Yerel Haberler
Trabzon
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03 Ertuğrul Doğan: "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık" Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, yeni mücadelelerinin ekonomik bağımsızlık olduğunu söyledi. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor Dergisi’nin 240. sayısında yaptığı açıklamada, bordo-mavili kulübün geleceği için ekonomik bağımsızlık hedefini ön plana çıkardı. Doğan, Trabzonspor’un kalıcı gelir kaynaklarıyla geleceğe taşınacağını ifade etti. Başkan Doğan, göreve geldikleri ilk günden itibaren sadece saha içi başarılarına odaklanmadıklarını belirterek, kulübün geleceğini kurtarma mücadelesi verdiklerini ifade etti. Günümüz futbolunda güçlü olmanın yalnızca iyi kadro kurmakla mümkün olmadığını vurgulayan Ertuğrul Doğan, "Trabzonspor başkanlığı görevine geldiğimiz ilk günden beri şunu çok net bir şekilde ifade ettim. Bizim mücadelemiz sahada kazanılacak maçlarla sınırlı olmayacak. Biz aynı zamanda Trabzonspor’un geleceğini kurtarma mücadelesini vereceğiz" dedi. "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık" Trabzonspor’un geçmişinde büyük zaferler ve tarihi mücadeleler bulunduğunu belirten Başkan Doğan, kulübün yeni hedefinin ekonomik bağımsızlık olduğunu söyledi. Doğan, "Bugün geldiğimiz noktada bizim yeni mücadelemiz artık ekonomik bağımsızlıktır. Bu yüzden ilk andan itibaren kulübümüzün geleceğini inşa edecek projeler için yoğun bir mesai harcadık" ifadelerini kullandı. Akyazı ve stadyum çevresinde gelir planı Ertuğrul Doğan, Kartal Projesi’nin yanı sıra Akyazı ve stadyum çevresinde planlanan yatırımlarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Bordo-mavili kulübe düzenli gelir sağlayacak ticari alanlar için çalışmaların sürdüğünü belirten Doğan, Trabzonspor’u gelecek 20-30 yılın güçlü organizasyonu haline getirmek istediklerini söyledi. "Kalıcı gelir kaynaklarıyla inşa edilecek" Trabzonspor’un geleceğinin günü kurtaran hamlelerle değil, sürdürülebilir projelerle kurulacağını ifade eden Başkan Doğan, "Biz Trabzonspor’u bugünün yarışmacı takımı olarak görmüyoruz. Biz Trabzonspor’u gelecek 20-30 yılın güçlü organizasyonu yapmak istiyoruz. Trabzonspor’un geleceği, günü kurtaran hamleler yerine kalıcı gelir kaynaklarıyla inşa edilecek" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve siyasilere teşekkür Başkan Ertuğrul Doğan, projelerde destek veren isimlere de teşekkür ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, eski Bakan ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu’na, milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın, Mustafa Şen ve Vehbi Koç’a, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e ve eski Bakan Berat Albayrak’a teşekkür etti. "Trabzonspor tarihinin en büyük finansal hamlelerinden biri" Göreve geldiklerinde kulübün ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Doğan, vergi yükleri, banka borçları ve faiz baskısıyla mücadele ettiklerini ifade etti. Yapılan sermaye artırımıyla Trabzonspor tarihinin en büyük finansal hamlelerinden birine imza attıklarını kaydeden Başkan Doğan, borç yükünü ciddi oranda aşağı çektiklerini söyledi. "Hedef sadece borç azaltmak değil" Ertuğrul Doğan amaçlarının sadece mevcut borcu azaltmak olmadığını vurgulayarak, "Hedefimiz, Trabzonspor’un bir daha bu ekonomik darboğazlara düşmeyeceği sistemi kurmaktır. Bu yüzden projeler bizim için hayati önem taşımaktadır. Yarın çok daha güçlü bir Trabzonspor göreceksek, bunun sebebi