Yerel Haberler
Trabzon
Ertuğrul Doğan’ın İbrahim Turgut üzüntüsü 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:42:00 Trabzonspor Kulübü ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan, Çaykur Rizespor Başkanı İbrahim Turgut’un olağanüstü kongre kararı alarak yeniden aday olmayacağını açıklamasını üzüntüyle karşıladığını açıkladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Ertuğrul Doğan, "Görev süresi boyunca Çaykur Rizespor için büyük bir özveriyle çalışan, zamanını ve emeğini kulübünün geleceği adına samimiyetle ortaya koyan Sayın Turgut; sağduyulu yaklaşımı, yapıcı tavrı ve çözüm odaklı duruşuyla Türk futboluna çok önemli katkılar sunmuştur. Kulüpler Birliği Başkan Yardımcılığı görevinde bana yol arkadaşlığı yapan Sayın İbrahim Turgut ile birlikte, Türk futbolunun gelişimi adına birçok konuda ortak fikir alışverişinde bulunduk, çözüm üretmek adına mücadele verdik. Futbolumuzun sorunlarına karşı gösterdiği hassasiyet ve kulüplerimizin geleceğine dair ortaya koyduğu vizyon her zaman takdiri hak etmiştir. Aynı zamanda Karadeniz futbolunun birlik ve beraberlik ruhunu önemseyen bir anlayışla, Trabzonspor ile komşumuz Çaykur Rizespor arasındaki dostluk bağlarının güçlenmesine de değerli katkılar sağlamıştır" ifadelerini kullandı. İbrahim Turgut’un Rize futbolu adına iz bırakan başkanlardan biri olduğunu da belirten Doğan, "Değerli kardeşim İbrahim Turgut’a Türk futboluna ve Çaykur Rizespor’a sunduğu katkılar için teşekkür ediyor, bundan sonraki yaşamında sağlık, huzur ve başarı diliyorum. Çaykur Rizespor camiasına da olağanüstü kongre sürecinde hayırlı sonuçlar temenni ediyorum" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:59 Prof Dr. Tevfik Özlü: "Hanta Virüsü nedeniyle bir pandemi ihtimali gözükmüyor" Kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan hanta virüsü vakaları dünya genelinde endişeye neden olurken, uzmanlar virüsün Kovid-19 kadar hızlı bulaşmadığını ve yakın dönemde bir pandemi riskinin düşük görüldüğünü belirtiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Tevfik Özlü, özellikle tahliye edilen yolcuların karantina süreçlerinin dikkatle yönetilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bazı hanta virüsü türlerinin yüzde 50’ye varan ölüm riskine sahip olduğunu söyledi. Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan hanta virüsü vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Virüsün uzun yıllardır bilinen bir hastalık etkeni olduğunu belirten Özlü, mevcut tablonun endişe oluşturduğunu ancak yakın bir pandemi riskinin görülmediğini ifade etti. Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Hanta virüsler aslında eskiden beri bildiğimiz insanda hastalık yapan virüsler arasında yer alıyor ama şu anda bir gemide bu salgınının ortaya çıkması endişeye, korkuya ulaştı. Yakın pandemi oluşma ihtimali görülmüyor. Hanta virüsler Kovid gibi kolay bulaşan virüsler değil. Gemide hastalığa neden olan tipi insandan insana bulaşabiliyor ama çok kolay ve hızlı bulaşan bir virüs değil. Bu uzun süreli yakın temas ile bulaşıyor. Dolayısıyla burada hızlı yayılma ve replikasyon olmadığı sürece bir pandemiye dönüşme riski bence çok afaki olur. Dünya Sağlık Örgütü gibi örgütler yakın bir pandemi riski görmediklerini açıkladılar" dedi. "Türkiye’de yıllardır tek tük vakalar görülüyordu" Hanta virüslerinin zaman zaman lokal ve sınırlı salgınlara yol açtığını kaydeden Özlü, Türkiye’de de yıllardır tek tük vakaların görüldüğünü söyledi. Özlü, "Ancak zaman zaman böyle lokal, sınırlı ölçüde salgınlar bu hanta virüsler de görülüyor. Ülkemizde de yıllardır tek tük vakalar şeklinde görmeye devam ediyoruz. Daha çok bizde görülen böbrek yetmezliği ilerleyen ateşli kanama tablosuyla seyreden bir form ama şu anda gemide ortaya çıkan ateş ve ateşin ardından da akciğer yetmezliğini, ödemine ilerleyen form. Bu formun daha ölümcül