Yerel Haberler
Trabzon
13 Şubat 2026 Cuma - 17:28 Sinem’i öldüren boşanma aşamasındaki eşi hakim karşısına çıktı Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 7 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ilk kez hakim karşısına çıktı. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Denize girip çıkıyordum, karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ilk kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Savunmasında olaylara ilişkin anlatımda bulunan Ali Eren Somun, kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ileri sürerek, "Kimseyi öldürme kastım kesinlikle yoktur. Sevgiliyken bile evlilik hayatı yaşadık. Ailesi beni çok seviyordu. Ne olduğunu anlamadım akrabasına söz verdiği için benden boşanmak istedi. Benimle sıkıntısı, sorunu olmadığını söylüyordu. Olay günü Sinem çok sarhoştu. Eşimle konuşmak için eve gittim. Silahla merdiven boşluğuna ateş ettim. Öldürme kastım yoktu. Korkarak olay yerinden motosikletle uzaklaştım. Beni herkes tanıyordu olayla ilişkin kimse bana bir şey sormasın diye saçımı kestim. Sinop’ta deniz kenarında kaldım. Denize girip çıkıyordum. Karımın öldüğü haberini de yakalandığımda öğrendim" dedi. "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" Ali Eren Somun, hakimin Sinem Somun’un sosyal medyada yaptığı "Türkiye’de 102 günde 132 kadın öldürüldü" paylaşımına neden "133" yorumunu yazdığına dair sorusuna, uğurlu sayısı olduğunu için böyle bir paylaşım yaptığını söyledi. Sanık, ifadesinin devamında, "Mermilerim yetseydi annemin adını da yazardım" şeklinde konuştu. Yaralanan bekçi: "Yere düşen Sinem’i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım" Olayda yaralanan bekçi E.E., duruşmada yaşananları anlatarak, "Saat 22.30 sıralarında Sinem eve geldi. Bir süre sonra apartmandan gelen sesler üzerine komşular durumu bize bildirdi. Kapıyı çalmadan önce içeriden tartışma sesleri geliyordu. Sinem kapıyı açmak üzereyken arka arkaya iki el silah sesi duyduk. Yere düşen Sinem’i tutmaya çalıştığım anda ben de yaralandım. Ali Eren balkondan çıkarken, biz Sinem’e müdahalede bulunduk" ifadelerini kullandı. Duruşma sonrası anneanne fenalaştı Duruşmanın ardından adliye binası önünde anneanne Gülnaz Topaloğlu rahatsızlandı. Yakınlarının yardımıyla oturtulan Topaloğlu, ihbar üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavi altına alınan Topaloğlu’nun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Duruşma 13 Mart 2026 tarihine ertelendi.
Acil serviste hayat kurtarıyor, dağlarda pedal çeviriyor
21 Aralık 2025 Pazar - 09:37 Acil serviste hayat kurtarıyor, dağlarda pedal çeviriyor Giresun’un Eynesil ilçe Devlet Hastanesi acil servisinde görev yapan 28 yaşındaki doktor Semih Gürel, yoğun geçen 24 saatlik nöbetlerin ardından dağ bisikletine atlayarak Karadeniz’in zorlu coğrafyasında kilometrelerce pedal çeviriyor. Kar, yağmur ve sis demeden yüksek rakımlı yaylalara uzanan yolculuklarıyla dikkat çeken Gürel, hem mesleği hem de doğa tutkusuyla sosyal medyada ilgi odağı oluyor. Giresun’un Eynesil ilçesinde Devlet Hastanesi acil servisinde görev yapan 28 yaşındaki doktor Semih Gürel, insanların en zor anlarına tanıklık ettiği 24 saatlik nöbetlerin ardından, yorgunluğunu Karadeniz’in sisli dağ yollarında pedal çevirerek atıyor. Beyaz önlüğünü çıkarıp kaskını takan Gürel, kar, yağmur ve soğuğa aldırmadan yaylalara uzanan yolculuklarıyla hem kendini hem de izleyenleri derinden etkiliyor. Ankara’dan yaklaşık 1,5 yıl önce Giresun’a atanan Dr. Semih Gürel, şehir hayatında scooter kullandığını, Karadeniz’e gelince ise bu coğrafyanın ruhuna uygun bir dağ bisikleti aldığını söylüyor. Acil