bugün atılan adımlar olacak" dedi. Açıklamasının sonunda bordo-mavili camiaya birlik mesajı veren Başkan Doğan, Trabzonspor’un kupalarla büyümüş büyük bir kulüp olduğunu ifade ederek, ekonomik olarak güçlü, bağımsız ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:51 Ziraat Türkiye Kupası bu sezon Anadolu’da kalacak Türk futbolunun en köklü organizasyonlarından biri olan Ziraat Türkiye Kupası’nda bu sezon tarihi bir final oynanacak. Trabzonspor ile Konyaspor, kupada ilk kez finalde karşı karşıya gelirken, son üç sezondur İstanbul takımlarına giden kupa da yeniden Anadolu’ya taşınacak. 64. Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile Konyaspor yarın saat 20.45’te Corendon Airlines Park Antalya Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. 1962-1963 sezonunda Galatasaray’ın ilk şampiyonluğuyla başlayan Türkiye Kupası, yıllar içerisinde farklı isimlerle oynandı. 1980-1981 sezonunda Federasyon Kupası adıyla düzenlenen organizasyon, 1992-1993 sezonundan itibaren yeniden Türkiye Kupası adını aldı. Son 3 sezonun ardından kupa Anadolu’da kalacak Türkiye Kupası’nda son üç sezonda İstanbul takımları şampiyon oldu. 2022-2023 sezonunda Fenerbahçe, 2023-2024 sezonunda Beşiktaş ve 2024-2025 sezonunda da Galatasaray kupayı kazanırken, bu sezon kupa Anadolu ekiplerinden birinin müzesine gidecek. Trabzonspor üst üste 3. kez finalde Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda üst üste 3. kez finale yükselme başarısı gösterdi. Karadeniz ekibi, 2023-2024 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan finalde Beşiktaş’a 3-2, 2024-2025 sezonunda ise Gaziantep’te Galatasaray’a 3-0 kaybetti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ise bordo-mavili ekibi son iki sezonda finale taşıyan teknik adam olmayı başardı.
Atatürk’ün vasiyetini yazdığı 133 yıllık köşkte restorasyon çalışmaları titizlikle sürüyor
22 Temmuz 2023 Cumartesi - 09:07 Atatürk’ün vasiyetini yazdığı 133 yıllık köşkte restorasyon çalışmaları titizlikle sürüyor Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyetini yazdığı yer olarak bilinen Trabzon’daki Atatürk Köşkü’nde başlatılan restorasyon çalışmaları büyük oranda tamamlandı. Yaklaşık 40 kişilik bir ekip tarafından 133 yıllık köşkte yapılan restorasyon ve konservasyon çalışmaları titizlikle yürütülürken, köşkün Cumhuriyetin 100. yılında yaklaşık 100 gün sonra tekrar ziyarete açılması hedefleniyor.15-17 Eylül 1924 tarihlerinde Trabzon’a ilk ziyaretini yapan Mustafa Kemal Atatürk, Soğuksu mahallesinde yaptığı gezintide çam ormanları içinde Kostantin Kabayanidis tarafından 1890 yılında yazlık olarak yaptırılan köşkü beğendi. 1930 yılında Trabzon Özel İdaresince tescil edilerek İl Daimi Encümeninin 18.5.1931 tarih ve 361 sayılı kararıyla Mustafa Kemal Atatürk’e ‘temlik’ edilen köşkün tapusu ve anahtarı Trabzon’da oluşturulan bir heyet tarafından Atatürk’e teslim edildi. Trabzon’u üçüncü kez ziyaret ettiğinde bu köşkte 2 gün konaklayan Atatürk, vasiyetini burada hazırladı. Atatürk’ün tüm varlığını Türk halkına bıraktığını burada yazdığı vasiyette açıkladığı 133 yıllık köşkte Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “Atatürk Köşkü Restorasyon ve Konservasyonu” çalışmasında sona yaklaşıldı.29 Ekim 2023 resepsiyonuna ev sahipliği yapması planlanıyor23 Eylül 2022 tarihinde ziyarete kapatılarak başlatılan restorasyon/konservasyon çalışmalarında köşkün dış ve iç cephesinde onarımlar sürerken eş zamanlı olarak köşk içerisinde yer alan 19. yy sonu ile 20. yy ait