Yerel Haberler
Trabzon
Trabzon’da arıcılara büyükşehirden destek 14 Mayıs 2026 Perşembe - 14:46:05 Trabzon Büyükşehir Belediyesi, arı yetiştiriciliği yapan üreticilere bin 500 adet yumurtlayan saf Kafkas ırkı damızlık ana arı desteği sağlayacak. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, tarımsal faaliyetlere destek vermeye devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile Trabzon İli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Aksoy arasında, Trabzon’da arıcılık faaliyetlerinin geliştirilmesi, bal verimi ile koloni kalitesinin artırılması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında, arı yetiştiriciliği yapan üreticilere yumurtlayan saf Kafkas ırkı damızlık ana arı desteği sağlanacak. 3 yıllık protokol süresince her yıl 500 adet olmak üzere toplam bin 500 adet damızlık ana arı dağıtılacak. Arıların bedelinin yüzde 70’i Büyükşehir Belediyesi, yüzde 30’u ise birlik tarafından karşılanacak. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, arı üreticilerine verdikleri sözleri yerine getirdiklerini belirterek "Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal destekler konusunda üreticilerimizin her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Arı yetiştiriciliği yapan üreticilerimize verdiğimiz bir söz vardı ve bu sözümüzü yerine getiriyoruz. Daha önce fondan makinesi desteği sağlayarak üretime ciddi katkı sunduk. Trabzon’da arıcılık çok kıymetli ve profesyonel bir şekilde yapılıyor. Biz de bu kapsamda üreticilerimize lojistik destekler vermeyi sürdürüyoruz. Bugün imzaladığımız protokol kapsamında damızlık ana arı desteği sağlayacağız. Bu desteği, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından son derece önemli buluyorum. Arıcılarımızın üretimlerini devam ettirebilmeleri ve kaliteli ürün elde edebilmeleri adına ana arı desteğimiz sürecek" dedi. Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Aksoy ise Başkan Ahmet Metin Genç’e sağladığı desteklerden dolayı teşekkür ederek "Özellikle modern arı yemi makinesi desteği, ilimizdeki arıcılarımız tarafından büyük takdir gördü. Bu kapsamda 2025 yılında 39 bin 320 kilogram, 2026 yılında ise 68 bin 250 kilogram olmak üzere toplam 107 bin 570 kilogram üretim gerçekleştirildi. Ayrıca 2 bin 255 üreticimize hizmet sunuldu. Bugün ise Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte, sektörümüze önemli katkılar sağlayacağına inandığımız damızlık ana arı projesi protokolü için bir aradayız. Bu proje kapsamında, yurt dışından kaçak yollarla ülkemize giren ana arıların önüne geçilmesi ve bölgemize uygun, bal verimi yüksek saf Kafkas ırkı ana arıların yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bu yönüyle projemiz hem sektörümüz hem de bölgemiz adına büyük önem taşımaktadır. Sağladığınız katkı ve desteklerden dolayı teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:12 Ruh ve sinir hastalarına masal ile tedavi Trabzon Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, alışılagelmiş tedavi yöntemlerinin ötesine geçen, ruhun derinliklerine hitap eden anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Başhekim Ahmet Faruk’un öncülüğünde düzenlenen programda, hikaye anlatıcısı Merve Genel, hastalar ve personelle bir araya gelerek masalların iyileştirici gücünü hastane koridorlarına taşıdı. Etkinlik, sadece bir dinleti olmanın ötesinde, katılımcıların aktif yer aldığı bir farkındalık yolculuğuna dönüştü. Anlatıcı Merve Genel’in rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte elden ele gezen bir yumağın sembolize ettiği "bağ kurma" teması işlendi. Mindfulness (bilinçli farkındalık) teknikleriyle desteklenen girişte, katılımcılar o anın ve bir arada olmanın huzurunu deneyimledi. Etkinlikte modern psikiyatride sanatın ve anlatıcılığın rehabilitasyon sürecindeki önemine dikkat çekilirken, hastane yönetimi, bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerin hastaların motivasyonunu artırdığını ve tedavi sürecine pozitif katkı sağladığını belirtti. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan hikaye anlatıcısı Merve Genel, "Masallar sadece çocuklar için değil, içindeki umudu tazelemek isteyen her ruh içindir. Ataköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde kurduğumuz bu masal çemberi, bizlere kelimelerin ve paylaşılan bir hikayenin en büyük ilaç olduğunu gösterdi. Bu kıymetli buluşmaya öncülük eden hastane yönetimine teşekkür ederim" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 11:12 Ernest Muçi, Trabzonspor’a katkı vermeye devam ediyor Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası yarı finalinde deplasmanda karşılaştığı Gençlerbirliği karşısında 1-0 geriye düştüğü mücadeleyi son dakikalarda Muçi’nin attığı kritik golle 2-1 kazanarak finale yükseldi. Arnavut oyuncu, Beşiktaş maçının ardından Gençlerbirliği