olduğunu biliyoruz. Yüzde 50’ye kadar ölümcül olabiliyor" ifadelerini kullandı. Şu ana kadar 11 vakanın tespit edildiğini belirten Özlü, karantina sürecinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Özlü, "Şuana kadar 11 vaka tespit edildi ama tahliye edilen yolcular arasında da karantina devam ediyor. Bu süreç içerisinde belki yeni vakalar da çıkabilecek. Bence çok panik yapılacak, abartılacak bir risk gibi görünmüyor ama mutlaka bu sürecin iyi üretilmesi lazım. Nitekim bu gemiden tahliye edilen yolcuların bir kısmının ülkelerine gönderilmesi sürecinde uçakla taşındığı ve bu uçakla taşınan yolcuların bazısında sonradan hastalık tablosunun geliştiği ortaya çıktı. Uçaktaki diğer yolculara acaba bu ulaştı mı diye bir telaş doğurdu. Şimdi uçaktaki yolculara ulaşıp onların takibini başlatmak gerekiyor" diye konuştu. "Karantina süreçlwri dikkatle takip edilmeli" Türkiye’ye getirilen yolcuların karantina süreçlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Özlü, "Onun için bu gemiden tahliye edilen ve ülkemizden getirilen yolcular var. Bunların karantina sürelerinin iyi yönetilmesi çok önemli. Uzun bir karantina dönemi var. 6 haftaya kadar uzuyor. Dolayısıyla bu insanlar ben iyiyim, bir hastalığım yok, şikayetim yok diye düşünebiliyorlar hatta test yapılıyor test negatif çıkıyor. Dolayısıyla ben de yok diye düşünebiliyorlar ama sonradan tekrar pozitife dönüşebilir. O açıdan karantina sürelerini çok dikkatli olması, dışarıya çıkmamaları, yakınlarıyla temas kurmamaları böyle bir sargının yayılmasını önlemek açısından odaklanılması gerekiyor" dedi. "Norovirüs kaynaklı salgınlar da var" Öte yandan kruvaziyer gemilerinde görülen bir diğer salgının ise norovirüs kaynaklı olduğu belirtildi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, "Norovirüs salgını da yine bir kruvaziyer gemisinde ortaya çıktı. Bir kişinin hastalandığını ve bu gemiden tahliye edildiğini biliyoruz. Norovirüsler aslında çok sık gördüğümüz karşılaştığımız daha çok bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı gibi yakınmalara yol açan virüsler. Kolay bulaşır. Kirlenen el ve diğer çevre yüzeylerden, gıdalardan ulaşabilir. Norovirüs tek bir virüs değil grup bir virüs. Özellikle yaz döneminde seyahatler oluyor. Otellerde ve restoranda ortak açık büfe yemeklerde bulaşma riski yüksek. Genel hijyene dikkat edilmesi lazım. Bu tür virüslerde bizi koruyacak en önemli şey el hijyeni ve ortak kullanılan eşyaların iyi temizlenmesidir. Standart prosedürlere dikkat edilirse bir sorun olmayacaktır" ifadelerini kullandı. "Spesifik bir ilaç veya aşısı yok" Hanta virüsü ve norovirüse karşı spesifik bir ilaç ya da aşının bulunmadığını belirten Özlü, tedavide destekleyici yöntemlerin uygulandığını söyledi. Özlü, "Hanta virüs ve norovirüs için spesifik bir ilaç ya da aşı yok. Ama genel itibarıyla destek tedavileri uygulanır. Bulantı, kusma olduğu zaman onu yönetecek ilaçlar, sıvı dengesinin sağlanması, ateşin düşürülmesi, ağrının kesilmesi gibi tedaviler uygulanır. Ağır formlarda tabi daha ileri destekler uygulanacaktır. Hanta alta virüs içinde öyle yani çok özel bir tedavisi yok destek tedavisi uygulanır" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:39 Trabzonspor, Gençlerbirliği’ni konuk edecek Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında Trabzonspor, yarın sahasında Gençlerbirliği ile karşılaşacak. İki takım arasında ligde oynanan 73 maçta bordo-mavililerin üstünlüğü bulunuyor. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında Trabzonspor, yarın saat 20.00’de Gençlerbirliği’ni konuk edecek. Müsabakayı hakem Atilla Karaoğlan yönetecek. Karaoğlan’ın yardımcılıklarını ise Ceyhun Sesigüzel ve Suat Güz yapacak. Başkent temsilcisi kümede kalma mücadelesi verirken, bordo-mavililer ise maçtan galibiyetle ayrılarak sezonu moralli kapatmayı hedefliyor. Ligde 74. randevu Trabzonspor ile Gençlerbirliği ligde 74. kez karşı karşıya gelecek. İki takım arasında bugüne kadar Süper Lig’de oynanan 73 maçta Trabzonspor 41 galibiyet elde ederken, konuk ekip Gençlerbirliği ise 13 galibiyet aldı. 19 maç ise beraberlikle sonuçlandı. Karadeniz ekibinin 140 golüne, Gençlerbirliği 71 golle yanıt verdi. Trabzon’daki karşılaşmalar Bordo-mavililer, kırmızı-siyahlılara karşı sahasında oynadığı 36 lig maçında 25 galibiyet, 7 beraberlik, 4 mağlubiyet aldı. Trabzonspor evinde 84 gol atarken, kalesinde ise 30 gol gördü. Gençlerbirliği’nin 13 sezondur Trabzon’da galibiyeti yok Gençlerbirliği’ne en son 2011-2012 sezonunda evinde 2-1 mağlup olan Karadeniz ekibi, söz konusu dönemden sonra başkent temsilcisine evinde yenilmedi. Ankara ekibinin Süper Lig’de mücadele ettiği sezonlarda ise Trabzonspor 6 galibiyet, 2 beraberlik aldı. İki takım arasında unutulmayan maç İki takım arasında 27 Mayıs 1973 tarihinde unutulmaz bir maç hikayesi yaşandı. TFF 2. Lig’de Kayserispor ile şampiyonluk mücadelesi veren Trabzonspor, evinde son haftadaki rakibi Gençlerbirliği karşısında alacağı 4-0’lık galibiyet 1. Lig’e taşıyacaktı. Ancak Ankara temsilcisinin maça çıkmaması üzerine Türkiye Futbol Federasyonu kırmızı-siyahlı takımı 3-0 hükmen mağlup saydı ve Orduspor’u 1-0 mağlup eden Kayserispor 1. Lig’e çıkan takım olmuştu. Söz konusu dönemde 39 puan ve 16 gol averajı elde eden sarı-kırmızılı ekip bir üst lige çıkarken bordo-mavili takım ise 39 puanla 15 averajda kalmasıyla birlikte 1 yıl gecikmeyle 1. Lig’e şimdiki adıyla Süper Lig’de boy gösterdi. 2020-2021 sezonunda yaşandı Süper Lig’in 2020-2021 sezonunda 21 takımın mücadele ettiği dönemde, ligin son haftasında Trabzonspor ile Gençlerbirliği rakip olurken, bordo-mavililerin 2-1’lik galibiyeti sonrası Başkent ekibi küme düştü. Söz konusu sezonun ardından bu sezon tekrar Süper Lig’e yükselen Gençlerbirliği yine benzer bir maçta kümede kalma savaşı verecek.
Belediye eski başkanlarından Niyazi Sürmen son yolculuğuna uğurlandı
30 Aralık 2023 Cumartesi - 16:12 Belediye eski başkanlarından Niyazi Sürmen son yolculuğuna uğurlandı Tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybeden Trabzon eski belediye başkanlarından Niyazi Sürmen için bugün son yolculuğuna uğurlandı. Trabzon’da 2002-2004 yılları arasında Trabzon Belediye Başkanlığı yapan, AK Parti kurucu üyesi Niyazi Sürmen için Atatürk Alanı’ndaki tarihi belediye binası önünde tören düzenlendi. Törene Vali Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Atilla Ataman, önceki dönem bakanlardan Faruk Nafiz Özak, İl Başkanı Sezgin Mumcu, eski milletvekili ve Belediye Başkanı Asım Aykan, belediye başkanları, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Tören, Niyazi Sürmen’in özgeçmişinin okunmasıyla başladı. Sürmen ailesi adına konuşan Trabzon eski Belediye Başkanı ve Milletvekili Asım Aykan, “Yaklaşık 50 yıldır beraberiz. Gülen adamı yolcu ediyoruz, Allah ebediyen güldürsün inşallah. Niyazi Babayı yolcu ediyoruz. Allah mekanını cennet etsin. Bu dünyada güldüğü gibi ahirette de gülmeyi nasip eylesin" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Atilla Ataman ise şehrin çok önemli bir değerini kaybettiğini belirterek “Trabzon’umuza, belediyemize, belediye çalışanlarımıza ve aileye başsağlığı diliyorum. Doğrusu belediye başkanları için ‘şehr-ül emin’ denilir. Niyazi Abi seçilmediği dönemde de şehr-ül emindi. Çok farklı bir karakter benim açımdan bakıldığında. Önemli olan ailenin fertleri içerisinde bu boşluğu dolduracak gençlerin çıkmasıdır. Bu Sürmen ailesine bir vasiyet niteliğindedir. Şehir çok önemli bir değerini kaybetti. Allah gani gani rahmet eylesin. Şehrimizin babası konumundaydı” ifadelerini kullandı. Tören sonrası eski Belediye Başkanı Niyazi Sürmen, İskenderpaşa Camii’nde ikindi namazı sonrasında kılınan cenaze namazının ardından Sürmene’deki aile kabristanlığında toprağa verildi.