serviste geçen yoğun ve stresli saatlerin ardından bisikletine binmenin kendisi için sadece bir spor değil, bir nefes alma anı olduğunu dile getiren Gürel, dağ tepe demeden yollara düşüyor. Bazen 5-6 saati bulan sürüşlerinde yüksek rakımlı yaylalara çıkan Gürel, karla kaplı patikalarda, yağmur altında ve sisin içinde pedal çeviriyor. Doğayla baş başa kaldığı bu yolculukları kask kamerasıyla kayda alan genç doktor, görüntüleri sosyal medya hesabında paylaşıyor. İnsan hayatına dokunduğu saatlerin ardından doğanın kalbine sığınan Semih Gürel, bisikletin kendisi için bir terapi olduğunu vurguluyor. Zorlu görev temposunun ağırlığını her pedalda biraz daha geride bırakan Gürel’in Karadeniz’in zorlu ama bir o kadar da etkileyici doğasında yaptığı yolculuklar, takipçilerine hem ilham veriyor hem de bölgenin doğal güzelliklerini gözler önüne seriyor. Ankara’dan 1,5 yıl önce Giresun’un Eynesil ilçesine atandığını belirten Semih Gürel, "Orada scoter sürücüsüydüm. Buraya gelince coğrafyaya uygun dağ bisikleti aldım. 1,5 yıldır boş günümde dağ bayır geziyorum. Acil serviste 24 saatlik nöbetlerden sonra kafa dağıtma amaçlı spontane geziler düzenliyorum" dedi. "Bir tarafım yeşil bir tarafım mavi" Yol boyunca bir tarafın mavi diğer tarafın yeşil olmasının güzel hissettirdiğini kaydeden Gürel, "Burası bir sahil ilçesi ama 2 kilometre ötesi hep yükselti başlıyor. Dağlık bir alan. Sahil boyu gezdikten sonra içeri girsek yüksel engebe, çukur, tepe başlıyor. Ona uygun bir bisiklet almak istedim. Hava koşulları zorlu oluyor ancak bisiklet sürmemize engel olmuyor. Bisikletin jantı kara uygun. Karda zorlanmıyorum. Mekanik bir alet tamiri kolay. Bazen yolculuklarım 4-5 saat sürebiliyor. Zirveye çıktığım zaman sahile iniş gerçekleştiriyorum. İnişler 1-2 saat sürüyor. Yolda çok fazla yaban hayvanı ölülüleri ile karşılaşıyorum. Yoldayken trafikte renkli görüntüler görüyorum. Yol boyunca bir tarafın mavi bir tarafın yeşil olması çok güzel hissettiriyor. Bu bölge çok sulak bir alan. Yol boyunca şelaleler, deniz manzarası ve dereler güzel manzaralar oluşturuyor" şeklinde konuştu. "Hayalim dünya turu" Bisikletin kendisine enerji verdiğini kaydeden Gürel, "Bisiklet beni yormuyor açıkçası enerji veriyor. Çok kez mesai sonrası nöbetten çıkıp uyumadan bisikletle uzun turlar attığım olmuştur. Bisiklet çok sağlıklı bir spor. Vücuttaki birçok kası çalıştırıyor. Başta bacak kası dahil olmak üzere üst vücudu da çalıştırıyor. Bu 14 kilogramlık bir bisiklet. Sadece bunu taşımak bile yük taşıtmış oluyor yani kol, göğüs, sırt kasları çalışıyor. Bel anatomisine çok iyi geliyor. Dizlere, menüsküse yani her şeye çok iyi geliyor. En önemlisi de psikolojiye çok iyi geliyor. Trabzon, Gümüşhane ve Giresun arası gezdim. Bundan sonra hayalim bir Türkiye turu ondan sonraki hayalim ise dünya turu" ifadelerini kullandı.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden "yeşil dokuya zarar" iddialarına yanıt
20 Aralık 2025 Cumartesi - 12:40 Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden "yeşil dokuya zarar" iddialarına yanıt Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar ilçesi Gülbaharhatun Mahallesi’nde yürütülen kaldırım yenileme çalışmaları sırasında ağaçların kesildiği ve yeşil dokuya zarar verildiği yönünde basında yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılmasının zaruri hale geldiğini belirterek, şehir genelinde sürdürülen altyapı ve üstyapı çalışmalarının çevreye duyarlılık ve sürdürülebilir şehircilik ilkeleri doğrultusunda yürütüldüğünü vurguladı. Açıklamada, Gülbaharhatun Mahallesi’ndeki kaldırım yenileme çalışmaları kapsamında yapılan incelemelerde, kaldırım