Yerel Haberler
Trabzon
21 Mayıs 2026 Perşembe - 13:03 Ertuğrul Doğan: "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık" Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, yeni mücadelelerinin ekonomik bağımsızlık olduğunu söyledi. Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor Dergisi’nin 240. sayısında yaptığı açıklamada, bordo-mavili kulübün geleceği için ekonomik bağımsızlık hedefini ön plana çıkardı. Doğan, Trabzonspor’un kalıcı gelir kaynaklarıyla geleceğe taşınacağını ifade etti. Başkan Doğan, göreve geldikleri ilk günden itibaren sadece saha içi başarılarına odaklanmadıklarını belirterek, kulübün geleceğini kurtarma mücadelesi verdiklerini ifade etti. Günümüz futbolunda güçlü olmanın yalnızca iyi kadro kurmakla mümkün olmadığını vurgulayan Ertuğrul Doğan, "Trabzonspor başkanlığı görevine geldiğimiz ilk günden beri şunu çok net bir şekilde ifade ettim. Bizim mücadelemiz sahada kazanılacak maçlarla sınırlı olmayacak. Biz aynı zamanda Trabzonspor’un geleceğini kurtarma mücadelesini vereceğiz" dedi. "Yeni mücadelemiz ekonomik bağımsızlık" Trabzonspor’un geçmişinde büyük zaferler ve tarihi mücadeleler bulunduğunu belirten Başkan Doğan, kulübün yeni hedefinin ekonomik bağımsızlık olduğunu söyledi. Doğan, "Bugün geldiğimiz noktada bizim yeni mücadelemiz artık ekonomik bağımsızlıktır. Bu yüzden ilk andan itibaren kulübümüzün geleceğini inşa edecek projeler için yoğun bir mesai harcadık" ifadelerini kullandı. Akyazı ve stadyum çevresinde gelir planı Ertuğrul Doğan, Kartal Projesi’nin yanı sıra Akyazı ve stadyum çevresinde planlanan yatırımlarla ilgili de açıklamalarda bulundu. Bordo-mavili kulübe düzenli gelir sağlayacak ticari alanlar için çalışmaların sürdüğünü belirten Doğan, Trabzonspor’u gelecek 20-30 yılın güçlü organizasyonu haline getirmek istediklerini söyledi. "Kalıcı gelir kaynaklarıyla inşa edilecek" Trabzonspor’un geleceğinin günü kurtaran hamlelerle değil, sürdürülebilir projelerle kurulacağını ifade eden Başkan Doğan, "Biz Trabzonspor’u bugünün yarışmacı takımı olarak görmüyoruz. Biz Trabzonspor’u gelecek 20-30 yılın güçlü organizasyonu yapmak istiyoruz. Trabzonspor’un geleceği, günü kurtaran hamleler yerine kalıcı gelir kaynaklarıyla inşa edilecek" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve siyasilere teşekkür Başkan Ertuğrul Doğan, projelerde destek veren isimlere de teşekkür ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na, eski Bakan ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu’na, milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın, Mustafa Şen ve Vehbi Koç’a, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’e ve eski Bakan Berat Albayrak’a teşekkür etti. "Trabzonspor tarihinin en büyük finansal hamlelerinden biri" Göreve geldiklerinde kulübün ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Doğan, vergi yükleri, banka borçları ve faiz baskısıyla mücadele ettiklerini ifade etti. Yapılan sermaye artırımıyla Trabzonspor tarihinin en büyük finansal hamlelerinden birine imza attıklarını kaydeden Başkan Doğan, borç yükünü ciddi oranda aşağı çektiklerini söyledi. "Hedef sadece borç azaltmak değil" Ertuğrul Doğan amaçlarının sadece mevcut borcu azaltmak olmadığını vurgulayarak, "Hedefimiz, Trabzonspor’un bir daha bu ekonomik darboğazlara düşmeyeceği sistemi kurmaktır. Bu yüzden projeler bizim için hayati önem taşımaktadır. Yarın çok daha güçlü bir Trabzonspor göreceksek, bunun sebebi bugün atılan adımlar olacak" dedi. Açıklamasının sonunda bordo-mavili camiaya birlik mesajı veren Başkan Doğan, Trabzonspor’un kupalarla büyümüş büyük bir kulüp olduğunu ifade ederek, ekonomik olarak güçlü, bağımsız ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak için çalıştıklarını söyledi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:51 Ziraat Türkiye Kupası bu sezon Anadolu’da kalacak Türk futbolunun en köklü organizasyonlarından biri olan Ziraat Türkiye Kupası’nda bu sezon tarihi bir final oynanacak. Trabzonspor ile Konyaspor, kupada ilk kez finalde karşı karşıya gelirken, son üç sezondur İstanbul takımlarına giden kupa da yeniden Anadolu’ya taşınacak. 64. Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile Konyaspor yarın saat 20.45’te Corendon Airlines Park Antalya Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. 1962-1963 sezonunda Galatasaray’ın ilk şampiyonluğuyla başlayan Türkiye Kupası, yıllar içerisinde farklı isimlerle oynandı. 1980-1981 sezonunda Federasyon Kupası adıyla düzenlenen organizasyon, 1992-1993 sezonundan itibaren yeniden Türkiye Kupası adını aldı. Son 3 sezonun ardından kupa Anadolu’da kalacak Türkiye Kupası’nda son üç sezonda İstanbul takımları şampiyon oldu. 2022-2023 sezonunda Fenerbahçe, 2023-2024 sezonunda Beşiktaş ve 2024-2025 sezonunda da Galatasaray kupayı kazanırken, bu sezon kupa Anadolu ekiplerinden birinin müzesine gidecek. Trabzonspor üst üste 3. kez finalde Trabzonspor, Türkiye Kupası’nda üst üste 3. kez finale yükselme başarısı gösterdi. Karadeniz ekibi, 2023-2024 sezonunda Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynanan finalde Beşiktaş’a 3-2, 2024-2025 sezonunda ise Gaziantep’te Galatasaray’a 3-0 kaybetti. Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke ise bordo-mavili ekibi son iki sezonda finale taşıyan teknik adam olmayı başardı.
Karadenizli için "İmkansız" diye birşey yoktur, yapmak sadece zaman alır Karadenizli için "İmkansız"
19 Temmuz 2023 Çarşamba - 09:49 Karadenizli için "İmkansız" diye birşey yoktur, yapmak sadece zaman alır Karadenizli için "İmkansız" Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Hüseyin Kadıoğlu, ortalama 60 derece eğimli dik yamaçta bulunan yolu olmayan evine yük taşıma sorununu kendi geliştirdiği raylı sistem ile çözdü. İlçenin Çifteköprü mahallesi sakinlerinden Hüseyin Kadıoğlu, evinin tamirinde kullandığı inşaat malzemesini kapısına kadar getirecek yolu olmayınca sıra dışı bir yola başvurarak 110 metre uzunluğundaki yamaca demir raylar sererek ilkel bir raylı sistem yaptı. Kadıoğlu, kurduğu sistem sayesinde hem kendisinin hem evine gelenlerin ulaşımını sağlıyor hem de yük taşımacılığında kullanıyor. Doğu Karadeniz Bölgesinde yük taşımada kullanılan, çelik halat üzerinde hareket eden yörede ‘varangel’ olarak bilinen ilkel teleferiğe bu defa raylar üzerinde hareket edeni eklendi. Çelik konstrüksiyon aksamlı makineleri üreten Hüseyin Kadıoğlu, evinin tamirinde kullandığı malzemeleri kapıya kadar çekecek yolu olmayınca çareyi 110 metrelik dik yamaca raylı sistem kurmakta buldu. Kadıoğlu, inşaatta kullandığı 300 ton malzemeyi kendi geliştirdiği aparatla taşıdığını belirterek “Mesleğim makine imalatçılığı yani standart üretilmeyen özel işlerde kullanılan çelik konstrüksiyon aksamlı makineleri üretiyorum. Eski evimizi tamir etmek istedik ancak yolumuz olmadığı için buradan yük taşımak çok zordu. Ben de böyle bir aparat düşündüm makineyi yaptım yerine kurduk. İnşaatımızın bütün malzemesini bununla taşıdık. Burası meyilli ve dik bir arazi burada çalışmak değil yürümek bile zor. Böyle makinelerden mutlaka her mahalleye bir tane lazım. Bu ucuz bir sistem değil pahalı bir sistem. Ama kendi atölyemiz olduğu için fazla sıkıntımız olmadı. Boş zamanımızı değerlendirerek geniş bir zamana yayarak bunu yaptık. Elektrikle uzaktan kumanda ile çalışıyor. Elektrik kesilirse olduğu yerde kalıyor. Bu yörede böyle bir makine ilk kez yapıldığı için komşularımız binmekten korktular ancak beni bu makineyi kullanırken görünce yavaş yavaş alıştılar. Kendi canımı ortaya koyuyorum tehlikesi olsa üzerine çıkar mıyım? Makine 500 kilogram yük çeker tamamen kendi dizaynım. Bununla yaklaşık 300 ton yük taşıdım. İnşaat malzemesi taşıdığım için kabin yapmadım. İnşaatımız bitmek üzere inşallah daha modern bir şekilde oturma yerleri olacak daha geniş olacak şekilde yenisini yapacağım” diye konuştu. Çevre sakinlerinden Mustafa İmamoğlu ise yaptığı açıklamada “Evini yaptırmak için yol olmayınca kendisi de bu yolu seçti. Evin yapımında kullanılan bütün malzemeyi kendi yaptığı varangelle kapısına kadar getirdi. Bunun örneği Zonguldak’ta maden ocaklarında var. Buralarda başka örneğini görmedim. Bunun tasarımı biraz daha farklı emniyet açısından da daha güvenli. Ev ile başlangıç yeri arasındaki mesafe yaklaşık 100 metre. Kendisi çok iyi bir usta çok güzel yapmış” dedi. Bekir Koca - Tolga Şahin