Saklı sandıktakiler gün yüzüne çıktı
30 Aralık 2023 Cumartesi - 09:27 Saklı sandıktakiler gün yüzüne çıktı Çeyiz kültürü açısından zengin bir öğelere sahip Trabzon’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından düzenlenen ’Saklı Sandıklar Sergisi’ ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Çeyiz sandığından kanaviçeye kadar her türlü gelinlik süs eşyasının yer aldığı sergi ile yörenin gelenek, görenek ve sosyal yaşantısını yansıtan kültürün sandıklardan çıkartılarak, desen ve motiflerini kayıt altına alınması ve günümüz ile buluşturulması amaçlıyor. Trabzon ve komşu illeri içine alan uzun soluklu araştırmalarda ziyaret edilen köy ve kasabalarda özellikle sandık çeyizi olarak nitelendirilen, işlemeler, danteller, oyalar, beyaz işler ve yöresel kıyafetler serginin öne çıkan eşyalarını oluşturuyor. Sergi ile ilgili konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, sergiyi herkesin görmesini arzu ettiklerini belirterek “Trabzon Olgunlaşma Enstitüsünün bu sandıktan geçmişten günümüze ve geleceğe aktardığı güzel mirasımızı herkesin görmesini arzu ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak enstitülerimizi destekliyoruz. Sayın bakanımızın ve Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin rehberliğinde bu güzel eserleri hem toplumumuza hem gençlerimize örnek olarak mirasımızın geçmişimizin güzelliklerini geleceğe aktarılması açısından bu tür tip sergilerin önemi çok büyük. Şahsen mutlu oldum, gurur duydum. Kadınlarımızın, kızlarımızın bu el emeği göz nuru yürek zenginlikleriyle işledikleri bu kıymetli eserlerle tanıştığım için dokunmaya kıyamadık, bakmaya doyamadık. Bunların devamının gelmesini arzu ediyoruz. Sadece ulusal değil uluslararası düzeyde de bu tip çalışmalar devam etmekte daha da güzelleşerek devam edecek. Burada bir mirasın korunmasıyla birlikte aynı zamanda sanatın öğretimi, estetiğin öğretimi ve kadın iş gücünün de istihdamı söz konusudur. Hep birlikte bu güzellikleri ve zenginliklere destek vermeye devam edeceğiz” dedi. "Buradaki desenler günümüzde saklı sandıklarda kalmışlar gün yüzüne çıkmamışlar" Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina, sergideki ürünler gelecek kuşaklara eşlik edeceğini kaydederek “Olgunlaşma Enstitüleri bölge kültürünü araştırarak gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalar yapmakta. Saklı sandıklar sergimiz kapsamında 7 yıl önce başladığımız tema araştırmalarla beraber kanaviçe yöremize ait el sanatları desenlerini araştırmak üzere yola çıktık. Burada kanaviçe desenlerini, beyaz iş desenlerini, iğne oyalarını kayıt altına alarak sergimizi oluşturduk. Sergimizde bire bir aynı replika ürünler ve tasarımı ürünler bulunmakta. Buradaki ürünler gelecek kuşaklara eşlik edecek onlara rehber olacak ürünler. Buradaki desenler günümüzde saklı sandıklarda kalmışlar gün yüzüne çıkmamışlar. Yabancı eserlere ulaştığımız zaman kendi bölgemizde ülkemizde bu eserler kayıt altına alınmamıştı. Bu desenleri dijital ortamda kayıt altına aldık bununla ilgili bir kitap çalışması yaptık. Kitap çalışmasıyla beraber el sanatları hafızamızı gelecek kuşaklara aktaracağız” diye konuştu.
HAK-İŞ Filistin’e destek için Trabzon’da miting düzenledi
29 Aralık 2023 Cuma - 16:59 HAK-İŞ Filistin’e destek için Trabzon’da miting düzenledi Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Trabzon’da “Aziz Şehitlerimizi Rahmetle Anıyor, Filistin’e Özgürlük İçin Trabzon’da Yürüyoruz” temasıyla düzenlenen mitingde, Türkiye’nin yoğun bir diplomasi çalışması sürdürdüğünü belirterek, “Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu sorunun çözümü bir asırdan bu yana Filistin topraklarını işgal eden İsrailli saldırganları durdurmanın yolu ve çaresi, orada bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise, “Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te sadece insanlık sadece Filistinli kardeşlerimiz ölmüyor. Bütün insanlık ölüyor. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar, yaşlılar ölmüyor bütün insanlık ölüyor. Yazıklar olsun. Filistin’de akan kana susanlara yazıklar olsun” ifadelerini kullandı. Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (HAK-İŞ) katılımcıları arasında olduğu, Filistin’e Destek Platformu tarafından Trabzon’da “Aziz Şehitlerimizi Rahmetle Anıyor, Filistin’e Özgürlük İçin Trabzon’da Yürüyoruz” temasıyla miting gerçekleştirildi. Mitinge Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Mustafa Şen, Vehbi Koç, Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Filistin Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa, HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş için Ortahisar Belediye binası önünde toplanan vatandaşlar ellerine aldıkları ‘Katil ABD Filistin’den defol” yazılı dövizlerle "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganları attı. Bakan Tunç ve beraberindekiler ’Sıra sende Trabzon, Özgür Filistin için ayağa kalk’ yazılı pankarttı tutarak yürüyüşe destek olurken, 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’nda toplanan vatandaşlara bir konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “7 Ekim’den bu yana Filistin’de bir insanlık ve dünyanın gözü önünde savaş suçu işleniyor, soykırım yapılıyor; bebekler, çocuklar katlediliyor” dedi. 20 binden fazla Filistinlinin şehit edildiğini belirten Bakan Tunç, “Bunun yüzde 70’i çocuk ve kadınlardan oluşuyor. Çocuklar katledilirken maalesef uluslararası kuruluşlar, uluslararası sözleşmeler, bu sözleşmelere imza attığını iddia ülkeler, devletler sessiz kalmaya devam ediyor. İnsanlık vicdanı bugün Trabzon’da olduğu gibi Avrupa’nın ve dünyanın değişik ülkelerinde caddeler Filistin’e destek, İsrail’i lanetleme yürüyüşleriyle