mobilyalar, halılar ve Atatürk’e ait tablolardan oluşan etnografik nitelikli 344 adet eserin de restorasyon/konservasyonu yapılıyor. Çalışmalar kapsamında mekan numaralandırması yapılarak köşkün tamamı fotoğraflanırken, taşınabilir kültür varlıkları olan mobilya ve halıların Ankara’da onarımı gerçekleştirildi. Restoratör/konservatör, inşaat mühendisi ve mimarlardan oluşan yaklaşık 40 kişilik bir ekibin çalıştığı restorasyon çalışmalarında iç ve dış cephe sıvaları tamamlanırken, köşkün çatısında yer alan ve şehrin simgesi haline gelen paratonerde onarılarak yeniden yerine takıldı. Nem ve rutubet nedeniyle hasar gören tavan bağdadileri ve rölyefler ise yeniden kalıpları çıkarılıp döküm yapılarak ilgili alanlara monte edilirken, binanın mimari ve sanatsal özellikleri açısından titizlikle yürütülen çalışmaların ardından Atatürk Köşkü’nün Cumhuriyetin 100. yılı olan 29 Ekim 2023 resepsiyonuna ev sahipliği yapması planlanıyor.“Çalışmalar aslına uygun yapılıyor”Restorasyon çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Trabzon Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı’nın Atatürk Köşkü restorasyonunda görevli Restoratör ve Konservatörü Şule Arslan, çalışmaların aslına uygun şekilde devam ettiğini belirterek titiz bir çalışma yürütüldüğü söyledi. Arslan, “Atatürk Köşkü’ne 23 Eylül 2022 tarihinde yer teslimi yaparak çalışmalara başladık. İlk etapta araştırma raspalarıyla binada bu zamana kadar yapılmış boya katmanlarının tespitini yaptık. Bu çalışmadan sonra gelinen durumda sıva raspası yapmamız gerekti. Sıva raspalarını yaptıktan sonra aslına uygun sıvalarımızı yaptık. Bu süreçte kapılarımız, pencerelerimiz ve işlemeli camlarımız yerinden sökülüp itinalı bir şekilde onarımları yapıldı. Süreç içerisinde tavan ve çatıda problemli bölgeler tespit edildi. Bu bölgelerde aslına uygun çalışmalar sürdürüldü. Çatıda nemden yağıştan ve rutubetten etkilenen ahşaplarımız zaman içerisinde çürüdüğü çatıya tamamen müdahale ettik. Çatıda sistemsel olarak bir sıkıntımız vardı. Döşeme ve tavanın tek bir zeminde birleşmesi. Bunu da araya bir katman daha atarak ustalarımız ile birlikte çözdük. Trabzon’da simge haline gelen paratönerimizi de onararak tekrardan yerine taktık. Geldiğimiz süreçte tavanlarımızda yaptığımız itinalı çalışmalarda sona yaklaştık. Nemden, rutubetten etkilenen tavanlarımızda alt yüzeydeki bağdadilerimizde üstteki rölyeflerimizde bozulmalar vardı. Bu bölgelerin sağlam bölümlerden kalıplarını alarak atölyelerde döküm imalatına devam ediyoruz. Kalıplar çıktıkça yerine monte ediyoruz” dedi.“Tavanda beklediğimizden daha itinalı bir çalışma yürütmek zorunda kaldık”Köşkün Ankara’ya gönderilen eşyalarının da onarımlarının tamamlandığını belirten Arslan, “Böyle tarihi bir yapıda çalışmak çok farklı bir duygu. Herkesin bunu yaşamasını isterim. Hem köşkün konumu çok güzel, hem de burada bu tarihin içerisinde çalışmak ayrı bir zevk veriyor. En başından beri hassas bir çalışma yürütüyoruz. Tavanda beklediğimizden daha itinalı bir çalışma yürütmek zorunda kaldık. Bu zamana kadar binamız yeterince yorulmuştu. Şuanda bu yorgunları silmeye çalışıyoruz. Binada belli dönemlerde yapılan restorasyonları gözlemledik. Bunların binaya katmış olduğu durumlar vardı. Köşkün taşınabilir eser restorasyonu Kültür Daire Başkanlığımız tarafından yürütüldü. Eşyalar Ankara’ya restorasyona gitti. Şimdi onlarında restorasyon süreci tamamlandı. Bizim teslim etmemizle beraber teşhir tanzim kısmı devreye girecek” ifadelerini kullandı.
