GÜNDEM - 29 Aralık 2023 Cuma 16:59

HAK-İŞ Filistin’e destek için Trabzon’da miting düzenledi

A
A
A
HAK-İŞ Filistin’e destek için Trabzon’da miting düzenledi

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Trabzon’da “Aziz Şehitlerimizi Rahmetle Anıyor, Filistin’e Özgürlük İçin Trabzon’da Yürüyoruz” temasıyla düzenlenen mitingde, Türkiye’nin yoğun bir diplomasi çalışması sürdürdüğünü belirterek, “Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu sorunun çözümü bir asırdan bu yana Filistin topraklarını işgal eden İsrailli saldırganları durdurmanın yolu ve çaresi, orada bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise, “Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te sadece insanlık sadece Filistinli kardeşlerimiz ölmüyor. Bütün insanlık ölüyor. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar, yaşlılar ölmüyor bütün insanlık ölüyor. Yazıklar olsun. Filistin’de akan kana susanlara yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.


Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (HAK-İŞ) katılımcıları arasında olduğu, Filistin’e Destek Platformu tarafından Trabzon’da “Aziz Şehitlerimizi Rahmetle Anıyor, Filistin’e Özgürlük İçin Trabzon’da Yürüyoruz” temasıyla miting gerçekleştirildi. Mitinge Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Mustafa Şen, Vehbi Koç, Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluğlu, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Filistin Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa, HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yürüyüş için Ortahisar Belediye binası önünde toplanan vatandaşlar ellerine aldıkları ‘Katil ABD Filistin’den defol” yazılı dövizlerle "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganları attı. Bakan Tunç ve beraberindekiler ’Sıra sende Trabzon, Özgür Filistin için ayağa kalk’ yazılı pankarttı tutarak yürüyüşe destek olurken, 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’nda toplanan vatandaşlara bir konuşma yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “7 Ekim’den bu yana Filistin’de bir insanlık ve dünyanın gözü önünde savaş suçu işleniyor, soykırım yapılıyor; bebekler, çocuklar katlediliyor” dedi.


20 binden fazla Filistinlinin şehit edildiğini belirten Bakan Tunç, “Bunun yüzde 70’i çocuk ve kadınlardan oluşuyor. Çocuklar katledilirken maalesef uluslararası kuruluşlar, uluslararası sözleşmeler, bu sözleşmelere imza attığını iddia ülkeler, devletler sessiz kalmaya devam ediyor. İnsanlık vicdanı bugün Trabzon’da olduğu gibi Avrupa’nın ve dünyanın değişik ülkelerinde caddeler Filistin’e destek, İsrail’i lanetleme yürüyüşleriyle dolup taşarken; uluslararası kuruluşların etkisizliği, sessizliği maalesef devam ediyor. Türkiye olarak başından bu yana Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde oradaki akan kanın, insanlık suçunun önlenmesi, çocuk katliamının durması noktasındaki mücadelemizi hep sürdürdük, sürdürmeye devam ediyoruz. Uluslararası kuruluşların insanlığın sorunlarına çözüm olmadığını Sayın Cumhurbaşkanımız çok uzun yıllardır seslendirmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanımız ’Dünya 5’ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür’ derken işte bu günlere işaret ediyor” şeklinde konuştu.



“Oradaki akan kanın bir an önce durması hepimizin dileği”


“Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” diyen Bakan Tunç, “Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin huzuruna getirilen ateşkes önergeleri sadece bir üyenin Amerika Birleşik Devletleri’nin ’hayır’ oyuyla maalesef ’savaşa, bebek katliamına devam’ denilebiliyor. Oradaki akan kanın bir an önce durması hepimizin dileği. Yoğun bir diplomasi çalışması sürdüren bir Türkiye var. Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Bu sorunun çözümü bir asırdan bu yana Filistin topraklarını işgal eden İsrailli saldırganları durdurmanın yolu ve çaresi, orada bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından geçiyor. Bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar bu mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz. Türkiye olarak mazlumların, kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.



Engin Erbaşaran: “Terörü lanet etmek şehitlerimizin anısını yaşatmak için meydanlardayız”


Mitinge bir konuşma yapan HAK-İŞ Trabzon İl Başkanı Engin Erbaşaran ise, zalimlerin karşısında mazlumların yanında durmak için yürüdüklerini belirterek, “Terörü lanet etmek şehitlerimizin anısını yaşatmak için meydanlardayız. Mübarek Cuma günü işlerimizi bıraktınız yürüdünüz Filistinli kardeşlerimizin sesine ses oldunuz. Şehitlerimizi kahraman Mehmetçiğimizi unutmadınız” ifadelerini kullandı.