dolup taşarken; uluslararası kuruluşların etkisizliği, sessizliği maalesef devam ediyor. Türkiye olarak başından bu yana Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oradaki akan kanın, insanlık suçunun önlenmesi, çocuk katliamının durması noktasındaki mücadelemizi hep sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz. Uluslararası kuruluşların insanlığın sorunlarına çözüm olmadığını Sayın Cumhurbaşkanımız çok uzun yıllardır seslendirmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanımız ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür’ derken işte bu günlere işaret ediyor” şeklinde konuştu. “Oradaki akan kanın bir an önce durması hepimizin dileği” “Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diyen Bakan Tunç, “Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin huzuruna getirilen ateşkes önergeleri sadece bir üyenin Amerika Birleşik Devletleri’nin ’hayır’ oyuyla maalesef ’savaşa, bebek katliamına devam’ denilebiliyor. Oradaki akan kanın bir an önce durması hepimizin dileği. Yoğun bir diplomasi çalışması sürdüren bir Türkiye var. Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu sorunun çözümü bir asırdan bu yana Filistin topraklarını işgal eden İsrailli saldırganları durdurmanın yolu ve çaresi, orada bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye olarak mazlumların, kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Engin Erbaşaran: “Terörü lanet etmek şehitlerimizin anısını yaşatmak için meydanlardayız” Mitinge bir konuşma yapan HAK-İŞ Trabzon İl Başkanı Engin Erbaşaran ise, zalimlerin karşısında mazlumların yanında durmak için yürüdüklerini belirterek, “Terörü lanet etmek şehitlerimizin anısını yaşatmak için meydanlardayız. Mübarek Cuma günü işlerimizi bıraktınız yürüdünüz Filistinli kardeşlerimizin sesine ses oldunuz. Şehitlerimizi kahraman Mehmetçiğimizi unutmadınız” ifadelerini kullandı. Gazzeli Gazzeli Mohammed Abuloz ise yaptığı konuşmada, “Bildiğiniz üzere 80 gün oldu savaş devam ediyor. Tüm dünyaya sessiz kalıyor. Orada çocuklar bombalanıyor” dedi. Filistin Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa de, “Sizin yüzünüzdeki öfke ve gözünüzdeki hüzünler bizim için çok kıymetli. Filistin’den size selam olsun. Bize söz veriyoruz inşallah en yakın zamanda Kudüs’te hep beraber namaz kılacağız” şeklinde konuştu. HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan: “Bir arada olmak zorundayız” “Bu toprakların bedellerini asırlarca ödedik, ödemeye devam ediyoruz” diyen HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da yaptığı konuşmada, “Bugün Trabzon’dayız. Trabzon bizim için önemli ve anlamlı misyonu temsil ediyor. Ama maalesef geçtiğimiz günlerde ABD’nin piyonu, maşası, taşeronu, aparatı PKK evlatlarımıza saldırdı. Onlara karşı tepkimizi en şiddetli şekilde ortaya koyduk. Ama Kandil’in çocukları mecliste Trabzon’a, Tekirdağ’a laf attılar. Siz bizi tanımıyorsunuz ey PKK’nın sesi, Kandil’in çocukları bizi tanımıyorsunuz. Biz size kendimizi tanıttık. 15 yaşındaki Eren Bülbül ile tanıttık. Tanımıyorsunuz nice Eren’ler geliyor. Nice Eren’ler burada size gereğini yapacaktır. Bütün şehitlerimizi bir kez daha anıyoruz. Onlara rahmet diliyoruz. Acılarımız büyük. Ateş düştüğünü yeri yakıyor. Bu toprakların bedellerini asırlarca ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Bugün Filistin için şehitlerimiz için bütün insanlık için buradayız. Tam 75 yıldır toprakları işgal edilmiş kendi vatanlarında mülteci durumuna düşürülmüş her türlü hakları ellerinden alınmış çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeden katliamlara maruz kalmış mazlum ve mağdur Filistin halkı ile dayanışmak için buradayız. Bir arada olmak zorundayız. Bütün insanlık sussa da Birleşmiş Milletler Arap birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ve dahası herkes sussa biz susmayacağız. Biz hep birlikte susmayalım” dedi. “Terör devleti İsrail’in Filistin’de yaptıkları bir savaş suçudur” Sadece gözyaşı dökmediklerini, ellerini taşın altına koyduklarını dile getiren Arslan, “Biz ülkemizin bölgemizin bütün mağdur ve mazlumlarının yanında olduğumuz gibi Filistinli kardeşlerimiz içinde onlarla beraber olmak zorundayız. Tarih bize bunu gösteriyor. İnançlarımız bize bunu emrediyor. İnsanlık bize bunu öğretiyor. Onun için Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te sadece insanlık sadece Filistinli kardeşlerimiz ölmüyor. Bütün insanlık ölüyor. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar, yaşlılar ölmüyor bütün insanlık ölüyor. Yazıklar olsun. Filistin’de akan kana susanlara yazıklar olsun. Diyor ki şairimiz sahip çıkmazsak şah et yere düşer emanet. Ya Kudüs’e özgürlük ya da bize şehadet. Biz Filistin davasında milli bir dava olarak görüyoruz. Terör devleti İsrail’in Filistin’de yaptıkları bir savaş suçudur. Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanıp idam edilmeli. Biz sadece konuşmuyoruz, meydanlarda nutuk atmıyoruz. Sadece gözyaşı dökmüyoruz. Elimizi taşın altına koyduk. Uluslararası sendika hareketi her yönüyle yönünü Kudüs’e yönetti. Aynı zamanda bütün teşkilatlarımızda büyük bir yardım kampanyasını başlattık. Bir yardım kampanyası başlattık. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. İnsanlığın gözü önünde katliamlar devam ediyor. Biz başkenti Kudüs olan bağımsız ve özgür Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kinimizi, nefretimiz, Siyonist devlete yönelterek dualarımızı Filistinli kardeşlerimizden eksik ekmeyelim. Mücadelemize daha çok destek, daha çok dua istiyoruz” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından yapılan dua ile birlikte vatandaşlar ellerinde tuttukları balonları gökyüzünü bıraktılar.