Uzmanlardan "Doğumsal işitme kaybı" uyarısı
21 Temmuz 2023 Cuma - 10:09 Uzmanlardan "Doğumsal işitme kaybı" uyarısı Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Betül Değer Kulaksız, doğumsal işitme kaybının ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, "Doğumsal işitme kaybının erken dönemde tespiti ve hızlı bir şekilde işitme rehabilitasyonunun yapılması, konuşma ve dil gelişimi açısından çok önemlidir. Yeni doğan döneminde bebekte işitme kaybı tespit edilirse, işitme cihazı uygulaması ile işitme rehabilitasyonuna başlanmalıdır. Çünkü çocuk ne kadar erken ses ile tanışırsa, dil ve konuşma gelişiminde elde edilen başarı da o kadar yüksek olur” dedi.İşitme kaybının dünyada milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sorun olduğunun altını çizen Medical Park Karadeniz Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Betül Değer Kulaksız, modern tıp teknolojisi ve önleme stratejileri sayesinde işitme kaybının tanı ve tedavisinin günümüzde daha etkili hale geldiğini söyledi. Op. Dr. Kulaksız, işitme kaybının nedenleri, tanı yöntemleri, tedavi seçenekleri ve koruyucu önlemler hakkında bilgilendirmede bulundu. İşitme kaybının birçok faktörden kaynaklanabileceğini vurgulayan Op. Dr. Kulaksız, genetik yatkınlık, yaşlanma, gürültü maruziyeti, enfeksiyonlar, ilaçlar ve travma gibi etkenlerin işitme kaybına yol açabileceğini belirtti. Çocukların yeni doğduğu andan itibaren seslere tepki verdiğini söyleyen Op. Dr. Kulaksız, çocuğun ana dil öğreniminde işitmenin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü duymayan bir çocuk konuşma yetisini geliştiremez. Çocuklarda işitme kaybını kabaca ikiye ayırabiliriz. Birincisi doğuştan işitme kaybı, diğeri normal işitme ile doğan çocukta sonradan işitme kaybı gelişmesi durumudur” diye konuştu.“Akraba evlilikleri neden olabilir”Doğuştan meydana gelen işitme kaybına değinen Kulaksız, “Biz doğum sonrası görülen işitme kaybına doğumsal işitme kaybı (konjenital) diyoruz. Doğumsal işitme kaybına genetik nedenler, akraba evlilikleri, gebelik sırasında gelişen bazı enfeksiyonlar, iç kulak gelişim anomalileri ve bazı sendromlar neden olmaktadır. Doğumsal işitme kaybının erken dönemde tespiti ve hızlı bir şekilde işitme rehabilitasyonunun yapılması, konuşma ve dil gelişimi açısından çok önemlidir. Bu yüzden ülkemizde doğan tüm yeni doğan bebeklere rutin olarak işitme taraması yapılır. İşitme taramasında işitme kaybı şüphesi olan çocuklar uzman bir odyolog tarafından değerlendirilmelidir. İşitme kaybının tespit edilmesi durumunda işitme cihazı uygulaması ve aile bilgilendirmesi yaparak işitme rehabilitasyonuna başlanmalıdır. Çünkü çocuk ne kadar erken ses ile tanışırsa, dil ve konuşma gelişiminde elde edilen başarı da o kadar yüksek olmaktadır” ifadelerini kullandı.“Enfeksiyonlar da işitme kaybına yol açabilir”Normal işitme ile doğan çocuklarda viral enfeksiyonlar, menenjit, yüksek gürültüye maruz kalma, tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları gibi nedenlerden dolayı sonradan da işitme kaybı gelişebileceğini işaret eden Op. Dr. Kulaksız, “Bu işitme kaybı türünün en sık nedeni, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, geniz eti büyüklüğü ve alerjik nedenlerdir. Bunlara bağlı olarak orta kulakta sıvı birikmesi ve bunun sonucunda da işitme kaybı görülebilir” dedi.Tanı ve tedavi yöntemleriİşitme kaybının doğru şekilde tanımlanması ve değerlendirilmesinin uygun tedavi sürecinin başlaması için son derece önemli olduğunun altını çizen Op. Dr. Kulaksız, “İşitme testleri, odyolojik incelemeler ve diğer tanı yöntemleri, işitme kaybının türünü, şiddetini ve altında yatan nedenleri belirlemek için kullanılır” şeklinde konuştu.İşitme kaybının tedavi edilebilir veya yönetilebilir birçok nedeni olduğuna işaret eden Op. Dr. Kulaksız, işitme cihazları, koklear implantlar, cerrahi müdahaleler ve ilaç tedavisi gibi seçeneklerin işitme kaybının farklı türlerine yönelik etkili tedavi yöntemleri olduğunu dile getirdi.