üzerinde bulunan ve kuruduğu tespit edilen sınırlı sayıdaki ağacın çevre güvenliği açısından risk oluşturduğu belirtilerek, "Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından Ortahisar İlçesi Gülbaharhatun Mahallesi’nde yürütülen kaldırım yenileme çalışmaları sırasında kaldırım üzerindeki ağaçların kesildiği ve yeşil dokuya zarar verdiği yönünde basında yer alan iddialar, gerçeği yansıtmamaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, şehrimizin her noktasında daha güvenli, daha konforlu, daha estetik ve daha sağlıklı yaşam alanları oluşturmak amacıyla altyapı ve üstyapı çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. Bu çalışmalar, öncelikli olarak çevreye duyarlılık, yeşil alanların korunması ve sürdürülebilir şehircilik ilkeleriyle yapılmaktadır. Gülbaharhatun Mahallesi’nde yürütülen kaldırım yenileme çalışmaları kapsamında, kaldırım üzerinde yer alan ve yapılan incelemeler sonucunda kuruduğu ve çevre güvenliği açısından risk oluşturduğu tespit edilen sınırlı sayıdaki ağaç, yenileri dikilmek üzere yerleri boş bırakılacak şekilde sökülmüştür. Bu işlemi ’ağaç katliamı’ olarak yorumlamak tam anlamıyla insafsızlıktır. Zira bu çalışma, kuruyan ağaçlarının devrilme tehlikesinin bertarafı ve yerlerine yenilerinin dikilmesi için zorunludur, şehrimizi yeşillendirme sürecinin bir parçasıdır. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç, göreve geldiği günden bu yana ’Daha yeşil bir Trabzon’ vizyonunu şehrimizin temel önceliklerinden biri olarak benimsemiş; parklar, yeşil alanlar, ağaçlandırma çalışmaları ve çevre projeleri konusunda yüksek bir hassasiyet ortaya koymuştur. Başkanımızın çevreye ve doğaya olan bu duyarlılığı kamuoyunun da yakından bildiği bir gerçektir. Bu çerçevede, söz konusu bölgede sökülen ağaçların yerine daha sağlıklı, çevreye uyumlu ve uzun ömürlü yeni ağaçların dikimi planlanmış olup, çalışmalar tamamlandığında alan daha yeşil ve daha estetik bir görünüme kavuşturulacaktır. Belediyemiz, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da çevreyi koruyan, yeşil alanları artıran ve Trabzon’umuzu daha yaşanabilir bir şehir haline getiren projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
Artvin’in ardından Trabzon’da da yılanlar kış uykusuna yatmadı
20 Aralık 2025 Cumartesi - 09:47 Artvin’in ardından Trabzon’da da yılanlar kış uykusuna yatmadı Doğu Karadeniz’de son günlerde kış uykusuna yatması gereken yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yakın bölgelerde görülmesi dikkat çekiyor. Artvin’de kış uykusunda olması gereken yılanların görüntülenmesinin ardından, benzer bir durum Trabzon’da da yaşandı. Trabzon’un Beşikdüzü ilçesine bağlı Çeşmeönü Mahallesi’nde sahil kesiminde yılan görüntülendi. İlçede yaşayan Mustafa Kara isimli vatandaş, arazisinde bahçe temizliği yaptığı sırada Karadeniz Sahil Yolu Çeşmeönü Liman mevkiinde parke taşları üzerinde ilerleyen yılanı fark etti. Kara, dağlık kesimlerde kar yağışının etkili olduğu bir dönemde sahilde yılan görmenin şaşkınlığını yaşadığını belirterek, "Dağlarda kar var, sahilde yılanla karşılaşıyoruz. Aralık ayında böyle bir manzarayla karşılaşmak gerçekten şaşırtıcı" dedi. Geçtiğimiz günlerde Karadeniz Bölgesi’ni etkisi altına alan soğuk hava dalgasıyla birlikte 500 rakım üzerindeki bölgelerde kar yağışı etkili olurken, uzmanlar son günlere kadar mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, yaban hayvanlarının kış uykusu düzenini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Artvin’de de benzer şekilde, kış uykusunda olması gereken yılanların yerleşim alanlarına yakın bölgelerde görülmesi bu değerlendirmeleri güçlendirdi.