Adalet Bakanı Tunç: "Yeni bir anayasaya kavuşmamız lazım"
29 Aralık 2023 Cuma - 13:54 Adalet Bakanı Tunç: "Yeni bir anayasaya kavuşmamız lazım" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargı kurumları arasında özellikle yorum farkının farklı sorunlara yol açtığına dikkat çekerek, "Yargı kurumlarımız arasında özellikle yorum farklarının farklı sorunlara yol açtığını da hep beraber günümüzde yaşıyoruz. O nedenle bu sorunları aşabilmemiz, özellikle darbeciler tarafından yazılmış olan bir anayasadan kurtulup, kuşatıcı, demokratik, sivil temel hak ve özgürlükleri öne alan, devletin görevlerini belirleyen, insan onurunu koruyan bir yeni bir anayasaya kavuşmamız lazım" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Trabzon’un Akçaabat ilçesinde yapılacak Adliye Sarayı’nın temel atma törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Tunç, "PKK’nın kalleş saldırısında askerlerimiz şehit oldu. Kahramanlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum, mekanları cennet olsun, milletimize ve ailelerine de başsağlığı diliyorum. Onların kanlarını yerde bırakmamak için kahraman arkadaşları mücadeleye devam ediyorlar. Terörle mücadele kararlılığımızdan hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Hem terörün siyasi uzantılarıyla hem de içte ve dışta onları tutan, küresel maşalarıyla da mücadele etme kararlılığımızdan zerre kadar taviz vermeyeceğiz. Diğer yandan Filistin’de maalesef insanlığın gözü önünde çocuk katliamı, sivil katliamı, savaş suçu işlenmeye devam ediyor. Tabii uluslararası kuruluşlar etkisiz kalmaya da devam ediyor. Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya, onları desteklemeye devam edeceğiz. Dünyada haksızlıklara ses çıkarmaya, dünyada adaleti savunmaya hep devam edeceğiz” diye konuştu. 21 yılda tarafsız ve bağımsız bir yargı için önemli adımlar atıldığını ifade eden Bakan Tunç, “Adalet mülkün temelidir, adalet haklıya hakkını vermektir. Asıl kısa ve öz tarifi. Adaletin tam anlamıyla tesis edildiği yerde insan güçlüdür. İnsanın güçlü olduğu yerde aile güçlüdür. Ailenin güçlü olduğu yerde toplum güçlüdür ve dolayısıyla topyekûn devlet olarak güçlü oluruz. Adaleti tesis etmenin en yegane yolu da hukuk devleti olmaktır. Hukuk devleti, tüm işlem ve işlemleri yargı denetimine tabii olan devlettir. Ve tarafsız ve bağımsız yargı da hukuk devletinin olmazsa olmaz şartıdır. Tarafsız ve bağımsız yargının tesisi için de son 21 yılda çok önemli adımlar attık, atmaya da devam ediyoruz. Özellikle vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden en etkin, en adil şekilde yararlanabilmesinin yolunu açmak için çok önemli çalışmalar yaptık. Özellikle yargı mensuplarımızın, hakim ve savcılarımızın kürsüde uygulayacakları mevzuatı yeniledik. Çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek hale getirdik. 80 yıldan bu yana uygulanan ama artık çağın ihtiyaçlarına cevap vermeyen temel kanunlarımızın tamamını yeniledik. Artık çağın ihtiyacına cevap veren, Avrupa’nın da, dünyanın da en yeni temel mevzuatına sahip ülke Türkiye. Tabii bu mevzuatın uygulanacağı yerler, fiziki mekanlar da önemli. Bu fiziki mekanları da son yıllarda yeniledik” şeklinde konuştu. "Anayasada sessiz devrimlere imza atıldı" Anayasada sessiz devrimlere imza atıldığını kaydeden Bakan Tunç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Reform sayılabilecek anayasa değişikliklerini hayata