“İşitme kaybı önlenebilir”İşitme kaybının bazı nedenlerinin önlenebilir veya azaltılabilir nitelikte olduğunu aktaran Op. Dr. Kulaksız, “Bu yüzden koruyucu önlemler almak, işitme sağlığını korumak için son derece önemlidir. İşitme koruyucu cihazlar, sağlıklı işyeri politikaları, bilinçli gürültü yönetimi ve işitme sağlığını destekleyen yaşam tarzı seçimleri gibi stratejiler, işitme kaybını önlemede etkili olabilir” ifadelerini kullandı.İşitme kaybının bireylerin yaşam kalitesini ve iş yaşamında başarılarını etkileyebilen önemli bir sorun olduğunu sözlerine ekleyen Op. Dr. Kulaksız, ancak doğru tanı, etkili tedavi seçenekleri ve koruyucu önlemlerle işitme kaybının etkilerinin azaltılabileceğini belirtti.
31. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali Hıdırnebi Yayla Şenliği ile başladı
20 Temmuz 2023 Perşembe - 13:02 31. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali Hıdırnebi Yayla Şenliği ile başladı Trabzon’un Akçaabat ilçe Belediyesi tarafından organize edilen ve geleneksel hale gelen 31. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali, Hıdırnebi Yayla Şenliği ile başladı.Hıdırnebi Yaylası’nda yapılan şenliğe Akçaabat Kaymakamı Ramazan Kurtyemez, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, Akçaabat İlçe Jandarma Komutanı Barış Kesici, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Mahmut Çavuş, Akçaabat İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Usta, AK Parti İlçe Başkanı A. Hüseyin Altıntepe, ilçe protokolü, Belediye Meclis üyeleri, daire amirleri, muhtarlar, festivale katılan halk oyunları ekipleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.Hıdırnebi Yayla Şenliğinin açılış konuşmasını yapan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, “Geleneksel hale gelen Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivalimizin bu yıl 31.’sini düzenliyoruz.Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalimiz, Hıdırnebi Yayla Şenlikleriyle başladı. Eskilerin, büyüklerimizin, atalarımızın deyimi ile Orağın 7’sinde Hıdırnebi Yaylası’nda dernek çimeninde buluştuk. 4 gün 3 gece sürecek olan 31. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları festivalimizin gündüzü renkli gecesi şenlikli geçecek. Bu festivalde yok yok. Yurt içinden ve yurt dışından gelen halk oyunları gruplarıyla, horonla, yöresel ve ünlü sanatçıların konserleriyle dolu dolu bir program hazırladık. Düzenlediğimiz festivaller ve organizasyonlar sayesinde Akçaabat’ımızın doğal, tarihi zenginliklerini müzik ve halk oyunları kültürünü ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtıyoruz. Aynı zamanda şehrimize gelen halk oyunları ekiplerinin de kültürlerini paylaşma imkanı buluyoruz" dedi.Akçaabat’ın geleceğinin turizmde olduğunun bilinci ile hareket ettiklerini belirten Ekim "Yaptığımız projeler neticesinde yerli ve yabancı turistleri Akçaabat’a daha çok çekmek ve turistleri memnun olarak şehrimizden uğurlamak gayesindeyiz. İlçemizin değişik noktalarında turizme yönelik çalışmalarımız hayata geçiriyoruz. Hıdırnebi yaylamızda olduğumuz için burada planladığımız turizm faaliyetlerimizden sizlere bahsetmek istiyorum.Biliyorsunuz hıdırnebi yaylamız ve çevresi hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yerini alıyor. Hıdırnebi yaylasını 4 mevsim 12 ay turizme yönelik kullanabilmemiz için burada bir proje geliştirdik. Ve Bu proje imar planına işlendi. Burada uzungöle alternatif bir gölet olacak. Turistlerin buraya geldiğinde konaklayabileceği bir otel projemiz var. Otel inşaatı daha önceleri ihaleye çıktı fakat giren olmadı. Şimdi ise tekrar ihale edilmesi için hazırlıklar yapılıyor. Aynı şekilde göletin DSİ tarafından yapılması için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunların yanında kış turizmine ve gelen misafirlerimize sunacak olduğumuz sosyal ve etkinlik alanlarımızı da hıdırnebi yaylasında hayata geçireceğiz” diye konuştu.Konuşmaların ardından yerel sanatçılar yöresel türküler seslendirirken, davul, zurna ve kemençe eşliğinde doyasıya horon oynandı.