Gazzeli Gazzeli Mohammed Abuloz ise yaptığı konuşmada, “Bildiğiniz üzere 80 gün oldu savaş devam ediyor. Tüm dünyaya sessiz kalıyor. Orada çocuklar bombalanıyor” dedi.


Filistin Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa de, “Sizin yüzünüzdeki öfke ve gözünüzdeki hüzünler bizim için çok kıymetli. Filistin’den size selam olsun. Bize söz veriyoruz inşallah en yakın zamanda Kudüs’te hep beraber namaz kılacağız” şeklinde konuştu.



HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan: “Bir arada olmak zorundayız”


“Bu toprakların bedellerini asırlarca ödedik, ödemeye devam ediyoruz” diyen HAK-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da yaptığı konuşmada, “Bugün Trabzon’dayız. Trabzon bizim için önemli ve anlamlı misyonu temsil ediyor. Ama maalesef geçtiğimiz günlerde ABD’nin piyonu, maşası, taşeronu, aparatı PKK evlatlarımıza saldırdı. Onlara karşı tepkimizi en şiddetli şekilde ortaya koyduk. Ama Kandil’in çocukları mecliste Trabzon’a, Tekirdağ’a laf attılar. Siz bizi tanımıyorsunuz ey PKK’nın sesi, Kandil’in çocukları bizi tanımıyorsunuz. Biz size kendimizi tanıttık. 15 yaşındaki Eren Bülbül ile tanıttık. Tanımıyorsunuz nice Eren’ler geliyor. Nice Eren’ler burada size gereğini yapacaktır. Bütün şehitlerimizi bir kez daha anıyoruz. Onlara rahmet diliyoruz. Acılarımız büyük. Ateş düştüğünü yeri yakıyor. Bu toprakların bedellerini asırlarca ödedik, ödemeye devam ediyoruz. Bugün Filistin için şehitlerimiz için bütün insanlık için buradayız. Tam 75 yıldır toprakları işgal edilmiş kendi vatanlarında mülteci durumuna düşürülmüş her türlü hakları ellerinden alınmış çocuk, kadın, yaşlı, sivil demeden katliamlara maruz kalmış mazlum ve mağdur Filistin halkı ile dayanışmak için buradayız. Bir arada olmak zorundayız. Bütün insanlık sussa da Birleşmiş Milletler Arap birliği, İslam İşbirliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ve dahası herkes sussa biz susmayacağız. Biz hep birlikte susmayalım” dedi.



“Terör devleti İsrail’in Filistin’de yaptıkları bir savaş suçudur”


Sadece gözyaşı dökmediklerini, ellerini taşın altına koyduklarını dile getiren Arslan, “Biz ülkemizin bölgemizin bütün mağdur ve mazlumlarının yanında olduğumuz gibi Filistinli kardeşlerimiz içinde onlarla beraber olmak zorundayız. Tarih bize bunu gösteriyor. İnançlarımız bize bunu emrediyor. İnsanlık bize bunu öğretiyor. Onun için Gazze’de, Batı Şeria’da, Kudüs’te sadece insanlık sadece Filistinli kardeşlerimiz ölmüyor. Bütün insanlık ölüyor. Gazze’de sadece çocuklar, kadınlar, yaşlılar ölmüyor bütün insanlık ölüyor. Yazıklar olsun. Filistin’de akan kana susanlara yazıklar olsun. Diyor ki şairimiz sahip çıkmazsak şah et yere düşer emanet. Ya Kudüs’e özgürlük ya da bize şehadet. Biz Filistin davasında milli bir dava olarak görüyoruz. Terör devleti İsrail’in Filistin’de yaptıkları bir savaş suçudur. Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanıp idam edilmeli. Biz sadece konuşmuyoruz, meydanlarda nutuk atmıyoruz. Sadece gözyaşı dökmüyoruz. Elimizi taşın altına koyduk. Uluslararası sendika hareketi her yönüyle yönünü Kudüs’e yönetti. Aynı zamanda bütün teşkilatlarımızda büyük bir yardım kampanyasını başlattık. Bir yardım kampanyası başlattık. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. İnsanlığın gözü önünde katliamlar devam ediyor. Biz başkenti Kudüs olan bağımsız ve özgür Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kinimizi, nefretimiz, Siyonist devlete yönelterek dualarımızı Filistinli kardeşlerimizden eksik ekmeyelim. Mücadelemize daha çok destek, daha çok dua istiyoruz” ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından yapılan dua ile birlikte vatandaşlar ellerinde tuttukları balonları gökyüzünü bıraktılar.



HAK-İŞ Filistin’e destek için Trabzon’da miting düzenledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.