etmesinin ardından renklerine bağladığı Andre Onana Trabzon’a geldi. Özel uçak ile saat 17.00 sıralarında Trabzon havaalanına ailesiyle birlikte gelen Kamerunlu oyuncuyu bordo-mavili taraftarlar coşkuyla karşıladı. Karşılama sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Onana, "Şehre yeni geldim ve çok mutluyum, yeni bir projeye başlıyoruz, yeni bir macera benim adıma o yüzden çok mutluyum. İnsanların buraya kadar gelip beni desteklemesi çok önemli bir duygu. Saha içerisinde bu sevgiye karşılık verebilmek istiyorum" dedi. "Ben her zaman hazırım" Fenerbahçe maçında oynamaya hazır olduğunu belirten Onana, "Ben her zaman hazırım. Bu tür maçlarda her oyuncu görev almak ister. Güçlü bir rakibe karşı oynayacağız. Biz de kendi gücümüzün farkındayız, önemli bir maç olacak" ifadelerini kullandı. Transferinin gelişmesiyle eski takım arkadaşı Altay Bayındır ile de görüştüğünü belirten Onana, "Başka isimlerle de görüştüm. Hepsi güzel şeyler söyledi. Trabzonspor’a transferimle ilgili yaptığım görüşmeler hep olumlu gitti ve çok iyi gelişti. Günün sonunda buradayım" dedi. Taraftara üçlü çektirdi Bordo-mavili takımın taraftar grupları da Onana ile kısa bir görüşme yaparak oyuncuya destek verdi ve güvendiklerini belirttiler. Onana’nın havaalanı çıkışı sırasında ise kendisini bekleyen bordo-mavili taraftarların büyük coşkusu ile karşılaştı. Taraftarların üçlü çektirme isteğini geri çevirmeyen yıldız oyuncu kendisini bekleyen araca güçlükle binerek sağlık kontrolleri için havaalanından ayrıldı. Oyuncunun yarın takımla birlikte antrenmana çıkacağı öğrenildi.
Trabzonlular Federasyonu, Trabzon’un 18 ilçesine şehitler adına kütüphane kurdu
11 Eylül 2025 Perşembe - 09:22 Trabzonlular Federasyonu, Trabzon’un 18 ilçesine şehitler adına kütüphane kurdu Trabzonlular Federasyonu Başkanı İsmail Turgut Öksüz, Milli Eğitim Müdürlüğü onayıyla 18 ilçede belirlenen okullarda kurdukları kütüphanelere şehitlerin isimlerini vererek hem öğrencileri kitapla buluşturduklarını hem de kahramanların adlarını yaşatacaklarını söyledi. Trabzonlular Federasyonu, eğitim ve kültür alanında örnek bir projeye imza attı. Trabzon’un 18 ilçesinde, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayıyla belirlenen okullarda kütüphaneler kuruldu. Her biri şehitlerin isimlerini taşıyan kütüphaneler, hem öğrencilerin kitapla buluşmasına vesile olacak hem de vatan için canını feda eden kahramanların adını yaşatacak. Federasyon Başkanı İsmail Turgut Öksüz, proje kapsamında, kütüphanelerin manevi değerine dikkat çekti. Öksüz, "Trabzon’un 18 ilçesinde kütüphanelerimizi hayata geçirdik. Şehitlerimizin isimlerini bu kütüphanelerde yaşatacağız. Onlar vatan için canlarını ve kanlarıyla destan yazdılar, biz de ilimle yaşatmaya çalışacağız" dedi. Kitap okumanın önemine vurgu yapan Öksüz, "Her kütüphaneden bir gencimizi kazanabilsek bizim için yeterli. İnşallah bu sayı üç, dört olur. Bir kitabı kütüphaneden alıp okumak kadar güzel bir şey yok. Bunun keyfini internetten alamazsınız. Projemiz Trabzon’umuza ve milletimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Öksüz, kütüphanelerin açılışını ise 18 Eylül Perşembe günü toplu olarak yapacaklarını sözlerine ekledi.