Kadırga Yaylası’na yaptığı iki minarenin onun için anlamı çok büyük
20 Temmuz 2023 Perşembe - 11:15 Kadırga Yaylası’na yaptığı iki minarenin onun için anlamı çok büyük Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Özkürtün Beldesi sınırlarındaki Kadırga Yaylası’nda Fatih Sultan Mehmet Han’ın ordusu ile Cuma namazı kıldığı yere 22 yıl önce üstü açık camiyi yapan 83 yaşındaki minare ustası Mehmet Diner, yaptığı minareler içinde en çok bu iki minareyi seviyor. Mehmet Diner, üstü açık camide namaz kılmanın insanın sıkıntılarını giderdiğine ve ferahlattığına inanıyor.Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaylacılık kültürünün yaşatıldığı ender bölgelerden olan ve denizden 2 bin 200 metre yüksekte olan Kadırga Yaylası’nda kubbesi ve çatısı olmayan 2 minareli camiyi görmeye ve Cuma namazı kılmaya her yıl binlerce vatandaş geliyor.Yaylanın sembolü olan üstü açık caminin 22 yıl önce yapımında görev alan Trabzon Şalpazarlı minare ustası Mehmet Diner, yaptıkları bu minarelerin kendisini için anlamının çok büyük olduğunu söyledi. Diner, 1461 yılında bölgeyi Osmanlı topraklarına katan Fatih Sultan Mehmet Han’ın ordusu ile geçtiği Kadırga Yaylası’nda cuma namazı kıldığını ve namaz kıldığı alanın taşlarla çevrilerek yüzyıllar boyunca yaz aylarında aynı yerde Cuma namazlarının eda edildiğini hatırlattı."Minareleri yaparken rüyada anlatılan iki suyu bulduk ve camiyi o iki su arasına yaptık"Kenarları hayvanların girmemesi için bir adam boyunda kalın duvarla çevrili alana 22 yıl önce hayırseverlerin yardımı ile bir çift minare yaptıklarını belirten Diner “Ben çocukluk çağlarımda yaşıtlarımla beraber oyun oynamayı sevmezdim. Hep benden büyük yaşlıların sohbetlerine kulak misafiri olurdum. Üstü açık caminin yeri yıllar geçtikçe kaybolmuş, bilinmez olmuş. Yörede ismini bilemediğimiz bir alim zat varmış. Vefatından sonra bir gece rüyasında hanımına ‘Sen git bir dağa cami yap’ demiş. Kadın rüyasındaki eşinin söylemi üzerine bir ekip ile beraber buralara geliyor, geziyor buraları cami yapılacak yer olmadığından köyüne dönüyor. Evine dönen kadın o akşam vefat eden eşini yine rüyasında görüyor ve ‘O dolaştığın dağlarda iki tane su var, O iki suyun olduğu alana yapılacak cami’ diyor. Kadın ekibiyle beraber buraya tekrar geliyorlar. Burada cami yapılacak alanı keşfederek çalışmaya başlıyorlar. Zengin olan kadın kocasının vasiyeti üzerine bu çimene yapılmasına karar verdikten sonra taş toplatarak bu açık camiyi buraya yapıyor. Bu olaydan yıllar yıllar sonra biz buraya minareleri yaparken tıpkı bu anlatılan hikayede olduğu gibi minare yapmak için kazdığımız yerlerde kaynak suyu bulduk. Ona göre o iki minareyi öyle yaptık. Çıkan o sular için de su deposu inşa ederek üstü açık caminin ve minarelerinin inşaatını sorunsuz şekilde 2001 yılında 1 yıl içinde tamamladık. Bundan yıllar önce ‘O iki suyun arasına camiyi yapın’ denilmesinin manasını anlamış ve görmüş oldum” dedi."Bu minaler yaylanın sembolü oldu"Mehmet Diner, yaylanın sembolü