karşılaşmasında attığı gol ve yaptığı asistlerle skor katkısını 22’ye çıkardı. Trendyol Süper Lig’de sezona Beşiktaş’ta başlayan ardından siyah-beyazlı ekipten kiralanan Ernest Muçi, bordo-mavili forma altında gösterdiği performansla kariyerinin en yüksek skor katkısı verdiği dönemini yaşıyor. Arnavut oyuncu, Süper Lig’de 28 maçta 11 gol kaydederken, Türkiye Kupası’nda ise 7 karşılaşmada 4 kez rakip fileleri havalandırdı. Karadeniz ekibinde Süper Lig, Türkiye Kupası ve Süper Kupa’da toplam 34 karşılaşmada görev alan 25 yaşındaki futbolcu, attığı 15 gol ve yaptığı 7 asistle kariyerinin en skorer sezonunu yaşıyor. En çok gol atan ikinci isim oldu Ernest Muçi, attığı 15 golle takımın gol yollarındaki en etkili ikinci ismi konumuna yükseldi. Paul Onuachu, 34 maçta kaydettiği 24 golle listenin zirvesinde yer alırken, Muçi Gençlerbirliği karşısında ağları havalandırarak 14 golü bulunan Augusto’yu geride bıraktı. Kupanın golcüsü Trabzonspor’un bu sezon Türkiye Kupası’nda attığı gollerin 4’üne Ernest Muçi imza attı. Arnavut oyuncuyu 3 golle devre arasında takımdan ayrılan Danylo Sikan takip etti. Paul Onuachu 2 gol kaydederken, Mustafa Eskihellaç, Augusto, Ozan Tufan, Anthony Nwakaeme, Arseniy Batagov ve devre arasında takımdan ayrılan Olaigbe birer kez fileleri havalandırdı. Bordo-mavililerin kupadaki 2 golü ise rakip oyuncuların kendi kalelerine attığı gollerle geldi. Sakatlıklar ve gol sessizliği dönemi Ernest Muçi, Süper Lig’de 14 Şubat’ta Fenerbahçe ağlarını sarsmasının ardından ligde bir süre gol sessizliğine büründü. Arnavut oyuncu, sonrasında oynanan Gaziantep FK, Fatih Karagümrük, Kayserispor, Çaykur Rizespor, Eyüpspor, Konyaspor ve Göztepe karşılaşmalarında skor üretemedi. Sakatlığı nedeniyle Galatasaray, Alanyaspor ve Başakşehir maçlarında forma giyemeyen Muçi, Süper Lig’in 33. haftasında eski takımı Beşiktaş karşısında fileleri havalandırarak suskunluğunu bozdu. Başarılı oyuncu, Gençlerbirliği karşısında da Trabzonspor’a turu getiren gole imza attı. Gol attığı maçlarda 19 puan Trabzonspor, Muçi’nin Süper Lig’de fileleri havalandırdığı karşılaşmalarda 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 2 mağlubiyet alarak 19 puan topladı. Sezonun ilk bölümünde eleştirilere maruz kalan Arnavut oyuncu, teknik direktör Fatih Tekke’nin verdiği süreleri iyi değerlendirerek son haftalarda takımının en kritik isimlerinden biri oldu.
Kadınlar ve gençlerden Başkan Bıyık’a tam destek
26 Mart 2024 Salı - 12:05 Kadınlar ve gençlerden Başkan Bıyık’a tam destek Trabzon’un Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, seçim çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor. Her gün değişik gruplarla bir araya gelen Başkan Bıyık, kadınlar ve gençlerle ayrı ayrı programlar gerçekleştirdi. Cumhuriyet Parkı 100. Yıl Kafeteryası’nda ilk olarak gençlerle bir araya gelen Başkan Bıyık, desteklerinden ötürü Yomralı gençlere teşekkür etti. Yomra’da gençler için çok çalışmalar yaptıklarını ifade eden Başkan Bıyık, "Yeni dönemde de gençler için çalışmaya devam edeceğiz. Ayrıca gençlerimizin isteği üzerine Yomramıza bir de survivor parkı kazandıracağız. Yomralı gençler bizi bilir, biz gençlerimizi iyi tanırız. Yomra’yı sosyal etkinliklerle, gençlerimiz için sosyal programlarla biz tanışırdık. Bugün Yomramız, Trabzon’da en çok sosyal etkinlik yapılan ilçedir. Tüm bunları hep birlikte başardık. Yeni dönemde yine birlikte çok güzel işler başaracağız" diye konuştu. Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Yomra’daki yurtlarda kalan üniversite öğrencileri ile de bir araya geldi. Üniversite öğrencilerinden tam destek alan Başkan Bıyık, "Beş yıl öncesine kıyasla bugün çok farklı bir Yomra var. Beş yıl boyunca çok çalıştık. Bizim işimiz hizmettir. Yomra’ya hizmetten başka gündemimiz yoktur. Allah nasip etti, çok güzel hizmetleri ilçemize kazandırmayı başardık. Destelerinizden ötürü her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Bıyık, Yomralı bur grup kadın ile Cumhuriyet Parkı’nda bir araya geldi. Beş yıl boyunca Yomralı hanımefendilerden her zaman tam destek aldıklarını belirten Başkan Bıyık, "Sokağa ne zaman çıksam hanımefendiler desteklerini ifade ediyorlar, hizmetlerimizden ötürü teşekkür ediyorlar. Sizlere layık olabilmek için beş yıl boyunca gece gündüz çalıştık. Inşallah yeni dönemde tempomuzu daha arttırarak çalışacağız. Yomramızda kadınlarımız için çok güzel çalışmalar yaptık. Bizden önce bir annenin çocuğu ile gidip, çayını icip nefes alabileceği bir alan yoktu ilçemizde. Beş yılda 60 bin metrekare sosyal alanı Yomramıza kazandırdık. Yeni dönemde daha da güzel işler yapacağız. Yomramızda halk eğitim salonları yapıp kadınlarımızın emrine sunduk. Daha yapacak çok işimiz var. Sizlerin desteği, duası bizim için çok değerli. Her birinize şükranlarımı sunuyorum" dedi.
AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Çebi: "Yüzde 12 öndeyiz"
25 Mart 2024 Pazartesi - 16:31 AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Çebi: "Yüzde 12 öndeyiz" AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi, 31 Mart’ta gerçekleştirilecek olan Mahalli İdareler Seçimi öncesinde muhalefet partisi tarafından açıklanan anketlere tenezzül edilmemesi gerektiğini belirtti. Çebi, “Sandıktan çıkmayacağını anlayan muhalefet partisi kendi kendilerine yaptıkları ankete inanıp medyaya servis ediyor. Eminim, servis ettikleri anket sonuçlarına kendileri dahi inanmıyordur. O anketleri kendi evlerinde dahi yapsalar AK Parti’nin gerisinde çıkacaklarını çok iyi biliyorlar” dedi. Çebi, “Vatandaşımız AK Parti belediyeciliği ile yıllardır yaşanan hizmet seferberliğinin kesilmesini istemiyor. O yüzden diğer ilçelerimizde de, Ortahisar ilçemizde de, Büyükşehir Belediyemizde de Trabzonlu vatandaşlarımız yine oylarını AK Parti’den yana, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanacaklardır. Anket sonucu isteyene ben açıklayayım. AK Parti Ortahisar’da yüzde 12 farkla CHP’nin önünde. Bunu hafta sonu yapılacak olan seçimde de zaten tescilleyeceğiz. Ergin Aydın Başkanımız Ortahisar için çok önemli projeler açıkladı. Ergin Aydın Başkanımızın Ortahisar’ı daha da güzelleştirmek ve mutlu bir şehir haline getirmek için önemli çalışmalara imza atacağına inanıyorum. Trabzon halkı 31 Mart’ta gerçek belediyecilikle yoluna devam edecektir, anketler bunu gösteriyor. Tüm hemşehrilerimize AK Parti’mize ve adaylarımıza göstermiş oldukları teveccühten ötürü bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Prof Dr. Tevfik Özlü: “Tüberküloz hastalığının tedavisi mümkün”
24 Mart 2024 Pazar - 09:38 Prof Dr. Tevfik Özlü: “Tüberküloz hastalığının tedavisi mümkün” Dünya genelinde yaklaşık 10 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalandığına dikkat çeken Prof. Dr. Özlü, “Tüberküloz hastalığı uzun süren öksürük, balgam çıkarma, bazen balgamda kan gelmesi, iştahsızlık, zayıflık, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ateş ve gece terlemeleridir. Akciğer grafisi ve balgam mikroskopisi ile tanısı konulur. Tüberküloz hastalığı tedavi edilebilir bir hastalıktır” dedi. Tıp dili ile tüberküloz olarak adlandırılan veremin bilinen en eski ve halen en ölümcül enfeksiyon hastalığı olduğunu dile getiren Medical Park Karadeniz Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Her yıl yaklaşık 1,5 milyon kişinin verem hastalığından öldüğünü söyleyen Prof. Dr. Özlü, “Oysa veremin etkeni bellidir, tanısı kolaydır, tedavisi mümkündür ve aşısı da vardır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önerileri doğrultusunda sağlık yönetimlerince konunun sahiplenmesi, kararlılık, liderlik ve yeterli bütçe ayrılması ile tüberküloza karşı mücadelede başarı mümkün olduğu mesajını verir Bu yıl 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ‘Evet! Tüberkülozu sona erdirebiliriz!’ temasını seçmiştir” diye konuştu. Veremin “Mycobacterium tuberculosis” adı verilen bir basilin yol açtığı ve en başta akciğerleri tutan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Özlü, “Hastadan sağlam kişilere bulaşır. Hasta kişinin havaya saçtığı basillerin solunması (damlacık çekirdeği) yoluyla bulaşmaktadır. Daha nadiren hasta ineklerin sütü ile bulaşabilir. Hasta kişinin maske kullanması, hasta odasının ve kullandığı banyonun ayrılması, odanın sürekli havalandırılması bulaşmayı büyük oranda önler” dedi. “Düşük ve orta gelirli ülkelerde daha fazla görülüyor” Dünya genelinde yaklaşık 10 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalandığına dikkat çeken Prof. Dr. Özlü, “Tüberküloz hastalığına yakalananların çoğu düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır. Dünyanın yaklaşık dörtte biri tüberküloz basili ile enfektedir. Enfekte kişilerfde herhangi bir semptom yoktur ve hastalığı bulaştırmazlar. Enfeksiyon çoğu zaman hastalığa ilerlemez. Enfekte kişinin bağışıklık sistemi zayıfladığında enfeksiyon hastalığa dönüşür. Tüberküloz basili ile enfekte olan kişilerin, yaşamları boyunca tüberküloz hastalığına yakalanma riski yüzde 5-10 arasındadır. Enfekte olanlar arasından HIV pozitif, organ nakli veya böbrek yetmezliği olan kişiler hastalığa ilerleme konusunda daha yüksek riske sahiptirler. Tüberküloz ile enfekte ve yüksek riskli kişilere enfeksiyonun hastalığa ilerlemesini asını durdurmak için önleyici tedavi uygulanır” ifadelerini kullandı. “Uzun süren öksürük belirtiler arasındadır” Tüberkoluzun belirtilerine ve tanı konma yöntemlerine değinen Prof. Dr. Özlü, “Tüberküloz hastalığı uzun süren öksürük, balgam çıkarma, bazen balgamda kan gelmesi, iştahsızlık, zayıflık, halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, ateş ve gece terlemeleridir. Akciğer grafisi ve balgam mikroskopisi ile tanısı konulur” açıklamasında bulundu. “Tedavi edilebilir bir hastalıktır” Tüberkülozun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özlü, “Tüberküloz hastalığı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavi başarısı yüzde 100’e yakındır. Ancak bazı ülkelerde ilaçlara dirençli tüberküloz sıklığı fazladır. İlaca dirençli tüberküloz hastalığının tedavisi daha uzun ve daha karmaşıktır” dedi.