Akçaabat 31. Uluslararası Müzik ve Halk Oyunları Festivali 20-23 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek
18 Temmuz 2023 Salı - 14:15 Akçaabat 31. Uluslararası Müzik ve Halk Oyunları Festivali 20-23 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek Akçaabat Belediyesi tarafından organize edilen ve geleneksel hale gelen 31. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali için basın toplantısı düzenlendi.Basın toplantısına Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Cumhurbaşkanlığı İletişim Trabzon Bölge Müdürü Murat Güler, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Basın Daire Başkanı Metin Şahin, Trabzon Basın İlan Kurumu Müdürü Ali Nuhoğlu, Trabzon Gazeteciler Cemiyet Başkanı Ersen Küçük ve davetliler katıldı.20-23 Temmuz 2023 tarihleri arasında gerçekleşecek olan 31. Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivali’nin basın toplantısında açıklamalarda bulunan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, “Temel belediyecilik çalışmalarımızın yanında şehrimizin kültürel ve sosyal hayatına katkıda bulunmak için faaliyetler düzenlemeye önem veriyoruz. Geçmiş dönemlerden bu yana yapılan faaliyetlerimizi ve organizasyonlarımızı çeşitlendirerek ve arttırarak hayata geçiriyoruz. Akçaabat’ın kültür ve sanat hayatını canlandıracak etkinliklerimizi çeşitlendirerek arttırıyoruz. Geleneksel hale getirdiğimiz festivalimizde. 31.’sini gerçekleştireceğimiz Uluslararası Akçaabat Müzik ve Halk Oyunları Festivalimizde Akçaabat Belediyesi olarak öncelikli hedefimiz bölgemizin zenginliklerini ülke genelindeki hemşehrilerimizle paylaşmak ve turizm potansiyelimizi arttırmaktır. Ayrıca, halkımızla bir araya gelmek, hemşerilerimizin kaynaşmasına vesile olmak, kültürümüzü birlikte yaşamak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak da hedeflerimiz arasında yer alıyor. Zengin bir kültüre, tarihe ve coğrafyaya sahip olan bölgemizde düzenlediğimiz festivalimizde horondan halkoyunlarına, spordan sanata, yayla şenliğinden ünlü sanatçıların konserlerine kadar her şey var” dedi.2019 yılında göreve geldiğinde ilçedeki doğalgaz abonesi sayısının 6 bin 14’den bugün 22 bin 158 ‘e ulaştığını belirten Ekim “Eski Tekel binasını en az 4 yıldızlı otel olarak turizme kazandırıyoruz. 1 ay içerisinde açılışı yapılmış olur. Söğütlü Mahallemizde Kültür Merkezi inşaatımız devam ediyor. Söğütlü sahilinde spor lisesi inşaatı yüzde 90 tamamlandı. Yaylacık sahilinde yarı olimpik yüzme havuzumuzun inşaatı başladı. Akçaabat Sahil Parkta yenileme çalışmalarımız devam ediyor. Akçaabat Pazar Yeri ve Katlı Otopark İnşaatında sona gelindi. Akçaabat Merkezde, düğün salonu olarak kullanılan belediyemize ait olan yerde Kadınlara yönelik spor salonu inşaatımızda sona yaklaşıldı. Belediyemiz önü Atatürk Bulvarında bir düzenleme çalışması gerçekleştiriyoruz. Şinik OSB’nin 1. Etabı tamamlanarak 2. Etap Kamulaştırma çalışmaları devam ediyor. Ulaşım konusunda ise Pulathane Bulvarında iki kavşak hariç Yıldızlı Yenimahalle arası yolun inşaatı tamamladı. Yaylacık (Osmanbaba) ve Harmancık kavşakları tamamlandığında ise Yıldızlı-Yenimahalle arası ulaşım kesintisiz sağlanacak. Güney Çevre Yolu’nun acele kamulaştırma kararı Cumhurbaşkanlığımız tarafından yayınlandı. Tüm bu çalışmaların ilçemize kazandırılmasında bizlere destek veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bakanlarımıza, milletvekillerimize, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Murat Zorluoğlu’na, il ve ilçe başkanlarımıza, hayırsever iş insanlarına ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Başlıklar halinde özetlemek gerekirse bu ve bunun gibi daha birçok çalışmayı ilçemize kazandırdık ve kazandırmaya devam ediyoruz. Akçaabat için daha yapacak çok işimiz var” şeklinde konuştu.