olan caminin ve minarelerin yapımında görev yapmanın kendisi için bir gurur kaynağı olduğunu da ifade ederek “Bu yaylaya bu minareler güzel bir görüntü kattı. Bizde bu eserin ustalığını yaptığımızdan dolayı gururluyuz. Burada namaz kılmak insanın içindeki sıkıntıları atıyor insan ferahlıyor. Hava bozuk olduğu zamanlar namazı kılıp selam verene kadar yağan yağmur seni ıslamıyor ancak namaz bittikten sonra ise yağmur kendini bir anda bırakıyor. Burası böyle bir yer var, Allah’ın bir hikmeti var. Şuana kadar yurdun her yerinde sayısını bilmediğim kadar minare yaptım ama bu minarelerin hiçbiri beni bu iki minare kadar mutlu etmedi. Son 30 yıldır hep burada yaylada yaşıyorum. Elimden geldiği kadar bu camiye buraya hizmet ediyorum. İnşallah benden sonrada buraya bir hizmet eden olacaktır” ifadelerini kullandı.Yaz mevsimiyle birlikte Cuma günleri yaylada kurulan halk pazarı nedeniyle Kadırga Yaylasına Gümüşhane, Trabzon ve Giresun illerinden yaz aylarında yoğun talep oluyor. Yüzyıllardır her Temmuz ayının üçüncü cuma günü şenlik ve otçu göçünün yapıldığı yaylada tabanı doğal çimden oluşan, etrafında sadece duvar olan ve 2 minaresi bulunan üzeri açık camiye giren vatandaşlar ayakkabılarını duvarların üzerine koyduktan sonra çim üzerinde namazını kılıyor.
Özel İmperial Hastanesi’nin 16. yıl gururu
20 Temmuz 2023 Perşembe - 09:32 Özel İmperial Hastanesi’nin 16. yıl gururu Trabzon’da 2007 yılından bu yana sağlık sektöründe hizmet veren Özel İmperial Hastanesi 16. kuruluş yıl dönümünü kutluyor.Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Koç, bir çok ülkeden 52 bin yabancı hastanın tercihi olmaktan mutluluk duyduklarını belirterek geride bıraktıkları 16 yılda başarı hikâyesi oluşturduklarını kaydetti.Koç, hastanenin 16. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yaptığı açıklamada “20 Temmuz 2007’de 6 bin 500 m2 kapalı alanda 250 kişilik sağlık kadrosu ile Trabzon’a hizmet için çıktığımız bu yolda, bugün 11 bin 500 m2 alanda 60’ı alanında uzman hekimlerimiz olmak üzere, 450 personelle hizmetimize devam etmekteyiz. Bizler her yıl büyüyerek, güçlenerek, kalite standartlarımızı yükselterek ve hizmet çeşitliliğimizi artırarak yolumuza devam ediyoruz. Geride bıraktığımız 16 yılda özetle bir başarı hikâyesi oluşturduk. Bunu tüm çalışanlarımızla başardık. Deneyimli uzman kadromuz, teknolojiyi yakından takip etmemiz; tüm doktor, hemşire, sağlık personeli ve yöneticilerimizin özverili çalışmaları bu başarıda büyük rol oynuyor. Kaliteli sağlık hizmetimizi her geçen gün daha fazla sayıda insana ulaştırmak ise bize güç veriyor" şeklinde konuştu.Her geçen gün daha da büyüyerek, bölgenin referans hastaneleri arasında varlığını sürdürmeye devam ettiklerini ifade eden Koç “Kurulduğumuz günde yaşadığımız heyecan ve çalışma arzusundan hiçbir şey kaybetmeden hizmet çeşitliliği ve kalite standartlarını yükseltmeye devam ettik. Özel İmperial Hastanesi bugün sadece Trabzon’un ve çevre illerinin değil sağlık turizmi ile çevre ülkelerin