Yumurta akı ile şekerin aşkı: ’Kaymaklı’
24 Mart 2024 Pazar - 09:19 Yumurta akı ile şekerin aşkı: ’Kaymaklı’ Türkiye’nin farklı yerlerinde farklı isimlerle adlandırılan ancak Trabzon’da ’Kaymaklı’ ismi ile bilinen yumurta akı ve şekerden yapılan tatlı özellikle Ramazanlar’ın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. 7’den 70’e herkesin tercih ettiği tatlılar arasında yer alan kaymaklıyı daha çok çocuklar tercih ederken, Trabzon’un son kaymaklı ustalarından 78 yaşındaki Hacı Emin Seven, her Ramazan kendilerine ait imalathanede 67 yıldır kaymaklı imal ettiklerini söyledi. Şehirdeki 3 kaymaklı ustasından sadece kendisinin kaldığını ve yeni neslin bu mesleğe çok ilgi duymadığını kaydeden Hacı Emin Seven “Mesleğime 1957 yılında başladım. O zamandan bugünkü gibi fazla tatlı çeşitleri pek yoktu ekseriya baklava türü tatlılar mevcuttu. Kaymaklı yapmaya da o dönemler başladım. Kaymaklının malzemesi yumurta akı ve şeker başka katkı olmaz. Kaymaklı genelde Ramazan’da tercih edilen bir tatlı türüdür. Zaman zaman yurt dışında çalışan gurbetçilerimiz memleketine geldiklerinde kaymaklı alıp götürüyorlar. Kaymaklıyı daha çok çocuklar sever. Trabzon’da hakiki kaymaklı ustası üç kişiydik şimdi sadece ben kaldım. Kaymaklı yurdun farklı yerlerinde de yapılır isimleri farklı söylenir. Biz kaymaklı derken Ege’de köpük derler. Gençlerin ise bu mesleğe fazla ilgisi yok. Bizim zamanımızda elle yapardık şimdi ise artık makineler yapıyor” diye konuştu. Kaymaklı sırrı pişirilmesinde Kaymaklının Ramazan’a özgü bir tatlı olduğunu ve 7’den 70’e herkesin yediğini kaydeden diğer bir tatlı ustası Hakan Özdemir ise “47 yıldır mesleğimi yapıyorum. Bu mesleğe 12 yaşında ustaların yaptığını görerek başladım. İlk yaptığım tatlı düz baklava idi. Daha sonra diğer çeşitleri yapmaya başladım. Kaymaklıyı yediden yetmişe herkes yer. Kaymaklı Ramazan’a özgü bir tatlı. Yapılışı sadece şeker ve yumurta beyazından ibaret başka hiçbir şey katılmaz. Önemli yanı ise pişirilişi” diye konuştu. Unutulmaya yüz tutacak gibi görünüyor Yeni neslin mesleğe pek ilgi duymadığından geleneksel tatlar arasında yer alan kaymaklının unutulmaya yüz tutacağını ifade eden Özdemir, “Yeni nesilde bu mesleğe karşı heves de bir eğilim de yok. Bizim dönemimizde genelde elle yapılırdı şimdi işin içine teknoloji girince daha da farklılaştı. Ustalar yetişmiyor ileride bu mesleğimiz tehlikeye girecek. Usta her yerde var ama şu anda yetişecek eleman yok. Bizim öne çıkan tatlılarımız zamanla unutulacak. Trabzon’un öne çıkan tatlıları kaymaklı ve kadayıf. Kaymaklıyı daha çok çocuklar tercih eder. Yeni nesil kaymaklıyı yeni yeni tanımaya başladı. Çocuklar genelde iftardan sonra tepsiyle kaymaklı satarlar” şeklinde konuştu.
Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”
23 Mart 2024 Cumartesi - 22:11 Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Hatay’daki Emek ve Aksaray Mahallesi yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin karşı çıkarak mani olduğunu belirterek, "Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Bu siyasete alet edilir mi? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 31 Mahalli İdareler Seçim çalışmaları kapsamında geldiği Trabzon’da ’Sektör Temsilcileri Buluşması’na katıldı. DSİ toplantı salonunda düzenlenen buluşmada konuşan Bakan Özhaseki, Trabzon’un en önemli hamlesinin turizm olduğunu söyledi. Bakan Özhaseki, “Şimdi mesela biraz önce başkanım söyledi. Trabzon’da en önemli hamlesi turizm hamlesi gibi gözüküyor. Onun hazırlığını yapmak lazım. Çünkü hazır insanlar geliyorlar şehrinize can katıyorlar. Yiyorlar, içiyorlar. Tamam. Herhangi bir şekilde ithal tarafı da yok bu işin. Dışarıya borçlanmıyorsunuz. Siz coğrafyanızı gösteriyorsunuz, kültürünüzü gösteriyorsunuz. Güzellikleri gösteriyorsunuz. Para kazanıyorsunuz. Bu bile değişime ayak uydurmaktır. Son olarak da söyleyeceğiz. Belki en önemli kural şu arkadaşlar şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Kimi kast ediyorum. Vali Bey’i de kastediyorum, yerel yöneticileri de söylüyorum, siyasilerimizi de söylüyorum. Belediye başkanları tabii ki bu işin içerisinde olmazsa olmazlarımız. Eğer şehrinizle bizim ilgili düşünceleriniz ufuklarımız varsa hedef koymuşsak, oraya giderken hep birlikte kol kola girip gayret ediyorsak başarı o şehrin geleceği aydınlık değil. Birimiz güzel bir proje yapmışız ona partili diye kızıyoruz. Şu adam parlamasın. Bu proje uygulanırsa başımıza bela olur, büyür gibi şeytani duygularla mani olmaya çalışırsak Allah korusun o şehirde işler güzel gitmez. Çok şükür biz Trabzon’da hep birliktelik gördük. Eski bakanlarımızda, yeni bakanlarımızdan yerel yöneticilerden, Murat Bey’den, Ahmet Metin Bey’den. Kol kola giren bir yapı gördük” şeklinde konuştu. “İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok” Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattının olduğunu vurgulayan Bakan Özhaseki, “Son yüzyılda gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem var bu bölgede. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Böyle bir coğrafyada yaşıyoruz. Efendim bizim burası 3. veya 4. derecede inşallah bir şey olmaz bize. Amin inşallah olmaz. Allah’tan dileğimiz o. Ama tedbiri elden bırakırsak şuanda Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattı var. Nerede, hangi tarihte nasıl bir şiddette kırılacağını kimse tahmin edemiyor. Başımıza büyük felaketler gelir. Elbette inançlı insanlarız. Allah’a tevekkül ederiz, dua ederiz ama tedbiri elden bırakamayız. İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok. Mevlana Hazretleri buyuyor ki, akıl dize vurup ah etmek için değildir. Akıl olanı bitine anlayıp ona göre yola revan olmak içindir. Bizde çok şükür akıllı insanlarız. Çok şükür gücümüz yerine geldi. Mühendislik, mimarlık fakültelerimiz var. Bilim adamlarımız var. Allah’a şükür hükümetlerimiz güçlü. Bu dönemde bizim bu gerçekliği bilerek hareket etme gibi bir hükümlülüğümüz var. Aslında tarihte bizim kendimize has o medeniyetimizin kurmuş olduğu ortamları son 18-19. asırlarda yitirdiğimiz için birazda zordayız” diye konuştu. Bakan Özhaseki, Emek ve Aksaray Mahallesi örneğini verdi Hatay’ın Emek ve Aksaray Mahallesi’nde yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin mani olduğunu ve 6 Şubat depreminde mahallede bir kişinin bile kurtulamadığını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bizim artık şehirlerimizi, işyerlerimizi her ne yapıyorsak depreme dirençli ve sağlıklı yapmamız icap eder. Bu sağlıksız yapılardan kurtulmamız icap ediyor. Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi sağlıklı şehirlerin inşa edilmesidir. Çünkü siz şehri kuruyorsunuz, içinde yaşarken şehre benziyorsunuz. Şehirler insanların aynasıdır. En önemli sorun olarak ben bunu görüyorum. 6 Şubat’ta bir deprem yaşandı. Bu depremde Doğu Anadolu fay hattı kırıldı. Orada 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. Hep yine dizimize vurduk, ah ettik. Gece gündüz demeden uğraştık. Orada CHP’li belediye var demedik, diyemeyiz. İnsan bizim insanımız. Tercihleri başımızın üstüne. Hizmetlerine koştuk. Bu iş zaten siyaset üstü bir iş. Eğer bunu siyasete alet edersek çok acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Benim bir önceki bakanlık döneminde Hatay’a davet ettiler. Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci hiç unutmuyorum. Kentsel dönüşüm yapacağım dedi peki dedim. Hesabını ve kitabını yaptık. Oraya gittik, alan çok kalabalık. Vatandaşın yüzde 80’i kentsel dönüşüm istiyor. Ama kenarlarda örgüt üyeleri dolu. Şimdi ki Hatay Belediye Başkanı başlarında. İstemeyiz de istemeyiz. Mimar, mühendis odalarının bir grubu. Bunu üzülerek söylüyorum. Başkanımız çıktı hoş geldiniz konuşmasına ömrümde öyle küfürler duymamıştım adamcağız selam bile veremedi indi. Kürsüye çıktım. İstemiyor musunuz dedim. Vatandaşta ses yok ama kenardaki örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar. Tamam yapmıyoruz sakin olun dedim. Ankara’dan bende kendime iş aramak için gelmedim buralara dedim. Ama dedim, şuraya kadar geldim 10 dakika sohbet edelim meramımı anlatıyım size sonra ayrılacağım olur mu arkadaşlar dedim. Gençler sizde şu pankartlarını indirin dedim. Pankarttan hepsi bize hakaret ediyor. Herkes sakinleştikten sonra dedim ki arkadaşlar bakın burası Doğu Anadolu fay hattı üzerinde. Ülkede önemli 3 tane fay hattı var. Yarın bir gün burada deprem olabilir. Hocalarda sırası geldi diyorlar. Akşam, sabah burada deprem olur gelin mani olmayın da ben şu deprem işinde size yardımcı olayım. Kentsel dönüşümü yapalım hiçbirinize zarar gelmesin. Emek ve Aksaray Mahallesi. Eğer belediye yanlış hesap yaptıysa ben düzelteceğim, belediyeye bir tane bina kalıyorsa ben size vereceğim şeref ve namus sözü saatlerce sizi dinleyeceğim dedim. Gece 11-12’ye kadar herkesi dinledim. Fakat örgütler galip geldiler. Mani oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar" dedi. "Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı?" "Deprem sabahı erkenden önce Gaziantep Belediye Başkanımızı aradım Fatma hanım hüngür hüngür ağlıyordu. ’Ağabey evlerin altından feryatlar yükseliyor yetişemiyoruz ki’ dedi" ifadelerini kullanan Bakan Özhaseki, "Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Günah değil mi. Bu siyasete alet edilir mi? Lüzumlu, lüzumsuz davalar açılır mı? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım. Ölünceye kadar tövbe istiğfar etmeleri lazım. Ama pişkin pişkin geziyorlar. Sonra da öğrenmiş bir kelam. En son mecliste ne olur dedim kentsel dönüşüme karşı değiliz de rantsal dönüşüme karşıyız gibi süslü laflar etmeyin midem dönüyor, almıyor içim dedim. Çıkın da kentsel dönüşüm yapın. Alnınızdan öpeyim. Bizde karşıyız. Rantsal dönüşüm yapmak isteyen mi var. Bu işin tek çözümü var, kentsel dönüşüm. Çok hızlı bir şekilde ülkemize depreme dirençli bir hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.