Trabzon’da şaşırtan tabela
18 Temmuz 2023 Salı - 10:19 Trabzon’da şaşırtan tabela Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde yol üzerinde bulunan tabelanın, aynı mahallenin yolunu hem sağ taraftan hem de sol taraftan gidilir şekilde okla göstermesi şaşkınlığa neden oluyor. Dışarıdan gelenler doğru yolu bulmak için çevredekilerden yardım almak zorunda kalırken, yolun 2-3 kilometre sonra aynı yerde birleştiği belirtildi.Çevre sakinlerinden Mustafa Öztürk, dışardan gelenlerin bazen yolu şaşırdığını kaydederek, "Mahallemiz çift mahalle, biri alt, biri üst kısımdan oluşuyor. Genellikle dışarıdan gelenler bazen yolu şaşırıyor, biz de kendilerine yolu tarif ediyoruz. Dolayısıyla mahallenin tam yabancısı olanlar için yolu bulmak da zor olabiliyor" dedi.Her gün 10 kadar kişiye yolu tarif ettiğini belirten çevre sakinlerinden Mürsel Kaya, mahalleye iki yoldan da gidildiğini belirterek "Çifteköprü Mahallesi’ne iki yoldan da gidilir. Dolayısıyla yol, üst tarafta yine Çifteköprü Mahallesi’nde birleşiyor. Tabelada iki ayrı yöne Çifteköprü yazısı olması yolun hem yolun sağından hem de yolun solundan gidilmesi için. Çifteköprü Mahallesi’ne gitmek isteyen genellikle bana soruyor. Sormayanlar ise yolun yukarı kısmına kadar gidip tekrar geri dönerek bu defa bana soruyor. Dolayısıyla günde 10 kadar kişiye yolu tarif ediyorum, herkes beni tanıyor. Tabela açık adresi gösterilmesi için yazıldı ancak yine de yolu karıştıranlar oluyor. Buradan gidip geri dönenlere, ’neden giderken sormadın’ dediğimde o zaman da bana ’yanlış yaptım’ diyorlar. Daha sonra yolu tarif ederek istediği yere gönderiyorum. Yol yaklaşık 2-3 kilometre yukarıda birleşiyor" diye konuştu.
Türkiye’de ayı popülasyonu arttı, tehlike büyüdü
16 Temmuz 2023 Pazar - 11:53 Türkiye’de ayı popülasyonu arttı, tehlike büyüdü Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde sıkça görülmeye başlayan ayılar risk haline gelmeye başladı. Prof. Dr. Şağdan Başkaya, ayı popülasyonun çok ciddi bir şekilde arttığını belirterek, “Ayı artık her yeri sarmaya başladı. Sahilden başlayarak dağların tepesine kadar her yerde karşımıza çıkmaya başladı. Eskiden hiç görülmeyen yerlerde artık görülmeye başladı. Şikayetler arttı” dedi.Türkiye’de son yıllarda sayıları giderek artan ayılar, şehir merkezlerine inmeye başladı. Her yıl çok sayıda insanın yaralanmasına sebep olan ayılar, ayrıca yayla evlerine girerek hasara yol açıyor. Türkiye’de özellikle Doğu ve Batı Karadeniz başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’nde de sıkça görülmeye başlayan ayılara yönelik adım atılması gerektiğini belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şağdan Başkaya, “Ülkemizde ayı sorunu yıllardır mevcut bir sorun. Giderek artıyor. Bu sorunun çözümüne yönelik önerimiz var. Ancak her şeyden önce bu önerilere kulaklarını tıkamamaları gerekiyor. İyiye doğru değil, sürekli kötüye doğru giden bir gidişat var. Yasal olarak ayı koruma altında, sürekli artıyor. Bir ayı yavrusuna sadece diğer büyük yırtıcılar zarar verebilir. Ama rekabet ayıyı önlemeye, perdelemeye yetecek bir rekabet değil. Ülkemizde besin kaynakları artıyor. Ayı bitkisel beslenen bir hayvandır, ancak et bulduğunda bunu kulak arkasına atmaz. Hem et hem de ot yiyebilen hayvandır. Bu sefer insanların kendisine de zarar verebiliyor. Yılda ortalama 2 insanımızın ölümüne sebep olan, birçok yaralanmaya da sebebiyet veren, ayrıca maddi zararlara da konu olan ayı ile ilgili maalesef çözüm noktasında attığımız hiçbir adım yok. Biz sadece önlemeye yönelik işte arı kovanları şu şekilde korumaya alın, bahçelerimizin etrafını şu şekilde elektrikli telle çevirelim, grup halinde yürüyüş yapalım, bunları anlatıyoruz ama bunlar ayı sorununu azaltıcı şeyler değil” dedi.“Herkes ayıya bir yerlerde rastlamaya başladı”Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin bazı bölgelerinde ayı popülasyonun dünya ortalamasının üzerinde olduğunu kaydeden Başkaya, “Ayının her yıl 2-4 arasında yavrusu oluyor. Büyük bir ihtimalle bunların bir tanesini büyütüyor, yani sürüye katıyor. Ayılar her yıl böyle birer ikişer yavru büyütürse popülasyon iyice dolup taşıyor. Bugün Türkiye’de dünya ortalamasının üzerinde diyebileceğimiz ayı popülasyonuna sahip yerlerimiz var. Doğu ve Batı Karadeniz’de, Doğu Anadolu’da önde olan yerlerimiz var. Türkiye’nin diğer bütün bölgelerinde de ayı popülasyonları var fakat çok yüksek olduğu yerlerden bahsediyoruz. Biz çok yüksek olduğu yerlerde önlem almazsak elbette insanımız bununla karşılaşacak. Köyler ve yaylalar artık eskisi gibi kalabalık değil. Hayvancılık yapan yok. Bugün Kaçkar dağına gitseniz sütü aşağıdan getiriyorlar. Yumurtayı aşağıdan getirtiyorlar. Kırsalda bu kadar insanın az olmasına rağmen ayı ile karşılaşmalar bu kadar artıyorsa durup düşünmek lazım. Kırsalda hem insan az hem de ayı karşılaşması artıyor. Ortada çok net bir sorun var demektir. Demek ki ayı popülasyonu çok ciddi bir şekilde arttı. Ayı ile karşılaşma haberlerini çok sık duyar olduk. Her yürüyüş grubundan artık ayı ile ilgili bir çekim gelmeye başladı. Herkes ayıya bir yerlerde rastlamaya başladı. Ayı artık her yeri sarmaya başladı. Sahilden başlayarak dağların tepesine kadar her yerde karşımıza çıkmaya başladı. Eskiden hiç görülmeyen yerlerde artık görülmeye başladı. Şikayetler arttı. Yayla evlerini kırıyor, zarar veriyor diye haberler çıkıyor ama o zarara can kurban. Biz insanımızı kurban veriyoruz, yaralananlar oluyor” ifadelerini kullandı.