geçirdik. Tabii darbe anayasasının vesayetçi ruhunu tamamen ortadan kaldırmanın tümden bir değişiklik yapılmadığı müddetçe mümkün olmayacağı da açık. Ama anayasamızda reform sayılan sessiz devrim sayılan önemli değişikliklere de imza attık. Anayasamızda sıkıyönetim maddesi vardı, sıkıyönetim maddesini kaldırdık. ‘Darbeciler yargılanamaz’ diye bir madde vardı; bunu kaldırdık ve darbecilerin yargılanmasını sağladık. Tüm bu değişikliklerla özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile de demokrasimizi, cumhuriyetimizi güçlendirdik. Süreç içerisinde çok sayıda değişikliğin anayasamızda gerçekleşmiş olması, anayasanın maddeleri arasındaki yeknesaklığı da bozdu. Tabii bu yeknesaklığın bozulması birtakım sorunlara da yol açıyor. Yargı kurumlarımız arasında özellikle yorum farklarının farklı sorunlara yol açmasını da hep beraber günümüzde yaşıyoruz. O nedenle bu sorunları aşabilmemiz, özellikle darbeciler tarafından yazılmış olan bir anayasadan kurtulup, kuşatıcı, demokratik, sivil temel hak ve özgürlükleri öne alan, devletin görevlerini belirleyen, insan onurunu koruyan yeni bir anayasaya kavuşmamız lazım. İnşallah 28. dönem parlamentosu bu uzlaşmayı sağlar. Demokratik bir anayasayla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına adım atmak Türkiye’ye yakışır ve inşallah milletimize olan borcumuzu da yerine getirmiş oluruz.” Hakim ve savcı adaylığının kaldırıldığını hatırlatan Bakan Tunç, “Hakim ve savcılarımızın, avukat meslektaşlarımızın özellikle güçlendirilmesi, onların tarafsız ve bağımsız yargı ilkesine uygun şekilde görevlerini yapabilmesi, daha donanımlı hale getirilmesi ile ilgili olarak da başlattığımız çalışmalar var. Bunlardan birisi de hukuk fakültelerindeki eğitimin daha da kaliteli hale getirilmesi ve bunu YÖK’le işbirliği içerisinde gerçekleştirmenin gayreti içerisindeyiz. Hukuk fakültesini bitiren genç kardeşlerimizin hakim, savcı, avukat olmak isteyen bu genç kardeşlerimizin öncelikle fakülte bittikten sonra bir ön elemeye tabi tutulmasını istiyoruz. Bu anlamda meclisimizde yasası gerçekleşti, yürürlüğe de 2024 yılından itibaren giriyor. Artık avukatlık stajına başlayabilmek için hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanmak gerekecek. Hakimlik, savcılık sınavına girebilmek için de yine bu sınavı kazanmak gerekecek. Artık bundan sonra hakim savcı adaylığı yok; onu da kaldırıyoruz. 2 yıl süren hakim, savcı adaylığı yerine 3 yıl süren hakim, savcı yardımcılığı sistemine geçtik. 3 yıl boyunca hakim ve savcı yardımcılarımız, 1 yıl Adalet Akademisi’nde eğitim görecekler. O akademide ara sınavları geçecekler ve 2 yıl boyunca da tecrübeli hakim ve savcılarımızın yanında çalışacaklar. Kürsüye çıkmadan önce gerek ilk derece, gerek istinat, gerek Yargıtay, tüm aşamaları tanımış, görmüş, teorisi ile uygulamasıyla daha donanımlı bir şekilde daha hazırlıklı bir şekilde kürsüye çıkarak, adaletin hizmetinde olacaklar inşallah” ifadelerini kullandı. Tören, konuşmaların ardından Bakan Tunç’a verilen hediyeler ile devam etti. Duaların ardından Bakan Tunç ve beraberindekilerin butona basmasıyla temel atma töreni sona erdi. Törene Bakan Tunç’un yanı sıra Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Mustafa Şen, Vehbi Koç, Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Akçaabat Cumhuriyet Başsavcısı Hacı Şeref Özsöğüt, ilçe belediye başkanları, adliye personeli ve vatandaşlar katıldı.