Ampute Uluslar Ligi Şampiyonası Trabzon’da başlıyor
10 Eylül 2025 Çarşamba - 13:36 Ampute Uluslar Ligi Şampiyonası Trabzon’da başlıyor Türkiye Ampute Futbol Federasyonu’nun organizasyonunda, Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Ampute Uluslar Ligi Şampiyonası, Trabzon’da gerçekleştirilecek. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 12 Eylül 2025 Cuma günü saat 13.30’da yapılacak açılış seremonisine tüm vatandaşları davet etti. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Türkiye Ampute Futbol Federasyonu’nun organizasyonu ve Trabzon Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün koordinasyonunda Ampute Uluslar Ligi Şampiyonası, Trabzon’da düzenlenecek. Türkiye Ampute Milli Futbol Takımı’nın da yer alacağı şampiyonanın açılış seremonisi 12 Eylül 2025 Cuma günü saat 13.30’da Akyazı Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde bulunan Yavuz Selim Sahası’nda gerçekleştirilecek. Turnuva 12-14 Eylül tarihleri arasında oynanacak maçlarla tamamlanacak. Program kapsamında 12 Eylül Cuma günü saat 15.00’te Türkiye ile İtalya, saat 17.00’de ise Polonya ile İngiltere karşılaşacak. 13 Eylül Cumartesi günü saat 15.00’te Türkiye-Polonya, saat 17.00’de İngiltere-İtalya maçları oynanacak. 14 Eylül Pazar günü ise saat 15.00’te İtalya-Polonya, saat 17.00’de Türkiye-İngiltere karşı karşıya gelecek. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ampute Uluslar Ligi Şampiyonası’nın Trabzon’da düzenlenecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Genç, yaptığı açıklamada, "Trabzon’umuz sadece futbola değil, her branşta spora gönül vermiş bir şehir olarak spor kenti kimliğini her geçen gün güçlendirmektedir. Bugüne kadar ulusal ve uluslararası pek çok büyük organizasyona ev sahipliği yapmış olan şehrimiz, şimdi de Ampute Uluslar Ligi Şampiyonası’na kapılarını açıyor. Bu organizasyon, hem Trabzon’umuza hem de ülkemize ayrı bir gurur yaşatacaktır. Türkiye Ampute Milli Futbol Takımımızın da mücadele edeceği bu şampiyona, aynı zamanda engel tanımayan yüreklerin spordaki azmini ve başarısını tüm dünyaya bir kez daha gösterecektir. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimizi ve sporseverleri 12 Eylül Cuma günü yapılacak açılış seremonisine ve 12-14 Eylül tarihleri arasında oynanacak karşılaşmalara davet ediyorum. Gelin, hep birlikte milli takımımıza destek olalım ve bu önemli organizasyona ev sahipliği yapan şehrimizin coşkusunu paylaşalım" dedi.
Dünyanın üçüncü, Avrupa ve Türkiye’nin ise en uzun tünelini yaya olarak geçti
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:45 Dünyanın üçüncü, Avrupa ve Türkiye’nin ise en uzun tünelini yaya olarak geçti Sosyal medyada ’Yayantorun’ olarak bilinen 21 yaşındaki Mahmut Çam, Muğla’dan başladığı yaya Türkiye turu dahilinde Trabzon ile Gümüşhane’yi birbirine bağlayan dünyanın üçüncü, Avrupa ve Türkiye’nin ise en uzun tüneli olan 14,5 km’lik yeni Zigana Tüneli’ni 2,5 saatte yürüdü. Yaklaşık 5 aydır yürüyerek Türkiye’yi gezen Mahmut Çam’ın yolculuğu, arkadaşlarıyla yaşadığı küçük bir tartışma sonrası başladı. Muğla’dan otostop çekerek yola çıkan ancak araç bulamayınca yürümeye başlayan Mahmut Çam, zamanla bu yolculuğu hayatının merkezine aldı. Gittiği şehirlerde farklı insanlarla tanışan ve hikayesini sosyal medyada paylaşan Çam, yüzlerce kilometreyi adım adım kat ederek Karadeniz’e ulaştı. Karadeniz gezisi kapsamında dünyanın üçüncü, Avrupa ve Türkiye’nin ise en uzun tüneli olan yeni Zigana Tüneli’ne ulaşan Çam, 14,5 kilometre uzunluğundaki tüneli yaklaşık 2.5 saatlik bir sürede yürüyerek tamamladı. Bu anları sosyal medya hesabından paylaşan ’Yayantorun’ lakaplı gezgin, ilginç yorumlar aldı. Kısa sürede binlerce kişi tarafından izlenen videoya, "Biz o tüneli arabayla bile bitiremiyoruz", "Arabayla