Yaylalara gideceklere uzmanından uyarı
15 Temmuz 2023 Cumartesi - 10:02 Yaylalara gideceklere uzmanından uyarı Karadeniz Bölgesi’nde sıcakların arttığı bu günlerde yaylalar başta olmak üzere yüksek rakımlı yerleri tercih edenlere sağlık yönünden olumsuzluklarla karşılaşmaları için uzmanlardan uyarı geldi.Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, sağlıklı ve kronik hastalığı olmayan kişiler için yaylaların çok ideal bir yaşama alanı olduğunu belirterek özellikle kronik hastalığı, kalp yetmezliği, KOAH, ya da akciğer sertleşmesi gibi hastalığı olanların yüksek rakımlı yerlere çıkmaları sağlık sorunlarını artırabileceğini kaydetti.Sağlıklı ve kronik hastalığı olmayan kişiler için yaylaların bu mevsimde çok ideal bir yaşama alanı olduğunu kaydeden Özlü, “Sağlıklı ve kronik hastalığı olmayan kişiler için yaylalar bu mevsimde çok ideal bir yaşama alanıdır. Hakikaten oralarda hem hava akımı daha fazla, daha nem miktarı az, kirleticilerde de çok yok, gerçekten ideal. Ancak yaşlı hastalarda özellikle kronik hastalığı varsa kalp yetmezliği gibi ya da KOAH gibi ya da akciğer sertleşmesi gibi hastalığı olanlar eğer oksijen basınçları kanda düşükse oksijen satürasyonları düşükse onların yüksek rakımlı yerlere çıkmaları sorunlarını artabilir oksijensiz kalabilirler nefes darlıkları artabilir. O açıdan bu tür hastaların hekimlerine danışmalara lazım yani yüksek rakımlı bir yere yada yaylaya çıkabilir miyim diye doktorundan onay almalarını tavsiye ederim. Bunun dışında yaylalara çıkmak sağlıklı kişiler için çok iyi bir çözüm. Orada da şuna dikkat etmek lazım: yüksekte güneş ışınları daha yakından ulaşacağı için güneş altında çok kalmamak lazım. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği saat 10.00-16.00-17.00 arasında doğrudan güneş altında olmamalı gölgede oturabilirsiniz. Güneşte kalırsanız cilt yanıkları güneş çarpması daha kolay oluşabilir. Yaylaların bazısında ağaçlar, ormanlar var ama bazısında gölgelik bulmak zor olabilir bu nedenle tedbirli olmakta yarar var” diye konuştu.Hava akımının olduğu yerde vakit geçirmeye çalışınHava sıcaklığının arttığı bu günlerde çok daha dikkatli olunması gerektiğine dikkat çeken Özlü, hava akımının olduğu yerlerde vakit geçirilmesini öğütleyerek, “Sıcak havalar başladı önümüzdeki günlerde daha da ısınacak gibi görünüyor. Dikkatli olmamız gerekiyor. Özellikle bebekler, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanların bu sıcak havalardan kendini iyi koruması şart. Bilhassa gündüz güneşin dik olarak geldiği saat 10.00 ile 16.00-17.00 arasında güneş altında dolaşmamak gerekiyor. Bu saatlerde doğrudan güneş ışığına maruz kalmamak lazım gölgede oturmayı tavsiye ederim. Hava akımının olduğu yerde vakit geçirmeye çalışın kapalı hava akımı olmayan yerlerde sıcak basmaları sıcak çarpmaları olabilir. Doğrudan güneş altında güneş çarpması da olabilir. Dikkat etmek lazım, şemsiye kullanabilirsiniz şapka kullanabilirsiniz. Sıcaklarda sentetik kumaşlardan yapılmış giysiler giyilmemeli daha çok bol rahat kıyafetler özellikle hafif pamuklu, ipek tarzı olabilir hava geçiren kıyafetler olmalı. Bol sıvı tüketilmesi gerekiyor doğal olarak suyu çok içmelisiniz. Eğer özel bir diyetiniz yoksa maden suyu maden sodası tuzlu ayran bu havalarda en iyi içecekler. Çok ağır yemekler, tıka basa yemek yenilmemeli küçük porsiyonlar halinde sık yenilebilir. Özellikle sıvı tüketimi çök en önemli geliyor su tüketmek lazım. Eğer tansiyon, kalp hastası, akciğer hastalığınız varsa özellikle de idrar sökücü ilaçlar kullanıyorsanız sıcak havalarda terlemeniz artabileceği için bu ilaçlara bağlı sorunlar yaşayabilirsiniz tansiyonunuzda sorunlar olabilir dalgalanmalar olabilir. O açıdan herhangi bir şikayetiniz, sorununuz olduğunda mutlaka hekiminize tekrar danışmalısınız mevcut ilaçların değişimi veya düzenlenmesi konusunda. Güneşte olduğunuz zaman güneş gözlüğü kullanmanız renkli gözlük kullanmanız gerekiyor. Dikkatli olmak lazım güneş ve sıcak havalarda sıvı kaybı çok fazla oluyor. Eğer kaybettiğiniz sıvıyı yerine koymazsanız sıcak çarpması olayı ile karşılaşabilirsiniz. Özellikle bebeklerde ve yaşlılarda bu olay çok daha hızlı bir şekilde ortaya çıkar” diye konuştu.