tanıdığı bir sağlık kurumu haline geldi” dedi."16 yılda 14 bin bebek hastanemizde dünyaya gözlerini açtı, 213 bin ameliyat yapıldı"16 yıl boyunca milyonlarca hastaya şifa dağıtıldığını kaydeden Koç, istatistik verilere de dikkat çekti. Bir çok ülkeden 52 bin yabancı hastanın tercihi olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Koç, "Yaklaşık 5 milyon muayene işlemi (acil servis dahil), sahip olduğumuz teknolojik imkanlarla 213 bin ameliyat yapılarak tedavileri gerçekleştirildi. 14 bin bebek hastanemizde dünyaya gözlerini açtı. Bir çok ülkeden 52 bin yabancı hastanın tercihi olmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.Her zaman insana hizmet etmek şiarıyla yürüdüklerini kaydeden Koç “İlk günden bu yana gerçekleştirdiğimiz tüm bu başarılarımızın arkasında büyük bir insan gücü emeği yer alıyor. Kuruluşumuzun 16. yılı vesilesiyle, öncelikle bize güvenip canlarını bize emanet eden hastalarımıza, büyük bir özveriyle hizmet vermeye devam eden her kademedeki çalışma arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyor ve daha nice yıllar birlikte çalışmayı diliyorum” ifadelerini kullandı.
Tarihi ‘Sarayatik Sokak’ yenileniyor
19 Temmuz 2023 Çarşamba - 12:44 Tarihi ‘Sarayatik Sokak’ yenileniyor Trabzon’da Ortahisar Belediyesi, birçok tarihi binanın bulunduğu Sarayatik Sokak, Sarayatik Camii Sokak ve Çifte Hamam Sokak’ta Sokak Sağlıklaştırma Projesi başlattı.Altyapı çalışmalarından dolayı kilit parke taşlarıyla kaplı sokaklar bozulmalara uğrayarak yer yer de asfalt kaplama yapılmıştı. Ortahisar Belediyesi hazırlanan koruma amaçlı imar planında belirtilen tarihi sokaklarda dokusuna uygun ve iklim şartlarına elverişli taş kullanılması önerisi doğrultusunda başlattığı Sokak Sağlıklaştırma Projesi kapsamında; Sarayatik Camii Sokak’ta 745.54 m, Sarayatik Sokak’ta 107.20 m, Çifte Hamam Sokak’ta ise 258.35 m olmak üzere toplamda 1.111,09 m alanda sokak sağlıklaştırma çalışması yapıyor. Projede 50x20x8 cm ebatlarında doğal bazalt oluk taşı kullanılıyor.Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 12.07.2023 tarihinde ihale edilen projenin, 17.09.2023 tarihinde tamamlanacağını dile getirdi. Trabzon’un en eski yerleşim yerlerinin bulunduğu ve içinde birçok tarihi binayı barındıran alandaki çalışmaların tarihi dokuya uygun olarak yapılacağını belirten Başkan Genç, “Trabzon Basın Tarihi Müzesi ile birlikte birçok tarihi tescilli binanın yer aldığı Sarayatik bölgesinde sokak sağlıklaştırma çalışması başlattık. Projemizi 1.150.500,00 TL bedelle ihale ettik. Yaklaşık iki aylık bir çalışmadan sonra projemizi tamamlayacağız. Ve çok tarihi nadide binaların yer aldığı, eski mahalle kültürünün bir nebze de olsa hissedildiği bu sokaklarımızı doğal görünümüne uygun hale getireceğiz. İlerleyen zamanlarda cephe sağlıklaştırma projesini de hayata geçirdiğimizde bu bölge tarihi dokusuna en uygun hale bürünecek. Dolayısıyla tarih kenti Trabzon’un bu hüviyetine uygun bir projeyi daha hayata geçirmiş olacağız.” diye konuştu.