Bakan Özhaseki: “Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki tane kusuru var; İkisi de yerin altında”
23 Mart 2024 Cumartesi - 15:45 Bakan Özhaseki: “Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki tane kusuru var; İkisi de yerin altında” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, her güzelin bir kusuru olduğu gibi Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın da iki tane kusuru olduğunu belirterek "İkisi de yerin altında. Yerin üstünde bir sıkıntı yok. Birisi fitne örgütleri Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen yurtdışından destekli hainler hiç bitmek bilmiyor. İkincisi de depremsellik. Depremde başımızın belası. Onu bilerek hareket etmek durumundayız" dedi. 31 Mart Mahalli İdareler Seçim çalışmaları nedeniyle dün gece saatlerinde Trabzon’a gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Çarşıbaşı ilçesindeki seçim yürüyüşünün ardından Yomra ilçesinde mitinge katıldı. Partililerin ilgi gösterdiği mitingde konuşan Bakan Özhaseki, AK Parti Yomra Belediye Başkan adayı Abdülkadir Özdemir’e destek istedi. Konuşmasında coğrafyanın iki tane kusuru olduğunu belirten Bakan Özhaseki, “Bu Anadolu coğrafyası son dönemlerde bütün mazlumların aynı zamanda sığınma coğrafyasıdır. Balkanlarda, Karadeniz’de Doğu’da, Güney’de bunalan daralan ne kadar kardeşimiz varsa hep bu coğrafyaya gelmiştir. Allah’a hamd olsun etle tırnak gibi olduk. Bir olduk, beraber olduk. Bayrağımız dalgalanıyor. Ezanımız okunuyor. Gittikçe büyüyoruz. Düşmana korku salıyoruz. Gönlü coğrafyamıza da huzur veriyoruz. Her güzelin bir kusuru olduğu gibi bu coğrafyanın da iki tane kusuru var. İkisi de yerin altında. Yerin üstünde bir sıkıntı yok. Birisi fitne örgütleri Türkiye’yi bölmek, parçalamak isteyen yurtdışından destekli hainler hiç bitmek bilmiyor. İkincisi de depremsellik. Depremde başımızın belası. Onu bilerek hareket etmek durumundayız” diye konuştu. Bir açılışta PKK’lıların sabaha kadar "Kayserili faşist bakan ne işin var? burada" diye bağırdıklarını dile getiren Bakan Özhaseki, “50 sene önce duvarda gördüğüm bir afişten sonra ’Bunlar ne istiyor?’ dedim. Nereyi bölmek istiyorlar ? Bu ülkenin içerisinde bir devlet mi kurmak istiyorlar. Ne yazık ki zaman içerisinde çukur eylemleri ile birlikte paçavralarını bayrak diye çekerek öz yönetim ilan ettik demek gafletinde bulundular. Ben o dönemde bakandım. O bölgelere ömrümde ilk defa gittim. Şırnak’a, Cizre’ye, Yüksekova’ya her tarafa gittim. Orada karşımdaki muhataplarımızın birçoğu da PKK’nın siyasi uzantılarıydı. Bir açılışta onlar karşımdayken emin olun şunları aynen yüzlerini söyledim. ’Dün gece Cizre’ye geldim hizmet ediyorum. Su getirdim, kanalizasyonunuzu yapıyorum, PKK’ların yıktığı evleri yapıyorum ama bana sabaha küfür ettiniz. PKK’lılar sabaha kadar Kayserili faşist bakan ne işin var burada diye bağırdınız durdunuz bana. Evet Kayseriliyim, sünniyim, Türkmen çocuğuyum ama size hizmet ediyorum’ dedim. Siz bana ’Faşist bakan burada ne işin var?’ derken birkaç kilometre ötede okyanus ötesinde gelmiş olan coniler var. 10 bin kilometreden gelmişler. ’O conilere sorsanıza ne işiniz var? burada’ diye. ’Amerikalılara sorsanıza ne işiniz var burada?’ diye. Milyarlarca dolar harcıyorlar. Çocuklarınızın eline veriyorlar dağa gönderiyorlar. Sonra da kurşunlar bize dönüyor kardeşliğimiz bombalıyorlar. Asıl o kitapsızlara sorun ne işiniz var burada diye. Bunlar size eşiklik mi getirecek, özgürlük mü getirecek. Nereye gittiler de insanlık götürdüler, nereye gittiler de özgürlük getirdiler. Her gittikleri yere kan, bela, sel götürdüler. Cenabı Hakka şükürler olsun PKK’yı da, FETÖ’yü de, DHKP-C’yi de, IŞİD’i de toprağa gömdük bir daha çıkamayacaklar inşallah” şeklinde konuştu. “Deprem bölgesinde şuana kadar dağıttığımız konut sayısı 76 bini buldu” 6 Şubat depreminden etkilenen illerde yapılan konutlar teslim edilmeye devam ettiğini ve gece-gündüz çalıştıklarını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bir taraftan da yerin altında depremsellik var. Ne yazık ki kural böyle konmuş. Biz ona kafa tutamayız. Onu bilerek hareket edip, uygun şekilde hal almaktan başka çaremiz yok. En son 6 Şubat’ta hatırlayın iki tane deprem. Tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insanımız da zarar gördü. 680 bin evimiz yıkıldı. 170 bin işyerimiz yerle bir oldu. Maddi hasar çok büyük. 100 milyar doların üzerinde. Toprağa verdiğimiz kardeşlerimizin sayısı 53 bin 500. Çok büyük bir acı. O günden beri çalışıyoruz. O asrın felaketi asrın dayanışmasına döndürdük. 100 binlerce ev yapıyoruz. Köylerimizde çelikten evlerde yapıyoruz. Şehirlerimizi merkezini ve altyapısını yapıyoruz. Şuana kadar dağıttığımız konut sayısı 76 bini buldu. Her ay 10-15 bin ev vermeye devam edeceğiz. Ama biz böyle çalışırken tam bin tane şantiyede 110 bin kişilik orduyla çalışıyoruz. 4 bin 333 köyümüzde çelikten evler yapıyoruz. Fakat muhalefet çıkmış hani nerede evler diyorlar. Kimi verdiniz heralde akrabalarınıza veriyorsunuz. Allah ıslah etsin bunları. Biz gece-gündüz çalışıyoruz. Nasrettin Hoca’ya demişler ki, hocam adam olmanın yolu nedir demişti evladım kulaktır. Nasıl oluyor hocam demişler. Demiş ki karşınızdaki konuşurken can kulağı ile dinleyeceksiniz ki ne diyor anlayabilesiniz. Birde ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun ki, adam olmayı öğrenin. Allah bizim muhalefete de kulak versin ne diyelim. Ama biz yolumuzdan şaşmayacağız. Biz hizmetten başka bir şey bilmeyiz. Allah’ın izniyle hizmet edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış; Anadolu lisanı ile ’keklemiş’ ” Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken iki tane ittifak olduğunu hatırlatan Bakan Özhaseki, “Birisi Cumhur İttifakı, öbürü de Millet İttifakı. Cumhur ittifakı tarafından sizim ortaklığımız net. Özümüz, sözümüz bir. Biz yerli, milliyiz. Bizim ezan, bayrak ve bu vatan bölünmez diye bir derdimiz var. Ne söylüyorsak özümüzdeki söylüyoruz. Fakat karşı tarafta bir ittifak vardı. Önce 6’lıyız diyorlardı bizde masanın altından PKK kafasını gösteriyor saklamayın diyorduk. Sonradan Kılıçdaroğlu herkesi kandırmış, Anadolu lisanı ile keklemiş. İçişleri Bakanlığını da, MİT’i de vermiş. 8 oldu ortaklık. Sonradan dünyanın en başarısız iki belediye başkanını da ortak aldılar 10 oldu. Şunu iyi bilelim bu 10 tane grubun hiçbir şekilde görüşleri birbirine benzemez. Sosyal olaylara, siyasi meselelere bakışları, askeri noktalardaki görüşleri aynı değil benzemezler çetesi gibiler. Fakat bir araya gelmişler tek şey istiyorlar. Cumhur İttifakı, Recep Tayyip Erdoğan gitsin ne olursa olsun. Bunun dışında söyledikleri hiçbir şey yoktu. Aslında birbirlerini sevmezler. Birisi bir gün olsun diğerini özleyip te yanına çay içmeye bile gitmemişler. Hani şair diyor ya, hadi gel şu Süleymaniye’yi yıkalım desem iki kazma kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel yeniden yapalım desem önce bir Sinan sonradan da Süleyman gerek. Yapmak zor iş yapmaktan gerçekten zor. Ama çok şükür Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz demeden çalışıyoruz” dedi.
