POLİTİKA - 23 Mart 2024 Cumartesi 22:11

Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”

A
A
A
Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Hatay’daki Emek ve Aksaray Mahallesi yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin karşı çıkarak mani olduğunu belirterek, "Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Bu siyasete alet edilir mi? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım" dedi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 31 Mahalli İdareler Seçim çalışmaları kapsamında geldiği Trabzon’da ’Sektör Temsilcileri Buluşması’na katıldı. DSİ toplantı salonunda düzenlenen buluşmada konuşan Bakan Özhaseki, Trabzon’un en önemli hamlesinin turizm olduğunu söyledi. Bakan Özhaseki, “Şimdi mesela biraz önce başkanım söyledi. Trabzon’da en önemli hamlesi turizm hamlesi gibi gözüküyor. Onun hazırlığını yapmak lazım. Çünkü hazır insanlar geliyorlar şehrinize can katıyorlar. Yiyorlar, içiyorlar. Tamam. Herhangi bir şekilde ithal tarafı da yok bu işin. Dışarıya borçlanmıyorsunuz. Siz coğrafyanızı gösteriyorsunuz, kültürünüzü gösteriyorsunuz. Güzellikleri gösteriyorsunuz. Para kazanıyorsunuz. Bu bile değişime ayak uydurmaktır. Son olarak da söyleyeceğiz. Belki en önemli kural şu arkadaşlar şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Kimi kast ediyorum. Vali Bey’i de kastediyorum, yerel yöneticileri de söylüyorum, siyasilerimizi de söylüyorum. Belediye başkanları tabii ki bu işin içerisinde olmazsa olmazlarımız. Eğer şehrinizle bizim ilgili düşünceleriniz ufuklarımız varsa hedef koymuşsak, oraya giderken hep birlikte kol kola girip gayret ediyorsak başarı o şehrin geleceği aydınlık değil. Birimiz güzel bir proje yapmışız ona partili diye kızıyoruz. Şu adam parlamasın. Bu proje uygulanırsa başımıza bela olur, büyür gibi şeytani duygularla mani olmaya çalışırsak Allah korusun o şehirde işler güzel gitmez. Çok şükür biz Trabzon’da hep birliktelik gördük. Eski bakanlarımızda, yeni bakanlarımızdan yerel yöneticilerden, Murat Bey’den, Ahmet Metin Bey’den. Kol kola giren bir yapı gördük” şeklinde konuştu.



“İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok”


Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattının olduğunu vurgulayan Bakan Özhaseki, “Son yüzyılda gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem var bu bölgede. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Böyle bir coğrafyada yaşıyoruz. Efendim bizim burası 3. veya 4. derecede inşallah bir şey olmaz bize. Amin inşallah olmaz. Allah’tan dileğimiz o. Ama tedbiri elden bırakırsak şuanda Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattı var. Nerede, hangi tarihte nasıl bir şiddette kırılacağını kimse tahmin edemiyor. Başımıza büyük felaketler gelir. Elbette inançlı insanlarız. Allah’a tevekkül ederiz, dua ederiz ama tedbiri elden bırakamayız. İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok. Mevlana Hazretleri buyuyor ki, akıl dize vurup ah etmek için değildir. Akıl olanı bitine anlayıp ona göre yola revan olmak içindir. Bizde çok şükür akıllı insanlarız. Çok şükür gücümüz yerine geldi. Mühendislik, mimarlık fakültelerimiz var. Bilim adamlarımız var. Allah’a şükür hükümetlerimiz güçlü. Bu dönemde bizim bu gerçekliği bilerek hareket etme gibi bir hükümlülüğümüz var. Aslında tarihte bizim kendimize has o medeniyetimizin kurmuş olduğu ortamları son 18-19. asırlarda yitirdiğimiz için birazda zordayız” diye konuştu.