Ortahisar Belediyesi’nin GES panellerinin montajı tamamlandı
28 Aralık 2023 Perşembe - 15:14 Ortahisar Belediyesi’nin GES panellerinin montajı tamamlandı Trabzon’da Ortahisar ilçe belediyesinin Geçit mahallesinde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santralinin (GES) panel montajı tamamlandı. Ortahisar Belediyesi böylece Trabzon’da Tonya Belediyesi’nden sonra GES santralini hayata geçiren ikinci yerel yönetim oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından tahsis edilen 45 dönümlük alanın 35 dönümünde kurulan GES için toplamda 5688 panelin montajı bitirildi. GES’te incelemelerde bulunan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, projenin tamamında yerli üretim panel kullandıklarını belirtti. Yüklenici firma yetkilileriyle 5 bin 688 panelin sonuncusunun montajını yapan Başkan Genç, iki hafta sonra GES’te enerji üretimine başlanacağını ve yılda 3 milyon kilo watt saat enerji üretileceğini söyledi. Belediyenin Trabzon Akvaryum, ana hizmet binası, Ortahisar Belediyesi Spor Kompleksi gibi enerji ihtiyacının yüksek olduğu yatırımlarının yanı sıra müzeleri, kütüphanelerinin de enerji ihtiyacının karşılanması açısından GES’in çok gerekli bir proje olduğunu dile getiren Genç, “Tükettiğimizin üç katı kadar elektrik üreteceğiz. Ama bizim her yıl parklarımız, projelerimiz artıyor. Dolayısıyla aydınlatma ve enerji giderlerimiz de artıyor. Havuzumuz, akvaryumumuz var. Dolayısıyla tüketimimiz her geçen gün arttığı için GES projesi çok rantabl bir proje ve 4 yıl gibi bir sürede kendini amorti edecek” dedi. Trabzon’da Tonya Belediyesi’nden sonra GES santralini hayata geçiren ikinci belediye olduklarına vurgu yapan Başkan Genç, “Enerji maliyetleri her geçen yıl daha da artıyor. Bundan dolayı bu projeyi gündemimize almıştık ve Tonya Belediyemiz sonra GES’i hayata geçiren ikinci belediye olduk. Bundan da oldukça mutluyuz ve gururluyuz. Bu proje ayrıca ülkemizin enerjide dışa bağımlılığının azaltılması açısından da büyük önem taşıyor. Dış ticaret açığımızın büyük bölümü enerji maliyetlerinden kaynaklanıyor. İnşallah diğer kurumlara ve yerel yönetimlerimize de örnek olur” diye konuştu. “İki hafta sonra enerji üretimi başlayacak” GES’in son montaj panelini yüklenici firma yetkilileriyle birlikte yapan Başkan Genç “Önemli bir projemizdi ve hedef projemizdi. Bu yıl hizmete almayı planladığımız bir projeydi. GES ülkemizin enerji arzını düşündüğümüzde hem de yenilenebilir olması itibarıyla da yerli ve milli bir şekilde enerji üretimimize katkı sağlamak istedik. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızın riyasetinde hükümetimizin ülkemizin her tarafında HES’lerde olduğu gibi; artık RES’lerde (rüzgâr enerjisi santrali) ve GES’lerde de önemli adımlar atılıyor. Biz de Karadeniz Bölgemizde hem kendi enerji ihtiyacımızı karşılamak adına, hem de bu genel amaca katkı sağlamak için öncü olan belediyelerden olduk. Bunun da mutluluğunu yaşıyoruz. Ve yapımcımıza da çok teşekkür ediyorum. Şartnamemizden önce projemizi tamamladı. Bugün son panelimizi attık. 5688 panelin sonuncusunu hep beraber değerli arkadaşlarımızla beraber attık. İnşallah, iki hafta sonra enerji üretimi başlayacak. Ortahisar Belediyemiz 2024 yılında kendi enerjisini kendi santraliyle birlikte karşılayacak. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Hem de farkındalığını oluşturuyoruz.” Karadeniz Bölgesi’nde mevsimsel özelliklerden dolayı güneşten elektrik üretimiyle ilgili algının değişmesi gerektiğini ve bunun bilimsel olarak bilim adamları tarafından gündeme getirildiğine vurgu yapan Genç, şunları söyledi: “Artık şu algının ortadan kalkması lazım. Karadeniz Bölgesi, ilk bakıldığında güneş enerjisiyle örtüşmese bile, bilim insanlarının açıklamalarına göre Karadeniz Bölgesi’nin güneş enerjisi sistemiyle beraber sağlayabileceği enerji, verimlilik itibarıyla Almanya’nın bütün güneş enerjisinden sağladığı enerjiden daha fazla. GES’te de böyle, RES’te de böyle O nedenle bölgemizde de bir örneklik olması adına bu gururu yaşıyoruz. Şu anda biz bu sistemimizle beraber yılda 3 milyon kilo watt saat enerji üreteceğiz. Bizim genel amacımız belediyemizin bütün enerji ihtiyacını karşılamak. Biz, kâr amaçlı olarak, ticari saikle bu işe girmedik. Amacımız kendi ihtiyacımızı ve önemli bir giderimizi karşılamaktı. Ancak devletimiz bu projede ürettiğimiz kadar bize bu hakkı veriyor. Yani 3 milyon kilo watt saat daha kapasiteyle beraber bir GES santrali yapma imkânına sahibiz. Bunu da geleceğimize yönelik olarak hem öncelikle ihtiyacımızı karşılamak hem de belediyemize bir gelir temin etmek amacıyla da hedefliyoruz.”