Dr. İlknur Kul Çelik: “Tüberküloz önlenebilen, tedavi edilip iyileştirilebilen, kişi ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalıktır”
23 Mart 2024 Cumartesi - 10:17 Dr. İlknur Kul Çelik: “Tüberküloz önlenebilen, tedavi edilip iyileştirilebilen, kişi ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalıktır” Tüberküloz (verem) hastalığının önlenebilen, tedavi edilip iyileştirilebilen, kişi ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalık olduğu belirtildi. 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü öncesinde bir açıklama yapan İmperial Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İlknur Kul Çelik, halk arasında ‘Verem’ olarak adlandırılan Tüberküloz hastalığının ‘mycobacterium tuberculosis’ isimli bir mikrop aracılığı ile oluşan bulaşıcı bir hastalık olduğunu hatırlattı. “Akciğerde yıllarca uyur durumda kalıp vücut direnci düştüğünde harekete geçer” Çelik “Tüberküloz basili çoğunlukla akciğerde hastalık oluşturmasına rağmen, beyin, böbrek, sindirim sistemi, omurga gibi organları da etkileyebilir. Hastalık, Tüberküloz hastası bir kişinin öksürmesi, hapşırması veya konuşması ile havaya karışan basillerin solunum yolu ile sağlıklı bir insanın akciğerine ulaşması ile bulaşmaktadır. Basiller havada saatlerce asılı kalabilirler. Bu basilleri alan kişilerin bir kısmında basiller kişide hastalık oluşturmadan, uyur durumda akciğerde yıllarca kalıp, vücut direncinin düştüğü bir durumda hastalık oluşabilir. Bu özelliği ile sinsi bir hastalıktır. Tüberküloz hastalığı solunum yolu ile bulaştığında, tüberküloz hastası ile aynı evde yaşayanlarda daha sık olmak üzere yakın temas bulunan kişilerde görülür” dedi. Uzun süreli öksürük, balgam çıkarma, kan tükürme, ateş, gece terlemesi ve kilo kaybı başlıca belirtileri Tüberkülozda bulaştırıcılığı önlemenin yollarını da anlatan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. İlknur Kul Çelik “Hastalığı önlemenin yolları; erken teşhis, etkili ve uyumlu tedavi, hastaların maske takması, hasta kişinin bulunduğu ortamın sık havalandırılmasıdır. Tüberkülozun en sık karşılaşılan belirtileri uzun süreli öksürük ,balgam çıkarma kan tükürme, ateş, gece terlemesi ve kilo kaybıdır. Hastalığın kesin tanısı radyolojik görüntülemelerin yanında balgamda tüberküloz basillerinin mikrobiyolojik olarak gösterilmesi ile konulur. Yiyecek, içecek veya kan yoluyla tüberküloz bulaşmaz.. Çocuklarda yapılan BCG aşısı genel olarak tüberkülozdan korur. Özelliklede menenjit tüberküloz gibi ağır tüberküloz formlarından koruyuculuğu daha yüksektir” ifadelerini kullandı. Tedavisi en az 6 ay Tüberkülozun tedavisi ile ilgili de bilgiler veren Çelik “Tedavisi en az 6 aydır. Tedavide hastaların ilaçlarını düzenli olarak aksatmadan yeterli süre ile almaları çok önemlidir. Böyle olursa hastalar genellikle iyileşirler. Ancak ilaçlar düzenli kullanılmadığı taktirde, ilaca dirençli tüberküloz değişebilir. Bu durumda tedavi çok güçleşir ve daha uzun sürer. Tedaviye başladıktan sonra bulaştırıcılık 1 ay içinde azalır. Beslenmeden daha önemli olan ilaçların dozlarının atlanmamasıdır. Tüberkülozlu hastaların mutlaka öksürürken, hapşırırken ,konuşurken mutlaka ağızını, burnunu kapatması gerekir. Sigara ve alkol kullanmamalıdır. Tedavinin başlangıç döneminde kalabalık ortamlara girmemeli, ziyaretçi almamalıdır. İlaçlar ve kontroller aksatılmadan tedavi süresi tamamlanmalıdır. Tüberküloz hastası ile temas eden kişilere de şartlara bağlı olarak koruyucu tedavi verilebilir. Temaslı kişilerin de muayene kontrolleri gereklidir. Tüberküloz hastalığı önlenebilen, tedavi edilip iyileştirilebilen, kişi ve toplum sağlığı açısından önemli bir hastalıktır” diye konuştu.
Mustafa Bıyık: "Benim siyasetim hizmet siyasetidir"
22 Mart 2024 Cuma - 12:03 Mustafa Bıyık: "Benim siyasetim hizmet siyasetidir" Trabzon’un Yomra ilçe Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, hizmet siyaseti yaptığını belirterek, "Yaptığımız işler ortadadır. Daha yapacak işlerimiz var. Yomra için hayallerimiz var. Yomra’nın ülkemizin en modern ilçesi olmasını istiyoruz" dedi. Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık seçim çalışmalarına devam ediyor. Gürsel mahallesinin sakinleri ile bir araya gelen Başkan Bıyık yoğun ilgi gördü. Gerçekleştirdiği icraatlar ve yeni dönem projelerine ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Bıyık, "Benim siyasetim hizmet siyasetidir. Bizim tek derdimiz Yomra’ya hizmet etmektir. Bu kadim ilçenin daha güzel hale gelmesi, insanlarımızın daha güzel ortamda yaşaması dışında bir gayemiz olmadı, bundan sonrada olmayacak" ifadelerini kullandı. Geride kalan beş yılda Yomra’ya oldukça güzel hizmetler kazandırdıklarını ifade eden Başkan Bıyık, "Ben yaptıklarımızla sizin karşınızdayım. Allah nasip etti, hep birlikte el ele verdik, çok güzel işler yapmayı başardık. Benim siyasetim hizmet siyasetidir, eser siyasetidir. Yaptığımız işler ortadadır. Daha yapacak işlerimiz var. Yomra için hayallerimiz var. Yomra’nın ülkemizin en modern ilçesi olmasını istiyoruz. Yomra’da yaşamanın bir ayrıcalık olmasını arzu ediyoruz. Bu amaçla çok güzel işler yaptık, yeni dönemde yine güzel işler yaparak ilçemizi zirveye çıkarmak istiyoruz. Bu nedenle sizlerden bir dönem daha yetki istiyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Bıyık, konuşmasının ardından vatandaşların sorularını ayrıntıları ile yanıtladı.