Bakan Özhaseki, Emek ve Aksaray Mahallesi örneğini verdi


Hatay’ın Emek ve Aksaray Mahallesi’nde yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin mani olduğunu ve 6 Şubat depreminde mahallede bir kişinin bile kurtulamadığını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bizim artık şehirlerimizi, işyerlerimizi her ne yapıyorsak depreme dirençli ve sağlıklı yapmamız icap eder. Bu sağlıksız yapılardan kurtulmamız icap ediyor. Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi sağlıklı şehirlerin inşa edilmesidir. Çünkü siz şehri kuruyorsunuz, içinde yaşarken şehre benziyorsunuz. Şehirler insanların aynasıdır. En önemli sorun olarak ben bunu görüyorum. 6 Şubat’ta bir deprem yaşandı. Bu depremde Doğu Anadolu fay hattı kırıldı. Orada 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. Hep yine dizimize vurduk, ah ettik. Gece gündüz demeden uğraştık. Orada CHP’li belediye var demedik, diyemeyiz. İnsan bizim insanımız. Tercihleri başımızın üstüne. Hizmetlerine koştuk. Bu iş zaten siyaset üstü bir iş. Eğer bunu siyasete alet edersek çok acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Benim bir önceki bakanlık döneminde Hatay’a davet ettiler. Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci hiç unutmuyorum. Kentsel dönüşüm yapacağım dedi peki dedim. Hesabını ve kitabını yaptık. Oraya gittik, alan çok kalabalık. Vatandaşın yüzde 80’i kentsel dönüşüm istiyor. Ama kenarlarda örgüt üyeleri dolu. Şimdi ki Hatay Belediye Başkanı başlarında. İstemeyiz de istemeyiz. Mimar, mühendis odalarının bir grubu. Bunu üzülerek söylüyorum. Başkanımız çıktı hoş geldiniz konuşmasına ömrümde öyle küfürler duymamıştım adamcağız selam bile veremedi indi. Kürsüye çıktım. İstemiyor musunuz dedim. Vatandaşta ses yok ama kenardaki örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar. Tamam yapmıyoruz sakin olun dedim. Ankara’dan bende kendime iş aramak için gelmedim buralara dedim. Ama dedim, şuraya kadar geldim 10 dakika sohbet edelim meramımı anlatıyım size sonra ayrılacağım olur mu arkadaşlar dedim. Gençler sizde şu pankartlarını indirin dedim. Pankarttan hepsi bize hakaret ediyor. Herkes sakinleştikten sonra dedim ki arkadaşlar bakın burası Doğu Anadolu fay hattı üzerinde. Ülkede önemli 3 tane fay hattı var. Yarın bir gün burada deprem olabilir. Hocalarda sırası geldi diyorlar. Akşam, sabah burada deprem olur gelin mani olmayın da ben şu deprem işinde size yardımcı olayım. Kentsel dönüşümü yapalım hiçbirinize zarar gelmesin. Emek ve Aksaray Mahallesi. Eğer belediye yanlış hesap yaptıysa ben düzelteceğim, belediyeye bir tane bina kalıyorsa ben size vereceğim şeref ve namus sözü saatlerce sizi dinleyeceğim dedim. Gece 11-12’ye kadar herkesi dinledim. Fakat örgütler galip geldiler. Mani oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar" dedi.



"Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı?"


"Deprem sabahı erkenden önce Gaziantep Belediye Başkanımızı aradım Fatma hanım hüngür hüngür ağlıyordu. ’Ağabey evlerin altından feryatlar yükseliyor yetişemiyoruz ki’ dedi" ifadelerini kullanan Bakan Özhaseki, "Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Günah değil mi. Bu siyasete alet edilir mi? Lüzumlu, lüzumsuz davalar açılır mı? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım. Ölünceye kadar tövbe istiğfar etmeleri lazım. Ama pişkin pişkin geziyorlar. Sonra da öğrenmiş bir kelam. En son mecliste ne olur dedim kentsel dönüşüme karşı değiliz de rantsal dönüşüme karşıyız gibi süslü laflar etmeyin midem dönüyor, almıyor içim dedim. Çıkın da kentsel dönüşüm yapın. Alnınızdan öpeyim. Bizde karşıyız. Rantsal dönüşüm yapmak isteyen mi var. Bu işin tek çözümü var, kentsel dönüşüm. Çok hızlı bir şekilde ülkemize depreme dirençli bir hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.



Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirtti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal yönlerini bilimsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan Eskişehir Sempozyumu’nun ilk gününde, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğündeki "Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma" başlıklı panelde konuştu. Çolak, eğitim-öğretim kalitesi ve kariyer gelişimi açısından düşünüldüğünde Eskişehir üniversitelerinin; yüksek nitelikli öğretim kadroları, kamu-üniversite-sanayi iş birliklerinin sağladığı imkânlar ve uluslararasılaşma vizyonları ile dünya üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alma hedefleri doğrultusunda ilerliyor oluşunun kendilerini gururlandırdığını ifade etti. ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle şehrine ayrı bir değer kattığını söyledi. ESOGÜ olarak, yükseköğretimin küresel bir boyut kazandığı günümüzde uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve toplumsal katkı stratejilerinin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırmak adına uluslararası iş birliği ağlarını nicelik ve nitelik bakımından genişlettiklerini ifade etti. ESOGÜ’nün Erasmus+ hareketlilik faaliyetlerini yürüten Uluslararası İlişkiler Birimi’nin son yıllarda hareketlilik projelerinin haricinde uluslararasılaşma faaliyetlerinde önemli başarı ve girişimlere de imza attığını belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu ‘Uluslararası Kredi Hareketliliği’ programı kapsamındaki iş birlikleri hakkında da bilgiler verdi. Sürdürülebilir bir ortaklık için yaptıkları girişimler, katıldıkları fuarlar ve kurumsal ziyaretlerin bir sonucu olarak ESOGÜ’nün 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile İyi Niyet Anlaşması bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, bu anlaşmalara ek olarak Erasmus+ program ortakları da düşünüldüğünde üniversitelerinin uluslararasılaşma faaliyetlerinin dünya çapında geniş bir alana yayıldığının görüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kamil Çolak, bunlara ek olarak Eskişehir’in öğrenci dostu ve güvenli kimliğini "Study in Eskişehir" projesiyle yeniden canlandırarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı haline gelmeyi hedeflediklerini söyledi ve ESOGÜ’nün uluslararasılaşmayı bir kalite göstergesi olarak benimsediğini ifade etti. Konuşmasında ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’ne de değinen Prof. Dr. Kamil Çolak, merkezin dil öğretimindeki faaliyetleriyle hem akademik dünyaya hem de dil öğrenen bireylere değer katmayı sürdürdüğünü belirterek, ESOGÜ TÖMER’in aynı zamanda Türkçe öğretiminde kaliteyi ve başarıyı bir araya getirerek dil öğrenim süreçlerinde fark oluşturan çözümler sunduğunu kaydetti. ESOGÜ olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağımızın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, bu kapsamda Avrupa Komisyonu tarafından dijital teknolojilerin geliştirilmesi için Avrupa genelinde kurulan Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) çalışmalarında ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı’nın, yürüttüğü öncü çalışmalarla 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) ağına alınan Türkiye’nin ilk üniversite birimi ünvanını kazandığını da hatırlattı. 2020 ile 2026 yılları arasında ESOGÜ’de yürütülen 105 projenin uluslararası destek almaya değer bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ olarak kendilerini gururlandıran bu çalışmaları hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirerek daha da ileriye taşımak için faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yükseköğretim Kurulu tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" öncelikli alan misyonunun ESOGÜ’ye verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversite olarak sağlıkta dijital teknolojiler ve yapay zekâ ile ilgili araştırma projelerinin artırılması ve hız kazandırılmasına büyük önem verdiklerini ifade etti. ESOGÜ bünyesinde "Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü" kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, koordinatörlüğün iki yıldan beri Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kamil Çolak, dünya sıralamasında 640’a kadar yükselmeyi başaran ESOGÜ’nün, Green Metric’te eğitim, yeşil alan ve karbon ayak izi bakımından Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri haline geldiğinin de altını çizdi. ESOGÜ öğrencilerinin uluslararası faaliyetleri ve başarıları ile gurur duyduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition 2024-2025 ve Shell Eco Marathon gibi yarışmalarda elde edilen başarıları hatırlatarak ESOGÜ personel ve öğrencilerinin uluslararası alandaki faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.
Antalya ALKÜ’de mezuniyet heyecanı başladı Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Akseki Meslek Yüksekokulu son sınıf öğrencileri, kep fırlatarak mezun olmanın heyecanını yaşadılar. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) 2025-2026 Akademik Öğretim Yılı sonuna yaklaşılırken mezuniyet ve yemin törenleri de yapılmaya başlandı. ALKÜ Akseki Meslek Yüksekokulunda mezuniyet heyecanı yaşandı. Okulun bahçesinde düzenlenen törene Akseki Kaymakamı Yusuf Ilıca, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Duran, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Akseki MYO Müdürü Öğr. Gör. Recep Baltacı, hayırsever Vehbi Güleç, ilçe protokolü, öğrenciler ve aileleri katıldı. Öğrenciler kep attı mezun oldu Törende konuşan Kaymakam Yusuf Ilıca, Akseki’yi tercih ettikleri adına teşekkür ederek başarılar diledi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç konuşmasında öğrencilere yeni hayatlarında başarılar diledi. Prof. Dr. Kılıç, "Üniversitemizde edindiğiniz bilgi ve deneyimlerin sizlere meslek hayatınızda önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Hayatınızın yeni döneminde başarı, sağlık ve mutluluk diliyorum" dedi. Akseki Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Recep Baltacı da öğrencilerin emek ve azimle eğitim süreçlerini tamamladığını ifade ederek mezunları ve ailelerini tebrik etti. Konuşmaların ardından öğrenciler hep birlikte kep atarak mezun olmanın heyecanını yaşadılar. Tören toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Antalya Aksu Uçak Bakım Lisesi’nde bilim fuarı açıldı Antalya’nın Aksu ilçesinde eğitim veren Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, okulun uçak bakım hangarında ziyaretçilere açıldı. İki gün sürecek fuarda öğrencilerin hazırladığı 19 proje sergilenecek. Okulun uçak bakım hangarında gerçekleştirilen fuarın açılışına öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Fuarda öğrenciler tarafından hazırlanan bilimsel projeler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Okul Müdürü Haldun Çevik, okulun temel hedefinin Türk havacılığına nitelikli uçak bakım teknisyenleri yetiştirmek olduğunu söyledi. Öğrencilerin yalnızca teknik eğitimle değil, bilimsel çalışmalarla da gelişim göstermelerini amaçladıklarını belirten Çevik, "Öğrencilerimizin temel becerilerini bilimle bütünleştirerek bu tür faaliyetlerin içinde olmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Kimya öğretmenimiz Ayşe öğretmenimizin yönlendirmeleri ve diğer branş öğretmenlerimizin katkılarıyla toplam 19 projemiz bugün hangarımızda sergileniyor" dedi. Velilere ve havacılık meraklılarına çağrıda bulunan Çevik, iki gün sürecek fuarın ziyaret edilmesini istedi. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin gelecekte savunma sanayi ve havacılık alanında önemli çalışmalara dönüşeceğine inandığını ifade eden Çevik, okulun yalnızca Türkiye’de değil dünyada da tanınan bir eğitim kurumu olduğunu kaydetti. Çevik, konuşmasının sonunda Milli Eğitim Bakanlığı, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere emeği geçen öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.
Bursa Nilüfer’de sloganlar engelleri aşmak için yükseldi Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen yürüyüşle engelli bireylerin haklarına dikkati çekti. Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası’na toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren güçlü ve farkındalık oluşturucu etkinliklerle dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda Üç Fidan Gençlik Parkı’nda basın açıklaması düzenlendi. Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, engelliler, aileleri ve toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katıldığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi noktasında önemli mesajlar verildi. "Asıl engel yaşamın kendisidir" Nilüfer Belediye Başkan Vekili Güleç, engelliliği kişinin bir sorunu olarak değil, kentin bir sorumluluğu olarak gördüklerini ifade ederek, "Bugün Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Halk Evimize kadar birlikte yürüyoruz. Bu yürüyüş bir farkındalık çağrısıdır. Asıl mesele bir insanın engelli olması değil, yaşamın o insanı engellemesidir" dedi. Güleç, belediye olarak dezavantajlı gruplara yönelik 15 yıldır süren "Bizim Ev" ve "Bizim Bahçe" gibi dayanışma projelerinin yanı sıra, Türkiye’nin kapalı alandaki ilk engelsiz oyun parkını da kente kazandıracaklarının müjdesini verdi. Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu adına söz alan Ayrin Erciyas da engelli bireylerin; MHRS randevu önceliği, EKPSS erişilebilirliği ve istihdam imkanlarının artırılması gibi taleplerini içeren bildiriyi paylaştı. Erciyas, engellilerin taleplerini şu şekilde sıraladı: "Eğitim kurumları tüm engel grupları için erişilebilir hale getirilmelidir. Engelli istihdamı artırılmalı, nitelikli iş imkanları oluşturulmalıdır. İlaçlara ve protez/ortezlere erişimde yaşanan hak kayıpları giderilmelidir. Otizmli bireyler için yatılı rehabilitasyon merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Araç alımına ilişkin kısıtlayıcı düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir. Yetkililere çağrımızdır; sağlık hizmetlerinden eğitime, istihdamdan sosyal yaşama kadar uzanan bu çok boyutlu sorunların çözümü, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Yaşa dayalı ayrımların ortadan kaldırıldığı, erişilebilirliğin temel hak olarak kabul edildiği bir sistemin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Engelli bireyler ve onların bakımını üstlenen milyonlarca vatandaşımız için eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam hakkı ertelenemez." Basın açıklamasının ardından, engelli bireyler, aileleri ve destekçilerinden oluşan topluluk, Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ne doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüş boyunca toplumun her kesimine erişilebilirlik çağrısı yapıldı. Farkındalık yürüyüşünün Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde tamamlanmasının ardından katılımcılar, Bizim Ev Engelliler Sosyal Destek Merkezi tarafından hazırlanan ve geliri ihtiyaç sahiplerine aktarılacak olan Bizim Sergi’yi ziyaret etti. Programın bu bölümünde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gruba dahil olarak engelli bireylerle bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir, engelli bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenerek, taleplerini dinledi ve çözüm odaklı projelerin devam edeceği sözünü yineledi.