Akçaabat Belediye Başkanı Ekim, İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi öğrencileriyle buluştu
19 Aralık 2025 Cuma - 09:59 Akçaabat Belediye Başkanı Ekim, İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi öğrencileriyle buluştu Trabzon’un Akçaabat ilçe Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Kariyer Günleri kapsamında İbrahim Erdemoğlu Spor Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. Programda Başkan Ekim, Akçaabat’ta gençler için hayata geçirilen projeleri detaylarıyla anlatarak, gençliğe yapılan her yatırımın geleceğe yapılan en kıymetli yatırım olduğunu vurguladı. Okul Müdürü Mustafa Kutlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen programda konuşan Başkan Ekim, Akçaabat Belediyesi olarak gençlere yönelik çok sayıda proje ve yatırım hayata geçirdiklerini belirterek "Biz Akçaabat’ta gençlerimiz için çalışan, düşünen ve üreten bir belediyeyiz. Spor tesislerinden kültür-sanat merkezlerine, eğitim desteklerinden gençlik projelerine kadar her alanda sizlerin yanında olmaya gayret ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki bu şehrin yarını sizlersiniz" dedi. Başkan Ekim konuşmasında, spor sahaları ve tesis yatırımları, gençlerin ücretsiz yararlanabildiği kurslar, kültür-sanat etkinlikleri, kütüphane ve eğitim destekleri ile gençlerin sosyal hayata daha aktif katılımını sağlayan projelere de değindi. Gençlerin sadece akademik değil; sportif, kültürel ve sosyal anlamda da güçlü bireyler olarak yetişmesini önemsediklerini ifade etti. "Sizlerin hayallerine dokunabilmek, yolunuza katkı sunabilmek bizim en büyük motivasyonumuz. Belediyemizin kapıları da imkânları da her zaman sizlere açık" diyen Başkan Ekim, gençlerden hedeflerini büyük tutmalarını ve disiplinli bir şekilde çalışmalarını istedi. Program hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Maç günleri Akyazı Stadı ve çevresinde yaşanan trafik sorunu gündemden düşmüyor
19 Aralık 2025 Cuma - 09:12 Maç günleri Akyazı Stadı ve çevresinde yaşanan trafik sorunu gündemden düşmüyor Trabzon’da maç günleri Akyazı Stadı ve çevresinde yaşanan trafik sorunu gündemden düşmüyor. Trabzon’da stadyum ve şehir hastanesinin aynı bölgede konumlandırılmasına yönelik eleştiriler yeniden gündeme gelirken, geçtiğimiz hafta Trabzonspor-Beşiktaş karşılaşmasında stada gelmeye çalışan sürücülerin yaşadıkları trafik yoğunluğu tepkilere neden olmuştu. Stadyum ve şehir hastanesi gibi yoğun trafik oluşturan yapıların, kapsamlı ulaşım analizleri yapılmadan aynı bölgede planlanmasının ciddi sorunlara yol açtığı belirten Şehir Plancıları Odası Trabzon eski Şube Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeliğini yapan Ercan Şen," Yer seçimi yapılmadan önce, ulaşım sorunlarını ortadan kaldıracak kriterler doğrultusunda kapsamlı analizler ve çalışmalar yapılmalıydı. Ancak bundan sonra yer seçimine karar verilmeliydi" dedi. Alınan yer seçimi kararlarının; önce stadyum, ardından şehir hastanesi için verilmiş olmasının hatalı olduğunu kaydeden Şen, "Şehir Plancıları Odası’nın bir üyesi ve daha önce oda yönetiminde görev almış bir meslek mensubu olarak kişisel görüşüm bu bölgede alınan yer seçimi kararlarının; önce stadyum, ardından şehir hastanesi için verilmiş olmasının hatalı olduğunu görüyoruz. Bu tür yapılar, özellikli yapılaşmalar olup yoğun trafik çeken ve trafik üreten kullanımlardır. Öncelikli olarak ciddi ulaşım sorunlarına neden olmaktadır. Dolayısıyla önce stadyum, ardından şehir hastanesi gibi kullanımlar getirdiğinizde, bunların ulaşım sorunlarını çözmeniz gerekir. Ancak gördüğümüz kadarıyla bu sorunlar hâlâ devam etmektedir. Geçtiğimiz hafta oynanan maçta da benzer bir durum yaşanmış, ciddi trafik sıkışıklıkları oluşmuştur. Bu durum, bizim yıllar önce dile getirdiğimiz öngörülerle örtüşmektedir. Tabi ki alanın deniz dolgusu yapılarak kazanılmış olması durumundan hiç bahsetmiyorum. Buda yapılan yer seçiminin farklı bir boyutunu oluşturuyor. Yer seçimi yapılmadan önce, ulaşım sorunlarını ortadan kaldıracak kriterler doğrultusunda kapsamlı analizler ve çalışmalar yapılmalıydı. Ancak bundan sonra yer seçimine karar verilmeliydi" dedi. "Farklı ve alternatif yaklaşımların ortaya konulması gerekir" Trafik sorunlarının çözümü için farklı ve alternatif yaklaşımların ortaya konulması gerektiğine dikkat çeken Şen, "Sürece müdahil olduğumuz dönemlerde hem stadyum hem de şehir hastanesi için görüşlerimizi ifade ettik; bu alanın doğru bir yer seçimi olmadığını ve farklı alanlarda bu kullanımların yer seçim kararlarının alınması gerektiğini dile getirdik. Ancak gelinen aşamada bu kararlar artık fiili bir duruma dönüşmüştür. Bu nedenle, trafik sorunlarının çözümü için farklı ve alternatif yaklaşımların ortaya konulması gerekmektedir. Trabzon, genel olarak yaya yürüme mesafesi içinde kullanımlara sahip bir kent iken, artık taşıtla ulaşılması gereken yeni mekânlar üretmeye başladık. Bunlardan biri stadyumdur. Stadyum eski yerindeyken yaya olarak ulaşılabilen bir konumdaydı. Bu nedenle taşıt trafiği yoğunluk oluşturmuyor, insanlar bu kültür içerisinde yürüyerek stadyuma ulaşabiliyordu. Ancak stadyumun Akyazı bölgesine taşınmasıyla birlikte yolculuk talepleri artmış, buna bağlı olarak bireysel araç kullanımı da yükselmiştir. İnsanlar artık maç günlerinde ve spor faaliyetlerini izlemek için bölgeye kendi araçlarıyla gelmektedir. Bunun bir diğer nedeni ise Trabzon’da etkin bir toplu taşıma sistemi bulunmamasıdır. Bu sistem; lastik tekerlekli otobüsler üzerinden kurgulanabilir ya da metrobüs gibi sistemler ya da gündemde olan raylı sistemle desteklenebilir. Ancak şu anda, trafik yoğunluğunu azaltabilecek ve etkin biçimde çalışabilecek bir toplu taşıma sistemimiz ne yazık ki yoktur. Spor faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bir kullanım ile sağlık hizmetlerinin sunulduğu bir kullanımın birbirleri ile uyuşmadığı ve aynı kentsel alanda bulunmaması gerektiğini açıktır; bu iki kullanım birbiriyle çelişmektedir. Buna rağmen stadyum ve şehir hastanesi aynı alanda konumlandırılmıştır. Oysa her iki yapının da farklı kullanım zamanları, farklı kullanım periyotları ve farklı kullanıcı profilleri vardır. Yaklaşık 900 yataklı ve çok sayıda birimi barındıran bir şehir hastanesinden söz ediyoruz. Bu da günün her saati trafik çeken, sürekli hareketli bir alan anlamına gelmektedir. Ayrıca acil durumların varlığı da mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır" diye konuştu. Bölgede Alışveriş Merkezi tarzı yeni yapılan düşünülmesinin mevcut sorunları daha da derinleştireceğini kaydeden Şen, "Stadyumun yapılmasını hatalı bir yer seçimi olarak değerlendirmiştik; ardından gelen şehir hastanesi için de aynı görüşü ifade etmiştik. Şimdi ise farklı bir kullanım için yeni bir öneri gündemdedir. Ulaşımla ilgili sorunlar çözülmediği sürece, bölgeye eklenecek her yeni kullanım mevcut sorunları daha da büyütecektir. Erişilebilirlik sorunlarının yanı sıra ciddi güvenlik riskleri de söz konusudur. Kaza, afet, yangın gibi durumlarda bu alana erişim trafik yoğunluğunda ciddi problemler oluşturacaktır. Tüm bu unsurların birlikte ele alındığı bütüncül bir ulaşım planlaması ve yönetim anlayışı ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu.
Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin: "Fıtık sanıldığı kadar masum değil"
18 Aralık 2025 Perşembe - 12:36 Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin: "Fıtık sanıldığı kadar masum değil" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin, toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman hafife alınan kasık ve karın duvarı fıtıklarının sanılanın aksine masum olmadıklarını ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi. Fıtığın, karın duvarındaki zayıf bir noktadan iç organların dışarı doğru çıkmasıyla oluştuğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin; ağır kaldırma, kronik öksürük, kabızlık, gebelik, obezite ve daha önce geçirilmiş ameliyatların fıtık gelişimini kolaylaştıran başlıca nedenler olduğunu hatırlattı. Fıtıkların başlangıçta basit bir şişlik gibi algılanabildiğini vurgulayan Uluşahin, "Zamanla büyüyen fıtıklar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" dedi. "Kasık fıtıkları erkeklerde daha yaygın" Karın duvarı fıtıklarının genel olarak ventral herni olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Uluşahin, en sık karşılaşılan türün kasık fıtıkları olduğunu belirtti. Kasık fıtıklarının özellikle erkeklerde daha yaygın olduğuna dikkat çeken Uluşahin, "Yaşam boyu görülme riski yüzde 25’e kadar çıkabilmektedir. Ayakta durmakla, öksürmekle ya da ıkınmakla belirginleşen şişlik, ilerleyen süreçte ağrıya ve hareket kısıtlılığına neden olabilir" diye konuştu. Göbek fıtıklarının özellikle gebelik sonrası kadınlarda ve fazla kilolu bireylerde daha sık görüldüğünü belirten Dr. Uluşahin, ameliyat yeri (insizyonel) fıtıklarının ise daha önce karın ameliyatı geçiren hastalarda ortaya çıktığını söyledi. Bu tür fıtıkların büyüdükçe günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtladığını söyleyen Uluşahin, "Özellikle büyük ve kompleks insizyonel fıtıkların tedavisi, deneyimli merkezlerde tedavi edilmelidir" dedi. "Parastomal fıtıklar yaşam kalitesini düşürüyor" Bağırsak torbası (ostomi) bulunan hastalarda görülen parastomal fıtıkların özel bir hasta grubunu oluşturduğunu ifade eden Dr. Uluşahin, bu fıtıkların yalnızca estetik bir sorun olmadığını vurguladı. "Torba kullanımında zorluk, cilt problemleri ve enfeksiyon riski gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor" diyen Uluşahin "Fıtıklar zamanla büyüme eğilimindedirler. Tedavi edilmeyen vakalarda organ sıkışması, bağırsak tıkanması ve hayati risk taşıyan boğulmuş fıtık gelişebilir. Bu nedenle fıtık belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır" uyarısında bulundu. Modern cerrahi yöntemlerle güvenli tedavi Günümüzde fıtık ameliyatlarının açık ve laparoskopik (kapalı) yöntemlerle başarıyla uygulandığını belirten Dr. Uluşahin, cerrahi yöntemin hastaya özel olarak planlandığını ifade etti. "Laparoskopik cerrahi; daha az ağrı, hızlı iyileşme ve kısa sürede günlük yaşama dönüş gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Ancak bazı büyük ve kompleks fıtıklarda açık cerrahi hâlen güvenli bir seçenektir. Erken hareket ve doğru takip, iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Hastalarımızı işe dönüş ve günlük aktiviteler konusunda ayrıntılı şekilde bilgilendiriyoruz. Planlı yapılan fıtık ameliyatları hem daha güvenli hem de çok daha konforludur" dedi. Modern cerrahi teknikler sayesinde ameliyat sonrası sürecin daha konforlu geçtiğini belirten Dr. Uluşahin, birçok hastanın aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebildiğini söyledi. Fıtık şikâyetleri hafifken doktora başvurmanın önemine değinen Dr. Uluşahin, ani ağrı, şişliğin sertleşmesi, yerine itilememesi, bulantı ve kusma gibi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini belirtti. "Fıtıkla yaşamak, ameliyattan daha risklidir" Ameliyat korkusunun tedaviyi geciktirdiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Uluşahin sözlerini şöyle tamamladı: "Günümüzde fıtık ameliyatları son derece güvenlidir. Buna karşın fıtıkla uzun süre yaşamak ciddi riskler barındırır. Doğru bilgi, doğru zaman ve doğru tedavi hayat kurtarır."
Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak
18 Aralık 2025 Perşembe - 12:20 Altın Taka Film Festivali 24-28 Aralık tarihleri arasında Trabzon’da yapılacak Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Trabzon Valiliği ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Trabzon Altın Taka Film Festivali’nin tanıtım toplantısı Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in katılımıyla gerçekleştirildi. 24-28 Aralık 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak olan festivale ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Genç, "Trabzon’u tanımlarken, bu şehrin alametifarikası olarak tarih, kültür ve sanat şehri olduğunu her fırsatta ifade ediyor ve vurguluyoruz. Belediyemiz bir yandan halkımızın yaşam standartlarını, ulaşım imkanlarını ve genel olarak şehre dair tüm yaşam koşullarını yükseltmek için yoğun bir gayret içerisindeyken; diğer yandan Trabzon’un alametifarikası olan tarihine, kültürüne ve sanatına katkı sunmayı, bu mirası hem yaşatmayı hem de gelecek nesillere aktarmayı önemli bir sorumluluk olarak görmektedir. Bu bilinçle, Trabzon’umuzda 24-28 Aralık 2025 tarihleri arasında Trabzon Film Festivali’ni düzenliyoruz. Bu festivali, şehrimizin sanat hayatı açısından elzem bir adım olarak değerlendiriyoruz. Festivalimizi birinci olarak tanımlıyoruz; çünkü bu organizasyonun geleneksel hale gelmesini, süreklilik kazanarak Trabzon’un kültür ve sanat hayatına kalıcı katkılar sunmasını arzu ediyoruz. Temel amacımız da budur" dedi. "Festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ ismini uygun gördük" Başkan Genç, festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ isminin uygun görüldüğünü belirterek "Festival kapsamında verilecek ödül için ’Altın Taka’ ismini uygun gördük. Bu isimlendirmeyle, tarihi bir şehir olan Trabzon’un geçmişine duyduğumuz vefayı da ön plana çıkarmayı amaçladık. Şehrimiz, Cumhuriyetimizin kuruluşundan 101 yıl sonra İstiklal Madalyası’na layık görülmüştür. Bu büyük onur, fedakar ve cefakar balıkçılarımızın, takalarıyla cepheye silah taşıyarak verdikleri destansı mücadelenin bir sonucudur. İşte bu tarihi hatırayı yaşatmak adına ödülümüzün adını ’Altın Taka’ olarak belirledik. Festivalimiz, uzun metrajlı filmlerden ziyade belgesel ve kısa metrajlı filmlerin yarıştığı bir organizasyon olarak planlanmıştır. Ancak bununla yetinmiyoruz. Trabzon’da özellikle köylerimizde yaşayan tüm çocuklarımızı ve öğrencilerimizi, Valiliğimiz ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle yaptığımız iş birliği çerçevesinde sinemayla buluşturmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bir çocuk filmini, dezavantajlı çocuklarımız için bedelsiz olarak gösterime sunarak onların sinemayla buluşmalarını sağlayacağız. Artık bir sanat şehri haline gelen Trabzon’umuzda, sinema sanatının icrası noktasında geleneksel bir işe koyulmak istiyoruz. Tıpkı Altın Koza ve Altın Portakal gibi, Trabzon’da da köklü bir sinema kültürünü kalıcı ve yaygın hale getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Ünlü sanatçılara onur ödülü Festival kapsamında Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda 52 başvuru arasından seçilen 8 film, Kısa Film Yarışması’nda ise 295 başvuru arasından belirlenen 30 film yarışacak. Festival çerçevesinde Onur Ödülü Türk sinemasının duayen isimlerinden Hülya Koçyiğit’e ve Trabzon’un yetiştirdiği sanatçılardan Hüseyin Avni Danyal’a takdim edilecek. Yaşam Boyu Başarı Ödülü Ahmet Mümtaz Taylan’a, Emek Ödülü ise Meral Çetinkaya’ya sunulacak. Bununla birlikte Jüri Özel Ödülleri de Türk sinemasına önemli katkılar sağlamış olan Erol Günaydın, Hayati Hamzaoğlu ve Tanju Gürsu adına verilecek. Jürinin değerlendirmesi sonucunda en iyi filme 150 bin TL para ödülü ve Altın Taka Heykeli; Jüri Özel Ödülü’ne ise 50 bin TL para ödülü ile plaket verilecek. Ayrıca Ulusal Kısa Film Yarışması’nda kazanan filmlere 4 kategoride 50’şer bin olmak üzere toplam 200 bin TL para ödülü ile plaket verilecek. Festivalin açılış programı 24 Aralık’ta saat 15.00’te Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde yapılacak. 26 Aralık Cuma günü ise Zorlu Grand Otel’de yapılacak kapanış töreninde Altın Taka Ödülleri sahipleri ile buluşacak.