geçerken bile mola veriyoruz" şeklinde yanıtlar alan Mahmut Çam, bir dünya rekoruna imza attığını belirterek tescili için uğraştığını söyledi. Türkiye’yi gezmek için bir maceraya atıldığını belirten Mahmut Çam, "Arkadaşlarımla ufak bir tartışmadan sonra mecburen geri dönüşte otostop kullanma gerekti. Otostopa kimse almayınca yürümeye başladım. Baktım yürüyebiliyorum ’Ülkemi niye gezmeyeyim’ dedim. Hiçbir derdim yoktu. O günden beri geziyorum. Muğla’dan başladım. Amacım gezmek olduğu için planımda herhangi bir son koymuyorum. İlk önce Ege, Karadeniz olmak üzere Türkiye’nin dört bir sınırını gezdikten sonra iç kesimleri gezeceğim. Sonrasında yurtdışına açılmayı düşünüyorum. Yaklaşık 5 aydır yürüyorum. Çok fazla anım oldu. Ekstra bir durum olmadığı sürece kesinlikle arabaya binmiyorum. Türkiye’yi gezdikten sonra asıl amacım Afrika kıtasını keyfedebilmek istiyorum. Orada kabile hayatını ve doğal yaşamı görmek istiyorum" dedi. "2,5 saatlik çok minimum sürede bitirdim" 2.5 saatlik bir sürede tüneli yürüyerek bitirdiğini kaydeden Çam, "Sosyal medya hesabımdan sürekli paylaşımlar yapıyorum. Gezdiğim yerlerdeki tünellerin içerisinden görüntü paylaşarak takipçilerimize hangi tünelde olduğumu soruyordum. Bu akıma ilgi gösterip cevaplamaya çalışıyorlardı. Hangi tüneli paylaşırsam yorumlarda sürekli Zigana Tüneli cevabı geliyordu. İlk başta tünelin 400-500 metresini yürüdükten sonra geri çıktım. İlk videolarda bu gözükmüyor. Yürürken çok fazla mola verirsem daha fazla zehirli gaza maruz kalacaktım. Bu yüzden tüneli tek seferde bitirip zehirli gazı minimum seviyede maruz kalıp bitirmem gerekiyordu. Bu yüzden yanıma su, gıda gibi hiçbir şey almadım. Beynime ‘bu tüneli ne kadar erken bitirirsen o kadar erken su alacaksın’ dedim. Yaklaşık 2,5 saatlik çok minimum sürede bitirdim. O mesafedeki tüneli o sürede başka birinin bitirebileceğini düşünmüyorum" şeklinde konuştu. "Bu tüneli nasıl yürüyerek bitirdim diye kendimi sorguladım" Tünellerde böyle bir rekor denemesinin olmadığını belirten Çam, "Türkiye’de Zigana’dan uzun tünel yok. Daha önceden orayı geçen var mı diye baktım. Olmadığını öğrendim. Dünyanın en uzun tünellerinin tamamına baktım onda da yoktu. Bu tüneller zaten yaya trafiğine kapalı. Ben bile geçerken çok zor bir şekilde izin aldım. O yüzden hiçbir tünelde rekor denemesi yok. Zaten Guinness Rekorlar kitabında da böyle bir kategori yok. Kategori olmadığı için Guinness’ten veri alamıyoruz. O yüzden tescili için çabalayacağım. Görüntüleri paylaşınca tünelin yapın aşamasındaki çalışanlardan bizde yürüdük şeklinde mesajlar aldım. Onların yürümesi 5 kilometre gidip oradaki işi halledip o günkü molasını verip ertesi gün gelip aynı yerden bir 5 kilometre daha devam ettiler. Benimki çok farklı bir kategoriye giriyor. Sosyal medyada herkes biz o yolu araba ile bitiremiyoruz. Dönüşte bende araba kullandım hakikaten bitmiyor. Bu tüneli nasıl yürüyerek bitirdim diye kendimi sorguladım. Şarkı söyleyerek tüneli bitirdim" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Tevfik Özlü: "Okullar ’enfeksiyon fidesi’ olabilir"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:30 Prof. Dr. Tevfik Özlü: "Okullar ’enfeksiyon fidesi’ olabilir" Sonbahar mevsiminin başlamasıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında artış bekleniyor. Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, özellikle okulların açılmasıyla birlikte çocuklar arasında enfeksiyon hastalıkların hızla yayılabileceğine dikkat çekti. Özlü "Özellikle okul ortamlarında, çocukların sınıflarda bir arada ve kapalı alanlarda vakit geçirmesi nedeniyle, enfekte bir çocuğun hastalığı diğer çocuklara bulaştırması çok kolay olmaktadır. Bu açıdan okullar, bu tür enfeksiyonlar için adeta bir ’fideliğe’ dönüşmektedir" dedi. Solunum yolu enfeksiyonlarının kişiden kişiye çok kolay bulaşabildiğine dikkat çeken Özlü, "Solunum yolu enfeksiyonları, kişiden kişiye kolayca bulaşabilen hastalıklardır. Özellikle okul ortamlarında, çocukların sınıflarda bir arada ve kapalı alanlarda vakit geçirmesi nedeniyle, enfekte bir çocuğun hastalığı diğer çocuklara bulaştırması çok kolay olmaktadır. Bu açıdan okullar, bu tür enfeksiyonlar için adeta bir ’fideliğe’ dönüşmektedir. Okuldan eve, oradan da topluma, yani anne babalara ve diğer aile bireylerine hastalık taşınabilmektedir. Bazı hastalıklar mevsimsel döngüye bağlı olarak ortaya çıkar, bazıları ise yılın her döneminde görülebilir. Şu anda yaz mevsimi sona ermiş ve sonbahar mevsimine girmiş bulunuyoruz. Bu dönemde solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığında bir artış beklenir. Özellikle okulların açılmasıyla birlikte, başta kreşler, anaokulları ve ilkokullar olmak üzere çeşitli kademelerde salgınlar görülebilir. Bu nedenle hem çocukların hem de ebeveynlerin çok dikkatli olması büyük önem taşımaktadır. Bu tür enfeksiyonlara yakalanmış, ateşi olan, öksüren, hapşıran veya burnu akan çocukların okula gönderilmemesi gerekir. En etkili önlem budur. Çünkü hastalıklı bir çocuğun okula gönderilmesi durumunda, bu çocuk hastalığı hızla başkalarına bulaştırabilir ve sonuçta bir hasta on hastaya dönüşebilir. Oysa bu çocuk, hastalık belirtileri tamamen geçene kadar üç ya da beş gün gibi evde izole edilirse, hem topluma hem de okul arkadaşlarına bulaşma riski ortadan kaldırılmış olur. Bu, alınabilecek en etkili önlemdir. Eğer çocuğun mutlaka okula gitmesi gerekiyorsa, maske kullanması önerilir. Özellikle hasta kişilerin maske takması çok önemlidir. Ancak küçük çocuklarda maske kullanımına uyum sağlamak oldukça zordur. Bu nedenle, özellikle küçük yaştaki çocuklar için okula gitmemek daha doğru bir tercihtir. Bunun dışında alınabilecek genel önlemler de mevcuttur. Okul sınıflarının sık sık havalandırılması, hijyen kurallarına uyulması, özellikle çocukların temas ettiği kapı kolları, sıralar, oturdukları sandalyeler, tuvaletler, lavabolar ve diğer ortak kullanılan yüzeylerin düzenli ve sık sık temizlenmesi, enfeksiyonların yayılmasını azaltmada önemli rol oynar" dedi. "İklim değişikliği hastalıkları etkiliyor" Mevsimsel geçişler ve ani hava değişimleri de sağlık üzerinde etkili olduğunu kaydeden Özlü, "Sıcak havalardan serin havalara geçiş dönemleri ve ani iklim değişiklikleri bazı hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir. Özellikle ani soğumalar ve yağışlar, gerekli önlemler alınmazsa, bireylerde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları bu dönemde daha sık görülür. Çünkü soğuk havalarda insanlar kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirir, aynı ortamda ısınmak için bir araya gelirler (örneğin soba veya kaloriferle ısıtılan odalarda), bu da hastalığın bulaşmasını kolaylaştırır" diye konuştu. "Virüsler artık yaz aylarında da aktif" Son yıllarda mevsimsel döngünün bozulduğunu ifade eden Özlü, "Şu anda da toplumda dolaşımda olan çeşitli virüsler mevcuttur. Yaz döneminde de viral enfeksiyonlara rastlamaya devam ettik. Aslında mevsimsel döngü son yıllarda bir ölçüde bozulmuş durumda. Eskiden bu tür solunum yolu enfeksiyonlarını daha çok ekim, kasım, aralık, ocak ve şubat aylarında görürdük. Mayıstan itibaren yaz aylarında bu hastalıklar azalırdı. Ancak artık bu döngü değişti. Son yıllarda yaz aylarında da rinovirüs, RSV (Respiratuar Sinsisyal Virüs) ve COVID-19 gibi enfeksiyonlara rastlıyoruz. Viral enfeksiyonlar artık yaz mevsiminde de görülür hale geldi. Ancak sonbahar ve kış aylarında bu enfeksiyonların yoğunluğu daha da artacaktır. Şu an itibarıyla da gözlemlerimize göre, bu viral enfeksiyonlar toplumda yayılmaya devam etmektedir" şeklinde konuştu.