Fatih Tekke: "Kaybettiğimiz için üzgünüz"
17 Aralık 2025 Çarşamba - 23:49 Fatih Tekke: "Kaybettiğimiz için üzgünüz" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Alanyaspor maçının ardından, avantaj kaybettiklerini belirterek, kalan üç karşılaşmayı kazanmak için mücadele edeceklerini söyledi. Ziraat Türkiye Kupası A Grubu ilk maçında Trabzonspor, sahasında Corendon Alanyaspor’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Tekke, gruplardaki zor maçlardan bir tanesi oynadıklarını belirterek, "Beklemediğimiz bir mağlubiyet. İlk yarıda rakip adına olumlu konuşabileceğim şeyler var. Bizim adımıza konuşacağımız olumlu şeyler yok. İkinci yarıda tamamen oyunun hakimiydik. İkinci yarıdaki demeler istediğimiz şeylerdi. Neticesinde uzun bir süre sonra evimizde kaybettik. Olamaması gereken bir şeydi ama yapacak bir şey yok. Üzgünüz, hemen reaksiyon verip pazartesi günü zor bir maç oynayacağız. Takımın durumu sakatlıkların durumuna baktığımız da zor bir süreç bizi bekliyor" dedi "Bu maçı kaybederek avantajımızı kaybettik" Her maçı kazanmak için sahaya çıktıklarını belirten Fatih Tekke, "Trabzonspor her maçı kazanmak için çıkar, sadece kupayı değil her maçı önemsiyoruz. Bu maçı kaybederek avantajımızı kaybettik, üzgünüz. Süreci yaşayarak ne durumda olacağımızı göreceğiz. Ligde nasıl her maçı önemsiyorsak kupada da aynı. Sakatlıklarımızın çok oluşuyla yakalandık gibi bir durum oldu. Grupta kalan 3 maçı da kazanmamız lazım. Kâğıt üzerinde yazıldığı gibi değil oyun. Maç maç bakacağız. Pazartesi günü deplasmanda Gençlerbirliği ile önemli bir maç oynayacağız. Bugün için üzgünüz" ifadelerini kullandı. "Onuachu ve Oulai’nin olmayışı bu takım için önemli eksikler" Sakat oyuncuların ve Nwakaeme hakkında da bilgi veren Tekke, "Folcarelli tam yürüyemiyor ama pazartesi günü oynamasını bekliyorum. Hepimizin beklentisi. Mustafa Eskihellaç’ın, 4 haftası var. Savic’in bugün oynaması avantaj. Kadro bütünlüğünden bahsedersek bunları anlatıyorduk. Onuachu ve Oulai’nin olmayışı bu takım için önemli eksikler. Bu zorluklarda nasıl mücadele ettiysek bundan sonra da edeceğiz. Bu tip maçlarda bir reaksiyon vermemiz gerekiyor. Benim takımım bu reaksiyonu verecek. Kalacaklar ve gidecekler yoğun bir gündem. Bununla ilgili çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Nwakaeme’nin durumu iyi bir sıkıntı olacağını sanmıyorum. Bizimle birlikte çalışıyor" diye konuştu.